PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Balıkçılık ve Teknik



aFaLa
10.11.08, 23:08
Bundan 50 yıl önce kurgu bilim yazarlarının bile düşünemediği yöntemlerle ses, ışık, elektrik ve kimyasal maddelerin balık yemi olarak kullanılışı, balığın ayağına giden balıkçı yerine kendi kendilerine fabrikalara konserve olmaya gelen balık sürüleri, iplik kullanılmadan yapılan balık ağlan 2000 yıllık geleneksel balıkçılığın teknolojik gelişmelere paralel olarak artık tarihe karıştığını simgeliyor.

BİR REKOR
Esmer adam telefonun basında avazı çıktığı kadaı bağırıyordu.
— 242 ton mu dediniz t olamaz, yanlısınız var Hiç bir gemi bir günde bu kadar balık yakalayamaz Tartı fişlerini bir kere daha kontrol ediniz.

Hayır! Sebastian Ricardo Vargas'ın tahmin ettiği tartı hatası yoktu Prospera adlı Peru bandıralı balıkçı gemisi o gün tam 242 ton balık yakalamıştı Peru Balıkçılık Örgütü sekreteri Vargas o akşam ülkenin bütün limanlarından gelen raporların toplamını yapınca bir kere daha hayret içinde kalacaktı Takvimler 1 Aralık 1971'i gösteriyordu ve son yırmıdort saat içinde Peru kıyılarında tutulup limanlara getirilen balık 165.000 tona ulaşmıştı Türkiye kıyılarında bir yılda tutulan balık miktarından fazla olan bu rakam bir Dünya rekoru idi ve bugüne kadar geçılemedi.
Pasifik Okyanusundaki akıntıların özelliği olarak çok zengin bir balık yaşamını içeren Peru kıyıları için bu sonuç normal gözükebilir Ne var ki. Dünya balıkçıları İleri teknolojilerin yarattığı olanakları kullanarak Peru kıyılarının özelliğini taşımayan denizlerde de rekor düzeyinde avlanma yapabilmenin uğraşı içindedirler.

http://img179.imageshack.us/img179/9049/balikilikna5.jpg

Batı Alman Scrombrus gornisi bir yüzer fabrikadır. En modern elektronik va akustik aletinde donatılmış olup, aylarca denizde dolaşmak üzere yapılmıştır. Scrombrus her seferde 1000 ton balık yakalayıp işleyerek konserve veya diğer ürünler haline getirebilecek durumdadır.

İZLENEN BALIK SÜRÜLERİ

Genellikle balık avcılığı "Balığın yerini bulma" ve "Balığı yakalama" işlemleri olmak üzere iki kısımda oluşur Balıkçılığın gelişmesi İkinci Dünya Savaşı sonrası endüstriyel gelişmeye uvgun olarak ve bu gelişmenin paralelinde yürümüştür Kurulan balık ürünü fabrikaları İçin düzenli ve ucuz ham madde gereksinmesinin karşılanması ancak düzenli ve ucuz balık avcılığının gelişmesiyle mümkündü.
Balık avcılığına çıkanların en büyük zaman kaybı balık sürülerinin yerini bulmak için oluyordu. Halbuki büyük balıkçı tekneleri o kadar pahalı idi ki, personel ve amortisman masraflarını karşılamak için günde ortalama 10 tonun üzerinde balık tutmaları gerekiyordu.
Ültrasonik dalgaları deniz içine gönderip onların yansıma müddetlerini hesap ederek deniz derinliğini saptayan aletlere "SONAR" dendiğini hepimiz biliriz İkinci Dünya Savaşında sonarlar yoğun balık sürülerinin yarattığı yankılan deniz tabanı veya denizaltı zannedip önemli yanılgılara uğradılar Savaş bittikten sonra sonarların bu mahzuru değerlendirilerek balık sürülerinin yerlerinin saptanması işinde kullanılması düşünüldü. Endüstrinin gelişmesine ayak uydurma zorunlugunda olan balıkçılar zaten kendi tecrübelerini biyologlar, makına elektrik ve gemi mühendislerinin bilgileri ile birleştirerek bir teknolojik çalışma içine girmişlerdi O güne kadar geleneksel balıkçılık yalnız tecrübeye dayanırken şimdi teknolojinin yardımına gereksinme duyuyordu. Derinlik saptayan sonarların balık sürülerinin yerlerini bulan "Sonar İzleyici" ler haline gelebilmesi için yoğun araştırmaların yapılması gerekti.

DAHA GENİŞ OLANAKLAR PEŞİNDE

Bugün balıkçı gemilerindeki sonar izleyiciler o denli gelişmiştir ki balıklara çarparak yansıyan dalgalarla deniz tabanına çarparak yansıyan dalgalar bilgisayarlar tarafından birbirlerinden ayrılır ve ekranda değişik kalınlıkla çizgiler oluştururlar Bu sırada başka bir bilgisayar görülen sürünün yoğunluğunu, büyüklüğünü, hızını yönünü saptayarak geminin bu sürüye yetişmesi için hızının ve yönünün ne olacağı belirler.

http://img209.imageshack.us/img209/1280/balikcilik2wu2.jpg

Dolu bir tarak ağının gemiye çekilmek üzere toplanmış halinin deniz altından görünüşü.

Hemen hemen her modern balıkçı gemisinde vardır bu donanım... Ancak izleyici sonarları izleme yarıçapı 5 mil civarındadır. Halbuki açık denizlerdeki balık sürülerinin hareketini saptamak için bu izleme dairesi yarıçapı yetersiz kalır.
Daha büyük alanların kontrolü için ortak çalışan gemilerden oluşan filolar kuruldu Ne var ki, bu denli büyük yatırımların getirdiği kar oranı düşük oluyor ve balıkçılık endüstrisinin gelişmesini önlüyordu. Daha teknik önlemler gerekliydi.
Balıkların ses çıkardıkları, koku ve tat aldıkları ve bir çok balık türünün bu iş için özel organları geliştiği biyologların dikkatini çekti. Deniz altındaki sesin çok iyi yansıması, bir çok türün sesleriyle bulunması yöntemini getirdi. örneğin balinaların değişik frekanslardaki şarkıları. yunusların tıkırtıları, su kaplumbağalarının ve bazı balık türlerinin davul sesine benzer gürültüleri su altında normal kulakla 2-3 mil uzaktan rahatça duyulabilirken, özel su altı mikrofonları ile 15-20 mil uzaktan seçilebiliyordu. Bunun üzerine balık seslerini içeren arşivler balıkçı gemilerine verildi ve bu gemiler akustik izleyicilerle donatıldı Ayrıca daha büyük alanları kontrol altına almak isteyenler için alıcı, verici telsiz aletleri içeren akustik şamandıralar geliş-lırıld.
Bazı tür balıkların da deniz ısısına karsı çok duyarlı olduğu görüldü örneğin mezit balığı sürüleri 5-13 C, Morina sürüleri ise 1.75-3 C ısısı olan sularda bulunabiliyorlardı. Bu bakımdan deniz suyu ısısının kontrolü çok önemli bir duruma geldi Bir çok devlet bu is için özel meteorolO|i örgütleri kurarken laponlar kızılötesi ışınlarla deniz ısısını uçaktan ölçme yöntemini uygulamaya başladılar Sovyet balıkçıları ise bütün gemilerden toplanan verileri büyük bilgisayarlarda değerlendirerek balıkçı filolarını Moskova'dan yönetme yolunu seçtiler Bu suretle bugün taponların yıllık balık üretimleri 15 milyon tona yaklaşırken Sovyet Rusya'nın da 10 milyon tonu geçmiştir
Son zamanlarda ufak balıkçı tekneleri için son derece güvenli venl bir balık yen bulma yöntemi gelişti Bu kadar büyük teknolojiye sahip Sovyet veya lapon balıkçı gemilerini izlemek..

http://img100.imageshack.us/img100/6712/balikcilik3zu1.jpg

En zengin balık okyanus diplerinde biriken madensel besinlerin su akıntıları veya konvoksiyon yolu ile deniz yüzüne çıktığı noktalarda görülür. Mikroskobik tek hücrelilerden tonlarca ağırlıkta balinalara kadar bütün deniz yaratıktan bir beslenme uğrası içindedirler bu bölgelerde. Bu yaratıkların hemen hepsinden insanlar yararlanabilirler fakat bunlardan etleri lezzetli olduğu için yenenler başka balıkları yiyerek geçinen, diğer bir değişle "etobur" balıklardır.

AVI AYAĞINA GETİRME
Açık denizlerde bu denli rekabet Dünya balıkçılarını başka bir yönteme itti. Balıkların ayaklarına gitmek yerine onları ayaklarına getirme yöntemi. Bunun sonucu da balıkların değişik dış etkiler karşısındaki tutumlarını inceleyen bir bilim dalı doğdu "Balık Psikolojisi".
Balıkları ses, ışık ve kimyasal maddeler etkilemektedir Bunların en etkilisi kimyasal maddeler olmasına rağmen bugün balık avcılığında kullanılan ışık ve ses'dir Balıkları davet eden en etkili sesler karideslerin yemlenirken çenelerinden çıkan ses. acı çeken balık sesi ve çiftleşme seslendir Bu sesler laboratuarlarda bantlara kaydedilir ve balık sürülerinin gelmesi istenilen noktalardan güçlü denizaltı hoparlörleri ile yayınlanır. İyi bir vericinin etki alanı 30 mil çapa kadar erişebilir.

http://img209.imageshack.us/img209/6929/balikcilik4at4.jpg

Modern balıkçı gemilerinin kaptan köprüleri değişik izleme aygıtları ile donatılmıştır. Kaptanlar balık sürülerini bu elektronik ve akustik donanım yolu iki bulup, yakalama işlemini bulundukları yerden yönetirler. Genellikle böyle bir geminin kaptanı tuttuğu balıklan ancak yemek masasında görebilir.

Işık da balıkları çeken ve çok eskiden beri bilinen bir yöntemdir. 2000 yıl önce Egeli denizcilerin meş'aleler yakarak balık avladıkları bilinir. Japonların deniz üzerinde ışıktan bir yol yaparak ve ışıkları balık psikologlarının istediği şekilde yakıp söndürerek balıkları açık denizden kıyıdaki konserve fabrikasının havuzuna sokacak yeni bir yöntemi uygulamakta oldukları da teknik balıkçılığın son haberleri arasındadır.
Sovvet balıkçıları ise balıkları ağ içine aldıktan sonra kaçmamalarını ve kolayca gemiye alınmalarını sağlamak için ışıktan faydalanmaktadırlar Ağın içine indirilen bir balık pompasının haliklar o yöne doğru toplandıkça pompalarla emilerek güverteye alınmaktadır.
Balık tutma yönteminde balıkçıların açık denizlerde kullandıkları yöntemlerden en geneli tarak ağıdır Bu ağ bir torba şeklinde olup balıkçı teknesi tarafından çekilir Eğer bu torba balık sürüsüne rastlarsa tam olarak dolaK Bir çok balıkçı tarak ağlarının önüne ses ışık gibi balıkları davet edici etkenler ilâve ederek daha çok balık tutma olanağını elde ederler.

http://img209.imageshack.us/img209/2396/balikcilik5mv1.jpg

Balıkların alternatif akıma karşı çok duyarlı olmalarından faydalanılarak, iplik ağı kullanmadan balık akımının önüne elektriksel bir engel germek mümkündür. Bu engelle bir noktaya toplanan balıklar, bir balık emme pompası ile gemiye alınır.

DAHA NELER BEKLENİYOR
Balık psikologları ses. ışık, kimyasal maddeler ve elektrik akımına karşı her tür balığın tepkisini inceledikçe yepyeni ilginç sonuçlara varıyorlar. Bu arada kimyasal maddeler, laser ışını ve elektrik akımı balık yerini saptama, çağırma ve tutma işlemleri de çok yakın bir zamanda laboratuar aşamasından çıkmak üzeredirler örneğin yılan balıklarının Marmara Denizi büyüklüğünde bir denize dökülecek bir kaşık alkol veya gülvagından etkilendikleri. Som balıklarının doğduğu nehir sularını yıllar sonra koku yetenekleri ile buldukları anlaşıldı Deniz yüzüne alçak titreşimli ses verildiği vakit balıkların diplere doğru İndiği ve derinliklerini sesin frekansına göre ayarladıkları Japon araştırmacıların son buluşları arasında. Işıkla balıkları bir yöne çekme olanağı da katılınca balık sürülerinin deniz hacminin üç ekseninde kontrolü sağlanmaktadır.
Elektrikten yararlanma ise yepyeni bir yöntemin geliştirilmesini sağladı. Yapılan deneylerde balıkların alternatif akımdan rahatsız oldukları. doğru akım altında kalınca da kuyrukları katoda, başları da anoda bakacak şekilde kuvvet çizgileri üzerinde sıralandıkları görüldü. Bu sonucu ele alan Sovyet balıkçılarının uyguladığı ağsız balık yakalama yöntemi geleneksel balık tutma yöntemini sona erdireceğe benzemektedir.
İnsanlar henüz besin gereksinmelerinin % 43'ünü denizlerden elde ediyorlar. Ne var ki. aç insanların denizler gibi büyük besin depolarına saldıracakları çağlar çok yakınımızda gözüküyor. Gönül ister ki, insanlar modern teknolojilerden yararlanarak denizlerden daha fazla besin elde etme uğraşlarını sürdürürken doğal dengeyi de bozmamayı düşünebilsinler.

Bilim ve Teknik Dergisi, Şubat 1980