Sayfa 1/2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: 500 bin kişi hayal kırıklığına uğradı

  1. #1
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.942
    Tecrübe Puanı
    2443

    Standart 500 bin kişi hayal kırıklığına uğradı



    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda düzenlenen Su Ürünleri İstişare Kurulu Toplantısı’nda yasal balık avlama boyları da gündeme geldi.

    Ancak danışma kurulunun önerileri, yasal balık avlama boylarının bilimsel verilere uygun olarak düzenlenmesini talep eden binlerce kişiyi hayal kırıklığına uğrattı.

    Yasal avlama boyları bilimsel verilerden çok uzak olan ticari balıklar içinde sadece lüferin konuşulduğu toplantıda, lüferin yasal avlanma boyunun 14 cm’den 18 ya da 19 cm’ye çıkarılması önerildi.

    Bilimsel verilere göre ise lüfer ancak 24 hatta 25 cm’ye ulaştığında yumurta bırakabiliyor.

    Toplantıda, diğer balıklara ilişkin görüşmelerin 2012 tebliğinde yapılacağı ifade edildi. Ancak bu yaklaşım, orfoz, kalkan gibi soyu tehlikede olan türler için çok geç olabilir.

    Greenpeace Akdeniz Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı “Bakanlıkta yapılan görüşmede yasal balık avlama boylarının bu şekilde geçiştirilmesi, bilimsel verileri ve kacsantim.org sitesi üzerinden imza atan yarım milyon insanın bu konudaki talebini görmezden gelmektir. Ancak 24-25 cm’de üreyebilen lüferin yasal avlama boyunun 19 cm’ye çıkarılması, bu balığın bir kez bile yumurta bırakamadan avlandığı gerçeğini değiştirmeyecek. Bu anlamda Bakanlık, bu toplantıda yavru balıklar için herhangi iyi bir adım atmayarak balık stoklarının korunması için bu önemli fırsatı kaçırmış oldu. Bakanlık bir an önce bu öneriyi gözden geçirmeli ve 2012’yi beklemeden hem lüfer, hem de orfoz, kalkan, palamut gibi diğer türlerin avlama boylarının bilimsel verilere uygun olması yolunda gerekli adımları atmalıdır.”

    Greenpeace, yavru balık avının durdurulması ve sürdürülebilir balıkçılık için yürüttüğü kampanyada yüz binlerce insandan ve kıyı balıkçısından destek aldı. Avlanma boyları yalnızca sürdürülebilir balıkçılığın ilk adımı olmalı. Greenpeace, denizlerimizin sağlıklı geleceği için deniz canlıların üreme alanları ve hassas habitat alanlarında deniz rezervleri oluşturulması için kampanya yürüttüğü kampanyalara devam edecek.

    Greenpeace’in yavru balık avının durdurulması için Kasım 2010’da başlattığı ‘Seninki Kaç Santim’ kampanyasında bugüne dek:

    488.000 kişi www.kacsantim.org üzerinden imza kampanyasına katıldı

    2074 kişi Kırmızı Telefon eylemiyle Bakanlığı aradı ve Bakanlık bunun üzerine bugünkü istişare toplantısında yasal avlama boylarını da gündeme alacağını açıkladı.

    13.500 kişi http://faks.kacsantim.org/ sitesi üzerinden Bakanlığa faks çekerek, yasal avlanma boylarının bilimsel verilere uygun hale getirilmesini talep etti.





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  2. #2
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart

    Başbakana doğrudan mektup yazalım.(e-posta değil ıslak imzalı kağıt mektup)

    M.Kokoş'un, dediği gibi danışmanı olup olmadığını soralım, sonra da henüz yumurtlamamış balıkların avlanmasına izin verenlerin (yani katliama çanak tutanların) ve bunları engellemeyenlerin ahırette bunun hesabını nasıl vereceğini soralım.

    Sn. Başbakan ne demek istediğimizi çok iyi anlar, yeter ki yazılarımız eline ulaşsın.

    Bunun için de mektupları ilk okuyana hitaben bir cümle yazmak lazım.
    Mesela, biz başbakanı mahkeme-i kübrada sıkıntıya düşmemesi için, Allah rızası için uyarıyoruz, bu yazıyı başbakana göstermezseniz vebali boynunuza, hesabı siz verirsiniz gibi bir ikaz cümlesi yazalım, sonrası kendilerine kalmış.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  3. #3
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Yazmayalım reis,yazalımda postaya vermeyelim.Elden teslim daha mantıklı!!!

  4. #4
    Balıkçı Kulek Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    73
    Mesajlar
    1.854
    Tecrübe Puanı
    219

    Standart

    Beyşehir gölüne yoğurt mayalayan nasreddin hocanın torunlarıyız. tutmayacağını bile bile Ankarayı mayaladık. Ya tutarsa diye. Hayal kırıklığımız bundan değil. maya mız sağlamdı. bozuk olanı merak ediyorum.
    H.Hüseyin Külek
    1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
    Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




    Söz veriyorum
    Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

  5. #5
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Suçlu kaşık Kulek Reisim...

  6. #6
    dkoryurek dkoryurek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    2.398
    Tecrübe Puanı
    548

    Standart

    Alıntı İhtiyar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Başbakana doğrudan mektup yazalım.(e-posta değil ıslak imzalı kağıt mektup)

    M.Kokoş'un, dediği gibi danışmanı olup olmadığını soralım, sonra da henüz yumurtlamamış balıkların avlanmasına izin verenlerin (yani katliama çanak tutanların) ve bunları engellemeyenlerin ahırette bunun hesabını nasıl vereceğini soralım.

    Sn. Başbakan ne demek istediğimizi çok iyi anlar, yeter ki yazılarımız eline ulaşsın.

    Bunun için de mektupları ilk okuyana hitaben bir cümle yazmak lazım.
    Mesela, biz başbakanı mahkeme-i kübrada sıkıntıya düşmemesi için, Allah rızası için uyarıyoruz, bu yazıyı başbakana göstermezseniz vebali boynunuza, hesabı siz verirsiniz gibi bir ikaz cümlesi yazalım, sonrası kendilerine kalmış.
    sevgili İhtiyar, BİMER'e yollayacağınız her mail, her dilekçe okunuyor ve cevaplanıyor. yeter ki basit sorun. mesela bir dilekçe şöyle olabilir "İstanbul Poyrazköy Kooperatif Başkanı Mustafa Kokoş, sayın Başbakan'ın danışmanı olduğunu söyleyerek iş yapmakta. Aslı var mıdır, Mustafa Kokoş herhangi bir zaman ya da dönem Başbakan'a danışmanlık hizmeti vermiş midir bilgi rica ediyorum." Maksimum 15 gün içerisinde cevabı evet ya da hayır diye gelir :)

    ama ahirette nasıl cevap vereceksiniz, diye sormayın derim :)) önceliğimiz olan Başbakan'a laf dokundurmak değil derim. Kokoş'un ipliğini pazara çıkartmak! değil mi? e, o en kolayı! basit bir cümle yeter, sorun!

    adresi şöyle: bimer@basbakanlik.gov.tr

  7. #7
    dkoryurek dkoryurek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    2.398
    Tecrübe Puanı
    548

    Standart

    Alıntı Kulek Reis Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Beyşehir gölüne yoğurt mayalayan nasreddin hocanın torunlarıyız. tutmayacağını bile bile Ankarayı mayaladık. Ya tutarsa diye. Hayal kırıklığımız bundan değil. maya mız sağlamdı. bozuk olanı merak ediyorum.
    mayamız sağlam reisim, yoğurt da tutacak.

  8. #8
    greenpeace
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    183
    Tecrübe Puanı
    29

    Standart

    Sizlerle bir tez çalışmasını paylaşmak istedim, piyasadaki yavru balık oranları ile ilgili kaygılar artık tez konusu olmaya başladı;

    Satışa Sunulan İstavrit, Hamsi, Tekir ve Barbunya Balıklarının Av Boyları
    Üzerine Bir Araştırma

    Murat ALİEFENDİOĞLU, Didem GÖKTÜRK, Tuncer ULUTÜRK
    İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü
    Avlama Teknolojisi Anabilim Dalı Ordu Cad. No: 200 34470 Laleli İstanbul
    didemgokturk@gmail.com

    Ticari olarak avcılığı yapılan türlerin yasak av boyu ve av zamanları ilgili tüzüklerle düzenlenerek yayınlanan sirkülerler vasıtası ile belirli dönemlerde balıkçılara bildirilmektedir. Bu yasakların tam olarak denetlenememesi ve ayrıca balıkçıların kendi aralarında organize olamamaları, günübirlik kaygılarla balık avcılığını sürdürmeleri, balık stoklarının azalmasına ve bazı türlerin giderek yok olmasına neden olmaktadır. Su ürünleri sektöründe ticari öneme sahip olan türlerin avlanma stratejilerini yönlendirebilmek ve stoklardaki değişimleri ortaya koyabilmek için avlanma dönemleri içerisinde sürekli izlenmeleri önemlidir.

    Bu çalışmada İstanbul’daki balıkçılarda satışa sunulan ve ekonomik öneme sahip hamsi, istavrit, barbunya ve tekir balıklarının boy-frekans dağılım verileri değerlendirilerek yasak av boylarına uygunlukları incelenmiştir. Aralık 2007-Nisan 2008 tarihleri arasında 15 günlük aralıklarla İstanbul ili sınırları içindeki balıkçılardan alınan 1720 adet örneğin incelenmesi sonucunda; barbunya balığı için toplam boy 12,3-17,0 cm arasında ve % 15’inin av yasak boyu olan 13 cm’nin altında; tekir için 9-13,3 cm arasında ve % 45’inin av yasak boyu olan 11 cm’nin altında; hamsi için 5,4-13 cm arasında ve % 13’ünün av yasak boyu olan 9 cm’nin altında; istavrit için 8,4-17,2 cm arasında ve % 68’inin av yasak boyu olan 13 cm’nin altında avlanarak satıldıkları saptanmıştır.

    Bu bulguları dikkate alarak özellikle küçük boydaki balıkların avcılığının önlenmesi için uygulanan yasal tedbirlerin titizlikle gerçekleştirilmesi ve boy yasağının etkin bir şekilde denetlenerek, aşırı avcılığın kısmen de olsa önüne geçilmesi gerekmektedir. Etkili bir balıkçılık yönetimi için alınan yasal önlemlerin ihmal edilmeden tam olarak uygulanması büyük bir önem taşımaktadır. Aksi takdirde ortaya çıkacak olan aşırı avlanma, ticari stoklara zarar vererek tüm sektörün zarar görmesine yol açacaktır.
    Banu Dökmecibaşı

    www.greenpeace.org

  9. #9
    greenpeace
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    183
    Tecrübe Puanı
    29

    Standart

    Bu grafik de aslında ekolojik dengeyi bozmadan ideal avlanmanın nasıl olması gerektiğini gösteriyor. Besin zincirini bir üçgen daha dogrusu piramit olarak ele alırsak;
    ilk grafik (tam üçgen olan) hiç avlanmanın olmadığı durumu,
    ikinci (tam yarım üçgen) halihazırdaki avlanma şeklini yani stoğun tamamen üsten sömürüldüğü,
    son grafik ise ideal olanı; stoğun orta kesiminden yani dengeli bir sekilde avlandığı durumu yansıtıyor...
    Yani üst yırtıcıların ve en alttaki türlerin (buna yavru balıklar da dahil) rahat bırakıldığı, hatta ortadakilerin de dengeli avlandığı bir balıkçılıktan bahsediliyor ki asıl bunu sağlayacak balıkçılığa 'sürdürülebilir ve sorumlu balıkçılık' deniyor...
    Banu Dökmecibaşı

    www.greenpeace.org

  10. #10
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Banu hanım,
    Bu tez çalışması aslında çok güzel bir çalışma.
    Üniversitelerdeki su ürünleri bölümlerinin aslında bu forumla ilgilenmelerinin de kendileri için büyük faydası olacaktır.
    dikkate alınacak tez konuları buradaki sorunların içerisinden çıkartılabilir.
    Üniversiteler sonuçta çözüm üretmek için var.

    Ama halk için en anlaşılır şey, balıkların üreme-avlanma-satınalma eşdeğer boylarını ifade eden çizelgede eksik kalan içeriğinin doldurulmasıdır. Gerçi bu haliyle bile çizelge birçok şeyi anlatmaktadır.

    [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Misafir/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.jpg[/IMG]

    Bu herkesin anlayabileceği ortak bir dil olacaktır.
    Sorunlarımızı hep bu çizelge üzerinden dile getirmeliyiz.
    Bunun bir kriter haline gelip özellikle internet ve televizyon üzerinden ifade edildiğini bir düşünün.

    Burada sürdürülebilirliğin bir ifadesi olarak halk bunu davranış haline getirdiği zaman o takdirde bazı konularda birşeylerin değişebileceğini görebileceğiz.

    Ancak halk tabanındaki bu davranış stilinden kendini izole edebilecek çok ciddi bir sorun vardır.

    Bu sorun, yem fabrikalarına verilen ve üreme boyunun çok çok altında olan satılamayan hamsi çaça(çaça belki müşteri bulamıyor) vb balıkların akibetidir. Acaba bu balıkların hepsi yem sanayine kazandırılıyor mu yoksa tutulan balığın yarısı çöp mü oluyor. Bunu anlamak gerek.
    1 kg çiftlik balığı üretmek için 5 kg hamsi çaça yakalamak gerekiyorsa
    5 kilo hamsi yemek mi daha iyi 1 kg çiftlik balığımı?

    yem fabrikasında üretilen yemlerin dışında bu fabrikaların denize verdiği kirlilik içerisinde balık kayıpları yok mu
    Balık çiftliklerinde beslenme amaçlı verilen yemlerin dibe çökelmesi sonucunda oluşan yem kayıpları ve kirlenen denizin dipyapısı; boşa giden yemler ve dolayısıyla eriyen stoklar anlamına gelmiyor mu( gerçi bazı gelişmiş firmalar boşa giden yemleri tespit ve aynı zamanda yemlemeyi kesen sistemler geliştirmişler Ancak böyle çiftlikler genelin kaçta kaçıdır)

    Eğer bir noktadan sonra yem fabrikaları ihtiyacı olan yemleri bulmakta zorlanırsa, ithalata yönelmeyecekler mi? Bu da dışa bağımlılık anlamına gelmez mi?

    Bunları düşündüğümüz zaman, balık çiftliklerinin sayısı ve büyüklüğünü sürdürülebilirlik ve dışa bağımlı olmama esasına göre düzenlenerek belli sayı ve büyüklüğün üzerine çıkmamalıdır. Çünkü yem üretmek için yapılan bir ziyan vardır.

    Çünkü balık üretmek için yavru balık ziyan edeceksin
    Halbuki ne gerek var çupra üretmek için mis gibi hamsiyi ziyan etmeye
    Lüferi çok balık tüketen bir vampir gibi görüp de gözümüzün önündeki balık çiftliklerini görmemek hiç olur mu? Sanki balık üretmek için sadece deniz yeterli mi
    Ne ile besleniyor bu balık tabiki balık yemleri ile

    Sonra bizim balıkçılar gitmiyor mu karasularımız dışına
    Ne hikmetse bu balıklar bir bizim karasuları beğenmiyorlar.

    Sözün özü doğanın size sunduğunu yiyin. Yapay sistemler hem doğanın özünü hem de dengesini bozar.
    Doğanın hakkını verdikçe onun özünü anladıkça hem daha çok doyacaksınız hem de hiçbir şey kirletmeyeceksiniz.
    Bünyamin

Sayfa 1/2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. 500 bin kişi hayal kırıklığına uğradı
    By LüFerCi in forum STK Çalışmaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 22.06.11, 09:55
  2. Kaçak Midye Avlayan 3 Kişi Yakalandı
    By Burhan Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 13.02.11, 02:31
  3. Elektrikle balık avlayan 2 kişi gözaltında
    By Hıcaz in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 28.04.10, 23:33
  4. 1942 yılından bu yana deniz kazaları
    By TUNCAY ŞEKER in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 24.12.09, 14:57

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM