AYNALI SAZAN YETİŞTİRİCİLİĞİ:



Balık yetiştirme havuzlarında, dışarıdan besin alma devresine ulaşmış
balıklar hayvansal organizmalara ihtiyaç duyar. Bunun için en yaygın
kullanılan metot, havuzların organik ve inorganik gübrelerle
gübrelenmesidir. Çiftlik hayvanları ve kanatlı gübreleri balık
yetiştiriciliği için çok iyi organik gübrelerdir. Kara tarımında
olduğu gibi, gübreleme; havuzlardaki suyun kimyasal yapısını
düzenlemekte, verimliliği arttırmakta, ayrıca gübre doğrudan yem
olarak da (mesela kanatlı gübreleri şeklinde) tüketilebilmektedir.
Balık havuzlarına verilen gübreler arasında kanatlı gübresi en etkili
olanıdır. Ördek gübresi havuz verimliliğini arttırmak için önemli
oranlarda azot, karbon ve fosfor ihtiva etmektedir. Özellikle Çin
kökenli ve iri yapılı Pekin Ördekleri bu konuda yaygın olarak
kullanılan ördek türlerinin başında gelmektedir. Inorganik gübrelerin
ve balık yemlerinin fiyatının artması karşısında balık
yetiştiricileri farklı arayışlara yönelmiştir.



Entegre yetiştirme sistemleri buna örnektir . Entegre yetiştirme
sistemlerinin amacı; verimin çeşitlendirilmesi, doğal kaynaklardan
azami derecede faydalanma ve üretimin devamlılığını sağlamaktır.
Balık-kanatlı şeklinde yapılan yetiştiriciliğin diğer entegre
yetiştirme sistemleri ile karşılaştırıldığında en umut verici metot
olduğu düşünülmektedir. Kanatlı türü olarak genellikle ördek ve kaz
kullanılmaktadır. Balık-ördek entegrasyonu sayesinde balık
yetiştiriciliği yapılan havuzların daha az masrafla gübrelendiği ve
balık yemi maliyetinin önemli derecede düştüğü tespit edilmiştir. Bir
balık havuzu yarı kapalı biyolojik bir sistemdir. Havuzlarda mevcut
olan ve balıklar için zararlı olan organizmalar ördekler tarafından
tüketilir. Doğal besin kaynaklarının protein değerleri yüksek olduğu
için ördek yemlerindeki protein oranı %16-20`den %13-14`e
düşürülmektedir.



Ördekler dışkılarını direkt suyun içine bıraktıkları için havuzların
gübrelenmesini sağlamaktadır. Ördekler günlük yemlerinin %10-20`sini
değerlendiremezler 20-25 g miktarındaki bu değerlendirilemeyen kısım
da doğrudan balıklar tarafından tüketilir. Ördekler ayrıca su
içerisinde zemini karıştırmakta ve bu sayede toprakta bulunan besin
elementlerinin serbest hale gelmesini sağlamaktadır . Balık-ördek
entegrasyonunda, ördeklerin stoklama oranı çeşitli faktörlere bağlı
olarak değişmektedir. Bu faktörlerin başında suyun kimyasal ve
fiziksel özellikleri gelmektedir. Genellikle ortalama olarak stoklama
oranları Batı Avrupa`da 150-500 ördek palazı/ha, Asya`da 750-4000
ördek palazı/ha ve Afrika`da ise 1000-1500 ördek palazı/ha`dır. Alman
bilim adamı Probst, sazan havuzlarında ördek yetiştirmekle, bir
ördeğin yıllık balık üretimini ortalama olarak 0,9-1,7 kg/mu (15 mu=
1 ha) artırdığını tespit etmiştir.



Erzurum Atatürk Üniversitesi`ndeki Araştırmalar



Erzurum Atatürk Üniversitesi`nin Veteriner ve Ziraat Fakültelerinde
yürüttüğümüz çalışmada, balık-ördek entegrasyonu yapılan ve
yapılmayan havuzlarda yetiştirilen Aynalı Sazanlara ait bazı
performans değerlerinin (günlük canlı ağırlık artışı, yem tüketimi,
yemden yararlanma katsayısı, kondisyon faktörü, çatal, standart ve
total boy ölçümleri) ve etin kimyasal kompozisyonunun (ham protein,
ham yağ, ham kül ve kuru madde) karşılaştırılması amaçlanmıştır.
Çalışmada balık materyali olarak 250 adet Aynalı Sazan ve entegre
yetiştirmenin yapıldığı her havuza 6 adet düşecek şekilde Pekin
Ördeği kullanılmıştır. Bu çalışmada balık-ördek entegrasyonu ile
nitrojen, karbon ve fosfor bakımından oldukça zengin olan ördek
gübresinin balık yetiştiriciliği yapılan havuzlarda balık üretiminde %
32,48 gibi önemli bir artışa neden olduğu ve ördek yetiştiriciliği de
yapılarak pazarı olan ikinci bir ürünün alınmasına imkan sağladığı
tespit edilmiştir. Ayrıca sazan etlerinin kimyasal kompozisyonlarının
(kuru madde dışında) yetiştirme şeklinden etkilemediği
belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlardan, balık-ördek entegrasyonu
ile çevresel kirliliğin azalacağı ve balık yetiştiriciliğinde girdi
maliyetinin düşeceği söylenebilir. Pekin Ördeği ve Aynalı Sazan
etinin pazar sorunlarının halledilmesi halinde bu tip üretim
rahatlıkla uygulanabilir.

Kaynak : Ekrem Laçin, M.Sıtkı Aras ekolojimagazin