AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK BALIKÇILIK POLİTİKASI’NIN UNSURLARI


Ortak Balıkçılık Politikasının çıkış noktası Ortak Tarım Politikası ile birlikte olmuştur. Ancak her ne kadar bu iki politika ortak bir yasal esasa dayalı olsa da, iki politika da birbirinden oldukça farklıdır. Tarımdaki üretim fazlalarının aksine, balıkçılık sınırlı kaynaklarla karşı karşıyadır.

OBP balıkçılığın biyolojik, ekonomik ve sosyal boyutunu dikkate almalıdır. Bu boyutlar stokların korunması ve yönetimi, yapısal politikalar (gemiler, liman tesisleri, balık işleme fabrikaları), ortak piyasa düzenleri, balıkçılık ile ilgili uluslararası ilişkiler ve izleme ve denetleme politikalarını içeren balıkçılık dış politikasıyla ilgilenen beş ana alana ayrılır.

KORUMA POLİTİKASI

Koruma politikasının iki ana amacı vardır: balıkçılık ve su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını geliştirmek ve bu kaynakları Üye Devletler arasında paylaştırmak.

Koruma politikasının farklı boyutları üzerinde odaklanan beş grup yasal unsurla ayırt edilebilir:

Üye Devletlerin balıkçılık sahalarına ve balık stoklarına giriş hakları
Av çabasının sınırlandırılması
Yavru ve anaç balıkların korunmasına ve arzulanmayan yan ürünün avlanmasını önlemeye yönelik kontrol ve yaptırımlar
Yönetmelik veya düzenlemelerin tüm Üye Devletlerde etkin ve eşit olarak uygulanmasını sağlamaya yönelik kontrol ve yaptırımlar
Deniz ve tatlısu habitatları ve koruma altındaki türlerle ilgili çevresel düzenlemeler
Toplam Avlanabilir Av Miktarı (Total Allowable Cathces - TAC)

TAC belirleme, belirli bir bölgede spesifik olarak seçilen bir türün belirli bir mevsim veya periyot süresince avlanabilecek miktarları için maksimum bir seviye tespitini içerir. Filo tarafından yakalanacak tüm balık miktarını doğrudan sınırlamayı amaçlayan bir yönetim aracıdır.

Balıklar gerek doğal sebeplerle, gerekse avcılık sebebiyle öldüğünden balık stoklarının kendini yenilemesi gerekmektedir. Stokları yenilemek üzere yeterli olgunluğa ulaşmış balık olması için, küçük balıkların büyümeye ve üremeye bırakılması gerekir. OBP her yıl güvenli bir şekilde yakalanacak maksimum balık miktarını tespit eder. Toplam müsaade edilebilir av miktarı (TACs) olarak adlandırılan bu maksimum miktarlar belirlenirken, belirli bir zamanda, belirli bir stoktan yakalanabilecek maksimum balık miktarının sabitleştirilmesi gerekir.

AB Üyesi ülkelere verilen Toplam müsaade edilebilir av miktarlarının güncellenmiş bilgileri Komisyonun http://ec.europa.eu/fisheries/public....htmadresinden izlenebilmektedir.

Balıkçı Gemileri Kayıt Yönetmeliği

AB yönetmelik ve direktiflerine uygun olarak her Üye Devlet, Komisyonun Üye Devletlerin ‘filolarının’ büyüklüğünü izlemesi için ulusal, bilgisayar destekli, bayrağını taşıyan gemilerin kaydedildiği bir veri tabanı oluşturmalı ve sürdürmelidir. 10 m’ den büyük ve 50 kg’dan fazla balık avlayan tüm ticari balıkçı tekneleri av seyahatlerinin tamamını kapsayan, günlük olarak doldurulacak bir kayıt defteri tutmak zorundadırlar.

Kayıt uygulaması, balıkçı gemilerinin tanınmasını sağlamaktadır. Gemiler, kendi ulusal yasaları ile uyumlu olarak Devlet tarafından tutulan bir kayıt listesine alınırlar. Filo kayıt sisteminin diğer önemli bir yönü de, Komisyon’ un yasadışı, yönetilmeyen ve kayıt dışı (IUU) avcılıkla mücadelesine desteklemesidir. Uyduya dayalı izleme dahil olmak kontrolü, denetimi ve OBP’nın yürütülmesi, her Üye Devlet tarafından 2004 yılına kadar tamamlanması gereken uzaktan algılama ile gerçekleştirilecektir.

Gemi kayıt sistemi ile ilgili ana belgeler, gemi sicili ve resmi gemi av kayıt (log) defteridir. Gemi sicil belgesi:

•Geminin adı,
•Tipi ve özellikleri,
•Gross tonajı ve net tonajı,
•Sahibinin adı,
•Sicil yeri,
•Donanım kategorisi
•Tayfa-görevleri gibi kayıtları;
ayrıca da:
•Tüm gemi personeli hakkında temel bilgileri,
•Geminin envanteri,
•Seyir bilgileri,
•Av bilgileri
•Teknik ve idari ve gemideki günlük faaliyetlerin detaylarını kapsar.
Bu belgelere göre Komisyon’a aylık olarak bildirilmesi gereken bilgiler :
•Her bir geminin donanım kategorisi;
•Gross Tonaj Kapasitesi (GT) ve her bir gemi için GT-gün olarak av çabası;
•Gemi makinesinin kW etkisi ve her bir gemi için kW-gün olarak av çabası;
•Gemi yapımı, balıkçılığı terk etme, modernizasyon ve gemilerin balıkçılık faaliyetlerindeki değişiklikler gibi nedenlerle kapasitedeki genel değişmeler.
Balıkçılık Bilgi ve İstatistikleri

Av baskısı ve habitat bozulmaları ile ilgili mevcut ticari ve biyolojik baskılar altında balık stoklarının sürdürülebilirliği, rasyonel bir yönetim gerektirmektedir. Yönetimin etkinliği kaliteli bilgi akışına ve bu bilgilerin uygun biçimde analizine (veri dahil) bağlıdır. Bu nedenle yeterli bir veri toplama sistemine ve bilgi dağıtım kanallarına ihtiyaç vardır.

Balıkçılık verilerinin toplanması geleneksel olarak balıkçılıkla ilgili bir “Bakanlık” tarafından yürütülmektedir, fakat su ürünleri araştırma kuruluşları, üniversitelerin balıkçılık bölümleri, resmi balıkçılık birimleri, özel sektör danışmanları veya şirketleri gibi birçok organizasyon ve kuruluş da rol almaktadır.

AB’nin gelişimi ile birlikte balıkçılık verilerinin toplanmasında da giderek artan bir standardizasyon görülmektedir ve bununla ilgili bir mevzuat 1983 yılında yayınlanmıştır (2807/83).

Balıkçılık verilerinin doğrudan elde edilmesinde yararlanılan en önemli araç AB balıkçılık kayıt defteridir (logbook). Veri kayıt sayfası olduğu kadar bilgiler karaya çıkış noktaları ve balık satışlarından de elde edilir. Ayrıca, ICES (Uluslararası Deniz Kaynakları Değerlendirme Konseyi) gibi diğer bazı kuruluşlar da AB’ye veri göndermektedir.

YAPISAL POLİTİKA

Balıkçılık yapısal politikasının amacı;
Kalkınmanın uyumlaştırılması ve işletilmesidir.

Günümüzdeki önceliği;,
AB Balıkçılık filosunun kapasitesini kullanılabilir deniz canlı kaynakları ile uyumlu hale getirmek,

Sektörün yenilenmesi ve filonun yeniden yapılandırılması ile ortaya çıkan sonuçlarla ilgilenmektir.

Yapısal önlemlerin finansmanında temel araç;
Avrupa Balıkçılık Fonu’dur. (European Fisheries Fund)



Avrupa Balıkçılık Fonu

Avrupa Balıkçılık Fonu (EC 1198/2006) [Eski adı ile Balıkçılığın Yönlendirilmesi Mali Aracı Fonu – Financial Instruments For Fisheries Guidance].

1 Ocak 2007 tarihi itibari ile AB 27 Avrupa Balıkçılık Fonundan faydalanmaktadır. 31 Aralık 2013 tarihine kadar bu program devam edecektir.

2004 yılında verilen ABF kanun teklifinde bütçesi 3,9 Milyar Euro olup bugünkü enflasyona göre 4,3 Milyar Euro’dur.

Ulusal bütçeden verilen devlet yardımlarından farklı olarak, Fonda toplanan kaynak proje bazlı olarak dağıtılacaktır. Türkiye üyelikten önce fon alamayacaktır.



Avrupa Balıkçılık Fonu’nun (EFF) Hedefleri

2002 Yılında reforma tabi tutulan OBP’nin başlıca hedeflerine ulaşılmasını sağlamak.
Sektörde yer alanların rekabetçiliğini ve ekonomik anlamda sürdürülebilirliğini güçlendirmek.
Çevre dostu avcılık ve üretim yöntemlerinin geliştirilmesi.
Sektör çalışanlarını uygun araçlar ile desteklemek.
Balıkçılık yoğun bölgelerin sürdürülebilir kalkınmasını teşvik etmek.
Avrupa Balıkçılık Fonu Yapısı ve Öncelik Eksenleri

1.Eksen: Balıkçılık Filosunun Uyumu:

Üye devletler filo uyum planını:

i. kurtarma veya yönetim planları,

ii. acil durum önlemleri,

iii. balıkçılık anlaşmasının yenilenmediği veya uluslararası anlaşmaların getirdiği balıkçılık fırsatlarının veya diğer anlaşmaların kesildiği durumlarda,

iv. balık kaynaklarının korunması ve yönetilmesine yönelik ulusal önlemler,

v. balıkçılık filosundan çıkış için ulusal planlar ,

olduğu takdirde saptarlar.

Filo uyumu planları aşağıdaki durumlar için yardım içerebilir:

a) balıkçı teknelerinin av etkinliklerinin sürekli olarak durdurulması,

b) geçici olarak av etkinliklerinin durdurulması

c) güverte ve seçicilik üzerine yapılacak yatırımlar

d) küçük ölçekli kıyı balıkçılığı önlemleri

e) sosyo-ekonomik önlemler

2. Eksen: Yetiştiricilik, İçsu Balıkçılığı, İşleme ve Pazarlama:

Yetiştiricilik : Yardım için uygun nitelikler

i. Yetiştiricilik üzerine yaratıcı yatırımlar

a. yeni türler

b. çevre dostu yetişitiricilik

c. geleneksel yetiştiriciliğin desteklenmesi

d. çiftliklerin doğal avcılardan korunması amacı ile donanım alınması

e. hayat boyu öğrenme

ii. Su-çevre Önlemleri

a. çevre dostu yetiştiricilik

b. EMAS’a ( Çevresel Yönetim ve Denetim Planı) katılım

c. organik yetiştiricilik

iii. Halk sağlığı önlemleri

a. kati kontaminasyon durumunda yumuşakça üreticilerine tazminat ödenmesi

iv. Hayvan sağlığı önlemleri

a. yetiştiricilikte karşılaşılan hastalıkların yok edilmesi

İçsu Balıkçılığı: Yardım için uygun nitelikler

a. içsu balıkçılığı ve buz üzerinde balıkçılık için yardım

b. iç sularda avcılık yapan teknenin bir başka etkinliğe yönlendirilmesi

c. Birlik tarafından öngörülen geçici olarak av etkinliğinin durdurulmas

İşleme ve Pazarlama: Yardım için uygun nitelikler

a. çalışma şartları, sağlık, hijyen şartları ve ürün kalitesinin yükseltilmesi

b. yetiştiriciliği çevre üzerine olumsuz etkilerinin azaltılması

c. yenilikçi üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ve yeni teknoloji uygulamaları

d. ürünlerin pazarlanması

e. hayatboyu öğrenme

3. Eksen: Ortak Çıkarlara Yönelik Önlemler:

İlkeler:

Ortak çıkarlara yönelik önlemler :

A.normal şartlar altında özel sektör tarafından finanse edilemeyecek etkinlikler

B.Ortak Balıkçılık Politikasının amaçlarına ulaşmada yardımcı olmak

Girişimci:

Özel faydalanıcılar, üreticiler adına hareket eden örgütler, şayet eylem ortak ise tanınmış örgütler.

Yardım için uygun nitelikler:

a. Ortak eylem

b. fauna ve flora’nın korunması ve iyileştirilmesi

c. balıkçı rıhtımları, koruma bölgeleri ve çıkış noktaları

d. yeni pazarların ve promosyon ( ürün tutundurma) kampanyalarının geliştirilmesi

e. pilot projeler

f. balıkçı teknelerinin farklı etkinliklerde görevlendirilmek üzere donanım ve ekipmanda değişim yapılması

Ortak Eylemler: Yardım için uygun nitelikler

a. kaynakların daha iyi yönetimi

b. seçici avlanma ve av araçları

c. kayıp av araçlarının kaldırılması

d. çalışma şartları ve güvenliğinin geliştirilmesi

e. pazarlarda şeffaflık

f. gıda kalitesi ve güvenliğinin artırılması

g. yetiştiricilik yapılan bölgelerin yeniden yapılandırılması-geliştirilmesi

h. yeni öğretim yöntemlerinin geliştirilmesi

i. eşit fırsat olanaklarının geliştirilmesi

4. Eksen: Balıkçılık Yoğun Bölgelerin Sürdürülebilir Kalkınması:

Temel:

A. yerel gelişme stratejileri
B. aşağıdan yukarıya yaklaşım


Amaç:

I. yerel bölgelerdeki sosyo ekonomik sorunların çaresine bakmak

II. ekonomik gönenç ve istihdamın sürdürülmesi

Yardım için uygun alanlar:

a. haliç veya göletler ya da göl veya deniz kıyıları
b. su ürünlerinde belirgin istihdam sağlayan alanlar
c. genel kural olarak NUTS III düzeyinden küçük bölgeler


Üye Devletler Öncelik Alanlarını :

i. nüfus yoğunluğu düşük veya
ii. balıkçılık etkinliklerinin giderek azaldığı
iii. küçük balıkçı birliklerinin
olduğu yerlerden oluşturacaktır.

Yardım için uygun nitelikler:

a. Eksenler 1,2,3 dahilindeki tüm önlemler; tekne etkinliklerinin geçici veya kalıcı olarak durdurulması hariç.
b. balıkçılık bölgelerinin rekabetçiliğinin güçlendirilmesi
c. ekonomik etkinliklerin çeşitlendirilmesi ve yeniden yapılandırılması
d. su ürünlerinde katma değerin artırılması
e. küçük balıkçılık ve turizm alt yapısı ve hizmetler
f. çevrenin korunması
g. doğal afetlerden doğan üretim zararlarının giderilmesi


5. Eksen: Teknik Yardım:

Komisyon tarafından Teknik Yardım:

Bütçesi : Avrupa Balıkçılık Fonu toplam bütçesinin %0.80

Yeni Önlem : Balıkçılık alanlarında sürdürülebilir kalkınma için piyasa oyuncularının ağ

kurması.



Üye Devlet tarafından Teknik Yardım:

Bütçesi : Operasyonel Programda tahmin edilen bütçenin %5’ine kadar.

Yeni Önlem : Ortak Balıkçılık Politikalarının yürütülmesi için kapasite artırımı ve Üye

Devletin Yakınsak Bölgesi için Uygulama (Operasyonel) Plan.



Yardımın Dağıtılmasında Yeni Yaklaşımlar :

I. programlama ve dağıtım süreçlerinin sadeleştirilmesi

II. stratejik yaklaşım

III. mali ilkeler, politikalar ve diğer fonlar ile tutarlılık




Ulusal Stratejik Planlar:

ilgili ortak ve paydaşlara danışılarak Ulusal Stratejik Planın (USP) hazırlanması.
USP’nin hazırlanması sırasında gereksinim duyulan bilgi; Avrupa Balıkçılık Fonu müdahaleleri ve Ortak Balıkçılık politikası alanlarında ağ kurmalıdır.
bilgiler stratejik yatay konulara da dahil edilmelidir.
USP’ler Üye Devletlerin raporları doğrultusunda müzakere konusu olacaktır.


Ulusal Stratejik Planın (USP) İçeriği:

i. Sektörün genel tanımı.
ii. Sektör ve gelişimi için yapılacak SWOT analizi.
iii. Üye Devletin sürdürülebilir balıkçılık için hedef tanımlamaları ve öncelik eksenleri
iv. Ulusal stratejiyi yürütecek kaynakların göstergesi
v. USP’nin izlenmesi, yürütülmesi ve geliştirilmesi için prosedür.


Tablo 2006-2013 Döneminde Üye Ülkeler ve Alt Bölgelerine Ayrılan Kaynak 3.949(milyon €)



ORTAK PİYASA DÜZENİ

Balıkçılık ve yetiştiricilik ürünlerine yönelik ortak pazar organizasyonu

Balıkçılık ve yetiştiricilik ürünlerine yönelik ortak pazar organizasyonu (COM), ortak balıkçılık politikasının (OBP) başlangıçtan bu yana bir parçasını teşkil etmiştir. İlk ortak tedbirler 1970 yılında alınmıştır. O zamandan bu yana ortak pazar organizasyonu, ortak balıkçılık politikasının tam kapsamlı bir bileşeni haline gelmiştir ve balık stoklarının korunması, yapısal politika ve üçüncü ülkeler ile ilişkileri kapsayan temel ilkelerin dördüncü ayağını oluşturmuştur.

Piyasa düzeni, Ortak Balıkçılık Politikasının balıkçılığın sürdürülebilmesini sağlamak ve balıkçılık sektörünün geleceğini güvence altına almak yönündeki genel hedeflerine katkıda bulunmaktadır. Fiyat istikrarı, arz ve talep arasında en uygun dengenin sağlanması, balıkçılık ürünlerinin işlenmesine yönelik endüstrinin giderek artan ihtiyaçlarını sekteye uğratmadan AB üretiminin tercih edilmesi ortak pazar organizasyonunun son yıllardaki en temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu hedeflere ulaşmak üzere ortaya koyulan temel araçlar şunlardır:

· Ortak piyasa standartlarının oluşturulması

· Üretici örgütlerinin desteklenmesi

· Müdahale mekanizmalarına dayanan bir fiyat destekleme sisteminin hayata geçirilmesi

· AB üyesi olmayan ülkelerle bir ticaret rejiminin oluşturulması

Geçen yıllar içerisinde, balıkçılık ve yetiştiricilik ürünlerine yönelik piyasa düzeni ciddi şekilde revize edilmiştir. Belli ürün kategorilerine yönelik tek bir iç pazar kurulacaksa, ortak pazarlama standartlarının kabul edilmesi de bu konuda vazgeçilmez bir ön koşul olacaktır. Bu standartlar, Avrupa Birliği kapsamında balıkçılık ve yetiştiricilik ürünlerine yönelik, birbirleriyle uyumlu ticaret kurallarının belirlenmesini sağlayacaktır. Bunlar, her ürün sınıfına yönelik ortak fiyatların ve kalite düzeylerinin belirlenmesini sağlayarak pazarlama işlemlerine ivme kazandıracaktır.

Fiyat destekleme sistemi başlangıçta pazar organizasyonunun en temel öğeleri arasında yer almaktaydı. Ancak zaman içerisinde bu sistemin yoğunlaştığı faaliyet alanı değişikliğe uğradı. Üreticilere temel bir gelir sağlamak hala önemini korumaktadır; ancak, müdahale mekanizmaları her tür kaynak israfından kaçınılmasını sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.

Balıkçılık ürünlerinin işlenmesine yönelik AB endüstrisinin rekabet gücü, kendisine istikrarlı ve güvenilir tedarikin sağlanmasına bağlıdır. Yerli üretim yeterli düzeyde olmadığından, bu endüstrinin rekabet gücünü sarsmayacak fiyatlar karşılığında ithal kaynaklar temin edebilmesi gerekmektedir. Bu ise üçüncü ülkelerle neden ticaret ilişkilerine girilmesi gerektiğini açıklamaktadır. Ancak bu konuda etkin olabilmek için tarife düzenlemelerinin sürekli olarak takip edilmesi ve en yeni piyasa gereksinimlerine göre uyarlanması gerekmektedir.

Tüketiciler verdikleri paranın karşılığını almak ve satın aldıkları ürünlerin menşei hakkında daha fazla bilgilendirilmek konusunda giderek daha talepkar olmaya başlamışlardır. Bu sebepten dolayı canlı, taze ve dondurulmuş balık ürünlerinin daha bilgilendirici şekilde etiketlenmesine yönelik kanunlar kabul edilmiştir. Tür isimleri, yetiştirme/avlanma yöntemleri (iç su, deniz balıkçığı veya su ürünleri yetiştiriciliği) ve balığın nerede yakalandığı veya yetiştirildiği bilgilerinin verilmesi gerekmektedir.

Doğal balık kaynaklarının daha önce hiç olmadığı kadar sıkıntılı bir dönem geçirdiği günümüzde, pazarın kaynakların akılcı yönetimine daha da fazla destek vermesi gerekmektedir. Dolayısıyla arz ve talep arasındaki dengeyi oluşturmakta merkezi bir role sahip olabilmeleri için üretici örgütlerine giderek daha fazla sorumluluk ve araç verilmeye başlanmıştır. Bu dosyada söz konusu sorumlulukların uygulamada neler oldukları ve belli başlı durumlar ele alınırken tam olarak hangi araçların kullanılabildiği açıklanmaktadır.

Üretici Örgütleri
Üretici örgütleri, su ürünlerine yönelik piyasa düzeninde temel bir yere sahiptir; çünkü, sektör bu organizasyonlar aracılığıyla piyasanın düzenlenmesine ve istikrarın korunmasına katkıda bulunmaya çalışmaktadır.

Üretici örgütleri, ürünlerine yönelik en üstün piyasa koşullarını elde edebilmek üzere balıkçılar veya balık çiftliği işletmecileri tarafından gönüllü olarak kurulmaktadır. Bu organizasyonlara üye olmak zorunlu değildir; ancak, piyasa düzenleme kanunlarına uygun olarak istikrar tedbirleri alındığında sadece üyeler maddi tazminat ve destek imkanından faydalanabilecektir.

Üretici örgütlerinin en önemli rollerinden biri, sektöre verilen destek fonlarını üyeleri arasında paylaştırmaktır. Ancak, üye üreticilerden gelen tedariklerin düzenlenmesi ve bunların pazar gereksinimlerine göre tahsis edilmesi konusunda daha etkin bir rol oynamaları her geçen gün daha fazla talep edilmektedir. Amaç, balıkçılık faaliyetlerinin daha iyi planlanmasını teşvik ederek, hiç talep bulunmayan veya çok az talep edilen türlerin avlanmasını engellemektir. Balık stoklarını korumak ve rekabet gücünü sürdürmek üzere üreticilerin, sadece miktar açısından değil aynı zamanda kalite ve tedarik sürekliliği açısından da pazar gereksinimlerine yönelik bir öngörüye sahip olması gerekmektedir.

Üretici örgütleri, ulusal yetkililerinden resmi tanınma alır. Bunun için, tanınma hakkını kazanabilecek düzeyde ekonomik faaliyete sahip olduklarını kanıtlamaları gerekmektedir. Bu hükme varmayı sağlayan genel kriterler AB çerçevesinde belirlenmiştir ve bunlar her bir Üye Devlet tarafından özel ve somut koşullarla uygulanmaktadır. Bu amaçla tanınma başvurusunu yapan organizasyonun faaliyet alanının kapsamı, işlettiği balıkçı teknelerinin toplam kapasitesi ve karaya çıkarma sıklığı ve miktarı göz önüne alınmaktadır.

Su ürünleri yetiştirme faaliyetlerine yönelik tanınma hakkı talep edildiğinde, üretici örgütünün belli bir üretim alanında temsil ettiği toplam tür veya tür grubu yetiştiriciliğinin yüzde oranının ilgili Üye Devlet tarafından yeterli düzeyde kabul edilmesi gerekmektedir.

Balıkçılara yönelik Yapısal Fon, Balıkçılık Yönlendirme Finansal Fonu (FIFG) üzerinden AB’nin sunduğu finansal destek, en çok 180.000 Euro olmak üzere tanınma hakkı kazanmış üretici örgütlerine veya bu tip öğütlerin birliklerine verilmektedir. Başlangıç yardımı, organizasyonun Üye Devlet tarafından tanınmasından 3 yıl sonra sunulmaktadır. Verilecek desteğin miktarı organizasyonun genel masraflarına ve piyasaya kazandırdığı üretim değerine göre farklılık göstermektedir. Birinci, ikinci ve üçüncü yıllarda sunulacak yardımın aşağıda belirtilen iki sınırı aşmaması gerekmektedir:

· Üretici örgütü tarafından piyasaya sunulan ürünlerin değerinin sırasıyla %3’ü, %2’si ve %1’i. Piyasaya sunulan ürünlerin değeri, üretim değeri ağırlıklı ortalaması ve üretici fiyatı ağırlıklı ortalaması esas alınarak hesaplanan tek bir fiyat üzerinden yıllık olarak belirlenmektedir;

· Organizasyonun kuruluş ve faaliyet dönemlerine ait masraflarının sırasıyla %60’ı, %40’ı ve %20’si.

2. Uygulama Programları


Uygulama programları; üretici örgütlerin, üyelerinin belli türleri hangi oranda avlaması gerektiğini önceden planlamasını ve yakalanan ürünler karaya çıkarıldıktan sonra bunların maddi geri dönüşlerinin nasıl en üstün düzeyde olabileceğinin yollarını aramasını sağlayarak, arz ve talep dengesine yönelik stratejiler geliştirmektedir. Bu programlar, piyasayı daha iyi yönetmelerini sağlayacak bir araç sunarak gerek balıkçılık gerek su ürünleri yetiştiriciliği sektöründe organizasyonun rolünü güçlendirmektedir.

Üretici örgütlerinin avlanma döneminin başlamasından itibaren 7 hafta içerisinde bu uygulama programlarını kendi ulusal yetkili birimlerine sunmaları gerekmektedir. Normal koşullarda bunlar 1 Ocak tarihi itibariyle bütün bir yılın balıkçılık faaliyetlerini kapsamaktadır. Ancak avlanma mevsimi ve takvim yılı başlangıcı aynı zamana rastlamazsa veya uygun zaman dilimi 12 aydan fazla ise istisnalara izin verilmektedir. Bir uygulama programı; bir pazarlama stratejisini, bir av veya istihsal planını, pazarlanması güç olan türlere yönelik özel ihtiyati tedbirleri ve bir dahili cezalandırma sistemini kapsamaktadır.

AB mevzuatı, bir uygulamalı programın hazırlanması ve uygulanmasına yönelik masrafları karşılamak üzere bir maddi tazminat sunmaktadır; ancak, bu tazminatın verilip verilmeyeceğine Üye Devletler karar vermektedir. Bu destek, 1 Ocak 2001 yılı itibariyle tanınma hakkı kazanmış olan üretici örgütleri için 2001-2006 yılları arasında 5 yıl süreyle geçerlidir. Bu, program kapsamında yer alan canlı türlerine göre farklılık gösterecektir.

3. Kaliteyi Artırmaya Yönelik Planlar

Bu mekanizma üretici örgütlerinin kendi ürün kalitelerini artırmalarını teşvik etmek üzere tasarlanmıştır. Bunu gerçekleştireceklerini öne sürdükleri bir plan sunan örgütlere Üye Devletler tanınma hakkı sağlayabilir.

Ürünlerinin kalitesini artırmak üzere teşvik alan üretici örgütleri, aşağıdaki bilgileri göndererek ulusal yetkili birimlerinden özel tanınma hakkı almak üzere başvuruda bulunabilirler:

· Kaliteyi artırma planı kapsamına alınan ürünlerin bir listesi;

· Mevcut sistemdeki eksiklikleri değerlendirmenin yanı sıra kaliteyi artırmaya yönelik önerilerde bulunmak üzere yapılan hazırlık çalışmasının özeti;

· Söz konusu planın balıkçılık ve yetiştiricilik ürünlerine yönelik tüm üretim zincirinde kaliteyi nasıl kayda değer oranda artıracağını açıklayan bir rapor;

· Her aşamada uygulanması gereken tedbirlerin tanımlandığı bir rapor;

· Değerlendirme ve takip ile ilgili kalıcı bir sistem;

· Bütçelendirme tahminleri.

Avrupa Birliği kapsamında kaliteyi artırmak üzere kullanılan yöntemlere; denizde avlanma sürelerinin daha kısa tutulması, kasalara daha az sayıda balık yerleştirilmesi, buzlu paketleme yönteminden daha çok faydalanılması ve üretim zincirinde ürünlere daha az temas edilmesi gibi hususlar örnek gösterilebilir.

Kaliteyi artırmaya yönelik bir planın hazırlanması ve uygulanması ile ilgili olarak AB, balıkçılık sektörüne yönelik Yapısal Fon Avrupa Balıkçılık Fonu üzerinden finansal destek sağlamaktadır. Her Üye Devletteki ulusal programın kapsamına bağlı olarak söz konusu yardım, organizasyonun resmi olarak tanınmasından 3 yıl sonra sunulmaktadır. Birinci, ikinci ve üçüncü yıllarda sunulacak yardımın, bir üretici örgütünün planını hayata geçirmek üzere ihtiyaç duyacağı maliyetlerin sırasıyla %60’ını, %50’sini ve %40’ını aşmaması gerekmektedir. Hak edilen maliyetler, destekleyici ticaret ve muhasebe kayıtları esas alınarak belirlenecektir ve aşağıdaki harcama alanlarını kapsayacaktır:

Planla ilgili hazırlık çalışmaları, taslaklar ve değişiklikler;
Teknik servis ve danışmanlık ile ilgili personel maliyetleri (ücret ve maaşlar, eğitim masrafları, sosyal güvenlik kesintileri ve seyahat masrafları) ve ücretleri;
Haberleşme ve telekomünikasyon;
Ofis malzemesi ve amortisman veya bu tip malzemelerin kiralanmasına yönelik harcırah;
Ürün kalitesini artırmaya yönelik teknikler ve özellikler hakkında üyelerin bilgilendirilmesini sağlayacak tedbirler;
Kalite artırma planının uygulanmasına yönelik olarak örgütün aldığı kararlara uyumlu hareket edilip edilmediğini takip edecek bir sistemin oluşturulması ve hayata geçirilmesi.


4.Piyasaya Müdahale Mekanizmaları

Balıkçılara en azından asgari bir gelir seviyesi sunabilmek amacıyla üretici örgütleri, fiyatlar belli bir düzeyin altına düştüğünde balıkları ve kabuklu deniz ürünlerini piyasadan çekebilirler. Piyasadan geri çekme fiyatı olarak adlandırılan bu oran, piyasaya sunulan her ürün tipi için Komisyon tarafından yıllık olarak belirlenir. Bu fiyat ilk olarak bir rehber fiyat esas alınarak tespit edilir; daha sonra Komisyon önerisi doğrultusunda Bakanlar Konseyi tarafından yıllık bir fiyata sabitlenir. Fiyatlar düştüğünde ve müdahale mekanizmaları devreye girdiğinde, üyeler AB yardımı alan bağlı bulundukları organizasyondan tazminat alır.

Maddi tazminata hak kazanmak için piyasadan kaldırılan ürünlerin resmi kalite kriterlerini karşılaması gerekmektedir. Buna ek olarak söz konusu geri çekme faaliyetleri sadece ürünlerin gereğinden fazla tedarik edildiği istisnai durumlar ile sınırlandırılmalıdır. Tazminat oranı piyasadan çekilen ürünün miktarı ile doğrudan bağlantılıdır; öyle ki piyasadan ne kadar yüksek oranda ürün çekilirse o kadar az tazminat ödenir. Piyasadan çekilen ürünler doğrudan imha edilmez. Genellikle hayvan maması üretiminde kullanılmak üzere satılır. Balıkların ziyan olmaması için üretici örgütleri başka yöntemlere de başvurabilir.

Beş farklı müdahale mekanizması bulunmaktadır.

· Geri çekme

· Erteleme Faaliyetleri

· Üretici örgütleri tarafından bağımsız gerçekleştirilen piyasadan geri çekme ve erteleme faaliyetleri

· Özel Depolama

· Ürün işleme endüstrisine orkinos tedarik eden üreticilere yönelik telafi ödeneği



5. Üretici Örgütlerinin Hizmetine Sunulan Diğer Araçlar

Ortak pazar organizasyonu kapsamında, üretici örgütlerinin seçeneklerini artıran başka araçlar da yer almaktadır. Bu araçların kullanılması Avrupa Komisyonu’nun denetimi altındaki Üye Devletlerin isteğine ve kararına bağlıdır. Söz konusu araçlar şunlardır:

İnhisari tanınma

Üye Devletler küçük çaplı ve sektörle ilgisiz örgütlerin kurulmasını/artmasını engellemek üzere belli bir bölge için tek bir üretici örgütüne inhisarı tanınma hakkı verebilir.

Üye olmayan kişilere sınırlandırmaların getirilmesi

Üretici örgütlerine üyelik isteğe bağlı olduğu için, söz konusu organizasyonların uyguladığı piyasa düzenleme tedbirlerinin üye olmayan balıkçılar tarafından göz ardı edilmesi riski daima bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı, Üye Devletler bazı koşullar altında üye olmayan balıkçılardan belli bir süre boyunca bu kurallardan bazılarına uymasını talep edebilir.

Sektör kollarını birbirine bağlayan organizasyonların kurulması

Geleneksel olarak balıkçılık sektörünün çeşitli kolları arasındaki bölünmeler bu endüstrinin zayıflamasına yol açmıştır. Ancak, tutumlar değişmeye başlıyor. Diğer alanlarda olduğu gibi balıkçılık endüstrisinin, ortak çıkarlara hizmet eden projeler geliştirmek üzere sektör kollarını birbirine bağlayan tanınmış organizasyonlar kurması gerekmektedir. Bunu teşvik etmek üzere AB rekabet kurallarına bir derogasyon getirilmiştir. Dolayısıyla, belli koşullara bağlı olmak kaydıyla, balıkçılık sektöründe yer alan kolları birbirine bağlayan tanınmış organizasyonların anlaşmalar yapmasına, kararlar almasına ve ortak uygulamaya girmesine izin verilmektedir.



BALIKÇILIK KONUSUNDA ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Bu konu OBP’nin en aktif alanıdır ve iç kaynaklar tükenmekte olduğundan gittikçe önem kazanmaktadır. İki ana özelliği vardır:

· Birçok üye olmayan devletlerin ilan ettiği münhasır ekonomik bölgelerin ya da münhasır avcılık alanlarının kurulmasını müteakiben balıkçılık anlaşmalarının sonuçlandırılması;

· Açık denizler gibi münhasır ekonomik bölgelerin dışındaki stokların rasyonel olarak kullanılmasını amaçlayan çeşitli uluslararası konvansiyonlara AB’nin üye ya da gözlemci olarak katılımı.

· Topluluk uzak mesafe balıkçılık gemileri balıkçılık bölgelerinin dışındaki geleneksel sahalarından faydalanma hakkını kaybettikleri durumlarda ikili ve çoklu seviyelerde anlaşmalar gerekli olmaktadır. Böyle gemiler için avlanma hakları, ilgili üçüncü ülkelerin çıkarlarına dayalı çeşitli tazminat şekillerine karşılık olarak birçok Topluluk üyesi olmayan ülkelerle görüşülmüştür (Çizelge 5.1). Rasyonel balıkçılığı sağlamak için Topluluk uluslararası kuruluşlar ve bölgesel balıkçılık kuruluşları ile müzakerelerde bulunmuştur.



Topluluk sürdürülebilir balıkçılığı sağlamada tam olarak rol almak istemektedir. Birkaç bölgesel balıkçılık örgütüne başvurmuştur. Bu örgütlerden bazılarına tam üyedir; diğerlerine ise gözlemci olarak katılmaktadır. Topluluğun üye olduğu kuruluşlar:

· Dünya Tarım ve Gıda Örgütü (FAO)

· Kuzeybatı Atlantik Balıkçılık Örgütü (NAFO)

· Kuzeydoğu Atlantik Balıkçılık konvansiyonu (NEAFC)

· Hint Okyanusu Ton Balığı Komisyonu (IOTC)

· Kuzey Atlantik Salmon Koruma Örgütü (NASCO)

· Uluslararası Baltık Denizi Balıkçılık Komisyonu (IBSFC)

· Antarktik Deniz Canlı Kaynaklarının Korunması Komisyonu (CCAMLR)

· Atlantik Ton Balığının Korunması Uluslararası Konvansiyonu (ICCAT)

· Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM)

· Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)

· Inter-Amerikan Tropik Ton Balığı Komisyonu (IATTC)

· Balıkçılıkla İlgili İzleme, Kontrol ve Gözetim Faaliyetlerinin Koordinasyonu ve İşbirliği Uluslararası Ağı

Bunlara ilave olarak, Topluluk daha sonra Güney Atlantik'te yeni balıkçılık rejimleri oluşturulması için müzakerelere katılacaktır. Topluluk balıkçılık ile global seviyede ilgili olan Dünya Gıda ve Tarım Örgütüne de üyedir.



ORTAK BALIKÇILIK POLİTİKASININ AKDENİZ BOYUTU

Akdeniz’de Balıkçılık Faaliyeti

Akdeniz’de balıkçılık Topluluğun önemli ve hayati bir sektörünü temsil etmektedir. Topluluk balıkçılık filosu tonaj olarak toplam Topluluk balıkçılık filosunun %22’sini, motor gücü bakımından %34’ünü, ve sayı olarak da %46’sını temsil etmektedir. Ortalama olarak, Akdeniz’deki balıkçı teknelerinin uzunlukları, topluluğun diğer kısımlarındakinden daha kısadır. 32.950’den fazla tekne, yani Akdeniz’deki teknelerin yaklaşık % 80’i 12 m’den kısadır. Bu da avların büyük bir kısmı daha büyük, küçük-ölçekli olmayan tekneler olmasına rağmen Akdeniz’e küçük ölçekli bir balıkçılık filosu karakteristiği kazandırmaktadır. Miktar olarak karaya çıkışta Topluluk çıkışlarının %12’si Akdeniz’de gerçekleşmektedir. Ancak karaya çıkışların ekonomik değeri daha yüksektir. Akdeniz’de yakalanan balıkların büyük bir çoğunluğu insan tüketimi için kullanıldığından avlanan küçük balıkların bile yüksek piyasa değeri bulunmaktadır.

Akdeniz’in Özelliği

Akdeniz ve burada yürütülen balıkçılık faaliyetleri Ortak Balıkçılık Politikası altındaki koruma politikası için önemli bir yere sahiptir ve belirli özelliklerle karakterize edilmektedir. Bu özellikler:

· Ulusal suların uluslararası sulara bağıl olarak genişletilmesi

· Paylaşılan balık stokları

· Balıkçılık faaliyetlerinin tüm nitelikleri

· Bilimsel bilginin elde edilebilirliği

· Sportif balıkçılık,
olarak sıralanabilir.

Bu özelliklerin bir kısmı sadece Akdeniz’e has olmasa da bu bölge içerisinde anılmaktadır.

Avrupa Birliği Akdeniz’e ayrı bir önem vermektedir. Akdeniz’deki balık stoklarının korunması ile ilgili belirli teknik önlemlerin alınması için Birlik düzeyinde koruma ve balıkçılık yönetiminin uygulanmadığı yerlerde ilk on yıl içinde geçerli olacak bir politikanın uygulanması öngörülmektedir. Stokları korumak için geliştirici ve ilerleme sağlayıcı yönde, ulusal düzeyde dengeli ve genel uygulamalarla uyumlu kararlar alınabilmesine imkan verecek nitelikte kararlar alarak halen Akdeniz balıkçılığını etkileyen sorunlara çözüm bulunması amaçlanmaktadır. Birlik ayrıca Akdeniz balık stoklarının işletilmesinde kıyısı olan ülkeler ve bölgede avcılık yapan üçüncü ülkeleri de kapsayacak ortak bir yönetim politikası geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Akdeniz’de Uygulanan Ortak Balıkçılık Politikası

Ortak Balıkçılık Politikası içerisinde, yapısal politikalar ve pazar politikası Akdeniz’de diğer Topluluk alanlarındaki ile eşdeğer bir şekilde uygulanmak ve yürütülmektedir. Bu her ne kadar Akdeniz’de bazı durumlardaki uygulaması gecikse de kontrol politikası için de böyledir. Ancak, koruma politikası geleneksel olarak diğer bölgelerdekinden daha farklı yürütülmektedir. Örneğin Akdeniz havzasında OBP’nin ana koruma aracı olan toplam müsaade edilebilir av miktarları (TAC) ve kota sistemi uygulanmamaktadır. Sadece 1998’e kadar sadece mavi ton balığı (orkinos) stoku böyle bir sisteme konu olmuştur. Buna ilaveten kayıt defteri gibi OBP’nin bazı unsurları Atlantik’tekinden daha sonra uygulanmaya başlanmıştır. Bu büyük ölçüde Akdeniz’in yukarıda bahsedilen özgünlüğü ile ilgilidir, ancak bazı durumlarda bu özgünlük, Topluluğun diğer kısımlarında olduğu kadar gerekli ve önemli tedbirleri uygulamadaki başarısızlık için bir mazeret haline gelmiştir. Topluluğun Akdeniz balıkçılığını düzenlenme taahhüdü, diğer balıkçılık faaliyetlerinden daha az değildir.



ORTAK BALIKÇILIK POLİTİKASININ KARADENİZ BOYUTU

Romanya ve Bulgaristan’ın Birliğe katılımı ile AB Karadeniz’deki avcılık faaliyetlerine de dahil olmuştur. 20 Kasım 2009’da gerçekleştirilen AB Tarım ve Balıkçılık Bakanlar Konseyi’nde Romanya ve Bulgaristan için Kalkan Balığı kotaları iki ülke için 48 ton olmak üzere toplam 96 ton olarak belirlenmiş ve birtakım teknik tedbirler ortaya konmuştur (15 Nisan – 15 Haziran arası av yasağı, minimum karaya çıkarma büyüklüğü 45 cm ve 400 mm minimum göz açıklığı). Çaça balığı için toplam müsaade edilebilir av miktarı (TAC) 12.750 t olarak belirlenmiştir.



AB ORTAK BALIKÇILIK POLİTİKASININ GELECEĞİ HAKKINDA YEŞİL BELGE


Avrupa Birliği Komisyonu 22 Nisan 2009 tarihinde AB Ortak Balıkçılık Politikası’nın (OBP) geleceği hakkında bir Yeşil Belge yayımlamıştır. Belge mevcut politikanın eksikliklerini analiz etmekte ve bu eksikliklerin nasıl ele alınması gerektiği konusunda geniş bir kamu istişaresini başlatmaktadır. Balıkçılar ve sektördeki diğer ilgili tarafların dışında bilim adamları, sivil toplum kuruluşları ve ilgili vatandaşlar Avrupa Balıkçılığının geleceği hakkında belgeye 31 Aralık 2009 tarihine kadar cevap vermeye davet edilmektedir. Bu istişare süreci OBP’yi radikal bir reforma götürecek sürecin ilk basamağı olarak değerlendirilmektedir.
Yeşil Belge’nin iki amacı bulunmaktadır:

· Son yıllarda sektörde karşılaşılan zorlukların farkındalığını artırmak

· Balıkçılık düzenlemelerine kamu kesiminden daha yenilikçi ve her kesimin uzlaştığı bir cevap sağlamak

2002 yılında yapılan reformdan itibaren elde edilen ilerlemeye karşın halen birtakım problemlerin neden devam ettiğini analiz eden Yeşil Belge kapsamında ele alınan ana sorunlardan birisi de Avrupa balık stoklarındaki tükenme ve aşırı avcılıktır. Kapasite artışından kaynaklanan sorunlar yanında, mevcut yaklaşımdaki diğer dört yapısal eksiklik de ele alınmaktadır. Bu eksiklikler:

· Özellikle ekolojik sorunlar ve genel denizcilik konuları ile entegrasyon ile ilgili hassas politika hedeflerinin eksikliği

· Fazla merkeziyetçi ve uzun vadeli sürdürülebilirliği zayıflatan kısa vadeli çözümlere odaklanma

· Sanayiye yeterli sorumluluk vermeden çizilmiş olan bir çerçeve

· Balıkçılık kısıtlamaları ile uyum içinde olmayan bir siyasi irade

Komisyon balıkçılıkta daha iyi bir çevresel sürdürülebilirlik sağlanamadığı takdirde gelecek yıllarda bunun sonuçlarının fakirleşen denizler ve ekonomik olarak zayıf bir balıkçılık sanayi olmasından endişe etmektedir. Reform 21. yüzyılda OBP’yi planlasa da faydaları sadece balıkçılar ya da kıyıda faaliyet gösteren toplulukları değil tüm Avrupa vatandaşlarını kapsayacaktır.

Komisyon yasal olarak sadece 2012 yılına kadar OBP’nin bazı bölümlerini gözden geçirme ile sınırlı kalsa da mevcut gelişmeler reform sürecini şimdiden başlatmayı gerekli kılmıştır. 22 Nisan 2009 tarihinde başlayan istişare süreci 31 Aralık 2009 tarihinde sona erecektir. Sonuçların 2010 yılında Komisyon tarafından toparlanmasının ardından Komisyon paydaşlarla istişareyi başlatacak ve bir etki değerlendirme raporu hazırlayacaktır. Bu raporun ardından hazırlanacak yeni bir temel mevzuata ilişkin teklifin 2011 yılının başlarında Avrupa Parlamentosuna sunularak kararın 2012 yılında benimsenmesi beklenmektedir.

Ayrıntılı bilgi ve Yeşil Belge metnine http://ec.europa.eu/fisheries/reform internet adresinden ulaşılabilmektedir.