Artan dünya nüfusu ile birlikte en önemli vestratejik ticaret konusu haline gelen gıdaürünleri içinde hiç şüphesiz en değerli kalemi“canlı sucul kaynaklar” oluşturmaktadır.Günümüzde en değerli ve ucuz protein kaynağınıcanlı sucul kaynaklar oluşturmaktadırve bu kaynakları iyi koruduğumuz sürece deinsanlık gıda temininin önemli bir bölümünüsucul kaynaklar üzerinden sağlamaya devamedecektir. Avlayan, satan, tüketen veyönetenler olarak üzerimize düşen en büyükgörev kaynakların sürdürülebilir işletilmesinigüvence altına almak ve başta kaynaklarolmak üzere sektörün tümünün korunmasınıgözeten bir hukuki alt yapıyı oluşturarak geleceğimizigüvence altına alacak olanbir modeli hayata geçirmektedir.Balıkçılık yönetimlerimizin tarihinebaktığımızda uzun birgeçmiş için söyleyeceğimiztek şey canlı doğal kaynaklarınbitmez tükenmez bir hazinegibi algılandığıdır. Yaklaşıkson 10 yıldır bu hatalı anlayışınterk edildiği ve kaynaklarınınkorunmasının merkeze alındığıbir düşünsel ve yönetsel sürece girdiğimizigörüyoruz. Başta bakanlık ve BSGMolmak üzere sektörün önemli bir bölümündekanaat yapıları değişti. Günü kurtarma anlayışıyavaş yavaş yok olurken yerini sürdürülebilirbir balıkçılık ve geleceği kurtarma için yapılantartışmalar almaya başladı. Bakanlık tarafındanoluşturulan politikalar ve genel müdürlük tarafındanhayata geçirilmeye başlayan kararlargeleceğe dair umutlarımızın başlıca sebepleridir.Kesinlikle söyleyebiliriz ki artık geleceğedair umutlarımız vardır ve giderek artmaktadır.Öte yandan yeni politikaların ve alınan kararlarınhayat içinde karşılaştığı engellerinde farkındayız. En isabetli kararlar en kararlıadımlar zaman zaman balıkçılığımızın kangrenleşmişsorunlarına toslamakta ve işlevsizkalabilmektedir. Kayıt dışı avcılık ve bir türlümarjinalize edilemeyen yasadışı avcılık balık-çılık yönetimimizin yoluna çıkan bir korku tü-neli gibi durmaktadır. Alınan her karar atılanher adım bu korku tünelini aşmamıza tünelinsonunda gördüğümüz aydınlığa ulaşmamızıengellemektedir.İçinde bulunduğumuz bu durumun sebebide bellidir bu durumdan çıkış yolu da bellidir.1971 yılında çıkan ve zaman zaman tadiledilerek balıkçılığın yönetilmesini sağlayan(sağlamaya çalışan ) 1380 sayılı su ürünlerikanunu içinde bulunduğumuz durumun sebebiolmasa da bu durumdan çıkış çabalarımızınfirenidir.1380 sayılı kanun günümüz de balıkçılığı-nın yönetilebilmesinin en büyük engeli halinegelmiştir. Balıkçılığın temel yasası değişmedi-ği sürece alınacak her karar atılacak her adımkısıtlıdır, engellidir hatta prangalıdır. Temelyasalar korsan trolcünün teknesine el koymanaengel oluyorsa korsan trol ile mücadeledebaşarılı olamazsın. Mevcut temel yasandevasa büyük boyutlarda ki kayıt dışı-lığı gerçekçi bir biçimde cezalandırmanaizin vermiyorsa kayıt dışılıklamücadelede başarılı olamazsın.• İhtiyacımız olan canlı suculkaynakların korunmasının gü-vence altına alındığı bir su ürünlerikanunudur• İhtiyacımız olan balıkçıların sosyoekonomik olarak güvence altınaalındığı bir su ürünleri kanunudur• İhtiyacımız olan balıkçılığın sürdürülebilirliğiningüvence altına alındığı bir su ürünlerikanunudur• İhtiyacımız olan yasa dışı avcılığın engellenmesiningaranti altına alındığı bir su ürünlerikanunudur• İhtiyacımız olan balıkçılık yönetiminin etkingörev yapabilmesinin güvence altına alındığıbir su ürünleri kanunudurZaman büyük bir hızla akıp gidiyor ve bizimbu alanda kaybedecek tek bir saniyemizbile yok. Yeni kanun imdadımıza yetişmezsebiliyoruz ki alınan kararlar ve atılan adımlarheba olup gidecek. Bunca emek, yorgunlukve umut heba olup gidecek. Başbakanlığagönderilen kanun taslağı acilen işleme konulmalıve yeni sezona yeni bir su ürünlerikanunu ile başlamamız sağlanmalıdır.Balıkçılığını ve balıkçılık mevzuatınıyenileyemeyen bir ülke kendini hiçbirsahada yenileyemez.

http://www.surkooponline.com/SURKOOP_MART_matbaa.pdf