RİNGA

Clupeiformes Clupeidae

Clupea harengus





RİNGA

Clupeiformes Clupeidae

Clupea harengus



Clupeidae familyasından olan ringa balığının sularımızda yaşayan türü Clupea harengus bilimsel adıyla tanımlanır. Akdeniz, Ege, Marmara ve istanbul Boğazı'nda nadiren bulunan ringa balıklarına Karadeniz'in kuzey bölgesinde daha sık rastlanır. Okyanusların ılıman ve az soğuk olan bölgelerinde (6° - 15°) büyük sürüler halinde yaşar. Orta ve deniz seviyesine yakın sularda gezerler. Daha çok soğuk sulan tercih ettiği için yazın ve sonbaharda sıcak sular çekilirken sürüler önce Shetland açıklarında yüzeyde belirir. Sonra Kuzey Denizi'nde görülür. Ocak ayında Fransa'nın Bretagne kıyılarında ortaya çıkar.
Boyu ortalama 30 cm. olan ringa balığının gövdesi yanlarından yassı olup füze biçimindedir. Sırtının rengi bulunduğu çevreye göre grimsi yeşilden, sarımsı kahverengiye kadar değişir. Yanları gümüşümsü, karnı beyazdır, iri pulları derisine iyice intibak etmemiş olduğundan, kolayca dökülür.

Ringa balığının sırt yüzgeci tektir. Kuyruk yüzgeci çatal şeklinde, göğüs, anüs ve karın yüzgeçleri normal büyüklükte ve gövdesine orantılıdır. Yüzme kesesi vardır.
Ringa, yaşamının önemli bir bölümünü su yüzeyinin yakınlarında dolaşarak geçirir. Suyu ağzına çekerek beslenir. Bu su, solungaç yapraklarının üzerinden geçer. Solungaç taraklarının oluşturduğu ince ağ, sudaki planktonları süzer ve balık da bunları yutar. Ayrıca hamsi, çaça, çamuka ve aterina gibi balıklarla da beslenir. Ağzı ufak olan ringa balığının alt çenesi üst çenesine doğru kalkıktır. Kadife dişleri oldukça ufak ve zayıftır. Ringalar kalabalık sürüler halinde yaşarlar. Sürüdeki balıklar düzgün aralıklarla yayılırlar. Her balığın yüzebileceği kadar bir yeri vardır. Ancak bu dar alanda dönemez. Ringa sürülerinde her balığın kafası yanındakinin karnının hizasındadır. Ringa balıkları yedi-sekiz yıllık bir ömre sahiptirler. İlkbahar sonlarında üremek için bir araya geldiklerinde oluşturdukları sürüler daha sıkışıktır. Yumurtlama gelişigüzeldir. Yumurtalar dökülüp döllendikten sonra ergin balıklar bu bölgeden uzaklaşır ve yumurtalarla bir daha ilgilenmezler. Yumurtlamadan önce ringalar heyecanla yüzer ancak kur yapma görülmez. Dişi 1 milim çapındaki yumurtaları yapışkan yığınlar halinde bırakır. Bunlar deniz suyundan daha ağırdır; batıp dibe inerler. Dişiler 21.000-47.000 adet yumurta bırakır.
Yumurtalar 11°-14°C olan sularda sekiz-dokuz gün içinde çatlar. Yavru yumurtadan çıktığı zaman 4 mm. boyunda ve saydamdır. Ağzı ve solungaçları yoktur. Sadece sırtının ortasında bir tek yüzgeç vardır. Yavru ringanın boyu bir ay sonra 1 cm.'ye erişebilir. Artık erginlere benzer bir biçime girmiştir. Gelişme hızı bir yıl sonunda azalır. Bu süre içinde boyu 5 cm.'ye ulaşmıştır. Yavru dört-beş yaşında erginliğe erişir.

Ülkemiz suları dışında bol miktarda avlanan ringa balıkları Kuzey yarım küresinde birçok ülkenin besin kaynağı olmuştur. Balıkçılığı için şehirler kurulmuştur. Charla-magne, Hamburg'u bir ringa limanı olarak kurmuştur. Vikinglerin torunları olan Nor-mandlar da aynı amaçla Ostend, Dunkerque, Etaples, Dieppe ve Fecamp'ı kurmuşlardır.
Tüketiminden dolayı ringa balığı dünya balık avcılığı ticareti sanayiinde en önemli yeri alır. Taze, tuzlu, tütsülü ve konserve halinde tüketilen bu balıklar dünyanın pek çok ülkesinde rağbet görür, Kuzey Avrupa ülkelerinde de "herring" adıyla tanımlanır.
Ülkemizde pek bulunmadığı için avcılığı yapılmaz. Kuzey Denizi'nde avcılığı ise özel gırgır ve orta su trol ağlarıyla büyük balıkçı gemilerinden yapılır.


NOT: BİLGİLER ÇEŞİTLİ SİTELERDEN ALINTIDIR, HEPSİNİN EMEĞİNE TEŞEKKÜRLER