Balıkçılıkla ilgili ilk hükümet denetimi 1882 yılında çıkartılan zabitai saydiye nizam namesiyle düzene konulmaya çalışılmış,daha sonraları da 1970 yılında su ürünleri kanınu çıkartılmış.o günlerden bu günlere gelinciye kadar malesef siyasi partiler ve iktidarlar balıkçılıkla ilgili elle tutulur gözle görülür herhangi bir şeyde yapılmamıştır.
şu anda mevcut sistemde bir ruhsatla tüm balıklar için avcılık yapılabiliyor.istavriti,hamsiyi vs.avladıktan sonra gidip orkinosta avlayabiliyorsun.bu sistem içerisinde aşırı büyüme,takibinde aşırı avcılığıda beraberinde getirmiştir.
Bugün yapılması gereken,öncelikle balıkçılık çok başlılıktan kurtulup bir yerden yönetimi sağlanmalıdır.bunun akabinde bir balıkçılık ve denetim planı oluşturulup bazı türlerin avcılığı belirlenecek süre içinde yasaklanmalıdır.aşırı avcılığı tetikleyen balık unu ve yağı işletmeleri denetim altına alınmalıdır.
Denizlerimizin analizi yapılarak işgalci türler belirlenmelidir,işgalci türler küresel ısınma ve çeşitli yollarla ülke karasularımıza girmekte besin cincirine ortak olmakta veya baskın çıkmaktadır.örneğin salyangoz,taraklı medus,yumuşakçalar,eklem bacaklılar,kafadan bacaklılar olarak bilinmektedir ve diğer tür balıklar, akdeniz ve pasifikte yaşayan türlerinde kızıldenizden geçerek sularımıza ulaştığı bilinmektedir.
Sorunların çözülebilmesi için tek otorite ve ulusal araştırma politikasının şart olduğu aşikardır.bu nedenle bizlerin tüm kurum,kuruluş her ne varsa oltacısından gırgırcısına hepimiz bir olmalıyız.bunu hep söylediğim türkiye odalar ve borsalar birliği bünyesinde balıkçılık meclisini hayata geçirerek başarabiliriz.
Yoksa ne olur?bunu anlatmaya gerek yok hepimiz gayet iyi biliyoruz.umuyor ve diliyorum bir an önce bu birleşimi sağlar bu denizleri ve kendimizi kurtarırız.