DİL (Solea solea)
F- Soleidae
L- Solea solea
İ- Commen sole
M- Eğri ağızlı, Uzun burunlu balık.
Morfolojik Özellikleri:
Y.F.= D 67-76, A 53-59, P 8-10, V 5

Vücut oval, çok fazla yassılaşmış, ağız küçük ve asimetrik, gözleri sağ tarafta, gözlü taraf, kahverengi yeşil, ya da kahverengi siyah beneklerle süslü, sağ göğüs yüzgecinin ucunda siyah benek var, genellikle 20-40 metre derinliklerde, kumlu çamurlu zeminlerde yaşar. Kışın 100 metre derinliğe iner. Üst tarafındaki göğüs yüzgecinin üstü başlangıç noktasına kadar ulaşan siyah lekelidir.
M.U.= 50 cm.
O.U.= 30-35 cm.
M.A.= 600 gr.
O.A.= 300-350 gr.






DİL BALIĞI

P1euronectfonnes Soleidae

Solea vulgaris


Soleidae familyasından olan dil balığı, görünüşü itibarıyla dile benzediği için bu ismi almıştır. Dil balıklarının sularımızda yaşayan bazı türleri Solea vulgaris, Solea lascaris ve Solea lutea’dır. Ortalama boyları 11-30 cm. olan dil balıklarının on beşin üstünde türü vardır. Üst tarafından yassı balık grubuna dahil olan dil, yan yüzen bir balıktır. Ilıman, kısmen sıcak denizlerin sahil bölgelerinde, sığ sularda, çamurlu veya kumluk diplerde yaşar.

Dil balığının küçük ağzı kafasının yanında olup yarım ay biçimindedir. Gövdesine oranla daha ufak olan kafası, ağzından sonra uzanarak düzgün bir yay çizer. Kafanın altında ise bir araya sıkışmış küçük kıvrımlar vardır. Balık sol yüzeyinin üstüne yatar. Yassı olan gövdesinin alt kısmı dibe iyice yerleşebilmesi için düz, üstü ise hafif bombelidir. Sırt yüzgeci kafasının önünden başlar ve gövdeyi çevreleyerek kuyruk yüzgeciyle birleşir. Anüs yüzgeci de solungaç kapağının gerisinden başlayıp, kuyruk yüzgecine doğru uzanır. Bu yüzgeçler yumuşak ve dikensiz olup balığın gövdesini çevreler. Dil balığının göğüs yüzgeçleri gelişmemiştir. Kuyruk yüzgeci yüzerken balığın dengesini sağlar. Üst yüzeyinin rengi sarı, grimsi kahverengi ya da boz renktedir. Sırtının rengini yaşadığı çevreye göre uyarlar. Bazı türlerinin üzerinde iyice aralıklı koyu renkli benekler, lekeler veya çizgiler bulunur. Alt kısmı ise beyazdır. Balığın üstündeki pullar çok kaygan olan derisine iyice intibak etmiştir. Çok sık ve iç içe geçmiş durumda olan bu pullar mikroskop altında bakıldığı zaman tarağı andırır. Balık devamlı dipte yaşadığı için alt kısmındaki pullar ise sert nasır gibidir. Dil balığı günün büyük bir kısmını denizin dibinde, kuma hafifçe gömülerek geçirir. Gövdesini aşağı yukarı kıvırıp dalgalandırarak kum üstünde derin olmayan bir çukur kazar ve kumları da havalandırır. Çukura yattığı anda kumlar balığın üstüne çöker ve onu saklar. Dil balığı genellikle geceleri hareketlenir ve besin arar. Balık, su bulanık olduğu veya havanın kapalı bulunduğu gündüz saatlerinde de dipte dolaşır.

Gövdesini çevreleyen yüzgeçlerinin yardımıyla yerden 30 santim kadar yükselerek suda süzülür ve tekrar kendini dibe gömer. Besin arayan bir dil balığı başını hafifçe yukarıya ve yana doğru kaldırır. Zaman zaman kafasının altıyla kuma vurur. Gözleri küçük ve çok zayıf olduğu için alt yüzeyinin dokunduğu herhangi küçük bir cismi incelemek üzere durur, geri gider ve kafasının alt kısmıyla inceler. Buradaki beyaz kıvrımlar duyarlıdır. Yine alt kısmındaki boru biçimindeki burun delikleri de balığın besinini koku alma duyusuyla arayabileceğini gösterir. Dil balığı tamamen dipte yaşayan küçük kabuklu solucan ve yumuşakçalarla beslenir. Dibin hemen yukarısında yüzen herhangi bir avı yakalayacak veya görebilecek yapıya sahip değildir. Üst çenesi ve dişleri zayıf olup ağzının önemli bir kısmı da kafasının alt yüzeyindedir. Avının tamamını ya da bir kısmını kafasının altıyla örtmeden ağzıyla yakalayamaz. Dil balıklarının kaç yıl yaşadıkları tam olarak bilinmemekle beraber on beş-yirmi yıllık bir yaşam süreleri olduğu tahmin edilmektedir. Kışın derin sulara göçen dil balıkları, ilkbaharda yumurta dökmek için sığ sulara dönerler. 1.25 mm. çapında olan yumurtalar dibin iyice yukarısında yüzer. Her olgun dişi balık 500.000 kadar yumurta döker. Yavru yumurtadan çıktığı zaman 4 mm. boyunda ve yan yüzen tüm balıklarda olduğu gibi normal biçimdedir. Yavru büyürken sol yüzeyinin üzerinde yatmaya başlar. Pisi balığında olduğu gibi sol göz sağ tarafa doğru gider. Yavrunun boyu 18 mm.’ye ulaştığında gövdesi yassılaşmış olur ve dibe yerleşir. İlkbaharda Marmara’dan Karadeniz’e çıkan ve sonbaharda yine Marmara’ya dönen dil balıkları gezgin balıkların karakterini taşımalarına rağmen yerli balıklar arasında sayılırlar.

Oltayla avı yapılmamasına rağmen fanyalı, trol ağlarıyla bol miktarda yakalanır. Ayrıca dalyanlarda da tutulur.

Dil balığının çok makbul sayılan beyaz eti fevkalade lezzetlidir. Şiş ızgarası, tavası, haşlaması ve buğulaması yapılır.

NOT: BİLGİLER ÇEŞİTLİ SİTELERDEN ALINTIDIR, HEPSİNİN EMEĞİNE TEŞEKKÜRLER