Sonuçlar: Denizcilik Bakanlığı için ne dersiniz?

Katılımcı sayısı
39. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Evet, geç bile kalındı.

    38 97.44%
  • Hayır, nasıl olsa diger bakanlıklar bu işi yapıyor..

    0 0%
  • Beni ilgilendirmez.

    0 0%
  • Başka düşüncem var...

    1 2.56%
Sayfa 1/5 12345 SonSon
48 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Denizcilik bakanlığı için kampanya başlatalım...

  1. #1
    Balıkçı Adayı
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    178
    Tecrübe Puanı
    29

    Standart Denizcilik bakanlığı için kampanya başlatalım...

    HAYDİ DEVLET BÜYÜKLERİ,
    RİZELİ BAŞBAKAN NERDESİNİZ....
    Denizi seven herkesin katılması gereken bu forma imzanızı atın...Denizcilik Bakanlığının oluşması için bur kamu oyu yaratılmaz ise hala diger bakanlıkların ARPA'lığı olmaya devam eder...
    Haydi Reisler Bize sahip çıkacak bir
    Bakanlık için elele verelim....
    İmzanızı atınız ki anlasınlar...

  2. #2
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Ben katıldım ama imza bu şekilde toplanmaz diye biliyorum,ah Kenan neredesin .
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  3. #3
    Balıkçı mercan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    60
    Mesajlar
    412
    Tecrübe Puanı
    95

    Standart

    Artık yerimizi bilelim, tarımcı isek, tarlaya yok eger denizci isek denizlerimize hem sahip çıkalım hemde kendimize zaman geldi geçiyor.hiç olmassatemiz birgelecek bırakalım.
    Dağ ne kadar yüce olsa da yol üzerinden aşar yeter ki yol arkadaşların sadık ve vefalı olsun.

  4. #4
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    66
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    Denizcilik ve Balıkçılık Bakanlığı Kurulmasını ekonomik ve verimlilik açısından gündeme taşıyacak gerekçeli somut ve bilimsel kanıtlar taşıyan yazı.
    Tüm balıkçılığımız ve balıkçılarımız için şimdiden hayırlı olsun.
    En iyi ve samimi dileklerimle,

    Ö.Faruk KARA

    TÜRKİYE BALIKÇILIĞININ AV GÜÇÜ ÜRETİM VE SOSYO EKONOMİK
    BOYUTLARI (15.08.2007)
    Ömer Faruk KARA
    Balıkçılık Biyologu
    ofarukkara@yahoo.com
    Okyanus ve Denizlerde Balıkçılık Alanlarının Verimlilik Boyutları:
    Balıkçılık kaynakları ortam olarak iki ana grupla isimlendirilebilir.
    a) Denizel balıkçılık kaynakları
    b) İç sular balıkçılık kaynakları
    Türkiye her iki balıkçılık kaynakları ortamına sahiptir. Türkiye’nin bir yarım ada şeklinde ve üç tarafı farklı hidrografik ve biyolojik özelliklere sahip denizler ve bir iç deniz görünümünde olan Marmara denizi ile çevrilidir. Bu denizlerin balıkçılık açısından verimlilikleri, tür çokluğu bazında olduğu gibi, türlerin miktarları açısından da büyük farklılıklar göstermektedir.

    Karadeniz dahil, Türkiye denizleri yarı kapalı bir deniz olan Akdeniz sular sistemi içindedir. Karadeniz tür zenginliği açısından Akdeniz’den fakir olmasına rağmen, türlerin miktar yoğunluğu açısından zengin ve önemlidir. Karadeniz Türkiye deniz balıkları üretiminin %60-65 ini sağlaması nedeniyle, Türkiye denizleri içinde besin kaynağı açısından çok önemli bir denizdir. Karadeniz’in Akdeniz’le olan su değişiminin İstanbul ve Çanakkale boğazlarıyla olması, yine Karadeniz güneyinin kuzeyine nazaran kış aylarında sahip olduğu mutedil iklim koşulları, Karadeniz pelajik balık stoklarının en büyük kısmının, Türk balıkçıları tarafından avlanmasına olanak sağlamaktadır. Karadeniz’deki sucul canlıların en büyük dez avantajı yaşamlarının yaklaşık 0-125 m .arasındaki derinliklerle sınırlı olmasıdır. Karadeniz’de 125 m. derinden zemine kadar devam eden H2S gazı içeren oksijensiz ve yalnız kükürt bakterilerinin yaşadığı tabaka vardır. Karadeniz'in Türkiye sahillerindeki kıta platformunun 100 m. ye kadar olan derinlikleri, Orta Karadeniz’de Sinop – Ünye ve Batı Karadeniz!de İğneada – Kefken arasında sahilin 15-20 mil açığına kadar uzanır. Bu sahaların dışında, 100m ye kadar olan . derinlikler sahilin 1-2 mil açığında birden derinleşir. Kıta sahanlığında izlenen bu yapı, Türkiye sahillerinde dip balıklarının yaşam ve üreme alanlarının yaklaşık 10 – 12 bin km.2 ile sınırlı olasına neden olmaktadır (Kutaygil ve Bilecik, 1976), (Kara ve Arkadaşları, 1991).

    Türkiye'yi çevreleyen diğer denizel alanlarda, canlı hayat veya hayatın devamı için, gerekli suda erimiş oksijenin yayılışı, deniz tabanına kadar devam etmektedir. Denizlerdeki verimliliğin dağılımı yüzeyden dibe kadar, şüphesiz ayni değerde değildir. Denizlerin en verimli alanları güneş ışınlarının nufuz edebildikleri derinliklerdir. Bu derinlikler ekvatordan kutuplara kadar, güneş ışınlarının mevsimlere ve günün farklı zamanlardaki eğim açılarına bağlı olarak değişir. Güneş ışınlarının denizlerde maksimum 80 m .derinlere kadar nufuz ettiği saptanmıştır. Bu zamana kadar yapılan bilimsel araştırma sonuçlarına göre, tablo 1 de görüldüğü gibi, deniz ve okyanuslarda en verimli

    Tablo :1 Okyanusların 3 farklı bölgesinde tahmin oluna balık üretimi (Kaynak. Ryther. 1969)
    Denizel Bölgeler Toplam primer üretim
    (organik karbon miktarı) Besin seviyeler
    (no.) Verim nispeti
    (%) Balık Üretimi
    (Ton olarak)
    Okyanuslar 16.3 x 109 5 10 16 x 105
    Sahil ve sahil ötesi 3.6 x 109 3 15 12 x 107
    Upwelling sahaları 0.1 x 109 11/2 20 12 x 107
    Toplam 24 x 107


    alanların sahilin 0 - 200 m .derinliğe kadar olan sahil zonlarında (39.6 x 106 km2. buna upwelling sahaları dahil (3.6 x 106 km2) alanlarda tüm verimliliğin %99,3 nün geri kalan %07 verimlilik deniz ve okyanusların en büyük alanlarını oluşturan (336.0 x 106 km2) lik sahalarda olduğu ifade edilmiştir.
    Upwelling alanlarındaki verimlilik, sahil zonlarını oluşturan (36.6 x106 km2) lik alandaki kadardır. Ryther (l969) Buda, deniz ve okyanusların dünyanın %70 ini işgal etmelerine rağmen, bu geniş alan üzerinde, verimliliğin veya hayatın, çok dar bir alan içinde sürdüğünü göstermekte ve bu dar alanın canlı kaynakların sürdürülebilirliği için, insan oğlu tarafından titizlik ve özenle korunmasının ne kadar önemli olduğu, insanlığın devamı ve barış içinde yaşanabilmesi için, ne büyük önem arz ettiği ortadadır. Yukarda açıklanan denizlerin verimlilik alanları dağılım boyutlarına göre, Türkiye denizleri verimlilik alanları dağılım boyutları aşağıda verildiği gibidir (Tablo:2).

    Tablo:2 Türkiye denizleri derinliklere göre, dip balıkları verimlilik alan dağılımları
    (Kaynak. JICA. 1993)

    Denizler Derinlikler m. Alan km2
    Karadeniz 0-125 10 000 – 12 000
    Marmara denizi 20- 200 200-500 6 000 1 334
    Ege denizi
    20-200 200-500 17 000 14 450
    Akdeniz
    20-200 200-500 9400 3 320
    Toplam 32 400 19 104

    Böylece, Marmara, Ege ve Akdeniz’ deki en verimli ikinci önemli verimlilik alanlarımız olan 20-200 m. derinliklerin toplamı 32 400 km2.diğer verimlilik tabakası olan 200-500m.derin lik alanları 19104 km2.ir.

    Denizlerimizin balıkçılık kaynakları, kendi içinde dalyan ve kültür balıkçılığı alanları olarak iki alt gruba daha ayrılır. Dalyan balıkçılığı, denizlerin akarsu ağızlarında karalar içine nufuz ederek, dalga hareketleriyle, akarsuyun zaman zaman denizle irtibatının kesilmesiyle, oluşan lagün göllerinde kuzuluklarda, yine pelajik balıkların geçiş yolu üzerinde bulunan burun başlarına kurulan ağ dalyanla yapılan balıkçılıktır. Bu tür dalyan alanları genellikle boğazlarda Ege ve Akdeniz bölgelerimizde yoğunlaşmıştır. Bu dalyan sahaları ülke balıkçılığı için, önemli doğal kaynaklardır.

    Kültür balıkçılığı deniz ve içsu balıkçılık alanlarında, dalga hareketlerinden muaf koy ve körfezlerde yapılmaktadır. Kültür balıkçılığında hedef, haceriden (kuluçkahaneden) veya doğadan temin edilen yavru balıkların yaşamlarını sürdürebileceği farklı göz genişliğindeki ağ kafeslerde insan kontrolünde besiye alınarak satış boyuna getirilmesidir. Bugün koy ve körfezlerde yapılan kültür balıkçılık alanları açık deniz alanlarına taşınmaktadır. Son 25 senedir, ülkemiz içsular ve denizel ortamlarında kültür balıkçılık aktiviteleri artarak devam etmekte ve yaklaşık 70-75 bin ton balık/yıl üretim yapılabilmektedir(TÜİK, 2004). Denizde olan Levrek balığı (Dicentrachus labrax) kültüründe kuluçkahanelerden elde edilen yavru balık üretiminde 10 –15 senedir büyük başarı sağlanmasına rağmen, Çipura balığı (Sparus aurata) üretiminde ancak son 5 yıldır ekonomik boyutta bir başarı sağlanabilmiştir. Bu başarı, doğadan yavru çipura balığı toplanmasını hemen hemen ortadan kaldırmış. Doğal çipura stoklarına doğadan yavru balık toplama yoluyla verilen zararları önlemiş ve stokların sürdürülebilirliğini güçlendirmiştir.

    Türkiye Balıkçılığı Avcılık Türleri ve Av Gücü:

    Türkiye sularında denizel ortamda yapılmakta olan balıkçılık, avcılık türlerine göre, Endüstriyel (GIRGIR,TROL), Artisanal (geleneksel balıkçılık) (KIYI SÜRÜKLEME, AĞ-PARAKETE) Dalyan ve Kültür balıkçılığı olarak dört ana gruba ayırabiliriz. Avcılık türlerine göre ayırdığımız bu dört grup balıkçılığın birim zamandaki üretim değerleri veya birim güce düşen üretimleri çok farklıdır. Endüstriyel balıkçılık dediğimiz gırgır ve trol balıkçılığı aktif bir balıkçılık olup, balığı görerek ve sürüyü takip ederek yapılan bir avcılık olduğu için, rasgele balıkçılık değildir. Bu avlanmada mekanik güç, az balıkçı, yoğun üretim, balıkçılığın ekonomik olmasının temel hedefidir. Örneğin; Karadeniz ve Marmara denizlerinde yapılan gırgır avcılığının ortalama mekanik gücü 800 HP, 20 balıkçı, 20-100 ton balık/gün üretim gerçekleşebilmektedir. Ege ve Akdeniz’de bu üretim 5-20 ton balık/gün olarak gerçekleşebilmektedir. Trol balıkçılığında ortalama mekanik güç350 HP, 5-6 balıkçı, 150-400 kg. balık/gün üretim yapılabilmektedir. Artisanal (zanaatkar, geleneksel) balıkçılık genelde günübirlik bir balıkçılıktır. Avlanma sahaları sahilin 20-80 m. derinlikleri arasında değişir. Balığın balıkçının ayağına gelmesiyle genelde rasgele yapılan bir avlanmadır. Kıyı sürükleme ağlarında (tarara, voli-manyat, tarlakoz) mekanik güç ortalama 50 HP, 3-4 balıkçı, 40-50 kg. balık/gün üretimdir. Bu avcılık sahilin engebesiz olduğu 0-20-30m.arası derinliklerde yapılır. Bu avlanmanın yapıldığı derinlikler, yumurtadan henüz çıkmış sıfır yaş grubu yavru balıkların düşmanlarından korunmak ve gelişimlerini tamamlayabildikleri ortamdır. Kıyı sürükleme ağlarının bu ortamda kullanılması, bu genç bireylerin gelişimini tamamlamadan avcılık yoluyla stoktan çekilmesine neden olmaktadır. Buda, balık stoklarının küçülme ve yok olmasının önde gelen nedenlerinden biridir. Son yıllarda, kıyı sürükleme ağları kullanımının sularımızda yasaklanması ülke balıkçılığının gelişmesi ve stokların yenilenebilmesi açısından atılmış en olumlu adımlardan biridir.

    Ağ-Parakete balıkçılığı; Bu balıkçılıkta kullanılan ağlar, Fanyalı ve sade (galsama) ağlar olmak üzere iki büyük grupta toplanır. Bu ağlarla yapılan balıkçılık tamamen rasgele bir avcılıktır. Ortalama mekanik güç, 15 HP, 2 balıkçı, üretim oldukça düşük 10-l5 kg .balık/gün.dür. Bu avcılık türünde ağ gözleri hedef türe göre ayarlı olduğundan seçicilik vardır ve stoklara zarar vermez. Bu avcılık türünde, balık veya balık sürüsü ağın döküldüğü yerden geçerse avlanabilir. Parakete balıkçılığı yemli olta ile yapılan bir balıkçılık türüdür. Bu avcılığın balığı cezbetme özelliği olduğu için, bir ölçüde rasgele bir avlanma değildir. Parakete dökülen ortamda balık varsa, mutlaka av yapılır. İğneler büyük veya kalın parakete kullanıldığında, avı oluşturan balık türleri, satış boyu ve satış boyunun üstünde büyüklüğe sahiptir. Bu avcılık türünde üretim azdır. Fakat avı oluşturan türler, aranan, pazar sorunu olmayan ekonomik değeri yüksek türler olduğu için, avcılık ekonomiktir. Bu avcılık türünün de stoklara zararı yoktur.

    Sayısal olarak Türkiye balıkçılık av gücünün %90 ını ağ-parakete balıkçılığı oluşturur. Yüksek sayıda tekne ve balıkçı adedine sahip olmasına rağmen ağ- parakete balıkçılığı üretimin ancak %8-10 unu,. üretimin %90 ını ise endüstriyel balıkçılık olarak tanımladığımız gırgır ve trol balıkçılığı sağlar.

    Sucul ortamda yaşayan canlılar, ortamın pelajialine (orta su ve yüzeye) adapte olan ve hızlı yüzen balıklar ve ortamın dip hayatına adapte olmuş yavaş yüzen demarsal balıklar diye iki grupta toplanır. Pelajik veya göçmen balıklar diye adlandırılan iyi yüzücü balıkların (Hamsi (Engraulis encrasicholus) Sardalye (Sardina pilchardus), İstavrit (Trachurus sp.), Uskumru (Scomber scomber), Kolyoz (Scomber colias), Palamut-Torik (Sarda sarda), Lüfer (Pomatomus saltodor), Kefal (Mugil cephalus), Ton balığı ( Thunnus thunnus), v.b.) yoğun ve ekonomik avcılığı gırgır balıkçılığı ile yapılır. Bu balıkları sade ve fanyalı ağlar ve yemli olta (parakete) da az miktarda avlar. Sucul ortamda dip ve dibe yakın yavaş hareket kabiliyeti olan demersal balıkların (Barbunya (Mullus barbatus.), Tekir (Mullus sumulatus), Dil (Solea vulgaris), Pisi (Platichthys flesus), Bakalyaro,(Merluccius merluccius), Mercan (Pagellus, erytrinus), Köpek balığı (Mustellus vulgaris), Vatoz (Raja clavata), Kırlangıç (Tricla sp). Iskarmoz, (Sphyraena sphyraena), Fener balığı (Lophius piscatorius), Karides (Panaeus sp). Derin Su Istakozu (Nephrops norvegius), kalamar (Loligo vulgaris) v.b.) yoğun ve ekonomik avcılığı trol avcılığı ile yapılır. Bugüne değin dip balıklarını yoğun ve ekonomik olarak avlayan trol avcılığının dışında bir avlanma yöntemi bulunmamaktadır. Dünyada, trol balıkçılığı ile ilgili gelişmeler, ağın donam ve kesim şekli, secicilik özelliği ile ilgili araştırmalar halen devam etmektedir.

    Tablo: 3 Türkiye denizlerinde avcılık türlerine göre (gırgır, trol ve ağ-parakete) av yapan
    balıkçılık gücü dağılımı.(Kara ve Gurbet, 1999), (Kara ve Aktaş, 2001)

    Bölgeler Gırgır
    Teknesi Taşıyıcı
    Tekne Işık
    Teknesi Trol
    Teknesi Tarata
    Teknesi Ağ-parakete
    Teknesi Toplam
    D.Karadeniz 110 200 - 70 - 2300 2680
    B.Karadeniz 30 50 - 25 - 700 805
    Marmara 350 150 90 100 2400 3090
    Ege 123 - 150 105 307 4006 4691
    Akdeniz 68 - 68 222 10 1561 1929
    TOPLAM 681 400 198 512 417 10 967 13 175

    Avcılık türlerine göre, sayısal anlamda Türkiye deniz balıkçılığının %9,2 sini(yardımcı ve ışık tekneleri dahil) gırgır, %3,9 unu trol, % 3.1 ni Kıyı sürükleme tekneleri ve %83 ünü ağ-parakete balıkçılık türü oluşturmaktadır. (Tablo: 3)

    Avcılık türlerine göre, Karadeniz ve Marmara’da ki gırgır tekneleri beygir gücü toplamı 800.000 HP, Ege ve Akdeniz’de ise 70.000 HP.dır. Gırgırların yardımcı tene ve ışık tekneleri dahil beygir güçleri toplamı 870.000 HP.dır. Trol teknelerinin Karadeniz ve Marmara’da ki beygir güçleri toplamı 70.500 HP., Ege ve Akdeniz de ise 72.000 HP.dır. Trollerin denizlerimiz için beygir gücü toplamı 142.500 HP.dır. Kıyı sürükleme teknelerinin 21 000 ve Ağ-parakete teknelerinin ise 220.000 HP dır (Tablo: 4).

    Tablo: 4 Teknelerin avcılık türlerine göre, adet, GRT, HP ve Personel gibi parametreleri
    Avcılık Türleri Adet Gros (GRT) Beygir gücü (HP) Balıkçı Adedi
    Gırgır tekneleri 681 130 317 870 000 12 000
    Taşıma, ışık tekneleri * 598 - - -
    Trol tekneleri 512 31 050 142 500 2 816
    Kıyı sürükleme tekneleri 417 3350 21 000 1 600
    Ağ -Parakete tekneleri 10 967 40 000 220 000 21 935
    TOPLAM 13 175 184 717 1 253 500 38 351
    *Yardımcı teknelerin (GRT,HP, balıkçı personeli) parametreleri Gırgır tekneleri için de verildi.Bir gırgır teknesi personeli ortalama 17.6 kişi ve trol teknesi için 5.5 kişi olarak bulundu.

    TÜİK’ in 2004 yılı verilerine göre Türkiye genelinde içsular ve denizel alanlardaki su ürünleri avcılık ruhsat sayısı, toplam 81 ilde gerçek kişi 81 502, tüzel kişi 120 ve tekne adedi 22 026 olarak verilmiştir.

    Yine, TÜİK’ in 2004 yılı istatistik kayıtlarına göre, avcılık türlerine göre, güncellenen deniz ve içsularda aktif olan teknelerin parametreleri ve balıkçı adetleri tablo 5 ve tablo 6 da verildiği gibidir.


    Tablo:5. TÜİK 2004 yılı Türkiye’de bulunan aktif balıkçı teknelerinin avcılık türlerine
    göre adedi
    Bölgeler Gırgır
    Teknesi Taşıyıcı
    Tekne Işık
    Teknesi Trol
    Teknesi Ağ-parakete
    Teknesi Toplam
    D.Karadeniz 110 200 - 70 4040 4420
    B.Karadeniz 30 50 - 25 2661 2766
    Marmara 350 150 90 2361 2951
    Ege 123 - 150 105 5334 5712
    Akdeniz 68 - 68 222 1746 2104
    TOPLAM 681 400 198 512 16 142 17 953

    Tablo: 6 Teknelerin avcılık türlerine göre, adet, GRT, HP ve Personel parametreleri

    Avcılık türleri Adet Gros ton(GRT) Beygir gücü (HP) Balıkçı sayısı
    Gırgır gemisi 681 130 317 870 000 12 000
    Trol gemisi 512 31 050 142 500 2 816
    Taşıma gemisi 400 -- -- --
    Işık gemisi 218 -- -- --
    Ağ parakete 13 673 58 000 242 000 27 346
    içsular 2 469 8 000 15 000 5 946
    TOPLAM 17 953 227 367 1 269 500 48 108
    Türkiye Balıkçılığı Av Üretim Verileri ve yönetim Gereksinimi:
    DİE (1972-1984) deniz balıkları üretim verileri incelendiğinde, balık av gücündeki artışa paralel her sene sağlıklı bir büyüme hızıyla, balık üretimi l972 de 200.000 ton balık/yıl üretimden 1984-86 yıllarında 500 bin ton balık /yıl a erişmiştir (Kara ve Kınacıgil, 1990). 1989 yılında Karadeniz de hamsi balığı stoklarında izlenen büyük çöküntüden sora, yıllık üretim 300 bin ton balık/yıl olarak gerçekleşmiş ve bu dalgalanma 1994 yılından 2004 yılına kadar yıllık artışlarla, 504 897 bin ton balık/yıl üretimine kadar yükselmiştir. (Tablo:7)

    Türkiye balıkçılığı,( deniz, içsular ve kültür balıkçılığı) tablo 6-7 da verilen TÜİK’ in 2004 yılı aktif avcılık türleri ve balık üretim verileri ışığında değerlendirildiğinde, balıkçı başına düşen yıllık ortalama üretim miktarı 644 492 ton balık/yıl / 48 108 balıkçı = 13,39 ton balık/yıl olduğu hesaplanmaktadır. Balıkçı başına saptanan bu üretim miktarı ve üretici fiyatı ile yani katma değer yaratmadan GSMH’ ya olan %032 lik katkısı (100/500 milyar YTL = 0.0002 x 1.640 000 000 YTL = %032), ülke ekonomisinde önemli bir paya sahip olması gerektiğini gösteren pozitif bir kanıttır. Balıkçılık sektörü balıkçılık dışında, gemi ve tekne yapımı seyir araçları, gemi makine sanayi, ağ ipliği, ağ dokuma, çelik halat, balık unu sanayi, balık işleme ve muhafaza, gıda sanayi,nakliye ve turizm gibi

    Tablo: 7 2004 yılı itibariyle, Türkiye deniz ve iç sularından avcılık ve yetiştiricilik yoluyla
    üretilen balıkların miktar ve balıkhane satış ortalama kg. fiyatları;(TÜİK,2004)

    Balık üretimleri ve
    kaynaklar Miktar(ton) Ortalama
    Fiyat
    (TL/kg) Değer
    (Milyon TL)
    Deniz balıkları üretimi 456 752 1 974 000 901 559 950
    Diğer deniz balıkları üretimi 48 145 2 512 000 120 957 750
    İç su balıkları üretimi 45 585 2 130.000 97 113 650
    Denizlerde yetiştiricilik üretimi 49 895 7 005 000 349 511 000
    İç sularda yetiştiricilik üretimi 44 115 3 878 000 171 092 300
    TOPLAM 644 492 2 545 000 1 640 234 650
    bir dizi sektörün direk ve in direk lokomotifi durumundadır. Bu gün balıkçılık sektörü, her ne hikmet ve hangi gayeye hizmet içindir bilinmiyor, sektörün iştigal konusu olan balık avı, av ortamı, avlanma teknolojisi, balıkçılık biyolojisi gibi konularla uzak ve yakın ilişkisi, teorik ve uygulamalı eğitimi olmayan tarım sektörüne bağlanmıştır. Balıkçılığa tarım sektörü içinde gösterilen ilgisizliğin önemli bir kanıtı, balık unu olarak tavuk yemi hammaddesinin önemli bir kısmını sağlayan balıkçılığa, tavukçuluk sektörünün de altında bir değer verilişidir.

    Yukarda örnek ve rakamlarla, önemini vurgulanan balıkçılık sektörü, konumu, ülke ekonomisindeki yeri, yenilenebilen bir kaynak olduğu için, sürdürülebilirliğinin kesintiye uğramaması açılarından, sucul canlı kaynakların ülke insanının beslenmesine olan katkıları ışığında acilen yeniden değerlendirilmelidir. Balıkçılık yönetimi konusunda eğitimi ve balıkçılıkla ilgili disiplinlerde pratiği olan kimselerin sevk ve idare edeceği, politikadan arınmış, Başbakanlığa bağlı bir enstitü veya çalışan insanı, ekonomiye katkısı bir bakanlık çatısı altında sevk ve idaresini gerektiriyorsa " Balıkçılık Bakanlığı" olarak kurumsallaşması, balıkçılık sektörünün yeniden yapılanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu yeniden yapılanma içinde, süreklilik arz eden balıkçılık araştırmalarının, ticari balıkçılığa paralel yönlendirilerek, deniz balıkçılığımızın optimum düzeyde ülke balıkçılığına yararlı hizmet verecek bir şekilde organize edilmelidir. Bu bağlamda, endüstriyel balıkçılık av gücünün büyük bir bölümünün Ege ve Akdeniz de uluslararası sulara kaydırılması yanında, Umman, Yemen Denizleri ile Batı Afrika sahillerinde iyi ilişkiler içinde olduğumuz ve balıkçılık av gücüne gereksinimi olan, ülkelerin balıkçılık sahalarında, ortaklaşa üretim yapma çerçevesinde, yeni av sahaları arama teşebbüsüne Dışişleri Bakanlığı kanalıyla geçilmesinde, balıkçımız ve ülke menfaatleri açılarından sonsuz yararlar vardır.
    Balıkçılığımızın Ulusal Ekonomideki Yeri ve Sorunları:

    Balıkçılık sektörü, balığı avlayan tekne, av araçları, avlanan ürünün muhafaza, nakliye, işlenmesi ve pazarlama gibi, bir dizi sektörlerle entegre olmuş ve bu sektörlerin lokomotifi durumundadır. Balıkçılık, beslenme açısından kıymetli bir besin olan balığın üretimi yanında, bu üretimi gerçekleştiren balıkçı adedine yakın sayıda, balıkçılığa entegre olan iş kollarında istihdam ve önemli ölçüde katma değer yaratmaktadır.

    Türkiye denizlerinde farklı avcılık türlerine göre üretim yapan balıkçı filosuna özgü tekne parametreleri ve yurtiçi tahmini parasal değerleri tablo: 4-6 da verildiği gibidir.

    Türkiye denizlerinde endüstriyel balık avcılığı gırgır ve trol av tekneleriyle yapılmaktadır. Gırgır av tekneleri hızlı yüzen pelajik (göçmen) balıkları yoğun avlayan balıkçı tekneleridir. Bu teknelerin sularımızdaki boyutları,14m.ile 63m.arasındadır. Teknelerin grostonları ise 18-600 GRT arasında olup, beygir güçleri 200-2400 HP.dır. Karadeniz ve Marmara denizinde av yapan gırgır tekneleri, avlanan balığı limana götürmek için, en az bir adet taşıma teknesine sahiptir. Ege ve Akdeniz’de avlanan gırgır tekneleri, balığı ışıkla toplayarak av yaptıklarından her av teknesinin en az bir adet ışık teknesi vardır. Yine her gırgır teknesinin bir adet,150 -350HP. gücünde botu vardır. Gırgır teknelerinin taşıdıkları gırgır ağının uzunluğu teknenin kapasitesine göre, 600m.- 2000m. ağın derinliği 120-250m. arasındadır. Teknenin güverte donanımı, hidrolik vinç ve powerblock (ağ sarma makarası), ağın uzunluğu kadar (700-2000m.) çelik istinga teli bulunur. Teknenin üst güvertesinde, su üstü radarı, telsiz telefon (VHF), konum belirlemek için, GPS (satallayt) seyir araçlarıyla, balık bulucu (echo sounder ve sonar) akustik aletler yer alır. Bu donanıma sahip, bir gırgır teknesinin maliyeti 350 - 700 bin $ dır.(63m.boya sahip iki gırgır teknesi hariç) Bu teknelerin yurtdışı fiyatları ise 900-1.400 bin $ dır. Gırgır balıkçı teknelerimizin %80 inin materyali sacdır.

    Bir diğer endüstriyel balık avcılığı olan trol, demersal (dip) balıkların ekonomik ve yoğun avlanmasında başarılı bir avlanma yöntemidir. Sularımızda av yapan trol teknelerinin boyları,14-26 m.ler arasıda olup, grostonları 20-120 GRT ve beygir güçleri,180-800 HP. arasındadır. Karadeniz ve Marmara trol tekneleri boy ve beygir güçleri açısından, Ege ve Akdeniz trol teknelerinden daha büyüktürler. Teknelerin materyalinin %80 i sacdır. 20m.ve üzerindeki teknelerin hemen hepsi, liman yapmadan denizde bir hafta kalabilecek donanıma sahiptir. Uluslararası sularda avlanan trol teknelerinin vinç tamburlarında 1500 x 2 = 3000 m. çelik tel vardır. Her teknede yedekli olarak 2-5 adet Akdeniz tipi dip trol ağı bulunmaktadır. Seyir araçları olarak, su üstü radarı, telsiz telefon (VHF) ve GPS (satallayt), balık bulucu olarak dikey çalışan ve zemin yapısını gösteren echo-sounder bulunur. Bir trol teknesinin maliyeti, teknenin büyüklüğü ve beygir gücüne bağlı olarak, 200-400 bin $ dır. Bu teknelerin yurtdışı fiyatları ise 600-1.000 bin $ arasındadır.

    Küçük balıkçı tekneleri (artisanal balıkçılık) boyları 6-12 m.ler arasında olup, beygir güçleri,9-90 HP. arasında değişmektedir. Bu teknelerin maliyetleri, sahip oldukları ağ miktarı ve beygir gücüne bağlı olarak, 4000-20.000 $ arasındadır.

    Genel olarak, balıkçı teknelerimizin yapı malzemeleri ahşap ve sacdır. Bu durum, bu malzemeleri kullanan balıkçı gemi inşa atölye ve tersanelerini aktif tutmakta ve bu sektörün gelişmesine katkı sağlamaktadır. Yine balıkçı tekne sanayi, avlanma ve seyirle ilgili mekanik, elektronik yerli ve ithal sanayine de katkı sağlamaktadır. Balık ağ sanayinin gelişmesinde öncü rol oynamaktadır. Avlanan ürünün hijyenik koşullarda tüketiciye ulaşmasında gerekli olan kasa ve ambalaj sanayine katkı sağlamakta, balık unu ve konserve, donmuş ve işlenmiş balık sanayinin gelişmesine imkan yaratmaktadır.

    Yukarda açıklanan işkolu ve sektörlerin gelişim ve devamlılığını sağlayan balıkçılık sektörü, kaynağın yönetimi açısından çok sofistike ve pozitif bilim dallarıyla özellikle, deniz ve iç sular biyolojisi, balıkçılık biyolojisi ve populasyon dinamiği, ihtiyoloji, su kimyası, oşinografi, navigasyon, meteoroloji, ekoloji, istatistik, deniz hukuku gibi bilim dallarıyla yakından ilgilidir.

    Yukarda avcılık türlerine göre, tahmini maliyetleri verilen balıkçı teknelerinin balıkçılık bölgeleri bazında tahmin olunan yatırım tutarları tablo 6 da hesaplandığı gibidir.
    Tablo: 8 Avcılık türlerine göre denizlerimizde av yapan teknelerin $ bazında Tahmin olunan yatırım tutarları.

    Bölgeler
    Gırgır taşıma

    adet adet Işık.tek.
    adet tutarı
    (000) $ trol
    adet tutarı
    (000) $ Ağ parakete
    adet tutarı
    ( 000) $ Toplam
    Adet tutarı (000)$
    D.Karade 110 200 - 57 750 70 21 000 4040 40 400 119 150
    B.Karade 30 50 - 15 750 25 7 500 2661 26 610 49 911
    Marmara 350 150 - 183 750 90 27 000 2361 23 610 234 360
    Ege 123 - 150 49 200 105 21 000 5334 53 340 123 534
    Akdeniz 68 - 68 23 800 222 44 400 1746 17 460 85 946
    Toplam 681 - 400 218 - 331 250 512 - 120 900 16 142 - 161 420 17953-570 613

    Tablo 5-6 ve 8 nın değerlendirilmesinden avcılık türlerine göre, sularımızda av yapan balıkçı teknelerinin toplam adetlerinin 17 953 ve toplam değerinin diğer bir ifadeyle balıkçılık yatırımının 613.570.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.(Deniz ve içsular kültür balıkçılık alt yapı yatırımları hariç) Bu yatırım sularımız balık avcılığı sektöründe 48 108 kişiye direk istihdam sahası ve bir o kadar da balık sanayi ile ilgili sektörde iş sahası yaratmaktadır. Söz konusu yatırımın avcılık yoluyla doğadan ürettiği deniz balıkları miktarı 504 897 ton balık/yıl, içsulardan avcılık yoluyla üretilen miktar ise 45 585 ton balık/yıldır. (Tablo: 5). Bu üretimin 2004 yılı için, % 75.24’ü 340 bin tonu Hamsi, (Engraulis encrasicholus) 13 bin tonu Sardalye (Sardina pilchardus) 27.4 bin tonu Kıraca İstavrit (Trachurus mediterraneus) balığının oluşturduğu tahmin edilmiştir. Üretimin geri kalan 224 bin tonunu ekonomik değeri yüksek demersal ve pelajik balıklar oluşturmaktadır.

    Hamsi, Sardalye ve Kıraca İstavrit balıklarının 2004yılı için, pazarda tüketici kg. fiyatları 1500 000 – 2 500 000 TL arasında değişmiştir. Diğer ekonomik değeri yüksek demersal ve pelajik balıkların pazarda kg. satış fiyatları 10-15 milyon TL arasındadır. Yukarda verilen tüketici fiyatları ışığında, üretimin gerçekleşen parasal kıymeti veya gayri safi milli hâsılaya olan katkısı, dolar bazında, Hamsi, Sardalye İstavrit için 380.000 x 2000 $ ton = 760 000 000 $ ekonomik değeri yüksek balıklar 224.000 x 10 000 $ ton = 2 240 000 000 $. Bu değerlendirmenin ışığında toplam, 3 milyar $ bir katkının denizden avcılık yoluyla sağlandığı görülmektedir. Ayrıca, içsularda avcılık yoluyla doğadan üretilen 45 585 ton balık/yıl yine deniz ve içsularda kültür balıkçılığı yoluyla yapılan yetiştiricilik miktarı olan 94 010 ton balık/yıl olan üretimlerin 2004 yılı için 617.7 milyon YTL olan üretici fiyatları, markette en az 700 –750 milyon YTL’lik bir pazar fiyatı bulacaktır. Buradan, balıkçılık sektörümüzün ulusal ekonomideki parasal boyutunun yukarda belirtilen veriler ışığında 4.6-4.9 milyar YTL olduğu tahmin edilebilir. Buda gayri safi yurt içi milli hasılanın (500 milyar YTL) yaklaşık %1’ dir.

    Avlanan balık tüketiciye gelinceye kadar, çeşitli aracılardan geçer. Avlanan balık, her balıkçının ekonomik açıdan bağlı olduğu kabzımala gelir, balıkhanede açık artırma ile satışa çıkar, burada, satılan balıktan çeşitli rüsum adı altında kabzımalın komisyonu da dâhil, balık vergilenir. Balık unu olacak balık genelde avdan sonra direk fabrikaya gider, konserve içinde ayni yöntem geçerlidir. Ekonomik önemi az fakat üretimi fazla olan Hamsi, Sardalye gibi, balıklar için, verdiğimiz tüketici fiyatlarının ancak, l/4 ü balıkçının eline geçer. Ekonomik değeri yüksek olan balıklarda ise, balıkçı tüketici fiyatının yaklaşık %60-80 ine sahip olur.

    Tartışma ve Çözüm Önerileri:

    Yukarda verilen balıkçılık sektörü ve özellikle devletin balıkçılık kaynaklarının dengeli kullanımı ile ilgili konularda (balık stoklarının rutin olarak miktar, avlanabilir miktar ve bu miktarı avlayabilecek av gücünün tespiti v.b. araştırmalar) balıkçılık sektörüne devamlılık arz eden plan ve politikasının olduğunu söylemek zor. Fakat balıkçılığın ülke ekonomisine gerek istihdam, gerekse ekonomik katkısından bihaber olduğu söylenebilir. Çünkü Karadeniz balık stoklarında 1989 yılında izlenen çöküntü, 1984 yılında, canlı sucul kaynakların stok tahminleri yapılmadan, balıkçılık sektörüne balık üretiminin artması için, balıkçı teknelerinin adet ve av gücünün artırılmasıyla ilgili yoğun teşviklerin verilmesi sonucudur. Karadeniz’de aşırı avlanma sonucu, balık stoklarında izlenen azalma, ekonomik önemi olan birçok türün stoklarının günümüze kadar, yenilenememesine neden olmuştur.

    Devletin balıkçılık sektörüne olan en önemli katkısı, beşinci ve altıncı beş yıllık kalkınma plan dönemlerinde başlanan ve halen de devam eden balıkçı barınak, liman ve çekek yerleridir. Bu yatırımların tutarı da, en az balıkçının kendi öz kaynağı ile yaptığı yatırım kadardır. Balıkçı için, devlet tarafından yapılan liman barınak gibi, alt yapı yatırım olanakları, turizm sektörünün ağır basması nedeniyle, söz konusu barınak ve limanlar genelde yatlara hizmet vermektedir.

    Daha önceki paragraflarda açıklanan rakamsal değerlerin ışığında, balıkçılık sektörü, balıkçının kendi öz kaynağı ve babadan oğla geçen, balıkçılık bilgisiyle oluşturduğu, 613.570.000 $ lık tekne ve ağ yatırımı ve yarattığı 48 108 kişiye varan istihdam sahası, bunun sonucu, denizel ortamdan yılda ortalama ürettiği (deniz kültür balıkçılığı dahil) 644 492 ton balık/yıl, ve kişi başına verimlilik = 644 492/ 48 108 = 13.39 ton balık/yıl, buradan kişi başına parasal değer, üretici fiyatlarına göre 1 640 000 000 YTL/ 48 108 = 34 000 YTL dir. Bu paranın yaklaşık 1/3 ü balıkçının eline geçer. Paranın 2/3 ü, kabzımal, aracı ve vergi olarak dağılır.

    Yukarda verilen açıklamalar, parasal ve ortalama kişi başına düşen ürün açılarından, balıkçılık sektörünü sorunsuz, güllük gülistanlık göstermektedir. Oysaki; sektör bilimsel yönden ele alındığında, sektörün av gücünü ayakta tutacak ve devamlılığını sağlayacak boyutta balık avlanamadığı bir gerçektir.

    Nitekim tablo 7 ve 9 de verilen değerlerin hesaplanması sonucu bir litre yakıtla bir kg. balık avlanabildiği saptanmıştır. Bu durum, mazot fiyatının devamlı artış göstermesi sonucu balıkçılığın ekonomik olmaktan uzaklaşmasına neden olmuştur. Balıkçının uluslararası sularda yeni balıkçılık sahaları arayabilmeleri için, devletin özellikle gırgır ve trol balıkçılarına kargo gemilerine uygulanan indirimli mazot fiyatını uygulaması balıkçılığı teşvik açısından önem arz etmektedir. Balıkçılık kaynaklarımıza göre, av gücü fazlamız bilinen bir gerçektir. Daha önceki paragraflarda da ifade edildiği gibi, av gücü fazlamıza Kızıldeniz, Yemen Denizi ve Batı Afrika sahillerinde yeterli balıkçılık filosu olmayan, iyi ilişkiler içinde olduğumuz ülkelerle ortaklaşa balıkçılık yapabilme olanaklarını Dışişleri Bakanlığı kanalıyla araştırarak, yeni av sahaları aramak, devletin balıkçılık sektörüne yapacağı önemli bir katkı olacaktır.

    Tablo: 9. 2004yılı itibariyle, Türkiye deniz balıkları av gücü akaryakıt tüketimi aşağıda
    verildiği gibidir.

    Avcılık türü Beygir
    Gücü (HP) Tüketim/saat
    1HP=0.179
    (Kg) Tüketim
    (Kg)
    8 saat/gün Tüketim
    (ton)
    12 saat/gün Tüketim
    (ton)
    150 gün/yıl Tüketim
    (ton)
    180 gün/yıl
    Gırgır gemisi 870 000 155 730 -- 1 867 280 314 --
    Trol gemisi 142 500 25 507 -- 306 45 913 --
    Ağ parakete 257 000 43 318 346 544 -- -- 62 378
    Toplam 1 269 500 224 555 346 544 2 170 335 162 62 378
    Genel Toplam
    Mazot tüketimi 2 551.5 ton mazot/gün 397 540 ton mazot/yıl

    Yağ tüketimi Mazot tüketimi (397 540) x 0.003 = 1 193 ton/yıl

    Canlı deniz kaynakları dipsiz bir kuyu değil, kendini yenileyen bir kaynaktır. Kendini yenileyen kaynakların devamlılığı, dengeli avcılıkla mümkündür. Bunun basit anlamı, avı hedeflenen stokun kaynaktaki miktarını ölçüp, biyolojik açıdan avlanabilir miktarının saptanması ve av sezonu içinde, avı gerçekleştirecek, av gücünü avlanmaya memur etmektir.

    Balıkçı tekneleri, avı hedeflenen türler için, av miktarlarını içeren kayıt tutmalıdırlar. Avlanan türler, belirlenen limanlardan kayıtla tüketime gitmelidir. Hedef türün avlanabilir miktarına erişildiğinde, av sezonu sona ermeli veya o tür için yasak başlamalıdır. Söz konusu araştırma çalışmaları yalnız bir avcılık türü için değil, pelajik ve demersal türler için de olmalıdır.

    Balıkçılığın sevk ve idaresi, balığı avlamaya memur edilmiş balıkçılar veya balığı pazarlayan kabzımallar tarafından değil, denizlerimizin biyolojisi konularında eğitim veren “Fen Fakülteleri, Su Ürünleri Yüksek Okul veya Fakülteleri”nde eğitim görmüş ve bu konularda teorik ve uygulamalı bilgi birikimine sahip, akademik kariyeri olan kimselerin çalıştığı Araştırma enstitüsü veya varsa devletin "Balıkçılık Araştırma Enstitüsü" nce yürütülmelidir.

    Hükümet balıkçılığın ülke ekonomisindeki önemini kavrayarak balıkçılığın yeniden yapılanması adı altında ülke balıkçılığının sağlıklı yönetimine sürdürülebilir bir boyut kazandırılabilir. Bu yapılanma; “Balıkçılık Kaynaklarının Yönetimi, Kaynakların Araştırılması, İstatistik ve Koruma Kontrol” gibi disiplinlerde kurumsallaşma ile sağlanabilir. Şüphesiz, bu kurumsallaşma sağlıklı bir bütçe ile gerçekleşebilir.

    Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunun da içinde bulunduğu OECD ülkeleri 2000 tarihli balıkçılık yönetimi ile ilgili harcamalar raporuna göz attığımızda, balıkçılık kaynaklarının yönetiminde; “kaynak araştırmaları, istatistik ve koruma kontrol” için ayrılan parasal ödeneklerin Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde 36 milyon $ la, 73 milyon $ arasında değiştiği tablo 10 da görülmektedir. Üzülerek belirtmek gerekir ki, bu tabloda Türkiye’nin balıkçılık yönetimi ile ilgili harcamaları içeren ödenek hanesi “bilgi alınamadı” şeklinde gösterilmiştir. Oysaki, Türkiye İspanya dışında Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerden daha fazla balık üretmektedir(*).A.B’ ne dahil olmak için çaba gösteren Türkiye’nin en kısa zamanda, canlı sucul kaynaklarının sağlıklı yönetimi için, yeniden yapılanmayla, eksiklerini giderip mevcut üretim gücüyle uluslararası platformda yer almasında balıkçılığımızın geleceği acısından büyük yarar vardır. Yukarda sıralanan konular, hâlihazırda Türkiye denizleri balıkçılığında, önemli ve acilen gündeme alınması zorunlu boşluklardır. Türkiye’de, özellikle araştırmaya dayalı, sorumlu "Balıkçılık Araştırma Enstitüsü"’ nün bulunmayışı varsa da, enstitünün denizlerin balık stoklarını ve hidrografik özelliklerini araştıracak özel maksatlı balıkçılık araştırma gemisinin olmayışı, balıkçılık kaynaklarının, derme çatma bilgi ve sürekliliği olmayan bazı çalışma ve araştırma raporları ışığında, Ankara’da denizi görmeden masa başında olsa olsa metoduyla yorumlanmasına neden olmaktadır. Buda balıkçılıktan sorumlu kurumla, balıkçı arasında güven bunalımı yaratmaktadır.

    Tablo: 10. OECD ülkelerinin balıkçılık yönetimi ile ilgili 1997 yılı harcamaları.

    OECD
    ülkeleri Araştırma
    giderleri
    Milyon $ Yönetim
    Giderleri
    Milyon $ K.Kontrol
    Giderleri
    Milyon $ Toplam
    Giderler
    Milyon $ Üretilen
    avın değeri
    Milyon $ Yönetim
    giderinin
    av değeri
    % desi Üretim
    (000)
    ton Bir ton balığa
    düşen yönetim
    gideri
    ($/ton)
    Avustralya1 9.50 19.45 ... 28.95 259 %11 71 407.79
    Kanada 40.84 95.60 (2) 136.44 1 621 %8 894 152.63
    15 AB toplam 181.65 137.77 272.91 592.34 9 324 %6 6 377 87.22
    Belçika 1.33 ... 0.41 1.74 99 %2 27 64.71
    Danimarka 27.18 7.92 14.30 49.40 521 %9 1 813 27.25
    Finlandiya 14.46 4.26 1.80 20.52 29 %70 119 172.70
    Fransa 14.14 59.62 (2) 73.76 7563 %10 358 206.12
    Almanya 19.32 5.03 21.17 45.52 194 %23 260 175.36
    Yunanistan 6.47 4.79 24.85 36.11 387 %9 153 236.33
    İrlanda 9.63 0.77 81.74 92.14 220 %42 309 298.53
    İtalya 7.04 5.73 48.74 61.50 1 749 %4 441 139.32
    Hollanda 16.40 2.72 5.45 24.56 466 %5 448 54.84
    Portekiz 8.79 9.50 6.65 24.95 319 %8 206 120.89
    İspanya 11.61 17.06 8.38 37.05 3 4433 %1 1 007 36.81
    İsveç 20.17 8.96 12.87 42.00 1293 %32 350 120.14
    İngiltere 25.11 11.41 46.56 83.08 1 012 %8 888 93.61
    İzlanda 9.45 3.59 7.56 20.59 877 %2 2 224 9.26
    Japonya 115.70 512.40 ... 628.10 14 117 %4 6 067 103.53
    Kore 5.10 1.26 ... 6.36 4 929 %0 2 423 2.63
    Meksika 10.80 5.40 0.60 16.80 1 017 %2 1 222 13.75
    Yeni Zellanda 11.90 15.20 13.22 40.32 4754 %8 ... ...
    Norveç 23.53 16.95 57.64 98.12 1 343 %7 2 856 34.35
    Polonya 3.05 4.88 ... 7.93 215 %4 381 20.83
    Türkiye ... ... ... ... 212 ... 84 ...
    Amerika 95.44 165.73 400.00 611.17 3 644 %18 4 635 142.66
    Toplam OECD 506.96 978.24 751.92 2237.12 38 032 %6 33 610 71.43
    Kaynak ; OECD (2000a) ve OECD (2000b)
    ... bilgi alınamayan
    0 Birim değeri 0.5 den az
    1 Avustralya da bol bulunan balıklar referans gösterilmiş
    2 koruma kontrol giderleri dahil
    3 yabancı limanlara ait giderler dahil değil
    4 Tahmini

    (*) İspanya balık üretimine Atlantik okyanusundan olan üretim de dahil edilmiştir (Tablo 10)


    Balıkçımızın, özellikle yüksek beygir gücüne sahip, endüstriyel balıkçı teknelerinin (gırgır ve trol) balık avlama ve balığı takip ve yeni av sahalarının aranmasındaki en önemli girdisi, tüketilen akaryakıttır. Balıkçının bir diğer önemli girdisi ve bir ölçüde sarf malzemesi olarak kabul edilen balık ağıdır. Ağ çok kullanıldığı için, yırtılma, aşınma ve çürüme gibi de özellikleri olan bir materyal olduğundan, ömürleri 2-5 seneyle sınırlıdır

    Denize sahili olan, göl, gölet, akarsu ve baraj gibi tatlı su kaynakları sahip her ülkenin tartışmasız balıkçılık sektörü ve balıkçılık politikası olacaktır. Sektörün yaşayabilmesi ve rantabl üretim için zorunlu olan girdilerin iyi bilinmesi, eğer bu üretim halkın iyi beslenmesi ve sağlığı için çok önemli ise, sektör sübvansiyonla desteklenmelidir. Demokratik ülkelerde bu böyledir. Tartışmasız, deniz ürünleri, protein ve içerdiği mineral tuzlar açısından karasal besin (kırmızı et ve tavuk eti) kaynaklarından üstündür. Ayrıca, hükümetin hayvancılığı geliştirmek için, kırmızı ete yaptığı bunca yatırım teşvik ve sübvansiyona rağmen halka eti kilosu 10 $’ ın altında yedirememektedir. Oysaki balıkçılık, mazot ve ağ girdisinin dolara endeksli olarak her ay artmasına rağmen, balığın kilosunu tüketiciye ortalama (Hamsi, Sardalye. İstavrit) 1,5-2 dolara, kıymetli dip balıklarını da 7-8 $ a yedirebilmektedir.

    Şayet hükümet, balıkçılık sektörüne, akaryakıt, ağ ipliği ve ağ da, özellikle akaryakıtta, kargo gemilerine uygulanan gümrüksüz mazotu uygulasa ve ağ ipliğinde sübvansiyon imkanı yaratsa, balık halka daha da ucuz ve bol olarak yedirilebilecektir.(*)

    Balıkçılıkta akaryakıta yapılacak sübvansiyon, endüstriyel balıkçı teknelerinden, gırgır teknelerinin ulusal ve uluslararası sularda balık arama şansı artacak, yine trol teknelerinin uluslararası sularda yeni trol av sahaları arama ve bulma olanağı doğacak, buda az da olsa balık üretiminde artışı sağlayacak olanaklardır.

    Bu gün, endüstriyel balıkçılık av gücümüz, (gırgır,trol) beygir gücü açısından, yaklaşık bir milyon HP dır. Küçük balıkçı ( ağ-parakete) teknelerinin beygir gücü ise 257 bin HP dır.Bu güçlerin bir saatte tükettiği akaryakıtın hesabı tablo:9 ile verildiği gibidir.

    Bir beygir gücü, ekonomik hızda yaklaşık 179 - 189 gram mazot/saat tüketir. Tablo 9 ile verilen farklı avcılık türlerindeki balıkçı teknelerinin günlük toplam mazot tüketimleri 2 551.5 ton, yıllık tüketimin ise 397 540 ton olarak hesaplanmıştır..Mazot tüketiminin %03 ü kadar yağ tüketimi de dikkate alındığında, yağ tüketimi 1 193 ton/yıldır. Tüketimin mazot açısından parasal değeri, 397 540 x 1 000 $ ton = 397 540 000 $ dır.Yağ tüketim tutarı ise, 1.193 x 3 000 $/ton = 3.579.000 $dır.

    Av gücümüzün (deniz ve içsular) günlük üretimi,= yıllık üterim/150 gündür. Oda ortalama yıllık üretim 550 492 ton balık/150 gün = 3 670 ton balık/gün. Buradan bir litre mazota düşen balık üretimi kg olarak günlük balık üretimi /günlük mazot tüketimi = 3.670.000/2 551.000 = 1.438 kg balık.

    Balıkçılığımızın geneli için yapılan birim güç başına düşen üretimde 1 .438 kg. balık için 1 litre mazot sarf edildiği, buna, sarf olan makine yağı gideri de ilave olduğunda bir litre akaryakıt sarfı ile ortalama 1.4 kg balık avlanabilmektedir.
    Akaryakıtın pahalı oluşu nedeniyle balıkçılık ekonomik olmaktan uzaklaşmaktadır. Daha önceki paragraflarda belirtildiği gibi, balık üretimimizin yaklaşık %75.24’ünü, Hamsi, Sardalye, Kıraça İstavrit gibi, piyasa fiyat değeri düşük balılar oluşturmaktadır. Bu tür pelajik balıklar, balıkçı tarafından kabzımala veya balık unu fabrikalarına pazarlandığında, balığın kg’ı bir litre mazot fiyatının çok altında pazarlanabilmektedir. Bu nedenle, bu tür balıkları avlayan gırgır balıkçılığı ekonomik olmaktan uzaklaşmıştır
    * 2004 yılında tarım için olduğu gibi balıkçı için de mazot indirimi yapılmış

    Gırgır balıkçılığının ekonomik olabilmesi için, Hamsi, Sardalye, İstavrit v.b türlerin üreticiden çıkış veya taban fiyatı, bir litre mazot fiyatının üstünde olmasıyla mümkün olabilir. Buda balıkçının balığın muhafaza ve pazarlanması ile ilgili konularda yeniden yapılanma ve örgütlenmesiyle gerçekleşebilir.
    İç sular Balıkçılığımız:

    İç sular karalar içinde yer alan göl, gölcük, akarsu, lagün, yapay baraj ve göletlerden oluşan su havzalarıdır. İçsular akıp akmadıklarına göre iki büyük grupta incelenirler. Durgun suların hayat şartları az çok denizlerinkine benzediği halde, akarsuların şartları tamamen farklıdır. Ülkemiz içsu kaynakları acısından her geçen gün zenginleşmektedir. Özellikle son 20 senedir, GAP ta süren faaliyetler sonucu, baraj göllerimizin yüzey alanı her geçen gün artmaktadır. Bugün için, yaklaşık l.8 milyon hektarlık göl, gölet ve baraj gölü alanımız vardır. Yakın bir gelecekte bu alan, 2 milyon hektarı bulacaktır (DSİ, 1994).

    İçsu kaynaklarının sucul canlılar açısından verimlilikleri, bulundukları ortamın jeolojisi iklimi ve içsu kaynağının durgun ve yavaş akan özellikleri ile yakından ilgilidir. İçsu kaynakları içersinde akışkan ve yarı akışkan göller durgun göllere nazaran daha verimli göllerdir. Türkiye göllerinde 20 kadar ekonomik öneme haiz tatlı su balık türleri yaşamaktadır. Bunlardan yılan (Anguilla anguilla) ve kefal balıkları (Mugil sp). (katodrom) Mersin (Acipenser sp) ve deniz alabalığı (Salmo salar) (anadrom) önemli türlerdendir. Krustaselerden kerevit (Astacus leptodactylus) akarsu ve göllerimizin ekonomik önemi olan türlerindendir. Yeryüzünde ılıman kuşak üzerinde yer alan içsulardan, akışı olan durgun göllerin, hektar başına verimlilikleri 30 kg. balık/yıl, yarı akışkan ve akışkan olan göllerin verimlilikleri hektara 60 kg. balık/yıldan 120 kg balık /yıl a kadar değişir (Kara, 2002).

    TÜİK kayıtlarına göre, Türkiye'nin yıllık içsu balıkları üretimi 1988 yılında yaklaşık 50 bin ton/yıl,1998 yılı üretimi içsular kültür balıkçılığı dahil 80 bin ton/yıldır. Bu üretim 80 bin ton/yıl /2.000.000 hektar alan olarak tahmin edildiğinde, hektara 40 kg verim alınmaktadır.

    Türkiye’nin balıkçılık acısından içsulardan yararlanma ve üretimi artırma olanakları Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da inşası tamamlanmış ve tamamlanmakta olan barajların hızla deveye girmesiyle artacaktır. Çünkü baraj göllerinde izlenen balıkçılık araştırmalarda rezervuarda su tutulduktan sonra verimliliğin hızla arttığı saptanmıştır (Pirozhnikow, 1968),(Carter,1969). Ayrıca, içsular balıkçılığı sınırlı bir alanda yapıldığı için balığı kontrol etme ve optimum düzeyde, gerekirse yarı entansif işletmecilikle üretimi artırma mümkün olabilir. İleriye dönük içsular balıkçılığı konusunda yeniden bilinçli bir yapılanma ile 2 milyon hektara varan içsu kaynaklarımızdan 2010 yılına kadar 120 -150 - bin ton balık /yıl üretim hedeflenmelidir.

    İçsu kaynaklarımızın mülkiyeti hazineye aittir. Baraj, gölet gibi suni oluşumların da mülkiyet ve işletme hakları Hazine ve Enerji Bakanlığı arasında protokolle yürütülmektedir. Gerek doğal içsu kaynakları, gerekse barajlar balıkçılık açısından işletilmek üzere kiraya verilirken göz önünde tutulması gereken en önemli hususun balıkçılık kaynaklarının yenilenebilen kaynaklar olduğu bilincine vakıf olmaktır. Göl, baraj gibi sucul kaynakların en az 7 kişinin kooperatif adı altında bir araya gelerek oluşturduğu her örgüte, kiraya verilmesi çok yanlıştır. Bu kaynaklar ancak, konunun uzmanlarınca kişilerin balık ve balıkçılıkla ilgili bilgi ve pratikleri saptanıp, kaynakları işletmeye ehil görüldüklerinde verilmelidir. Aksi takdirde söz konusu örgüt, iyi bir teorik pratik balıkçılık eğitimi ve kursu aldıktan sonra, bu içsu kaynakları örgüte ve tüzel kişilere kiralanabilir. Yine kiralanma müddeti içinde içsu kaynağında sürdürülen balıkçılık, yetkililerce kontrol edilmelidir. Bu çeşit düzenlemeleri içeren yasa ve protokollerle içsu kaynakları kooperatif ve özel kişilere kiraya verildiğinde, kaynağın kontrollü ve verimli işletmeciliği sürdürülebilir. Bu da içsular balıkçılığımızın işletmecilik açısından yeniden yapılanması gerektiğinin açık kanıtıdır.

    Kaynakça:

    Bhukaswan,T., 1980, “Management of Asian Reservuar Fisheries” FAO Fish. Paper.
    No:207. 1-53p.

    Bilecik, N., 2003. “Denizler Çölleşmeden, Balıklar Yok Olmadan” Herkes Yerine
    Final Ofset Matbaacılık. 258 s. Bornova/İzmir

    TÜİK. (1974-1989) Su Ürünleri Anket Sonuçları Yayın No: 718,947,966,1166,1221,
    1265,1387. Ankara

    TÜİK. (2004) Su Ürünleri Anket Sonuçları Ankara

    DSİ., 1994, “ Keban Baraj Gölü Limnolojik Raporu” Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
    IX. Bölge Md.Su Ürünleri Baş Müh. Keban 137 s.

    J.I.C.A. 1993. Marmara, Ege ve Akdeniz'de demersal balıkçılık kaynakları sörvey
    raporu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı TÜGEM. Ankara.

    Kara, Ö.F, Kınacıgil,H.T. 1990 “ Türkiye Denizleri Balıkçılığı Av Gücü ve Üretim
    Potansiyeli E.Ü.Su Ürünleri Dergisi Cilt:7 sayı: 25--28. sayfa: 21-45 Bornova/İzmir

    Kara,Ö. F., Kaya, M., Benli, H., Mater, S. 1994 : The productivity and hydrographic
    properties of the trawl areas of the middle and eastern Black Sea. In : Güven, K.C.
    (ed.)Proceeding of the Black Sea Symposium, 1991. İstanbul. The Black Sea
    Foundation,İstanbul, pp. 205-222.

    Kara.Ö.F., Gurbet,R. 1999.“ Ege Denizi Endüstriyel Balıkçılığı Üzerine Araştırma” Tarım
    ve Köyişleri Bakanlığı Bodrum Su Ü.Araş.Enst. Md. Seri.B Yayın No:5

    Kara,Ö.F., Aktaş,M. 2001. “ Akdeniz Endüstriyel Balıkçılığı Üzerine Araştırma” Tarım ve
    Köyişleri Bakanlığı Bodrum Su Ü. Araşt.Ens.Md. Seri: B Yayın No:7

    Kara Ö.F., 2002 “GAP balıkçılığının Mevcut Durumu ve Bölge İçin Sürdürülebilir Balıkçılık
    Yönetimi” Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü
    Elazığ 37 s.

    Kutaygil, N., Bilecik, N. 1976 : Observation sur les principaux produits demersaux aui sout
    peche sur les cotes Turques de la Mer Noire.Rapp.Comm. Int. Mer Medit., 23 (5) :
    75-77.

    O.E.C.D. (2000a) Review of Fisheries in OECD Countries, Paris.

    O.E.C.D. (2000b) Transition to Responsible Fisheries- Economic and policy Implications,Paris

    Ryther, J.H. 1969 . Photosynthesis and fish production in the sea. Science N.Y.,166(3901): 72-76

  5. #5
    BALIKÇI Engin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    53
    Mesajlar
    551
    Tecrübe Puanı
    88

    Standart

    bilgiler için teşekkürler.

    birgün bi şarkı bi albüm ararsanız kulağınızın pasını silmek isterseniz buyrun
    www.oyunmuzik.com

  6. #6
    dökülük

    Standart

    Önce aramıza hoş geldiniz.
    Umarım kalır ve bizlere katkı sağlarsınız.
    Değerli çalışmanızı paylaştığınız içinde teşşekkür ederim.
    Tekrar höş geldiniz.

  7. #7
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Önemli katkısı olacak balıkçının elini güçlendirecek bir çalışma,paylaştığınız için teşekkür ederim.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  8. #8
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    958

    Standart

    Hayy Allah razı olsun.

    Tam diyecektim ki Denizcilik Bakanlığı değil, Denizcilik ve Balıkçılık Bakanlığı olmalı, Ömer Faruk Kara kardeşim, çok kapsamlı bir rapor eşliğinde yetişip söylemiş.
    İnşallah bundan sonra dikkate alınır.(Raporun tarihi 2007)

    Sondakika1 kardeşime de böyle bir konu açtığı için teşekkür ederim.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  9. #9
    REİS LüFerCi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    3.474
    Tecrübe Puanı
    396

    Standart

    Alıntı Ömer Faruk KARA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Denizcilik ve Balıkçılık Bakanlığı Kurulmasını ekonomik ve verimlilik açısından gündeme taşıyacak gerekçeli somut ve bilimsel kanıtlar taşıyan yazı.
    Tüm balıkçılığımız ve balıkçılarımız için şimdiden hayırlı olsun.
    En iyi ve samimi dileklerimle,

    Ö.Faruk KARA

    TÜRKİYE BALIKÇILIĞININ AV GÜÇÜ ÜRETİM VE SOSYO EKONOMİK
    BOYUTLARI (15.08.2007)
    Ömer Faruk KARA
    Balıkçılık Biyologu
    ofarukkara@yahoo.com
    Okyanus ve Denizlerde Balıkçılık Alanlarının Verimlilik Boyutları:
    Balıkçılık kaynakları ortam olarak iki ana grupla isimlendirilebilir.
    a) Denizel balıkçılık kaynakları
    b) İç sular balıkçılık kaynakları
    Türkiye her iki balıkçılık kaynakları ortamına sahiptir. Türkiye’nin bir yarım ada şeklinde ve üç tarafı farklı hidrografik ve biyolojik özelliklere sahip denizler ve bir iç deniz görünümünde olan Marmara denizi ile çevrilidir. Bu denizlerin balıkçılık açısından verimlilikleri, tür çokluğu bazında olduğu gibi, türlerin miktarları açısından da büyük farklılıklar göstermektedir.

    Karadeniz dahil, Türkiye denizleri yarı kapalı bir deniz olan Akdeniz sular sistemi içindedir. Karadeniz tür zenginliği açısından Akdeniz’den fakir olmasına rağmen, türlerin miktar yoğunluğu açısından zengin ve önemlidir. Karadeniz Türkiye deniz balıkları üretiminin %60-65 ini sağlaması nedeniyle, Türkiye denizleri içinde besin kaynağı açısından çok önemli bir denizdir. Karadeniz’in Akdeniz’le olan su değişiminin İstanbul ve Çanakkale boğazlarıyla olması, yine Karadeniz güneyinin kuzeyine nazaran kış aylarında sahip olduğu mutedil iklim koşulları, Karadeniz pelajik balık stoklarının en büyük kısmının, Türk balıkçıları tarafından avlanmasına olanak sağlamaktadır. Karadeniz’deki sucul canlıların en büyük dez avantajı yaşamlarının yaklaşık 0-125 m .arasındaki derinliklerle sınırlı olmasıdır. Karadeniz’de 125 m. derinden zemine kadar devam eden H2S gazı içeren oksijensiz ve yalnız kükürt bakterilerinin yaşadığı tabaka vardır. Karadeniz'in Türkiye sahillerindeki kıta platformunun 100 m. ye kadar olan derinlikleri, Orta Karadeniz’de Sinop – Ünye ve Batı Karadeniz!de İğneada – Kefken arasında sahilin 15-20 mil açığına kadar uzanır. Bu sahaların dışında, 100m ye kadar olan . derinlikler sahilin 1-2 mil açığında birden derinleşir. Kıta sahanlığında izlenen bu yapı, Türkiye sahillerinde dip balıklarının yaşam ve üreme alanlarının yaklaşık 10 – 12 bin km.2 ile sınırlı olasına neden olmaktadır (Kutaygil ve Bilecik, 1976), (Kara ve Arkadaşları, 1991).

    Türkiye'yi çevreleyen diğer denizel alanlarda, canlı hayat veya hayatın devamı için, gerekli suda erimiş oksijenin yayılışı, deniz tabanına kadar devam etmektedir. Denizlerdeki verimliliğin dağılımı yüzeyden dibe kadar, şüphesiz ayni değerde değildir. Denizlerin en verimli alanları güneş ışınlarının nufuz edebildikleri derinliklerdir. Bu derinlikler ekvatordan kutuplara kadar, güneş ışınlarının mevsimlere ve günün farklı zamanlardaki eğim açılarına bağlı olarak değişir. Güneş ışınlarının denizlerde maksimum 80 m .derinlere kadar nufuz ettiği saptanmıştır. Bu zamana kadar yapılan bilimsel araştırma sonuçlarına göre, tablo 1 de görüldüğü gibi, deniz ve okyanuslarda en verimli

    Tablo :1 Okyanusların 3 farklı bölgesinde tahmin oluna balık üretimi (Kaynak. Ryther. 1969)
    Denizel Bölgeler Toplam primer üretim
    (organik karbon miktarı) Besin seviyeler
    (no.) Verim nispeti
    (%) Balık Üretimi
    (Ton olarak)
    Okyanuslar 16.3 x 109 5 10 16 x 105
    Sahil ve sahil ötesi 3.6 x 109 3 15 12 x 107
    Upwelling sahaları 0.1 x 109 11/2 20 12 x 107
    Toplam 24 x 107


    alanların sahilin 0 - 200 m .derinliğe kadar olan sahil zonlarında (39.6 x 106 km2. buna upwelling sahaları dahil (3.6 x 106 km2) alanlarda tüm verimliliğin %99,3 nün geri kalan %07 verimlilik deniz ve okyanusların en büyük alanlarını oluşturan (336.0 x 106 km2) lik sahalarda olduğu ifade edilmiştir.
    Upwelling alanlarındaki verimlilik, sahil zonlarını oluşturan (36.6 x106 km2) lik alandaki kadardır. Ryther (l969) Buda, deniz ve okyanusların dünyanın %70 ini işgal etmelerine rağmen, bu geniş alan üzerinde, verimliliğin veya hayatın, çok dar bir alan içinde sürdüğünü göstermekte ve bu dar alanın canlı kaynakların sürdürülebilirliği için, insan oğlu tarafından titizlik ve özenle korunmasının ne kadar önemli olduğu, insanlığın devamı ve barış içinde yaşanabilmesi için, ne büyük önem arz ettiği ortadadır. Yukarda açıklanan denizlerin verimlilik alanları dağılım boyutlarına göre, Türkiye denizleri verimlilik alanları dağılım boyutları aşağıda verildiği gibidir (Tablo:2).

    Tablo:2 Türkiye denizleri derinliklere göre, dip balıkları verimlilik alan dağılımları
    (Kaynak. JICA. 1993)

    Denizler Derinlikler m. Alan km2
    Karadeniz 0-125 10 000 – 12 000
    Marmara denizi 20- 200 200-500 6 000 1 334
    Ege denizi
    20-200 200-500 17 000 14 450
    Akdeniz
    20-200 200-500 9400 3 320
    Toplam 32 400 19 104

    Böylece, Marmara, Ege ve Akdeniz’ deki en verimli ikinci önemli verimlilik alanlarımız olan 20-200 m. derinliklerin toplamı 32 400 km2.diğer verimlilik tabakası olan 200-500m.derin lik alanları 19104 km2.ir.

    Denizlerimizin balıkçılık kaynakları, kendi içinde dalyan ve kültür balıkçılığı alanları olarak iki alt gruba daha ayrılır. Dalyan balıkçılığı, denizlerin akarsu ağızlarında karalar içine nufuz ederek, dalga hareketleriyle, akarsuyun zaman zaman denizle irtibatının kesilmesiyle, oluşan lagün göllerinde kuzuluklarda, yine pelajik balıkların geçiş yolu üzerinde bulunan burun başlarına kurulan ağ dalyanla yapılan balıkçılıktır. Bu tür dalyan alanları genellikle boğazlarda Ege ve Akdeniz bölgelerimizde yoğunlaşmıştır. Bu dalyan sahaları ülke balıkçılığı için, önemli doğal kaynaklardır.

    Kültür balıkçılığı deniz ve içsu balıkçılık alanlarında, dalga hareketlerinden muaf koy ve körfezlerde yapılmaktadır. Kültür balıkçılığında hedef, haceriden (kuluçkahaneden) veya doğadan temin edilen yavru balıkların yaşamlarını sürdürebileceği farklı göz genişliğindeki ağ kafeslerde insan kontrolünde besiye alınarak satış boyuna getirilmesidir. Bugün koy ve körfezlerde yapılan kültür balıkçılık alanları açık deniz alanlarına taşınmaktadır. Son 25 senedir, ülkemiz içsular ve denizel ortamlarında kültür balıkçılık aktiviteleri artarak devam etmekte ve yaklaşık 70-75 bin ton balık/yıl üretim yapılabilmektedir(TÜİK, 2004). Denizde olan Levrek balığı (Dicentrachus labrax) kültüründe kuluçkahanelerden elde edilen yavru balık üretiminde 10 –15 senedir büyük başarı sağlanmasına rağmen, Çipura balığı (Sparus aurata) üretiminde ancak son 5 yıldır ekonomik boyutta bir başarı sağlanabilmiştir. Bu başarı, doğadan yavru çipura balığı toplanmasını hemen hemen ortadan kaldırmış. Doğal çipura stoklarına doğadan yavru balık toplama yoluyla verilen zararları önlemiş ve stokların sürdürülebilirliğini güçlendirmiştir.

    Türkiye Balıkçılığı Avcılık Türleri ve Av Gücü:

    Türkiye sularında denizel ortamda yapılmakta olan balıkçılık, avcılık türlerine göre, Endüstriyel (GIRGIR,TROL), Artisanal (geleneksel balıkçılık) (KIYI SÜRÜKLEME, AĞ-PARAKETE) Dalyan ve Kültür balıkçılığı olarak dört ana gruba ayırabiliriz. Avcılık türlerine göre ayırdığımız bu dört grup balıkçılığın birim zamandaki üretim değerleri veya birim güce düşen üretimleri çok farklıdır. Endüstriyel balıkçılık dediğimiz gırgır ve trol balıkçılığı aktif bir balıkçılık olup, balığı görerek ve sürüyü takip ederek yapılan bir avcılık olduğu için, rasgele balıkçılık değildir. Bu avlanmada mekanik güç, az balıkçı, yoğun üretim, balıkçılığın ekonomik olmasının temel hedefidir. Örneğin; Karadeniz ve Marmara denizlerinde yapılan gırgır avcılığının ortalama mekanik gücü 800 HP, 20 balıkçı, 20-100 ton balık/gün üretim gerçekleşebilmektedir. Ege ve Akdeniz’de bu üretim 5-20 ton balık/gün olarak gerçekleşebilmektedir. Trol balıkçılığında ortalama mekanik güç350 HP, 5-6 balıkçı, 150-400 kg. balık/gün üretim yapılabilmektedir. Artisanal (zanaatkar, geleneksel) balıkçılık genelde günübirlik bir balıkçılıktır. Avlanma sahaları sahilin 20-80 m. derinlikleri arasında değişir. Balığın balıkçının ayağına gelmesiyle genelde rasgele yapılan bir avlanmadır. Kıyı sürükleme ağlarında (tarara, voli-manyat, tarlakoz) mekanik güç ortalama 50 HP, 3-4 balıkçı, 40-50 kg. balık/gün üretimdir. Bu avcılık sahilin engebesiz olduğu 0-20-30m.arası derinliklerde yapılır. Bu avlanmanın yapıldığı derinlikler, yumurtadan henüz çıkmış sıfır yaş grubu yavru balıkların düşmanlarından korunmak ve gelişimlerini tamamlayabildikleri ortamdır. Kıyı sürükleme ağlarının bu ortamda kullanılması, bu genç bireylerin gelişimini tamamlamadan avcılık yoluyla stoktan çekilmesine neden olmaktadır. Buda, balık stoklarının küçülme ve yok olmasının önde gelen nedenlerinden biridir. Son yıllarda, kıyı sürükleme ağları kullanımının sularımızda yasaklanması ülke balıkçılığının gelişmesi ve stokların yenilenebilmesi açısından atılmış en olumlu adımlardan biridir.

    Ağ-Parakete balıkçılığı; Bu balıkçılıkta kullanılan ağlar, Fanyalı ve sade (galsama) ağlar olmak üzere iki büyük grupta toplanır. Bu ağlarla yapılan balıkçılık tamamen rasgele bir avcılıktır. Ortalama mekanik güç, 15 HP, 2 balıkçı, üretim oldukça düşük 10-l5 kg .balık/gün.dür. Bu avcılık türünde ağ gözleri hedef türe göre ayarlı olduğundan seçicilik vardır ve stoklara zarar vermez. Bu avcılık türünde, balık veya balık sürüsü ağın döküldüğü yerden geçerse avlanabilir. Parakete balıkçılığı yemli olta ile yapılan bir balıkçılık türüdür. Bu avcılığın balığı cezbetme özelliği olduğu için, bir ölçüde rasgele bir avlanma değildir. Parakete dökülen ortamda balık varsa, mutlaka av yapılır. İğneler büyük veya kalın parakete kullanıldığında, avı oluşturan balık türleri, satış boyu ve satış boyunun üstünde büyüklüğe sahiptir. Bu avcılık türünde üretim azdır. Fakat avı oluşturan türler, aranan, pazar sorunu olmayan ekonomik değeri yüksek türler olduğu için, avcılık ekonomiktir. Bu avcılık türünün de stoklara zararı yoktur.

    Sayısal olarak Türkiye balıkçılık av gücünün %90 ını ağ-parakete balıkçılığı oluşturur. Yüksek sayıda tekne ve balıkçı adedine sahip olmasına rağmen ağ- parakete balıkçılığı üretimin ancak %8-10 unu,. üretimin %90 ını ise endüstriyel balıkçılık olarak tanımladığımız gırgır ve trol balıkçılığı sağlar.

    Sucul ortamda yaşayan canlılar, ortamın pelajialine (orta su ve yüzeye) adapte olan ve hızlı yüzen balıklar ve ortamın dip hayatına adapte olmuş yavaş yüzen demarsal balıklar diye iki grupta toplanır. Pelajik veya göçmen balıklar diye adlandırılan iyi yüzücü balıkların (Hamsi (Engraulis encrasicholus) Sardalye (Sardina pilchardus), İstavrit (Trachurus sp.), Uskumru (Scomber scomber), Kolyoz (Scomber colias), Palamut-Torik (Sarda sarda), Lüfer (Pomatomus saltodor), Kefal (Mugil cephalus), Ton balığı ( Thunnus thunnus), v.b.) yoğun ve ekonomik avcılığı gırgır balıkçılığı ile yapılır. Bu balıkları sade ve fanyalı ağlar ve yemli olta (parakete) da az miktarda avlar. Sucul ortamda dip ve dibe yakın yavaş hareket kabiliyeti olan demersal balıkların (Barbunya (Mullus barbatus.), Tekir (Mullus sumulatus), Dil (Solea vulgaris), Pisi (Platichthys flesus), Bakalyaro,(Merluccius merluccius), Mercan (Pagellus, erytrinus), Köpek balığı (Mustellus vulgaris), Vatoz (Raja clavata), Kırlangıç (Tricla sp). Iskarmoz, (Sphyraena sphyraena), Fener balığı (Lophius piscatorius), Karides (Panaeus sp). Derin Su Istakozu (Nephrops norvegius), kalamar (Loligo vulgaris) v.b.) yoğun ve ekonomik avcılığı trol avcılığı ile yapılır. Bugüne değin dip balıklarını yoğun ve ekonomik olarak avlayan trol avcılığının dışında bir avlanma yöntemi bulunmamaktadır. Dünyada, trol balıkçılığı ile ilgili gelişmeler, ağın donam ve kesim şekli, secicilik özelliği ile ilgili araştırmalar halen devam etmektedir.

    Tablo: 3 Türkiye denizlerinde avcılık türlerine göre (gırgır, trol ve ağ-parakete) av yapan
    balıkçılık gücü dağılımı.(Kara ve Gurbet, 1999), (Kara ve Aktaş, 2001)

    Bölgeler Gırgır
    Teknesi Taşıyıcı
    Tekne Işık
    Teknesi Trol
    Teknesi Tarata
    Teknesi Ağ-parakete
    Teknesi Toplam
    D.Karadeniz 110 200 - 70 - 2300 2680
    B.Karadeniz 30 50 - 25 - 700 805
    Marmara 350 150 90 100 2400 3090
    Ege 123 - 150 105 307 4006 4691
    Akdeniz 68 - 68 222 10 1561 1929
    TOPLAM 681 400 198 512 417 10 967 13 175

    Avcılık türlerine göre, sayısal anlamda Türkiye deniz balıkçılığının %9,2 sini(yardımcı ve ışık tekneleri dahil) gırgır, %3,9 unu trol, % 3.1 ni Kıyı sürükleme tekneleri ve %83 ünü ağ-parakete balıkçılık türü oluşturmaktadır. (Tablo: 3)

    Avcılık türlerine göre, Karadeniz ve Marmara’da ki gırgır tekneleri beygir gücü toplamı 800.000 HP, Ege ve Akdeniz’de ise 70.000 HP.dır. Gırgırların yardımcı tene ve ışık tekneleri dahil beygir güçleri toplamı 870.000 HP.dır. Trol teknelerinin Karadeniz ve Marmara’da ki beygir güçleri toplamı 70.500 HP., Ege ve Akdeniz de ise 72.000 HP.dır. Trollerin denizlerimiz için beygir gücü toplamı 142.500 HP.dır. Kıyı sürükleme teknelerinin 21 000 ve Ağ-parakete teknelerinin ise 220.000 HP dır (Tablo: 4).

    Tablo: 4 Teknelerin avcılık türlerine göre, adet, GRT, HP ve Personel gibi parametreleri
    Avcılık Türleri Adet Gros (GRT) Beygir gücü (HP) Balıkçı Adedi
    Gırgır tekneleri 681 130 317 870 000 12 000
    Taşıma, ışık tekneleri * 598 - - -
    Trol tekneleri 512 31 050 142 500 2 816
    Kıyı sürükleme tekneleri 417 3350 21 000 1 600
    Ağ -Parakete tekneleri 10 967 40 000 220 000 21 935
    TOPLAM 13 175 184 717 1 253 500 38 351
    *Yardımcı teknelerin (GRT,HP, balıkçı personeli) parametreleri Gırgır tekneleri için de verildi.Bir gırgır teknesi personeli ortalama 17.6 kişi ve trol teknesi için 5.5 kişi olarak bulundu.

    TÜİK’ in 2004 yılı verilerine göre Türkiye genelinde içsular ve denizel alanlardaki su ürünleri avcılık ruhsat sayısı, toplam 81 ilde gerçek kişi 81 502, tüzel kişi 120 ve tekne adedi 22 026 olarak verilmiştir.

    Yine, TÜİK’ in 2004 yılı istatistik kayıtlarına göre, avcılık türlerine göre, güncellenen deniz ve içsularda aktif olan teknelerin parametreleri ve balıkçı adetleri tablo 5 ve tablo 6 da verildiği gibidir.


    Tablo:5. TÜİK 2004 yılı Türkiye’de bulunan aktif balıkçı teknelerinin avcılık türlerine
    göre adedi
    Bölgeler Gırgır
    Teknesi Taşıyıcı
    Tekne Işık
    Teknesi Trol
    Teknesi Ağ-parakete
    Teknesi Toplam
    D.Karadeniz 110 200 - 70 4040 4420
    B.Karadeniz 30 50 - 25 2661 2766
    Marmara 350 150 90 2361 2951
    Ege 123 - 150 105 5334 5712
    Akdeniz 68 - 68 222 1746 2104
    TOPLAM 681 400 198 512 16 142 17 953

    Tablo: 6 Teknelerin avcılık türlerine göre, adet, GRT, HP ve Personel parametreleri

    Avcılık türleri Adet Gros ton(GRT) Beygir gücü (HP) Balıkçı sayısı
    Gırgır gemisi 681 130 317 870 000 12 000
    Trol gemisi 512 31 050 142 500 2 816
    Taşıma gemisi 400 -- -- --
    Işık gemisi 218 -- -- --
    Ağ parakete 13 673 58 000 242 000 27 346
    içsular 2 469 8 000 15 000 5 946
    TOPLAM 17 953 227 367 1 269 500 48 108
    Türkiye Balıkçılığı Av Üretim Verileri ve yönetim Gereksinimi:
    DİE (1972-1984) deniz balıkları üretim verileri incelendiğinde, balık av gücündeki artışa paralel her sene sağlıklı bir büyüme hızıyla, balık üretimi l972 de 200.000 ton balık/yıl üretimden 1984-86 yıllarında 500 bin ton balık /yıl a erişmiştir (Kara ve Kınacıgil, 1990). 1989 yılında Karadeniz de hamsi balığı stoklarında izlenen büyük çöküntüden sora, yıllık üretim 300 bin ton balık/yıl olarak gerçekleşmiş ve bu dalgalanma 1994 yılından 2004 yılına kadar yıllık artışlarla, 504 897 bin ton balık/yıl üretimine kadar yükselmiştir. (Tablo:7)

    Türkiye balıkçılığı,( deniz, içsular ve kültür balıkçılığı) tablo 6-7 da verilen TÜİK’ in 2004 yılı aktif avcılık türleri ve balık üretim verileri ışığında değerlendirildiğinde, balıkçı başına düşen yıllık ortalama üretim miktarı 644 492 ton balık/yıl / 48 108 balıkçı = 13,39 ton balık/yıl olduğu hesaplanmaktadır. Balıkçı başına saptanan bu üretim miktarı ve üretici fiyatı ile yani katma değer yaratmadan GSMH’ ya olan %032 lik katkısı (100/500 milyar YTL = 0.0002 x 1.640 000 000 YTL = %032), ülke ekonomisinde önemli bir paya sahip olması gerektiğini gösteren pozitif bir kanıttır. Balıkçılık sektörü balıkçılık dışında, gemi ve tekne yapımı seyir araçları, gemi makine sanayi, ağ ipliği, ağ dokuma, çelik halat, balık unu sanayi, balık işleme ve muhafaza, gıda sanayi,nakliye ve turizm gibi

    Tablo: 7 2004 yılı itibariyle, Türkiye deniz ve iç sularından avcılık ve yetiştiricilik yoluyla
    üretilen balıkların miktar ve balıkhane satış ortalama kg. fiyatları;(TÜİK,2004)

    Balık üretimleri ve
    kaynaklar Miktar(ton) Ortalama
    Fiyat
    (TL/kg) Değer
    (Milyon TL)
    Deniz balıkları üretimi 456 752 1 974 000 901 559 950
    Diğer deniz balıkları üretimi 48 145 2 512 000 120 957 750
    İç su balıkları üretimi 45 585 2 130.000 97 113 650
    Denizlerde yetiştiricilik üretimi 49 895 7 005 000 349 511 000
    İç sularda yetiştiricilik üretimi 44 115 3 878 000 171 092 300
    TOPLAM 644 492 2 545 000 1 640 234 650
    bir dizi sektörün direk ve in direk lokomotifi durumundadır. Bu gün balıkçılık sektörü, her ne hikmet ve hangi gayeye hizmet içindir bilinmiyor, sektörün iştigal konusu olan balık avı, av ortamı, avlanma teknolojisi, balıkçılık biyolojisi gibi konularla uzak ve yakın ilişkisi, teorik ve uygulamalı eğitimi olmayan tarım sektörüne bağlanmıştır. Balıkçılığa tarım sektörü içinde gösterilen ilgisizliğin önemli bir kanıtı, balık unu olarak tavuk yemi hammaddesinin önemli bir kısmını sağlayan balıkçılığa, tavukçuluk sektörünün de altında bir değer verilişidir.

    Yukarda örnek ve rakamlarla, önemini vurgulanan balıkçılık sektörü, konumu, ülke ekonomisindeki yeri, yenilenebilen bir kaynak olduğu için, sürdürülebilirliğinin kesintiye uğramaması açılarından, sucul canlı kaynakların ülke insanının beslenmesine olan katkıları ışığında acilen yeniden değerlendirilmelidir. Balıkçılık yönetimi konusunda eğitimi ve balıkçılıkla ilgili disiplinlerde pratiği olan kimselerin sevk ve idare edeceği, politikadan arınmış, Başbakanlığa bağlı bir enstitü veya çalışan insanı, ekonomiye katkısı bir bakanlık çatısı altında sevk ve idaresini gerektiriyorsa " Balıkçılık Bakanlığı" olarak kurumsallaşması, balıkçılık sektörünün yeniden yapılanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu yeniden yapılanma içinde, süreklilik arz eden balıkçılık araştırmalarının, ticari balıkçılığa paralel yönlendirilerek, deniz balıkçılığımızın optimum düzeyde ülke balıkçılığına yararlı hizmet verecek bir şekilde organize edilmelidir. Bu bağlamda, endüstriyel balıkçılık av gücünün büyük bir bölümünün Ege ve Akdeniz de uluslararası sulara kaydırılması yanında, Umman, Yemen Denizleri ile Batı Afrika sahillerinde iyi ilişkiler içinde olduğumuz ve balıkçılık av gücüne gereksinimi olan, ülkelerin balıkçılık sahalarında, ortaklaşa üretim yapma çerçevesinde, yeni av sahaları arama teşebbüsüne Dışişleri Bakanlığı kanalıyla geçilmesinde, balıkçımız ve ülke menfaatleri açılarından sonsuz yararlar vardır.
    Balıkçılığımızın Ulusal Ekonomideki Yeri ve Sorunları:

    Balıkçılık sektörü, balığı avlayan tekne, av araçları, avlanan ürünün muhafaza, nakliye, işlenmesi ve pazarlama gibi, bir dizi sektörlerle entegre olmuş ve bu sektörlerin lokomotifi durumundadır. Balıkçılık, beslenme açısından kıymetli bir besin olan balığın üretimi yanında, bu üretimi gerçekleştiren balıkçı adedine yakın sayıda, balıkçılığa entegre olan iş kollarında istihdam ve önemli ölçüde katma değer yaratmaktadır.

    Türkiye denizlerinde farklı avcılık türlerine göre üretim yapan balıkçı filosuna özgü tekne parametreleri ve yurtiçi tahmini parasal değerleri tablo: 4-6 da verildiği gibidir.

    Türkiye denizlerinde endüstriyel balık avcılığı gırgır ve trol av tekneleriyle yapılmaktadır. Gırgır av tekneleri hızlı yüzen pelajik (göçmen) balıkları yoğun avlayan balıkçı tekneleridir. Bu teknelerin sularımızdaki boyutları,14m.ile 63m.arasındadır. Teknelerin grostonları ise 18-600 GRT arasında olup, beygir güçleri 200-2400 HP.dır. Karadeniz ve Marmara denizinde av yapan gırgır tekneleri, avlanan balığı limana götürmek için, en az bir adet taşıma teknesine sahiptir. Ege ve Akdeniz’de avlanan gırgır tekneleri, balığı ışıkla toplayarak av yaptıklarından her av teknesinin en az bir adet ışık teknesi vardır. Yine her gırgır teknesinin bir adet,150 -350HP. gücünde botu vardır. Gırgır teknelerinin taşıdıkları gırgır ağının uzunluğu teknenin kapasitesine göre, 600m.- 2000m. ağın derinliği 120-250m. arasındadır. Teknenin güverte donanımı, hidrolik vinç ve powerblock (ağ sarma makarası), ağın uzunluğu kadar (700-2000m.) çelik istinga teli bulunur. Teknenin üst güvertesinde, su üstü radarı, telsiz telefon (VHF), konum belirlemek için, GPS (satallayt) seyir araçlarıyla, balık bulucu (echo sounder ve sonar) akustik aletler yer alır. Bu donanıma sahip, bir gırgır teknesinin maliyeti 350 - 700 bin $ dır.(63m.boya sahip iki gırgır teknesi hariç) Bu teknelerin yurtdışı fiyatları ise 900-1.400 bin $ dır. Gırgır balıkçı teknelerimizin %80 inin materyali sacdır.

    Bir diğer endüstriyel balık avcılığı olan trol, demersal (dip) balıkların ekonomik ve yoğun avlanmasında başarılı bir avlanma yöntemidir. Sularımızda av yapan trol teknelerinin boyları,14-26 m.ler arasıda olup, grostonları 20-120 GRT ve beygir güçleri,180-800 HP. arasındadır. Karadeniz ve Marmara trol tekneleri boy ve beygir güçleri açısından, Ege ve Akdeniz trol teknelerinden daha büyüktürler. Teknelerin materyalinin %80 i sacdır. 20m.ve üzerindeki teknelerin hemen hepsi, liman yapmadan denizde bir hafta kalabilecek donanıma sahiptir. Uluslararası sularda avlanan trol teknelerinin vinç tamburlarında 1500 x 2 = 3000 m. çelik tel vardır. Her teknede yedekli olarak 2-5 adet Akdeniz tipi dip trol ağı bulunmaktadır. Seyir araçları olarak, su üstü radarı, telsiz telefon (VHF) ve GPS (satallayt), balık bulucu olarak dikey çalışan ve zemin yapısını gösteren echo-sounder bulunur. Bir trol teknesinin maliyeti, teknenin büyüklüğü ve beygir gücüne bağlı olarak, 200-400 bin $ dır. Bu teknelerin yurtdışı fiyatları ise 600-1.000 bin $ arasındadır.

    Küçük balıkçı tekneleri (artisanal balıkçılık) boyları 6-12 m.ler arasında olup, beygir güçleri,9-90 HP. arasında değişmektedir. Bu teknelerin maliyetleri, sahip oldukları ağ miktarı ve beygir gücüne bağlı olarak, 4000-20.000 $ arasındadır.

    Genel olarak, balıkçı teknelerimizin yapı malzemeleri ahşap ve sacdır. Bu durum, bu malzemeleri kullanan balıkçı gemi inşa atölye ve tersanelerini aktif tutmakta ve bu sektörün gelişmesine katkı sağlamaktadır. Yine balıkçı tekne sanayi, avlanma ve seyirle ilgili mekanik, elektronik yerli ve ithal sanayine de katkı sağlamaktadır. Balık ağ sanayinin gelişmesinde öncü rol oynamaktadır. Avlanan ürünün hijyenik koşullarda tüketiciye ulaşmasında gerekli olan kasa ve ambalaj sanayine katkı sağlamakta, balık unu ve konserve, donmuş ve işlenmiş balık sanayinin gelişmesine imkan yaratmaktadır.

    Yukarda açıklanan işkolu ve sektörlerin gelişim ve devamlılığını sağlayan balıkçılık sektörü, kaynağın yönetimi açısından çok sofistike ve pozitif bilim dallarıyla özellikle, deniz ve iç sular biyolojisi, balıkçılık biyolojisi ve populasyon dinamiği, ihtiyoloji, su kimyası, oşinografi, navigasyon, meteoroloji, ekoloji, istatistik, deniz hukuku gibi bilim dallarıyla yakından ilgilidir.

    Yukarda avcılık türlerine göre, tahmini maliyetleri verilen balıkçı teknelerinin balıkçılık bölgeleri bazında tahmin olunan yatırım tutarları tablo 6 da hesaplandığı gibidir.
    Tablo: 8 Avcılık türlerine göre denizlerimizde av yapan teknelerin $ bazında Tahmin olunan yatırım tutarları.

    Bölgeler
    Gırgır taşıma

    adet adet Işık.tek.
    adet tutarı
    (000) $ trol
    adet tutarı
    (000) $ Ağ parakete
    adet tutarı
    ( 000) $ Toplam
    Adet tutarı (000)$
    D.Karade 110 200 - 57 750 70 21 000 4040 40 400 119 150
    B.Karade 30 50 - 15 750 25 7 500 2661 26 610 49 911
    Marmara 350 150 - 183 750 90 27 000 2361 23 610 234 360
    Ege 123 - 150 49 200 105 21 000 5334 53 340 123 534
    Akdeniz 68 - 68 23 800 222 44 400 1746 17 460 85 946
    Toplam 681 - 400 218 - 331 250 512 - 120 900 16 142 - 161 420 17953-570 613

    Tablo 5-6 ve 8 nın değerlendirilmesinden avcılık türlerine göre, sularımızda av yapan balıkçı teknelerinin toplam adetlerinin 17 953 ve toplam değerinin diğer bir ifadeyle balıkçılık yatırımının 613.570.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.(Deniz ve içsular kültür balıkçılık alt yapı yatırımları hariç) Bu yatırım sularımız balık avcılığı sektöründe 48 108 kişiye direk istihdam sahası ve bir o kadar da balık sanayi ile ilgili sektörde iş sahası yaratmaktadır. Söz konusu yatırımın avcılık yoluyla doğadan ürettiği deniz balıkları miktarı 504 897 ton balık/yıl, içsulardan avcılık yoluyla üretilen miktar ise 45 585 ton balık/yıldır. (Tablo: 5). Bu üretimin 2004 yılı için, % 75.24’ü 340 bin tonu Hamsi, (Engraulis encrasicholus) 13 bin tonu Sardalye (Sardina pilchardus) 27.4 bin tonu Kıraca İstavrit (Trachurus mediterraneus) balığının oluşturduğu tahmin edilmiştir. Üretimin geri kalan 224 bin tonunu ekonomik değeri yüksek demersal ve pelajik balıklar oluşturmaktadır.

    Hamsi, Sardalye ve Kıraca İstavrit balıklarının 2004yılı için, pazarda tüketici kg. fiyatları 1500 000 – 2 500 000 TL arasında değişmiştir. Diğer ekonomik değeri yüksek demersal ve pelajik balıkların pazarda kg. satış fiyatları 10-15 milyon TL arasındadır. Yukarda verilen tüketici fiyatları ışığında, üretimin gerçekleşen parasal kıymeti veya gayri safi milli hâsılaya olan katkısı, dolar bazında, Hamsi, Sardalye İstavrit için 380.000 x 2000 $ ton = 760 000 000 $ ekonomik değeri yüksek balıklar 224.000 x 10 000 $ ton = 2 240 000 000 $. Bu değerlendirmenin ışığında toplam, 3 milyar $ bir katkının denizden avcılık yoluyla sağlandığı görülmektedir. Ayrıca, içsularda avcılık yoluyla doğadan üretilen 45 585 ton balık/yıl yine deniz ve içsularda kültür balıkçılığı yoluyla yapılan yetiştiricilik miktarı olan 94 010 ton balık/yıl olan üretimlerin 2004 yılı için 617.7 milyon YTL olan üretici fiyatları, markette en az 700 –750 milyon YTL’lik bir pazar fiyatı bulacaktır. Buradan, balıkçılık sektörümüzün ulusal ekonomideki parasal boyutunun yukarda belirtilen veriler ışığında 4.6-4.9 milyar YTL olduğu tahmin edilebilir. Buda gayri safi yurt içi milli hasılanın (500 milyar YTL) yaklaşık %1’ dir.

    Avlanan balık tüketiciye gelinceye kadar, çeşitli aracılardan geçer. Avlanan balık, her balıkçının ekonomik açıdan bağlı olduğu kabzımala gelir, balıkhanede açık artırma ile satışa çıkar, burada, satılan balıktan çeşitli rüsum adı altında kabzımalın komisyonu da dâhil, balık vergilenir. Balık unu olacak balık genelde avdan sonra direk fabrikaya gider, konserve içinde ayni yöntem geçerlidir. Ekonomik önemi az fakat üretimi fazla olan Hamsi, Sardalye gibi, balıklar için, verdiğimiz tüketici fiyatlarının ancak, l/4 ü balıkçının eline geçer. Ekonomik değeri yüksek olan balıklarda ise, balıkçı tüketici fiyatının yaklaşık %60-80 ine sahip olur.

    Tartışma ve Çözüm Önerileri:

    Yukarda verilen balıkçılık sektörü ve özellikle devletin balıkçılık kaynaklarının dengeli kullanımı ile ilgili konularda (balık stoklarının rutin olarak miktar, avlanabilir miktar ve bu miktarı avlayabilecek av gücünün tespiti v.b. araştırmalar) balıkçılık sektörüne devamlılık arz eden plan ve politikasının olduğunu söylemek zor. Fakat balıkçılığın ülke ekonomisine gerek istihdam, gerekse ekonomik katkısından bihaber olduğu söylenebilir. Çünkü Karadeniz balık stoklarında 1989 yılında izlenen çöküntü, 1984 yılında, canlı sucul kaynakların stok tahminleri yapılmadan, balıkçılık sektörüne balık üretiminin artması için, balıkçı teknelerinin adet ve av gücünün artırılmasıyla ilgili yoğun teşviklerin verilmesi sonucudur. Karadeniz’de aşırı avlanma sonucu, balık stoklarında izlenen azalma, ekonomik önemi olan birçok türün stoklarının günümüze kadar, yenilenememesine neden olmuştur.

    Devletin balıkçılık sektörüne olan en önemli katkısı, beşinci ve altıncı beş yıllık kalkınma plan dönemlerinde başlanan ve halen de devam eden balıkçı barınak, liman ve çekek yerleridir. Bu yatırımların tutarı da, en az balıkçının kendi öz kaynağı ile yaptığı yatırım kadardır. Balıkçı için, devlet tarafından yapılan liman barınak gibi, alt yapı yatırım olanakları, turizm sektörünün ağır basması nedeniyle, söz konusu barınak ve limanlar genelde yatlara hizmet vermektedir.

    Daha önceki paragraflarda açıklanan rakamsal değerlerin ışığında, balıkçılık sektörü, balıkçının kendi öz kaynağı ve babadan oğla geçen, balıkçılık bilgisiyle oluşturduğu, 613.570.000 $ lık tekne ve ağ yatırımı ve yarattığı 48 108 kişiye varan istihdam sahası, bunun sonucu, denizel ortamdan yılda ortalama ürettiği (deniz kültür balıkçılığı dahil) 644 492 ton balık/yıl, ve kişi başına verimlilik = 644 492/ 48 108 = 13.39 ton balık/yıl, buradan kişi başına parasal değer, üretici fiyatlarına göre 1 640 000 000 YTL/ 48 108 = 34 000 YTL dir. Bu paranın yaklaşık 1/3 ü balıkçının eline geçer. Paranın 2/3 ü, kabzımal, aracı ve vergi olarak dağılır.

    Yukarda verilen açıklamalar, parasal ve ortalama kişi başına düşen ürün açılarından, balıkçılık sektörünü sorunsuz, güllük gülistanlık göstermektedir. Oysaki; sektör bilimsel yönden ele alındığında, sektörün av gücünü ayakta tutacak ve devamlılığını sağlayacak boyutta balık avlanamadığı bir gerçektir.

    Nitekim tablo 7 ve 9 de verilen değerlerin hesaplanması sonucu bir litre yakıtla bir kg. balık avlanabildiği saptanmıştır. Bu durum, mazot fiyatının devamlı artış göstermesi sonucu balıkçılığın ekonomik olmaktan uzaklaşmasına neden olmuştur. Balıkçının uluslararası sularda yeni balıkçılık sahaları arayabilmeleri için, devletin özellikle gırgır ve trol balıkçılarına kargo gemilerine uygulanan indirimli mazot fiyatını uygulaması balıkçılığı teşvik açısından önem arz etmektedir. Balıkçılık kaynaklarımıza göre, av gücü fazlamız bilinen bir gerçektir. Daha önceki paragraflarda da ifade edildiği gibi, av gücü fazlamıza Kızıldeniz, Yemen Denizi ve Batı Afrika sahillerinde yeterli balıkçılık filosu olmayan, iyi ilişkiler içinde olduğumuz ülkelerle ortaklaşa balıkçılık yapabilme olanaklarını Dışişleri Bakanlığı kanalıyla araştırarak, yeni av sahaları aramak, devletin balıkçılık sektörüne yapacağı önemli bir katkı olacaktır.

    Tablo: 9. 2004yılı itibariyle, Türkiye deniz balıkları av gücü akaryakıt tüketimi aşağıda
    verildiği gibidir.

    Avcılık türü Beygir
    Gücü (HP) Tüketim/saat
    1HP=0.179
    (Kg) Tüketim
    (Kg)
    8 saat/gün Tüketim
    (ton)
    12 saat/gün Tüketim
    (ton)
    150 gün/yıl Tüketim
    (ton)
    180 gün/yıl
    Gırgır gemisi 870 000 155 730 -- 1 867 280 314 --
    Trol gemisi 142 500 25 507 -- 306 45 913 --
    Ağ parakete 257 000 43 318 346 544 -- -- 62 378
    Toplam 1 269 500 224 555 346 544 2 170 335 162 62 378
    Genel Toplam
    Mazot tüketimi 2 551.5 ton mazot/gün 397 540 ton mazot/yıl

    Yağ tüketimi Mazot tüketimi (397 540) x 0.003 = 1 193 ton/yıl

    Canlı deniz kaynakları dipsiz bir kuyu değil, kendini yenileyen bir kaynaktır. Kendini yenileyen kaynakların devamlılığı, dengeli avcılıkla mümkündür. Bunun basit anlamı, avı hedeflenen stokun kaynaktaki miktarını ölçüp, biyolojik açıdan avlanabilir miktarının saptanması ve av sezonu içinde, avı gerçekleştirecek, av gücünü avlanmaya memur etmektir.

    Balıkçı tekneleri, avı hedeflenen türler için, av miktarlarını içeren kayıt tutmalıdırlar. Avlanan türler, belirlenen limanlardan kayıtla tüketime gitmelidir. Hedef türün avlanabilir miktarına erişildiğinde, av sezonu sona ermeli veya o tür için yasak başlamalıdır. Söz konusu araştırma çalışmaları yalnız bir avcılık türü için değil, pelajik ve demersal türler için de olmalıdır.

    Balıkçılığın sevk ve idaresi, balığı avlamaya memur edilmiş balıkçılar veya balığı pazarlayan kabzımallar tarafından değil, denizlerimizin biyolojisi konularında eğitim veren “Fen Fakülteleri, Su Ürünleri Yüksek Okul veya Fakülteleri”nde eğitim görmüş ve bu konularda teorik ve uygulamalı bilgi birikimine sahip, akademik kariyeri olan kimselerin çalıştığı Araştırma enstitüsü veya varsa devletin "Balıkçılık Araştırma Enstitüsü" nce yürütülmelidir.

    Hükümet balıkçılığın ülke ekonomisindeki önemini kavrayarak balıkçılığın yeniden yapılanması adı altında ülke balıkçılığının sağlıklı yönetimine sürdürülebilir bir boyut kazandırılabilir. Bu yapılanma; “Balıkçılık Kaynaklarının Yönetimi, Kaynakların Araştırılması, İstatistik ve Koruma Kontrol” gibi disiplinlerde kurumsallaşma ile sağlanabilir. Şüphesiz, bu kurumsallaşma sağlıklı bir bütçe ile gerçekleşebilir.

    Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunun da içinde bulunduğu OECD ülkeleri 2000 tarihli balıkçılık yönetimi ile ilgili harcamalar raporuna göz attığımızda, balıkçılık kaynaklarının yönetiminde; “kaynak araştırmaları, istatistik ve koruma kontrol” için ayrılan parasal ödeneklerin Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde 36 milyon $ la, 73 milyon $ arasında değiştiği tablo 10 da görülmektedir. Üzülerek belirtmek gerekir ki, bu tabloda Türkiye’nin balıkçılık yönetimi ile ilgili harcamaları içeren ödenek hanesi “bilgi alınamadı” şeklinde gösterilmiştir. Oysaki, Türkiye İspanya dışında Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerden daha fazla balık üretmektedir(*).A.B’ ne dahil olmak için çaba gösteren Türkiye’nin en kısa zamanda, canlı sucul kaynaklarının sağlıklı yönetimi için, yeniden yapılanmayla, eksiklerini giderip mevcut üretim gücüyle uluslararası platformda yer almasında balıkçılığımızın geleceği acısından büyük yarar vardır. Yukarda sıralanan konular, hâlihazırda Türkiye denizleri balıkçılığında, önemli ve acilen gündeme alınması zorunlu boşluklardır. Türkiye’de, özellikle araştırmaya dayalı, sorumlu "Balıkçılık Araştırma Enstitüsü"’ nün bulunmayışı varsa da, enstitünün denizlerin balık stoklarını ve hidrografik özelliklerini araştıracak özel maksatlı balıkçılık araştırma gemisinin olmayışı, balıkçılık kaynaklarının, derme çatma bilgi ve sürekliliği olmayan bazı çalışma ve araştırma raporları ışığında, Ankara’da denizi görmeden masa başında olsa olsa metoduyla yorumlanmasına neden olmaktadır. Buda balıkçılıktan sorumlu kurumla, balıkçı arasında güven bunalımı yaratmaktadır.

    Tablo: 10. OECD ülkelerinin balıkçılık yönetimi ile ilgili 1997 yılı harcamaları.

    OECD
    ülkeleri Araştırma
    giderleri
    Milyon $ Yönetim
    Giderleri
    Milyon $ K.Kontrol
    Giderleri
    Milyon $ Toplam
    Giderler
    Milyon $ Üretilen
    avın değeri
    Milyon $ Yönetim
    giderinin
    av değeri
    % desi Üretim
    (000)
    ton Bir ton balığa
    düşen yönetim
    gideri
    ($/ton)
    Avustralya1 9.50 19.45 ... 28.95 259 %11 71 407.79
    Kanada 40.84 95.60 (2) 136.44 1 621 %8 894 152.63
    15 AB toplam 181.65 137.77 272.91 592.34 9 324 %6 6 377 87.22
    Belçika 1.33 ... 0.41 1.74 99 %2 27 64.71
    Danimarka 27.18 7.92 14.30 49.40 521 %9 1 813 27.25
    Finlandiya 14.46 4.26 1.80 20.52 29 %70 119 172.70
    Fransa 14.14 59.62 (2) 73.76 7563 %10 358 206.12
    Almanya 19.32 5.03 21.17 45.52 194 %23 260 175.36
    Yunanistan 6.47 4.79 24.85 36.11 387 %9 153 236.33
    İrlanda 9.63 0.77 81.74 92.14 220 %42 309 298.53
    İtalya 7.04 5.73 48.74 61.50 1 749 %4 441 139.32
    Hollanda 16.40 2.72 5.45 24.56 466 %5 448 54.84
    Portekiz 8.79 9.50 6.65 24.95 319 %8 206 120.89
    İspanya 11.61 17.06 8.38 37.05 3 4433 %1 1 007 36.81
    İsveç 20.17 8.96 12.87 42.00 1293 %32 350 120.14
    İngiltere 25.11 11.41 46.56 83.08 1 012 %8 888 93.61
    İzlanda 9.45 3.59 7.56 20.59 877 %2 2 224 9.26
    Japonya 115.70 512.40 ... 628.10 14 117 %4 6 067 103.53
    Kore 5.10 1.26 ... 6.36 4 929 %0 2 423 2.63
    Meksika 10.80 5.40 0.60 16.80 1 017 %2 1 222 13.75
    Yeni Zellanda 11.90 15.20 13.22 40.32 4754 %8 ... ...
    Norveç 23.53 16.95 57.64 98.12 1 343 %7 2 856 34.35
    Polonya 3.05 4.88 ... 7.93 215 %4 381 20.83
    Türkiye ... ... ... ... 212 ... 84 ...
    Amerika 95.44 165.73 400.00 611.17 3 644 %18 4 635 142.66
    Toplam OECD 506.96 978.24 751.92 2237.12 38 032 %6 33 610 71.43
    Kaynak ; OECD (2000a) ve OECD (2000b)
    ... bilgi alınamayan
    0 Birim değeri 0.5 den az
    1 Avustralya da bol bulunan balıklar referans gösterilmiş
    2 koruma kontrol giderleri dahil
    3 yabancı limanlara ait giderler dahil değil
    4 Tahmini

    (*) İspanya balık üretimine Atlantik okyanusundan olan üretim de dahil edilmiştir (Tablo 10)


    Balıkçımızın, özellikle yüksek beygir gücüne sahip, endüstriyel balıkçı teknelerinin (gırgır ve trol) balık avlama ve balığı takip ve yeni av sahalarının aranmasındaki en önemli girdisi, tüketilen akaryakıttır. Balıkçının bir diğer önemli girdisi ve bir ölçüde sarf malzemesi olarak kabul edilen balık ağıdır. Ağ çok kullanıldığı için, yırtılma, aşınma ve çürüme gibi de özellikleri olan bir materyal olduğundan, ömürleri 2-5 seneyle sınırlıdır

    Denize sahili olan, göl, gölet, akarsu ve baraj gibi tatlı su kaynakları sahip her ülkenin tartışmasız balıkçılık sektörü ve balıkçılık politikası olacaktır. Sektörün yaşayabilmesi ve rantabl üretim için zorunlu olan girdilerin iyi bilinmesi, eğer bu üretim halkın iyi beslenmesi ve sağlığı için çok önemli ise, sektör sübvansiyonla desteklenmelidir. Demokratik ülkelerde bu böyledir. Tartışmasız, deniz ürünleri, protein ve içerdiği mineral tuzlar açısından karasal besin (kırmızı et ve tavuk eti) kaynaklarından üstündür. Ayrıca, hükümetin hayvancılığı geliştirmek için, kırmızı ete yaptığı bunca yatırım teşvik ve sübvansiyona rağmen halka eti kilosu 10 $’ ın altında yedirememektedir. Oysaki balıkçılık, mazot ve ağ girdisinin dolara endeksli olarak her ay artmasına rağmen, balığın kilosunu tüketiciye ortalama (Hamsi, Sardalye. İstavrit) 1,5-2 dolara, kıymetli dip balıklarını da 7-8 $ a yedirebilmektedir.

    Şayet hükümet, balıkçılık sektörüne, akaryakıt, ağ ipliği ve ağ da, özellikle akaryakıtta, kargo gemilerine uygulanan gümrüksüz mazotu uygulasa ve ağ ipliğinde sübvansiyon imkanı yaratsa, balık halka daha da ucuz ve bol olarak yedirilebilecektir.(*)

    Balıkçılıkta akaryakıta yapılacak sübvansiyon, endüstriyel balıkçı teknelerinden, gırgır teknelerinin ulusal ve uluslararası sularda balık arama şansı artacak, yine trol teknelerinin uluslararası sularda yeni trol av sahaları arama ve bulma olanağı doğacak, buda az da olsa balık üretiminde artışı sağlayacak olanaklardır.

    Bu gün, endüstriyel balıkçılık av gücümüz, (gırgır,trol) beygir gücü açısından, yaklaşık bir milyon HP dır. Küçük balıkçı ( ağ-parakete) teknelerinin beygir gücü ise 257 bin HP dır.Bu güçlerin bir saatte tükettiği akaryakıtın hesabı tablo:9 ile verildiği gibidir.

    Bir beygir gücü, ekonomik hızda yaklaşık 179 - 189 gram mazot/saat tüketir. Tablo 9 ile verilen farklı avcılık türlerindeki balıkçı teknelerinin günlük toplam mazot tüketimleri 2 551.5 ton, yıllık tüketimin ise 397 540 ton olarak hesaplanmıştır..Mazot tüketiminin %03 ü kadar yağ tüketimi de dikkate alındığında, yağ tüketimi 1 193 ton/yıldır. Tüketimin mazot açısından parasal değeri, 397 540 x 1 000 $ ton = 397 540 000 $ dır.Yağ tüketim tutarı ise, 1.193 x 3 000 $/ton = 3.579.000 $dır.

    Av gücümüzün (deniz ve içsular) günlük üretimi,= yıllık üterim/150 gündür. Oda ortalama yıllık üretim 550 492 ton balık/150 gün = 3 670 ton balık/gün. Buradan bir litre mazota düşen balık üretimi kg olarak günlük balık üretimi /günlük mazot tüketimi = 3.670.000/2 551.000 = 1.438 kg balık.

    Balıkçılığımızın geneli için yapılan birim güç başına düşen üretimde 1 .438 kg. balık için 1 litre mazot sarf edildiği, buna, sarf olan makine yağı gideri de ilave olduğunda bir litre akaryakıt sarfı ile ortalama 1.4 kg balık avlanabilmektedir.
    Akaryakıtın pahalı oluşu nedeniyle balıkçılık ekonomik olmaktan uzaklaşmaktadır. Daha önceki paragraflarda belirtildiği gibi, balık üretimimizin yaklaşık %75.24’ünü, Hamsi, Sardalye, Kıraça İstavrit gibi, piyasa fiyat değeri düşük balılar oluşturmaktadır. Bu tür pelajik balıklar, balıkçı tarafından kabzımala veya balık unu fabrikalarına pazarlandığında, balığın kg’ı bir litre mazot fiyatının çok altında pazarlanabilmektedir. Bu nedenle, bu tür balıkları avlayan gırgır balıkçılığı ekonomik olmaktan uzaklaşmıştır
    * 2004 yılında tarım için olduğu gibi balıkçı için de mazot indirimi yapılmış

    Gırgır balıkçılığının ekonomik olabilmesi için, Hamsi, Sardalye, İstavrit v.b türlerin üreticiden çıkış veya taban fiyatı, bir litre mazot fiyatının üstünde olmasıyla mümkün olabilir. Buda balıkçının balığın muhafaza ve pazarlanması ile ilgili konularda yeniden yapılanma ve örgütlenmesiyle gerçekleşebilir.
    İç sular Balıkçılığımız:

    İç sular karalar içinde yer alan göl, gölcük, akarsu, lagün, yapay baraj ve göletlerden oluşan su havzalarıdır. İçsular akıp akmadıklarına göre iki büyük grupta incelenirler. Durgun suların hayat şartları az çok denizlerinkine benzediği halde, akarsuların şartları tamamen farklıdır. Ülkemiz içsu kaynakları acısından her geçen gün zenginleşmektedir. Özellikle son 20 senedir, GAP ta süren faaliyetler sonucu, baraj göllerimizin yüzey alanı her geçen gün artmaktadır. Bugün için, yaklaşık l.8 milyon hektarlık göl, gölet ve baraj gölü alanımız vardır. Yakın bir gelecekte bu alan, 2 milyon hektarı bulacaktır (DSİ, 1994).

    İçsu kaynaklarının sucul canlılar açısından verimlilikleri, bulundukları ortamın jeolojisi iklimi ve içsu kaynağının durgun ve yavaş akan özellikleri ile yakından ilgilidir. İçsu kaynakları içersinde akışkan ve yarı akışkan göller durgun göllere nazaran daha verimli göllerdir. Türkiye göllerinde 20 kadar ekonomik öneme haiz tatlı su balık türleri yaşamaktadır. Bunlardan yılan (Anguilla anguilla) ve kefal balıkları (Mugil sp). (katodrom) Mersin (Acipenser sp) ve deniz alabalığı (Salmo salar) (anadrom) önemli türlerdendir. Krustaselerden kerevit (Astacus leptodactylus) akarsu ve göllerimizin ekonomik önemi olan türlerindendir. Yeryüzünde ılıman kuşak üzerinde yer alan içsulardan, akışı olan durgun göllerin, hektar başına verimlilikleri 30 kg. balık/yıl, yarı akışkan ve akışkan olan göllerin verimlilikleri hektara 60 kg. balık/yıldan 120 kg balık /yıl a kadar değişir (Kara, 2002).

    TÜİK kayıtlarına göre, Türkiye'nin yıllık içsu balıkları üretimi 1988 yılında yaklaşık 50 bin ton/yıl,1998 yılı üretimi içsular kültür balıkçılığı dahil 80 bin ton/yıldır. Bu üretim 80 bin ton/yıl /2.000.000 hektar alan olarak tahmin edildiğinde, hektara 40 kg verim alınmaktadır.

    Türkiye’nin balıkçılık acısından içsulardan yararlanma ve üretimi artırma olanakları Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da inşası tamamlanmış ve tamamlanmakta olan barajların hızla deveye girmesiyle artacaktır. Çünkü baraj göllerinde izlenen balıkçılık araştırmalarda rezervuarda su tutulduktan sonra verimliliğin hızla arttığı saptanmıştır (Pirozhnikow, 1968),(Carter,1969). Ayrıca, içsular balıkçılığı sınırlı bir alanda yapıldığı için balığı kontrol etme ve optimum düzeyde, gerekirse yarı entansif işletmecilikle üretimi artırma mümkün olabilir. İleriye dönük içsular balıkçılığı konusunda yeniden bilinçli bir yapılanma ile 2 milyon hektara varan içsu kaynaklarımızdan 2010 yılına kadar 120 -150 - bin ton balık /yıl üretim hedeflenmelidir.

    İçsu kaynaklarımızın mülkiyeti hazineye aittir. Baraj, gölet gibi suni oluşumların da mülkiyet ve işletme hakları Hazine ve Enerji Bakanlığı arasında protokolle yürütülmektedir. Gerek doğal içsu kaynakları, gerekse barajlar balıkçılık açısından işletilmek üzere kiraya verilirken göz önünde tutulması gereken en önemli hususun balıkçılık kaynaklarının yenilenebilen kaynaklar olduğu bilincine vakıf olmaktır. Göl, baraj gibi sucul kaynakların en az 7 kişinin kooperatif adı altında bir araya gelerek oluşturduğu her örgüte, kiraya verilmesi çok yanlıştır. Bu kaynaklar ancak, konunun uzmanlarınca kişilerin balık ve balıkçılıkla ilgili bilgi ve pratikleri saptanıp, kaynakları işletmeye ehil görüldüklerinde verilmelidir. Aksi takdirde söz konusu örgüt, iyi bir teorik pratik balıkçılık eğitimi ve kursu aldıktan sonra, bu içsu kaynakları örgüte ve tüzel kişilere kiralanabilir. Yine kiralanma müddeti içinde içsu kaynağında sürdürülen balıkçılık, yetkililerce kontrol edilmelidir. Bu çeşit düzenlemeleri içeren yasa ve protokollerle içsu kaynakları kooperatif ve özel kişilere kiraya verildiğinde, kaynağın kontrollü ve verimli işletmeciliği sürdürülebilir. Bu da içsular balıkçılığımızın işletmecilik açısından yeniden yapılanması gerektiğinin açık kanıtıdır.

    Kaynakça:

    Bhukaswan,T., 1980, “Management of Asian Reservuar Fisheries” FAO Fish. Paper.
    No:207. 1-53p.

    Bilecik, N., 2003. “Denizler Çölleşmeden, Balıklar Yok Olmadan” Herkes Yerine
    Final Ofset Matbaacılık. 258 s. Bornova/İzmir

    TÜİK. (1974-1989) Su Ürünleri Anket Sonuçları Yayın No: 718,947,966,1166,1221,
    1265,1387. Ankara

    TÜİK. (2004) Su Ürünleri Anket Sonuçları Ankara

    DSİ., 1994, “ Keban Baraj Gölü Limnolojik Raporu” Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
    IX. Bölge Md.Su Ürünleri Baş Müh. Keban 137 s.

    J.I.C.A. 1993. Marmara, Ege ve Akdeniz'de demersal balıkçılık kaynakları sörvey
    raporu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı TÜGEM. Ankara.

    Kara, Ö.F, Kınacıgil,H.T. 1990 “ Türkiye Denizleri Balıkçılığı Av Gücü ve Üretim
    Potansiyeli E.Ü.Su Ürünleri Dergisi Cilt:7 sayı: 25--28. sayfa: 21-45 Bornova/İzmir

    Kara,Ö. F., Kaya, M., Benli, H., Mater, S. 1994 : The productivity and hydrographic
    properties of the trawl areas of the middle and eastern Black Sea. In : Güven, K.C.
    (ed.)Proceeding of the Black Sea Symposium, 1991. İstanbul. The Black Sea
    Foundation,İstanbul, pp. 205-222.

    Kara.Ö.F., Gurbet,R. 1999.“ Ege Denizi Endüstriyel Balıkçılığı Üzerine Araştırma” Tarım
    ve Köyişleri Bakanlığı Bodrum Su Ü.Araş.Enst. Md. Seri.B Yayın No:5

    Kara,Ö.F., Aktaş,M. 2001. “ Akdeniz Endüstriyel Balıkçılığı Üzerine Araştırma” Tarım ve
    Köyişleri Bakanlığı Bodrum Su Ü. Araşt.Ens.Md. Seri: B Yayın No:7

    Kara Ö.F., 2002 “GAP balıkçılığının Mevcut Durumu ve Bölge İçin Sürdürülebilir Balıkçılık
    Yönetimi” Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü
    Elazığ 37 s.

    Kutaygil, N., Bilecik, N. 1976 : Observation sur les principaux produits demersaux aui sout
    peche sur les cotes Turques de la Mer Noire.Rapp.Comm. Int. Mer Medit., 23 (5) :
    75-77.

    O.E.C.D. (2000a) Review of Fisheries in OECD Countries, Paris.

    O.E.C.D. (2000b) Transition to Responsible Fisheries- Economic and policy Implications,Paris

    Ryther, J.H. 1969 . Photosynthesis and fish production in the sea. Science N.Y.,166(3901): 72-76

    Eline sağlık güzel bir yazı olmuş paylaşim için teşekkürler bunu nasıl kabul ettirecegiz ve destek topluyacaz arkadaşlar fikir verin .....
    aramıza hoşgeldiniz .....
    BüleNt
    İSTANBUL


  10. #10
    Balıkçı
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.708
    Tecrübe Puanı
    237

    Standart

    ''Sondakiki 1 '' in ,forumdaki en son konumu ile konuşmak gerekirse,Türkiye'deki bir çok forumda ''banlanabilirdi . ''Etki ,tepki sonucu ,açmış olduğu bu başlıkta,yukarda yazılı olan ,bilimsel yorumlara baktığımızda, bir çok bilginin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu örnekle, forumlarda, egoistçe yapılan ''Ban'' uygulamalarının ,bilginin gelişiminin önünde engel teşkil ettiğine ''dikkat çekmek isterim.!!!

    Balıkçılıkla ilgili her konuya, bizzat ''bütün ticari balıkçılar ''paydaştır !!! ve mutlaka görüşleri alınmalıdır.!
    Sayın Ö.Faruk Kara'nın yukarıda yazmış olduğu görüşlerinde ve göstermiş olduğu kaynaklara baktığımızda ben böyle bir araştırmasını göremedim.
    Balıkçılık yönetiminde artık gerçek balıkçıların da etkin olmasını görmek istiyoruz.

Sayfa 1/5 12345 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 8
    Son Mesaj: 03.03.15, 07:58
  2. Amatör balıkçılık raporu.!!! (M.Zengin)
    By yeşil in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 19.05.10, 17:23
  3. En çok sorulan sorular 1
    By TUNCAY ŞEKER in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 19.01.10, 08:49
  4. Su Ürünleri Yönetmeliği
    By LüFerCi in forum KANUNLAR
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 02.10.09, 14:53
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 02.10.09, 14:52

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM