Ülkemizde Balıkçılık



*** Balıkçılık açısından okyanus ve denizlerin hemen bitişiğinde bulunan deniz suyundan devamlı etkilenen karasal bölgeye kıyı denir.
***Kıyı Balıkçılığı:
Sürütme ağları, kıyı oltaları, paraketeler, kıyı uzatma ağları, Gırgırcılık,Trolcülük ve dalyanlarla yapılan balıkçılık faaliyetlerini kapsar.
Bir kıyı bölgesi: - Sahil çizgisi -Nehir ağzı -Lagün -Bataklık olarak 4 e ayrılır.
Sahil çizgisi: Kara ile suyun birleştiği noktaya denir
Nehir ağzı: Nehirlerin denize açıldığı bölge
Lagün: Denizlerden kum ve bataklık ile ayrılmış bölgeye lagün yada dalyan denir
Bataklık: Kıyısal bölgelerde çeşitli hayvansal ve bitkisel materyallerin çürümesi sonucu oluşan bölge.
*** 1380 sayılı yasaya göre kıyı yasası uyarınca kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alana kıyı denir.
Kıyı Çizgisi: Deniz doğal ve yapay göl ve akarsularda taşkın durumlar dışında suyun karaya değdiği noktaların birleştirilmesiyle oluşan çizgidir.
Kıyı kenar çizgisi: Deniz doğal ve yapay göl ve akarsularda kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu kumluk çakıllık kayalık taşlık sazlık bataklık vb. alanların doğal sınırını ifade eder.
Sahil şeridi: Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde en az 100 m genişliğindeki alandır. 2 bölümden oluşan bu alan kulanım amacı ve doğal eşiklere göre belirlenir.
*** Hedef; balıkçılığı yönetmek ve aynı zamanda kıyı paylaşımını yönetmektir.
Bütünleşik kıyı alanı: Bütünleşik kıyı alanı yönetiminin temel amacı kıyı bölgesinden sağlanan faydaları maksimize etmek ve her bir aktivitenin zararlı etkileriyle çıkabilecek anlaşmaları minimize etmektir. Bu nedenle kıyı bölgesinden bahsederken bu bölgede faaliyet gösteren ve varlığı ile kıyı alanı aktivitelerinin hiçbirinin göz ardı edilmemesi gerekir.
Kıyı yasası yönetmeliği içerisinde önemli hükümler
* Kıyı, devletlerinin hüküm ve tasarrufu altında olup herkesin eşit ve serbest kullanımına sahiptir.
* Kıyılarda hiçbir yapı yapılamaz. Duvar, çit, tel örgü, hendek gibi işlemlerle kıyı kullanımına engel teşkil edilemez.
* Kıyılarda kıyı değiştirecek boyutta kazı yapılmaz.Kum çakıl ve maddeler alınamaz
* Kıyılara moloz çöp gibi kirleticiler dökülemez.
* Kıyı şeridinin kıyı kenar çizgisi yönündeki 50 m lik kısmı yeşil alan veya gezinti alanı olarak ayrılır. İkinci 50 m lik kısmı ise günü birlik turizm işletmesi olarak kullanılabilir.

Artan nüfus ve balık talebi
Balığın faydaları saymakla bitmeyecek kadar çok... Üstelik, artık yılın her günü sofralarımıza konuk olan bu lezzetli ve sağlıklı besini ne kadar tanıyoruz?
Balık etinin yüksek oranda kalsiyum, demir ve fosforla birlikte Omega-3 içerdiğini; bu asidin ise et, süt, peynir gibi diğer hayvansal gıdalarda olmadığını belirtiyor. Omega-3 kandaki pıhtı oluşumunu engelleyerek, atardamarın tıkanmasını önlüyor. Böylece kalp krizi, damar hastalıkları ve felç riskini azaltıyor, kolesterolü düşürüyor. Balık, çok yağlı bir besin olmadığı için, zayıflama diyetlerinin de vazgeçilmez besin kaynağı.
Balık, kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından da çok önemli. Bu özelliği nedeniyle kemik erimesi sorunu yaşayanların balığı daha fazla tüketmesi gerekiyor. İyot bakımından da zengin olan balık, guatr gibi ciddi sağlık sorunlarının önüne geçiyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu A, B1, B2 ve D vitaminleri ise balıkta fazlasıyla bulunuyor. Ayrıca Omega-3, anne karnındaki bebeğin ve küçük çocukların beyin gelişimini olumlu etkilediği için hamilelere ve annelere balık yemeleri tavsiye ediliyor. Çünkü balık, zekâyı güçlendirip konsantrasyonu artırıyor. Ayrıca bedene güç ve enerji veriyor, zihin yorgunluğunu gideriyor. Kan yapıyor. Kısacası , sağlıklı bir yaşam için haftada en az iki öğün balık yenmelidir.
Balık ve balık ürünlerinin sağlığa olumlu katkısı bulunmaktadır. Ama öte yandan avcılık yoluyla elde edilen balıklar, artan nüfusu karşılamaya yetmiyor. Bu yüzden de son yirmi yıldır tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de, halkın balık ihtiyacını karşılamak üzere alternatif üretim yolları aranıyor.
Artan kirlilik
1980'li yıllardan bu yana sahil bölgelerimizdeki hızlı yapılaşma, buna paralel olarak gelişen turizm ve artan nüfus olayının katkısı ile ilk aşamada Marmara Denizi'ne bağlı Haliç ve Körfezlerden, daha sonra da kıyı şeridinden başlayarak kıta sahanlığına doğru hızla ilerleyen bir kirlenme ve bunun sonucu olarak da deniz ekonmisinde geniş çaplı doğal denge bozukluklarına yol açmıştır. Marmara Bölgesi, sanayileşme bakımından ülkenin en gelişmiş bölgesidir. Özellikle İzmit Körfezi ile İstanbul Metropolitan alanı ve yakın çevresinde çok çeşitli sanayi faaliyetleri yer almaktadır. Sanayileşmeden kaynaklanan çevre kirliliği ise, özellikle bir içdeniz niteliğinde olan Marmara Denizi'nde oldukça kritik boyutlara erişen deniz kirliliğine neden olmaktadır.
Başta kıyılarda olmak üzere çeşitli boyutlardaki dere, çay ve ırmaklara direkt deşarj yaparak gelişen sanayi tesislerinin atıkları kara kaynaklı deşarjlar olarak denize boşalarak kirliliğin daha da artmasına neden olmaktadır. Böylece büyük oranda evsel atıklar yanında, hızla gelişen sanayileşme ile ortaya çıkan endüstriyel atıklar, doğrudan veya dolayı yoldan denizlerimize deşarj edilmektedir. Ayrıca giderek artan Deniz Trafiği sonucunda, deniz araçlarının balast ve sintine sularından kaynaklanan kirlenmenin yanısıra ham petrol taşıyan tankerlerden sızan petrol denizde çok geniş alanlara yayılarak önemli bir kirlilik yükü oluşturmaktadır.
Kıyılarımızın yıllardan beri kentsel çöplerle ve kimyasal içerikli, mikrobik, bakteriyel ve radyoaktif içerikli endüstriyel atıklarla kirletilmesi, - topraksı hafriyatla, gelişigüzel doldurulması, - deniz ürünlerinin aşırı be bilinçsiz avlanılması ve toplanılması. Bunların sonucu olarak her gecen yıl birçok balık türü ve deniz bitkisi yok olurken deniz ürünlerinin avlama miktarlarında da büyük düşüşler tespit edilmektedir. Deniz kıyılarımızdaki bu olumsuz gelişmeleri basta balıkçılar olmak üzere herkesin bilmelerine ve zaman, zaman yakarmalarına rağmen, gereken yapılmıyor. Uluslar arası sivil örgütlerle bir dayanışma içerisinde toplumsal tepki gösterilmiyor. Uluslararası bir sorun haline gelen deniz kirliliği, Birleşmiş Milletlerde gündeme getirilmiyor, uluslararası çözümler üretilmiyor. Devlet yönetiminde bu kör zihniyet devam ettikçe, vatandaş ve sivil örgütler ses çıkarmadıkça ekosistem dengesi düzelmeyecek şekilde harap olmağa devam edecektir. Doğa harikası deniz kıyılarımızın katliamına hepimiz seyirci kalmaktayız.
Aşırı avcılık
Balıkların göç yollarının acımasızca kesilerek ihtiyaç dışı ve yavru ayrımı yapılmadan avlanmakta olup bu durum gelecek için karanlık bir tablo oluşturmaktadır.. Bu anlayışın terk edilmemesi durumunda fakir sofralarını süsleyen balılar yok olacaktır. . Ege'den Karadeniz'e üreme mevsimi nedeniyle geçmek üzere Marmara'ya gelen balıkların yollarının kesilerek üreme durumundaki balıklar yok edilmektedir., 'Tüm kontrollere rağmen Marmara denizinde yüksek frekanslı cihazlarla, ışıklı ve trol avcılığının bir türlü önüne geçilememektedir. daha çok balık, daha çok kazanç amacıyla, avda sık gözlü ağlar kullanılmasının, küçük balıkların sonu anlamına gelmektedir. Ölçüsüz bir avcılık anlayışıyla adeta bir şey bırakmamacasına yapılan avlanmanın devam etmesi halinde, eskisi gibi denizlerimizde balık bulunmayacaktır.. Özellikle büyük balıkçı tekneleri ile avlanan balıkçılar arasında trol avcılığı daha fazla. Sahil Güvenlik yakaladıkça gerekli cezaları yazıyor ve balıklar imha ediliyor ama bu tedbirler yeterince alınamadığıve cezaların caydırılıgının olmaması sebebiyle tüm kontrollere rağmen yasak bölge ve zamanlarda trolle ve ışıkla gırgır avcılığı devam etmektedirr. Bu konuda öncelikle geçimini balığa bağlamış kişilerin kendi geleceklerini düşünmeli. Şimdi denizi tarayalım ve balığı yok edelim ve o an için çok kazanalım. Peki, sonu ne olacak? Sonra ne yakalayıp satılacak?''Halkın balık ihtiyacı nasıl karşılanacak.
Ülkemizde avlanma teknolojisi yeterli ölçüde gelişmiş olup mevcut su ürünleri stoklarımızın yıllık üretimlerinin avlayabilme kapasitesi üstünde bir durum arz etmektedir.Söz konusu avlanma teknolojisi ile yakalanan su ürünleri miktarı bakımından en büyük kısmı oluşturan lüfer,hamsi, istavrit, kıraça, palamut, kolyoz,uskumru ve sardalya gibi pelajik balığı avlamak için faaliyet gösteren gırgır teknelerinin sayıları, boyları ve motor güçleri günümüzde oldukça yüksek büyüklüklere ulaşmıştır.
Av teknelerinin teknolojinin gelişmesi, en son model balık bulucu, seyir venavigasyon cihazlarıyla geliştirilmiş ve gırgır ve trol ağları kullanan miktar ve özellik açısından çok farklı, sağlıklı bir kayıt ve kontrol altında olmayan av gücü geliştirildiği,Kıyı balıkçılarımızın da büyük miktarda standart dışı ağları kullandığı bilinmektedir
Su ürünleri avcılığında gelişmiş olan ülkelerde, av araç gereçleri belirli standartlarda ve belirlenen sınırlar çerçevesinde ilgili birimlerce üretilmektedir.Özellikle avcılık uygulamalarının su ürünleri stoklarına olumsuz etkilerini en aza indirebilecek tedbirler av araç gereçleri baştan üretilirken alınmaktadır.
Su ürünleri avcılığında kullanılan ağlar; seçici ve hedef tür ya da türleri avlamaya yönelik olarak dizayn edilmelidir.
Kullanılmakta olan ağlar ve diğer donanım elemanlarının standart hale getirilmesine yönelik çalışmalara önem verilmelidir.
Su ürünleri bulucu cihazlardaki teknolojik gelişmeler, av veriminin arttırılması yönünde bu ğün için olumlu katkılar sağlamaktadır.Bununla birlikte teknolojik gelişmelerin etkisi kısa vadede olumlu olsa da, uzun vadede tamiri güç sorunlar meydana getirebilmektedir.


Balıkçılık yönetim rejimi üç unsuru kapsar:

****Balıkçılık yönetim sistemi
Balıkçılık Yönetimi nedir?
Balıkçılık Yönetimi balıkçılık yönetim otoritesinin ilgili kaynak kullanıcılarının bugünkü ve gelecekteki davranışlarını kontrol ettiği canlı deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını garanti edecek, veri toplama , analiz etme, planlama, karar alma, kaynak tahsisi, yürütmenin formüle edilmesi ve düzenleme ile ilgili entegre bir işlem olarak tanımlanabilir.
Balıkçılık niçin yönetilmek zorundadır?
Balık kaynakları kullanımı rasyonel bir şekilde yönetilmediği sürece yok olmaya mahkumdur.
Günümüzde her üç ana balık stoğundan biri aşırı avcılığa maruz kalmıştır.
Denizel avcılık yoluyla elde edilen üretim miktarı maksimum sınırına ulaşmıştır.
Balıkçılık dinamik yapısı nedeniyle bir çok değişkenin etkisi altındadır ve bu nedenle yönetilmesi zorunludur.
Balıkçılığın birçok bölgede birçok tür üzerine birçok av aracıyla yapılması anlaşmazlıklar ve zorluklar doğurur bunarın çözümü yönetimle mümkündür.
Biyolojik ve ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanması ancak balıkçılık yönetimi ile mümkündür.
Bireysel hiçbir balıkçı kendi yapmış olduğu balıkçılığın etkisini düşünmez amacı daima daha çok balık avlamak ve kar etmektir.
Balıkçılık Multidisiplinerdir:
Etkili bir balıkçılık yönetiminin aşağıdaki bilim dallarından yardım alması zorunludur.
Biyoloji -Ekoloji -Antropoloji -Ekonomi -Teknoloji -Oseonografi
Sosyoloji -İstatistik -Politika -Matematik -Gıda Tek. -D. Hukuk.

Balıkçılık Dinamiktir:
Balıkçılık birçok değişkenin etkisi altındadır. Bu haliyle bir dinamizm içerir.
Değişken çevre koşulları iklim vs. ortamdaki besin madde miktarının artmasına
bazı balıkların daha erken üreme dönemine ulaşmasına neden olabilir.

Sürdürülebilir balıkçılık için.
Minimum göz açıklığı .Minimum balık boyu .Balıkçılık filosu gücünün azaltılması ,Av miktarının azaltılması .Av filosu inşa etmeyi kontrol altına almak .Balıkçılık aktivitesini kontrol etmek .Kapalı sezon .Kapalı alan

Balıkçılık Yönetiminin bazı hedefleri.....
Maksimum av .Maksimum kar .Balık stoklarının korunması .Stok seviyelerinin dengede tutulması .Av oranlarının dengede tutulması.Ekosistemi sağlıklı olarak korumak ve devam ettirmek .İstihdam sağlamak .Balıkçıların gelirlerini artırmak .Balıkçılar ve diğer kaynak kullanıcılarının arasındaki anlaşmazlıkları azaltmak .Sportif balıkçılığı korumak .Balık kalitesini iyileştirmek .Balık kaybını veya israfını önlemek .Düşük tüketici fiyatı sağlamak ve muhafaza etmek. Ekonomik etkinliği artırmak .Kadınların balıkçılığa katılımını artırmak .
Lokal balıkçılara kaynak tahsis etmek .Aşırı kapasiteyi düşürmek .Balık ihracatını artırmak .Dış ticareti artırmak.

Balıkçılık yönetiminin amaçlarına ulaşılması için yerine getirilmesi gerekenler:
Aşırı balıkçılık kapasitesinden kaçınmak .Balıkçıyı bilgilendirmek ve eğitmek .Biyolojik çeşitliliği korumak .İstenmeyen ve tesadüfi avı azaltmak .Kirliliği önlemek .Çevreye duyarlı ve daha seçici av araçlarının geliştirilmesi ve kullanımını yaygınlaştırılması

****Gözlem, kontrol ve izleme sistemi
Koruma ve kontrol hizmetlerinde oto-kontrol sisteminin kurulabilmesi için
*Koruma kontrol hizmetlerinde etkinliğin artırılması amacı ile sivil toplum örgütlerinden daha fazla yararlanılması, balıkçıların oto-kontrollerinin sağlanması yönünde çalışmalara hız kazandırılmalıdır. kamu kuruluşları, üniversiteler ve balıkçı örgütlerinden oluşan Su Ürünleri Danışma Kurulunun önerilerine uygulama etkinliği kazandırılmalı ve kurumlaşması yönünde çaba gösterilmelidir.
*Halihazırda, illerde su ürünleri kontrol hizmetleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Kontrol Şube Müdürlükleri tarafından yürütülmekte ve bu şubenin yoğunluk arz eden diğer görevleri yanında su ürünlerine gereken önem verilmesi su ürünleri açısından önem taşıyan illerde Su Ürünleri Şube Müdürlüklerinin kurulması sağlanmalıdır.
*Su ürünleri koruma kontrol teknelerinin sevk ve idaresi için sözleşmeli kaptan ve usta gemici kadrolarına ihtiyaç bulunmaktadır.
Halihazırda bulunan kadrolar için öngörülen ücret miktarları piyasa koşullarına göre daha düşük olduğundan, personel temininde güçlük çekilmektedir.Ücret sisteminin yeniden
gözden geçirilmeldir.
*Su ürünleri kontrol hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için gerek taşra teşkilatı ve gerekse merkez birimlerinin teknik eleman, araç ve gereç yönünden desteklenmelidir.
*Sahil Güvenlik Komutanlığı yüzer birlikleri tarafından sivil gemilerin takibi ve gemiler arasında haberleşmeyi sağlayan Otomatik Tanıma Tanıtma Sistemi (AIS) projesine 15 metre üzeri tüm balıkçı gemilerin de dahil edilmesi sağlanmalıdır.
Seyir ve avcılık esnasıda cıhazların açık tutma mecburuyeti getirilmeli.AIS cıhazı olmayan balıkçı gemileri seyirden men edilmeli. Böylece balıkçı gemilerinin av yasakları bakımından
denetimleri mümkün olacağı gibi denizlerdeki seyirleri sırasında meydana gelebilecek olumsuz durumlarda kısa zamanda müdahale edilebilmesi mümkün olacaktır.
*Yasaklara uymayan balık avcılarının, üreticilerin ruhsatları iptal edilmeli
*Su ürünleri mevzuatında yer alan para cezaları ve gerekli cezalar kaçak avcılık yapanları caydırıcı nitelikte olmalı
*Mevzuatı, personeli, alt yapı imkanları ile yeterli bir su ürünleri örgütü kurulmalı ve işlevsel etkin hale getirilmelidir.
****Balıkçılık hukuk sistemi
Balıkçılık yönetimi balıkçının refahını dikkate alarak stokların korunmasına ,balıkçılığın südürülebilirliği için gerekli yönetmelikleri ve kanunları çıkarması gerekmektedir,




Bazı bilgiler netten alıntıdır.