5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Adana'daki toplantı sununları

  1. #1
    su koop baskanı
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    197
    Tecrübe Puanı
    51

    Standart Adana'daki toplantı sununları

    Adana'da DGRV ile ortaklaşa yapılan kooperatifçilik ve avcılık konulu toplantının sununlarının sıra ile yayınlıyoruz birinci sunum Ramazan ÖZKAYA'NIN sunumu
    BALIKÇILIK SORUNLARI ve ÇÖZÜMLERİ




    Su ürünleri, ülkemiz tarım sektörünün dört alt sektöründen biri olup,insan beslenmesine katkısı,sanayi sektörüne hammadde sağlaması,istihdam imkânı yaratması ve yüksek ihracat potansiyeline sahip bulunması gibi sebeplerden ötürü önemli bir yere sahiptir.

    Balıkçılık, Hareketli, tükenebilir ve ulusal sınırları tanımayan bir doğan kaynağın paylaşımıdır

    Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz; 24.6 milyon hektar deniz üretim alanı ve 1.55 milyon hektar içsu ve baraj gölü ve nehir alanına sahiptir.

    Bu alanlarda 20.112 adet tekne balıkçılık yapmaktadır.

    Bunlardan 543 adet trol gemisi 526 adet gırgır gemisi 469 adet trol-gırgır teknesi 213 adet taşıyıcı gemi ile 15 410 adet diğer teknelerle balıkçılık yapılmaktadır. Bu teknelerin yıllık yakaladığı balık miktarı ortalama 450.000 ton dur

    Dolaylı dolaysız 130 bin kişi bu sektörden geçinmektedir.

    Balıkçılık yatırımımız yaklaşık 700 milyon dolardır.

    2008 yılı ihracatımız 63.363 ton olup;parasal değeri 414 milyon Dolar’dır.

    2008 yılı ithalatımız 120.623 ton olup;parasal değeri 121 milyon Dolar’dır.

    Balıkçılığımızın ülke ekonomisine katkısı 2.500 trilyon TL’dir.

    Sektörün halen denizlerde ve iç sularda 17.161 balıkçı teknesi 1.748 adet yetiştiricilik çiftliği ve 161 işleme ve değerlendirme tesisi ile ülkemizde katma değer ve istihdam yaratmaktadır.
    .
    Böylesine güçlü bir sektör ne yazık ki 1970’li yıllara kadar Osmanlı döneminden kalan mevzuatlarla idare olunmuş, 1971 yılında 1380 sayılı Su Ürünleri Yasası ile çağdaş bir kalıba sokulmuştur.

    Ancak 1380 sayılı Su Ürünleri Yasası çıkmasına rağmen, uzun vadeli balıkçılık politikalarının olmayışı buna karşılık filomuzun kontrolsüz büyümesi ve hiçbir istatistikî veriye dayanmadan Devlet Planlama Teşkilatı’nın balık yağı ve balık unu işleme tesisleri kuruluşuna destek vermesi olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir.

    Dünyada ve ülkemizde balıkçılık

    Dünyada 2 milyon civarlarında motorlu balıkçı gemisi avcılıkta kullanılmaktadır.

    Bunların 23.000 ni endüstriyel tipte büyük kapasiteli balıkçı gemisidir.

    Dünya da toplam su ürünleri üretimi, avcılık ve yetiştiricilik olarak son yüz yılda devamlı artış göstermiştir.
    ancak ;

    Teknolojik gelişmelerin de hızlanması ile denizler ve iç sularda avlanma artıkça balık stoklarında azalma eğilimi göstermiştir.

    Dünya genelinde 2006 yılında 143.7 milyon ton su ürünleri avlanmasına karşın 2007 yılında 140.3 milyon tona gerilemiştir.

    2006 yılında 143.7 milyon ton balığın 31.6 milyonu yetiştiricilik iken 2007 yılında 140.3 milyon tonun 50.4 milyon tonu yetiştiriciliktir buradan çıkan sonuç avcılık devamlı düşmekte yetiştiricilik yükselmektedir.

    Avrupa birliğine üye olan ve aday ülkeler arasında en fazla su ürünleri üretimi ispanya’da gerçekleşmiştir. Bu ülkeyi Fransa ve İngiltere izlemektedir. Ülkemiz 5.sırada bulunmaktadır.

    Tekne sayıları üretimi tonajı tekne başına üretimi

    Yunanistan 17.657 209.869 90.653 11.9 ton
    İspanya 13.021 1.005.788 468.035 77.2 ton
    İtalya 13.858 485.625 197.687 35.0 ton
    Belçika 103 25.769 19.578 177.3 ton
    Litvanya 247 155.336 60.960 62.8 ton

    Türkiye 17.161 409.945 173.912 21.8 ton



    Ülkemizde avcılığa gelince
    Ülkemizde balıkçılık sektörü sıkıntılı bir dönem yaşamaktadır.
    Bunun nedenleri girdi fiyatlarının artması. Bunun nedenleri tekne motorlarının büyütülmesi , ilave olarak alınan balık bulucu cihazlar dan dolayı teknelerin balık bulmak için devamlı olarak hareket halinde olması akaryakıt giderlerini artırmakta, almış olduğu her türlü malzemenin fiyatlarının artması da maliyetleri yükseltmekte. Buna karşılık balıkçı stoklardaki azalmadan dolayı istenen balığı yakalayamamakta ,yakalanan balıkların da reel fiyattan satılmamış olması balıkçıların giderlerini ödeyecek şekilde gelir elde etmelerine olanak sağlayamadığından balıkçılarımız giderlerini karşılamak, almış olduğu borçlarını ödeyebilmek için aşırı avcılığa yönelmekte adeda gününü kurtarmaya çalışmaktadır. Aşırı avcılığı kabul etmemiz mümkün değildir.
    Ancak; tarımda yaşanan felaketlerde örneğin bir dolu olayında buna maruz kalan çiftçiye hemen destek verilmekte bankaya Borcu varsa yeniden yapılanmakta peki Marmara denizinde üç senedir kay kay denilen müsilaj dan dolayı balıkçılarımız denize çıkamamış çıkmışlarsa da ne yazık ki atmış oldukları ağı kaldıramamışlar bırakın balık yakalamayı ellerindeki av araçları da yok olmuştur. Bizde hakli olarak Marmara da balıkçılık yapan
    Marmara denizinin etrafındaki liman başkanlıklarına kayıtlı teknelerin borçlarının yeniden yapılandırılmalı ve faizleri silinmelidir diyoruz .
    Su ürünleri merkez birliği olarak tebliğ toplantılarında alınan kararlara değişmediği sürece uyulmalıdır diyoruz Ankara daki toplantılarda hamsi gündüz avlanmasın kasa standardı olsun 12 kg fazla konulmasın ve tekne boyuna göre hamsi kotasına kesinlikle uyulsun deyip denize çıkınca bu kurallara uymayanlarla aynı kulvarda olamayız.
    Bu düşüncelerle amacımız;
    a) sürdürülebilirliğin sağlanması
    b) avlanma planı yapılması
    . c) yakalanan balıkların reel fiyattan satılması
    d) ülke halkına hijyenik şartlara uygun balık yedirmek
    e) denizlerde kirliliğin önlenmesidir.
    Balıkçılık sorunlarımıza gelince ;

    1)Balıkçı barınakları sorunu:
    Balıkçı Barınakları Yönetmeliği; Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında 3046 Sayılı Kanunun 37 nci maddesi ile 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.

    Balıkçı barınakları; kiralamak için müracaat eden su ürünleri kooperatiflerine veya kooperatif birliklerine on yıldan az ve yirmi beş yıldan fazla olmamak üzere açık pazarlık usulüyle kiraya verilir .

    Ancak ‘Hazineye ait taşınmazların kiraya verilmesine ilişkin esas ve usullerin yer aldığı,2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu,Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ve 300 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği hükümlerine göre kiralama süresi en fazla 10 yıl olmaktadır.’demektedir.Bu yüzden de kooperatifler yarısı hibe olan bu projelerden faydalanamamaktadırlar. Çözüm için;Balıkçı Barınakları Yönetmeliği’ne göre en üst seviye olan 25 yıllık kiralama yapılmalıdır.

    Ayrıca kiralanan balıkçı barınaklarından 6237 Sayılı Limanlar İnşaatı Hakkında Kanunu’nun 5 nci Maddesine göre ’her yılın brüt gelirinin %10’u barınak işletmecisi tarafından hazineye yatırılır’ denilmektedir.

    Anayasamızın 171 inci maddesi, birer üretim kooperatifi olan Su Ürünleri Kooperatiflerinin araç-gereç ve ucuz kredi yönünden desteklenmesini emretmektedir. Bütçe imkânsızlıkları sebebiyle bu görevini yerine getiremeyen Devletimiz, azımsanamayacak yatırımlarla meydana getirdiği balıkçı barınaklarını, 2886'yı devreye sokmadan ve makul bir fiyatla balıkçı kooperatiflerine kiralamakla, o kooperatiflerin üretici olan ortaklarını dolaylı yönden desteklemiş olmaktadır. Bu şekilde, hem üretimin arttırılması ve hem de maliyetin düşürülmesiyle balık tüketiminin arttırılması sağlanmış olmaktadır.

    Esasen balıkçı barınaklarını kiralayan su ürünleri kooperatiflerinin yöneticileri, buralardaki her türlü kaçakçılık olaylarıyla birlikte, yasak balık avcılığının önlenmesinde, Güvenlik ve Denetim Kurumlarımıza yardımcı olarak, bu yönden de hizmet görmektedirler.

    Balıkçı barınaklarının kiralanması işlemlerinde, buralara altın yumurtlayan tavuk gözüyle bakılmamalı ve yasakoyucunun iradesine uygun şekilde davranılmalıdır.
    Balıkçı Barınakları Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesinde, normal kira ücreti dışında, kooperatiflerden bakım ve onarım adı altında, yıllık brüt gelirlerinin %10'u oranında katkı payı da istenmekte ve kira sözleşmelerine bu yönde madde konulmaktadır. Balıkçı Barınakları Yönetmeliği'nin dayanağı 1380 Sayılı Su Ürünleri Yasası'dır. Bu yasanın hiçbir maddesinde, söz konusu %10 katkı payına ilişkin bir hüküm yoktur.

    Bu %10 uygulaması,27/Ocak/1954 Tarih ve 6237 Sayılı Yasanın 5 inci Maddesine göre, kira bedeli alınmadan, geçici veya kesin olarak kendilerine devredilen Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Köy Tüzel Kişilikleri içindir. Kaldı ki,6237 sayılı yasaya ek olarak 27/Mayıs/1959 tarihinde yürürlüğe giren 7305 Sayılı Yasa ile liman, barınak ve korunakların bakım ve onarımları Bayındırlık Bakanlığı'na verilmiş ve 1954 yılından beri balıkçı barınaklarını kullanan Özel İdare, Belediye ve Köy Muhtarlıklarından %10 adıyla hiçbir ücret tahsil edilmemiştir.
    1950'li yıllardaki uygulamanın,1970'li ve 1980'li yıllarda kurulmaya başlanan su ürünleri kooperatiflerine teşmil edilmesi ve bir koyundan iki post çıkarırcasına hem kira ve hem de %10 katkı payı alınması haksızlıktır ve Anayasamızın 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.

    2) Stok tespiti yapılamamış olması:

    Bizim ülkemiz gibi kaynak yetersizi ülkeler stok tespitlerini; saha gözlemleri ve pazarda satışların kayıt altına alınması ile yapmaktadırlar.

    Ülkemizde ise Tarım Bakanlığı kanun ,yönetmelik ve tebliğler çıkararak hem kayıt altına almaya çalışmakta hem de koruma ve kontrol yapmaya çalışmaktadır.ancak bu konuda bugüne kadar çıkan kanunlar,yönetmelikler ve tebliğlerde uygulamaya geçilememiş
    Denizler sahipsiz kalmış, kontrolsüz büyüyen filomuz stoklar üzerinde baskı uygulamaya başlamış ,sürdürülebilirlik tehlikeye girmiştir.
    Hâlbuki her karaya çıkış noktasında mevcut olan su ürünleri kooperatifleri yetkilendirilse;karaya çıkartılan balıklar kayıt altına alınarak yılda yakalanan balık cinsi ve miktarı ortaya çıkar ve avlanma planı buna göre düzenlenebilir.
    Buradan çıkan sonuç avlanma planı ile birlikte denizlerimizde sürdürülebilirlik sağlanmış bununla beraber de kooperatiflerimiz işlerlik kazanmış olacak balıkçı kooperatif el ele verecektir.

    3) Ziraat Bankası Kredileri:

    Ziraat bankası kredi verirken krediye orantılı olmayan teminat ve kefil istemekte olup balıkçı zora sokulmakta ziraat bankasından kredi alamayan balıkçı kredisini komisyonculardan almakta komisyoncuya bağlı duruma gelmekte yakalamış olduğu balıkların fiyatlarında söz sahibi olamamaktadırlar. Bunun için ziraat bankasına merkezi birlik olarak dilekçe verdik şimdi onu sizlere okuyorum.

    1) a)12 metrenin altındaki teknelere 10.000 TL ye kadar yatırım ve donatım kredileri verilirken, Denizcilik Müsteşarlığı’nca tescilli Tarım Bakanlığı’ndan alınan balıkçı teknesi avlanma ruhsatı(yeşil)yeterli teminat olarak kabul edilmelidir ve ayrıca kefil istenmemelidir.

    b)Ziraat Bankası tarafından tekne ve ekipman fiyat belirlenmesinde oluşturulan eksperlik ve komisyonlarda o bölgedeki Birlik Başkanı ve/veya Koop. Başkanı yetkilendirilmelidir.

    c)Balıkçılara verilecek krediler; Merkez Birlik ve Bölge Birlikleri üzerinden(Tarım Kredi Kooperatifleri, Esnaf Kefalet Sanatkârlar Kredi ve Kefaret Kooperatifleri gibi) verilmelidir.


    2)12 metrenin üzerindeki teknelere de 20.000 TL’ ye kadar aynı şartlarda kredi verilmelidir.

    3)a)Balıkçı kredileri verilirken yetiştiriciliğe verilen kredi miktarı ve faiz oranları avcılık yapan tekne sahiplerine aynı oranda tanınmalıdır. Her iki grup için uygulanan indirim oranları ve limitler aşağıdadır:

    Üretim/Faaliyet Konuları
    Uygulanacak İndirim Oranı (%)
    Sübvansiyona Konu Kredi Üst Limiti(TL.)
    Su Ürünleri Yetiştiriciliği(işletme ve yatırım)
    6,5
    1.500.000



    Diğer Su Ürünleri
    9,75
    500.000


    Balıkçının yatırımları ve işletme giderleri çok yüksektir. Bundan başka balıkçı, balık gibi hassas bir ürünün arzını sağlamaktadır.Balığın taşınması, pazarlanması özel koşullar gerektirmektedir. Ürünün kaliteli ve istenen hijyenik koşullarda tüketiciye ulaşabilmesi için uygun taşıma ve satış koşullarının oluşturulması gerekmektedir. Bunun için yeni yatırımlar, modernizasyon gereklidir. AB üyeliği yolunda her gün Bakanlık tarafından çıkarılan yeni genelgeler doğrultusunda balıkçının teknesini, taşıma koşullarını iyileştirmesi istenmektedir. Yaklaşık 200 kooperatif ve bunların bağlı bulunduğu 12 Bölge Birliği adına, Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği olarak daha modern koşullarda, insan sağlığını tehlikeye atmayacak şekilde Türk insanının protein ihtiyacını karşılayan bu önemli sektörün dikkate alınmasını ve balık avcılığı kredi faizlerinin de en az yetiştiricilik kredi faizi seviyesine çekilmesini istiyoruz.
    b)Şirket dahi olsa her tekne başına kredi verilmelidir.
    4)Ziraat Bankası’na borcu olan balıkçılarımızın borçları yeniden yapılandırılarak ödemeler avcılık sezonuna yayılmalıdır. Teknelerin avlanma dönemleri ve buna bağlı olarak kredi ödeyebilme zamanları aşağıda verilmektedir.

    Avlanma Tekneleri Ödeme Dönemleri(Avlanma Zamanları)

    1)Gırgır Ekim-Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart-Nisan
    2)Trol Ekim-Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart-Nisan
    3)Manyat-Algarna Eylül-Ekim-Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart
    4)Kıyı Balıkçılığı Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık

    Ziraat Bankası’na borcunu sezon içinde ödeyememiş balıkçıların gemileri seferden men edilmemelidir.


    5) Avlanma planlarının yapılamaması. Yakalanan balıkların reel fiyattan satılması için arz talep iyi ayarlanmalıdır. Biliyoruz ki son model balık bulucu cihazları kullanan balıkçılarımız bir anda talep fazlası balığı piyasa sunmakta talep olmayınca ve satılmak zorunda olduğundan ne yazık ki çok düşük fiyattan satılmakta balıkçı para kazanamamakta bununla beraber stoklar zarar görmektedir.

    6) Tarım Bağ kur’una tayfaların üye olamaması.

    Her insan belirli bir çalışma süresi sonrası emekli olmak ister ve bu en doğal hakkıdır da.Tekne sahibi balıkçılarımız yasal olarak Bağ kur’a üye olabilmektedirler.Ancak tayfalar Tarım Bağ Kur’una üye olamamaktadırlar;bunun sebebi ise Tarım Bağ Kur’u Kanunu’nda ‘kendi nam ve hesabına zirai faaliyette bulunanlar Tarım Bağ Kur’una tabi olurlar’ maddesinin bulunmasından dolayı sosyal güvenlik şemsiyesi altına giremeyerek mağdur duruma düşmüşlerdir.
    Acilen bu konu gündeme getirilerek, yasaya tayfalarında Tarım Bağ Kur’una tabi olmalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılması için çalışılmalıdır.





    7)Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün Kurulması:

    Uzun vadeli politikalar üretmek ve sürdürülebilirlik için öncelikle balıkçılığın ilgi alanına giren tüm konuların yükümlülüğünü sırtlayacak Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün kurulması şarttır.


    8)Örgütlenme:

    Su ürünlerinin üretiminden tüketimine kadar kontrollü ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulması amacıyla,halen mevcut olan kooperatifler 1163 Sayılı Yasa doğrultusunda kooperatifler- bölge birliği-merkez birliği ve ulusal kooperatifler birliği şeklinde örgütlenmiş, ileriye dönük olarak da AB içindeki benzer örgütlerin yapısına uyum sağlanması gerçekleştirilmelidir.

    9)Kooperatiflere Yetki:

    Nakil Belgesi her çıkış noktasında kooperatiflerimiz mevcuttur.
    Her Çıkan balığın kayıt altına alınması hem devletimizin ekonomik gelirlerinin çoğalmasını sağlayacak hem de stok tespiti için bir adım atılmış olacaktır. Bu konuda kooperatiflere yetki verilmesi(nakil belgesinin kooperatifler tarafından verilmesi)kayıt dışının önüne geçilecek hem de yakalanan balık miktarına göre avlanma planlanması ile denizlerimizde sürdürülebilirlik sağlanacaktır.

    Balık Satışı: Ana sözleşmelerimiz gereği üyelerimizin yakalamış oldukları balıkları pazarlamak kooperatiflerin en önemli görevidir.
    Ancak bazı zorluklar kooperatiflerin bu görevi yerine getirmelerinde bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır. İstanbul bölgesindeki kooperatiflere balık satış izni vermemekte ayrıca ülkemizin en büyük sıkıntısı olan kayıt dışı balık satışlarında da sıkıntı yaratmaktadır. Çünkü kooperatifler her satışı kayıt altına almakta fatura kesmekte aynı işi yapan diğer kişiler fiş veya fatura kesmediğinden haksız rekabet ortamı yaratılmaktadır. Oysa kooperatifler bir anlamda kayıt dışılığı ile mücadele eden bir kuruluştur. Balıkçılarımızın kurtuluşu yakalamış oldukların balığın pazarlamasını kooperatifler üzerinden yapmasından geçmektedir.

    Sonuç olarak bize göre sorunlarımız ve çözümleri

    Taramalı sonarlı gemilerde avcılık sürekli seyir gerektirdiğinden gereksiz yere büyük bir yakıt sarfiyatına sebebiyet vermesi

    Balıkçı artık masrafını çıkaramaz hale gelmesi
    -
    Birden büyümek istemesi: eskiden ağa göre tekne alınırken şimdi tekneye göre ağ yapılmaya başlanmış olması.

    -Teknelere bir motor yetmemiş üç motor takılmaya başlanmış, son model balık bulucu cihazlar alınmış olması

    Ayağını yorgana göre uzat atasözü unutulması

    -Balıkçıların bir biriyle adeta yarış içine girmiş bunların sonucu gider masrafları yükseldiğinden masrafları çıkarmak için daha fazla balık yakalamak istemesi.

    -Yakalamış olduğu balıkları reel fiyattan satamaması balıkçılarımızı zor durumlara düşürmüş bundan kurtulmak için stoklara baskı uygulamaya başlaması.

    -Borçların her gecen gün büyümesi

    -Eleştirilere de denizde balık bitmez kendisini yeniler diyerek haklı çıkmak için de karşısındakilere siz balıkçılıktan anlamazsınız gibi çıkışlarla günü kurtarmaya çalışılması

    Son alınan kararla Ege Bölgesi uluslar arası sularında balıkçılık için biz yanlış dediğimizde herkes bizi hiç bir şey bilmediğimizi kendilerinin dört kuşak balıkçı olduklarını söylemeleri sonuç gidenlerle konuştuğumuzda yanlış yapıldığın söylemeleri

    Peki bu durumdan nasıl çıkarız ?

    Su ürünleri stoklarlarına büyük müdahaleler yapılmadığı sürece kendilerini yenilerler
    -Arz talep iyi ayarlanmalı.
    -Öncelikle yakalamış olduğumuz balıklar reel fiyattan satılmalı.
    -Borcumuzu yükseltecek yatırımlardan kaçınılmalı.
    -Gider azaltılma yoluna gidilmeli.
    -Kaçak avcılıkla mücadele edilmeli.
    -Kayıt dışılık önlenmeli.
    -Yakalanan balıklar için kilo başına teşvik verilmeli.
    -Yakalanan balıklar kooperatifler üzerinden satılmalı.
    -Avlanma alanlarının korunmasını denetleyen birimlerin içinde kooperatiflerde olmalı.
    -Alım satım ve dağıtım yapılan balık hallerinde kabzımalların ve belediyelerin yarattığı olumsuz koşulların giderilmesinde kooperatiflerde inisiyatif almalı.
    -Ürün değerlendirme, koruma projeleri geliştirilip uygulanmalı.
    Soğuk Hava Depoları yapılmalı
    -Denizlerimizin kıyılarını paylaştığımız diğer ülkelerle, kirlilik ve avlanma sorunlarını çözmeye yönelik ortak çalışmalar yapılmalı.
    -Su Ürünleri Genel Müdürlüğü kurulmalı.
    -Sektörün finans sorunlarını çözmek ve tasarruflarını değerlendirmek amaçlı balıkçılık ve su ürünleri bankası kurulmalı ve devlet destekli bu bankanın yönetiminde kooperatiflerde yer almalı.
    -Sektörün lokomotifi sayılan endüstriyel balıkçılıkta faaliyet gösteren teknelerde çalışanların sosyal güvence kapsamına alınmasına ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik destek sağlanmalı.
    Büyük teknelerin uluslar arası sularda avlanmasına olanak verecek şekilde yapılandırılması için devlet tarafından desteklenmeli kredi verilmeli
    Balıkçılardan kesilen cezalardan belli bir miktarı araştırma ve eğitim için birliklere verilmeli
    -KDV % 1inmeli.
    Teşekkür ederim Ramazan ÖZKAYA
    Ramazan ÖZKAYA
    Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği
    Yönetim Kurulu Başkanı

  2. #2
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart

    Teşekkürler.
    Akla gelenler söylenmiş, umarım işe yarar.

    Fakat iki noktaya takıldım.

    Birincisi, balıkçı teknesi sayısı, bendeniz sürekli olarak yeşil ruhsatlı teknelerin çoğunun balıkçılıkla ilgisi olmadığını, sahiplerinin sadece, balıkçılara sağlanan bir takım küçük avantajlardan yararlanmak için zamanında bu ruhsatları aldığını dolayısıyla tekne sayısının ve kapasitesinin fazla görünmesine sebep olarak gerçekte balıkçıya zarar verdiğini anlatmaya çalışıyorum.
    Gerçek balıkçı teknesi sayısı bu kadar değil.
    Bu durumda da tekne başına 22 tonun üzerinde bir av potansiyeli düşer.
    Şimdi bana söyler misiniz, bir kıyı balıkçısı 22 ton balığı kaç yılda avlayabilir?
    Bendeniz çocukluğumdan beri(bir kısmı babamla birlikte) 50 yıldan fazladır denizdeyim, toplamda bu kadar balık tuttuğumu rüyamda görsem inanmam.
    Bu ne demek oluyor?
    Şu oluyor, sayıları çok az görünen büyük takımlar o kadar fazla miktarda av yapıyorlar ki kendilerinden 20 kat fazla olan gariban kıyı balıkçılarını bile ortalamada süper avcılar haline getirebiliyorlar.
    Bunlara da kota konması lazım.

    İkinci nokta da alınacak kredilerin ödenmesinde belirlenen av zamanları .
    Allahaşkına hangi kıyı balıkçısı Temmuz ayında nafakasını çıkaracak kadar balık tutuyor ki borç ödeyebilsin.
    Bu sitede sürekli olarak yazılıyor, yaz balıkçılığı kesattır, sabır gerek, inşallah mevsiminde tutacağız diye.
    Keşke başkanımız bunları da okumuş olsaydı.
    Ben sadece Temmuz dedim, isteyen buna Haziran ve Agustosu da katabilir.

    Selam sevgiler.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  3. #3
    su koop baskanı
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    197
    Tecrübe Puanı
    51

    Standart

    Ruhsatlı balıkçı teknesi sadece denizlerde bu kadar boylarına göre söylersek
    5 mt 5-8 8-10 10-12 12-15 15-20 20-30 30-50 50 büyük
    ---- ----- ----- ----- ----- ----- ----- ------ -----
    3700 10.303 1621 649 360 439 488 175 4

    diğerleri iç sularda

    yakalanan balıkların %90 nını 12 metrenin üzerindeki 1466 teknenin yakaladığı istatistiki belgelerde görülen gerçek yakalanan balıkların bundan çok olduğu doğrudur. yakalanan balıkların tümünü tekene sayısına bölündüğünde hemen hemen 22 ton çıkmaktadır ayrıca adana sunumlarında daire başkanı vahdettin kürümün sunumlarındada görüleceği bakanlığın gercek rakamlarıdır.
    Ramazan ÖZKAYA
    Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği
    Yönetim Kurulu Başkanı

  4. #4
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart

    Teşekkürler başkan

    Ben rakamlara bir şey demiyorum.

    Bir esprili söz vardır, şöyle derler:

    Üç türlü yalan vardır, derecelerine göre

    1-Yalan

    2-Kuyruklu yalan

    3-İstatistik.


    Onlar ellerindeki kayıtlara göre rakam veriyorlar ve bu kadar balıkçı var diyorlar, kendi açılarından haklılar.

    Ben de bu küçük teknelerin(10-12 m.ye kadar) en az yarısı, gerçek balıkçı değildir, balıkçı plakası almış keyifçilerdir diyorum.

    İspatı için de gerçek balıkçıların denizde olduğu karda kışta, bunlar neden karadadır, çekektedir, limandadır, bakılsın diyorum.

    İşte herkes bir şey diyor ya ben de tutturmuş hep bunu diyorum.

    Sürç-i lisan eyledikse affola.

    Selam ve sevgiler
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  5. #5
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Tamam Mahir abi doğrudur,zaten taksi sahiplerininde çoğu kendi değil şöföre kullandırtıyor ve bu korsan taksiciyi meşrumu kılmakta.Analitik olduğunu sanırdım birde çözüm önersen?Mesela 1996 yılında ilk ruhsatlar verildiğinde ki o yıllarda Koop yok dernekteki çelebilerde kurulmasın diye elinden geleni yapar ve ruhsatla ilgili yazıda derneğe ulaşıp bizden gizlendiği halde kişisel gayretlerimle 54 tekneye ruhsat çıkarttım.Şu an koop bünyesinde 36 ruhsatlı tekne var çoğuda sonradan ilave peki ne oldu bizim ruhsatlara?Çoğu sattı ve şimdi en çok bağıranlar.Umarım anlatabildim.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Su Ürünleri Toplantı
    By özgürdeniz in forum STK Çalışmaları
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 18.06.10, 06:12
  2. Sürkoop toplantı.
    By özgürdeniz in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 19
    Son Mesaj: 11.05.10, 07:41
  3. toplantı
    By TUNCAY ŞEKER in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 18.02.10, 11:59
  4. toplantı
    By özgürdeniz in forum KANUNLAR
    Cevap: 15
    Son Mesaj: 07.02.10, 21:18
  5. 1 Kasım Tarihte Bugün
    By kenane in forum Atatürk Köşesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01.11.09, 01:05

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM