Sayfa 3/5 İlkİlk 12345 SonSon
48 sonuçtan 21 ile 30 arası

Konu: Akademisyen gözüzüyle lüfer kampanyası

  1. #21
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    56
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı mali1957 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    .eğer siz balıkçılar ekmek kapınız olan denizin dilini anlayamazsanız kim anlayacak onun dilinden.zaten bu gün tarım bakanlığı da sizlerin mensup olduğu dernek ve kooperatiflerin baskısı karşısında yani deniz ağalarının siyasi baskıları karşısında bilimsellikten çok uzak kararlar alabilmektedir.sirkülerlerdeki 14 cm lik lüfer tanımına karşı çıkmanız lazım bence.
    Değerli dostum bizler denizin dilini okur yazarızda Ankaranın yada bileşenlerinin dilinden anlamayız,Bakanlıkta Kooperatiflerin değil bir kaç kompradorun ve şimdi konuştuklarını red eden sözde bilim adamının söylemine uyar.O 14 cm kararı altında kimin imzası var araştır,balıkçımı yoksa x partiden aday bir bilimsizlik abidesimi?
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  2. #22
    Banned
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı limancı66 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Benim bu konudaki görüşlerim kesin ve net.
    Zaten mantık da savunduğum tezin en önemli dayanağı. Ancak, bazı zamanlarda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğumuz içindir ki, kaş yapalım derken göz çıkartıyoruz.
    Bilgi karmaşası ve kirliliği konusunda çok şey yazılabilir. Emin olduğum ise; bu güne kadar yapılan manuplasyonların tuttuğu ve en bilgili sandığımız kesimlerin bile bu aldatmacalara kandığıdır.
    Bunları senelerdir dile getirmeye çalışıyorum, burada tekrar etmeyeceğim.
    Sorularınıza gelince;
    Peşinen belirteyim; bu kampanyada talep edilenler tam anlamı ile yerine getirilse bile, durumda iyi yönde bir gelişme olmayacak, aksine durum daha da kötüye gidecektir.
    Duyarlılık iyi bir şeydir. Ancak hedefin iyi seçilmesi gereklidir.

    Diyelim ki; düzenlemelerde tüm bilimsel kriterlere uyumlu maddeler yürürlüğe sokuldu.
    Bu düzenlemelere harfiyen uyuldu.
    Hatta abartalım; balık avcılığı süresiz olarak tümü ile tamamen yasaklandı ve her birey kayıtsız şartsız buna uydu.
    5 sene sonra durumun ne olacağını öngörürsünüz?
    Her yer balıkla mı dolacaktır veya ortalama iyimser bir tahminle; durum bu günkünden daha mı iyi olacaktır?
    Hiç sanmıyorum. Hatta eminim diyebilirim.
    Çünkü, ne yaparsak yapalım beyhude olacaktır.
    Biz su ürünlerinin yaşadıkları ortamı tahrip ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz.
    Bu durum ortadan kaldırılmadıkça, hatta yapılacaklar global bilimsel kriterlere uysa bile, yapılacak her türlü eylem “artizlikten” öteye geçemez.

    Sucul ortamın gerçek anlamda ihtiyacı olan "ortamın düzeltilmesi" (regenerasyonu) dir.
    Bir hazneye su doldurduğunuzu ve buna belirli aralıklarla düzenli olarak mürekkep damlattığınızı farzedin.
    Her yeni damla damladığında, mürekkebin yoğunluğu bir önceki damla kesitinden daha fazla olacaktır.
    Denizlerimizde, özellikle de temel göç yolu olan Marmara Denizi de her geçen dakika sonrası, bir önceki dakikadan daha fazla kirlidir.
    Denizlerimiz şu anda çok ama çok fazla kirlenme yükü altındadır.
    Sadece Istanbul, hiç arıtılmaksızın 2.5milyon metreküp/gün atıksuyu "derin deniz deşarjı" adı altında Marmara Denizi ve Boğaziçine (bu da Marmara) basmaktadır ve görüldüğü üzere de bu durum gelecekte de devam edecektir.
    Tüm kıyı hattımızda da durum aynıdır.
    Bu durumda, eğer önlem alınmazsa, denizlerimiz her geçen dakika, bir önceki andan daha kirli olacaktır.
    Ortamın olmadığı durumda, avcılıktan, sürdürülebilirlikten, türlerden ve diğer unsurlardan bahsetme olanağı yoktur.
    "Seninki kaç cm.." sloganından hareketle, fonksiyonun her zaman boyuttan önemli olduğunu hatırlatmak isterim...
    Yani canlılığı olmayan balığın, boyunun da önemi kalmayacaktır.


    Bu gün yaşadığımız durum içersinde en az suçu olan kesim balıkçılardır. Hatta uluslararası yerleşmiş teamüllere göre “kirleten öder” prensibi çerçevesince balıkçının tazminat hakkı bile mevcuttur.
    Ancak hedef saptırılmakta, “kolektörler”, “pompalama istasyonları” arıtma tesisi olarak lanse edilmekte, denizel yaşam alanı ortadan kaldırılmaktadır.
    Tebiğler ile “usülsüz avcılık” legal hale getirilip, sadece suçu devletin hazırladığı ve 4 (dört) sene yürürlükte kalacak (4 senelik periodu öngörebilen!) düzenlemelere uymak olan balıkçıya söz konusu büyük kirlenme faturası rücu edilmek istenmektedir.
    Durum kısaca bundan ibarettir.
    Saygılarımla,
    M. Levent Artüz
    anlatmak için haftalardır kendimi paraladığım düşünceleri bir bilim adamından duymak ben çok memnun etti.olay budur..kendisine çok teşekkür ediyorum.kendini (ne hakla olduğunu anlamasamda) balığın tek dostu ilan eden yasakçı zihniyet,çözüme nerden başlaması gerektiğini şu yazıya bakarak öğrenebilir.yazılanlara bakıpta ''bunlar yavru balık yakalanmasını destekliyor'' diyen sivri zekalılar umarım bu sefer çıkmaz.tebliğlerin yetersiz olduğu herkesin malumudur.ama ondan büyük olan problem bu yetersiz tebliğlerin bile uygulanamamasıdır.balıkçı merkezli bir problem varsa bunu balıkçılığı komple yasaklayarak değil,kuralları uygulamada gerekirse çok sert davranarak çözebiliriz.anlatmak istediğimiz bu..

    saygılarımla..

  3. #23
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    4
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı özgürdeniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Değerli dostum bizler denizin dilini okur yazarızda Ankaranın yada bileşenlerinin dilinden anlamayız,Bakanlıkta Kooperatiflerin değil bir kaç kompradorun ve şimdi konuştuklarını red eden sözde bilim adamının söylemine uyar.O 14 cm kararı altında kimin imzası var araştır,balıkçımı yoksa x partiden aday bir bilimsizlik abidesimi?
    sevgili dostum,
    zaten ben de buna değinmeye çalıştım başka bir yazımda.Bu ülkede öncelikle avrupa gibi bir balıkçılık ve hayvancılık bakanlığı olarak müstakil bir bakanlık olmalı ve bu konudaki çalışmaları siyasi baskıdan uzak tamamen bilimsel verilere göre olması sağlanmalı.bahsettiğiniz duruma gelince bilim adamında bilimsel namus ve vicdan olmadıktan sonra adının başındaki şaşalı ünvanların bir önemi yoktur.sadece bu konu değilki.tıbbi ilaçlar konusunda,temel beslenme konusunda,tüketim ekonomisi konusunda halkı yanıltmaya ,yanlış yönlendirmeye yönelik yoğun yayınları olan ne bilim adamları gördük.Gerçek anlamda bilim yolundan ayrılmayan değerli akademisyenlerimizi tenzih ederek bunları da belirtmek zorundayım.bu ülke mercimek etle eşittir diyen beslenme profları,evlenip çocuğu olmamış çocuk gelişim profları,suyu sadece bardakta görmüş hidrobiyoloji uzmanları görmedi mi sanki?Ama bu konuda hata yapma lüksü olmayan tek kesim bu işten rızkını temin eden profesyonel balıkçı kardeşlerimizdir.Biyolojik dengenin kırılma noktalarını beklemeden önlemleri almaya,önlem almaya zorlamaya ve ilgili kuruluşları harekete geçmeye zorlamaya öncelikle onlar mecburlar.ayrıca kooperatifler ağır donanımlara sahip gemilerin açık deniz balıkçılığına yöneltilmesine iç sulardaki ve göç yollarındaki yoğun avcılığın hafifletilmesi doğrultusunda girişimlerini kesintisiz sürdürmelidir.Gerekirse tarımsal üreticilere verilen destek gibi balıkçılara da destek düşünülmelidir.düşük fazili kredilerle ağır donanımlı takımlar dizip sonrada taksitleri ödeyeceğim diye katliam yapmaya,katliam yasalarını çıkartıp yağmayı,talanı yasallaştıracağına,istihsal edilen ürüne destekleme primi vererek onların birazda acımasızca avlanmaya ihtiyaç duymayacak hale getirmelidir.açık deniz balıkçılığı teşvik edilmelidir.edremit körfesinde bazı balıkçılar kıyıdan 15 metre açığa bile ağ geriyor.bir yıl körfezde oluşan yaşam 3 veya 4 geminin sonbaharda gelip 2 hafta yoğun avlanmalarıyla bitme noktasına getirlimektedir.bunları da görüyoruz.üreme alanları belirlenip buralarda profesyonel avcılık yasaklanmalıdır.

  4. #24
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Mesajlar
    267
    Tecrübe Puanı
    74

    Standart

    Biz tutmuyoruz diye bu balıkların kaçıp gidip heba olacağı filan yok. Bu sadece, bunların hayat döngülerin vs. bilmeyen bir fikirden ibaret.

    Bizim sorunumuz belli. Balıkların üreme ve yaşama alanları kirlenmiş durumda. Bu da balıkları bir araya toplanmaya zorluyor ki, böyle olunca da balıklar yeterince üreyemiyor.

    Öncelikle çözülmesi gereken sorun bu. Bu sorun çözülürse, av yasağına filan bile ihtiyaç kalmayabilir.

    Konu biraz basit aslında? Uskumru nerde uskumru? Acaba neden yok bu artık marmara'dan yukarda?

  5. #25
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    56
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    [QUOTE=skoylu;65141]Biz tutmuyoruz diye bu balıkların kaçıp gidip heba olacağı filan yok. Bu sadece, bunların hayat döngülerin vs. bilmeyen bir fikirden ibaret.

    Bu söze katılıyorum,biz tutmazsak Yunanlı tutar argümanını kullanıp uluslararası suyu avcılığa yasak boyunca açanlar utanmalı.

    [QUOTE=skoylu;65141]Konu biraz basit aslında? Uskumru nerde uskumru? Acaba neden yok bu artık marmara'dan yukarda?

    Oda çok basit,biraz araştırsanız forumda bulurdunuz.Mahir Abi çok güzel özetlemişti,lamba yakıp kör ettiler,rezil edene kadar tuttular,orkinosa ne oldu orkinosa?
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  6. #26
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Mesajlar
    267
    Tecrübe Puanı
    74

    Standart

    Oda çok basit,biraz araştırsanız forumda bulurdunuz.Mahir Abi çok güzel özetlemişti,lamba yakıp kör ettiler,rezil edene kadar tuttular,orkinosa ne oldu orkinosa?
    Kirlilik denince, sadece kimyasal kirlilik anlaşılıyor zaten. Ses, ışık vs. kirliliğini hiç adam yerine koyan yok :)

  7. #27
    greenpeace
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    183
    Tecrübe Puanı
    29

    Standart

    Sorun ya da suçlu tek değildir, madem ki 'devlet' yapısı altında bir sistemde yaşıyoruz, demek ki burada asıl sorun 'yönetimsel'dir. Bahsedilen konuların herbiri tek tek ciddi tehditlerdir, ve çözümleri de doğru politikalar oluşturmak ve uygulamaktan geçer..Bunu o göreve getirilmişler yapmıyorsa, yaptırmak için zorlaması gerekenler de bizleriz.

    Bizim tutmadığımız balığı sonra yunanlı yakalar diyen zihniyet önce kendi karasularını korumayı öğrensin, elindekini sürdürülebilir yönetsin derim. Ne balık ne deniz ne de doğa sınır tanımaz. Bu yüzden yalnız kendi karasularını ve kaynaklarını korumak da yetmez, küresel çözümlere katkıda bulunması gerekir hükümetlerin. Ama hale bakın ki bizler hala biz yakalamazsak öbürü yakalar kafasındayız. ne denir ki artık buna?
    Banu Dökmecibaşı

    www.greenpeace.org

  8. #28
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.923
    Tecrübe Puanı
    2441

    Standart

    Alıntı skoylu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kirlilik denince, sadece kimyasal kirlilik anlaşılıyor zaten. Ses, ışık vs. kirliliğini hiç adam yerine koyan yok :)
    Marmarada bütün sahil seriti olduğu gibi işik hemde cok yüksek derecede balık yatak yapmıyor





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  9. #29
    Moderators limancı66 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    285
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart

    sayın afala

    Sizde bu konulara vakıf bu konular üzerinde çalışan birisiniz bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir? tamam kimse ufak balık tutulmasın diyor bunu anlyoruz

    uzun süreden beri boğazlarda ekmeğni arayan biri olarak lüfer tutlmasamı ürer çoğalır vs ? yoksa denizlerimizin kirliliği mi önceliklidir
    Marmara/1966/Gemlik

    Denize denizden bakmakla karadan bakmak arasındaki farkı bilir misin...

  10. #30
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.923
    Tecrübe Puanı
    2441

    Standart

    Alıntı limancı66 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın afala

    Sizde bu konulara vakıf bu konular üzerinde çalışan birisiniz bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir? tamam kimse ufak balık tutulmasın diyor bunu anlyoruz

    uzun süreden beri boğazlarda ekmeğni arayan biri olarak lüfer tutlmasamı ürer çoğalır vs ? yoksa denizlerimizin kirliliği mi önceliklidir
    Hem göç eden hemde yerli balık stoklarımız aşırı kırlılık ve avcılık baskısı altında günden güne eriyor dönemsel patlamalar hariç av miktarı sürekli bir düşüş eğilimi gösteriyor. Ne kadar balığımız olduğunu ve ne kadarını avlamamız gerektiğini bilmiyor, olsa olsa böylesi doğrudur anlayışı ile sezonu sadece göç ve üreme mevsimlerine göre belirliyoruz.
    Bu sistemin hızla terk edilerek Stok tespiti ve stok yönetimine geçmemiz konusunda mücadele etmek gerekmektedir.. Sistemin hayata geçirilmesi ile birlikte tür başına kotalar belirlenecek ve gelecek sezon avcılığı hakkındaki karamsar kuşkularımızdan kurtulmuş olacağız.
    Balıkların birkez yumurtlama hakkını vermeliyiz sürdürebilik balıkcılık için.....





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


Sayfa 3/5 İlkİlk 12345 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. lüfere Başbakanlık koruması
    By dkoryurek in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 71
    Son Mesaj: 01.01.11, 09:31
  2. Lüfer Kampanyası -- ıslak imzalı dilekçe örneği (I)
    By dkoryurek in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 13
    Son Mesaj: 07.11.10, 04:19
  3. Lüfer kampanyası hakkında
    By dökülük in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 04.09.10, 18:08
  4. 300 gr ağırlığında 35 cm boyunda 'Lüfer' aranıyor!
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 9
    Son Mesaj: 05.08.10, 00:56
  5. Baliklar: Lüfer
    By cumhur gezen in forum Deniz Balıkları
    Cevap: 6
    Son Mesaj: 05.08.09, 14:48

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM