PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Denizlerimizde temiz yer yok!!



aFaLa
19.10.08, 22:49
İstanbul Üniversitesi'nin Ege Denizi ve Akdeniz'de başlattığı bilimsel araştırma sonuçlarına göre, denizlerdeki yüzeysel kirlilik ve dip kirliliği çok büyük boyutlarda.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Öztürk'ün başkanlık ettiği 12 bilim adamı, bir hafta önce Çanakkale'de deniz kirliliğine ilişkin bilimsel çalışma başlattı.

Bugüne kadar Güllük ve Gökova körfezleri başta olmak üzere 19 ayrı noktada yapılan çalışmalarda, denizlerdeki kirliliğin nedenleri, boyutları, canlılar üzerindeki etkileri araştırıldı.

Ancak araştırmayla ortaya çıkan kirliliğin boyutları, bilim adamlarını bile şaşırttı. Zira, en temiz bölgelerden biri olarak bilinen Gökova Körfezi'nde 50 metre derinlikten alınan dip çamuru numunesinin yüzeye çıkarılmasıyla ortaya yayılan pis koku ve çamurun görüntüsü, kirlilik oranının beklenenin üzerinde olduğunu gösterdi.

'Terörist yosun' sahnede

Çamurun pis kokusu ve niteliği açısından İzmir Körfezi'ndeki kirliliği aratmadığını belirten İÜ Su Ürünleri Fakültesi Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Bülent Topaloğlu, "en temiz yerlerden biri olarak bildiğimiz Gökova Körfezi'nin ortasından aldığımız numune dip materyali artık balçığa dönüştüğü gibi tek bir deniz kabuklusu ve mikroorganizma yaşama şansı bulamamış ve ölmüş" dedi.

Kızıldeniz'deki 'terörist yosun'un (Caulerpa Racemosa) da Türkiye denizlerine geldiğini ve hızla yayıldığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Topaloğlu, "dip araştırmalarında aşırı kirlenmeler nedeniyle oksijen miktarının zeminde yaşamlarını sürdüren canlılar açısından neredeyse yok denilecek kadar azaldığının ortaya çıkması deniz kirliliğine yönelik tehdidin boyutlarını ortaya koydu" diye konuştu.

Yapılaşma, altyapı sorunları, balık çiftlikleri...

Son 30 yılda Ege ve Akdeniz kıyılarında aşırı yapılaşma görüldüğünü, buna karşılık arıtma tesisleri ve altyapıların tamamlanmadığını aktaran İÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Öztürk de, gerekli fizibilite ve bilimsel araştırmalar yapılmadan, kıyıların 10 metre yakınına kadar kurulan balık çiftliklerinin kirliliğin boyutlarını felakete varan seviyeye taşıdığını söyledi.

Prof. Dr. Öztürk, "Ege ve Akdeniz kıyılarında ikinci konut, belde, kent, tatil sitesi ve turistik tesislerin yüzde 90'ının arıtması denize gidiyor. Yaz aylarında Gökova'da dolaşan 5 bine yakın teknenin sintinelerini boşaltabileceği bir veya iki boşaltım noktası var, bunların büyük bir bölümü sintinelerini denize boşaltıyor. Sığ sulara ve kıyılara kurulan balık çiftlikleri ve ağların zeminde yarattığı tahribat ile kıyılarımıza çok yakın geçen uluslararası nakliye gemilerinin akaryakıtları petrol kirliliği yaratıyor" dedi.

"Deniz araştırmalarına yatırım yok"

Türkiye denizlerinde ilk kez bu kadar detaylı bilimsel araştırma yapıldığını belirten Prof. Dr. Öztürk, denizlerdeki bilimsel araştırmalara marinalarda bağlı olan bir yatın değeri kadar bütçe ayrılmadığını söyledi.

Öztürk, bir ay sürecek çalışmaların ardından bilimsel raporları ve laboratuvar sonuçlarını ilgili bakanlıklara sunarak, acil önlem alınmasını isteyeceklerini söyledi.

İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne bağlı 'Yunus' adlı araştırma gemisiyle yaklaşık 2 bin 500 mil yol katedilerek yapılan araştırmaların Bodrum - Orak Adası - Çökertme - Ören, Karacasöğüt ve Sedir Adası'nı kapsayan Gökova bölümünde, bölgenin dip yapısı ve canlıların yaşamlarını sürdürebilirlik oranları incelendi.

Ayrıca, ağır metal analizi için çamur örnekleri alındı, kıyılardaki balık çiftlikleri ile kafeslerin oluşturduğu dip ve konutların oluşturduğu kıyı tahribatı incelendi.

Bilim adamları, teknolojik cihazlarla donatılan laboratuvarda kimyasal ve biyolojik analizler yapmaya ve sonuçlarını almaya başladı.

Üniversite olarak İstanbul'dan İskenderun'a kadar olan 150 istasyonda Marmara, Ege ve Akdeniz'de deniz suyu kalitesi konusunda çok yönlü, tamamen laboratuvar sonuçlarına dayalı bilimsel araştırmanın boyutlarını ve felaketin büyüklüğünü ilk 19 istasyonda gördüklerini anlatan Prof. Öztürk, "denizlerimizi kirletiyoruz, kirletenlere engel olmadığımız gibi, 'yetmedi, gelin, yatırım yapın, daha da kirletin' diye davetiye çıkartıyor, engellemeye çalışanları ise ayıplıyoruz. 20 yıl önce Gökova Körfezi masmaviydi" dedi.

Prof. Öztürk'ün çözüm önerileri şöyle:

* Araştırmalar artırılmalı
* Küresel ısınmanın Türkiye denizlerine ve turizme etkisi araştırılmalı
* Sahillerin altyapı ve kanalizasyon sorunları çözülmeden tek bir bina yapılmamalı
* Balık çiftliklerinde iyi ve yeterli bilimsel araştırmalar yapılarak yeni bir yapılanmaya gidilmeli