2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Deniz dibindeki balıkları yemeyin

  1. #1
    Hıcaz

    Icon2 Deniz dibindeki balıkları yemeyin

    Bütün çöplerin, zehirli atık suların nihayet bulduğu denizlerin artık bu kirliliği kaldıramayacak hale gelmesi, içinde yaşayan canlılarla birlikte insanlara da zarar vermeye başladı. Deniz dibine çöken en tehlikeli maddeler, buralarda yaşayan balıklarla birlikte insan vücuduna taşınıyor.

    Dip balıklarını sık tüketen kişilerin vücudunda uzun vadede kurşun, kadmiyum, cıva gibi tehlikeli ağır metallerin birikimi sonucu karın ağrıları, sinir sistemi bozuklukları, böbrek hasarı, kemik erimesi, çocuklarda otizm belirtileri gibi rahatsızlıklar oluşuyor.

    Normalde besin değeri çok yüksek olan ve sağlıklı olduğu takdirde haftada bir öğün tüketilmesi önerilen balıkların, artık yaşadığı yere göre daha iyi seçilerek ve daha seyrek alınması gerekiyor.
    İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Kimyasal Oşinografi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuray Balkıs, dip balıklarının ve özellikle midyelerin kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini söylüyor.
    Midyelerde toksik oranı yüksek
    İnsanların denizi çöpün atılabileceği son durak olarak düşündüğünü belirten Doç. Dr. Nuray Balkıs, belli miktara kadar denizin kendini temizlediğini ama limitler aşılınca kirliliğin biriktiğini ifade ediyor.
    Dipteki çamurun kirliliğin en son çökeldiği kısım olduğunu ifade eden Balkıs, "Analiz yaptığımız zaman suda metal oranını düşük buluruz ama dipte yüksek çıkar. Dipte beslenen balıklar, besin maddeleriyle birlikte ağır metal, pestisitler, petrol ve başka organik kirleticileri de yiyor. Kirlilik izleme çalışmalarımızda, dip balıklarında ve özellikle midyelerde ağır metal oranının Çevre Bakanlığı'nın su ürünleri yönetmeliğinde verdiği toksik miktarlarından yüksek çıktığını görüyoruz. Ben kendi adıma Marmara'dan çıkan midye ve dip balığı yemem." diyor.
    Marmara ve Boğaz riskli
    Denizin yüz metrelik üst kısmında yaşayan hamsi, istavrit, uskumru, palamut gibi göçmen balıklara yüzey balığı, daha aşağıda bulunan mezgit, berlam, kefal, levrek, lüfer, barbunya, kalkan gibi balıklara dip balığı deniyor.
    Toksik (zehirli) etkili ağır metal denince ilk başta kurşun, kadmiyum, cıva geliyor. Bu maddeler balığı yiyince hemen zehirlemiyor. Zaman içinde birikerek tesir ediyor çünkü ağır metaller vücuttan kolay atılamıyor. Uzun süreli bir tedavi gerektiriyor.
    Doç. Dr. Nuray Balkıs'ın verdiği bilgilere göre, Marmara ve İstanbul Boğazı'nın tüm dip balıklarını yemek sakıncalı. Karadeniz'de zaten kirlilikten dolayı 100-150 metreden derinlikte balık kalmamış durumda. Akdeniz'de de özellikle körfezlerin kirlilik oranı yüksek olduğu için buralarda tutulan balıkların ağır metal oranı yüksek çıkıyor.
    Körfezlerde kirlilik var
    İstanbul'da ağır sanayi işletmelerinde biyolojik arıtma sisteminin tam oturmadığını belirten Doç. Dr. Balkıs şu bilgileri veriyor: "Atık su Karadeniz'e gitsin diye 50 metre derinlikten Boğaz'a veriliyor. O kirli su akıntı ve rüzgârın etkisiyle Marmara'ya geri dönüyor. Sanayi kuruluşlarının atık suyunu arıtması lazım ama ne kadar denetleniyor bilemiyoruz. Araştırmalarımızda balık popülasyonunda da ciddi bir azalma olduğunu görüyoruz. Eskisi kadar çok balık çıkmıyor.
    En temiz Akdeniz ama körfezleri ayrı tutmak lazım. Çünkü körfezler sanayinin etrafına kurulduğu küçük alanlardır.
    Su sirkülasyonu az, kirlenme yüksektir." Doç. Dr. Nuray Balkıs'a göre, tuzlu su balığı gibi lezzetli olmasa da nehir balıkları ve açık denizde kurulan balık çiftliklerinde yetiştirilen somon, çupra gibi balıklar ağır metal riski açısından değerlendirildiğinde daha sağlıklı görünüyor.
    Ağır metaller vücuda zararlı
    Kurşun: Anemiye, kan basıncında artışa, böbrek, beyin ve erkeklerde üreme fonksiyonlarında hasara, kadınlarda düşüklere, çocuklarda öğrenme ve davranış bozukluklarına sebep olur.
    Kadmiyum: İshal, karın ağrıları ve ciddi kusma, kemik kırılması, üreme bozuklukları, bağışıklık sistemi hasarı, psikolojik bozukluklar, merkezi sinir sistemi hasarı yapar.

    Cıva: Sinir sistemi bozukluklarına sebep olur. Beyin fonksiyonlarına zarar verir. DNA ve kromozomlara zarar verir. Alerjik reaksiyonlara, deri isiliklerine, yorgunluğa ve baş ağrısına yol açar. Spermlere zarar verir. Sakat doğumlara ve düşüklere sebep olur

  2. #2
    Balıkçı Kulek Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    73
    Mesajlar
    1.854
    Tecrübe Puanı
    219

    Standart

    Bu olayı uzun zamandır biliyorum ama tekrar hatırlamak açısından teşekkür ederim.
    H.Hüseyin Külek
    1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
    Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




    Söz veriyorum
    Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. bağlama kütüğü uygulaması ve subis uygulamaları
    By ramazan özkaya in forum KANUNLAR
    Cevap: 6
    Son Mesaj: 18.01.10, 20:40
  2. Deniz İş Kanunu
    By OfficeR in forum Denizcilik Dökümanları
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 19.06.09, 18:58
  3. Deniz Atı
    By Hıcaz in forum Denizdeki Diğer Canlılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 05.05.09, 18:07
  4. Deniz Meteorolojisi
    By Hıcaz in forum Metoroloji
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 21.03.09, 15:07

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM