Dün gazetelerden öğreniyoruz ki Çanakkale, Bozcaada Belediye Başkanı DP'li Mustafa Mutay, ilçede halkın kullandığı naylon torbalar yerine kese kağıdı ve bez torba kullanımını 5 Haziran tarihinden itibaren şart koşmuş!

Çevre kirliliğinin baş düşmanı naylon torbalar uzun yıllar eriyip yok olmadığı için, bu adım önemli.

Ancak... yetmez!!

Yaz mevsiminde yöreye yakın bir köyde oturduğum için çok iyi biliyorum ki.. özellikle balıkçılarımız naylon torba kullanıp denize fırlatmakta çok ustadırlar ve yaz başı kıyılara geldiğimizde günlerce kuma "saplanmış" bu torbaları toplamaktan canımız çıkmaktadır! Yöre denizinin kendine has gel-git'leri ve alt-üst akıntıları çok olduğundan bu boş torbalar kıyıda kuma gömülürler veya içleri kumla dolduğundan, boşaltılmaları veya yerden sökülmeleri çok meşakkatli olur!

Bozcaada'nın aldığı karar sadece "ada" için geçerliymiş.

Denizi kapsamıyormuş. Oysa deniz kirliliği için de önlem almak gerekmez mi?

Tutuğunuz balığı livar veya kovadan "bez torbaya" veya "kese kağıdına" boca edemezsiniz! Naylon poşet de tek çare gibi görünüyor. Gelişmiş ülke balıkçıları ne yapıyorlar? Bu konunun araştırılması lazım.

En kötü ihtimalle alınabilinecek tedbir, balıkçıların kullandıktan sonra naylon poşetlerini belediyeye, az da olsa.. bir para karşılığında satmaları olabilir. Naylon poşeti denize atan balıkçıya da maddi ceza kesilebilinir.

Karaların temizliği denizlerin temizliği ile birleştiği noktada, uygarlığa yaklaşmış oluruz! Yani, hava temizliğini de önemseyip gerekli tedbirler alınırsa.. işte "Bizler çağdaş ve uygar bir ülke halkı" diye gururlanabiliriz! O güne kadar Bozcaada belediyesinin aldığı tedbirleri alkışlamaktan başka çaremiz yok gibi!

Gene de yetkilileri tebrik ediyorum ve keşke bu yöntem tüm anakarada geçerli olsa diyorum!


AYŞE ÖZGÜN