3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Çipura Yavruları Besleme-Seçme

  1. #1
    __BALIKCI FORuM__ kenane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar
    2.419
    Tecrübe Puanı
    352

    Standart Çipura Yavruları Besleme-Seçme

    Nihayet en önemli ve ayrıntılı bölümümüze gelmiş bulunuyoruz. Denizde çipura ve levrek besiciliğinin dışında şu anda orkinos, mercan, karagöz, sinarit, lahoz, sargoz gibi balık türleri de yetiştirilmektedir. Birkaç orkinos çiftliği birkaç tane değişik türleri üreten çiftlik bulunmaktadır. Biz çipura ve levrek beslemesini yavrudan hasata dek aşamalı olarak anlatacağız. Bunları da çipura beslemeyi ayrı, levrek beslemeyi ayrı bölümlerde anlatacağız. Çipura ile başlayalım. Konumuzu yavru beslemesi ve balığımızı büyütmek olarak iki kategoride incelemek daha doğru olacaktır.
    YAVRU BESLEME
    1 YAVRU ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ
    Ülkemizde şu anda birçok kuluçkahanede yumurtadan yavru üretilmekte ve 2-5 gr arasında çiftliklere satılmaktadır. Yavrular şubat ayından itibaren satışa sunulmaktadır. Bu periyodik olarak eylül-ekim aylarına dek sürmektedir. KAfeslerimize koyacağımız çipura yavrularını almadan önce belirli koşulların kontrolü gerekecektir. Kuluçkahaneler mortalite, deforme olarak %3 gibi bir oranda fazla balık verirler. Bir mühendis yavrudan önce anaç balıkları görüp detaylı bilgi elde etmelidir. Anaçların röntgenlerine bakılmalı. Yaşları ve kaçıncı periyotlarında oldukları öğrenilmelidir. Kuluçkahanelerdeki yavruların orjinleri, ortamda faydalanılan deniz suyu, yavan kaynak sularının elverişliliği balığın dayanıklılığını belirler. Örneğin ismini veremeyeceğimiz bir kuluçkahane ülkemizin en iyi çipura ve levrek yavrularını çok zor koşullarda üretmektedir. 40 milyon yavru çıkarıp 10-12 milyon tanesini satışa getirmektedir. Ben bu yavruları yıllarca alıp yetiştirdim ve komada balıklar olarak adlandırdım. Denizden alınan su çok sağlıklı olmadığı halde bir çok zorlukla üretilen yavruların geçirdiği evrelerde zayıf olanların ayıklamakta satışa yalnızca en güçlülür kalmaktadır. Durum böyle olunca bu yavrular kafeslere indiğinde çok hızlı ve hastalıksız büyümekte 2 ay erken hasata gelmektedirler. Fakat bu işletmenin kapasitesi küçük olduğundan çok az çiftliğe balık verebilmektedir. Türkiyede 40 milyondan 100 milyona kadar yavru üreten kuluçkahaneler vardır. Şuan 250 milyon civarı yavru üretilip havuzlara konmaktadır.
    Yavruyu almaya gittiğimizde (birkaç kez izlemeye gitmeliyiz) deforme oranını tespit etmeliyiz. Bunu aldığımız belirli sayıdaki yavruyu ışıklı masada bakarak şekil bozukluklarına sahip balık sayısını örneklediğimiz sayıya oranlayarak yüzde miktarını tespit ederiz. balık sayılırken, balık yüklenirken başında durmalıyız. Böylece alıcı ve satıcı firmalar zan altında kalmayacaktır.
    2 KAFESLERDE YAVRU STOKLAMA
    Çipura yavruları mart ayında 2-5 gr arası çiftliğe geldi diye düşünürsek hazırladığımız yavru stok kafesine kamyonlarla gelen yavruları sayıları belli olarak koyarız. Bir kamyon 300 bine yakın yavruyu 5-6 tankta oksijen desteğiyle taşımaktadır. Kamyonlar iskelemize ya da balığı indireceğimiz yere yanaştığında dalgıç pompaların yardımıyla denizden alınan suyla gelen balığın içinde oldukları tanklara adaptasyon yapılır. Deniz suyu verilirken tankın alt tıpası açılıp ilave edilen suyun tankı taşırmaması için su boşaltılır. Adaptasyonun 1-2 saat boyunca yapılması yeterlidir.
    Balığı taşıyanlar kuluçkahanenin elemanlarıdır. ellerindeki sudaki oksijeni ve su sıcaklığını ölçen elektronik ölçüm cihazıyla son kontrolleri yaparlar. Balık kovalarla aktarma havuzuna, ya da tankına konmadan önce phenoxy isimli sakinleştirici belirli bir oranda tanklara dökülür. Balığın stresi azaltıldıktan sonra tanklar boşaltılır. Çipura yavruları birçok manipulasyona karşı levreğe göre çok daha dayanıklıdırlar. 20 m. çapındaki bir offshore kafeste en sağlıklı şekilde kaç adet yavru beslenmeye alınmalıdır. Bazı örnekler vermek doğru olacaktır. Ekonomik olarak maliyeti yüksek olan havuzları ve ağları aşırı stoklamayla kullanan bir çok işletme vardır. Bir çok işletme havuzların boşalmasını bekleyemeden yeni kafes yaptırmak istemediğinden aşırı stok yapmaktadır 20 M. Çaplı kafese 400-500 bin adet yavru konulup 80-100 gr olana kadar beslemeye çalışmaktadır. Doğal olarak balıklarda bir çok boy oluşmakta, parazit ve bakterilerin zaten var olduğu ortamda dengesiz beslenmeyle hastalık ve ölüme davetiye çıkartılmaktadır. 400 bin balığı yaz periyodunda bir havuzda ilaçlamak, dengeli beslemek, vitamin ve destekleyici işlemleri uygulamak ciddi riskler taşır. Balık 5 gr. ortalamadan 100 grama gelene kadar boylanmadan yoğun stoklanırsa 20-40-60-80-100 gr. aralığında bir çok değişik boy balık ortaya çıkacaktır. Yem pahalı bir besindir. FCR hesaplamaları böyle bir stokta asla sağlıklı olmayacaktır. 5 gr'lık balığın 20'lik bir kafeste oda en fazla 2 ay için stoğu 200-250 bin olmalı balıklar 40 gr civarında 2 yada 3 boya kesinlikle ayrılmalıdır. Altını çizerek söylemek istiyoruz; balığınızı birkaç ay önce hasat etmek istiyorsanız, kafesinize koyduğunu balık 2 aydan sonra hasata dek büyütme stoğuna alınmalıdır. Bununda rakamı 10+1 m derinliğindeki bir ağı için 110 bin, 13+1 m derinliğindeki bir kafes için 130 bin olmalıdır. Birçok mühendis buna karşı çıkacaktır. Eğer balığınız 200-300 gram arası satmak isterseniz boylanmış balığınıza yukarıdaki stok rakamlarının %15 fazlasını ilave edebilirsiniz. Çipura levreğe göre biraz daha yoğun stoklanmaktadır. İçinde uğraşı verdiğimiz sektör dışarıdan bakılınca kolay gibi görünür. İçine girildikçe inanılmaz küçük ayrıntıların nasıl kocaman bir bütünü oluşturdukları anlaşılır. 20 yıldır binlerce hata yapıldı. Bu hatalar bizi doğruya yani sonuçta sıfır hataya doğru ulaştırdı. Verdiğimiz bu bilgiler denenmiş, uygulamada kesin başarıya ulaşmış donelerdir. Bizler karada oksijeni havadan alan akciğerli hayvanlar büyütmüyoruz. Elbette o meslekte birçok zorlukla doludur. Suyun altında erimiş oksijeni alıp, suyun tuzunu solungaçlarındaki klorite hücrelerinde tutup kan dolaşımında tüm metabolizmasını düzenlemeye çalışan balıkları büyütmek asla küçümsenecek bir iş değildir. Her gün atılan her adım bilimsel verilerce desteklenmelidir. Stoklamada bu işin ilk merdivenidir. Merdiveninizin ilk basamağı daima yürümeye başlayacağımız ilk adımımızı ikinciye taşıyacaktır. Stok sayıları yavrumuzun geçeceği tüm evrelerin kolayca aşılmasını sağlayacaktır.
    3 - YAVRULARDA BESLENME DESTEKLERİ ve HASTALIK ÖNLEYİCİ UYGULAMALAR
    Yavru çipuralar 1 hafta gibi kısa bir sürede denize ve ağ kafeslere uyum sağlayamaktadır. Balık kuluçkahanede havuza girdiğinde bütün canlılar gibi yeni ortamı tanımaya ve ona uyum sağlamaya çalışır. Bizim yapmamız gereken bir gün sonra alacağı büyüklükte yemlerle düzgün, sürekliliği sağlayaca programı uygulamaktır. Yavrularda birçok sakıncalı hatta ölümcül olaylar meydana gelebilir. Bunlara karşı birinci önerimiz, meydana gelebilecek tüm tehlikeleri öngörüp; basit ama olmazsa olmaz önlemleri almaktır. Nedir bu basit önlemler?
    Örneğin 3 gr. ortalamadaki balığı 400 bin stokla 4 mm göz açıklığındaki bir ağ içine alırsak yavrular asla dengeli beslenemeyecektir. Ağ çok çabuk kirlenecek, zaten dengesiz yem alan yavrular, oksiyeni de yeterince alamayınca büyüklük farkları had safhaya çıkacaktır. Lenfosis dediğimiz viral bir hastalık ortaya çıkacaktır. Bu hastalık yalnızca çipura yavrularında görülmektedir. Vücutta beyaz tomurcuk gibi oluşumlar meydana gelir. Bu beyaz oluşumlar bazen tüm vücudu kaplar. Bazılarına göre basit sorunsuz bir hastalıktır. Bana göre önlem alınmazsa ciddi ölümlere yol açabilir. Önemli; hemen stok yoğunluğu azaltılmalı, ağlar değiştirilmelidir. B grubu, C, D, E, K vitaminleriyle zenginleştirilmiş yemler verildiğinde kesin olarak Lenfosis'in kökünün kazındığı görülecektir.
    Biz yapılan hataları söylerken bunların çözümlerinide sunmalıyız. Her işletme kendi yolunu zaten çizmektedir. Neyse şimdi de balıklara banyo niçin uygulanır?
    Çipura yavruları birçok işletmede tek kat ağlarla bakılırlar ağlara en fazla dadanan deniz balıkları gopez, sarpa ve kefallerdir. Ağda oluşan yosunlar ve arasındaki mikroorganizmalarla yemlerin dışarıya kaçan toz ve kırıntıları onlar için ziyafet oluşturur. Tabii bu arada vücutlarında taşıdıkları parazitler ya da bakterilerde kafeslere kolayca sirayet ederler. Bunların başında kene gelmektedir. Keneler havuz balıklarının ciddi tehlikeleridir. Balığa yapışan kene genelde balığına ağzına gırtlak bölgesinde konaklar. Balığın beslenmesine ortak olur. Kanından aldığı metabolizmanın her türlü beslenme birimini kendi büyümesinde kullanır. Balık güçsüz kalır ve büyüyemez. Kene bazı yörelerde geniş alanlarda yayılır. Tesislerde büyük sıkıntı yaratır. Son yıllarda keneden kurtulmanın kesine yakın çözümleri kene için özel yapılmış ilaçlarla banyo yoluyla balıktan ve ortamdan uzaklaştırılmaktadır. Banyo o ilacı satan şirketler tarafından önerildiği gibi uygulandığında kesin sonuç alınmaktadır. Bir çok parazitte balığın vücuduna ağız yada deri yoluyla girebilir. Balığı dış etkenlere karşı koruyan mokoza salgısı, zedelenme, yoğun stok, vitamin eksikliği, dengesiz beslenme, strese bağlı etkenler gibi nedenlerle çeşitli parazit ve bakterilere geçiş sağlayarak balığın sağlıklı büyümesine olumsuz yönde etki yapmaktadır. Bu parazitler ortamdan uzaklaştıramayız. Onlar her zaman var olacaklardır. Balığı yavrudan itibaren güçlü bir metabolizma sağlamak yoluyla direncini arttırabiliriz. Ben yıllarca B grubu vitaminlerini içinde bulunduran BEROVİT isimli vitamin kompleksini C grubu D, E, K, A vitamini içeren grupla suda eriterek yavru bakımperiyodunda ve kışa girerken 2 ya da 3 er ay boyunca yemle karıştırarak kullandım. Her zamanda büyük yararını gördüm. Balıklar kafes ortamında hapis hayatı yaşarlar. Birçok stres faktörü, sinir ve sindirim sistemine zarar verir. Hep aynı tür, tek tip yemle beslenirler. Genelde balıklarda ufak tefek ölümler olduğunda, panikle antibiyotik yüklemesi yapılmaktadır.
    Sulfanomid grubu ilaçlarla ve formol dediğimiz dezenfektanlarla balıklara yaptırılan banyolardan sonuçlar aldık. Önemli olan dengeli doğru stokla beslemedir. Bunlara takviye olarak eşit boy ve ağırlığa yakın balıkları doğru yem numarasıyla yukarıdaki vitamin gruplarını yeme takviyesiyle kaliteli yemlerle temiz, oksijeni bol ağ kafeslerde düzenli beslersek çok az sorun karşımıza çıkar. Tek tük kayıplar dışında kitle ölümleri yaşamayız. Bu vitaminler veterinerler deniz hayvanlarıyla uğraşadıklarından bu vitaminlerin oranlarını biz mühendisler ayarlarız. Bu oranlar o kadar farklı uygulanmaktadır ki, her işletmede ayrı görüşler olabilir. Önemli olan yıllarca elde edilmiş, denenmiş ve başarıya ulaşmış uygulamaları kabullenmek ve uygulamaktır. Örneğin biz ilacın üzerindeki büyük baş hayvanlara, yada küçükbaş hayvanlara verilen oranlarıı değil; kanatlılara, kuşlara verilen oranları baz alıp yıllar içerisinde bu orasının gerçek miktarını bulduk ve başarıya ulaştık. Önemli olan vitamine başladığınız günden itibaren her sabah yemine 10 gün boyunca katacağımız bu beslenme biçimine bire bir uymaktır. Bu periyodu yavruda en az 20-40 gr arası 2 ay 10'ar gün kış mevsimine geçişte su sıcaklığı 17 C 'ye (derin su 10 m. de) düştüğünde 3 ay x 10 'ar gün uygulamak olmalıdır.
    Yavrularda banyolar gerekiyorsa bir kaç hafta boyunca 1'er kez tekrarlanır. 20 m. çaplı bir kafeste branda havuzu ağa geçirip banyo yaptırmak büyük risktir. Bu 16 ve 12 metre çaplı havuz içinde geçerlidir. Biz havuzun dış çapını saracak şekilde 2 m derinliğe kadar inen ve tabanı olmayan brandalarla bu sorunu çözdük. Brandayı havuza sarıp ağları 3-4 Metre deniz yüzeyine dek kaldırıp ilacımızı düzgün bir havada sulandırarak havuza döktüğümüzde, oksijen takviyesine gerek duymadan 30-45 dakika ilacın etkisini sürdürdüğünü gördük. Brandanın altı olmadığı için balıkların oksijen alma sorunu da ortadan kalkmakta ve ilacın vereceği oksijen azlığından kaynaklanacak risk yok olmaktadır. Oksijen, stres, beslenme, vitamin, ortamın temizliği gibi gereksinimleri yeterince sağladığında hastalıksız, antibiyotiksiz ve çok daha güzel görünümü olan lezzet kalitesi yüksek balıklar üretilecektir. Sonuçta ayrıntılar bütünü sağlayacaktır. Bizim sürekli sıfı hata diye üzerinde durmamız, başarının anahtarı olacaktır. Hijyen koşulları mutlaka sağlamak ve devam ettirmek sorumluluğumuzdur ve bunu ihtal etmek gibi bir lükse sahip değiliz.
    .



    "Denizlerimize içtiğimiz suya gösterdiğimiz özeni gösterelim."

    Kenan Haydan
    (Tevellüt; Teşrini evvel miladi 1964)
    YENİKÖY-İSTANBUL

    http://www.amazing-animations.com/animations/fish40.gifhttp://img451.imageshack.us/img451/3605/coadmin7nz9.gif


  2. #2
    Dostlar
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    1
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    merhabalar bu yavru balıkları nasıl ve nereden temin edebiliriz yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler...

  3. #3
    dökülük

    Standart

    Kılıç balıkçılık muğla
    İç piyasayada satıyorlar galiba.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 0
    Son Mesaj: 16.09.09, 01:41
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj: 16.09.09, 01:37
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj: 16.09.09, 01:36
  4. Soğanda Çipura
    By Hıcaz in forum Yemek Tarifleri Bölümü
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 01.05.09, 21:46

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM