MIĞRI (Conger conger
F- Congridae
L- Conger conger
İ-
M- Mıgri, Mıngır, Deniz yılan balığı

Morfolojik Özellikleri:
Y.F.=
Yılan balıkları grubundan olmakla birlikte, sadece denizlerde yaşar. Vücut uzun silindir şeklinde olup, yılana benzer. Derisi kaygan ve vücut küçük pullarla örtülüdür. Rengi yaşadığı ortamın rengine uygundur. Sırt ve yanları gri, sarı ile karışık yeşilimtırak, karın kısmı ise kirli beyazdır. Sırt ve anüs yüzgeci kuyruk yüzgeci ile birleşmiştir. Yan çizgi sırtına paralel olarak kuyruğa kadar uzanır. Yılan balıkları gibi bir defa yumurta döker ve sonra ölür.
M.U.= 300 cm.
O.U.= 100 cm.
M.A.= 65 Kg.
O.A.=




MlGRI
Anguilliformes Conger conger
Congeridae
Congeridae familyasından olan mıgrı, yılanbalıkları grubundandır. Denizlerimizde yaşayan türünün bilimsel adı Conger conger'dir. Diğer yılanbalıkları hem tatlı hem tuzlu suda yaşamalarına karşın mıgrı sadece denizde yaşar. Atlantik Okyanusu'nun kuzey ve güney kesimlerinde, Hint Okyanusu, Atlantik Okyanusu, Güney sahillerinde, Akdeniz, Ege ve Marmara'da bulunur. Yaz başlarında çakıllı ve kayalık sahillere gelen mıgrılar bu kıyılardaki mağaralara, taş kovuklarına yuvalanırlar. Kışın daha derin sulara ve yine taşlık mağaralık diplere çekilirler. Mıgrının boyu ortalama 1.20-1.50 cm'dir. 3 metreye kadar olanları vardır. Ağırlıkları 45-50 kg.'ı bulabilir. Erkekleri dişilerinden daha küçüktür. Uzun silindir şeklindeki gövdesi, gözle görülmeyecek kadar küçük ve deriye iyice intibak etmiş pullarla örtülüdür. Derisi çok kalın ve kaygandır. Yan çizgisi sırtına paralel olarak kuyruğuna kadar uzanır. Mıgrının rengi yaşadığı ortamın rengine uygundur. Dip kumluysa balık grimsi san bir renk alır. Çakıllı dipte veya kayaların arasında koyulaşır. Renkleri genellikle açık kahverengiden koyu kurşuniye kadar değişir. Karınları kirli beyazdır. Solungaç yarıkları geniş olup kafanın altına kadar uzanır. Ağız geriye, gözün hizasına doğru uzamıştır. Balığın oldukça geniş olan ağzında sivri dişlerden oluşmuş diziler görülür. Üst çenedeki bir sırada dişler çok sıktır ve bir kesme kenarı oluştururlar. Kafanın önündeki çift burun deliği boru biçimindedir. Gerideki burun deliklerinin her biri gözün ön kenarının tam karşısındadır. Mıgrının, derin deniz balıklarım andıran iri gözleri vardır. Yan yüzgeçleri küçük olup, karın yüzgeci balık dipte yaşadığı için gelişmemiştir. Buna mukabil sırt ve anüs yüzgeçleri kuyruk ucuna kadar devam ederek birleşirler ve kuyruk yüzgecini meydana getirirler. Mıgrı rahat ve zarif bir şekilde yüzer. Suda dolaşırken dalgayı andıran hareketlerle ilerler. Bu dalgalanmalar önden arkaya, sırt ve anüs yüzgeçlerinden aşağıya doğrudur. Daha süratli yol alabilmek için gövdesini bir yılan gibi sağa sola kıvırır. Zaman zaman gövdesini dalgalandırarak yan döner. Kayaların arasında yarıklarda bazen sırtüstü yatar. Solunumuyla ilgili olarak zaman zaman ağzını esner gibi açar ve kapar.

Mıgrı etçil ve obur bir balıktır, içlerinde leş hatta küçük mıgrıların bulunduğu her cins besini yer. Yengeç ve ıstakozları ağzına alarak kayalara vurur, sonra yutar. Mıgrı da tatlı su yılanbalığı gibi bir defa yumurta döker ve sonra ölür. Avrupa'nın Atlas Okyanusu kıyılarında yaşayanlar yazın sonlarında Sargossa Denizi yakınlarında 3.060 metre derinliğe yumurta bırakırlar. Mıgrı yumurtlamadan önce besin almayı keser. Rengi hemen hemen siyaha dönüşür. Gözleri daha da irileşir. O zaman balık derin deniz hayvanlarına daha çok benzer. Dişi, her birinin çapı 2.5 mm. olan üç-sekiz milyon arasında yumurta döker. Bunlar derin suların ara tabakalarında yüzer, zaman zaman yüzeye çıkarlar. Ülkemizde pek rağbet edilmeyen mıgrının eti Avrupa'da, özellikle İngiltere'de çok makbuldür. İngiltere'de ve İrlanda kıyılarında rekor denecek büyüklükteki mıgrılar amatör balıkçılar tarafından avlanır. Eti beyaz, yağlı ve serttir. Balığın kafası sağlam bir sicimle bağlandıktan sonra yüksekçe bir yere asılır. Sırt ve anüs yüzgeçleri çok keskin bir bıçakla kesilir, bundan sonra balığın içi de temizlenerek boynundan kuyruk yüzgecine doğru derisi bir penseyle tutulup aşağı doğru çekmek suretiyle tulumu çıkarılır. Kuyruk bölümünden üç parmak eninde bir kısım ve balığın kafası boynundan kesilir. Kafasız ve kuyruksuz, tulumu çıkarılmış gövde yine keskin bir bıçakla üçer parmak eninde dilimlere kesilir. Bu dilimler soğan, domates suyu ve sirkeye bir gün yatırılıp buzdolabında bekletildikten sonra ertesi gün tavası veya pilakisi yapılır.


Mıgrının yağlı ve beyaz eti marine edildikten sonra oldukça lezzetlidir. Mıgrının özellikle avı yapılmaz. Fanyalı ağlara, paraketeye yakalanmış balıklara musallat olan Mıgrılar ağları ve paraketaları bozarlar, üzerlerinde balık da bırakmazlar.
Avı yapılmak istendiğinde daha çok geceleri av mahalline gidilip dibi kayalık ve taşlık kıyılarda demir atılır. Olta olarak 0.50'lik zokalı lüfer takımı kullanılabilir. Zokanın iğnesine yarım yaprak halinde kesilmiş herhangi bir balık takılıp suya koy verilir. Olta dibe koy verildikten sonra yanm kulaç kadar yukarı alınıp zaman zaman hareket ettirilir. Mıgrın yeme atlayıp kovuğuna götürmek istediği anda çalınıp balık yukarı doğru çekilir. Mıgrı her ne kadar müren kadar tehlikeli değilse de çok mücadeleci, güçlü ve fırsatını bulursa insanın elini dişleyebilecek bir balıktır. Balığı içeri alırken dikkatli olup doğrudan doğruya livara atmalı ve zokanın üstünden misinayı kesip yeni av için yeni zoka takılmalıdır. Teknede livar yoksa, içeri alınan balığın başına sert bir cisimle vurmak veya balığın kafasını kesmek gerekir. Mıgrı genellikle geceleri daha çok ve daha kolay avlandığı için kaza ihtimalini mümkün olduğu kadar ortadan kaldırmak gerekir.

NOT: BİLGİLER ÇEŞİTLİ SİTELERDEN ALINTIDIR, HEPSİNİN EMEĞİNE TEŞEKKÜRLER

[/B]