2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Biraz amatörce deyinelim Dernek

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.697
    Tecrübe Puanı
    934

    Standart Biraz amatörce deyinelim Dernek

    Dernek Kurmak..
    Sayıca Çoğalalım da Derneği Öyle Kurarız! Sayıca çoğalmak, dernek kurulmasında ön şart görüntüsü vermemektedir. Asıl mesele dernek kurulduktan sonra sayıca çoğalmaktır. Bazıları tarafından “Her iş benim üzerime kalmasın, benim zararım az olsun!!” mantığına uygun bir yaklaşım olarak kullanılan bu mazeret özünde derneğe ve sivil toplum örgütü olmaya inanmamışlığın dışavurumu gibi durmaktadır. Bu yaklaşım kimileri için de “Ben balığıma gider, keyfime bakarım, durduk yerde başıma iş mi açayım!!” aymazlığının bir uzantısı olup, genellikle forumlarda bohçacı lanetlemekten öteye gidemeyen bir çaresizliği yeterli tatmin olarak görenler ile ülke amatörlüğünün geleceği, doğa ve denge gibi konularda kötüye gidişin acilen müdahale gerektirdiğini fark edemeyenler tarafından da kullanılır.

    Bizim Burada Dernek Kuracak Kadar Amatör Yok ki! Sizin orada yeterli amatör olup olmadığına yönelik son envanter çalışması ne zaman yapıldı da bu kanaate ulaşıldı? Yabancı ülkelerde amatör balıkçılık derneklerine üye olanlar arasında azımsanmayacak kadar amatör balıkçı olmayan üye olduğunu gösteren ciddi istatistikler bulunmakta ve bu insanların büyük çoğunluğu da doğaseverler arasında bulunmak istediklerini belirtmişlerdir. Bir başka büyük çoğunluk da amatör balıkçılığı öğrenmek ve amatör olmak için eşi ve çocuklarıyla beraber derneğe üye olmaktadır. Amatör balıkçılık derneği, sadece mevcut amatör balıkçılar için değil çağdaş, evrensel ve ilkeli bir amatörlük geleneği kazanmak isteyen herkese ve toplumun tamamına hitap eden bir sivil toplum örgütüdür. Hele hele, amatör balıkçılığı toplumun sadece erkek ağırlıklı kesimine uygun gören ilkel yaklaşım bayan amatörlerin bu etkinliğe getireceği kibarlık ve uygarlığı göremeyen çağdışı bir değerlendirme olmaktadır. Bu nedenle, amatör balıkçılık derneklerine başta çocuklar olmak üzere, bayanlar ve toplumun tüm üyeleri katılabilirler ve faaliyetlerden de yararlanabilirler. Ülke amatör balıkçılığı, üyelerinin ailece paylaşımda bulunduğu etkinlikleri olan derneklerin sayısı arttıkça doğru bir kulvarda gidecektir.

    Dernek Benim Ne İşime Yarayacak ki! Eğer bu soruyu bir menfaat yada çıkar elde edebilir miyim anlamında soruyorsan önce kendine “Ben kimim ve neyim?” sorusunu sor. Çünkü çağdaş amatör balıkçılık camiasında senin bir parazit olduğunu düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Amatör balıkçılık derneğinden bir menfaat bekleyen, bir olta, bir kanca gibi ucuz ve çıkarcı yaklaşımlar güden zihniyetlerin genelde amatör balıkçılığı da evine et götürmek gibi bir koşula endeksleyerek bu amaca ulaşmak uğruna her şeyi yapabilenler olduğu yönünde ciddi işaretler yer almaktadır. Kaldı ki, böylesi yaklaşımları olanların gittiği bir avlakta kendilerine kötü davranılmasına çanak tutan, haklarını ve kimliğini bilmekten aciz ve temsil ettiği hiç bir gücü olmayan, eli oltalı biri olarak ciddi zorluklar yaşama olasılığı da ne yazık ki, çok yüksektir. Belki, aynı avlakta birlikteliğin ve dayanışmanın ne olduğunu gösteren dernek üyelerine karşı uzaktan bakıp da “Enayiler!” diyebilirsin ama onlara iyi bak çünkü onlar senin gibi yalnız, tek başına ve çaresiz değiller. Kendini yalnızlığa ve çaresizliğe mahkum eden böylesi çıkar odaklarının geçen onlarca yılda ülke amatörlüğünü nasıl kendilerine layık bir hale getirdiğinin sayısız örnekleri mevcutken ısrarla ve hala aynı çayırda otlamayı sürdürmeyi tercih edenlerin hiç olmazsa gölge etmemesi tercih nedenidir.

    Dernek Kurmak Kolay İş mi, Büyük bir Maddi Külfet Doğurur! Daha önce kaç dernek kurdun ya da ne masraf yaptın? Alt tarafı bir amatör balıkçılık derneği kuruyorsun, çokuluslu bir şirket değil. Eğer bu iddia doğru olsaydı amatör balıkçılık derneği kuranların hepsinin tuzu kuru ve saz gibi hayatı olması gerekirdi. Birçok amatör balıkçılık derneğinin son derece küçük bütçelerle kurulduğunu rahatlıkla onlara sorup öğrenmek varken, böylesi dayanaksız iddialarla ülke amatörlüğünün kurtuluşu anlamına gelen örgütlenmelere karşı duruş sergileyenler için ilgisiz, duyarsız ve ruhsuz amatörler denirse ileri mi gidilir acaba? Eğer senin için amatör balıkçılık en ucuz olta ve en uyduruk takımla yapılabilecek bir etkinlikse, amatörlük geleceğine en büyük yatırımlardan biri olan dernek üyeliği, yıllık aidatı bir olta fiyatı kadar bile olmamasına rağmen ağır gelecektir. Oysa, amatör balıkçılık dernekleri genelde evrensel değerlere sahip amatörlerin huzur içinde sürdürebilecekleri bir amatörlük hedefine ulaşmak amacıyla kurulur. Bohçacılar, yasadışı avlananlar ve katliamcı soysuzlar yüzünden bozulan avlarında yaptığın masraflar belki de kurabileceğin bir derneğin sana getireceği maddi külfetten çok daha fazla masraf getirmiştir, bozulan sinirlerin de cabası. Maddi külfetin katmerlisini yaşayarak keyifsiz eve dönenlerin mazeret olarak bir dernek kurulmasındaki maddi külfeti bahane etmesi ne yaman bir çelişkidir.

    Dernekçilikle İlgili Bilgim Olmadığından Bu İşi Beceremem! Amatör balıkçılık derneği kuranlar dernekçi kursuna mı gitti de dernekçi oldular? Ya da dernekçiliği bilmediği için perişan olmuş bir amatör gören var mı? İnsan psikolojisinden midir, yoksa bazı kompleksli insanların başkalarının üzerinde etki yaratma çabasından mıdır bilinmez, kimilerinin dernek kurma işini olduğundan zormuş, bir sürü karmaşık işlerin yumağıymış gibi göstererek diğerlerinden daha bilgili olduklarını ortaya koymaya çalıştığı bir toplumda yaşıyoruz, ne yazık ki. Şöyledir de, böyledir de, çok zordur da teraneleri ile konu “Sen hayatta yapamazsın!” çıkmazına bağlanır. Aslında bunları ileri sürenlerin ima etmeye çalıştıkları “Ben olsam yaparım, ama sen embesilsin!” mesajına benzemektedir. Oysa, amatör balıkçılığın geleceği ile ilgili endişe duyan ve okuma yazma bilen hemen herkesin rahatlıkla yapabileceği bir işin, zamanla da birikimlerinizle ustalaşarak kotarabileceğiniz bir girişimin, belki de amatör balıkçılık camiasında sivil toplum örgütlerinin artmasından rahatsızlık duyanlar tarafından bir “olmaz”a bağlanmaya çalışıldığı gibi bir şüpheye de kapılmıyor değilim, böylelerini gördüğümde. Ancak, işin içine girdiğinizde başta, ülkenin en eski ve köklü amatör balıkçılık derneklerinin yöneticileri olmak üzere bir çok tecrübeli amatörlük sevdalısının size yardımcı olduklarını görebileceksiniz. Yeter ki sizin ve dostlarınızın kararlılığında ve özellikle de sizin azminiz başta olmak üzere, amatör balıkçılığın geleceğine yatırım yapmayı kendine şiar edinmiş bu bir avuç dostunuzun kararlılığında bir taviz olmasın, gerisi gelecektir. Lütfen buradan, dernekçilik konusunda tecrübeli ve bilgili olan dostlarımızın bilgi birikimine yönelik bir olumsuzluk da çıkarılmasın ama bu konuda gerçekten duayen birçok dostumuzun bu işin öyle yapılamayacak kadar zor olmadığı ve zamanla da tecrübe kazanıldığı konusunda hemfikir olduklarını belirtmekte yarar var sanırım.

    Ben Zaten Avcılar Kulübüne Üyeyim, Ne gerek Var Amatör Balıkçılık Derneğine de Üye Olmaya! Sivil toplum örgütlerine ne oranda üye olunursa demokrasinin en temel direklerinden biri olan toplumsal güçler ya da başka bir deyişle Güç Toplulukları çoğulcu demokrasinin gelişmesine de o oranda yararlı olacaktır. Buradan hareketle de doğa dostu derneklere, yabanı paylaştığımız tabiat sevdalılarına ve eylemini bilinçli yapan bireylerin kurdukları topluluklara fazladan üye olmanın gereksizliğini tartışmak son derece yersizdir. Kaldı ki birçok amatörün mazisinde kara avcılığı da olduğundan bunu sakıncalı bulmak da rasyonel görünmemektedir. Ancak, bu konuda özellikle beni rahatsız eden bir husus, bir kısım insanın amatör balıkçılığı kara avcılığının boş zaman eğlencesi olarak ele alarak eylemlerine gereken özen ve hassasiyeti göstermede yetersizlik sergilemesidir. Amatör balıkçılık, kara avcılığına etik bağlamda birçok benzerlikler taşımasına rağmen, hem felsefe hem de özde birçok değişiklikler gösterir ki bunların en başında kara avcılığında var olan ölüm gerçeğinin amatör balıkçılıkta mutlak olmayışından kaynaklanan avantajdır. Buradan hareketle de amatör balıkçılığı ayrı bir etkinlik olarak ele almak ve amatör balıkçı kimliğinin geliştirilmesine katkıda bulunmak gerekir. Böylesi bir bilince sahip ne kara avcılarının, amatör balıkçılığı kara avcılığındaki mantıkla yürütmeleri ne de amatör balıkçıların kara avcılığındaki yaklaşımı amatör balıkçılığa uyarlamaları istendik bir davranış değildir. İşte sırf bu nedenlerden dolayı amatör balıkçılık ayrı bir kimlik olarak ele alınmalı ve toplumdaki yerini eğitimli, çağdaş ve bilinçli bir alt yapıya sahip saygın ve onurlu bir duruşla almalıdır. Bir avlakta, suyun kenarındaki oltalı bireye amatör diyebilmek için onun sadece olta sahibi olması kanun koyucu tarafından yeterli görülse bile benim için içler acısı bir kepazeliktir. Hiçbir şekilde “Yararlanan Karşılar!” prensibinin işlemediği bir sistemde oltası olan biracının, piknikçinin, kara avcısının ve hatta bohçacının birbirine karıştığı, amatörlüğün forum gibi platformların keyfi eğitim çabalarına terk edildiği, bilinçsiz, duyarsız ve saldım çayıra aymazlığı içindeki bir başıboşluk örneği olan böylesi bir durum sanırım yerkürenin sadece bu coğrafyasındaki geri kalmış ülkelere ya da bize özgüdür. Bu kimliksizliği ve buna bağlı kaos ortamını ortadan kaldırmanın yegane yolu amatör balıkçılık dernekleri çatısı altında örgütlenmiş amatörlerin oluşturacağı güç birliğidir ki bunun temeli de amatörlerin tüzel kişilikle oluşturdukları dayanışmalara yani dernekleşmeye gereken önemin verilmesi sayesinde olacaktır.

    Bazı Amatör Balıkçılık Dernekleri Var, Bunlar Ne Yaptılar ki, Biz Farklı Bir Şeyler Yapabilelim! Şu anda iyi-kötü eleştirdiğimiz, şöyle olsa daha iyi olurdu, böyle olmalıydı diye sayfalar dolusu yazılar yazdığımız ama her platformda kayıtsız şartsız bağlı olmamız gerektiğini vurguladığımız amatörlüğün anayasası diye de adlandırdığımız sirkülerimizin gökten zembille indiğini düşünenler var sanırım. Ne yazık ki, kazın ayağı öyle değil. Devletin bu konudaki atıllığına ve hantallığına rağmen, eğer kurulduğu tarihten bu yana bu konuyla uğraşan, duyarsızlığa ve kötüye gidişe müdahale etme gereksinimi duyan bir avuç ileri görüşlü ve girişimci amatör ile onların kurduğu ülkenin en eski amatör balıkçılık derneğinin, takdiri ancak amatörlük tarihimize bakarak yapılabilecek çabaları olmasaydı, bizler belki de şu anda canlısız doğal kaynakların kenarında tırıvırı atma talimleri yapıyor, av çantalarımızda dinamit taşıyor ya da hayalsiz, beklentisiz ve geleceksiz bir tükenişi uzaktan seyrediyor olacaktık. Bunu saptamak için fazla uzağa değil sirkülerimizin mazisine bakmak bile yeterli olacaktır. Bu nedenle, değerlendirme yaparken sapla, samanı birbirinden ayırmak, kumarhane amacıyla kurulan amatör tabela dernekleri ile çağdaş amatörlüğün sürdürülebilmesi için mücadele eden örgütleri birbirinden ayırıp, haklarını teslim etmek gerekmez mi? Bir grup insanın verdiği bu onurlu mücadeleye başka amatörlerin de oluşturacakları toplumsal güç birlikleriyle katılmaları ve amatör balıkçılığın geleceğini, yasalarını ve sürdürülebilirliğini güzele, doğruya ve iyiye yönlendirmede, şekillendirmede ve değiştirmede devreye girmeleri kadar hayırlı bir girişim olabilir mi? Hedefleri ve yöntemleri sürdürülebilir amatör balıkçılık temelleri üzerine, çağdaş ve evrensel değerlerle oturtulmuş her amatör balıkçılık derneğinin ülke amatörlüğünün geleceğine yönelik sayılamayacak kadar çok katkısı olacaktır. Çünkü ülkemiz amatör balıkçılığı baskı yaratabilecek örgütlü bir güç olarak şekillenmedikçe amatör balıkçılık sevdalıları forumlarda ağlaşan biçareler olmaktan öteye geçemeyecektir.

    Altı Ayda Derneğinizin Başardığı Bir Şeye Dayanarak mı Ahkam Kesiyorsunuz! Ahkam kesmek değil bu rica ederim, sadece bu kısa zamanda nelerin yapılabileceğini farkettim, onlu sayılardan nasıl yüzlü rakamlara ulaştığımızı gördüm ve daha yolun çok başında olmamıza rağmen dernekleşme konusunda onlarca Eskişehir’li gerçek amatörle aynı hisleri ve duyguları paylaştığımı fark ettim. Kısacası “Aklın yolu birdir!” sözünün ne kadar doğru olduğunu, çağdaş amatörlerin bu oluşuma destek vermede nasıl istekli olduklarını gözlemledim. Bunun sadece bizim bölgemizde olmayacağını, artık amatörlerin eski kara düzenle yapılan amatörlük alışkanlıklarını değiştirmek ve yıkmak için mücadele edeceklerini gördüm. Onlarca bölgesel organizasyon düzenledik, koruma ve kontrolle ilgili girişimlerimiz oldu, onurlu amatör davranışlarını, dayanışma ruhunu canlı tutan girişimleri değerlendirmeye çalıştık. Kendi çapımızda tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları yaptık ve hala daha sürdürüyoruz. Öylesine büyüyoruz ki üyelerimizin büyük çoğunluğu bir noktadan itibaren kontrollü büyümeye yönelmenin daha rasyonel olacağı ve çekirdek bir kadronun korunması konusunda birleşmeye başladı. Elbette zamanın ne getireceği, nelerle uğraşıp, neleri başaracağımız ya da başaramayacağımız konusunda kehanette bulunamayız. Ama planlarımız, hayallerimiz, beklentilerimiz ve hepsinden önemlisi heyecanımız var. Bu planlarımızı, hayallerimizi ve beklentilerimizi ne oranda gerçekleştirebileceğiz bunu zaman gösterecek ama iki keyifli şeye dört elle sarılacağımızı adım gibi biliyorum. Bunlardan biri içimizdeki heyecanı sürekli canlı tutarak bunu çalışmaya kanalize etmek, diğeri de tüm üyelerimizle sürekli organizasyonlar düzenlemek olacak. İçimizdeki heyecan sadece bende olsa huylanacağım ama bunu bütün üyelerde görmek anlatılmaz bir güç ve motive edici unsur. Ben mi şanslıyım yoksa bu geçici bir duygu mudur bilemiyorum ama hiçbir üyemizi derneğe üye olmuş sıradan birisi olarak göremiyorum, onlar benim beraber avlandığım grubum, avlakta ekmeği paylaştığım, yan yana uyuduğum, dostlarım. Bir çoğuyla dernekte ve forumda tanıştığım, ama kırk yıllık dost gibi olduğum arkadaşlarım. Her hafta balığa gittiğim, ailem kadar sık gördüğüm insanlarla mesafeli olmak mümkün olabilir mi? Birçoğuyla forumda gece gündüz konuşuyor, hafta sonu da balıkta beraber oluyorum. Bu şans eseri oluşmuş bir ahenk midir bilemiyorum ama gün geçtikçe huylarını, yapılarını daha iyi öğrendiğim onlarca insandan bahsediyorum. Büyük sözüme tövbe ama onlarla yapılamayacak bir şey olduğuna inanmıyorum. Peki, dürüstçe söylersem bugüne kadar hiç mi pişmanlık duymadım, elbette duydum ve hala daha da duyuyorum. Keşke bu derneği on yıl, yirmi yıl önce kursaymışız, şimdilerde olduğumuz noktadan kesinlikle çok daha ileri bir yerde olur ve bölgenin amatör balıkçılığı adına da şu anda çok daha farklı bir yerde olurduk. Bütün bunlar derneğin başardığı bir şey değilse de başaracaklarına teminat olduğu da çok açıktır.

    (Not: Yukarıdaki monolog tamamen yazarın görüşleri ve hayal gücünün eseri olup gerçek ya da tüzel üçüncü kişileri ve kişilikleri hedef almaz. Ateş Dalyan)

    Alıntı;Kaynak
    Yazarına teşekkürlerimi sunarım(buranaki)

    Konu açılırken alıntı yapılmış olup yazandan izin alınmamıştır.(buranaki)
    Yazı biraz uzun kusura bakmayın.Forumda amatörlerinde olduğunu düşünerek konuyu açtım.Örgütlenmek adına.Yazıdan kıssadan hisse yapmak için.??



    Balıkçılar Net Forumu bizlere sunduğu için
    Sayın AFALA'YA.ve forum'un kurulmasına katkıda bulunanlara teşekkürler(Burhan Önen).
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Aslında her Kooperatifin geçmişinde veya yanında bir dernek var,bizde Bakırköy Balıkçılarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği 1972 yılından bu yana faal ve yöreden 5 Derneğinde katılımıyla Marmara Balıkçı Dernekleri Federasyonuda oluşturduk.Adamsendecilik,birazda bürokrasinin çokluğu dernekçiliği gerilettiği gibi amaç dışı derneklerin varlığıda ilgiyi azalttı.Amatörlerinde sesini duyurabilmesi ve bir araya gelebilmesi için "Dernek" kurulmalı ve ön plana çıkarılmalı.Güzel bir yazı paylaştığınız için teşekkürler.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Eski İstanbul - Biraz Nostalji Biraz Modern
    By kenane in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 09.11.09, 09:56

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM