4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Balık Ağlarının Yolculuğu

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart Balık Ağlarının Yolculuğu

    Balık Ağlarının Yolculuğu

    Dünya yüzeyinin yaklaşık %70’ini okyanuslar, denizler ve diğer su kütleleri oluşturmaktadır. Nüfus artışına paralel olarak gıda gereksiniminin artması, günümüzde su kaynaklarından avcılık ve yetiştiricilik yolu ile yapılan üretimi arttırmıştır. Bu durum balıkçılıkta kullanılan önemli malzemelerden biri olan balık ağına karşı talebi arttırmıştır. Su ürünleri avcılığı gerek denizlerde gerekse iç su kaynaklarında geçmişten bugüne kadar, teknolojiye paralel olarak gelişim göstermiş ve sonuçta gelişen balıkçılık için gerekli olan balık ağı ihtiyacını karşılayan ağ fabrikaları tekstil sanayinin bir alt sektörü olarak yerini almıştır.
    Balıkçılık konusundaki M.Ö. 3000 yıllarına ait ilk belgelerden balık avcılığında doğal materyallerden ağa benzer yapıların kullanıldığı ve bu ağlar yardımıyla basit kıyı sürütme ağlarının yapıldığı kaydedilmektedir . Balıkçılıkta, XVII. yüzyıl sonlarından itibaren yelkenli tekneler kullanılmaya başlanmış, XIX. yüzyıl sonlarında ise buharlı makineler geliştirilmiştir. XX. yüzyıl başlarında bunların yerini dizel motorlar ve makineler almıştır. Balık bulucu araçlarında gelişmesiyle daha geniş alanlarda balık arama ve avcılık yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde artık balıkçılık alanında, uydu teknolojisi, mikroişlemciler gibi yüksek teknoloji olanakları kullanımı ile balık sürülerinin yerlerinin tespiti balıkçı gemilerinin izlenmesi ve kontrolü merkezi olarak yapılabilmektedir

    Balıkçılıkta yaşanan önemli bir diğer gelişme ise sentetik liflerin kullanılmaya başlanmasıdır. Geçmiş dönemlerde ağ ve halat yapımında daha çok pamuk, kendir gibi bitkisel lifler ile yün, ipek gibi hayvansal lifler uzun yıllar ana malzeme olarak balıkçılıkta kullanılmıştır. Fakat XX. yüzyılın ilk yarısında sentetik liflerin geliştirilmesiyle beraber doğal lifler yerini tamamen bu ürünlere bırakmıştır. Sentetik lifler, kimyasal sentezlerle oluşturulan yapay liflerdir. Sentetik lifler doğal liflerle karşılaştırıldığında yüksek kopma dayanımı ve mekanik aşınmaya dayanıklılığı nedeniyle daha geniş bir kullanım alanına sahiptir
    Balıkçılık sektörü içinde özellikle su ürünleri avcılığı; dalyanlar, stoklama havuzları ve yardımcı araçların yapımında çeşitli ağlar ve ağdan yapılan araçlar büyük yer tutmaktadır. Avcılığı yapılan su ürünlerin % 80-90’ı ağdan yapılan av araçları ile yakalanmaktadır. Bu nedenle ilk çağlardan günümüze kadar su ürünleri avcılığında kullanılan ağlar ve bu ağların malzeme ve yapım tekniklerinin gelişimi önem kazanmıştır
    Ağ yapmaya yarayan doğal, kimyasal yolla veya bunların karışımıyla oluşturulmuş, monofilament, bükülmüş veya örülmüş yapıların hepsi ‘ağ iplikleri’ kapsamına girmektedir . Geçmiş dönemlerde ağ ipliklerinin yapımında çeşitli doğal liflerden yararlanılmış, 1940’lı yılların sonuna doğru ise doğal lifler yerini yeni icat edilen ve geliştirilen sentetik liflere bırakmıştır.
    Sentetik elyaf, polimerleşme olayı sonucunda doğada bulunmayan büyük moleküllü bileşiklerin elde edilmesine dayanır. Bu alanda ilk çalışmalar Alman kimyacı Staudinger tarafından 1920 yılında başlatılmıştır. Staudinger, sentetik liflerin molekül yapılarının doğal liflerin molekül yapılarına benzemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Balıkçılık sektöründe ağ yapımında en fazla kullanılan, ilk polimer elyaf olan naylon ise ilk kez 27 Ekim 1938’de resmen açıklanmıştır.
    Türkiye’de yapay elyaf üretimine ise 1949 yılında başlanmıştır. Üretilen elyafın yaklaşık % 90’ı akrilik ve poliester, %10’u ise naylon’dur
    Türkiye’de balıkçılık sektöründe en yaygın kullanılan av araçları grubunu oluşturan ağların üretimine 1962’de başlanmıştır. Halen ülke çapında faaliyette olan 7 adet balık ağı fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrikaların 4’ü İstanbul’da, diğerleri Bilecik, Isparta ve Afyon illerinde bulunmaktadır. Bu çalışmada Türkiye’de balık ağı üretimi yapan fabrikalar yerinde incelenmiş, ayrıca üretim çeşitleri ve kullandıkları teknolojiler de bu kapsama dahil edilmiştir. Türkiyedeki balık ağı fabrikaları ve üretim teknolojileri hakkında yayınlanmış kaynaklar yok denecek kadar azdır.

    Türkiye’de Afyon’da Ağsan, Bilecik’te Yunuslar, Isparta’da Ege Balık Ağları ve İstanbul’da; Çeşit Mensucat, Derya Büküm, Denizciler ve Tunanets olmak üzere 7 adet balık ağı fabrikası vardır. Bu fabrikaların ilki, 1962 yılında faaliyete başlayan Çeşit Mensucat’tır. Daha sonra sırasıyla Derya Büküm (1978), Ağsan (1981), Denizciler (1984), Yunuslar (1996), Ege Balık Ağları (1997) ve Tunanets (2004) kurulmuştur.
    Balık ağı üreten bu 7 adet fabrikanın toplam üretim kapasitesi yılda 3500 tondur. 2006 yılı verilerine göre, toplam balık ağı üretimi yaklaşık 1700 tondur Toplam üretimde Çeşit Mensucat % 25’lik pazar payıyla ilk sırada gelmekte, bunu % 23 ile Denizciler, % 22 ile Yunuslar izlemektedir (Şekil 1).






    Fabrikalarda poliamid, polietilen ve polipropilen balık ağları imal edilmektedir. Balık ağı üretiminde en çok kullanılan sentetik materyal poliamid (naylon) dir. Fabrikaların ihtiyacı olan elyaf hammaddeleri bakımından, özellikle poliamid elyaf hammaddesinin Türkiye’de üretimi yapılmadığından bu konuda dışa bağımlılık söz konusudur. Hammadde olarak lif şeklinde alınan poliamid’i (naylon) ithal ettiğimiz ülkelerin başında Almanya gelmekte, bunu sırasıyla Rusya, Uzakdoğu ülkeleri, Hindistan ve İran takip etmektedir. Ayrıca, çeşitli monofilament (misina) ve polietilen hammaddeleri ise genellikle Fransa, Hindistan ve Uzakdoğu ülkelerinden temin edilmektedir.

    Bir ağ fabrikasında üretimde kullanılan elyaf hammaddesi ilk olarak bobinler halinde ithal edilmektedir. (Şekil 3).






    Daha sonra büküm makinesinde büküm verilerek tek kat iplik elde edilmektedir (Şekil 4).







    Bükme ağ ipliklerinin özelliği, belirli sayıda ve incelikte tek ipliklerin bir araya getirilerek bükülmesinden ibarettir. Ağ ipliklerinin ilk birimi tek kat ipliktir. Liflerden oluşan ipliklerde büküm sayısı arttıkça,
    ipliğin kopma dayanımı yükselmektedir. Ancak bu belli bir büküm derecesine kadar geçerlidir. Kritik büküm derecesi adı verilen bu noktanın üzerinde kıvrımla, iplik kuvvetinden kaybetmektedir. Devamlı lifler ve monofilamentler bükülmedikleri takdirde en yüksek kopma dayanımındadırlar. Ama son ürünün imalatını basitleştirmek ve liflerin bir zarar görmesini engellemek için büküm yapılmaktadır. Ayrıca bunların bükülmesi halinde esneklikleri artmakta, iplikler daha kullanışlı hale gelmekte ve parçalanmaya, bozulmaya karşı daha dayanıklı olmaktadırlar
    Bükümden çıkan iplik katlama makinesine girmekte ve bu makinede çalışılacak denye numarasında ağ ipliği elde etmek için katlı büküm yapılmaktadır (Şekil 5).





    Farklı incelikte ve sayıda tek ipliklerin birleştirilmesi suretiyle çeşitli ölçülerde ağ iplikleri yapılabilmektedir. Monofilamentler dışında tek iplikler balık ağı imalinde kullanılmazlar. İpliğe uygulanan kat sayısı, katlanmış iplik için numarayı ifade etmektedir. Örnek olarak katlamadan sonra elde edilen 0 numara iplik 105 denye, 2-3-4 numara iplik 210 denye, 6 ve yukarısı 420 denye olarak adlandırılmaktadır
    İstenen denye numarasındaki ipliğin bir kısmı disklere sarılmaktadır. Daha sonra katlamadan çıkan iplik ile disklere sarılmış iplik düğümlü dokuma makinesine takılmaktadır (Şekil 6).





    Makinede, mekikteki iplikler katlamadan gelen ipliklerin etrafında düğüm oluşturarak ağ gözü elde edilmektedir. Bu gözlerin birleşimi de ağı meydana getirmektedir.

    Düğümsüz ağ yapımında ise üretim aşamaları düğümlü ağdan tamamen farklı bir şekilde olmaktadır. Hammadde olarak lifler, büküme ve katlama işlemlerine tabi tutulmadan direk çözgü makinesinde düğümsüz dokuma makinesinde kullanılmak üzere bobinlere sarılmaktadır. Daha sonra bobin halindeki lifler dokuma makinesine takılmakta ve istenen büyüklükteki ağ gözleri elde edilmektedir (Şekil 7).





    Dokuma makinesinden çıkan ağlar asılarak kontrol edilmektedir. Üretimden kaynaklanan yırtık gibi hatalar var ise onarılmakta, meramet işlemi yapılmaktadır (Şekil 8).





    Meramet yapılan ağlar daha sonra boyama işlemine tabii tutulmaktadır. Sentetik maddelerin boyanmaları ile ışık emicilerin etkileri arttığından ağların kullanma süreleri uzamaktadır. Bu yüzden ağ materyali çeşitli renklerde boyanabilmektedir. Boyama işleminde ağlar boya kazanlarında asit, su ve boya karışımı ile 250ºC sıcaklıkta 2,5 saat kaynatılarak istenilen renkte boyanmaktadır (Şekil 9).





    Boyamadan çıkan ağlar yıkama kazanlarında yıkanmakta ve açık havada veya santrifüj makinesinde kurutulmaktadır. Kurutma işleminden sonra ağlar germe makinesine girerek varsa nemi alınmakta ve ağ gözünün istenen formda olması için ütüleme işlemi yapılmaktadır. Bu işlem 130-140ºC de gerçekleştirilmektedir. Son olarak ise şiling denen paketleme işlemi yapılmaktadır. Bu işlemde ağlar standart 200 m uzunluğunda paketlenmekte ve ağın yapıldığı materyal, ağ göz açıklığı ve denye numarası belirtilerek etiketlenmektedir (Şekil 10 )






    . Ağlar standartlaştırılmış olup başlangıçtaki göz sayısı ve göz açıklığı ağın bitiminde de aynı olmaktadır. Genelde derinlik, göz adedi olarak tespit edilmekte, boy ise 200 m olarak örülmektedir. Örneğin; gırgır ağları 200 göz derinlikte, 200 m boyunda örülmekte, galsama ağlar ise 100 göz derinlikte 200 m boyunda kumaş halinde hazırlanmaktadır. Bununla beraber, balıkçıların özel taleplerine göre farklı özelliklerdeki ağlar üretilebilmektedir. Bu takdirde ağların uzunlukları, derinlikleri, göz sayıları, göz açıklıkları ve iplik çapları standart ağlardan farklı olabilmektedir.
    Sonuç ve Öneriler
    Türkiye’nin toplam balık ağı üretim kapasitesi yılda 3.500 ton civarındadır. Balık ağı üretimi yapan diğer ülkelere bakacak olursak Uzakdoğu ülkeleri pazarda hakim konumdadır. Çin yılda 40.000 tonluk üretim kapasitesiyle ilk sırada gelmekte, üretimin % 10’u ihraç edilmektedir. Tayland 20.000 tonluk yıllık kapasiteye sahiptir, ihracat oranı % 55 tir. Hindistan’ın yıllık balık ağı üretim kapasitesi 12.000 ton ve ihracat oranı % 10’dur. Bu ülkeler hammaddeyi de kendileri üretmekte, iş gücü ve üretim fazla olduğu için maliyet de düşmektedir. Bununla beraber bu ürünlerin tümü için geçerli olmamakla birlikte genellikle kalite yönünden düşük ürünler olduğu bilinen bir durumdur.
    Ülkemizde balık ağı üretimi yapan fabrikalar sektörün ihtiyacını fazlasıyla karşılayacak kapasitededir. 2006 verilerine göre toplam üretimde Çeşit Mensucat % 25’lik pazar payıyla ilk sırada gelmekte, bunu % 24 ile Denizciler, % 23 ile Yunuslar izlemektedir. Bu fabrikaların teknolojisi de diğer ülkelerle paralellik göstermekte ve üretimde kullandıkları makineler dünyadaki diğer ağ fabrikalarında kullanılanlar ile benzerlik göstermekte ve hatta çoğunlukla aynı marka ve modeldeki makineler kullanılmaktadır. Buna karşın özellikle Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen düşük maliyet ve kalitedeki balık ağları daha ucuz olduğundan balıkçı tarafından fazlasıyla rağbet görmekte ve haksız rekabete yol açmaktadır.



    Fabrikaların ihtiyacı olan özellikle poliamid elyaf hammaddesinin ülkemizde üretimi yapılmadığından bu konuda dışa bağımlılık söz konusudur. Balık ağı üretiminde en çok kullanılan sentetik materyal PA (Naylon) dur. Hammadde olarak lif şeklinde alınan naylonu ithal ettiğimiz ülkelerin başında % 33’le Almanya gelmekte, bunu % 25 ile Uzakdoğu ülkeleri ve % 17 ile Rusya takip etmektedir. Ağ fabrikalarınca üretimi yapılan balık ağlarının hammaddesinin dışarıdan ithal edilmesi maliyeti arttırıcı en önemli etmenlerin başında gelmekte olup yapılan görüşmelerde bütün fabrikaların ortak sorunu olarak bu durum ortaya çıkmaktadır.
    Piyasada bu ağların satışını yapan ve alan balıkçılar arasında farklı fabrikalarda üretilen aynı özelliklere sahip ağlar arasında kalite yönünden farklılıklar olduğu görüşü yaygın olarak mevcuttur. Bu bakımdan üretim aşamalarına belli standartlar getirilmeli, yalnızca iki fabrikada bulunan AR-GE departmanı bütün fabrikalarda kurulmalıdır



    Kaynak
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    REİS LüFerCi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    3.474
    Tecrübe Puanı
    396

    Standart

    paylaşim için teşekkürler
    BüleNt
    İSTANBUL


  3. #3
    Hıcaz

    Standart

    Buranaki; sana bu çalışmandan vede emeğinden dolayı çok teşekkür ediyorum....Çok güzel bir konuyu ele aldın.....kutluyorum....

  4. #4
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart

    Teşekkürler Reis.Bilinçlenmek adına yardımcı oluyorsak ne mutlu.
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 8
    Son Mesaj: 03.03.15, 07:58
  2. Gelibolu’da BALIKÇILIK
    By kenane in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 06.07.10, 19:04
  3. Amatör balıkçılık raporu.!!! (M.Zengin)
    By yeşil in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 19.05.10, 17:23
  4. Denizcilik bakanlığı için kampanya başlatalım...
    By sondakika1 in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 47
    Son Mesaj: 14.04.10, 06:01
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 07.04.09, 21:35

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM