9 sonuçtan 1 ile 9 arası

Konu: La Coruna Bildirisi (çevrilmiş hali)

  1. #1
    dökülük

    Standart La Coruna Bildirisi (çevrilmiş hali)

    La Coruna Bildirisi
    Sürdürülebilir Küçük Ölçekli Kıyı Balıkçılığını Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası (CFP) reformunun temeline oturtmak

    Küçük ölçekli kıyı balıkçılığı filoların %80'nini (araç sayıları olarak), yaklama miktarının değer bakımından %30'unu oluşturur ve Avrupa Birliği su ürünlerinde%65 doğrudan iş imkanı sağlar. Küçük ölçekli balıkçılık, yoğun olmayan bir tutumla, çeşitli türler üzerinde sezonluk olarak değişiklik gösteren avlanma metotları kullanarak, ekosistem üzerinde nispeten düşük oranda etki yaratır.

    Bu tür balıkçılık aynı zamanda kayda değer ölçüde yan iş alanları meydana getirir. Gıda güvenliği, sosyal ve ekonomik istikrarı sağlanmasına büyük ölçüde katkı sağlayarak, kıyı toplumlarını ayakta tutacak sosyal, ekonomik ve kültürel dokuyu temin eder.

    Küçük ölçekli kıyı balıkçılığı, iyi tanımlanmış haklarla adilane bir şekilde ele alınır, sorumlulukla idare edilirse, uzun vadede sağlıklı balıkçılık ve sürdürülebilir bir geçim yolu sağlama potansiyeline sahiptir.
    Küçük ölçekli kıyı balıkçılığı filosu, yararlandığı alana büyük ölçüde bağlıdır ve en hassas, biyolojik olarak en zengin denizsel ekosistemlerde faaliyet gösterir. Bunun sonucunda geniş bir sorumlu yönetim tedbiri geliştirmiştir. Desteklendiği ve Avrupa Birliği, ulusal yöneticiler ve uygun bir hukuki çerçeve tarafından eşit fırsatlar sağlandığı takdirde, bu tedbirler temelinde gelişmesi, sürdürülebilir balıkçılığın ve Avrupa boyunca yer alan zengin denizsel ekosistemin korunmasını güvence altına alır.

    Sivil toplum örgütleri (STÖ), deniz kaynaklarının korunmasının, sosyal adaletin ve ekonomik eşitliliğin sağlanmasının destekleyicileri olarak, gelecekteki balık stokları ve sürdürülebilir kalkınma hususunda kamu bilincinin oluşmasında önemli bir rol oynar. Politikanın belirlenmesi ve karar alma süreçlerinin demokratikleştirilmesini; kurumsal sürecin şeffaf, karar mercilerinin sorumlu bireyler olmasını ister.

    Küçük ölçekli kıyı balıkçılığı ilgilileri ve sivil toplum örgütleri; daha az katılım hakkı, destek ve itibar verilerek, karar alma aşamasında yetersiz temsil edilmektedir.

    Küçük ölçekli kıyı balıkçılığı birliğimiz ve sivil toplum kuruluşları, balık stoklarının ve gerekli alanlarda denizsel ekosistemin iyileştirilmesini, sürdürülebilir balıkçılığa desteği, sosyal ve çevresel ölçütlere göre balıkçılık erişim hakkını ve bu faaliyetlerin kazançlarının eşit miktarda dağılımını güvence altına alarak, Ortak Balıkçılık Politikası reformuna destekle, Avrupa balıkçılığını sürdürülebilir bir temele oturtma konusunda isteklidir.

    Bu yüzden biz, belirtilen amaçlara ulaşabilmek adına Ortak Balıkçılık Politikası reformunu destekleme kararı aldık. Avrupa Birliği Komisyonu Balıkçılık- Denizcilik Komiseri, Avrupa Birliği Balıkçılık Bakanları ve Avrupa Parlamentosu üyelerine, aşağıdaki şıkları güvence altına alması için çağrıda bulunuyoruz:






    -
    İşlevsel bir deniz ortamı ve sağlıklı balık stoklarına doğru hızlı bir dönüşüm, sürdürülebilir balıkçılığın ön şartıdır. Sürdürülebilir küçük ölçekli kıyı balıkçılığının, aşırı avlanmanın durdurulmasını, yıkıcı avlanma faaliyetlerinin son bulmasını, sağlıklı balık stoklarının adil ve eşit ölçüde kullanımının sağlanmasını mümkün kılacağı fark edilmeli ve Ortak Balıkçılık Politikası reformunun temeline oturtulmalıdır.

    - Ortak Balıkçılık Politikası reformu, küçük ölçekli kıyı balıkçılığını icra eden erkek ve kadın üyelerin, sivil toplum kuruluşlarının her alanda en geniş ölçüde katılımı sağlanarak, şeffaf ve demokratik olmalıdır.

    - Balık kaynaklarına öncelikli erişim, çevresel açıya en uygun ve sosyal olarak en sürdürülebilir biçimde avlanma faaliyetlerini gerçekleştirenlere yönelik olmalıdır.
    Temelden başlayarak katılmalı, sürdürülebilir kalkınmaya ağırlık veren ortaklaşa yönetim süreci* yoluyla uygun tedbirler uygulayan uzun zamanlı yönetim planları saptanmalıdır.

    - Avlanma politikaları, kotaları ve diğer yönetim sistemleri ve avlanma metotları, biyolojik, besinsel ve ekonomik olarak önem taşıyan balık veya diğer su türlerini tehlikeye atmamalıdır.

    - Paylaşılan stoklar ve ortak avlanma alanlarını hedef alan farklı gruplar arasında anlaşmazlıkları engellemek amacıyla anlaşılır şartlar ve usuller saptanmalı ve uygulanmalıdır.

    - Karar alınmada sağlıklı avlanma faaliyetleri desteklenmeli, yerel balıkçılığa ekolojik ve osinografik bilgi sağlanmalı, balıkçılar ve bilim insanları arasında iş birliğine ön ayak olunmalıdır.

    - Eğitim planlaması ve kadın veya erkek tüm balıkçıların karar alma sürecine katılımını (ve buna bağlı olarak bu süreçlerde söz hakkına sahip olmalarını) destekleyen etkin ortak yönetim gelişimi için Avrupa Balıkçılık Fonu ve diğer destek ölçütleri tarafından uygun yardım sağlanmalıdır.


    *(Ortaklaşa yönetim süreci için:
    http://www.mekonginfo.org/mrc_en/doclib.nsf/0/554c85f73d6ca1d6472568d40010b407/$file/fulltext.html)

    Çeviri için Banu kardeşimize teşekkür ederim.

  2. #2
    dökülük

    Standart

    Bu forumda ve bu güne kadar çeşitli kuruluşlarca düzenlenen balıkçılık toplantılarında ısrarla iki şeyi savunmaya çalıştık. Sucul kaynakların hakça paylaşımı ve Endüstriyel balıkçılığın kıyılardan uzaklaştırılması.
    Bu fikirleri savunurken yukarıya astığım deklerasyondan haberim yoktu, önce fikirlerimizi ürettik sonra dışarıya bakmaya başladık. Baktıkça da durumumuzun ne kadar vahim olduğunu ve mücadele etmek için ne kadar kaç kaldığımızı tekrar gördük. Bunu söylerken yaklaşık 30 yıldır bu ülkede "sürdürülebilir balıkçılık" için fikir üreten ve birşayler yapmaya çalışan insanları kastetmiyorum. Onları her zaman saygı ve minnetle anmalı ve kalan yolumuzu birlikte yürümeliyiz.
    Ben bu mücadelenin gerçek güçü olan ve sonuna kadar mücadele etmeye yeteneği olan küçük balıkçıları kast ediyorum.
    Biz başından beri bu günkü stokları bir sihirli değnek bulup 100 katına hatta 1000 katına çıkartsak bile küçük balıkçı açısından bir şeyin değişmeyeceğini savunduk. AB ülkerinde filonun %80 ine sahip olan küçük balıkçı toplam avın %30 una sahip iken bizim ülkemizde toplam filonun %90 ına sahip olan küçük balıkçı toplam avın %10 unu bile yapamamaktadır.
    İşte bizim itiraz etmek istediğimiz adaletsizlik buradadır.
    Bu adaletsizliği gidermenin yolu yalanlardan ve yanlış ezberlerden kurtulmakla ve küçük balıkçının bu mücadeleye daha kitlesel bir güçle katılmasıdır. Eşitlikçi olmayan, sucul kaynaklardan hakça palaşım esasına dayalı bir balıkçılık için mücedele etmek. Önümüzdeki görev ve yapmamız gereken budur.
    Yazının altına bir grafik ekliyorum. Bu grafik bize balıkçılıkla ilgili bildiklerimizin nasıl palavralardan ibaret olduğunu anlatan en güzel belgedir.
    Umarım hem deklerasyon hemde grafik hakkında verimli bir tarışma yürütürüz.
    Ben tüm sözleri söylememek adına mesajımı burada kesiyorum.

    Eklenti 8525

  3. #3
    greenpeace
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    183
    Tecrübe Puanı
    28

    Standart

    Bu deklarasyonun fiilen hayata geçmesi AB icin bile önemli bir adım olacak, deklerasyonun altına imza atan onlarca kuruluş var, balıkcı örgütlerinden uluslararası STK lara kadar (aralarında Greenpeace, WWF, Oceana, sharks foundation gibileri de yerel olanlar da var)...bakalım bizler ortak br deklarasyon yayınlayacak ortak söyleme ne zamana ulaşabileceğiz?
    Banu Dökmecibaşı

    www.greenpeace.org

  4. #4
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    55
    Mesajlar
    5.192
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Az kaldı biraz daha anlatmak ve kooperatiflerde örgütlenmek lazım,tabii bizim balıkçı küçük hesaplarını değilde geleceğini düşünmeye başlarsa.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  5. #5
    dökülük

    Standart

    bakalım bizler ortak br deklarasyon yayınlayacak ortak söyleme ne zamana ulaşabileceğiz?

    Böyle bir deklerasyon için çok beklemeyeceğiz.
    Bu hep söylediğim gibi uzun ve çetrefilli bir yol. Bu güne kadar el yordamı ile tarıştığımız ve türk balıkçılığının gündemine sokmaya çalıştığımız fikirlerin ve taleplerin evrenselleştiğini görmek umut veriyor.
    Geleneksel balıkçılığın korunması ve sucul kaynakların hakça paylaşımı.
    Araştırdıkça ve okudukça gördükki bu fikirlerimizde yanlız değiliz. 1984 roma ve 2008 bankok toplantıları, kıyılarda avlanmanın geleneksel balıkçılığın hakkı olduğunu ve acilen yoksullaşmalarının engellenmesi için bir dizi öneri ve talepler ortaya koyuyor.
    Bu taleplerin en başında gelen ise "endüstriyel avcılığın kıyılardan uzaklaştırılması" geliyor. AB ortak balıkçılık politikası hiç değilse stokların korunması amacı ile gırgır ve trolleri kıyılardan uzaklaştırmış durumda.
    Uluslararası küçük balıkçılık konferensının sonuç bildirisini çevirdiğimizde ortalık bayağı hareketlenecek. Bu konferansa 36 ülke ve 106 katılımcı FAO çağrısı üzerine katılmış.

  6. #6
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    54
    Mesajlar
    12.717
    Tecrübe Puanı
    2392

    Standart

    bakalım bizler ortak br deklarasyon yayınlayacak ortak söyleme ne zamana ulaşabileceğiz?
    Yakın bir zamanda bizde kıyı balıkcıları olarak Böyle bir deklerasyon yayınlanacaktır ....





    Yasa dışı avcılık, Deniz kirliliği ve İllegal deniz avcılığı ülkemizin önde gelen meseleleridir.

  7. #7
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    2.561
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Emekleriniz için herkese teşekkürler.
    Kıyı balıkcıları için birleşmenin ne kadar acil olduğu görülüyor.





  8. #8
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Jan 2014
    Mesajlar
    2
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Biz başından beri bu günkü stokları bir sihirli değnek bulup 100 katına hatta 1000 katına çıkartsak bile küçük balıkçı açısından bir şeyin değişmeyeceğini savunduk. AB ülkerinde filonun %80 ine sahip olan küçük balıkçı toplam avın %30 una sahip iken bizim ülkemizde toplam filonun %90 ına sahip olan küçük balıkçı toplam avın %10 unu bile yapamamaktadır.

  9. #9
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Jan 2014
    Mesajlar
    2
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Biz başından beri bu günkü stokları bir sihirli değnek bulup 100 katına hatta 1000 katına çıkartsak bile küçük balıkçı açısından bir şeyin değişmeyeceğini savunduk. AB ülkerinde filonun %80 ine sahip olan küçük balıkçı toplam avın %30 una sahip iken bizim ülkemizde toplam filonun %90 ına sahip olan küçük balıkçı toplam avın %10 unu bile yapamamaktadır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Nasıl Bir Balık Hali Olmalı?
    By dökülük in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 06.05.11, 01:04
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj: 02.03.11, 22:52
  3. İstanbul’un Yeni Balık Hali
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 9
    Son Mesaj: 29.10.10, 16:15
  4. İstanbul Balık Hali Tarih oluyor!
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 19.10.09, 19:34
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 02.10.09, 14:52

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM