Şafak sökerken o yalnız bir eski tekneciğin
Düğümlü ekli çürük ipleriyle uğraşarak
ılerliyordu; deniz aynı şiddetiyle şırak -
şırak döğüp eziyor köhne teknenin şişkin
Siyah kaburgasını... Ah açlık ah ümid!
Kenarda bir taşın üstünde bir hayal-i sefid
Eliyle engini guya işaret eyleyerek
Diyordu: Haydi nasibin o dalgalarda yürü!

Yürür zavallı kırık teknecik yürür; Yürümek
Nasibin işte bu! Hala gözün kenarda... Yürü!
Yürür fakat suların böyle kahr-ı hiddetine
Nasıl tahammül eder eski hasta bir tekne?

Tevfik Fikret