7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: (CİK-CİK)Kum Midyesi

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart (CİK-CİK)Kum Midyesi

    DENİZLERİMİZDE (CİK-CİK)Kum Midyesi


    Son yıllarda ülkemizde patlama durumuna gelen dışsatım girişimleri, yeni yeni maddelerin gündeme gelmesine neden olmuştur. Bu çerçevede, denizlerimizde iç tüketimde kullanılmayan bazı su ürünü türleri, dış pazarlarda iyi alıcı bulduğundan, bol bol üretilmeye ve işlenmiş veya doğrudan doğruya canlı olarak dışarı satılmaya başlanmıştır. Bu ürünlerden birisi de, balıkçılığımızda cik-cik veya kum midyesi diye tanımlanan, bir çiftkabuklu (bivalv) yumuşakça türüdür (Şekil.1.)

    Denizlerimizde kum midyesinin yaşadığı alanlarda zaman zaman bu tür ile karıştırılan benzer türler de bulunmaktadır. Bu türlere ilişkin tipler (Şekil. 2.) de gösterilmiştir.

    Denizlerimizdeki varlığı 1980’lere kadar bir avuç deniz biyologu dışında bilinmeyen kum midyesi, günümüzde su ürünleri dışsatımında önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle de, su ürünleri mevzuatımızda bu konuda bazı düzenlemeler yapılmıştır.
    Bilimsel adı ile Chamelea (Venus) gallina (striatula) olan bu tür, İngilizce’de; Stripped Venus, Fransızca’da; Petite praire, İspanyolca’da; Chirla, İtalyanca’da; Vongola olarak adlandırılmaktadır.
    Çiftkabuklu yumuşakçalardan olan kum midyesinin kabuğu beyazımsı kahverengi veya grimsi renktedir. Kabuk üzerinde beyazdan menekşeye kadar değişen ışınsal bantlar bulunur. Kabuğun iç yüzeyi beyaz veya sarımtırak ve menekşe rengi lekelidir. Kabuk boyu bölgeden bölgeye değişiklik göstermekle birlikte, ortalama 3.0cm. kadar olabilir. Boy ekonomik açıdan önemli bir faktördür ve dışsatımda genellikle 2.5cm. büyük boylar tercih edilmektedir. Boy, iki faktöre bağlı olarak değişmektedir;
    1. Karadeniz gibi, avcılığın son yıllarda geliştiği yörelerde, populasyon sıklığı ve bunun sonucunda oluşan besin rekabeti, fertlerin yavaş büyümesine yol açmakta, bunun sonucunda, iyi gelişmemiş yaşlı fertlerin üründeki oranı arttığından, ortalama boy 2cm.’nin altına düşmektedir.
    2.Marmara’da olduğu gibi, stokların doğal üreme kapasitesinin üzerinde sürdürülen çok yoğun bir avcılık, fertlerin büyümesine fırsat vermemekte, bunun sonucunda genç fertlerin üründeki oranı artmakta, bu bölge için karakteristik olan 3cm.’lik ortalama boy, 2.5cm.’e düşmekte, bu düşüş yıldan yıla süregelmektedir.

    Kum midyelerinde bir fert 500.000 kadar yumurta bırakabilir. Yumurtlama her yıl aynı yoğunlukta olmamakta, ortam şartları ile ilgili olarak, bazı yıllar “iyi” bazı yıllar ise “kötü” üreme yılları olmaktadır. Kum midyesinin Akdeniz havzasındaki üreme dönemi Nisan başı- Haziran sonu arasındadır. Üreme, su sıcaklığına yakınan bağlı olduğundan, soğuk geçen dönemlerde Temmuz sonuna kadar sarkabilmektedir.
    Batı Karadeniz’de bu dönem Mayıs başı-Temmuz sonu arasındadır. Doğu Karadeniz bölgesinde su sıcaklığının normalde daha erken yükselmesi nedeni ile, yumurtlama Akdeniz ile hemen hemen aynı döneme rastlar, yani Nisan başı-Haziran sonu arasındadır.
    Ancak bu genel tablo, su sıcaklığı ile yakından ilgili olarak değişebilmekte ve yumurtlama Temmuz başına kadar uzanabilmektedir.

    Kum midyelerinde et verimi, yani etin kabuk ağırlığına oranı (kondisyon) yumurtlama sonunda büyük bir düşüş göstermektedir. Yumurtlamadan birkaç hafta sonra gonadlar yeniden gelişerek, et verimi artmaya başlar.


    Kum midyeleri, akarsuların döküldüğü ve bu nedenle tuzluluğu açık sulara oranla daha düşük alanlarda da bulunur. Böyle tuzluluğu düşük alanlarda yetişen fertlerin kabukları daha ince ve kabuk üzerindeki çıkıntıların sayısı daha azdır.
    Kum midyeleri 0m. den 55m. ye (termoklin üzerindeki tabakalar) kadar olan, saf kum veya çamurlu deniz dibinde, kendilerini zemine gömerek yaşarlar. Ancak, besin ve üreme gereksinimleri veya oksijen ve tuzluluk gibi ortam şartlarındaki farklılaşmalar nedeni ile zaman zaman yer değiştirebilirler. Bu nedenle çok zengin olan bir “kum midyesi yatağı” birden bire fakirleşebilir. Kum midyeleri kendilerini, diğer pek çok çiftkabuklu (bivalv) yumuşakçalarda olduğu gibi, güçlü kaslardan yapılmış ve bir baltayı andıran ayakları ile zemini kazarak gömülmelerini sağlarlar. Dış alem ile bağlantıyı, yani madde alış verişini, oldukça uzun sifonları ile gerçekleştirirler. Bu sifonlardan birisi, canlının solunumu için gerekli oksijeni içeren su ile birlikte besinini emerken, diğer sifon ile kullanılmış suyu, dışkı ile birlikte dışarıya pompalar.
    Kum midyeleri çürümekte olan (detritik) organik maddeler ve planktonik organizmalarla beslenirler. Bu materyalin bol bulunduğu yörelerde, özellikle evsel atıkların denize ulaştığı ve zemin yapısının uygun olduğu bölgelerde, çok büyük miktarlarda bulunurlar.. Bazı yörelerde yapılan sayımlarda, kilometre karede 250-350 milyon adet kum midyesi bulunduğu saptanmıştır.
    Kum midyesi avcılığı, Türkiye’de halen uygulanmakta olduğu gibi tarak veya emme-hidrolik pompalar ile yapılmaktadır.




    Kullanılan taraklar emek yoğun ve az bir yatırım gerektiren bir yöntem olarak denizlerimizde küçük balıkçılığın gelişmesine yol açmakta, binlerce aileye bir geçim sağlamaktadır. Buna karşın, az personel ile birkaç yüz balıkçının aynı birim zaman içersinde avlayacağı miktarlardan daha fazlasını toplayabilen emme-hidrolik yöntemi, ülkemizin istihdam şartlarına uymamaktadır. Bu iki yöntem karşılaştırıldığında, aşağıdaki farklar ortaya çıkmaktadır.
    1) Tarak yöntemiyle kum midyesi ve karides gibi bentik (dip) canlılarının yaşadığı zemin 10-15cm. derinlikte karıştırılmakta, bunun sonucunda bir miktar sediman zeminin hemen üzerinde yer alan su tabakasını belirli bir süre bulandırmaktadır. Bu yöntem sonucunda, söz konusu bölgede meydana gelen karışım çökelmiş besleyici materyalin yükselme ve tekrar dibe çökme süresinin kısalığı nedeni ile, su kütlesindeki oksijen miktarının azalması bu bölge canlıları için büyük bir sakınca yaratmamaktadır.
    2) Emme-Hidrolik pompalama yönteminde ise, tarafımızdan yapılan deniz dibi gözlemlerinden, gerek zeminde etkilenen tabaka (40-45cm.’ye varan) kalınlığının, gerekse sedimentlerin su kütlesindeki dağılımının, tarak yöntemine oranla çok arttığı görülmekte, bunun sonucu olarak da, dikey yönde, tüm su kütlesindeki çözünmüş oksijen miktarı hızla azalmaktadır. Yani bundan, tüm su kütlesi etkilenmektedir.




    Ayrıca, uzun süre su kütlesinde kalan bulanıklılık (%85 oranında ışık geçirgenliğinde –Secchi Disc derinliği- azalma) bölgedeki canlıları olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle Emme-Hidrolik yöntemi pek çok ülkede yasaklanmış bulunmaktadır.
    Küçük balıkçının ve özellikle de avcılığın yapıldığı yörelerdeki ekolojik dengenin korunması amacı ile bu yöntemin Türkiye karasularında da yasaklanması uygun olacaktır.
    Kum midyesinin İtalya’da yetiştiriciliği (akuakültür) de doğal stokların aşırı avcılık ve stoklara zarar veren yöntemler kullanılması ile hemen hemen yok olma mertebesine düşmesi sonucu, yaygın bir yöntem olarak uygulanmaktadır.
    FAO istatistiklerine göre kum midyesi Akdeniz havzasında önemli bir bölümü İtalya’da olmak üzere, 40bin ton/yıl dolayında üretilmektedir. Türkiye’deki üretim konusunda güvenilir bir istatistik (ne yazık ki) bulunmamakta, ancak önemli miktarlarda ihraç edildiği bilinmektedir.
    Türk kum midyesinin dış piyasalarda iyi alıcı bulmasının ana nedeni, bu ürünün geniş halk kitlelerince tanındığı ve tüketildiği ülkelerde (İtalya, Yugoslavya, Fransa, İspanya vb.) bu ürünün aşırı avcılık (overfishing) ve deniz kirlenmesi sonucunda son derece azalmış oluşundan kaynaklanmaktadır. Bu faktörlerden özellikle aşırı avcılık üzerinde durmamızda yarar vardır.
    Söz konusu tüketici ülkelerde kum midyesine olan aşırı talep, avcılık yöntemlerine yeni yeni araç ve gereçlerin kullanılması sonucunu yaratmış, yukarıda tarak yöntemi ile kısa bir karşılaştırılması verilen ve kum midyelerinin gömüldükleri zeminden kolayca çıkartmak amacı ile, kumu veya çamuru ve doğal olarak da bu sedimentlerin içinde yaşayan kum midyelerini zeminden yükseltebilmek için yüksek basınç uygulayan çok güçlü pompalar kullanılmaya başlanmıştır.
    Uzunca bir süre, bol miktarda ürünün avlanmasını sağlayan ve beğenilen bu yöntemin bir zaman sonra kum midyesi stoklarını hemen hemen yok ederken, zeminin yapısını, böylece bu zeminde yaşayan diğer canlıların hayatını da tehlikeye soktuğu anlaşılmış ve pek çok ülke bu yöntemi yasaklamıştır.
    Ülkemizde bu konuda mevcut olan yasaların yetersiz olduğunu ileri sürmek insafsızlık olur. Ancak kanunların gereği gibi uygulandığını söylemek de olanaksızdır. 1970-72 yıllarında Düyun-u umumiye döneminden kalma “Zabıta-i Saydiye Nizamnamesi”’ni yenilemek ve günün koşullarına uyarlamak için hazırlanan “Su ürünleri kanun taslağı”’nı hazırlama komisyonunda, söz konusu emme-pompa sisteminin Akdeniz ülkelerinde, stoklara ve ekolojiye yaptığı zararlar göz önüne alınarak yasaklanması önerilmiş, 1973 tarihli ve 1380 sayılı “Su Ürünleri Kanunu”’nda yürürlüğe giren şekli ile, Türkiye sularında pompalı bu sistem, araştırma amaçları dışında yasaklanmıştır.
    Kum midyesi stoklarının korunması, yalnızca ekonomik değeri açısından değil, aynı zamanda diğer bazı türlerin başlıca besinini oluşturması nedeni ile de büyük önem taşımaktadır. Mersin balıkları (Huso huso (Linn., 1758), Acipenser sp.), karagöz (Sparus sp.), eşkina (Sciaena umbra (Linn., 1758)) vb. gibi balıklar ile, ekonomik değeri gün geçtikçe artan deniz salyangozu (Rapana thomasiana (Gross1861)) gibi türlerin besin listesinde önemli bir yere sahiptirler.
    Son günlerde Türkiye denizlerinde sürdürülen ve yurda oldukça önemli miktarlarda döviz sağlayan kum midyesi avının, balık yataklarını kurutması, ekolojik dengeyi bozması gibi, günümüzün modası, pek çok “çevresel neden” ileri sürülerek yasaklanması gerektiği vurgulanmaktadır. Aslında, denizlerimizde bulunan bu ürün potansiyelinden gerektiği şekilde yararlanmamak büyük bir hata olur. Zira,kum midyeleri de bütün canlı organizmalar gibi ürerler, büyürler ve sonunda doğal olarak ölürler. Bir tek kum midyesinin yüz binlerce yumurta meydana getirmesine karşılık doğal populasyonu hemen hemen sabit kalmakta, ortam şartları ile populasyon miktarı arasında bir denge sürdürülmektedir. Başka bir deyimle stoka giren miktar ile, doğal ölüm nedeni ile eksilen miktar eşitlenmekte, böylece stok sabit kalmaktadır.
    Bir kum midyesi ferdinin en fazla 3 yıl yaşadığı göz önüne alınacak olursa, sürdürülecek dengeli bir balıkçılık ile, doğal olarak ölüp gidecek olan önemli bir bölüm ekonomiye kazandırılabilecektir. Aslında, modern balıkçılık teorisi bu noktadan hareket ederek, doğal ölüm ile kaybolması muhakkak olan miktarı endüstriye kazandırma esasına dayanmaktadır.
    Bu sektör ile doğrudan veya dolaylı ilgili kurum, kuruluş ve kişilerin başta gelen görevi, doğal zenginlikleri tüketmeksizin topluma en yararlı şekilde kullanmayı sağlayacak tedbirleri almaktır.


    2/1 NUMARALI TİCARİ AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI

    DÜZENLEYEN TEBLİĞ

    (TEBLİĞ NO: 2008/48)

    MADDE 26 – (1) Beyaz kum midyesinin;

    a) 1) Marmara denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarında,

    2) Kefken Adası feneri (41° 13,017' N - 30° 15,076' E) ile Tosun burnu (41° 52,000' N - 32° 52,271' E) arasında kalan karasularımızda,

    3) Çayağzı burnu (41° 41,040' N - 35° 25,193' E) ile Gürcistan sınırı arasında kalan karasularımızda, dönem boyunca istihsali yasaktır.

    b) Yasak yerler dışında ise 1 Mayıs - 31 Ağustos tarihleri arasında, her türlü istihsal vasıtası ile istihsali yasaktır. Ancak, Bakanlıkça belirlenecek kum midyesi av kotası dolduğu takdirde, Bakanlık bu yasak süresini uzatmaya yetkilidir.

    c) 1) Beyaz kum midyesi istihsalinde bulunacak balıkçı gemileri için ruhsat tezkeresinin verildiği İl Müdürlüğünden Ek-1’de yer alan avcılık "İzin Belgesi"nin alınması zorunludur.

    2) Beyaz kum midyesi istihsalinde bulunacak balıkçı gemilerinin boy uzunluğuna bakılmaksızın, avcılık verilerini kaydetmek üzere seyir defteri tutması zorunludur.

    3) Bakanlıkça her av dönemi için belirlenen kota miktarından daha fazla beyaz kum midyesinin istihsal edilmesi yasaktır. Av kotası uygulamasının takibi, kullanılacak belgeler ve bu konuda getirilecek yasak, sınırlama ve yükümlülükler Bakanlıkça belirlenir.

    4) İstihsal edilen beyaz kum midyeleri, sadece İl Müdürlüklerince belirlenen karaya çıkış noktalarından çıkarılabilir. Beyaz kum midyeleri, seyir defterinin 1 numaralı nüshası ile birlikte nakledilebilir.

    ç) Beyaz kum midyesi istihsalinde kullanılan algarna ve dreçlerin;

    1) Ağız açıklığı 80 cm.'den, ağız derinliği 20 cm.'den büyük, torba boy uzunluğu ise 200 cm.'den fazla olamaz. Hidrolik dreçlerin ağız açıklıkları 350 cm.’den, boyları 300 cm.’den fazla olamaz.

    2) Dreçlerde ve eleklerdeki metal yuvarlak çubuklar arasındaki mesafe 9.5 mm.’den küçük olamaz.

    d) 5 m.'den daha sığ sularda her türlü istihsal vasıtası ile beyaz kum midyesi istihsali yasaktır.

    e) Algarna ve dreç ile beyaz kum midyesi istihsalinde, gemide birden fazla algarna ve dreç bulundurulamaz ve kullanılamaz.

    (2) Cardium edule ve C. lamarki türlerinin avcılığında beyaz kum midyesi için getirilen düzenlemeler esas alınır.

    (3) Akivides ve kidonya

    a) Bütün karasularımızda, 15 Mayıs - 15 Eylül tarihleri arasında her türlü istihsal vasıtası ile avcılığı yasaktır.

    b) Akivides avcılığında kullanılan eleklerde, elek göz açıklığı 24 mm.'den, kidonya istihsalinde kullanılan eleklerde, elek göz açıklığı 30 mm.'den, küçük olamaz.


    Kaynak








    .........
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.340
    Tecrübe Puanı
    231

    Standart

    paylaşım için teşekkürler. bunu kıyıdan kürekle çıkarılması yasak yani. bizim buralarda sonbahar ve kış aylarında 20-30 cm sudan akşama kadar 8-10 adam çıkarıyorlar. günde 50 çuval çıkıyormuş
    BARIŞ AYDOĞAN
    24.05.1981
    K.ÇEKMECE/İST
    AB rh+

    ince misina büyük balık, usta işi

    barisaydogan1981@hotmail.com


    Bende 1 Lira Vardı,
    Sende 1 Lira vardı.
    Paraları değiştirdik yine 1 liramız var.
    Bende 1 bilgi, Sende 1 bilgi vardı.
    Bilgileri değiştirdik, şimdi sende 2 bende 2 bilgi var...
    İşte Paylaşım Ruhu Budur

  3. #3
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.350
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    bu değerli bilgiler için teşekkürler. sirkülere uygun avlanan kim acaba izmit körfezinde 1-2 metre sularda kum midyesi avcılığı yapılmaktadır. zabıta kuvvetleri teke ve kaçamarmara (mamun) çıkaranlara savaş açmış durumda ama midyecilere bişey diyen yok. herhalde onlarında sirkülerden haberleri
    yok.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  4. #4
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart

    Konu günceldir.
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  5. #5
    TUNCAY ŞEKER

    Standart

    bu tür kabuklular dibe yapışık veya dip hattının içerisinde yaşarlar bildiğimiz üzere ve bu kabuklular deniz suyunun temizlenmesi hususunda büyük görev yaparlar,ayrıca genelde balığın yumurta alanlarında yaşarlar.eko-sistemden bahsederiz hep işte bu kum midyeleri çıkartılacak italyan makarnasının tadına tad katacak diye biz ne eko-sistem bıraktık ne cikcik bu işler böyle giderse heralde ab ülkeleri nekadar kalmış,donmuş veya lezzeti bizim balıklarımıza benzemeyen balıklarıyla süsleyecek tezgahlarımızı

  6. #6
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Güncelliğini kaybetmiş bu konu başlığına ben de ne hikmetse bugün yazacaktım. hatta yazdım ama sonra işim çıktığı için sildim. Bir arkadaşımız cikcik in tatlısuya da uyum sağladığını söyledi. Altı aydır tatlısu akvaryumunda bakıyormuş. Kendisini göremedim. ama bu işin aslı var mı bir öğreneceğim. Bu kadar ciddi potansiyele sahip bir canlı özellikle Marmara'da özenle korunmalıdır.
    Bünyamin

  7. #7
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Denizlerdeki bu midye varlığı olmasaydı, bugün denizler çok daha büyük riske girerdi.

    Haliç'in dibindeki midyeler.


    Haliç Sualtı Belgeseli 1 Bünyamin (bnymn@mynet.com) - YouTube

    Haliç Sualtı Belgeseli 2 Bunyamin (bnymn@mynet.com) - YouTube


    Bünyamin

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Deniz salyongozu ve kum midyesi
    By Burhan Reis in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 16.06.10, 05:21
  2. Yumuşakçalar hakkında genel bilgi
    By kenane in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 09.09.09, 18:49
  3. Boğaz midyesi yerken iki kere düşünün
    By kenane in forum Deniz Kirliliği Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 25.08.09, 11:09
  4. Akivades kum midyesi
    By Hıcaz in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 11.07.09, 11:52
  5. Beyaz kum midyesi ( cik cik )
    By Hıcaz in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 11.07.09, 11:50

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM