4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: 24 Metre Kurtuluş Mu?

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    60
    Mesajlar
    5.698
    Tecrübe Puanı
    934

    Standart 24 Metre Kurtuluş Mu?

    24 m KURTULUS MU?

    Balık avcılığında gırgır ağının kullanılabileceği en sığ suyun derinliği 24 mdir. 1 Eylül 2012tarihinden önce bu derinlik yasal olarak 18 m iken 3/1 nolu Ticari Su Ürünleri Avcılığını DüzenleyenTebliğ ile bu mesafe 24 m'ye çıkartılmıştır.

    Avrupa Birliği Konseyi'nin 2006 yılında yürürlüğe giren tüzüğüne (Reg. 1967/2006) göre; 50 m'den sığ sularda gırgır ağları ile avcılık yasaklanmıştır. Yunanistan ise gırgır ağları ile 30 m derinlikten daha sığ sularda balık avcılığını yasaklamıştır. Yine dip trolü ve algarna gibi sürütme ağları ile avcılıkta 50 m altındaki derinlikte veya karasularında 3 mil içerisinde avcılık yasaktır.
    Türkiye'yi çevreleyen Karadeniz, Marmara Denizi,Ege Denizi ve Akdeniz birbirinden farklı özelliği göstermektedir. Bunların doğal yapısı ve iklimsel koşuları nedeniyle kıyı alanları büyük bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir.
    Denizlerdeki yaşam, soluduğumuz oksijenin üçte birini üretir, değerli protein kaynağı sunar ve küresel iklim değişikliğini dengeler. İnsan aktiveleri sonucunda doğal çevre olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Günümüzde biyoçeşitlilik bu aktiviteler sonucunda bozulmakta ve bozulma ise çevrede büyük değişimlere neden olmaktadır.
    Doğal çevrenin sınırsız bir kaynak olduğu düşüncesiyle,kaynaklar bilinçli ya da bilinçsiz olarak aşırı bir şekilde kullanılmaktadır.
    Kıyı, kara ve deniz ekosistemlerinin keşiştikleri önemli geçiş bölgeleri olmaları nedeniyle oldukça özel ekosistemlerdir. Dağların denize iniş biçiminin ve kıyı topoğrafyasının birbirinden farklı olması,bölgelere göre farklılaşan, kumul, mağara, delta, lagün, dalyan, kalkerli teraslar gibi çeşitli kıyı ekosistemlerini ortaya çıkarmıştır. Bu bölgeler kıta sahanlığı alanları olup 200 m derine kadar gider.
    Bu bölgelerde ışığın suya nüfuzu, yer, zaman ve suyun saydamlık derecesiyle yüzey sularının durgun ya da dalgalı olusu gibi koşullara göre değişir. Bunlara bağlı olarak fotosenteze yetecek kadar ışık yaklaşık 25-50 m kadar derinliğe ulaşmakta ve zemine bağlı bitkiler de bu derinliğe kadar bulunmaktadır. Işık aynı zamanda balıkların hareketlerini ve göçlerini düzenler, üreme zamanlarını saptar ve büyüme oranlarına etki eder.
    İstanbul Kumkapı'da 24 m.den daha sığ suda ve hemen kıyıda avcılık yapan gırgır tekneleri (Fotograf: Mehmet ÖZGEN)


    Kıyısal alanlarda besin fazla olduğundan en zengin balık faunası da yine bu bölgelerde bulunur. Olgun bireyler yasam sürelerinde üremek amaçlı göçlerde bulunurlar. Balıkların üreme alanları genellikle denizin verimli veya plankton yoğunlugunun zengin olduğu bu bölgede olmaktadır. Yumurtadan çıkan
    larvalar ve genç balıklar, beslenmek amacıyla ilk hayat dönemlerini kıyısal sığlık alanlarda geçirirler. Bu alanlar tüm dünyada büyüme bölgeleri olarak bilinir. Balıkların beslenme alanları olan bu bölgelerin bozulması ya da türler arasında dengesizlik oluşması, bazı türlerin ortamı terk etmesi veya yok olmasıyla sonuçlanır.
    Örneğin, 1986 yılından beri Karadeniz ve Marmara Denizi'nde orkinos avcılığı yapılamamaktadır.
    Çünkü bu türün beslendiği türler bu denizlerimizde yok olmuş, deniz trafiği artmış ve denizlerimiz kirlenmiştir.
    Dünya balıkçılığına bakıldığında toplam avın %90'ı kıyısal bölgelerden sağlanmaktadır. Ülkemizde de bu durum aynıdır. Dünyada mevcut stokların %60'dan fazlası aşırı avcılığa maruzdur. Çeşitli ülkeler bu konuda farklı tedbirler alırken yukarıda da bahsedildiği üzere Avrupa Birliği Konseyi'nin 2006 yılında yürürlüğe giren tüzüğüne (Reg. 1967/2006) göre; 50 m'den sığ sularda gırgır ağları ile avcılık yasaklanmıştır. Yunanistan ise gırgır ağları ile 30 m derinlikten daha sığ sularda balık avcılığını yasaklamıştır. Yine dip trolü ve algarna gibi sürütme ağları ile avcılıkta 50 m'den daha sığ yerlerde veya karasularında 3 mil içerisinde avcılık yasaktır. Ülkemiz sürütme ağlarıyla ilgili yasaklara genel olarak uymaktadır. Çevirme ağları ile ilgili olarak ta bu yıldan itibaren 24 m derinlikten daha sığ sularda avcılık yasaklanmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere 0-50 m arasındaki derinlik okyanusların ve denizlerin hayat kaynağıdır. Karadeniz'de ise bu derinlik 24-25 m aralığındadır.
    Ülkemizde gırgır ağlarının derinliği 90 kulaç (yaklaşık 160 m) dir ve bu ağlar ile 24 metre ve altındaki derinliklerde de (24 m'den daha sığ sularda) avcılık yapılabilmektedir. Bu av aracı ile avlanan en önemli tür olan hamsi balığı 40 m derinliğe kadar olan derinlikte yasarken hamsi balığından sonra en çok avcılığı yapılan palamut ve lüfer balığı 85-200 m derinliklerde bulunmaktadır. Bunların larva ve genç bireyleri haliç ve sahil sularında bulunmaktadır. Dolayısıyla kıyısal alanlarda yapılacak avcılıkta genç bireylerin avlanması kaçınılmazdır.

    Ülkemiz kıyısal alanları, iklimsel,üretim, rekabet -avcılık ve insan etkisiyle her gün bozulmaktadır.En azından bu alandaki avcılık yoluyla olan bozulmanın önüne geçilebilmelidir. Bu alanlar aşırı avcılık baskısı altında olup makrofauna zarar görmektedir. Her bir av aleti ortamdaki canlılara az da olsa zarar vermektedir.
    Günümüzün en büyük problemlerinden biri de hedef tür haricinde tesadüfü ve ıskarta türlerinde tutulmasıdır. Dünyada yaklaşık 27 milyon ton hedef dışı avcılık yapılmaktadır. Bu durum avcılıktan kaynaklanan mortalitenin artmasına ve dolayısıyla stokların olumsuz yönde etkilenmesine yol açmaktadır. Tesadüfü ve ıskarta türlerin azaltılması için ağ seçiciliği konularına önem verilmelidir.
    Uzatma ağların ağ göz açıklığı her tür için ayrı ayrı belirlenmeli, trol ağlarında istenmeyen türlerin kaçması için kare gözlü torba ağ ve bu ağlara kaçış panelleri uygulanmalıdır.
    Sürdürülebilir balıkçılık açısından en temel bilgi, bir türün avlanmadan önce en az bir defa yumurta vermesinin sağlanmasıdır. Bu nedenle ticari balık avcılığı yapılacak her türün ilk üreme yası ve büyüklüğünün bilinmesi gerekir. Diğer konu ise zaman yasakları olup, balıkların üreme dönemi bilinmelidir. Halen uygulanan genel zaman yasağı yerine her tür için ayrı ayrı zaman yasaklarının konması ve uygulanması balıkçılık açısından daha doğru bir yaklaşım olabilir

    Bu nedenle her canlı türünün tek tek ele alınarak, her denizalanı için büyüklük, zaman, yer ve av aracı yasaklarının düzenlenmesi, sürdürülebilir balıkçılık açısından önem arz etmektedir


    Yrd.Doç.Dr. Tomris DENİZ
    İ.Ü SU ÜRÜNLERİ FAKÜLTESİ
    TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
    Su Ürünleri – Balıkçılık Meslek Dalı
    Ana Komisyonu e-Bülteni
    Yıl:2 Sayı:2 Ekim 2012
    Konu Burhan Reis tarafından (04.05.13 Saat 14:33 ) değiştirilmiştir.
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    Banned
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    hamsi balığı 40 m derinliğe kadar olan derinlikte yasarken hamsi balığından sonra en çok avcılığı yapılan palamut ve lüfer balığı 85-200 m derinliklerde bulunmaktadır. Bunların larva ve genç bireyleri haliç ve sahil sularında bulunmaktadır. Dolayısıyla kıyısal alanlarda yapılacak avcılıkta genç bireylerin avlanması kaçınılmazdır.


    içinde böyle cümlelerin yazdığı bir yazıya insan ne kadar inanabilir?bu mudur yani bizim bilim insanımızın olayı?hamsi 40 metreye kadar yaşıyor,lüfer palamut 85-200 arası..hay Allah ım sen sabır ver..

  3. #3
    Reİs
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.591
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Kıyısal alanlarda besin fazla olduğundan en zengin balık faunası da yine bu bölgelerde bulunur. Olgun bireyler yasam sürelerinde üremek amaçlı göçlerde bulunurlar. Balıkların üreme alanları genellikle denizin verimli veya plankton yoğunlugunun zengin olduğu bu bölgede olmaktadır. Yumurtadan çıkan
    larvalar ve genç balıklar, beslenmek amacıyla ilk hayat dönemlerini kıyısal sığlık alanlarda geçirirler. Bu alanlar tüm dünyada büyüme bölgeleri olarak bilinir. Balıkların beslenme alanları olan bu bölgelerin bozulması ya da türler arasında dengesizlik oluşması, bazı türlerin ortamı terk etmesi veya yok olmasıyla sonuçlanır.


    fotoğraf bu sözleri tamamlıyor.kapak ve tencere gibi.anlayana.
    numan trabzon kıyı balıkçısı/balıkların dostu.cam kavanozlarda müzelerde sergilenen balıkları görmek istemeyen balıkçı.

  4. #4
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bu nedenle her canlı türünün tek tek ele alınarak, her denizalanı için büyüklük, zaman, yer ve av aracı yasaklarının düzenlenmesi, sürdürülebilir balıkçılık açısından önem arz etmektedir
    Tamda demek istediğim yazılmış.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Orkinoslar için kurtuluş artık uzak değil
    By bangocu in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 26.11.12, 00:56
  2. 24 metre yasağı....
    By durhan fat in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 50
    Son Mesaj: 01.09.12, 17:41
  3. - 40 Metre
    By Baba Yalçın in forum Baba Yalçın
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 06.10.11, 22:10
  4. 7 bin metre ağ toplandı
    By LüFerCi in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 26.04.09, 22:23

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM