4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Amatör Oltacının Baş Belası... İsrail Sazanı

  1. #1
    BALIKÇI Engin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    53
    Mesajlar
    551
    Tecrübe Puanı
    88

    Standart Amatör Oltacının Baş Belası... İsrail Sazanı






    • İsrail Çipurası (Oreochromis niloticus, =Tilapia nilotica, Oreochromis aureus, Oreochromis rendalli) dediğimiz balık nedir?
    Bu isim son on yıllık dönem içerisinde amatör balıkçılar ve halk arasında; Orta ve Kuzey Afrika özelinde Nil havzası orijinli birkaç tropik balık türü için ortak olarak kullanılmaktadır. İlk olarak 70' li yılların sonu ve 80'li yıllar içerisinde ülkemiz coğrafyasında kültüre alınabilir alternatif türlerin denenmesi kapsamında başta İsrail olmak üzere yurt dışından getirilen anaçların çoğaltılması ile ülkemize girmiştir. Başta Çukurova bölgesi olmak üzere ılıman ve yarı ılıman iklim özellikleri sergileyen bölgelerimizde yetiştiricilik çalışmaları yürütülen bu ithal tür 90'lı yılların başında Seyhan Nehrinde de doğal tür kompozisyonları içerisinde lokal gruplar oluşturarak zamanla belirgin bir popülasyon değerine ulaşmıştır.Daha öncesinde ülkemiz coğrafyasında yakın hiçbir akrabasının doğal rezervlerde yer almadığı bu tür piyasa arzı öncesinde halka tanıtılırken tüketici alışkanlıkları ve geleneksel pazar olgusu düşünülerek bilinen ve yadsınmayacak bir isimle tanıtılmıştır. Şeklen en yakın ve halkımızca bilinen bir tür olan çipuraya benzemesi ancak menşeinin de vurgulanabilmesi için "İsrail çipurası" olarak tanıtılmaya başlanmıştır. Bu uydurma isim artık bugün bile söz konusu birkaç tür için ortak olarak kullanılmaktadır.
    • Neden bir kaç tür için aynı isim kullanılmakta?
    Bu soruya verilebilecek en mantıklı yanıt kısaca; söz konusu Oreochromis ve Tilapia cinsi balıkların ithal edilmiş türleri arasında morfolojik (şekilsel) açıdan çok az farklılığın bulunmasıdır. Diğer bir deyişle konuya uzman olmayan insanların rahatlıkla birbiriyle karıştırabileceği kadar benzemelerinden dolayı her birine bir isim vermek yerine hepsi için bir isim verilmesindendir.
    • Peki bir balık için isim uydurmak doğru mudur?
    Eğer söz konusu balık türü bulunduğu ortamda doğal olarak yaşamıyor, getirildiği tarihten öncesinde söz konusu coğrafyada bulunmuyor ise tabi ki isimsiz kalacak değildir. Ancak bu balıkların anavatanlarında kullanılan isimleri yabancı bir isim ise telaffuzu ve harf dizimi Türkçeye uygun değilse bu türü tanımlayıcı yeni bir isim konulabilir.
    Örneğin hepimizin bildiği fakat ülkemiz coğrafyasının doğal bir türü olmayan Gökkuşağı alabalığı" İngilizce' de "Rainbow Trout" olarak anılır. Adında yer alan ekin Türkçe karşılığı olduğu için ismin Türkçeleştirilmesinde teknik bir imkansızlık yoktur. Oysa Yine Gökkuşağı gibi ithal olarak ülkemize Coho Salmon getirilse ve yetiştiriciliği yapılarak pazara sunulsa ne adla satılacak? Hadi salmona karşılık som yada somon sözünü kullandık diyelim, orijinal ismin ön ekinde ki cohoyu ne yapacağız? Muhtemelen birileri Kızılderili dili orijinli olan bu eke bir karşılık bulamayacağı için balığın kendisinin kırmızı ağırlıklı oluşuna dayanarak kızıl somon veya gelincik somu gibi makul ve mantıklı bir isim kullanarak yerel dile sokacak.
    Bu hikayede vurgulanmaya çalışılan olgu bizim hikayemizde de aynı yapıda şekillenerek İsrail çipurasını, balıkçı lugatına sokmuştur. Ancak ben yinede doğrusunu/orjinalini kullanırım diyenler; Oreochromis niloticus, =Tilapia nilotica türleri için Nil tilapyası, Tilapia rendalli için Kızılgöğüslü tilapya, Oreochromis aureus içinse Mavi tilapyayı gönül rahatlığı ile kullanabilirler. Hatta hepsini tanımlayacak nitelikte kısaca Tilapya denilebilir
    İşin bundan sonrası malum; gün gelecek FAO Türkiye çalıştayı doğal rezervlerde yer alan tür listelerini güncellediğinde bir de bakacağız ki israil çipurası yada tilapya; artık hangisi bu ünvan karşılaşmasını kazanmışsa TR - local names klasmanında yerini alacak.

    • Tamam buraya kadar herşey güzel güzel. Peki nedir bu İsrail Sazanı ?
    Yukarıda belirtilen dönemde yurda getirilen ve kültür denemelerine girişilen bu türler belirli geliştirme ve adaptasyon çalışmaları bünyesinde, kontrollü ortamlarda birbirleriyle de çaprazlanarak (çiftleştirilerek) hibrit (melez) döller elde edildi. Bunda amaç kimi zaman bir türün soğuğa dayanıklılığı ile diğer türün hızlı ve yüksek büyüme performansı birleştirmek gibi yetiştiricilik için başarılı ve yüksek verimli döller elde etmekti. Yine bu çalışmalar esnasında görüldü ki; tilapya türleri çok da fazla zorlamaya gerek kalmadan zaten kendi aralarında da çiftleşerek yeni melezler oluşturabiliyor (tıpkı atla eşeğin icabında birbirleri ile çiftleşerek katırları oluşturmaları gibi). İki farklı ebeveyn türün yükselen karakterlerini yansıtan bu döller hem ana-baba özelliklerini taşıyor hem de onlardan farklı ve çoğu abartılı diğer karakterleri barındırıyorlardı.
    Bir sebepten doğal kaynaklarımıza üretim çiftlikleri deşarj suyu ile karışarak hayatta kalmayı başaran bu saf türler hem kendi türleri ile hem de zaten sorunsuz olarak çiftleşebildikleri diğer kardeş tilapya türleri ile de yeni döller oluşturdular. Bu melezlerin çoğu kendi aralarında döl veremeyen (infertil) bireyler olmakla birlikte acı suya (tuzluluğa) daha toleranslı bireyler olarak nehir mansaplarına kadar indiler. Zaten yem ve beslenme konusunda oldukça verimli olan bu tip alanlarda rahatça bol çeşnili bir menüden beslenerek ana-babalarından çok daha iri ve biraz daha farklı formları ile bir melez popülasyonu oluşturmayı başardılar. Bu çiftleşme ve melezleme döngüsü süreklilik arz ettiği süre boyunca da üçüncü bir tür gibi ayrı ve karışık gruplar halinde rezervlerde av vermektedirler.İşte bu İsrail çipurası olarak tanınmış türe benzemekle birlikte ondan daha iri ve bir düzeyde ayırt edilmesini sağlayacak kadar da farklılaşabilmiş hibritlere balıkçılar İsrail sazanı demektedir. Farklı bir mecrada şekillenen Aynalı sazan ile İsrail sazanı aynı mıdır? Sorusunun da cevabı ortaya konulmuş sayılabilir.

    • Yani İsrail sazanı ile Aynalı sazan aynı balık mıdır?
    Hayır aynı balıklar değildir. Hatta İsrail Sazanı sistematik açıdan Sazan bile değildir. Küçük bir ek bilgide vermek gerekirse tüm tilapya türleri (=İsrail çipuraları) akvaryum meraklısı dostların yakından tanıdığı ve piyasada Çiklit adıyla tanınan bilimsel ismi ile Cichlidae familyası üyelerinin büyük ağabeyleridir. Bu balıklara en yakın görebileceğiniz türler bu rengarenk ve çeşidi (varyantı) bol akvaryum balıklarıdır.
    Madem öyle: İsrail çipuraları (=Tilapyalar) ve melezleri İsrail sazanları Türkiye'de nerede bulunurlar?
    Konunun başında da değinildiği gibi aslen Afrika orijinli tropik kuşak balıkları olan tilapyalar ülkemiz doğal coğrafyasında anavatanlarının klimatolojik ve hidrografik özelliklerine en yakın karakterdeki Akdeniz, Orta ve Güney Ege ile Güneydoğu Anadolu'nun batı bölgesinde yer alan nehir ve göl sistemlerinde bulunabilirler. Bilindiği kadarı ile DSİ balıklandırma programında bu türler yer almamaktadır. Dolayısı ile bir yerde bulunulurlukları tamamen bu balıkların kendi gayretleri ve yakın bölgede yürütülen ancak deşarj suyundan izolasyonu tam olarak yapılamamış ticari ve bilimsel araştırma işletmelerinden kaynaklanmaktadır.
    Zaten her zaman doğa bir yolunu bulur ve bu balıklar gün gelir kendisinden beklenmeyen bir adaptasyon, yayılım ve yaşayabilme performansı ile daha soğuk iklim alanlarına ve iç bölgelere de yayılabilir (Kimbilir belki de çoktan yayılmıştır).



    İşte 40 yıllık sazan.Üstte bir adi sazan varyantı olan Aynalı sazan, altta ise zaten iyi bildiğimiz ve halk arasında pullu sazan olarak da tanınan Bayağı sazan.
    Her iki türün latincesi; Cyprinus carpio carpio dur.




    İsrail çipurası (Nil Tilapyası)
    Oreochromis niloticus =Tilapia nilotica
    (bu iki isim bir türe ait sinonimdir farklı kaynaklarda ayrı ayrı anılabilirler)




    İsrail çipurası (Mavi Tilapya)

    Oreochromis aureus




    İsrail çipurası (Kırmızı göğüslü Tilapya)

    Oreochromis rendalli

    İsrail sazanı (Tilapya Azmanı) adı altında yer alan Tilapya melezleri her zaman birebir aynı özellikleri yansıtmadığı ve elimde bunlara ait görsel medya bulunmadığı için Yukarıda resmi görülen üç tilapyanın benzeri bir melez görünüm olarak hayal edilebilir.

    Alıntıdır.
    O. Bahadır ÇAPAR
    Çukurova Üniversitesi

    Su Ürünleri Fakültesi, Temel Bilimler Bölümü
    Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı






    İsrail sazanı olarak bildiğimiz balık türünden görüntüler.

    birgün bi şarkı bi albüm ararsanız kulağınızın pasını silmek isterseniz buyrun
    www.oyunmuzik.com

  2. #2
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Apr 2011
    Mesajlar
    4
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    bu çeşit yurdumuza nasıl girdi bi bilen varmı acaba?

  3. #3
    dökülük

    Standart

    Çok ürüyor ve çabuk büyüyor diye saldılar sulara. İç sular tek türe dönüşmeye başladı.
    Parada eden bir balık değil, geçen sene afala ile bu balığı araştırmıştık.
    Kilosu 60 yada 70 kuruş idi.
    Hangi sivrinin işi bilmiyorum.
    Bir ara öyle bir moda vardı iç suları balıklandırmaya çalışııyorlardı, havuz balıkları bile salındı göllere.
    Herhalde o dönem salındılar.

  4. #4
    Meraklı
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesajlar
    5
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    israili de sevmem balığınıda

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM