TÜRKİYE’NİN DENİZ VE KIYI KORUMA ALANLARI SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ




Proje Başlığı: PIMS 3697: Türkiye’nin Korunan Alanlar Sisteminin Güçlendirilmesi: Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının Sürdürülebilirliğinin Kolaylaştırılması Projesi

Proje İnternet Sayfası: www.dka.gov.tr

Proje Kodu: 00064042

Bütçe: 6.220.000 ABD Doları (Toplam Bütçe)

Proje Finansmanı: Proje Küresel Çevre Fonu (GEF) mali desteği ile yürütülmektedir.

Bir Önceki Mali Yıla Ait Proje Harcamaları: Mevcut değil.

Süresi: Mayıs 2009 – Ekim 2013

Proje Bölgesi: Proje, Türkiye’de altı bölgede yürütülmektedir. Bunların beşi Özel Çevre Koruma (ÖÇKB) bölgesi, biriyse Tabiat Parkı’dır:

1. Fethiye-Göcek ÖÇK Bölgesi
2. Köyceğiz-Dalyan ÖÇK Bölgesi
3. Datça-Bozburun ÖÇK Bölgesi
4. Gökova ÖÇK Bölgesi
5. Foça ÖÇK Bölgesi
6. Ayvalık Adaları Tabiat Parkı

Projenin Durumu: Devam ediyor

Kurumsal Odak Alanı ve İlgili Diğer Alanlar: Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma

BM / Ulusal Projenin Yürütücü Kurumlar: Proje, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ortaklığında yürütülmektedir.

BM / Ulusal/ STK Uygulayıcı Ortaklar: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) projeinin uygulayıcı ortağıdır.

Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Deniz ve Kıyı Dairesi ve AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Valilikler, Mahalli İdareler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, ulusal ve yerel sivil toplum örgütleri ve yerel halk temsilcileri de projenin diğer paydaşları arasında yer almaktadır.

Kısa Bilgi: Proje, ulusal deniz ve kıyı koruma alanları sistemini güçlendirmeyi ve etkin yönetimini kolaylaştırmayı hedeflemektedir. Mevcut Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının daha etkin yönetimi ve yeni Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının kurulmasına öncelik vermek için sorumlu kurumların ihtiyaç duyduğu kurumsal yapı ve kapasite güçlendirilecektir. Deniz ve Kıyı Koruma Alanları için finansal planlama ve yönetim sistemleri geliştirilmesi ve uygulanması ile etkin iş planlaması, yeterli düzeyde gelir üretimi ve maliyet etkin yönetimi sağlanacaktır. Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının çok amaçlı kullanım alanlarında, ekonomik faaliyetlerin yönetimi ve düzenlenmesi ve yönetimi için kurumlar arası koordinasyon mekanizması sağlanacaktır.

Mevcut durum nedir?

Barındırdığı önemli biyolojik çeşitlilik değerleri ile üç biyolojik bölgeye ayrılan Türkiye, iki karasal (Kafkaslar ve Akdeniz) ve bir denizel (Akdeniz) alan arasında olmak üzere küresel ölçekte 200 ekolojik bölge içerisinde kalmaktadır. Bu alanlar taşıdıkları koruma değerleri açısından dünyanın en önemli ekolojik bölgeleri içerisinde gösterilmektedir. Türkiye, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından belirlenen dünyanın en önemli 200 ekolojik bölgesinden üç tanesine ev sahipliği yapmaktadır.

Ülkemiz, adalar hariç Akdeniz, Ege Denizi, Marmara Denizi ve Karadeniz kıyıları olmak üzere 8.500 km kıyı uzunluğuna sahiptir. Böylesine uzun deniz ve kıyı alanları zengin biyolojik çeşitlilik değerlerini barındırmaktadır. Günümüze değin, yaklaşık 3.000 bitki ve hayvan türü Türkiye kara sularında tespit edilmiştir.

Türkiye’nin korunan alanlar sistemi çok sayıda deniz ve kıyı koruma alanı barındırırken çoğu yerde bu alanların karasal ve denizel bağlantıları bulunmaktadır. Türkiye’deki yaklaşık 240.216 hektarlık denizel alan 30 Deniz ve Kıyı Koruma Alanı altında yasal olarak koruma altında bulunmaktadır. Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgeleri, deniz ve kıyı üzerinde odaklanan Akdeniz Eylem Planı kapsamında ulusal mevzuatla koruma altına alınmış alanlardır. ÖÇK Bölgeleri ilk olarak 1988’lerin başında Akdeniz ve Ege Kıyılarında, karasal ve denizel alanı kapsayacak şekilde tespit ve ilan edilmiştir. Türkiye’deki mevcut kıyı ve deniz koruma alanlarının Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yönetilmektedir. Bu alanlara ek olarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM), Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı mevcut deniz ve kıyı koruma alanlarından bazılarını yönetmekle ve planlamakla yetkilidir. Bugüne kadar ilan edilmiş toplam 1.211.200 ha büyüklüğündeki 14 ÖÇK Bölgesi’nden sekizi denizel alan içermektedir. Bu alanlar içerisinde toplam 176.534 ha büyüklüğündeki denizel alan, Türkiye’nin mevcut deniz ve kıyı koruma alanları sisteminin %73,5’ini temsil etmektedir. Bu alanların tümü Akdeniz ve Ege kıyılarında yer almaktadır.

Türkiye’nin denizel biyolojik çeşitliliği ciddi şekilde insan baskısı altındadır. Denizel yaşam alanlarının ve ekosistemlerinin tahribatı, denizel kaynakların aşırı kullanımı ve kıyı alanlarının tahribatı en kilit tehditler arasındadır. Türkiye’deki denizel biyolojik çeşitliliğe yönelik bu tehditleri ortadan kaldırma konusunda, korunan alanların belirgin ama henüz büyük ölçüde anlaşılamamış bir rolü vardır. Şu an, Türkiye’nin kara sularının yaklaşık %2,8’i korunmaktadır.

Türkiye, denizel biyolojik çeşitliliğini söz konusu tehditlerden korumak için, Deniz ve Kıyı Koruma Alanları olmasına rağmen, Deniz ve Kıyı Koruma Alanları ağının büyüklüğü, şekli ve ekolojik açıdan temsil edilebilirliği yeterli olmamaktadır. Bu nedenle Deniz Koruma Alanları Sistemi’nin oluşturulması gerekmektedir. Bununla beraber Türkiye’deki Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının büyük bir kısmı çok amaçlı kullanılmakta olup, özellikle yönetim açısından biyolojik çeşitliliği korumak ve ekosistem faydalarını (biyolojik çeşitlilik hassas alanlarının büyüklüğü ve şekli, geçici yönetim sistemleri) en uygun şekilde sürdürmek için tasarlanmamıştır.

Misyonumuz nedir?

Proje, ulusal deniz ve kıyı koruma alanları sistemini güçlendirmeyi ve etkin yönetimini kolaylaştırmayı hedeflemektedir.


Nasıl Çalışıyoruz?

Proje kapsamında, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü proje ortakları ile işbirliği ve koordinasyon içerisinde çalışarak üç ana sonuca ulaşmayı hedeflemektedir. Mevcut Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının daha etkin yönetimi ve yeni Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının kurulmasına öncelik vermek için sorumlu kurumların ihtiyaç duyduğu kurumsal yapı ve kapasite güçlendirilecektir. Bu kapsamda, Türkiye’nin korunan alanlar sistemi içinde deniz bileşeninin yönetimi güçlendirilecek ve deniz alanlarının toplam sayısı ve alanı artırılacaktır. Bu da ÖÇK Bölgeleri, Milli Parklar ve Balıkçılığa Kısıtlı Alanları içeren üç önemli alt-bileşeninin genişletilmesini ve güçlendirilmesini içerecektir. Kurumlar arası koordinasyon mekanizması kurularak, deniz koruma alanlarının genişletilmesi ve güçlendirilmesi için 10 yıllık bir ulusal strateji ve eylem planı önerisi hazırlanacaktır.

Deniz ve Kıyı Koruma Alanları için finansal planlama ve yönetim sistemleri geliştirilmesi ve uygulanması ile etkin iş planlaması, yeterli düzeyde gelir üretimi ve maliyet etkin yönetimi sağlanacaktır. Proje ile çevresel ekonomik prensipler planlama ve yönetim ile bütünleştirilecektir. Proje, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün gelir kaynaklarının arttırılmasını ve aynı zamanda küresel ölçekte başarılı olan yeni gelir getirici önlemlerin Türkiye koşullarına uyarlanmasını sağlayacaktır. Merkezi hükümet ve yerel seviyedeki karar vericiler ve ÖÇK Bölgelerindeki yerel kaynak kullanıcıları arasında koruma alanları ile ilgili farkındalığın ve desteğin arttırılması ile yeni düzenlemelerin desteklenmesi sağlanacaktır. Sürdürülebilir finans stratejileri, geliştirilen 10 yıllık ulusal ve eylem planının uygulanması için kullanılacaktır.

Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının çok amaçlı kullanım alanlarında, ekonomik faaliyetlerin yönetimi ve düzenlenmesi ve yönetimi için kurumlar arası koordinasyon mekanizması sağlanacaktır. Kurumlar arası koordinasyon ulusal ve yerel düzeyde teşvik edilecektir. Ulusal düzeyde, kurumlar arası koordinasyon çalışmaları korunan alanların genişletilmesi ve yönetimi çabalarının koordinasyonuna ve uyumlaştırılmasına odaklanacaktır. Yerel düzeyde ise koordinasyon, yerel çalışma gruplarının kurulması ile denizel biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik deniz ve kara kaynaklı tehditlerin ortadan kaldırılmasını amaçlayan kurumlar arası koordinasyonun pratik uygulamalarını içerecektir. Denizde, balıkçılık, gemicilik, turizm ve dalış etkinliklerini düzenleyen kurumlar arası yaklaşım geliştirilecektir. Karada ise çoklu karasal kaynaklı tehditleri kontrol etmek için planlama yaklaşımı kullanılacaktır.

Türkiye nasıl yararlanacak?

• Türkiye’nin taraf olduğu uluslar arası “Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi”nin Korunan Alanlar İş Programı’nın uygulanmasına katkıda bulunacaktır.

• Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları sistemi yaklaşık olarak 100.000 hektar genişletilecek; yani başlangıca göre %44 artırılacaktır.

• En az iki Deniz ve Kıyı Koruma alanında Balıkçılığa Kısıtlı Alanlar oluşturulacak ve sürdürülebilir bir balıkçılık yönetimi sağlayacaktır.

• Mevcut Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının daha etkin yönetimi hususunda yerel teşkilatlarda kapasite artırımı sağlayacaktır.

• Deniz ve Kıyı Koruma Alanlarının sürdürülebilir finansmanı için gerekli sistemler oluşturulacaktır. Kurumlar arası koordinasyon yapılarını güçlendirecektir. Kurumlar ve diğer ilgi grupları, denizel biyolojik çeşitliliğe yönelik hem karasal hem de deniz kaynaklı tehditlere etkin müdahale edebilecektir.

• Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Ulusal Strateji ve Eylem Planı Önerisi hazırlanacaktır.

• Deniz ve Kıyı Koruma Alanları sisteminin sürdürülebilirliği sağlanacak, mevcut durumdaki değişimlerle beraber uzun vadede denizel biyolojik çeşitlilik üzerindeki olumlu etkiler projenin tamamlanmasından sonra da devam edecektir.





KAYNAK