3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Balıklarda Aşı ve İlğili ilaçların kullanılması

  1. #1
    Hıcaz

    Icon2 Balıklarda Aşı ve İlğili ilaçların kullanılması

    PROFİLAKTİK AMAÇLA AŞI ve KEMOTERAPÖRATİKLERİN KULLANIMI

    Balıklar içerisinde bulunduğu akuatik ortamda birçok mikroorganizmalarla karşı karşıyadır. Bu mikroorganizmalardan çoğu balık için patojen değildir. Fakat balık patojenlerinin su ortamında bulunması canlı için her zaman potansiyel tehlikedir.

    Bu nedenle balık mikroorganizmaları ile mücadelede aşıların kullanımı zorunlu olmaktadır. Bazı araştırıcılar balık hastalıklarının kontrolü için kemoterapik kullanımının aşılamadan daha etkili olduğunu vurgulamaktadırlar. Ancak hastalıkların tedavisinin kemoterapötiklerin sık kullanımını patojenlerin kemoterapötiklere karşı direnç kazanmasına neden olmaktadır. Balıklara tedavi sırasında yem içerisinde verilen kematerapötiklerin suya geçmesiyle doğal balıklar kabuklu ve diğer omurgasız su canlılarında kematerapötik madde kalıntılarına neden olmaktadır.

    Antibiyotik kalıntısı bulunan hayvansal gıdaların insan tarafında tüketimi insan sağlığını tehdit etmektedir. Nitekim kemoterapötiklerin uzun süre kullanımı hem flora bozukluğuna hemde vitamin noksanlığına neden olarak, gelişmelerde gerilemeye neden olmaktadır. Ayrıca kemoterapötiklerin immun sistemi üzerinde olumsuz etkileri vardır.

    Bir aşıyı üretmek oldukça zordur ve yıllarca süren araştırmalar neticesinde ancak kullanıma sunulabilir. Bununla birlikte aşılar oldukça yüksek maliyetli olmaktadır. Aşını pahalı olmasında araştırma geliştirme ve lisans masrafları en önemli faktörlerdir. Aşının kullanımı için fayda ve sakıncalarının da iyi değerlendirilmesi gerekir. Dünya Sağlık Teşkilatı' nın yayınladığı rapora göre aşılamaya karar vermede göz önüne alınması gereken kriterler şunlardır.

    • Hastalığın tabiatı ve şiddeti
    • Enfeksiyona maruz kalma olasılığı
    • Enfeksiyona maruz kalındığında hastalığın yayılma olasılığı
    • Aşılanmış bireylerde gerek aşılama sırasında gerekse sonradan olabilecek arzu edilmeyen reaksiyonların şiddeti ve görünme sıklığı
    • Aşılama ile elde edilen bağışıklığın süresi ve derecesi

    Bu çerçevede balık yetiştiriciliğinde hastalık problemlerinin artan kemoterapötik kullanımıyla çözülemeyeceği ve başarının ancak etkili aşıların geliştirilmesiyle mümkün olabileceği açıktır.

    Kemoterapötiklerin ve aşıların dezavantaj ve avantajlarının karşılaştırılması;

    1. Aşı Uygulamaları: Korucu olarak infeksiyon ve kayıpları ve azaltmak amacıyla kullanılır.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Ölümler başladığı zaman kemoterapik tedaviye başvurulur. Viral hastalıklar dışında etkilidir.

    2. Aşı Uygulamaları: Yalnızca bir ve iki uygulamayla koruma sağlar.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Çok kısa süreli periyotlar için korur. Sürekli uygulamaya gerek vardır.

    3. Aşı Uygulamaları: Aşılar banyo şeklinde uygulanabilir ve tüm balıklara tatbik edilebilir.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Bir çok antibiyotik oral yolla verilir. Ancak iştahsız ve enteritli hayvanlarda başarısızdır.

    4. Aşı Uygulamaları: Yan etkileri yoktur. Sağlıklı balıklar daha iyi bir büyüme performansı gösterirler.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Önemli ölçüde yan etkileri vardır.

    5. Aşı Uygulamaları: Toksik etkileri yoktur. Karkasta artık birikimine neden olmazlar.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Kemoterapötikler balık etinde birikebilirler.

    6. Aşı Uygulamaları: Patojenin aşıya karşı direnç göstermesi mümkün değildir.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Birçok bakteri antibiyotiklere karşı direnç gösterir. Bunu için birçok ülkede antibiyotiklerin kullanımına sınırlama getirilmiştir.

    7. Aşı Uygulamaları: Teorik olarak aşı ile kontrol edilemeyen hastalık yoktur.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Kemoterapötikler ile viral hastalıklar kontrol altına alınamaz.

    AŞININ TANIMI VE AMACI:

    Aşılar, hastalık etkeni mikroorganizmalar ve onların antijen unsurlarından hazırlanmış olan, bir hayvana verildiği zaman hastalık meydana getirmeden bağışıklık kazandıran maddelerdir. Belli bir enfeksiyöz etkene karşı, verildikleri canlıdan immun sistemi uyararak aktif bağışık hale getirirler. 1798 de E. JENNER, insan çiçeğine sığır çiçek virüsü ile aşılama yaparak, aşı ile bağışıklık kazandırma çalışmalarına öncü olmuştur. Günümüzde her aşıdan olumlu sonuç alınmazsa bile hemen her enfeksiyöz hastalığa karşı aşının üretilmesi için yoğun çalışmalar yapılmaktadır. İlerleyen teknik ve moleküler düzeyde yapılan çalışmalarla ileride hemen her enfeksiyöz hastalığa karşı etkin bir aşı elde edilebileceği mümkün görünmektedir.

    Balık aşıları üzerine ilk ciddi uygulama 1942 de Duff tarafından gerçekleştirilmiştir. Duff Salmo clarki balıklarını frunkulozise karşı korumak amacıyla kloroformla inaktive edilmiş bakteri hücrelerinden elde edilen aşıyı oral yolla kullanmıştır. Bu uygulamadan sonra aşı çalışmaları artmış ve ancak günümüzde bakteriyel balık hastalıklarının toplam sayısının % 50 sinden azına karşı aşı geliştirilmiştir.

    Aşılar, çok çeşitli antijenik maddeleri yapılarında bulunduran mikroorganizmalaradan veya onların ürünlerinden hazırlanırlar. Profilaktik amaçla yani enfeksiyonlarla karşılaşması riski olan balıklarını, o hastalığa karşı korumak için daha önceden bağışıklık kılma gayesi ile kullanılırlar.

    Aşılar bazen bir enfeksiyonun devamı esnasında kullanılırlar. Böyle bir uygulama sürüde enfeksiyonla karşılaşma ihtimali olan hayvanları korumak veya infekte olmuşları tedavi etmek amacıyla kullanılır. Bir hastalığın kuluçka devrinde olan hayvanlara inaktif aşı verilmesi tehlikeli değildir. Attenüe (zayıflatılmış) virüs aşıları tedavi etmek amacıylada kullanılır. Hastalığın inkübasyon devresinde verilen kuduz aşısı tedaviye yöneliktir.kaynak

  2. #2
    BaLıkçı Reis mertc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    586
    Tecrübe Puanı
    79

    Standart

    paylaşım için teşekkürler.

  3. #3
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.956
    Tecrübe Puanı
    2444

    Standart

    Alıntı Nuri DENİZ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    PROFİLAKTİK AMAÇLA AŞI ve KEMOTERAPÖRATİKLERİN KULLANIMI

    Balıklar içerisinde bulunduğu akuatik ortamda birçok mikroorganizmalarla karşı karşıyadır. Bu mikroorganizmalardan çoğu balık için patojen değildir. Fakat balık patojenlerinin su ortamında bulunması canlı için her zaman potansiyel tehlikedir.

    Bu nedenle balık mikroorganizmaları ile mücadelede aşıların kullanımı zorunlu olmaktadır. Bazı araştırıcılar balık hastalıklarının kontrolü için kemoterapik kullanımının aşılamadan daha etkili olduğunu vurgulamaktadırlar. Ancak hastalıkların tedavisinin kemoterapötiklerin sık kullanımını patojenlerin kemoterapötiklere karşı direnç kazanmasına neden olmaktadır. Balıklara tedavi sırasında yem içerisinde verilen kematerapötiklerin suya geçmesiyle doğal balıklar kabuklu ve diğer omurgasız su canlılarında kematerapötik madde kalıntılarına neden olmaktadır.

    Antibiyotik kalıntısı bulunan hayvansal gıdaların insan tarafında tüketimi insan sağlığını tehdit etmektedir. Nitekim kemoterapötiklerin uzun süre kullanımı hem flora bozukluğuna hemde vitamin noksanlığına neden olarak, gelişmelerde gerilemeye neden olmaktadır. Ayrıca kemoterapötiklerin immun sistemi üzerinde olumsuz etkileri vardır.

    Bir aşıyı üretmek oldukça zordur ve yıllarca süren araştırmalar neticesinde ancak kullanıma sunulabilir. Bununla birlikte aşılar oldukça yüksek maliyetli olmaktadır. Aşını pahalı olmasında araştırma geliştirme ve lisans masrafları en önemli faktörlerdir. Aşının kullanımı için fayda ve sakıncalarının da iyi değerlendirilmesi gerekir. Dünya Sağlık Teşkilatı' nın yayınladığı rapora göre aşılamaya karar vermede göz önüne alınması gereken kriterler şunlardır.

    • Hastalığın tabiatı ve şiddeti
    • Enfeksiyona maruz kalma olasılığı
    • Enfeksiyona maruz kalındığında hastalığın yayılma olasılığı
    • Aşılanmış bireylerde gerek aşılama sırasında gerekse sonradan olabilecek arzu edilmeyen reaksiyonların şiddeti ve görünme sıklığı
    • Aşılama ile elde edilen bağışıklığın süresi ve derecesi

    Bu çerçevede balık yetiştiriciliğinde hastalık problemlerinin artan kemoterapötik kullanımıyla çözülemeyeceği ve başarının ancak etkili aşıların geliştirilmesiyle mümkün olabileceği açıktır.

    Kemoterapötiklerin ve aşıların dezavantaj ve avantajlarının karşılaştırılması;

    1. Aşı Uygulamaları: Korucu olarak infeksiyon ve kayıpları ve azaltmak amacıyla kullanılır.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Ölümler başladığı zaman kemoterapik tedaviye başvurulur. Viral hastalıklar dışında etkilidir.

    2. Aşı Uygulamaları: Yalnızca bir ve iki uygulamayla koruma sağlar.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Çok kısa süreli periyotlar için korur. Sürekli uygulamaya gerek vardır.

    3. Aşı Uygulamaları: Aşılar banyo şeklinde uygulanabilir ve tüm balıklara tatbik edilebilir.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Bir çok antibiyotik oral yolla verilir. Ancak iştahsız ve enteritli hayvanlarda başarısızdır.

    4. Aşı Uygulamaları: Yan etkileri yoktur. Sağlıklı balıklar daha iyi bir büyüme performansı gösterirler.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Önemli ölçüde yan etkileri vardır.

    5. Aşı Uygulamaları: Toksik etkileri yoktur. Karkasta artık birikimine neden olmazlar.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Kemoterapötikler balık etinde birikebilirler.

    6. Aşı Uygulamaları: Patojenin aşıya karşı direnç göstermesi mümkün değildir.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Birçok bakteri antibiyotiklere karşı direnç gösterir. Bunu için birçok ülkede antibiyotiklerin kullanımına sınırlama getirilmiştir.

    7. Aşı Uygulamaları: Teorik olarak aşı ile kontrol edilemeyen hastalık yoktur.
    Kemoterapötik Uygulamaları: Kemoterapötikler ile viral hastalıklar kontrol altına alınamaz.

    AŞININ TANIMI VE AMACI:

    Aşılar, hastalık etkeni mikroorganizmalar ve onların antijen unsurlarından hazırlanmış olan, bir hayvana verildiği zaman hastalık meydana getirmeden bağışıklık kazandıran maddelerdir. Belli bir enfeksiyöz etkene karşı, verildikleri canlıdan immun sistemi uyararak aktif bağışık hale getirirler. 1798 de E. JENNER, insan çiçeğine sığır çiçek virüsü ile aşılama yaparak, aşı ile bağışıklık kazandırma çalışmalarına öncü olmuştur. Günümüzde her aşıdan olumlu sonuç alınmazsa bile hemen her enfeksiyöz hastalığa karşı aşının üretilmesi için yoğun çalışmalar yapılmaktadır. İlerleyen teknik ve moleküler düzeyde yapılan çalışmalarla ileride hemen her enfeksiyöz hastalığa karşı etkin bir aşı elde edilebileceği mümkün görünmektedir.

    Balık aşıları üzerine ilk ciddi uygulama 1942 de Duff tarafından gerçekleştirilmiştir. Duff Salmo clarki balıklarını frunkulozise karşı korumak amacıyla kloroformla inaktive edilmiş bakteri hücrelerinden elde edilen aşıyı oral yolla kullanmıştır. Bu uygulamadan sonra aşı çalışmaları artmış ve ancak günümüzde bakteriyel balık hastalıklarının toplam sayısının % 50 sinden azına karşı aşı geliştirilmiştir.

    Aşılar, çok çeşitli antijenik maddeleri yapılarında bulunduran mikroorganizmalaradan veya onların ürünlerinden hazırlanırlar. Profilaktik amaçla yani enfeksiyonlarla karşılaşması riski olan balıklarını, o hastalığa karşı korumak için daha önceden bağışıklık kılma gayesi ile kullanılırlar.

    Aşılar bazen bir enfeksiyonun devamı esnasında kullanılırlar. Böyle bir uygulama sürüde enfeksiyonla karşılaşma ihtimali olan hayvanları korumak veya infekte olmuşları tedavi etmek amacıyla kullanılır. Bir hastalığın kuluçka devrinde olan hayvanlara inaktif aşı verilmesi tehlikeli değildir. Attenüe (zayıflatılmış) virüs aşıları tedavi etmek amacıylada kullanılır. Hastalığın inkübasyon devresinde verilen kuduz aşısı tedaviye yöneliktir.kaynak

    paylaşım için teşekkürler abi





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Balıklarda tatlı ve tuzlu su arasındaki göç
    By Hıcaz in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01.05.09, 20:24
  2. Balık Nedir Ve Organları Nelerdir?
    By Hıcaz in forum Deniz Balıkları
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 07.04.09, 17:47

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM