6 sonuçtan 1 ile 6 arası

Konu: Caretta Vahşeti !

  1. #1
    __BALIKCI FORuM__ kenane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2.419
    Tecrübe Puanı
    352

    Standart Caretta Vahşeti !


    Muğla’nın Bodrum ve Milas ilçeleri ile Aydın’ ın Didim ilçesi arasında kalan Mandalya Körfezi’nde tam anlamıyla bir deniz kaplumbağası vahşeti yaşanıyor. Sayıları gün geçtikçe azalan Caretta caretta türü sevimli deniz canlıları için, Mandalya Körfezi son aylarda bir ölüm körfezi olmaya başladı.


    Temmuz ayından bu yana 5 caretta caretta’ın vahşice öldürüldüğü Mandalya Körfezi’nde dün akşam saatlerinde iki caretta caretta daha ölü şekilde bulundu. Balta ile öldürüldükleri tahmin edilen deniz kaplumbağaları Didim kıyılarına vurdu.


    Mandayla Körfezi ve çevresinde yaşanan deniz kaplumbağası vahşeti Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği(EKODOSD)’ni harekete geçirdi. Mandalya Körfezi’nde yaşanan vahşetin ürkütücü boyutlara ulaştığını kaydeden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “ Yaklaşık 100 yaşına kadar yaşayabilen bu deniz canlıları, genellikle Dalyan ve güney sahillerindeki kumsallarda üremekte ve son yıllarda balık çiftliklerinin çoğaldığı Mandalya Körfezi’nde yoğunlaşmaktadır. Balık avcılığının yapıldığı ve balık çiftliklerinin çok fazla olduğu Mandalya Körfezi’ne gelen Carettalar, ağ içindeki balıkları yemek istemelerinden dolayı bazen ağlara takılarak yaşamların kaybetmekteler, bazen de insan kaynaklı olarak vahşice öldürülmektedir. Temmuz ayından bu yana ergin bireydeki 5 adet Caretta caretta, kimliği belirsiz kişilerce vahşi biçimde öldürülmüştür. Dün de balta olduğu tahmin edilen büyük bir kesici aletle parçalanarak öldürülen 2 Caretta carettanın cesetleri, Didim kıyılarında kıyıya vurmuştur “ dedi.


    Temmuz’dan bu yana 5 tane öldürüldü!
    Ege Bölgesi’nde 2004 yılından bu yana takip ederek kayıt altına aldıkları ölü ve yaralı caretta carettaların genellikle insan kaynaklı olarak bilinçli ve vahşi bir şekilde öldürüldüğüne dikkati çeken Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, “ Normal hiç bir insanın yapamayacağı şekilde, kesici bir aletle birinin boynu kesilerek, diğerinin de çok sert olan karapaksı parçalanarak iç organları dışarı çıkarılarak öldürülen Caretta carettaların ergin yaşta oldukları görülmüştür. Birisinin boyu 85 cm, diğerinin 1 metre olan Caretta carettaların Mandalya Körfezine yoğun olarak gelmelerinin nedeni, beslenme ortamının iyi olması ve balık çiftliklerinin yoğun olarak buralarda toplanıyor olmasından kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Ağla yapılan balık avı ve ölümlerin yüksek olduğu balık çiftliği bölgelerinde “Kaplumbağa Dışlayıcı Aygıt (TED)”ların kullanılması, bir ölçüde bu deniz canlılarının hayatını kurtaracaktır. Bu yöntem birçok dünya ülkesinde, bu canlıların ölümlerinin yüksek olduğu bölgelerde kullanılmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır “ diye konuştu.


    Bir An Önce Önlem Alınmalı
    Bu arada, deniz kaplumbağası vahşeti üzerine Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği(EKODOSD) tarafından tüm yetkili ve ilgili kesimlere yazılı bir çağı yapıldı. EKODOSD Yönetim Kurulu imzasıyla yapılan çağrı şöyle: “Ancak %3 civarının erginleşebildiği ve yaklaşık 1000 yumurtadan sadece 1 tanesinin 50 yaşlarına ulaşabildiği deniz kaplumbağalarını korumak için, denizdeki faaliyetler kontrol edilmelidir. Dinazorlar gibi deniz kaplumbağalarının da dünyamızdan yok olmamaları için, bu konularda ayrıntılı çalışmalar yapılması gerekmektedir.


    Ölümler genellikle turizm sezonunun yoğun yaşandığı yaz aylarında sürat tekneleri ve jet skilerin çarpmalarından, denizden kazancını temin eden kişilerin avlarını paylaşmak istememesinden, denizlere atılan naylon poşetler yüzünden ve son aylardaki nedeni bilinmeyen vahşi saldırılar yüzünden meydana gelmektedir.Deniz ekosisteminde yapmış olduğumuz çalışmalarda, bölgemizdeki yaralanan ve öldürülen Caretta carettaların kayıtlarını tutmaktayız. Kıyı bölgelerde yaşayan yöre halkına, bu konularda bilinçlendirme çalışmaları yapmakta yaralı ve ölü Carettalar için bilgi ve kurtarma ağı oluşturmaya çalışmaktayız.85 milyon yıldır var olduğu tahmin edilen Caretta carettaların iki aylık kuluçka döneminden sonra yumurtadan çıkan yavruları, kum sıcaklığına göre 26 derecede erkek, 32 derecede dişi ve 29 derecede ise yarısı erkek yarısı dişi olur. Dalyan Caretta sempozyumunda da, son yıllarda meydana gelen iklim değişikliği nedeniyle, kuzey ve güney kıyıları arasındaki ısı farkının yavruların cinsini nasıl etkileyeceği merak konusu olmuştu.


    Son derece dramatik bir yaşamı olan Caretta carettalar, daha yumurtadayken ve yumurtadan çıkarak denize ulaşıncaya kadar birçok tehlikeyle karşılaşmaktadır. Kuluçka süresince yumurtalar değişik tehditler altındadır. Bu yumurtaların pekçok doğal düşmanları vardır. Bunlar tilki, sansar ve çakallardır. Bu tür hayvanlar, kumlarda koklayarak buldukları yumurtaları yerler. Yuvalarda kalan yumurtalardan çıkan yavrular, ay ışığı veya denizin parıltısı sayesinde denize doğru giderler. Ancak daha kuvvetli başka ışık olursa yanlış yöne giderler. Denize gidinceye kadar ayrı bir tehlike onları beklemektedir. Yengeçler… Denize ulaşabilen yavru karnını içine çekerek depolanan yağlı besin maddesi nedeniyle dalamaz ve iki hafta kadar yüzeyde dolaşır. Bu nedenle bu esnada kuş ve balık gibi parçalayıcıların yemi olurlar. Bu safhaları atlatan yavrular deniz algleri arasında yüzerler ve dolaşırlar, yönlerini de hem bu besin alanlarını tanımalarından hem de manyetik yönelim sayesinde bulurlar. Yaşamak için doğayla ve birçok canlıyla mücadele ederek, şanslı birkaç bireyin belli bir erginliğe ulaştığı Carettaları, son yıllarda dinozorların yanına göndermek isteyen vahşi kara cahiller tarafından yok edilmeye başlanmıştır. İnsandan daha uzun yaşayabilen ancak insanoğlu tarafından bu yaşamı kısaltılan Carettaların yaşam alanları denizlerdir. Onlar denizlerde avlanmak ve beslenmek zorundadır. Karaya ancak yumurtlamak için çıkarlar. Çıkarmış olduğu her yumurtadan sonra, gözlerinde gözyaşı selleri oluşur. Caretta Carettaların yaşam mücadelesinde Türkiye’de karşılaşılan diğer büyük bir sorun naylon torbalardır. Denizanası yiyerek beslenen Caretta Carettalar, naylon poşetleri ‘denizanası’ zannederek yutmakta ve boğularak ölmektedirler. Denizleri bu şekilde kirletmeye, sürat motorları ve jet skileri sorumsuzca kullanmaya ve kimliği belirsiz kişilerce vahşice öldürülmeye devam edilirse, korkarız ki yakında bir Caretta caretta mezarlığı kurmak zorunda kalacağız.


    Ülkemizinde taraf olduğu Bern ve Barcelona Sözleşmeleri çerçevesinde nesli tehlike altında olan ve Anadolu kıyılarını üreme alanı olarak kullanan iribaş deniz kaplumbağaları Caretta carettaları mutlaka korumalıyız. Carettalar olmazsa, denizanalarından denizlere giremeyiz. Öncelikle deniz adamlarına ve ekolojik dengeye saygısı olanlara büyük sorumluluklar düşmektedir. Milyonlarca yıldan beri günümüze kadar gelebilmiş bu sevimli deniz canlılarının nesillerinin devam etmesi için herkesi duyarlılığa davet ediyoruz “








    ZAFER HACISALİHOĞLU/ CNA
    __________________________________________________ __________________________

    Yazar Notu: Ne zaman ki Marmara'da deniz kaplumbağası bitti o zaman salya aldı yürüdü.


    Marmara nın Tükenmesi

    Kahverengi denizanası’nın nedeni: Marmara’nın tükenmesi
    Marmara Denizi’nde görülen kahverengi denizanaları son günlerde İstanbul’un pek çok sahilinde de görülmeye başlandı. Kamuoyuna zehirli denizanası olarak yansıtılan türün, Marmara Denizi’nin tükenme noktasına geldiği için çoğaldığını belirten uzmanlar, aslında 2000 yılından beri yayılma gösterdiğini kirlilik had safhaya ulaştığı için hızla çoğaldıklarını vurguladı.
    Bilimsel adı “Chrysaora hysoscella” olan denizanalarının çoğalma nedeninin bu türle beslenecek canlıların yok olmasından kaynaklandığı ortaya çıktı. Halk arasında kahverengi zehirli denizanası ya da pusula denizanası olarak bilinen türle beslenen kılıçbalığı, deniz kaplumbağası, orkinos ya da tuna balığı gibi balıkların beslendiği öğrenildi. Son 15 yıldır Marmara’da kılıç balığı ve orkinosun tükenmesiyle bu türün yok edicisinin de azaldığı öğrenilirken, tek önlemin kirlilikle mücadele olduğu vurgulandı. Türkiye’deki sayılı denizanası (meduz) uzmanlarından biri olan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr.Melek İşinibilir Okyar, türün zehirli olmadığını ve Marmara Denizi içinde yeni görülen bir canlı olmadığının altını çizdi. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını denizanaları üzerine yapan Okyar, “Biz 2000 yılından beri bu türü tanımlıyorduk. Doğal yollarla ya da gemilerin denge sularıyla geldiğini düşünüyoruz. Daha önce Zeytinburnu’nda kayıt altına almıştım. Anlatıldığı gibi zehirli ve yok edici bir tür değildir. Alerjisi olan insanlara çok etkili zararlar verebilir. Ama alerjisi olmayan insanlara daha az zarar verdiğini gözlemledik. Yinede ellenmemesi gerekiyor. Temas edilirse de mutlaka deniz suyuyla yıkanmalı, tatlı su kesinlikle kullanılmamalı. Alerjisi olanların mutlaka sağlık kuruluşuna gitmesi gerekirken, amonyakla yıkanabilir ve anestol(bir merhem) sürülebilir” dedi.


    Marmara tükendikçe bu türler artacaktır


    Okyar, bu türün çoğalmasının ilk nedeninin Marmara Denizi’nin tükenmesi olduğunu vurguladı. Kirlilik arttığı ve yok edici canlısı kalmadığı için çoğalmasının doğal olduğunu vurgulayan Okyar, yerel yönetimlerin ve işletmelerin kirliliği önleyici tedbirler almadığı sürece bu tür yayılımların artacağına dikkat çekti. Okyar, denizanasının asıl zararının balıkçılığa olacağını söylerken, “Balık ağlarını tamamen kapatabilir ya da balık yumurta ve larvalarıyla beslendiği için üremeleri engelleyecektir. Bu denizanasını zehirli, tehlikeli gibi tanıtmak yerine kirliliği önlemek daha önemlidir.

    Sıcaklık ve kirlilik yüksek olduğu için plankton ortaya çıkıyor, besinleri artan Chrysaora hysoscella çoğalıyor. Onlarla beslenen yok edici türü Orkinos, kılıç bağlı ya da deniz kaplumbağası olmadığı için çoğalması çok doğal. Artık bu canlı Marmara’nın yerli türü oldu, yayılmasını engellemenin tek yolu kirliliği engellemektir. Yerel yönetimler şimdi tedbir alırsa 30 yıl sonra olumlu sonuçlarını görürüz” dedi.


    Öte yandan Kartal Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Tevfik Aslan’da, Yalova açıklarına kadar giden balıkçıların ağlarına takılan denizanalarının kızarıklığa neden olduğunu ve balık ağlarını kapattığını vurguladı.
    Gökhan Karakaş Milliyet Gazetesi
    .



    "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

    Kenan Haydan
    (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
    YENİKÖY-İSTANBUL

    http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif


  2. #2
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Kansız bunu yapanlar ileri gidemiycem

  3. #3
    Çevre Dostu muratsadioglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    656
    Tecrübe Puanı
    177

    Standart

    Alıntı Levent Nickli Üyeden Alıntı
    Kansız bunu yapanlar ileri gidemiycem
    Gidebildiğin kadar ileri git Levent arkadaşım..Bu canavarlar herşeye mustahaktır..
    Tanınmış bir şair ve edip,kızdığı birine şöyle bağırmıştır:
    ''Ben sana alçak diyemem, alçaklık da bir irtifa'dır*. Sen çukursun be adam!..''
    Bunlar da öyle..Çukurdurlar çukur..


    *İrtifa;Yükseklik,yükselti.

    En son nehir kuruduğunda, en son ağaç kesildiğinde,en son balık tutulduğunda,
    Beyaz adam paranın yenecek birşey olmadığını anlayacak.
    Kızılderili Şef Seattle

  4. #4
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Ne zararı var bu hayvanın ?Ağa filan zarar verirmi ? Yoksa keyf içinmi yapıyorlar,millet ağları paralayan yunusa bile kıyamazken.

  5. #5
    Reİs Haşim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1.907
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı özgürdeniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ne zararı var bu hayvanın ?Ağa filan zarar verirmi ? Yoksa keyf içinmi yapıyorlar,millet ağları paralayan yunusa bile kıyamazken.
    Ağlara pek zarar vericeni zannetmiyorum çünkü takılırsa boğulma riski var ama onlara zarar verenleri yakalayıp en ağır cezayı verirler.Bacasız sanayiye yani turizme katkısı var gelir var bunların.Bunları bence sürat tekneleri bu hale getiriyor yada teknelerin sahipleri o hale getiriyor.Düşünsenize 250 bg.turbo dizel bir sürat teknesinin buna hızla giderken çarptığını kesin tekneyi parçalar.
    Haşim
    Yalova 1966

  6. #6
    __BALIKCI FORuM__ kenane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2.419
    Tecrübe Puanı
    352

    Standart

    Aslında şu gözüme takılmış yazıda "Carettalar olmazsa, denizanalarından denizlere giremeyiz." ben kusura bakmazsanız ekleyeceğim.
    Carettalar olmazsa, denizanalarından denizlere giremeyiz ve salya yüzünden ağ atamayız.
    .



    "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

    Kenan Haydan
    (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
    YENİKÖY-İSTANBUL

    http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Deniz Kaplumbağası
    By kenane in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 10.11.09, 01:49
  2. Caretta hastanesine bir yenisi ekleniyor
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17.09.09, 19:07
  3. Caretta caretta'lar geliyor
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17.06.09, 10:34
  4. Caretta çiftleşme dönemi erken başladı
    By SANCAK in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 02.05.09, 10:28

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM