2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Aklımızda bulunsun(Küçük tüyolar)

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.697
    Tecrübe Puanı
    934

    B (37) Aklımızda bulunsun(Küçük tüyolar)

    Aklımızda bulunsun(Küçük tüyolar)

    - Balıkçılık sevgi, sabır, soğuk kanlılık ve refleks ister.
    - İnce misina 0,30 ve 0,40 avcı olur balığı ürkütmez.
    - Büyük balıklar yakalandığında misina durdura durdura ürkütmeden yukarı çekilmelidir.
    - İstavrit tutarken çapa atılmaz, çapa ipinin hareketi balığı ürkütür ve yarı yarıya keser.
    - Tekneyle büyük balık avında mutlaka bir kepçeye ihtiyaç vardır. Sudan çıkar çıkmaz kepçeyle balık yakalanmalıdır yoksa çırpınan hayvan misinayı koparabilir.
    - Bir balık teknesinde mutlaka livar bulunmalıdır. Livar yoksa teneke kaplar tercih edilmeli ve su sık sık değiştirilmelidir. Plastik kovalarda bekleyen balık su içinde bile olsa bayatlar.
    - Balıkçılığa yeni başlayanların en sık düştüğü hatalardan biri iğneyi dipte bir yerlere taktırmalarıdır. Bu konuda dikkat gerekiyor.
    - İskorpit ve trakonya etleri yenirse de zehirli balıklardır. Çarptığı yeri şişirirler. Oltaya sık gelen bu balıkları tanımak iğneden çıkarırken tedbirli olmak her ihtimale karşı zehirli balık vurmaları için küçük bir şişe amonyak alınmalıdır.


    Zehirli Balıklar

    Zehirli balıklar, birçok şekilde sınıflandırılabilir. Bunlardan biri de zehiri kullanım şekline göre aktif ve pasif zehirli balıklar şeklindeki sınıflandırma.

    Dünya denizlerinde yaşayan balık türlerinin 225 tanesinin aktif zehirli olduğu tahmin ediliyor. Türkiye denizlerindeyse yaklaşık 450 balık türünden yalnızca 26'sının aktif zehirli olduğu bildirilmiş durumda.

    Aktif zehirli balıklar, genellikle diken gibi bir zehirleme aygıtına sahipler. Zehir dikenine, genellikle yavaş yüzen, dibe bağımlı yaşayan türlerde rastlanır. Dibe bağımsız yaşayan türlerdeyse bu tip uyumlar kuyruk bölgesinde bulunup, çok ender olarak gözlenir. Ayrıca tropik ve ılıman bölgeleri, zehirli balıklar açısından karşılaştırmak gerekirse: tropik bölgelerde ılıman denizlere göre daha fazla zehirli tür bulunduğu biliniyor. Ülkemiz sahillerinde bilinen en zehirli balıklarsa trakonyalar.






    Bu familyadan varsen balığı (Echiichthys vipera) gerek zehirinin şiddeti, gerekse plajlara yakın bulunması bakımından en tehlikeli balık olarak kaydedilmiş durumda.


    Pasif zehirli balıklarsa, balığın yenmesiyle pasif olarak toksik etki yaratan grubu oluşturuyor. Zehirlerini etlerinde, kanlarında, deri ve yumurtalarında bulunduruyorlar. Bu tip balıkların ürettikleri zehirler insan için tehlikeli, hatta öldürücü düzeye varabiliyor. Ancak bazı türler, derileri yüzülerek yenildiklerinde ya da haşlandıklarında zehir etkilerini kaybediyorlar.



    Zehirli Balıkların Yol Açtığı Zehirlenmeler

    Tedavi Yöntemleri: Zehirli balık çarpmalarında tedavi acıyı hafifletme, zehirin etkisini önleme ve enfeksiyona karşı önlem alma yönünde gerçekleştirilmeli ve tedaviye zaman geçirmeden derhal başlanmalıdır.

    Yarada gözle görülebilen herhangi bir diken, deri parçası veya yabancı bir cisim varsa yara temizlenmelidir.

    Yarayı temizlemek amacıyla temiz içme suyu tercih edilmelidir, yoksa deniz suyu kullanılabilir.

    Yaralanan bölge dayanılabilecek en sıcak suda 30-90 dakika bekletilmelidir. Acının devam etmesi durumunda sıcak su tedavisi tekrarlanmalıdır.

    Kanama yoksa, yaranın üzeri kesinlikle kapatılmamalı; kanama varsa hemen durdurulmalıdır.

    Yarada enfeksiyon belirtileri varsa bir tıp doktoru gözetiminde tedaviye başlanmalıdır.






    İğneli Vatoz Trakonya, iskorpit gibi, zehir aygıtları sivri ve küçük olan balıkların çarpması sonucu oluşan yara çoğunlukla küçük çaplı, nokta şeklindedir. Zehiri uzaklaştırmak amacıyla yarayı kanatmak oldukça güçtür. Bu durumda yara steril bir kesici aletle genişletilmeli ve mümkün olduğunca

    kanatılmalıdır. Yarayı hemen tuzlu soğuk suyla yıkayarak zehirden arınması sağlanmalıdır. Soğuk, damarları büzerek zehirin yayılmasını önlediği gibi hafif bir anestezik etki de yapar. Turnike uygulamak da zehirin kan yoluyla vücuda dağılmasına engel olacağından yararlı olacaktır. Fakat kan dolaşımına tamamen engel olmamak için turnikenin beş dakikada bir gevşetilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

    Üzgün Balığı

    Korunma Yolları: Trakonya, üzgün, rina ve tiryaki(Kurbağa) gibi balıklar çoğunlukla kum ya da çamura tamamen gömülü olarak yatarlar. Bu tip balıkların yayılım gösterdiği plajlarda dolaşan insanlar için en büyük tehlike, balıkların üzerine basmaktır. Bu nedenle plajlarda yürürken ayağı zeminde sürümek balıkların ürküp kaçmasını sağlayacak ve tehlikeyi kısmen uzaklaştıracaktır. Bu tip balıkların çok yaygın olduğu plajlardaysa elde taşınacak bir sopa yardımıyla zemini yoklamak, balıkları ürküterek kaçıracaktır. Zehirli balıkların oluşturduğu bir diğer tehlike de, bu balıkların orta veya ağlarla yakalanması sırasında ortaya çıkar. Balık sudan dışarıya çıkarılırken, korunma içgüdüsüyle dikenlerini, solungaç kapaklarını açar. Bu yüzden zehirlenmeler genellikle dikkatsizce elleme nedeniyle balık ağdan ya da oltadan çıkarılırken ortaya çıkar.

    Balıklar sınıfı genel olarak kıkırdaklı ve kemikli balıklar olarak iki alt sınıfa ayrılır. Kıkırdaklı ve kemikli balıklar arasındaki en büyük farklardan biri de; kemikli balıkların çoğunda bulunan ve balığın su içinde hareket etmeden dengede kalmasını sağlayan yüzme kesesidir. Kıkırdaklı balıklarda yüzme kesesi yoktur. Bu nedenle orta suda hareket etmeyen bir kıkırdaklı balık, ağır bir kütle gibi aşağıya doğru batar. Yani kıkırdaklı balıklar hareket etmek zorundadırlar. Bu nedenle dibe bağımlı olarak yaşamlarını sürdürürler.

    İğneli vatos( rina balıkları), folya ya da çuçuna balıkları, inek burunlu vatoz ve kazıkkuyruk, ülkemizin zehirli kıkırdaklı balıklarıdır. Bu balıklar 30 cm'den 400 cm'ye kadar değişen vücut çaplarına sahiptirler. Yaşam alanları dibi kumlu, çamurlu, yani yumuşak zemini olan sığ sahillerden, derinliği 200 metreye kadar olan alanlara kadar değişir. Zehirleme aygıtı vücutla kuyruğun birleştiği bölgede bulunur. Zehirlenme, genellikle bu hayvanın üzerine yanlışlıkla basılması sonucu meydana gelir. Özellikle yazın dibi kumlu yerlerde denize girenler bu tür bir tehlikeyle karşı karşıya kalabilirler.

    Üzgün balıkları, iskorpitler, sokar balıkları, tiryaki balıkları ve trakonya balıklarıysa ülkemizin zehirli kemikli balıklarıdır.

    Üzgün balıkları genelde derin sularda yaşarlar ve zehir etkileri diğerlerine göre çok azdır. Bu nedenle yüzücüler ve dalgıçlar için bir tehlike oluşturmazlar. Denizlerimizde 4 türü vardır. Boyları 5 - 50 cm arasında değişir.




    Tiryaki balığı kumlu ve çamurlu zeminlerde kendini zemine gizleyerek sadece gözleri ve ağzın hemen yanında sahte yem olarak kullandığı deri parçası dışarıda kalacak şekilde yaşar. Zehir etkisi diğerlerine oranla daha azdır. Genelde 20-25 cm boylarındadır.



    Sokar balığıysa Kızıldeniz göçmenidir. Ekonomik değeri vardır. Boyu genellikle 15-20 cm arasında değişir. Diğer zehirli balıkların aksine otçul olarak beslenen tek zehirli balıktır. Sırt ve karın yüzgeçlerinin tümü zehir bezleri taşır. Bir ilginç özelliği de öldükten sonra bile zehirinin, etkisini dikenlerinde koruması. Bu yüzden balıkları ağdan alırken bile zehirlenmek mümkün.



    İskorpit balıkları ülkemizde trakonyalardan sonra en kuvvetli zehire sahip balıklardır. Boyları 5-50 cm arasında değişir. Ekonomik değeri yüksektir ve ülkemizde oldukça fazla miktarda tüketilir. Sırt, anal ve karın yüzgeçlerinin hepsi zehir bezleri taşır. Genelde kayalık alanları yaşam alanı olarak tercih ederler. En sığ yerlerden 2000 metreye kadar değişebilen çok geniş bir yayılım gösterirler.

    Trakonyalar veya çarpan balıkları, ülkemizin en zehirli balık grubunu oluşturur. Kumlu çamurlu zeminlerde kendilerini zemine gömerek yaşarlar. En sığ sahillerden 150 metre derinliğe kadar dağılım gösterirler. Genel olarak yazın sığ yerlere, kışınsa derinlere çekilirler. Sahillere yaklaştıkları dönem, deniz faaliyetlerinin yoğun olduğu yaz dönemine rastladığından yüzücüler, dalıcılar ve balıkçılar için tehlike yaratırlar. Birinci sırt yüzgeçleri ve solungaç kapağındaki yüzgeçler zehirlidir. Solungaç kapağının zehiri diğerine oranla 10 kat daha güçlüdür. Dinlenme halindeyken sırt yüzgeci ışınları yatık konumdadır. Ancak ürkütüldüğünde veya tahrik edildiğinde yüzgeç ve solungaç kapaklarını açarlar. Yapılan gözlemlerde, balığın, solungaç kapağı dikenlerini vücut eksenine göre 35-400 açabildiği izlenmiş durumda. En hafif dokunma bile bu balıkların kurbanlarını sokmaları için yeterli. Yapılan bir araştırmaysa, zehirlerinin 0,0004 ml'sinin 250 fareyi öldürebilecek güçte olduğunu ortaya koymuş.
    Balon Balığı


    Takım: Tetraodontiformes
    Familya: Tetraodontidae
    Bilimsel adı: Lagocephalus sceleratus
    Sırtı koyu renkli olup, siyah, kahverengi, üzerinde siyah veya koyu yeşil renkli noktalar bulunmaktadır. Karın kısmı beyazdır. Yanlarda iki gümüş şerit bulunan bu balık, ismini de bu şeritlerden alır. Denizde karşılaşılmaları durumunda zararsız olan bu balıkların yenmeleri durumunda oldukça zehirli oldukları bilinmektedir. Eti tetrodotoksin (TTX) ihtiva ettiğinden kas felci yaparak nefes darlığı yaratabilmekte, dolaşım yetmezliğine bağlı ölümle sonuçlanabilen zehirlenme yaratabilmektedir. Denizde yüzerken veya ellenmesi durumunda herhangi bir tehlike arz etmezler.Oltadan çıkarırken dişlerine dikkat edin.








    Büyük Balık Sıçradığında
    Yakaladığınız büyük bir balıkla oynarken balık sudan dışarı sıçrarsa kamışın ucunu aşşağı indirin.Aksi taktirde misina kopabilir



    Kancanın Sivriliği
    Balık avlarken en önemli unsurlardan biride oltanızdaki kancanın keskinliğidir.Bu keskinliği sık sık kontrol etmeli ve av sırasında çeşitli nedenlerle körelen kancalarınızı yanınızda taşıyacağınız ince bir eğe ile eğeleyin.Kancanın keskinliği ise kanca ucunu tırnağınıza sürerek kontrol edin.Kanca eğer yeterince keskinse kendi ağırlığıyla tırnak yüzeyine sürüldüğünde takılacak ve kaymayacaktır.

    Büyük Balık Kayanın Altında
    Akarsularda büyük balıklar akıntının,oksijenin ve korunağın bir araya geldiği noktaları seçerler.Böyle sularda avlanırken akıntının yemleri durgun ve derin sulara yada korunak sağlayan ağaç,kütük ve kaya gibi nesnelerin yakınına getirdiği bölgeleri seçin ve yemi bu bölgenin biraz yukarısına akıntıya bırakınve doğal bir hareketle hedef bölgeye ilerlemesini sağlayın.

    Bulanık Su Hataları
    Rüzgarla oluşan dalgalar kıyıya vurdukça kıyıda bulanık bir hat oluşur.Bu bulanıklıkta kopup gelen böcek ve benzeri besinler de olduğundan küçük balıkları çeker.Ayruca bulanık su hatları avcı balıklar içinde uygun pusu yerleridir.Yapay yemleri bu hat boyunca çekerek bu balıkları avlayabilirsiniz

    Açık Havada Fotoğraf Çekerken
    Açık havada fotoğraf çekerken fotoğrak makinasının flaşı çoğunlukla otomatik olarak kapalı olur ve çalışmaz.Çoğumuzda açık hava şapka kullandığımızdan fotoğraflarda yüzümüz karanlık çıkar.Bunu önlemek için makinanın flaş ayarını otomatikten çıkartıp açık duruma getirin.Flaş gölgede kalan kısımları aydınlatcağından,tuttuğunuz balıkla çektirdiğiniz fotoğrafta yüzünüz görüncektir.

    Boy Çizmesiyle Suya Düşerseniz
    Boy çizmesiyle suya düşerseniz dönüp yüzmeye çalışmayın.Bunu yerine sırt üstü kaykılarak ayaklarınıza akıntının aşağısına doğrultun ve akıntının sizi götürmesine izin veri.Bu arada el ve ayaklarınızla kendinizi kıyıya yönlendirin.

    Bilgiler ve resimler natten alıntıdır.Rast Gele.





    ................
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    114
    Tecrübe Puanı
    21

    Standart

    ilk resimdeki balığın eti çok lezzetlidir akdenizde nerdeyse 1 kg olanı var sırtındaki mor dikene dikkat edilmeli battığı zaman büyüklüğüne göre zeğiri fazlalaşır hatta felç ve ölüme sebeb verir

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM