4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: 1 Ton Toryum 1 Milyon ton petrole eşdeğerde

  1. #1
    Balıkçı Kulek Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    73
    Mesajlar
    1.854
    Tecrübe Puanı
    219

    Standart 1 Ton Toryum 1 Milyon ton petrole eşdeğerde

    Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Muammer Kaya, `bir çuvalı ile bir şehri ısıtabilecek` `toryum` madenine dikkat çekti. Kaya, `1 ton toryumun 1 milyon ton petrole eşdeğer` dedi.

    Yazı boyutunu büyütmek için























    Prof. Muammer Kaya, NKA`ya yaptığı açıklamada dünyanın ikinci büyük toryum yatağının Sivrihisar`da bulunduğunu belirtirken yakıt çevrim sorunu nedeniyle, bugün için toryumlu çalışan ticari ölçekli santraller bulunmadığını, prototiplerinin ABD, İngiltere, Almanya, Hindistan ve Japonya`da bulunduğuna dikkat çekti.



    Prof. Kaya, `21`nci yüzyılın en stratejik hammaddelerinden biri olan toryum konsantre bir yakıttır. Bir çuval kömür ile bir ev ısıtılabilirken, bir çuval toryum ile tüm bir şehri ısıtmak mümkündür` dedi.



    Boğaziçi Üniversitesi`nden Prof. Engin Arık`ın hesaplamasına göre 1 ton toryumun 1 milyon ton petrole eşdeğer olduğuna dikkat çeken Prof. Kaya, Ankara Gazi Üniversitesi`nden Prof. Salih Sultansoy`un hesaplamasına göre ise Türkiye`nin Eskişehir`de sahip olduğu toryumun trilyonlarca dolar petrole eş değer olduğunu vurguladı.



    Prof. Kaya, toryumun Türkiye`nin enerji sorununu çözebileceğini ve 100 yıl Türkiye`nin enerjisini üretebileceğini belirtti.







    ANKA Kaynak:Haber7
    H.Hüseyin Külek
    1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
    Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




    Söz veriyorum
    Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

  2. #2
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart

    TORYUM RAPORU





    RAPOR

    Uranyum ve plütonyum atomlarının çekirdeklerinin parçalanması sonucu elde edilen nükleer güç, günümüzde çeşitli ülkelerde, insanoğlu için kontrol edilebilir enerji teminine önemli katkılarda bulunmaktadır. Uranyum gibi, toryum da bir nükleer enerji hammaddesidir.

    Uranyum gibi toryum da doğada serbest halde bulunmaz, fakat 60 civarında mineralin içinde rastlanır. Bunlardan sadece monazit ve thorite, toryum üretiminde kullanılır. Bu mineraller de genellikle nadir toprak elementleri ile birlikte bulunmaktadır.

    Toryuma dayalı nükleer santrallerin henüz ticari yapılabilirliği olmayıp, deneme safhasında bulunması ve bu sektörün dışındaki kullanımının sınırlılığı nedeniyle, dünyada bugüne kadar, doğrudan toryum aramalarına fazla önem verilmemiştir.

    Buna karşılık, bazı ülkelerde, nadir toprak elementleri içeren monazit yataklarının aranmasına yönelik çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu mineraller aynı zamanda toryum da içerdiklerinden, toryum yan ürün olarak değerlendirilmiş, sağlıklı verilere dayanan rezerv hesapları yapılmamıştır. Uluslararası Enerji Ajansı’na maliyeti 80 USD/Kg seviyesinde toryum rezervi bildiren ülkeler; Arjantin, Avustralya, Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Kanada, Mısır, Norveç, Tayland ve Türkiye’dir. Bu ülkelerin toplam görünür rezervleri 657.770 ton ThO2’dir. Toryumun nükleer enerji hammaddesi olarak kullanılmaya başlanması durumda doğacak talep, çeşitli yatakların ekonomik değerini de belirleyecektir. Bu nedenle, bütün toryum konsantrasyonları bugün için potansiyel birer kaynak durumundadır.

    Toryum bugün için geleceğini bekleyen bir nükleer yakıt hammaddesi durumundadır. Bunun en büyük nedeni, nükleer yakıt çevrim sorunudur. Toryum-232, bazı süreçlerle uranyum-233’e dönüştürülebilmektedir. Uranyum 233’de Uranyum-235 gibi parçalanabilir bir maddedir. Bu parçalanma sonucunda da büyük bir enerji açığa çıkmaktadır. Yakıt çevrimi sorunu nedeniyle, bugün için toryumla çalışan ticari ölçekli santraller bulunmamakla birlikte, bu santrallerin prototipleri İngiltere, Almanya ve ABD’de uzun zamandır denenmektedir. Ticari ölçekte üretimin yapılamaması nedeniyle, halen toryumun enerji hammaddesi olarak tüketimi yok denilecek düzeydedir.

    Enerji hammaddesi olarak kullanımı dışında, değişik kullanım alanlarında tüketilen toryum miktarının fazla olmaması ve yıllık 700 ton ThO2 civarında olan dünya toryum üretiminin tamamen monazitten yan ürün olarak elde edilmesi nedeniyle, halen sadece toryum için işletilen yatak yoktur.

    Türkiye’de Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü’nce geçmiş yıllarda yapılan aramalar sonucunda, Eskişehir-Sivrihisar-Kızılcaören yöresindeki nadir toprak elementleri ve toryum kompleks cevher yatağında, 380.000 ton görünür ThO2 rezervi saptanmış olup, bu rezervin tenörü %0,21 ThO2 dir (Ek Tablo). Söz konusu yatağın tamamında yapılacak sondajlı çalışmalarla bu rakamın, iki katına çıkması olasıdır. Ancak, cevherin zenginleştirilmesiyle ilgili teknolojik sorunlar henüz tam olarak çözülmüş değildir. Maden Tetkik Arama, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Eti Holding A.Ş tarafından yapılan teknolojik deneyler, yatağın doğrudan toryum olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını göstermiştir. Saha, nadir elementler ile barit-florit içerdiğinden, yatağın kompleks cevher olarak değerlendirilmesi ve bu konudaki çalışmaların desteklenmesi önem kazanmaktadır.

    Diğer taraftan, Malatya-Hekimhan-Kuluncak’ta mevcut benzer nitelikli toryum zuhuru da gerekli çalışmaların yapılması durumunda, söz konusu rezerve katkı yapabilecek durumdadır.

    Sonuç olarak, elimizde mevcut verilere göre, toryum, bugün itibarıyla ekonomik değeri olan bir maden değildir. Ancak, dünyadaki hızlı bilimsel ve teknolojik gelişmeler dikkate alındığında bu konuda hazırlıksız yakalanmamak için Türkiye’nin araştırma geliştirme çalışmalarına hız vermesi gerekmektedir.

    TMMOB
    Maden Mühendisleri Odası
    Yönetim Kurulu

    Kaynak: 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı, DPT

    Kaynak
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  3. #3
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.350
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    paylaşım için teşekkürlere. inşallah birileri bu madenin başına konmadan bizimkiler sahip çıkarda bu güzelim rezevler yabancı işletmecilerin eline geçmez.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  4. #4
    __kaptan nazan__ kaptan nazan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1.056
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Kazada ölen bilim adamları çok önemli nükleer projede çalışıyordu 1 Aralik 2007 - 00:52


    Projenin Yürütücüsü AÜ Mühendislik Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Yavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projede görevli 6 bilim adamının Süleyman Demirel Üniversitesince (SDÜ) düzenlenen ''Ulusal Türk Hızlandırıcı Merkezi Projesi 4. Çalıştayı''na katılmak üzere Isparta'ya giderken hayatını kaybetmelerinden büyük üzüntü duyduklarını ifade etti.

    Yavaş, DPT desteğiyle yürütülen ''Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarımı Ve Test Laboratuvarları'' projesinde gelinen noktayı değerlendirmek amacıyla daha önce Ankara ve Bolu'da olmak üzere 3 çalıştay yaptıklarını, projenin 4. çalıştayını ise Isparta'da yapmayı planladıklarını dile getirdi. Yavaş, olayla ilgili, ''Gerçekten çok zor durumdayım. Yürütmekte olduğumuz fizibilite çalışması için Isparta'da bir araya gelmeyi bir buçuk ay önce planlamıştık. 2 yıldır yürüttüğümüz çalışmada projeye katılan akademisyenlerle bir araya gelip sunumlarımızı yapacaktık'' diye konuştu.

    Uçak kazasında, çalıştaya katılacak bilim adamları arasında bulunan Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Arık, Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek Lisans Öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesinden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan hayatını kaybetti.

    Projede, Ankara, Gazi, Boğaziçi, İstanbul, Uludağ, Erciyes, Niğde, Dumlupınar ve Süleyman Demirel Üniversitelerinden 25 öğretim üyesi ile toplam 75 araştırmacı yer alıyor. Projede, malzeme bilimi, biyoteknoloji ve tıp gibi alanlarda yeni teknolojilerin kullanıldığı bir Ar-Ge alt yapısı oluşturmak amaçlanıyor. Geçen yıl başlatılan ve 2010 yılında tamamlanması öngörülen projede, Ulusal Hızlandırıcı Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Enstitüsünün de kurulması hedefleniyor.

    PROF. DR. ENGİN ARIK, CERN'DE GÖZLEMCİYDİ

    İstanbul'da, 14 Ekim 1948'de doğan Prof. Dr. Arık, İstanbul Üniversitesi Fizik-Matematik Bölümünden 1969 yılında mezun olduktan sonra Pittsburgh Üniversitesinde fizik alanında master ve doktora yaptı.

    İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Teorik Fizik Kürsüsünde 1968-1969 yıllarında öğrenci asistanı olarak mesleğe başlayan Arık, 1969-1976 yılları arasında Pittsburgh Üniversitesi Fizik Bölümünde araştırma asistanı olarak görev yaptı.

    Londra Üniversitesinde 1976-1979 yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalışan Arık, 1979 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fizik bölümüne geçti. Arık, 1983 yılında Boğaziçi Üniversitesinden ayrılarak 2 yıl Control Data Firmasında uzman olarak çalıştı.

    Viyana Üniversitesinde 1997-2000 yılları arasında görev alan Arık, 1985 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapıyordu.

    Engin Arık, ''Deneysel Yüksek Enerji Fiziği'' alanında yaptığı çalışmalarla 1981 yılında doçent, 1988 yılında profesör oldu.

    Prof. Dr. Engin Arık, İsviçre'nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu nükleer araştırma merkezi ''European Organization for Nuclear Research (CERN)''deki ''Atlas Deneyi''nde çalışıyordu.

    -CERN-

    CERN'de yürütülen ''Atlas'' deneyine, Ankara ve Boğaziçi üniversiteleri ''gözlemci'' statüsünde katılıyor.

    Boğaziçi Üniversitesi Grubu'nun başında bulunan Prof. Dr. Arık'ın, düşen uçağa Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde yapılacak çalıştaya katılmak üzere bindiği bildirildi. Aynı bölümde öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Metin Arık ile evli olan Prof. Dr. Arık, iki çocuk annesiydi.

    BÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık ile aynı bölümde Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan ve Yüksek Lisans Öğrencisi Engin Abat, Doğuş Üniversitesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, aynı bölümde öğretim üyesi Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan, Süleyman Demirel Üniversitesinde bugün düzenlenecek ''Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarım ve Test Laboratuvarı Kuruluşu'' başlıklı Devlet Planlama Teşkilatı projesinin 4. çalıştayına katılacaktı.

    İşte Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık'ın katıldığı konferanslarda Nükleer Enerji Santralleri hakkında aktardığı kritik ve önemli bilgiler.

    Toryum madeni ve gerçeği

    Nükleer Enerji Santralleri'nde uranyum yerine kullanılabilecek olan toryumun 21. yüzyılın en stratejik maddesi olacağını ve Türkiye'nin dünya toryum rezervlerinde 2. sırada bulunduğunu belirten Prof. Dr. Arık, "Japonya, elinde hiç toryum bulunmamasına rağmen, toryumla çalışacak nükleer enerji santrallerine yönelik çalışma yapan üç ülkeden biri. Türkiye'de ise bu alandaki bilimsel araştırmalar desteklenmiyor."

    1 ton toryum = 1 milyon varil petrol

    "Eğer toryum kullanıma sokulabilirse Türkiye elektrik üretmek için petrol ya da doğalgaz satın almak zorunda kalmayacak. Isınma ihtiyacımız için yer altındaki yaklaşık 900 bin tonluk toryum ile ürettiğimiz elektriği kullanabiliriz."

    "Bugün dünyada savaşlara neden olan petrolün 1 milyon variliyle elde edilebilen enerji, sadece 1 ton toryum kullanılarak üretilebilecek."

    -AYNI UÇAKLA GİTMEYEN DOÇ. DR. ÇETİN KURTULDU-

    Bu arada, toplantıya katılması gereken Doğuş Üniversitesinin 4 kişilik grubunun diğer üyesi Doç. Dr. Serkant Ali Çetin'in, Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan ile bugün Isparta'ya gitmeyerek kazadan kurtulduğu belirlendi.

    Ceranoğlu, 3 gün sürecek aynı toplantıya katılması gereken Doç. Dr. Serkant Ali Çetin'in Pazar günkü bölüme katılmak üzere aynı gün uçakla Isparta'ya gideceğini ifade etti.

    Öte yandan, üniversitenin bayrakları kaza nedeniyle yarıya indirildi. Bazı öğrencilerin hocalarının ölümü dolayısıyla gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.

    Kazada hayatını kaybeden Fen-Edebiyat Fakültesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ, aynı bölümde öğretim üyesi olan Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan'ın fotoğrafları da üniversitenin salonlarına asıldı.


    maksinet haber 'den alıntıdır !!!!
    YA SEV ,YA TERKET !!!!

    Benim yaradılışımda fevkalade olan bir şey varsa ;TÜRK olarak dünyaya gelmemdir !!!

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 1
    Son Mesaj: 21.02.10, 17:43
  2. Satılık Koylar
    By Kulek Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 14
    Son Mesaj: 15.02.10, 14:55
  3. Dünyanın ilk ve tek kurbağa çiftliği : Sagun Group
    By kenane in forum Diğer Balık ve Canlılar
    Cevap: 6
    Son Mesaj: 20.01.10, 19:09
  4. 3 yılda 4 milyon çevre cezası kesti
    By Ali41 in forum Magazin
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 21.12.09, 20:38
  5. 1 milyon dolarlık İhracat Barajını Aşan Firmalara Plaket
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 27.11.09, 13:03

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM