KOLYOZ (Scomber japonicus)
F- Scombridae
L- Scomber japonicus
İ- Chub mackerel
M-

Morfolojik Özellikleri:
Y.F.= D1 VII-X D2I 11-12, A I+I 11-12, P 21, V 1-5.
Vücut uzun, yuvarlak, füze şeklindedir. Başın üzeri açık olduğundan beyin gözükür. Sırtı mavi renkte enine dalgalı hatlı, karına doğru ise gümüşi sarıdır. Sayısız miktarda benekler vardır. Birinci sırt yüzgecinin daha dik bir üçgen şeklinde, kuyruk yüzgecinin ucunun daha sivri ve hava kesesi olmayışı ile uskumrudan ayırt edilirler.
M.U.= 50 cm.
O.U.= 15-25 cm.
M.A.=
O.A.=







KOLYOZ

Perciformes Scombridae

Scomber colias

Scombridae familyasından olan kolyoz, gövde yapısı ve davranışları itibarıyla aynı familyadan olan uskumruya çok benzer ve güçlükle ayırt edilir.
Kolyozun bilimsel adı Scomber colias’tır. Ege, Marmara ve Karadeniz’in boğaz methaline kadar olan bölgede sürüler halinde yaşadığı gibi okyanusların +10 dereceden aşağı olmayan sahillerinde ve diğer ılıman denizlerde yaşamını sürdürür.

Kolyoz, uskumruya nazaran daha tombulca ve füze şeklinde bir gövde yapısına sahiptir. Ortalama boyu 20-25 cm. olup yedi-sekiz adedi 1 kilo gelir. 40 cm. boyunda ve 200 gr. ağırlığında olanlarına “eşek kolyozu” denir. Azami boyu 50 cm. ‘e ulaşır. Kolyozun sırtında yeşil ve mavi renkte, yol yol menevişli ve birbirine paralel hareler dikey olarak yanal çizgisine doğru iner. Uskumrunun sırtındaki hareler daha belirgindir. Kolyozun yanları beyaz ve yer yer sarımsı pırıltılar ve beneklerle kaplıdır. Karnı ise beyazdır. Yüzgeçleri muntazam olarak gelişmiştir. İlk ışını kısa olan birinci sırt yüzgeci uskumrununkine kıyasla daha dik bir üçgen şeklindedir. İkinci sırt yüzgeci ve anüs yüzgeçleriyle kuyruk yüzgeci arasında beşer adet pinnül (yalancı yüzgeç) vardır. Karın yüzgecinin ucu uskumruya kıyasla daha sivridir. Yanal çizgisi biraz daha belirgin, pulları ufak olup gövdesine iyi intibak etmemiştir. Uskumrunun hava kesesi olmamasına karşın kolyozun hava kesesi vardır. Gözleri ve ağzı daha büyük, kafası ve çeneleri uzuncadır. Çenelerinde batıcı olmayan kadife dişler mevcuttur. Burun delikleri gözlerinin önündedir.

Çok çevik bir balık olan kolyoz yedi-sekiz yıl yaşar. Suda seri hareketlerle yüzer, seyrini gövde ve kuyruk hareketleriyle sağlar. Cinsel olgunluğa ikinci yaşını doldururken erişir. Dişileri 350.000-400.000 yumurta döker. Döllenme deniz ortasında olur. Yavrular yumurtadan dört-beş gün içinde çıkarlar. Üreme mevsimi ilkbaharda olup sonbaharda yavrular büyür ve “kolaridya” diye adlandırılırlar. Kolyoz balığının başlıca besinini hamsi, aterina, çamuka ve kıraça gibi küçük balıklar oluşturur. Ayrıca diğer balık yavruları ve planktonlarla beslenirler.

Kolyoz Marmara’nın balığı sayılabilir. Sürülerin çok az bir bölümü yaz aylarında Karadeniz’in boğaz methaline kadar çıkar, ekim ve kasım aylarında yine Marmara’ya dönerler. Bundan dolayı da geçici balıklardan sayılabilirler.

Uskumruya kıyasla kolyozun eti pek lezzetli sayılmamakla beraber tavası, pilakisi ve buğulaması yapılır.

Kolyoz Ege’de, Çanakkale Boğazı, Saros ve Marmara’nın sahil bölgelerinde, Adalar ve Marmara Adası civarında gırgır ağları, ığrıp ve voli ağlarıyla avlanılır. Yine aynı mahallerde çapari ile de avı yapılır.

Kolyoz Çaparisi ve Avı

Kolyoz uskumruya nazaran daha iri ve hareketli bir balıktır. Büyük sürüler halinde gezen kolyozlar akışları sırasında yenilenirken suda aşağıya yukarıya, sağa sola doğru gayet seri hareket ederler. Bazen sürü halinde yükselir, bazen de daha derin sulara doğru inerler. Yemlerini buldukları derinlikte bir süre kaldıktan sonra yine akışlarına devam ederler. Av sırasında dikkat edilmesi gereken husus sürünün yerinin, yani kaç kulaçta olduğunun tespit edilmesi ve devamlı olarak bu derinlikte aranmasıdır. Örneğin sürü 11 kulaçtaysa denize salınmış olan 11 kulaç misinanın fazlası mantara sarılır ve takım devamlı bu kulaçta kullanılır. Veya misinanın 11 kulaç sonrasına kırmızı ibrişimle küçük bir işaret konur.

İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e çıkışı sırasında kolyozlar zaman zaman kıyı yollu çıkış da yaptıkları için kıyıdan da çapariye yakalanabilirler. Ancak sandaldan, kürek üstünde veya akıntılı sularda motor çalıştırmak suretiyle çapariyle yapılan av daha bereketli olur. Çapariyle kolyoz avı uskumru veya istavrit avından farklıdır. Denize koyverdikten sonra çapari kol hareketiyle aşağı indirilip yukarı kaldırılır ve kulaç kulaç sürü aranır. Kolyozlar çapariye yapıştığı anda takımda birden bir boşluk meydana gelir. Balıklar yakalandıkları anda yukarıya doğru yüzmeye başladıklarından iskandili havalandırırlar ve bu boşluğu meydana getirirler. Bu durumda sallamaya devam etmeyip çapariyi yavaş yavaş yukarı çekmek gerekir. Bu arada diğer balıklar da yetişip boş kösteklere dolmaya başlarlar.

Uskumru veya istavrit avında ise çapari kısmen dolduğunda birkaç kez daha sallamaya devam edilir ve diğer kösteklerin de dolması beklenir.

Kolyoz avında çapari iyi kullanılmazsa denizden “üzüm salkımı” gibi çıkar. Balıklar üzerinden temizlendikten sonra da köstekler ve beden karmakarışık olduğu için çapari bir daha kullanılmayacak hale gelir.

Kolyoz uskumruya oranla daha sert ve hareketli bir balık olduğu için kullanılan çaparinin bedeninin ve kösteklerin 0.35- 0.40, parlak misinadan hazırlanması icabeder. Bedene yirmi beş-otuz adet köstek takılır. 1-3 numara iğnelere beyaz veya kırçıllı hindi kanadı ve kuyruk tüyü kırmızı ibrişimle bağlanır. Köstek uzunlukları 18 cm.’dir. Çaparinin mantara sarılan olta bölümü 100-150 metrelik 0.50’lik misinadır. Bu tür çaparilerde gerek olta gerekse beden ve kösteklerde sert ve parlak misina kullanmak gerekir. Takımda 2 cm. ‘ lik fırdöndü ve suların akıntı kuvvetine göre iskandil kullanılır.

Kolyoz sürüleri genellikle 9-16 kulaçlık sularda dolaştıklarından, çapariyi kulaç sayarak bu derinliklerde sallamakta fayda vardır.

Kolyoz genellikle güneş doğarken ve batarken av vermesine rağmen batı rüzgarı estiği ve güneşin sulara dikey geldiği saatlerde de çok kuvvetli av verebilir. Yaz başında Marmara’dan Karadenize çıkışı sırasında günün her saatinde çapariye gelebilir.
Balığın akışı sırasında kulacı tespit edilirse, akıntılı sularda balıkla birlikte motorla akış yaparak bereketli av elde edilir.

--


uskumru/kolyoz farkı
Arkadaşlar bilenler bilir. yeni ve/veya bilmeyen arkadaşlarımız olabilir tekrarlamakta fayda var
Uskumruyu kolyozdan ayıran belirgin farklar:

1-Gözler…. Kolyozun gözleri daha iridir / Uskumrunun gözleri daha ufaktır
2-Ağız …… Kolyozun ağzı geriye doğru daha uzundur /Uskumruda ağzı yapısı daha kısadır
3- Yüzgeçler … kolyozun birinci sırt yüzgeci daha diktir ve üçgen biçimlidir.
4- Uskumru da yüzme kesesi çok küçüktür)
5- Kolyozda yüzme kesesi belirgin derecede büyüktür.
6- Uskumru daha lezzetlidir..
7- vücut yapısı: kolyoz daha yuvarlaktır / uskumru daha yassıdır.
8- kolyozda yanlarda sarımsı lekeler vardır / uskumruda pembe gibidir.
9-uskumrunun kuyruk çatalı boş gibidir yani daha keskin bir açı yapar./
kolyozda bu dip nokta doludur daha yumuşak açı yapar
10-Uskumruda sırt 1 ana (ön) yüzgecinde 11 diken vardır/ kolyozda 10 adet diken vardır
11-Uskumrunun sırt çizgileri aşagıya dogru oldukça düzgün paralel iner/kolyozda bu düzen yoktur desenler daha karışıktır
------------------------------------------------------------------------------------------

BAŞKA BİR GÖRÜŞ

Scambeidae familyasından olup bilimsel adı Pneumatophorus Colias'dır. Yavrularına Kolaridya çok irilerinede eşek Kolyoz'u denir. Kolyoz uskumruya benzediğinden çoğu kişi güçlükle ayırteder ve uyanık balık satıcılarıda Uskumru diye insanları kandırarak daha pahalıya satarlar. Halbuki bir takım nitelikleri etinin o kadar lezzetli olmaması dolaysıyla ayırt edilebilir.

Vücudu füze şeklindedir. Ancak Uskumruya oranla tombulcadır. Orta büyüklükteki kolyoz'ların boyu 22 cm'dir. 7-8 adedi 1 kg gelir. Sırtı, birbirine paralel, yol yol menevişli, yeşil ve mavimtrak renktedir. Yüzgeçleri kısmen sarımtıraktır. Karnı ve ve yan tarafları beyaz olup yer yer sarımsı parıltılar ve benekler görülür. Bütün yüzgeçleri düzgün oluşmuştur. Ayrıca ikinci sırt yüzgeciyle kıç yüzgeçleri vardır. Yüzgeçlerinde batıcı dikenler bulunmaz. Pulları ufak olup, vücuduna iyice yapışmıştır. Başı ve çeneleri uzuncadır. Ağzı ve gözü büyüktür. Çenelerinde batıcı olmayan kadife dişler bulunur. Burun delikleri gözlerinin ön tarafındadır. Yüzme kesesi vardır.

Kolyozlar; hamsi, çamuka, aterina, kıraça gibi balıklarla ve diğer balıkların yavrularıyla, ayrıca planktonlarla beslenirler. Sularımızda Kolyozu Marmara'nın balığı sayabilir. Az bir kısmı yaz aylarında Marmara'dan Karadeniz'in Boğaz girişine yakın sahalarına kadar çıkarlar. Uskumru gibi kuzeye ulaşmazlar. İğneada-Ereğli'ye kadar uzanan sahil bölgelerinde dolaşırlar. Ekim ve Kasım aylarında Marmara'ya dönerler.

Kolyoz Marmara'nın bütün sahil bölgelerinde, Adalar ile Marmara Adası civarında, yaz mevsiminde geceleri lüks lambası yakılıp ışık altına toplanandırılarak avcılığıda yapılabilinir. Gündüzleri Çapari ile de avcılığı yapılır.

ÇAPARİ İLE AVCILIĞI

Kolyoz, Uskumru'ya oranla, sinirli ve hareketli bir balıktır. Bu özelliği ve irilikleri göz önüne alınarak av verme durumuna göre ayrı ayrı çapariler kullanmak gerekir. Genellikle beden 30-40 numara misinadan ve köstekler de aynı numara misinadan yapılmalıdır. Bedene 22 ila 28 adet köstek takılır. Bunlar 1 ila 3 numara iğnelere beyaz veya kırçıllı hindi kanadı yahut kuyruk tüyü bağlanır. Kösteklerin uzunluğu 17-18 cm olmalıdır.

Av usulü uskumruya benzemez. Çapari sallanırken kolyoz gelince, uskumruda ve istavrit'te olduğu gibi sallamay devam edilmeyip, çapari yavaş yavaş çekilir. Çekiş esnasında kolyozlar yetişerek kösteklere dolmaya başlar. Çapari, daha çok balık gelmesini sağlamak için sallanırsa boşalır. Yukarı çekildiğinde balıkların bir demet haline geldiği görülür. Artık takımı kullanmak mümkün olmayabilir. Kolyozun çapariye geldiği, oltayı sallarken aşağıya inmemesinden, oltayı durdurmasından anlaşılır. Kolyozlar bazen dibe yakın bazende orta ve yüzeyden itibaren 10-15 kulaç derinliklerde dolaşırlar


NOT: BİLGİLER ÇEŞİTLİ SİTELERDEN ALINTIDIR, HEPSİNİN EMEĞİNE TEŞEKKÜRLER.