Temel Reis’in evinin önünde bir zamanlar 40 metre genişliğinde siyah kumsal vardı. Zaman içinde daraltılıp sonunda otoyol yüzünden ortadan kaldırılması sonucunda, kıyıda takasını çekecek yer kalmadı. Kamyonla korunaklı bir limana taşımak zorunda kaldığı takayı yükleme sırasında düşürdüler ve baş bodoslama kırıldı. Temel Reis’in takasını yeniden yapmak için ‘Son Kumsal’ı bize destek verenlere cüzi bir miktar karşılığında gönderiyoruz. Umuyoruz Temel Reis’in takası bir yıl içinde yeniden canlanır.”

Trabzon Vakfıkebir’deki Temel Reis’in takası, Merve’nin artık evinin bahçesi gibi gördüğü Dutluk Kumsalı, 1980’lerde çalışmalarına başlanan ve şu ana kadar 542 kilometre uzunluğundaki sahil şeridinin kaya ve asfaltla doldurulmasına neden olan tartışmalı Karadeniz Sahil Yolu Projesi’ne kurban gitti.

İki belgeselci, Rüya Arzu Köksal ve Aydın Kudu, denizle bağı kesilen insanların hikâyesini, kendi deyişleriyle ‘bu yok oluş öyküsünü’ kameraya aldı. İkili, Ankara Uluslararası Film Festivali’nde belgesel kategorisinde üçüncülük ödülünü alan, Sinema Yazarları Derneği tarafından 2008’in en iyi belgesel filmi ödülü adayı olarak seçilen ‘Son Kumsal’ı, temmuz ortasında kollarının altına alıp ekipmanlarını da sırtlayarak Batı Karadeniz turuna çıktı. Dertleri, sahil boyunca kasaba kasaba dolaşıp otoyolun Doğu Karadeniz’e ettiklerini, Batı

Karadeniz halkına anlatmaktı...
Amma velakin 56 dakikalık belgeselin İnebolu’daki gösterimi sadece 10 dakika sürdü. Zira gündüz kendilerini misafirperver bir şekilde karşılayan İnebolu Belediye Başkanı, belgeselde gördüklerinden hoşnut kalmamıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın otoyol projesiyle ilgili sözlerinin ardından gelen, dağ delen iş makineleri görüntülerini ‘Başbakana hakaret’ olarak yorumlayıp belgeseli durdurdu. Kudu ve Köksal, sansür yiyerek kovuldukları İnebolu’yu geride bıraktılar ama belgeselin yolculuğu devam ediyor. Ekip, 16 Temmuz’da Kerpe’den başlayıp Sinop’a doğru izledikleri rotayı eylülde tersine çevirecek, filmi tekrar bir Karadeniz turuna çıkaracaklar. Dev dalgaların zaman içinde hırpalayıp yok edeceğine inandıkları yol inşaatının sürmesine karşı seslerini çıkarabilmek için...

İçinizde Karadeniz Sahil Yolu projesi hakkındaki ilk huzursuzlanmalar nasıl başladı?
Aydın Kudu: ‘Yollar Çimen Bağladı’ adlı belgesel filmimizin çekimleri sürüyordu. Memleketim Trabzon’un Vakfıkebir kasabasına her gidişimde de yolun durumunu gözlemlerdim. Halka söylenen, yöntemin deniz dolgusu değil, yolun kasabanın arkasından geçirilerek olacağı, denizle bağlantının kesilmeyeceğiydi. 2006 yazındaki gidişimdeyse yolun Vakfıkebir koyu geçişi için deniz dolgusu yapılmasına karar verildiği haberini duyar duymaz, eskiden beri yöre halkının deniz ihtiyacını karşılayan Dutluk Kumsalı’nın ortadan kaldırılma olasılığına karşı bir şey yapılması gerektiğini düşünerek çekimlere başladık.

Fazla zamanımız kalmamış olabilirdi...
Rüya Arzu Köksal: Ankara’da doğdum ama çocukluğum Bodrum, Akçakoca ve Alanya’da geçti. Yüzmeyi Karadeniz’de öğrendim. Denizin de, denizsizliğin de ne demek olduğunu iyi bilirim. ‘Yollar Çimen Bağladı’nın çekimlerinde, denize indiğimizde karşılaştığımız manzara bizi dehşete düşürmüştü. Yetkililerle görüştüğümüzde bize yapılacak bir şey olmadığı, artık ileriye bakmamız gerektiği söylendi. “Siz bu işleri bırakın da buraya turist getirin” dediklerinde, felaketin farkında olmadıklarını anladık ve kameraya sarıldık, başka kumsallar yok olmasın diye...

Temmuz boyunca Karadeniz’i gezip denizle aralarına mesafe konan insanlarla görüştünüz. Genel olarak nasıl tepkiler?
A.K.: Karadeniz halkının yol derdi eskiye dayanır. Bu nedenle, kimse yolun yapılmasına karşı değil. Bizim üzüntümüz, yolun en zararlı yöntemle yapılıp çevre, insan ve kültürel yaşama vereceği yıkıcı etkisi. Başbakan’ın Samsun-Hopa arasındaki bölüm açılışındaki konuşması devletin bakışını ifade ediyor: “Bu yol Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekleştirdiği en büyük kalkınma ve modernleşme projelerinden biridir. Adım adım hedeflerimize yürümekteyiz. 542 kilometrelik bu yol tamamıyla sahilden giderek İstanbul’a ulaştırıldığında, ülkemiz dünyanın en uzun sahil otobanına kavuşmuş olacak. Hayalim bu yolun İstanbul Boğaziçi’nde yapılacak üçüncü köprüyle birleşmesidir.” Ama herkesin derdi bir otobüs ya da TIR şöförünün bir yerden bir yere mal ya da yolcu yetiştirmesi bağlamında değerlendirilemez. Öyle olsa bile bu bu yolun deniz dolgusuyla yapılmasını asla haklı çıkarmaz.
R.A.K.: Deniz kültürünü içine sindirmiş insanların feryadı, belgeselin ana merkezi zaten. Onun dışında, yapılan projeyi savunacak bir kişi çıkmadı.

Yolun Karadeniz’in güçlü, dev dalgalarına dayanamayacağı meselesi çok dillendirilen bir şey mi bölgede?
A.K.: Temel Reis’in dediği gibi; ‘Deniz, verdiğini 30-40 yılda mutlaka geri alır.’ Bir de ‘Yıldız’ denilen, rüzgâr tam kuzeyden geldiğinde her ay birkaç kere, ancak her 10-15 yılda bir 7-8 metreye ulaşan dalga meydana getiren fırtınalar vardır ki, şimdiye kadar sahilde insan eliyle yapılan neredeyse her şeyi yıkıp geçti. ‘Son Kumsal’ maalesef bir yok oluşun trajikomik hikâyesi. Dutluk Kumsalı güzel bir rüya gibi çok kısa sürdü. Herkesin nefes alabileceği tek yerdi, gitti.


Kaynak:radikal