3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Balıkçıların sorunları benzer nitelikte

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.697
    Tecrübe Puanı
    934

    Standart Balıkçıların sorunları benzer nitelikte

    BALIKÇILARIN SORUNLARI BENZER NİTELİKTE’




    Yalova Üniversitesi Armutlu Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Betül Güroy, ülke genelinde balıkçılık sektörünün ve balıkçıların yaşadığı sorunların hemen hemen aynı olduğunu söyleyerek, “Sorunları bilimsel bazda incelediğimizde; belli karakteristik sorunların farklılıklar göstermesi dışında bölgelerin taşıdığı sorunlar benzer olduğu görülmektedir” dedi..


    Yalova’da düzenlenen “Balıkçılık ve Sorunları” konulu toplantının akademik konuşmacısı olan Dr. Betül Güroy, Türkiye’nin önemli bir su ürünleri potansiyeli olduğuna dikkat çekerek, henüz ortaya çıkmamış saklı bir gücümüz olduğunu kaydetti. Güroy, “Bu gücü kontrollü şartlarda en verimli şekilde kullanmak ve bunun sonucu olarak sürdürülebilir balıkçılık kavramına ulaşmak ve bundan gerek besinsel gerek maddi gelir sağlamak ana hedefimizdir” dedi.

    Türkiye'nin doğal şartları birbirinden farklı denizlerle çevrili olduğunu hatırlatan Güroy, balıkçılığın sürdürülebilir gelişmesi için gerekenleri şu şekilde aktardı:

    “Besin maddelerimiz arasında su ürünleri önemli yer tutmaktadır. Doğal şartları birbirinden farklı denizlerle çevrili, Türkiye'nin önemli bir su ürünleri potansiyeli vardır. Potansiyel olarak kastımız; henüz ortaya çıkmamış saklı gücümüzdür. Bu gücü kontrollü şartlarda en verimli şekilde kullanmak ve bunun sonucu olarak sürdürülebilir balıkçılık kavramına ulaşmak ve bundan gerek besinsel gerek maddi gelir sağlamak ana hedefimizdir. Bu bağlamda balıkçılığımız; sürdürülebilir gelişmesi halinde, hem nüfusumuzun sağlıklı ve zengin proteinli etlerle beslenmesi, hem de ihracat ürünü sağlanması bakımından etkili şekilde önem kazanacaktır.”



    “ÜNİVERSİTE OLARAK DESTEK OLMAYA HAZIRIZ”

    Yalova’da yapılacak her türlü çalışmada Yalova Üniversitesi Armutlu Meslek Yüksekokulu Su Ürünleri Bölümü olarak gerekli bilgi ve araştırma desteği vermeye hazır olduklarını da sözlerine ekleyen Güroy, yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:

    “Marmara kirliği konusunda biyolojik olarak arıtıcılar kullanılarak atık su yönetimi yolu ile Marmara Denizi kontrollü şekilde temizlenme yoluna gidilmelidir.

    Avlanmalar mevsimsel ve bölgesel olmalı ve tür bazında değerlendirmeler yapılarak yasaklamalar yolu ile sabitlenmeli

    Balıkçıların belli bir gelir sürekliliği sağlamaları ve kredi-borç batağından kurtarılmaları için AB’nin önerdiği müktesebat Su Ürünleri Bakanlığı kurulması yolu ile yaslaşmalı ve denetilmeli

    Amaç AB birliğine üye olmak değil balıkçılık sektörünü bilinçsel bir algı ile geliştirmek ve sürdürülebilir kılmak olmalı.”



    “BÜROKRATLARIN GAYRETLERİ YETERLİ DEĞİL”

    Son yıllarda su ürünleri üretiminde görülmeye başlayan olumsuzlukların giderilmesine yönelik olarak ilgili bürokratların iyi niyet ve gayretlerinin yeterli olmadığını dile getiren Dr. Betül Güroy, su ürünleri politikasını oluşturmak ve politik gücü bu yönde yönlendirmek üzere Su Ürünleri Genel Müdürlüğü veya Bakanlığı kurulmasının zorunluluk haline geldiğini belirtti.

    Güroy, konu ile ilgili olarak şöyle konuştu:

    “Özellikle üniversiteler sektöre yetişmiş ve eğitimli eleman yetiştirmek zorundadırlar. Bunun yanında üretimi arttırmaya yönelik gelişmiş teknolojilere uygun araştırmalar yapılmalıdır. Buradan yetişen elemanların kamuya ait araştırma enstitülerinde çalışarak, mevcut üretimi daha da arttırıcı çalışmalara katkıda bulunmaları gerekmektedir. Özellikle yapılan araştırmaların sonuçlarının balıkçıya aktarılması çok önemli bir konudur. Bu amaçla yıl içinde belirli periyotlarda düzenlenecek olan eğitim seminerleri ile bu bilgi birikimleri ve yeni teknolojiler balıkçıya aktarılmalıdır. Su ürünleri sektörü içinde bulunan kişiler bu sorunları ve çözümlerini zaten bilmektedirler. Ancak organize şekilde yönlendirilmiş bir kamuoyu baskısı kurulamadığı ve istekler topluca belirtilip sinerji yaratılamadığı için çözümler hep bir başka bahara kalmaktadır. Bu durumda ilk olarak, bireylerin topluca düşünmesini ve harekete geçmesini teşvik edecek, düzenli organizasyonlara ihtiyaç vardır. Organize olmak, canlılar dünyasında hayatta kalabilmenin en önemli unsurudur. İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özellik, mükemmel bir sosyalleşme yeteneğine sahip olmasıdır. Ve çok barizdir ki, birlikte hareket etmeyen, her kafadan ayrı sesin çıktığı yapılanmalar amaçlanan hedeflere ulaşamazlar.”



    “SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK BİLİNÇLİ BALIKÇILARDAN GEÇER”

    Sürdürülebilir balıkçılık noktasına ulaşmanın öncelikle bilinçli balıkçılardan geçtiğinin altını çizen Güroy, “Bu nedenle eğer herkesin fayda sağlanmasını istiyorsak hem balıkçı, hem sektör, hem yasalar, hem de avlanması amaçlanan su ürünleri türünün durumu yerel ve küresel bazda detaylı olarak incelenmeli ve uygun hale getirilmelidir. Öncelikle bilimsel verilere dayalı durum tespiti yapılmalıdır. Başlangıç olarak bizim yerelimizde mevcut durum detaylı bir anket yapılarak yıl ve yöre bazında kayıt altına alınmalıdır. Ülke bazında sonuca gidilecekse herkes kendi ekmek kapısını yani evini düzene koymalıdır” açıklamasında bulundu.


    “BÖLGELERİN SORUNLARI DA BENZER”

    Güroy, “Mevcut kaynaklarımızı korumak, su ürünlerinden her yıl sürekli maksimum verim alabilmek ve su ürünleri üretiminden gelen miktarı dünya ortalamasına ulaştırmak için su ürünleri politikalarında yapısal iyileştirilmelere ihtiyaç vardır. Ülkemizin genelinde, balıkçılık sektörünün ve balıkçıların yaşadığı sorunlar hemen hemen aynıdır. Bunları bilimsel bazda incelediğimizde; belli karakteristik sorunların farklılıklar göstermesi dışında bölgelerin taşıdığı sorunlar benzer olduğu görülmektedir. Bundan dolayı, buradaki sorunlara değinilirken aslında ülke genelindeki sorunlara da değinilmiş olacaktır” dedi.



    Yalova Üniversitesi Armutlu Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Betül Güroy, açıklamasını “Türkiye ve Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası İlişkisi” açısından şu şekilde değerlendirdi:

    “Balıkçılık sektörü Türkiye’nin AB üyeliğine uyum süreci içinde yapacağı yolculuğun önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Konunun Türkiye için en zorlayıcı yönü senelerce tarım sektöründe olduğu gibi balıkçılıkta da makro düzeyde bir Türk Balıkçılık Politikası çerçevesi bulunmamasıdır. Politika olarak örneğin kişi başına balıkçılık ürünleri tüketiminin x miktarda dünya ortalamasına ulaştırılması ya da balıkçılıkla uğraşan kesimlerin gelirlerinin y düzeyine yükseltilmesi gibi hedeflerin belirlenmesi gerekmekte, fakat bu tür makro hedefler bulunmamaktadır.

    Avrupa Komisyonu tarafından 9 Kasım 2005 tarihinde açıklanan Türkiye hakkındaki İlerleme Raporu’nda Türk balıkçılık sektörünün uyum durumu şu şekilde ifade edilmiştir:

    • Türkiye, balıkçılık alanında mevzuatının müktesebat ile uyumlaştırılması konusunda önemli bir ilerleme sağlamamıştır. Kaynak ve filo idaresi, denetim ve kontrolü, yapısal eylemler, fiyat destek rejimi ve devlet yardımı konularında müktesebatın uygulanması başlamamıştır.

    • Türkiye’de balıkçılık sektörünün idari yapıları, balıkçılık yetkilerinin değişik bakanlıklar arasında dağılmış olmasından kaynaklanan güçlükler nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Bunun yanında yapının dağınık olması ve sorumlulukların dağılımı etkili bir yönetim için katkı sağlamamaktadır.

    • Türkiye, kaynak idaresi ve gerekli denetim ve kontrol kapasitelerini yükseltme çabalarını artırmalıdır. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerinin belgelendirme ve kayıt işlemleri daha da iyileştirilmelidir.

    • 12 metre altındaki balıkçı tekneleri açık deniz balıkçılığında (Akdeniz, Karadeniz ve Ege Denizi) kullanılamaz. Ayrıca uluslararası deniz balıkçılığında tekneler en az 20 metre olmalıdır.

    • Kaçak balıkçılığı önlemek için avlanan balıklar daha önceden tanımlanmış ofisten birine kayıt ettirilmeli. Türkiye de bu uygulamaya geçerse balıkçılar avladıkları balıkları o bölgenin ofisine kayıt ettirmeden ilerleyemeyeceklerdir.

    • Pazar bilgilerinin toplanması konusunda ülkemizde kullanılan mevcut sistem AB sistemi ile uyumlu değildir. AB’de, avlanan ürünlere ilişkin bilgilerin pazara sunulmadan önce ilk karaya çıkış noktalarında yetkililere verilmesi öngörülürken, Türkiye’de pazar bilgileri daha çok balıkhanelerden ve satış merkezlerinden toplanmaktadır.

    • Pazara sunulan ürünlerin boy standartları avlanma yasakları düzenlemelerine paralel olmak zorundadır. Belirli boydan küçük su ürünlerinin avlanması yasak olduğu gibi pazara sunulması da yasaktır.

    • Balıkçılar modern standardlara uyum göstermeleri için teknik eğitimler alacaklardır. Balık çeşitliliğini korumak ve fazla avlanmayı önlemek amaçlı balık çeşitleri ve balık ömürleri hakkında bilgi sahibi olmalıdırlar. Ayrıca, AB hukukuna uygun pazarlar sağlayabilmek için balıkçılık pazarının yapısı hakkında bilgilendirilmelidirler.

    * Balıkçılık üretimi yapan firmanın duvarları köşegen olmamalıdır. Temizliği kolay olması ve hijyenik sebeplerden oval olmalıdır. Bu uygulama, balıkların dışarıdaki etkenlerden korunmasıyla taze kalma süresini artıracaktır.

    Türk balıkçılık sektörünün AB’ye tam üyelik sürecinde uzun bir yol kat etmesi gerektiği ve yasal uygulamaların etkinliğinin sağlanmasının ancak örgütlü bir balıkçılık sektörü ile mümkün olacağı açıktır. Tarım Bakanlığı ile balıkçılar arasında organik bağı sağlayacak bir organizasyon modeline ihtiyaç vardır. Bunu en iyi yapacak model kooperatiflerdir.

    AB ile tam üyelik müzakereleri başlıkları arasındaki en çok mevzuatı olan konularından birisi balıkçılıktır ve müzakere sürecinde balıkçılıkta sübvansiyon, pazarlama, rekabet, fiyat, koruma, kontrol, gözetim, istatistik, örgütlenme gibi konularda köklü değişikliklere gidilmesi gerekmektedir. Yeni oluşturulacak politikaların uygulanması, iyi işleyen bir kooperatif sektör ile sağlanabilir.

    Kooperatiflerin başarısı, balıkçıların kooperatife yaklaşımları ve bunu etkileyen bir seri faktörle doğrudan ilintilidir. Türkiye balıkçısının ve balık kaynaklarının geleceği de, bir ölçüde, su ürünleri kooperatiflerinin başarısına bağlıdır.

    Bu nedenle balıkçılar, kendilerini sömürülmekten kurtaracak ve sosyo-ekonomik koşullarını düzeltecek olan kooperatifçiliği bir an evvel keşfetmek ve etkin bir şekilde kullanmayı öğrenmek zorundadır. Türkiye’de balıkçılığın idaresinden sorumlu Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yönetim araçlarını değiştirmek ve sorumluluğu bir an evvel başta kooperatifler olmak üzere balıkçı organizasyonlarına (dernek, oda, vakıf vs.) ve diğer ilgili kaynak kullanıcılarının da bir araya gelerek oluşturacakları balıkçılık komitelerine devretmek zorundadır. Balıkçılık yönetiminde, merkezden yerele doğru gerçekleştirilecek yetki ve sorumluluk aktarımının kanunlarla düzenlenmesi, balıkçılıkta kooperatif hareketin öneminin daha iyi anlaşılmasına yardım edecektir. Bu amaçla balıkçılar, Japonya örneğinde olduğu gibi bilinçli ve isteyerek kooperatife üye olacak ve her fırsatta yakındıkları Sirküler’in hazırlanmasında ve balıkçılık yönetiminde doğrudan rol oynayacaklardır.

    Balık üretiminin artırılması, balıkçılık yapılacak sulardaki balık türlerinin tanınması, özellikle de avlanan ürünün üreme ve göç yollarının bilinmesi ile olacaktır. Bu noktada biz üniversitelere, pratikte kullanışlı araştırma sonuçlarına ulaşma ve bu sonuçların yaygınlaştırılması hususunda önemli görevler düştüğü inancındayım. Bu bilgilere ulaşmak, balıkçılık av gemileri ile bilimsel olmak kaydıyla pratikte kullanılabilir deneme ve araştırma avları ile yapılmalıdır. Deneme avlanması, balık bulunduğu bilinen sularda ve balığın çıktığı zamanlarda, en elverişli tekne ve ağ tiplerinin ve avlanma usullerinin tespiti için yapılmaktadır. Araştırma avlanması ise, verimi bilinmeyen sulardaki araştırmalardır. Her iki çalışmaların pratik sonuçları balıkçılara bildirilmeli ve yaygın kullanılabilirliği sağlanmalıdır.

    Bu bağlamda yapılacak her türlü çalışmada Yalova Üniversitesi Armutlu Meslek Yüksekokulu Su Ürünleri Bölümü olarak gerekli bilgi ve araştırma desteği vermeye hazırız.




    ÖNERİ

    Başlangıç olarak sorunların tespiti yazılı olarak anket yolu ile kayıt altına alınmalıdır.

    Ankette genel olarak;

    Balıkçıların Yaşları ve Öğrenim Durumları

    Balıkçılık Dışında Başka bir İşle Uğraşıyor mu ve Balıkçılıkla Diğer İş Alanlarının Ekonomiklik Bakımından Karşılaştırılması;

    Avlanma Yapılan Teknelerin Mülkiyeti ve Avlandıkları Mevki; Avcılık Amacıyla Kullanılan Teknelerin Motor Gücü ve Bir Seferde Tutulan Balık Miktarı; Bir Günde Ava Çıkma Sayısı; Balıkların Sınıflandırılma Durumu; Balığın Pazarlanması ve Satılamayan Balıkların Değerlendirilmesi; Balıkçılığa ne kadar devam etmeyi düşündüğü? Ve Balıkçılık Hakkında Bilgi Alıp Almadıkları; Gerektiğinde Av Sezonunun Birkaç Yıl Kapatılmasını İsteyip İstemedikleri ve Av Yasağını Yeterli Bulup bulmadıkları; Kredi Alma Durumu ( Balıkçı ile Birleşerek Daha Büyük Kapasiteli Bir Tekne) gibi konuları içermelidir.

    Balıkçıların Karşılaştıkları Sorunlar belirlenmelidir.”



    KAYNAK
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Teşekkürler Burhan Reis, nasılsın..,,Kurtuluş savaşını boşuna yapmışız anlaşılan. AB'den direktif alıcaz ya. AB müktesebatı ile ilgili birçok toplantı, kursa katıldım. Burda yazacaklarım, sadece burdaki yazıya karşılık değil, yada ismlerlede ilgili değil, toplantıların tümünde oluşan intiba. AB'den yemlenenler dolu.

    *Orda sıkça kullanılan PAYDAŞ kelimesinin karşılığını öğrenemedik, ağızlardaki bakla bir türlü çıkmadı..,,

    • 12 metre altındaki balıkçı tekneleri açık deniz balıkçılığında (Akdeniz, Karadeniz ve Ege Denizi) kullanılamaz. Ayrıca uluslararası deniz balıkçılığında tekneler en az 20 metre olmalıdır.

    *Açık deniz balıkçılığı derken, kıyılardan ne kadar açıkta kaç mil kavramınıda kullanmalıydılar. Ucu bucağı olmayan Okyanuslardan bahsetmediğine göre.

    *Akdeniz, Karadeniz, Ege Denizi derken, hiçmi kullanılamaz anlamı çıkaranlarda olabilir. Malum Türkçemiz elastiki biraz ne tarafa çekersen o tarafa gidebilir.

    *Uluslararası sular derken, bizim karasularımızla sınır ilişkisi olmayan sularda ne kullanırsan kullan.

    *Açık deniz balıkçılığı dediğin zaman, Karadeniz, Ege, Akdeniz yanyana tezat teşkil eder. İyi niyet varsa no problem. İyi niyetle seçildiğine asla ihtimal dahi veremeyiz. AB parmağı olan işlerde.

    *Kıyılardan 10-12 mil açılırsa 12mt. altındaki tekneler boğulurmuymuş.

    *Okyanusları hallettiler sıra buralaramı geldi

    *Emir almaya alışanlara emir verilir. Affetmişler onu. Amaçları nedir..,,

    * Boşluğu paydaş adı altında kendilerimi dolduracaklarmış, esnaf onlardan izin alacak öylemi!!?

    *Herkes kendi çöplüğünden, denizlerinden sorulur. Öylesi bir durumda kendi Endüstriyellerimizin arkasında kale gibi durmasınıda biliriz. Bunca yıl yaptıklarına rağmen.

    * Biz önce kırmızı halı ile karşılama yapıp, köşk bahçesine çadır kurduranları ve sonrasınıda gördük.

    *Marmara'da neler kullanılırmış. Marmara'da kocaman reisler 50mt. kayıklar 8 mt. suya mola ediyor. Nasıl olmalıymış, bu konuda tık yok.

    *Akdeniz, Karadeniz, Ege ne zamandan beri açık deniz oldu.

    *Marpol-73/78 Sözleşmesinde ilan ettikleri; "Özellikli Duyarlı Deniz Alanları" "Hassas Alanlar" İç deniz statüsünde bulunan, Baltık Denizi, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Akdeniz (Ege, Marmara) ve Karadeniz ne zamandan beri açık deniz oldu.

    *Marpol-73/78 Sözleşmesini yırtıp attılarmı. İşine gelince iç deniz.
    Buralara sulantı olacağın zaman açık deniz. Yemezler.

    * Millet 1.5 yıldır ip çözemiyor, millet balığı bulduda, bunlar paketleme derdinde.

    *Hijyen Türk Halkı içinde olmazsa olmazlardandırda, sadece deniz ürünlerinde değil her üründe gereklidir. Elbette halkımın sağlığı herşeyden önce gelir.

    *Hijyen konusunda bize ahkam keseceklere önce T.Ş kardeşimizin Tuna feryadı konusunda ne yaptılar acaba Tuna çeşme suyu gibi hijyenik akıyorda bizimmi haberimiz yok. Eline geçeni koyuver, sonrada hijyenden bahsetsinler. Önce kendi
    .ıçlarını kurtarsınlar.
    ----------------------------------------------------------------------------
    Gelelim iyi şeylere;

    “Marmara kirliği konusunda biyolojik olarak arıtıcılar kullanılarak atık su yönetimi yolu ile Marmara Denizi kontrollü şekilde temizlenme yoluna gidilmelidir.

    Avlanmalar mevsimsel ve bölgesel olmalı ve tür bazında değerlendirmeler yapılarak yasaklamalar yolu ile sabitlenmeli.


    Bir paralı bir parasız.
    ----------------------------------------------------------------------------
    Amaç AB birliğine üye olmak değil balıkçılık sektörünü bilinçsel bir algı ile geliştirmek ve sürdürülebilir kılmak olmalı.”

    Cümlenin ikinci yarısı doğru. Amaniin AB bizi ne kadar düşünürmüş meğerse. Endüstriyelleri eğitin yeter. Geriside varda girmeyim.
    ---------------------------------------------------------------------------
    “BÜROKRATLARIN GAYRETLERİ YETERLİ DEĞİL”

    Doğru tespit.
    ----------------------------------------------------------------------------
    Son yıllarda su ürünleri üretiminde görülmeye başlayan olumsuzlukların giderilmesine yönelik olarak ilgili bürokratların iyi niyet ve gayretlerinin yeterli olmadığını dile getiren Dr. Betül Güroy, su ürünleri politikasını oluşturmak ve politik gücü bu yönde yönlendirmek üzere Su Ürünleri Genel Müdürlüğü veya Bakanlığı kurulmasının zorunluluk haline geldiğini belirtti.


    Olumsuzluk son yıllardamı görülmeye başladı!!?? İrdeliyelim.

    1) 1.ci olumsuzluğun temelini 1965 yılında Adalarda Uskumruya yakılan lamba teşkil eder.
    2) 2.ci olumsuzluk, 1970 Su ürünleri teşvik yasası ile Ziraat Bankası filolarının büyümesi adeta patlama yapması. Hala devam akıllanma varmı sıfır!!??
    41 yıl geçti 113 çeşit balık bitti, 41 kere maşallah borçlar bitmedi, borç var habire yasak uzasın.
    3) 3.cü olumsuzluk. Haberleşme bile (telsiz) etkisi oldu. 1-2 Ayda duyulan haberler 1-2 güne anında toplu müdahaleye cenge dönüştü.
    SIRAYA BAKMADAN GİDELİM;
    4) 4.cü olumsuzluk. Orkinos katliamı, arkasından..,
    5) 5.ci olumsuzluk. Kofana, torik katliamı.
    6) 6.cı olumsuzluk. Lüfer katliamı devamlı..,
    7) 7.ci olumsuzluk. Marmara'daki trol istilası.
    8) 8.ci olumsuzluk. Trolün kdv'si algarnalar. ötv'si, manyat,,
    9) 9.cu olumsuzluk. Hamsi, Sardalya, çaça (Emre'nin kulakları çınlasın) tohumların yeme gitmesi diyelim, balık unu fabrikasına devşirilenler.
    10)10.cu olumsuzluk. Hiç bir tedbir alınmadan verilen ÖTV'siz mazot.
    11) 11.ci olumsuzluk. Çinakop katliamı burda bildiğiniz gibi
    12) 12.ci olumsuzluk. Boğaza 57mt.'ye arıtılmadan verilen derin deşarj.
    Adalarda 3 derin deşarj. Tuzla'daki derin deşarj.
    13) 13.cü olumsuzluk. Tuzla'ya kurulan tersane.
    14) 14.cü olumsuzluk. Sahil yolu dolgusu.
    15) 15.ci olumsuzluk. H.P.'nın sonradan uzatılan İzmit Körfezi'ne giden sirkülasyonu engellemesi.
    16) 16.cı olumsuzluk. Karadeniz'de trol Kalkan ve türlerin kazınması.
    17) 17.ci olumsuzluk. Tüm karasularımızda zıpkınla su altı el feneri ile avlanılması.
    18) 18.ci olumsuzluk. Daha hala av yasağının 1 nisan ötesine atılması,
    19) 19.cu olumsuzluk. Uluslararası sularda avcılık adı altında yukarı çıkacak balığın çıkmaması için ellerinden ne gelirse yapmaları.
    20) 20.ci olumsuzluk. Havyar zamanı hala dalyana onay vermeleri.
    21) 21.ci olumsuzluk. Uzar gider de hepsinden kötüsü kafa yapısı, beyinlerde reform olmadığından. Yoksa bunları saymaya bu kadar insanın burada emek harcamasına ne gerek var.
    --------------------------------------------------------------------------
    Su ürünleri müd. yada bakanlığı kafa değişmeden, ne değişir.
    Yada kim gelecek içimizdeki yunanlılarmı düzeltecek.
    ----------------------------------------------------------------------------
    Ülkemizin genelinde, balıkçılık sektörünün ve balıkçıların yaşadığı sorunlar hemen hemen aynıdır.

    Adalarda 24 saat trol, gırgır katliamı var. Esnaf 1.5 yıldır ip çözemez durumda, dün maltepe açığında 2 mola, bugün Kınalı eteğinde 2 mola gördüğün görmediğin. Hergün 24 saat taş üstünde taş kalmıyor. Başka yer her, her yer böyleyse geriye bir tek anarşimi kalır!!?? Ne yapacak bu esnaf, evrak sorunu kepazelik ötesi, yetmez, limanlara jumboların, isparkın sulantısı yada dedikodusu. Bu Dünya'ya azap çekmeye kendi ülkesi sularında azap çekmek içinmi doğmuş, ahiret deyincede zıplıyor bazıları. Bahri'ye iltica en iyisimi yoksa.
    ---------------------------------------------------------------------------
    ÖNERİ

    Başlangıç olarak sorunların tespiti yazılı olarak anket yolu ile kayıt altına alınmalıdır.

    Aldık zaten. Ava çıkma sayısı, balık miktarı cinsi v.s. herhalde bizlerden bahsetmiyorlar yada 1.5 yıldır milletin ne olduğundan haberleri yok. Keseyim daha fazla kafa ütülemeyim reisim içimiz o kadar doluki ne yapsan boşalmıyor. Saygılar.
    Baba Yalçın

  3. #3
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.697
    Tecrübe Puanı
    934

    Standart

    • 12 metre altındaki balıkçı tekneleri açık deniz balıkçılığında (Akdeniz, Karadeniz ve Ege Denizi) kullanılamaz. Ayrıca uluslararası deniz balıkçılığında tekneler en az 20 metre olmalıdır.


    Konuyu açarken üstteki alıntının anlamını süpheyle karşılamıştım.
    Herhelde geleneksel kıyı balıkçılığını bitirecekler diye düşünmüştüm.
    Baba Yalçın konuya hemen vakıf oldun.Tebrik ederim.
    *Marpol-73/78 Sözleşmesinde "Özellikli Duyarlı Deniz Alanları" "Hassas Alanlar" İç deniz statüsünde bulunan, Baltık Denizi, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Akdeniz (Ege, Marmara) ve Karadeniz dir.
    Bu denizler açık deniz olarak nitelendirilemezler.
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Balıkçıların en önemli sorunu kaçak avcılık
    By Burhan Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 05.02.11, 01:24
  2. Balıkçılık (Bulmaca) Sözlüğü
    By Burhan Reis in forum Balıkçılık Hakkında Genel Bilgiler
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 30.09.10, 23:34
  3. Balıkçıların yeni kabusu
    By Burhan Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 01.05.10, 02:08
  4. Sarıyerli balıkçıların birlik ve beraberlik kararı
    By aFaLa in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 16.02.10, 01:35
  5. Cevap: 3
    Son Mesaj: 10.11.09, 23:34

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM