PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : marmarada salya kaykay



aFaLa
25.09.08, 13:53
Marmara’da görülen salya tabakası balıkçıları tedirgin ediyor.
http://www.denizhaber.com.tr/images/news/13895.jpg


http://www.denizhaber.com.tr/images/news/13899.jpg

http://balikcilar.net/attachment.php?attachmentid=182&stc=1&d=1206824816

http://balikcilar.net/attachment.php?attachmentid=183&stc=1&d=1206824849

http://balikcilar.net/attachment.php?attachmentid=184&stc=1&d=1206824886
Marmara Denizi’nde, bilim adamlarının bir "denizanası" türünün sebep olduğunu bildirdikleri, balıkçıların "salya" diye adlandırdığı avlanmayı olanaksız hale getiren ve geçen yıl Marmara’daki balıkçı teknelerinin başka denizlere gitmelerine neden olan "beyaz jelimsi tabaka", yeniden görülmeye başladı.

Önemli balıkçılık merkezlerinden Balıkesir’in Bandırma ilçesinde ihracat ağırlıklı faaliyet gösteren Kocaman Balıkçılık’ın ortaklarından Metin Yalçınkaya, 2007-2008 av sezonunun Marmara Denizi’nde avlanan balıkçılar açısından son derece kötü geçtiğini, bunun özellikle balıkçıların "salya" diye tabir ettikleri beyaz jelimsi maddeden kaynaklandığını anımsattı.

Yalçınkaya, ağlarını çekemez duruma gelen, bu yüzden ava çıkamayan balıkçıların büyük bölümünün geçen yıl Ege ve Karadeniz’e gitmek zorunda kaldığını ifade ederek, sorunun av sezonunun yeni başladığı bugünlerde yeniden baş gösterdiğini bildirdi.

Marmara Denizi’nin kuzeyinde Tekirdağ ve Silivri taraflarıyla, güneyde Marmara Adası civarında, balıkçıların yine "beyaz jelimsi tabaka"yla karşılaştıklarını anlatan Yalçınkaya, bunun sezon için hiç iyi bir haber olmadığını, ancak tabakanın çoğalmamasını ve fırtınalı havalarda dağılmasını umduklarını söyledi.

Yalçınkaya, ilgili bakanlıklar ile üniversiteler ve TÜBİTAK’ın bu konuda çok detaylı araştırma ve inceleme yapması gerektiğine işaret ederek, çözümünün bilimsel açıdan ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin en fazla nüfus yoğunluğuna sahip kentlerinin çevrelediği Marmara Denizi’nin evsel ve endüstriyel atıkların tehdidi altında olduğunu, denizde oksijen oranının giderek azaldığını anlatan Yalçınkaya, Önlem alınmaz ise bu tehlike, sadece balıkçılığı bitirmekle kalmaz, Marmara Denizi’ni ölü bir deniz haline getirir" dedi.

"Balık bol ama dağınık ve derinde"
Yaçınkaya, ağustos ayında bile çaparilere, ağlara vuran palamut yavrularının, bu yıl balığın bol olacağını gösterdiğini, ancak bereketli av ve balığın ucuzlaması için denizin soğuması gerektiğini söyledi. Deniz suyunun sıcak olduğu dönemlerde balığın dağınık ve derinde olduğuna dikkati çeken Yalçınkaya, "Palamut, çinekop, hamsi, sardalya, kolyoz bol olacak. Ama deniz sularının biraz soğuması gerekiyor. Deniz ne kadar soğursa balık sürüleri o kadar toplu hale geliyor, kümeleniyor, o zaman da iyi av veriyor" diye konuştu.

Star

levrekci
25.09.08, 13:54
ne olacak halimiz yaww her geçen sene dahada kötüye gidiyor bu iş

Albatros
25.09.08, 13:56
ewet yaw :(

aFaLa
25.09.08, 14:11
ne olacak halimiz yaww her geçen sene dahada kötüye gidiyor bu iş

artık önlem alınmazsa bu iş bitecek marmarada bütün dereler ve atık sulara belediyeler ve bakanlıklar bir an önce mudale etmesi lazım yoksa marmara bir salya denizi olacak kanallarda bile çalişilmiyor o kadar coğaldı gecen seneden erken cıktı kaykay bu balık fiatlarınada etki edecek sanırsam büyük motorların mantarlarını batırmaya basladı manyat kayıklarının (karadese)çalışan kayıkların torbalarını denizde bırakıp geliyorlar
yakında marmarayı terk edecek balıkçılar ve balıklar bu gidişle

aFaLa
25.09.08, 21:23
Özellikle Marmara’da aylardır yaşanan ve balıkçıların çilesini çektikleri “salya” olayı konusunda bügüne kadar başta siyasi iktidar olmak üzere ilgili ve yetkili hiçbir kurum ve kuruluşun ciddi çalışmasının olmamış olması denizlerimizin sahipsizliğini de ele veriyor… Bilinen ve ortaya konulan tek gerçek ise Marmara’nın artık taşımak zorunda kaldığı kirliliğe isyan ettiği ve adeta bu kirliliği dışarı kustuğu…

2007 yılında Marmara’da ve dolayısıyla Bandırma ve Erdek Körfezi’nde gözlemlenen ve balıkçıların “salya” ya da “kaykay” olarak tanımladığı jelimsi madde ile ilgili kamuoyunda şikayetler ve tartışmalar sürüyor. “Salya” ile ilgili başta TÜBİTAK olmak üzere İstanbul Üniversitesi (İÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin, Sevinç -Erdal İnönü Vakfı’nın, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın bir çok araştırma yaptığı ya da yaptırttığı ve bu çalışmaların kamuoyu ile paylaşıldığı biliniyor.
Konu Meclis’e de taşındı
Marmara Denizi’nde görülen ve balıkçılığı olumsuz etkileyen “salya salgını” konusunu DSP Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı, TBMM gündemine de bir soru önergesi ile taşıdı. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, DSP Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın Marmara Denizi’nde görülen salya salgınıyla ilgili soru önergesini yanıtladı. 2007 yılı Eylül-Ekim aylarından itibaren öncelikle İzmit Körfezi’nde, sonra da Marmara Denizi’nde balıkçılar tarafından kaykay veya salya salgını olarak adlandırılan jelimsi beyaz bir maddenin görülmeye başlandığını belirterek “bu oluşum balıkçılık faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemiş, özellikle ağ gözlerini tıkayarak av veriminin düşmesine ve ağların ağırlaşarak kaldırılmasında sorunlara yol açmıştır.
Bakanlığa göre nedeni belli değil.!
Söz konusu oluşumla ilgili olarak bilim adamlarınca sürdürülen çalışmalar mevcut olup, henüz bu oluşumun nedeni konusunda kesin bir sonuca ulaşılamamıştır. Konuya ilişkin çalışan araştırmacılar, jelimsi beyaz maddeyi, medüz (deniz anası) veya fitoplankton olarak farklı şekilde ortaya koymaktadır” dedi.
Bakanlık hiçbir tedbir almamış.!
Bakan Eker, DSP’li Pazarcı’nın “Marmara Denizi’nde yaşanan salya salgını tehdidi ile ilgili olarak bakanlığınız herhangi bir tedbir almış mıdır?” sorusuna, “konuya ilişkin yapılan araştırmaların ilk sonuçlarından salya salgını oluşumuna ve bunun nedenlerine ilişkin bir sonuca ulaşılamadığından, bakanlığımızca alınmış bir tedbir bulunmamaktadır” yanıtını verdi.
‘Salya’ balıkavını tamamen engellemiyor
Bakan Eker, bilim adamlarınca salya salgınının nedenleri konusunda yapılan araştırmaların yıl ortasına doğru sonuçlanmasının beklendiğini de bildirdi. Eker, DSP’li Pazarcı’nın balıkçıların mağduriyetinin giderilmesi konusunda deniz alanları için de “afet bölgesi” oluşturulmasının düşünülüp düşünülmediğine ilişkin sorusuna ise “Marmara bölgesinde görülen oluşum kapsamında bir afet bölgesi ilanı mümkün görünmemektedir. Bununla birlikte, salya salgını avcılığın tamamen yapılmasını engellememektedir” dedi.
Denizlerimiz Allah’a emanet.!
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in Pazarcı’nın sorularına verdiği yanıtların aslında süpriz bir yanı da yok. Çünkü, üç yanı derya deniz ile çevrili Türkiye’nin denize ve deniz ürünlerine dönük ciddi bir politikası da yok.. Örneğin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın sorumluluğundaki su ürünleri konusunda Bakanlık bünyesinde oluşturulmuş “Su Ürünleri Hizmetleri Daire Başkanlığı” ve bu Başkanlığa bağlı “Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü”ne bağlı “Su Ürünleri Kontrol Şubesi Müdürlüğü”, “Su Ürünleri Hijyen ve Hastalıklarla Mücadele Şube Müdürlüğü” ile “Balıkçılık Teknolojisi ve Yapıları Şube Müdürlüğü”nün bu sıkıntılar ve sorunlarla ilgili yeterli bir idari, teknik ya da bilimsel bir kuruluşu da yok..!
Öztaylan’a duyurulur.!
Bakanlığa bağlı “Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü” Balıkesir İl Tarım Müdürlüğü bünyesinde oluşturulabilmiş değil.. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı,balıkçılık, kirlilik ve sürdürülebilir bir çevre için araştırmalar yapmak üzere 04.07.2005 tarih ve 527 Sayılı olurları ile Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü bünyesinde “Su Ürünleri Bölümü” kurdu.. Bu amaçla Balıkesir İl Özel İdare Müdürlüğüne ait Edincik-Erdek yol kavşağı üzerindeki sosyal tesis Enstitüye kiralanarak, tadilatı bitirtildi. Ancak, Bakanlığın personel olarak 1 laborant tayin ettiği Bandırma Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü, personel yetersizliği nedeniyle yıllardır hizmet üretemiyor. Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü’nün bir su ürünleri mühendisi ile bir kimya mühendisi telebine ise aynı şekilde Bakanlık’tan bugüne kadar hiçbir yanıt verilmiyor.
Bir tek şikayet yok.!
Bandırma İlçe Tarım Müdürü Sefa Uyar da, görev alanlarının “deniz” değil “denizden çıkan ürünler” olduğuna dikkat çekerek, “salya” konusunda bugüne kadar bir tek kişinin bile kendilerine şikayetlerini iletmediğini vurgulayarak, “salya”nın denizden çıkan ürünler üzerinde bir etkisi olup olmadığı yönündeki sorularımızı yanıtsız bırakıyor.. Uyar, “salya” sorununun sadece Bandırma’nın değil Marmara’nın sorunu olduğuna dikkat çekerek, konunun Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü’nün konusu olduğunu belirterek, bu Enstitü’nün de Balıkesir ili genelinde bulunmadığını vurguluyor.
Yapacak birşey yok.!
Balıkesir İl Tarım Müdürü Ruknettin Ceyhun, ‘salya’ konusunda 2008 Ocak ayında yaptığı açıklamada, havaların soğumasıyla birlikte tek hücreli canların denizde beslenmek için besin maddesi bulamaması üzerine ölerek denizin yüzeyinin elastiki bir yapıyla kaplanmasına neden olduklarına dikkat çekerek, denizin zaman içersinde bu tek hücrelileri kendi bünyesinde eriteceğini ancak denizdeki ölü tek hücreli canlı sayısının çok fazla olmasından dolayı bunun zaman alacağını dile getirdi. Marmara ve çevresindeki salyalardan dolayı avlanamayan balıkçıların avlanmak için Ege Denizine açılmak zorunda kaldığına dikkat çeken Ceyhun, salyaların bertaraf edilmesi için yapılabilecek her hangi bir şeyin bulunmadığını söyledi.
Peki, bilim ne söylüyor?
Hidrobiyolog M. Levent Artüz, Sevinç -Erdal İnönü Vakfı desteğiyle yaptığı araştırmalar sonucu, 09.09.2007 - 11.10.2007 tarihleri arasında Marmara Denizi genelinde meydana gelen ve balıkçılar tarafından “salya”, basın tarafından da “deniz yüzeyinde görülen beyaz sıvı tabaka” olarak nitelendirilen olgunun gerçekte karışık bir alg patlaması olduğunu saptadıklarını açıkladı.
Hazırlanan raporda sonuç olarak şu görüşlere yer verildi:
Ana neden: KİRLİLİK.!
“Marmara Denizi’nde, kaldırabileceği yükün üzerine çıkmış olan kirlilik olgusu, tür çeşitliliğinin hızla azalmasına ve dolayısı ile de mevcut türlerin fert adetlerinde patlamalar şeklinde ifade edilebilecek anormalliklere yol açmakta.
Marmara ölüyor.!
Balıkçıların ’salya’ ismini verdikleri ve balıkçılık ekonomisini sarsacak boyutlardaki bu oluşumun da sebebi budur. Bu oluşum kirliliğin direkt bir göstergesi olduğu kadar, sonuçları ile de kirliliği arttırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaptığımız ölçümlerde, Marmara Denizi genelinde söz konusu olgu, biyolojik kütle (biomass) ortalama değerleri 0.5-15m. derinlikler arasında 49.3% kadar ulaştı. Söz konusu canlıların suda erimiş oksijen yetersizliği ve yoğunluk sebebi ile ölmeleri, canlıların parçalanarak sümüksü bir yapının oluşmasına sebep oldu. Bu olgunun olası sonuçları konusunda da şu görüşlere yer verildi:
1) Tüm su kütlesinde suda erimiş oksijen değerlerinin kritik seviyenin altına düşmesi.
2) İçerdikleri biotoksin (biyolojik zehir) dolayısı ile diğer denizel canlılarda kütlesel ölüm vakaları oluşma olasılığı,
3) İritasyon ve diğer uyaranlar dolayısı ile kimi pelajik türlerin olağandışı yer değiştirmeleri (su ürünleri üretimini etkiler),
4) Yoğun mukus yapısı dolayısı ile diğer balık yumurta, larva ve besin olarak değerlendirilen türlere direkt letal etkisi,
5) Besin zinciri yolu ile insana kadar uzanan bir çizgide sağlık problemleri,
6) Av araçlarına verdiği zarar dolayısı ile göreceli su ürünleri istihsal düşüşü..
ÖNLEM ALINMALI
Uzunca bir süredir Marmara Denizi genelinde yaşanan, farklı türlere ait fertlerin sayısal anomalilerine (Noctiluca miliaris “kızıl suları”, Ceratium türlerine bağlı “yeşil su” olgusu, Cnidaria türlerindeki artışlar gibi anomalilere ek olarak ilk defa bu sene kamuoyunun da ilgisine çekecek boyutlarda Rhizosolenia calcar-avis ve Dinophysis caudata, Dinophysis tripos türlerinde yaşandı.
Bu yoğun sümüksü olgunun ancak bir karışım ile hava kabarcıklarını içine hapseden bölümünün su üzerinde gözlenebildiği, esas kütlenin tüm su kütlesine yayılmış olarak bulunduğu ve parçalanma ile birlikte çökerek çok daha derin katmanları da etkileyeceği düşünülecek olursa, durumun vahameti daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bu tip anomaliler Marmara Denizi’nde, özellikle tür çeşitliliğine bağlı hassas dengenin kopmak üzere olduğunun ciddi birer göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle de Dinophysis türleri gibi biotoksin içeren canlılardaki artış ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Acil olarak kalıcı önlemlerin hayata geçirilmesi gerekiyor.” (Cumhuriyet/ Bilim ve Teknik)
Marmara’da kirlilik arttı.!
Hidrobiyolog M.Levent Artüz’de konu ile ilgili yapılan çalışmaları şöyle açıkladı:
“Marmara Denizi’nde kaldırabileceği yükün üzerine çıkmış olan kirlilik olgusu tür çeşitliliğinin hızla azalmasına ve dolayısı ile de mevcut türlerin fert adetlerinde patlamalar şeklinde ifade edilebilecek anormalliklere yol açmaktadır. “Balıkçıların ’salya’ ismini verdikleri ve balıkçılık ekonomisini sarsacak boyutlardaki bu oluşumun da sebebi budur.
“Bu oluşum kirliliğin direkt bir göstergesi olduğu kadar, sonuçları ile de kirliliği arttırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
“09.09.2007 tarihinden 11.10.2007 tarihine kadar tarafımızdan yapılan ölçümlerde Marmara Denizi genelinde söz konusu olgu biyolojik kütle (biomass) ortalama değerleri 0.5-15m. derinlikler arasında 49.3%/l kadar ulaşmıştır. “Söz konusu canlıların suda erimiş oksijen yetersizliği ve yoğunluk sebebi ile ölmeleri, canlıların parçalanarak sümüksü bir yapının oluşmasına sebep olmuştur.”
Yarın çok geç olabilir.!
Hidrobiyolog Artüz’e göre;
“Marmara Denizi ‘anlayana’ son sinyallerini vermektedir. Hatta bunu ’salya-sümük’ yüzümüze haykırmaktadır. Boşalan balık çavalyeleri bir anlamda önümüzdeki senelerin balık durumunun habercisi niteliğindedirler. bir an önce aymazlığı bırakıp, denizlerimize gerçek anlamda sahip çıkmanın zamanı gelmiştir. Unutmamalıdır ki; yarın çok geç olabilir.”(Atlas Dergisi)

meteor
25.09.08, 22:07
“Marmara Denizi ‘anlayana’ son sinyallerini vermektedir. Hatta bunu ’salya-sümük’ yüzümüze haykırmaktadır.

yukarıdaki cümle herşeyi özetlemiş.

aFaLa
25.09.08, 22:39
Hidrobiyolog M.Levent Artüz’de konu ile ilgili yapılan çalışmaları şöyle açıkladı:
“Marmara Denizi’nde kaldırabileceği yükün üzerine çıkmış olan kirlilik olgusu tür çeşitliliğinin hızla azalmasına ve dolayısı ile de mevcut türlerin fert adetlerinde patlamalar şeklinde ifade edilebilecek anormalliklere yol açmaktadır. “Balıkçıların ’salya’ ismini verdikleri ve balıkçılık ekonomisini sarsacak boyutlardaki bu oluşumun da sebebi budur.
“Bu oluşum kirliliğin direkt bir göstergesi olduğu kadar, sonuçları ile de kirliliği arttırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
“09.09.2007 tarihinden 11.10.2007 tarihine kadar tarafımızdan yapılan ölçümlerde Marmara Denizi genelinde söz konusu olgu biyolojik kütle (biomass) ortalama değerleri 0.5-15m. derinlikler arasında 49.3%/l kadar ulaşmıştır. “Söz konusu canlıların suda erimiş oksijen yetersizliği ve yoğunluk sebebi ile ölmeleri, canlıların parçalanarak sümüksü bir yapının oluşmasına sebep olmuştur.”
Yarın çok geç olabilir.!
Hidrobiyolog Artüz’e göre;
“Marmara Denizi ‘anlayana’ son sinyallerini vermektedir. Hatta bunu ’salya-sümük’ yüzümüze haykırmaktadır. Boşalan balık çavalyeleri bir anlamda önümüzdeki senelerin balık durumunun habercisi niteliğindedirler. bir an önce aymazlığı bırakıp, denizlerimize gerçek anlamda sahip çıkmanın zamanı gelmiştir. Unutmamalıdır ki; yarın çok geç olabilir.”(Atlas Dergisi)



burda levent hocamız acıkca söylemiş her seyi

sealbatros
07.10.08, 23:44
:mad::mad:

LüFerCi
08.10.08, 09:52
http://balikcilar.net/showthread.php?t=4080

burda hersey acık olarak belli resimli olarak arkadaşlar....

LüFerCi
13.10.08, 00:12
Marmara da Kaykay Pa


http://www.gundemmedya.com/haber/img/font3_icon.gif (javascript:tsz('article_body','10px')) http://www.gundemmedya.com/haber/img/font2_icon.gif (javascript:tsz('article_body','12px')) http://www.gundemmedya.com/haber/img/font1_icon.gif (javascript:tsz('article_body','14px'))
http://www.gundemmedya.com/haber/files/marmarada-kaykay-panigi.JPG
Yaklaşık iki yıldır denizlerimizin ve balıkçılarımızın kâbusu olan Kaykay hastalığı, başta Gemlik Körfezi olmak üzere tüm Marmara’da etkisini giderek gösterirken, balıkçılar adeta baş belaları olan bu tek hücreli canlılara karşı önlem alınamamasına tepki gösteriyorlar. Gemlik Balıkçılar Derneği Başkanı Hüseyin Dalarel, jelimsi ve sümüksü yapışkan bu maddenin, tek hücreli bir canlı olduğunu ve tüm denizlerimizi giderek sardığını belirterek, “balıkçılarımız bu kaykay nedeniyle çok zor durumdalar. Balık tutmak giderek imkânsız hale geldi. Gırgır tekneleri, karides tekneleri ve küçük balıkçılar elleri boş dönüyorlar. Denizin dibinde ağlara yapışan ve onları yıpratıp, yırtan, ağırlaştıran bu madde deniz canlılarını da tehdit ediyor. Kimsenin önlem aldığı yok” dedi.
Deniz kirliliğin geldiği boyutları gözler önüne seren Gemlik Balıkçılar Derneği Başkanı Hüseyin Dalarel, türlü türlü hastalık ve salgın maddelerin denizlerdeki balık neslini tükettiğini, deniz içindeki oksijeni emdiğini vurgulayarak, “Marmara denizi ve Gemlik Körfezi bu kaykay denilen illet yüzünden bitmek üzere. Balıkçılar kredilerle ayakta durmaya çalışıyorlar. Balık nesli tükeniyor. Bu mikroplara karşı önlem alınmıyor. Eğer tedbir alınmazsa, bu bölgede balıkçılık tarihe karışacaktır ve bu hastalık tüm denizlerimize yayılacaktır. Gerekli önlemlerin alınmasını, mücadelenin başlatılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Gemlik balıkhanesinin Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Görükle’ye taşınmasını da şiddetle eleştiren Hüseyin Dalarel, 300’ün üzerinde balıkçının Gemlik yerine Bursa’ya taşınmasının mantıksız olduğunu belirterek, 4–5 kasa balık için nakliye ücreti, zaman kaybı, telaşlı koşuşturmacalar yaşandığına dikkat çekti. Balık fiyatlarının bu nedenle yüksek olduğunu ve bunun vatandaşları da tıpkı balıkçılar gibi olumsuz etkilediğini bildiren Dalarel, “bir çok balıkçı bu nedenle balığa çıkmamaya başladı, işsizler ordusuna yeni onlar, yeni yüzler katılmaya başladı. Biz Gemlikli balıkçılar olarak yetkililerden Kayıkhane mevkiindeki Barınağın bir an önce betonlaşıp, modern hale getirilerek bunu balık satışlarının yapılması için yine balıkçılara verilmesini istiyoruz. Aksi halde bir yanda deniz kirliliği ve kaykay hastalıkları, diğer yanda da balıkhanenin denizi olmayan Bursa’ya taşınması bölge balıkçılığını sonsuza kadar bitirecektir. Yetkililer bu feryatlarımıza kulak vermeliler, bu sorunlarımızı çözmelidirler” dedi.

LüFerCi
13.10.08, 00:14
Marmara da Kaykay Pa


http://www.gundemmedya.com/haber/img/font3_icon.gif (http://javascript<b></b>:tsz('article_body','10px')) http://www.gundemmedya.com/haber/img/font2_icon.gif (http://javascript<b></b>:tsz('article_body','12px')) http://www.gundemmedya.com/haber/img/font1_icon.gif (http://javascript<b></b>:tsz('article_body','14px'))
http://www.gundemmedya.com/haber/files/marmarada-kaykay-panigi.JPG
Yaklaşık iki yıldır denizlerimizin ve balıkçılarımızın kâbusu olan Kaykay hastalığı, başta Gemlik Körfezi olmak üzere tüm Marmara’da etkisini giderek gösterirken, balıkçılar adeta baş belaları olan bu tek hücreli canlılara karşı önlem alınamamasına tepki gösteriyorlar. Gemlik Balıkçılar Derneği Başkanı Hüseyin Dalarel, jelimsi ve sümüksü yapışkan bu maddenin, tek hücreli bir canlı olduğunu ve tüm denizlerimizi giderek sardığını belirterek, “balıkçılarımız bu kaykay nedeniyle çok zor durumdalar. Balık tutmak giderek imkânsız hale geldi. Gırgır tekneleri, karides tekneleri ve küçük balıkçılar elleri boş dönüyorlar. Denizin dibinde ağlara yapışan ve onları yıpratıp, yırtan, ağırlaştıran bu madde deniz canlılarını da tehdit ediyor. Kimsenin önlem aldığı yok” dedi.
Deniz kirliliğin geldiği boyutları gözler önüne seren Gemlik Balıkçılar Derneği Başkanı Hüseyin Dalarel, türlü türlü hastalık ve salgın maddelerin denizlerdeki balık neslini tükettiğini, deniz içindeki oksijeni emdiğini vurgulayarak, “Marmara denizi ve Gemlik Körfezi bu kaykay denilen illet yüzünden bitmek üzere. Balıkçılar kredilerle ayakta durmaya çalışıyorlar. Balık nesli tükeniyor. Bu mikroplara karşı önlem alınmıyor. Eğer tedbir alınmazsa, bu bölgede balıkçılık tarihe karışacaktır ve bu hastalık tüm denizlerimize yayılacaktır. Gerekli önlemlerin alınmasını, mücadelenin başlatılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Gemlik balıkhanesinin Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Görükle’ye taşınmasını da şiddetle eleştiren Hüseyin Dalarel, 300’ün üzerinde balıkçının Gemlik yerine Bursa’ya taşınmasının mantıksız olduğunu belirterek, 4–5 kasa balık için nakliye ücreti, zaman kaybı, telaşlı koşuşturmacalar yaşandığına dikkat çekti. Balık fiyatlarının bu nedenle yüksek olduğunu ve bunun vatandaşları da tıpkı balıkçılar gibi olumsuz etkilediğini bildiren Dalarel, “bir çok balıkçı bu nedenle balığa çıkmamaya başladı, işsizler ordusuna yeni onlar, yeni yüzler katılmaya başladı. Biz Gemlikli balıkçılar olarak yetkililerden Kayıkhane mevkiindeki Barınağın bir an önce betonlaşıp, modern hale getirilerek bunu balık satışlarının yapılması için yine balıkçılara verilmesini istiyoruz. Aksi halde bir yanda deniz kirliliği ve kaykay hastalıkları, diğer yanda da balıkhanenin denizi olmayan Bursa’ya taşınması bölge balıkçılığını sonsuza kadar bitirecektir. Yetkililer bu feryatlarımıza kulak vermeliler, bu sorunlarımızı çözmelidirler” dedi.

sealbatros
15.10.08, 22:49
aca ba 90 lı senelerde çok cık cık cekıldı ondan mı bu musıbet sey turedı

LüFerCi
04.11.08, 22:12
marmarada kaykay gene görünmeye basladı diyorlar arkadaşlar kıyılarda yok ama acıklarda ve ada cevresinde cok fazla varmiş....

balıkcı ahmet
05.11.08, 12:39
Korfezde kaykay derinlerde cok yoğun duruyor arkadaşlar manyat torbalarını patlatıyor ve ırgat fenerlerini kırıyor kıyılarda su üstü var dıplı deyil gecen seneden az gibi biraz ....

LüFerCi
06.11.08, 10:31
http://www.denizhaber.com/res_upload/1/kkay.jpg


Marmara Denizi'nde artan 'kaykay' balık avcılığını bitirdi

Marmaralı balıkçılar, ağları ağırlaştırarak dibe doğru çeken ve gözeneklerini tıkayan kaykay sorununa çözüm bulmak için bir araya gelecek.

Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği'nin öncülüğünde yapılacak toplantıya Marmara Denizi'nin çevresindeki illerin balıkçı birlikleri ve kooperatifleri iştirak edecek.
Balıkçılar, birkaç yıldır Marmara Denizi'ndeki sorunlarla boğuşuyor. Marmara Denizi'ndeki sorunların başında ise aşırı kirlenme geliyor. Bu nedenle balık sürülerinin oksijenin daha bol olduğu denizlere yöneldiği tahmin ediliyor. Balıkçıların günümüzde en çok yakındığı sorun, denizi kaplamaya başlayan ve avcılığı adeta durma noktasına getiren yapışkan ve jelimsi tek hücreli canlılar. Balıkçıların 'kaykay' adını verdiği bu canlıların oluşumu ve denizlere etkisi konusunda net bilgilere ulaşmak zor. Ama kaykayın balıkçılığa etkisi oldukça büyük.
Denizanasının parçalanmış haline benzeyen bu canlı, balıkçı ağlarının gözeneklerini kapatıyor ve ağırlaşmasına sebep oluyor. Dibe doğru çekilen ağı denizden çekmek de zorlaşıyor. Balıkçılar sorunun biraz daha büyümesi halinde artık Marmara'da avcılık yapamayacaklarını dile getiriyor. Bu sorun nedeniyle son yıllarda avlanmak için Marmara'dan Karadeniz'e giden tekne sayısında da artış görülüyor.
Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜRKOOP) Marmara'da sürdürülebilir balıkçılık için bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle kısa bir süre içinde kaykay hakkında toplantı düzenlenecek.
SÜRKOOP Başkanı Ramazan Özkaya, toplantının Balıkesir ya da Çanakkale'de yapılacağını, çünkü kaykay sorunu ile en çok karşı karşıya kalanların bu şehirlerdeki balıkçılar olduğunu söylüyor. Özkaya, toplantıya Marmara Denizi etrafındaki şehirlerin balıkçılarının, üniversitelerin öğretim üyelerinin ve Tarım Bakanlığı yetkililerinin çağrılacağını belirtiyor. Daha önceden de bu konuda toplantı yaptıklarını anlatan Özkaya, "O toplantıda bazı kararlar alındı. Fakat uygulanmadı. Şimdiye kadar kaykay ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Bu sefer bir çalışma grubu kurulabilir." diyor.







Marmara Denizi'nde artan 'kaykay' balık avcılığını bitirdi

Marmaralı balıkçılar, ağları ağırlaştırarak dibe doğru çeken ve gözeneklerini tıkayan kaykay sorununa çözüm bulmak için bir araya gelecek.

Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği'nin öncülüğünde yapılacak toplantıya Marmara Denizi'nin çevresindeki illerin balıkçı birlikleri ve kooperatifleri iştirak edecek.
Balıkçılar, birkaç yıldır Marmara Denizi'ndeki sorunlarla boğuşuyor. Marmara Denizi'ndeki sorunların başında ise aşırı kirlenme geliyor. Bu nedenle balık sürülerinin oksijenin daha bol olduğu denizlere yöneldiği tahmin ediliyor. Balıkçıların günümüzde en çok yakındığı sorun, denizi kaplamaya başlayan ve avcılığı adeta durma noktasına getiren yapışkan ve jelimsi tek hücreli canlılar. Balıkçıların 'kaykay' adını verdiği bu canlıların oluşumu ve denizlere etkisi konusunda net bilgilere ulaşmak zor. Ama kaykayın balıkçılığa etkisi oldukça büyük.
Denizanasının parçalanmış haline benzeyen bu canlı, balıkçı ağlarının gözeneklerini kapatıyor ve ağırlaşmasına sebep oluyor. Dibe doğru çekilen ağı denizden çekmek de zorlaşıyor. Balıkçılar sorunun biraz daha büyümesi halinde artık Marmara'da avcılık yapamayacaklarını dile getiriyor. Bu sorun nedeniyle son yıllarda avlanmak için Marmara'dan Karadeniz'e giden tekne sayısında da artış görülüyor.
Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜRKOOP) Marmara'da sürdürülebilir balıkçılık için bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle kısa bir süre içinde kaykay hakkında toplantı düzenlenecek.
SÜRKOOP Başkanı Ramazan Özkaya, toplantının Balıkesir ya da Çanakkale'de yapılacağını, çünkü kaykay sorunu ile en çok karşı karşıya kalanların bu şehirlerdeki balıkçılar olduğunu söylüyor. Özkaya, toplantıya Marmara Denizi etrafındaki şehirlerin balıkçılarının, üniversitelerin öğretim üyelerinin ve Tarım Bakanlığı yetkililerinin çağrılacağını belirtiyor. Daha önceden de bu konuda toplantı yaptıklarını anlatan Özkaya, "O toplantıda bazı kararlar alındı. Fakat uygulanmadı. Şimdiye kadar kaykay ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Bu sefer bir çalışma grubu kurulabilir." diyor.




Marmara Denizi'nde artan 'kaykay' balık avcılığını bitirdi

Marmaralı balıkçılar, ağları ağırlaştırarak dibe doğru çeken ve gözeneklerini tıkayan kaykay sorununa çözüm bulmak için bir araya gelecek.

Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği'nin öncülüğünde yapılacak toplantıya Marmara Denizi'nin çevresindeki illerin balıkçı birlikleri ve kooperatifleri iştirak edecek.
Balıkçılar, birkaç yıldır Marmara Denizi'ndeki sorunlarla boğuşuyor. Marmara Denizi'ndeki sorunların başında ise aşırı kirlenme geliyor. Bu nedenle balık sürülerinin oksijenin daha bol olduğu denizlere yöneldiği tahmin ediliyor. Balıkçıların günümüzde en çok yakındığı sorun, denizi kaplamaya başlayan ve avcılığı adeta durma noktasına getiren yapışkan ve jelimsi tek hücreli canlılar. Balıkçıların 'kaykay' adını verdiği bu canlıların oluşumu ve denizlere etkisi konusunda net bilgilere ulaşmak zor. Ama kaykayın balıkçılığa etkisi oldukça büyük.
Denizanasının parçalanmış haline benzeyen bu canlı, balıkçı ağlarının gözeneklerini kapatıyor ve ağırlaşmasına sebep oluyor. Dibe doğru çekilen ağı denizden çekmek de zorlaşıyor. Balıkçılar sorunun biraz daha büyümesi halinde artık Marmara'da avcılık yapamayacaklarını dile getiriyor. Bu sorun nedeniyle son yıllarda avlanmak için Marmara'dan Karadeniz'e giden tekne sayısında da artış görülüyor.
Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜRKOOP) Marmara'da sürdürülebilir balıkçılık için bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle kısa bir süre içinde kaykay hakkında toplantı düzenlenecek.
SÜRKOOP Başkanı Ramazan Özkaya, toplantının Balıkesir ya da Çanakkale'de yapılacağını, çünkü kaykay sorunu ile en çok karşı karşıya kalanların bu şehirlerdeki balıkçılar olduğunu söylüyor. Özkaya, toplantıya Marmara Denizi etrafındaki şehirlerin balıkçılarının, üniversitelerin öğretim üyelerinin ve Tarım Bakanlığı yetkililerinin çağrılacağını belirtiyor. Daha önceden de bu konuda toplantı yaptıklarını anlatan Özkaya, "O toplantıda bazı kararlar alındı. Fakat uygulanmadı. Şimdiye kadar kaykay ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Bu sefer bir çalışma grubu kurulabilir." diyor.

TAKA
06.11.08, 12:58
adalar ve cevresinde cok fazla var salya deniz üstü resmen kaplı duruyor

LüFerCi
09.11.08, 15:34
Kıyılarda bu günlerde coğalmaya basladı kaykay poyraz essede kıyılar sardı hadi hayırlısı artık

LüFerCi
14.11.08, 13:52
kaykay hemen hemen marmaranın her yerinda coğalmaya basladı gene lokal olarak artıyor hadi hayırlısı artık

oltacı tayfun
14.11.08, 16:06
bu hafta bizim limanda artık kimse denize gitmiyor kaykay ve salya yüzünden manyat ağları gelmiyor bu gidişle artık halimiz cok kötüye gidiyor bir an önce bir care bulunması lazım bu olaya arkadaşlar yoksa küçük balıkçı diye birsey kalmayacak....:mad:

TAKA
20.03.09, 21:04
SU an yok gibi duruyor kaykay bakalım eylül ayında ne olacak merak ediyorum cok

özgürdeniz
06.10.09, 10:51
Bu gün saat 16:00 Tuzlada kaykayla ilgili toplantı var.Sürkoop başkanımız ve İstanbul birlik yönetimide orada olacak.

oltacı tayfun
06.10.09, 10:53
Limandamı toplantı....

özgürdeniz
06.10.09, 16:13
evet tuzla limanında.

DENİZHAN
09.02.10, 11:47
Bundan sonra marmara'daki balıkçı meslekdaşlarımız bu kirlilikle yaşamaya alışmalıdırlar. Üzülerek ifade ediyorumki en yetkili ağızlardan alınan ifadelerde bu oluşum marmara da uzun süreli yıllarca sürecek bir kirliliktir. Malesef.

dökülük
09.02.10, 17:02
"Bundan sonra marmara'daki balıkçı meslekdaşlarımız bu kirlilikle yaşamaya alışmalıdırlar. Üzülerek ifade ediyorumki en yetkili ağızlardan alınan ifadelerde bu oluşum marmara da uzun süreli yıllarca sürecek bir kirliliktir. Malesef. "

Bende aynısını düşünüyorum