Deniz Çevresinin Korunması (Güvenliği)
Mustafa Bebekaa


1 - Deniz Çevresinin Korunması (Güvenliği)

1a - Risk Değerlendirmesi ve Riskler

Deniz çevresinin güvenliğini tehdit eden riskler

  • Gemilerden kaynaklanan riskler
  • Denizden kaynaklanan riskler
  • Denizde kurulmuş bulunan platform ve boru hatları
  • Doğal afetler sonucu kaynaklanan riskler
  • Kıyı yapıları ve endüstriyel tesislerden kaynaklanan riskler
    olarak sınıflandırılabilir.

Gemilerden kaynaklanan riskler
  • Kazalardan kaynaklanan riskler
  • Kasıtlı veya bilgisizce yapılan risklerdir.

Bunlar kaza durumunda denize petrol veya diğer zararlı maddelerin yayılması, legal veya illegal yollardan taşıdıkları tehlikeli atıkların veya maddelerin denize boşaltılması, gemilerin normal operasyonlarından kaynaklanan sintine ve balast suyu gibi atıklar ile katı atıkların denize boşaltılması gibi örnekler verilebilir. Ayrıca gemilerin denize elverişlilik ve yola elverişlilik durumlarının uygun olmaması v.b.

Denizden kaynaklanan riskler olarak meteorolojik ve hidrografik durumlar ele alınabilir,


1.b - Acil Müdahale


Ülkemiz deniz kazaları açısından son derece önemli kazalar meydana gelmektedir. Bu yüzden muhtemel bir deniz kazası esnasında oluşacak zararları önlemek ve gerekli tedbirlerin alınması ve kirlilik ile mücadele, kullanılacak teknik malzeme ve ekipmanları kullanmak gereklidir. Bütün bunlar için Acil Müdahale planları yapılması gerekmektedir. Acil müdahale planları kapsamında 21 kıyı ilimizin 14 tanesinin Acil Durum Planları mevcuttur. Ayrıca Çevre Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı ile birlikte "Ulusal Acil Müdahale Kanun Taslağı" hazırlanmaktadır.

Acil müdahalede özel tasarlanmış müdahale ekipmanları acil müdahale planlarının uygulanmasında en önemli faktörlerden birisidir. Türkiye'de kullanıma hazır durumda sınırlı sayıda ekipman vardır. Bu ekipmanlar petrol endüstrisinde, İzmir, İzmit, İskenderun körfezlerinde bulunan bazı terminal ve rafinelerde ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde mevcuttur. Bunların mevcutları yetersizdir ve gerekli donanıma ve ekipmanlara ihtiyaç vardır.


1.c - Kirlilik Önlenmesi ve Tedbirler


Gemi kazaları sonrasında oluşacak çevre kirliliği ve zarara karşı alınacak tedbirler;

  • Kaza şekli ve müdahale kabiliyetini belirtmek ve alınacak tedbirlere karar vermek için en yüksek riske maruz olanlar tespit edilmelidir.
  • Denize dökülen maddenin özelliği ve çeşitli çevresel şartlardaki davranış özelliklerini tespit edilmelidir.
  • Denize dökülen maddelerin muhtemel hareketlerini tespit ve tahmin edebilmek için denizdeki rüzgar ve akıntılara dair bilgilerin elde edilmesi
  • Malzeme ve ekipmanların yerleştirilmesi için strateji belirlenmelidir.
  • Denizde toplanacak petrol ve diğer malzemelerin geçici olarak depolanacağı alanları tespit etmek ve sonrası bertaraf usullerini tespit etmek.
  • Müdahale operasyonunda kullanılabilecek tekniklerin seçimini yapmak

Bütün bunların çeşitli kuruluşlardan elde etmek ve koordinasyonu sağlamak gerekmektedir.

Gemilerden kaynaklanan sintine ve balast suları için limanlarımızda sintine ve balast suları alma tesisleri mevcuttur. Ancak bunlar gerektiği gibi çalıştırılmaktadır. Bu tür tesislerin sayısı, kapasiteleri ve modernizasyonu sağlanmalıdır. Yine bir takım özel sektör kuruluşları bu tür atıkları toplamaktadır. Ancak bu atıkların nereye döküldüğü veya nasıl bertaraf edildiği bilinmemektedir. Bunun için bu tür tesislerin lisans almaları gerekmektedir.

Petrol kirlenmesi ve diğer kirlenmelerden doğan çevre kirliliğinin vereceği zararın veya kirlenmeyi önlemek amacıyla bir Bilirkişi Kurulunun oluşturulması önem taşımaktadır.



2 - Ulusal Mevzuatımızın Değerlendirilmesi


Çevre Bakanlığı deniz çevresi kirliliğinin önlenmesi amacıyla "Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik" çıkarılmıştır. Bu yönetmelik ile karasularımız, Marmara Denizi ve Boğazlar le Münhasır Ekonomik Bölgede gemi kaynaklı kirliliğin, önüne geçilmeye çalışılmıştır. Yine "Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği" ile deniz sularının kalite kriterleri çerçevesinde "tüm kıyı ve deniz sularının sağlıklı bir ortam halinde muhafazası için, deniz sularının genel kalite kriteri" belirtilmiştir. Yine aynı Yönetmeliğin 24 . maddesi ile "Her türlü motorlu su taşıtlarının yağ ve petrol atıklarını, sintine ve balast sularını su ortamlarına boşaltmaları yasaktır. Petrol ve türevlerini işleyen, doldurup boşaltan, depolayan işletmeler, kaza sonucu ve istenmeyen özel durumlar nedeniyle su ortamlarına petrol boşalması, ihtimali göz önünde bulundurularak, gerekli petrolle mücadele örgütü, ekipman ve malzemesini her an hazır bulundurmakla yükümlüdürler" denmektedir.


Bununla birlikte deniz kazaları Acil Mücadele Planları hazırlama aşamasında 21 kıyı ilimizden 14 tanesinin Acil Mücadele Planları hazırlamışlardır.


Ayrıca Çevre Bakanlığı 21.03.1995 tarihinde bir Genelge yayınlayarak marina, yat çekek ve benzeri hizmet veren yerlerde çevre kirliliğine neden olan faaliyetlerin kontrol altına alınıp önlenmesi amacıyla uyulması gereken düzenlemeleri belirtmiştir.


"Türk Boğazları Trafik Düzeni" 11 ocak 1994 tarih ve 21 185 sayılı Tüzük yürürlüğe girmiştir. Bu Tüzükle Türk Boğazlarında seyir, can, mal ve çevre güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak deniz trafik düzenlemesini gerçekleştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu Tüzüğün 30. maddesinde Boğazlar ve Marmara bölgesinden geçiş yapmak isteyen nükleer güçle yürütülen yada nükleer yük ve atık taşıyan gemiler ile ilgili, mevzuat uyarınca Başbakanlı Denizcilik Müsteşarlığından, tehlikeli ve zararlı atık taşıyan gemilerin seferlerinin planlanması aşamasında Çevre Bakanlığından izin alma yükümlülüğü getirilmiştir, 33. madde de ise "Boğazlar ve Marmara bölgesinde denize moloz, safra, çöp, sintine, balast, evsel ve endüstriyel nitelikli atıklarla ekolojik dengeyi ve çevre sağlığını bozacak maddeler atılamaz, yağ ve benzeri kirletici maddeler denize basılamaz. Boğazlar ve Marmara Bölgesinden geçen tüm gemiler hava kirliliği oluşturmayacak bütün önlemleri almak zorundadır"


Bütün bunlarla birlikte Çevre Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı ile birlikte "Deniz Kirliliğinin Önlenmesine ve Acil Durumlarda Müdahale Esaslarına Dair Kanun" taslağı çalışmaları devam etmektedir, Bu Kanun tasarısı ile "deniz kirliliğinin önlenmesi ve acil durumlarda müdahale bakımından, gemi ve her türlü diğer deniz araçlarından yapılan transferler ve boşaltımlar, petrol ve diğer doğal kaynaklan çıkarma, nakletme ve işletme faaliyetleri sırasında veya kıyıda bulunan tesislerde meydana gelen ve deniz ortamını etkileyen olaylar nedeni ile doğal kaynaklara verilen basan gidermek ve telafi etmek, ekolojik dengeye zarar' verebilecek petrol ve türevleri, tehlike] i/zararlı atık ve maddeler ile nükleer maddelerden kaynaklanacak muhtemel kirliliği önlemek, azaltmak ve gidermek amacıyla uygulamak müdahale esaslarını" düzenlemektedir.


Eki kanunun yasalaşması ile;

  • Acil Müdahaleyi gerektiren durumlarda gerekli koordinasyonu anında sağlamak
  • Çeşitli kuruluşların elindeki mevcut imkanların olay mahalline vakit geçirmeden ulaştırmak
  • Acil müdahale kanunu çerçevesinde görev ve sorumlulukları belirlenen kurum ve kuruluşların müdahale ve mücadeleye katkıları acilen sağlanarak acil müdahale imkan ve kabiliyeti arttırılacaktır.



3 - Uluslararası Mevzuatın Listelenmesi

Türkiye en son olarak, petrol kirliliğinden Doğan Zarara İlişkin
Hukuki Sorumluluk
Sözleşmesi (CLC) ve Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Tanzimi İçin

Bir Fon Kurulması
(FUND) imzalanmıştır. Bunun yanında Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma Mücadele ve işbirliğine Dair Uluslararası Sözleşme (OPRC 199O)'ın onay işlemleri de başlatılmıştır.



Taraf Olunması Faydalı Olabilecek Sözleşmeler

Ülkemiz taraf olma çalışmalarının tamamladığı Uluslararası Sözleşmeler şunlardır.
  • Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme (1988 ŞUA)
  • Kıta Sahanlığında Bulunan Sabit Platformların Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme (1988 ŞUA PORT)
  • Deniz Alacaklarına Karşı Sorumluluğun Sınırlandırılmasına ilişkin Sözleşme (1976 LLMC)

    Ayrıca,
  • Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin Taşınmasından Doğan Zararlardan Dolayı Sorumluluk ve Tazminat Konusunda Uluslararası Sözleşme (HNS- 1996)
  • Atıkların ve Diğer Maddelerin Boşaltılması İle Deniz Kirlenmesinin Ödenmesi Sözleşmesi (Londra Sözleşmesi 1972)
  • Marpol 73/78'in 6 numaralı eki konusunda çalışmalar yapılmalıdır.


4 - Deniz Kazaları

4.a - Deniz Kazaları İstatistiki Değerlendirmesi

Son on yılda Türkiye'de özellikle İstanbul Boğazında yaklaşık 350'ye yakın kaza meydana gelmiştir. Bu kazaların oluşum biçimlerine göre çatışmalar, karaya oturmalar, karaya çarpmalar ve yangınlar olarak sınıflandırılabilir. Bu kazaların %57'sini çatışmalar, %22'si karaya oturmalar %16'sı karaya çarpma ve yangınlar kalan %5'i ise diğerleri oluşturmaktadır.
Bu kazaların en büyükleri ve çevre, can ve mal güvenliklerini tehlikeye sokanlar şunlardır;


Independenta:
1.5.1979 tarihinde Haydarpaşa önlerinde Romen bandıralı Independenta tankerinin bin Yunan tankeri ile çarpışması sonucunda 95.000 ton petrol denize dökülmüştür. Meydana gelen patlama İstanbul'da büyük korkuya sebep olmuş ve birçok semtte konutların camlarının kırılmasına neden olmuştur. Denize dökülen petrol günlerce yanarak hala hesaplanamayan miktarda deniz ve çevre kirliliğine sebep olmuştur,


Bluestar-Gaziantep
28.10.1988 tarihinde İstanbul'da Bluestar adlı kimyasal yüklü tankerin Gaziantep tankeri ile çatışması sonucu Bluestar tankerinde bulunan 1000 ton amonyak gazı denize ve havaya karışmış infilak etme tehlikesi bulunan tanker İstanbul'dan uzaklaştırılarak Marmara Denizine çekilmiştir.


Jambur-Datongsham
29.3. .1990 tarihinde İstanbul Boğazında meydana gelen çatışma sonucu yara alan Jambur adlı tankerden yaklaşık 2600 ton gazelin denize dökülerek deniz kirliliğine neden olmuştur.


Leonis-Denizatı
24.8.1991 tarihinde İstanbul Boğazında meydana gelen bir çatışma sonucu Deniz gemisi batmıştır.


Madonnalily- Robinion-18
14.11.1991 günü iki geminin çatışması sonucu 20000 canlı hayvan yüklü Robinion- 18 gemisi 3 personeli ile birlikte batmıştır.


Nassia
13.3.1994 günü 100.000 ton petrol taşıyan Kıbrıs Rum Kesimi bandıralı Nassia tankerinin bir kuru yük gemisi ile İstanbul boğazında çatışması sonucu büyük bir yangın çıkmış ve 30 kişi ölmüştür. Denize dökülen yaklaşık 5000 ton petrol bir hafta yanmıştır.


Semele
7.11.1999 tarihinde İstanbul'da Semele-Shipka gemileri çatışması sonucu Semele adlı gemi batmıştır.

Volganeft-248
29.12.1999 tarihinde Volganef-248 adlı tanker kuvvetli lodos etkisi ile kırılmış ve burun kısmı batmıştır. Kaza sonucu 900-1000 ton fuel-oil denize dökülmüştür. Dökülen fuel-oil'in büyük bir kısmı Florya-Menekşe sahillerinde kirliliğe neden olmuştur.


Bu deniz kazalarına ilave olarak kara kökenli kaynaklardan gelen büyük çapta deniz kirliliği mevcuttur. Bunlara örnek olarak 17.08.1999 tarihinde Marmara bölgesinde meydana gelen deprem sonucunda İzmit Tüpraş tesislerinde hem yangın hemde denize petrol basılması olayı meydana gelmiştir. Ayrıca yine deprem sonrası Yalova'da bulunan AKSA elyaf fabrikasından Akrilonitril kirliliği meydana gelmiştir.

4.b - Deniz Kazalarının Nedenleri ve Önleme Tedbirleri


Gemi kazaları olarak konuyu ele alırsak deniz kazalarında; bir yada birden fazla geminin güvenli seyir yapmasını sağlayan durumların olumsuz etkileyen olayların çıkması; kumanda altından çıkan gemilerin birbirine, bir başka yüzer nesney, karada yada karadaki nesneye çarpması veya karaya oturması; alabora olması, su alması, yanması ve benzeri tüm olaylar olarak ele alınabilir.


Kazaların ana sebepleri

1. Kötü Doğa Şartları
• Meteorolojik durum (Sis, tipi, rüzgar)
• Hidrografık durum (Akıntı, Orkoz, Anafor)


2. İnsan Hataları
• Bilgi ve beceri noksanlığı
• Denizde Çatışmayı Ödeme Tüzüğüne Uymama
• Kaptan-Serdümen iletişimsizliği
• Haritaların kullanılmaması
• Seyir kurallarına uymama

3. Seyir Yardımcılarının Eksikliği
• Radar, plotlama ve DGPS sistemi yetersizliği
• Kılavuz hizmetleri eksikliği
• Fener ve Racon eksikliği


4. Teknik Hatalar
• Düşük kondisyonlu gemiler
• Bakımsız seyir ve Dümen donanımı
• Yalancı radar ekoları

5. Morfolojik ve Topografık Yapı
• Kıyıya yakın seyir
• Sığ su durumları (Banklar, Kayalık ve sığlıklar, sığ sudan kaçınma manevraları)

Bunların yanı sıra doğal afetler sonucunda deniz kazaları meydana gelmektedir. (Deprem v.b.)

Mustafa Bebek
Çevre Bakanlığı
Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü