3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Balıkçılık nedir ve Ticari Balıkçılık Yöntemleri

  1. #1
    Hıcaz

    Icon2 Balıkçılık nedir ve Ticari Balıkçılık Yöntemleri

    Balıkçılık nedir? dünyada ve türkiye'de ticari balıkçılık yöntemleri :



    Balıkçılık en dar anlamıyla tatlı ve tuzlu sulardaki balıkların çeşitli yöntemlerle avlanmasıdır. Etinden, yağından ya da başka ürünlerinden yararlanıldığı için ticari değeri olan balıkların büyük çapta ve pazarlama amacıyla avlanmasına ticari balıkçılık, spor ya da eğlence amacıyla yapılan balık avına ise amatör balıkçılık denir. Ama sözcüğün geniş anlamıyla ıstakoz, pavurya, karides, istiridye, midye, ahtapot gibi bütün su ürünlerinin, hatta balina gibi deniz memelilerinin avlanması ve gölet, havuz ya da denizlerde balık ve öbür su ürünlerinin üretilmesi de balıkçılığın kapsamına girer.
    Suları aşın tuzlu olan Ölü Deniz dışındaki bütün denizlerde, okyanuslarda, göl ve akarsularda on binlerce balık türü yaşar. Ama balıkların en bol bulunduğu yerler denizlerin yüzeye yakın kesimleri ile kıtaların bitiş
    iğindeki kıyı sularıdır. İnsanoğlu balığın değerli bir besin olduğunu çok eskiçağlarda anladığı için denizlerdeki en verimli av alanlarını da saptamıştır. Uzun kıyıları ve gelişmiş limanları olan ülkelerin balıkçılık alanları da genellikle geniş ve önemlidir. Ticari balıkçılıkta Japonya, SSCB, Çin, ABD, Şili, Norveç ve Hindistan ilk sıraları paylaşırken, Türkiye ilk 30 ülke arasında son sıralarda yer alır. Çin ve Hindistan'da yakalanan balıkların üçte biri tatlı su balığıdır. Uganda ve Zaire gibi denize kıyısı olmayan ülkelerde de büyük ölçüde tatlı su balıkçılığı yapılır.
    Avlanan balık ve deniz ürünlerinin tür sayısı birkaç yüzü geçerse de, toplam avın büyük bölümünü hamsi, ringa, sardalye, morina, mezgit, berlam, sombalığı, uskumru, istavrit, orkinos (tonbalığı), pisibalığı, kalkanbalığı, dilbalığı gibi balıklar ile pavurya, ıstakoz, kerevit, karides gibi kabuklular ve istiridye, midye, tarak gibi yumuşakçalar oluşturur.
    Pavurya ve ıstakoz, içine yem koyularak denize indirilen özel sepetlerle avlanır. Bu sepetlerin ağzı, içeri giren hayvanın bir daha dışarı çıkamayacağı biçimde yapılmıştır. İstiridye ve midye gibi yumuşakçaların avında da genellikle motorlu teknelerle çekilerek deniz dibini tarayan taraklar kullanılır.
    Tatlı su balıkçılığı deniz balıkçılığı kadar yaygın değildir. En geniş tatlı su av alanları SSCB'de, Afrika'daki göllerde, Çin, Japonya, Endonezya, Hindistan, Bangladeş ve Malezya gibi ülkelerdeki küçük göl ve akarsularda bulunur. Soğuk hava depoları ve frigorifik (soğutmalı) taşıtları olmayan tropik ülkelerde balıkların bozulmadan saklanması ve uzak yerlere taşınması çok güçtür. Bu sorun, iç bölgelerdeki göletlerde yapılan balık üretimiyle büyük ölçüde çözülebilmiştir.
    Ticari Balıkçılık Yöntemleri
    Deniz balıkları yaşadıkları suyun derinliğine bağlı olarak iki gruba ayrılır. Su yüzeyine yakın yaşayanlara yüzey balığı, deniz dibine yakın ve dipte yaşayanlara dip balığı denir. Örneğin ringa, sardalye, hamsi, orkinos ve uskumru yüzey balıklarıdır. Morina, mezgit, berlam ve bütün yassıbalıklar da dip balıkları arasında yer alır.
    Ticari balıkçılığın temeli ağla avlanmaya dayanır ve balığın özelliğine, yaşadığı suyun derinliğine göre değişik ağlar kullanılır. Deniz dibinin engebeli olmadığı yerlerde dip balıkları genellikle dip trolüyle avlanır. Trol teknesinin denize bırakarak sürüklediği trol ağı deniz dibini tarayarak yolunun üzerindeki balıkları toplar. Külah biçiminde büyük bir torbaya benzeyen trol ağının yaklaşık 30 metre genişliğindeki ağzını açık tutmak için her iki yanına tahta levhalar yerleştirilir. Kapı denen bu tahta levhalar da çelik kablolarla trol teknesine bağlanır. Av sırasında trol ağı 1,53 saat kadar dipte sürüklenir, sonra bir vinç yardımıyla çekilir ve içindeki balıklar tekneye boşaltıldıktan sonra yeniden denize bırakılır. Yakalanan balıklar temizlenip yıkandıktan sonra, bozulmamaları için teknenin ambarında buzların arasına gömülerek saklanır. Bazı büyük ve gelişmiş trol teknelerinde balıklar temizlendikten sonra özel soğutma aygıtlarıyla dondurulur. 850 ton kadar balık taşıyabilen bu büyük tekneler aylarca denizde kalıp avlanabilir.
    Bazı dip balıklarının yakalanmasında uygulanan başka bir yöntem de parakete'dir. Parakete, üzerinde aralıklı olarak yerleştirilmiş 1.000'e yakın yemli iğne bulunan, birkaç kilometre uzunluğunda kalın bir misinadır (olta ipi). Deniz dibine bırakılan paraketenin yeri şamandıralarla belirlenir. Yakalanan balıkların alınması ve iğnelerin yeniden yemlenmesi için parakete 24 saatte bir denizden çekilir. Orkinos gibi bazı yüzey balıklarının avlanmasında da şamandıralara bağlanan suüstü paraketeleri kullanılır.
    Dip balıklarının yakalanmasında çok kullanılan avlanma araçlarından biri de çevirme ağlaradır.Balığın yoğun olduğu bölge ağlarla çevrilir, sonra balıklar ağın torba biçimindeki bölümüne doğru sürülür.
    Yüzey balıklarının avlanmasında en çok gırgır ve orta su trolü denen iki yöntem uygulanır.
    Gırgır avında, yeri belirlenen balık sürüsü, perde gibi dik duracak biçimde suya indirilen gırgır ağıyla çevrilir. Daha sonra ağın alt bölümündeki halatlar çekilerek ağzı bir torba gibi büzülüp kapatılır. Bir vinç yardımıyla gırgır teknesine çekilen ağın içindeki balıklar büyük kepçelerle ya da suyla pompalanaraktekneye alınır. Orta su trolünde, dip trolündekinden daha büyük bir ağ balıkların bulunduğu derinliğe bırakılır ve bir ya da iki tekneyle çekilir.
    Deniz balıkçılığındaki en eski yöntemlerden biri de dalyan'dır. İlkçağlardan beri uygulanan bu yöntemde, kıyıya yakın yerlerde ağla çevrili havuzlar oluşturulur. Yakın
    yıllara kadar İstanbul'da Fenerbahçe ve Beykoz gibi pek çok yerde dalyanlar kurulurdu. Karadeniz ile Akdeniz arasındaki göçü sırasında İstanbul Boğazı'ndan geçen balıkların azalmasından sonra dalyan balıkçılığı önemini yitirmiştir.
    Palamut, lüfer, uskumru, istavrit gibi bazı balıkların avlanmasında galsama ağı (düz ağ) kullanılır. Genellikle 1 km ya da daha uzun olan bu ağların delikleri (gözleri) küçüktür. Galsama ağları bir perde gibi asılı duracak biçimde denize bırakılır. Bunun için ya demir atılarak ağın bir ucu dibe tutturulur ya da motorla çekilerek su yüzeyinde sürüklenir. Ağa doğru hızla yüzen balıkların başı ağın deliklerinden geçer, ama solungaçları (eski terimiyle galsamaları) takıldığı için balık kendini geri çekemez. Balıkları almak için, tekneye çekilen ağı silkelemek gerekir.
    Orkinos, uskumru, lüfer gibi bazı balıklar suda parıldayan herhangi bir şeyi yem sanarak üstüne atlar. Bu tür balıkları avlamak için ucunda üçlü iğneler bulunan ve biçimi küçük bir balığı andıran parlak metal kaşıklar kullanılır.
    Dip balıklarının bulunduğu bölgeler sonar gibi yankı alıcı aygıtlarla belirlenir. Bu aygıtlar, gönderdikleri sesin deniz dibine ya da bir balık sürüsüne çarparak yankılanması için geçen süreyi ölçerek derinliği ve balıkların yerini belirleyebilir. Bulanık olmayan sularda yüzeye yakın geçen balık sürüleri uçaktan da saptanabilir.
    Dünyada ve Türkiye'de Ticari Balıkçılık
    Ticari balıkçılıkta dünya çapındaki ilk gelişmeler 15. yüzyılın sonlarında başladı. Sonraki iki yüzyıl içinde Atlas Okyanusu'nun kuzey kesiminde büyük bir balıkçılık sanayisi gelişti. Böylece, yakalanan balıkları bir fabrika gibi işleyen, çeşitli aygıtlarla donatılmış büyük balıkçı filoları kuruldu.
    Bugün dünya balıkçılığını tehdit eden en önemli konulardan biri aşırı avlanmadır. Henüz üreme çağma gelmemiş yavru balıkların ya da yumurta dökmeye hazırlanan dişilerin avlanması birçok balık türünün neredeyse tükenmesine yol açmıştır. Bu tehlike özellikle Kuzey Denizi'ndeki dip balıkları ve ringalar, Atlas Okyanusu'ndaki berlamlar, Kuzey Buz Denizi'ndeki morinalar için geçerlidir. Bu sorunun çözümü için avlanma yöntemlerinin ve mevsiminin yasalarla denetim altına alınması gerekir. Aşırı avlanmayı önleyici yöntemlerden biri ağ gözlerini yavru balıkların geçebileceği büyüklükte yaparak yavru balıklara büyüme olanağı sağlamaktır. Avlanacak balık miktarını kısıtlamak ve üreme mevsi
    minde balık avını yasaklamak gibi önlemler de bugün birçok ülkede uygulamaya konmuştur.
    Balıkçılığı geliştirme çabaları özellikle son yıllarda önem kazanmış ve uluslararası kurullar oluşturularak belirli avlanma bölgelerinde uygulanmak üzere yönetmelikler hazırlanmıştır. Birçok ülke de yeni ve geniş çaplı önlemlerle kıyılarındaki balık stoklarını ve balıkçılık sanayilerini koruma çabasındadır.
    Üç yanı denizlerle çevrili bir ülke olmasına karşılık Türkiye'de balıkçılık yeterince gelişebilmiş değildir. Bunun nedenleri, gelişmiş tekniklerle açık deniz balıkçılığına gecikmemesi, aşırı ve bilinçsiz avlanma ile su kirliliğine bağlanabilir. Avlanan balık miktarı yılda 500 bin tonu biraz aşar; bunun yaklaşık 350 bin tonu hamsi, 100 bin tona yakını da istavrittir. Balıkçılığın temelde iki tür balığa dayanması öteki balıkların soylarının çok azalmasından kaynaklanır. Örneğin yumurtlamak üzere her yıl Marmara Denizi'ne gelen uskumru 1960'lardaki aşırı avlanma nedeniyle Ege'den Marmara'ya geçmemeye başladığı için eskisine oranla çok az avlanabilmektedir. Öte yandan dip trolüyle ve dinamit gibi patlayıcı maddelerle avlanma sonucunda dip balıkları da önemli ölçüde azalmıştır. Ayrıca deniz, akarsu ve göllerdeki kirlenme de, İzmit Körfezi'nde olduğu gibi balıkçılığı tehdit eden en büyük sorunlardan biridir.
    Yakın yıllarda konuya devletçe önem verilmesi balıkçılığın gelişmesi yolunda önemli bir adım olmuştur. Örneğin 1971'de Su Ürünleri Kanunu çıkarılmış, deniz ve tatlı su balıklarıiçin yumurtlama döneminde avlanma yasağı konmuş, ayrıca avlanacak balıkların boyut ve miktarlarının sınırlandırılması gibi kısıtlamalar getirilmiştir. Balıkçılığın ve balıkçılık sanayisinin gelişmesi için yürütülen çalışmalar çerçevesinde baraj göllerinin ve öbür iç suların balıklandırılması da önemli bir girişimdir.kyn:nuveform

  2. #2
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.942
    Tecrübe Puanı
    2443

    Standart

    paylaşim için teşekkürler abi





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  3. #3
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesajlar
    1
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Paylaşım için teşekkürler.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Balıkçı malzemesi üretenlerin listesi
    By Erkan in forum Ağ Balıkçılığı
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 13.10.12, 01:51
  2. Balıkçılık Bilimi
    By LüFerCi in forum Balıkçılık Hakkında Genel Bilgiler
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 13.04.09, 12:54
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj: 07.04.09, 21:35

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM