20.11.2009 14:00:00

Mordoğan’ın sonbahar ve kış aylarının en popüler aktiviteleri hem olta balıkçılığı hem de dağcılık. Biz de iki gün Mordoğan'daydık

Mordoğan’ın sonbahar ve kış aylarının en popüler aktiviteleri olta balıkçılığı, dağcılık, dalgıçlık ve fotoğrafçılık. Dağcılık kulüplerinin uzun yıllardır en çok tercih ettiği bölge olan Mordoğan, son yıllarda olta balıkçılığı ile yüzlerce kişiyi çekiyor. İşsizlik bölgede olta balıkçılığı sektörünü bir hayli geliştirmiş. İster grup ister tek tek, tekne kiralayıp balık tutma zevkini yaşayabilirsiniz.



Hem de fiyatları çok uygun. Doğaya düşkün olanlar bin yıllık zeytin ağaçlarının gövdelerini seyretmeye doyamayacaklar

Geçen hafta sonu Mordoğan’ı hem denizden hem karadan fethettim. Tesadüf her iki davette birbirinden habersizdi. Her iki davet ve aktiviteye de hayır diyemezdim. Çünkü yaşam felsefemi ünlü şairimiz Ataol Behramoğlu’nun “Yaşadın mı büyük yaşayacaksın. Irmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır” şiirinden alıyorum. Her iki günde günü erken yaşadığım için kendimi çok iyi hissettim.



Cumartesi günü Mordoğan Belediyesi Yazıişleri Müdürü Cem Liman ve arkadaşlarıyla tekne de olta balıkçılığı yaptım. En son iki yıl önce aynı denizde şansımı denemiştim. Hiç balık tutamamıştım. Bu kez 3 tane istavrit 6 uskumru tutum. Balığın oltaya yakalanıp tekneye çekilmesi sırasındaki o saniyeler o kadar zevkli ki tarifi mümkün değil. Zevkli diyorum aslında zokanın ucunda kurtulmak için çırpınan balığa da acımıyor değilim ama maalesef hayat bu işte. Yaşamın içindeki besin zinciri. 4-5 saat denizde kaldık. Mis gibi iyot kokusu ve kafalar sadece misinanın ucunda olması ve başka bir şey düşünmemek insanı müthiş dinlendiriyor. Tuttuğumuz balıkları sonra taze taze yemek ne kadar hoş oldu anlatamam.



Yıllardır Mordoğan’da balıkçılık yapan Timur Sertçetin, Ayhan Kaprol ile olta balıkçılığı üzerine sohbet ettik. Şehir ve iş yaşamında yoğun yaşayanların yeni tutkusunun teknede olta balıkçılığı olduğunu söylediler. İster grup ister tek tek, tekne kiralayıp balık tutma zevkini yaşayabilirsiniz. Hem de fiyatları çok uygun. Sabah 9’dan akşam 17’ye kadar tekne başı 100-150 lira para ödeniyor. Evimde günün tadını çıkarmaya çalışırken pazar günü Mordoğan dağlarında yürüyüş teklifi aldım.



20’nci yılda 3 kıtada 3 zirve
İzmir Dağcılık Doğa Sporları İhtisas Kulübü’nün (İDADİK) 20’ci kuruluş yıldönümü etkinliklerinde tanıştığım Mustafa Özer “Yarın hava 23 derece. Günlük güneşlik bir gün olacak. Kekik kokulu Mordoğan dağlarında yürüyeceğiz. Haydi sende gel” dedi. 3 yıl önce tanıştığım Mustafa Özer ile pek çok dağcılık aktivitesine imza attık. Çok iyi hatırlıyorum Mustafa Özer’in başkanlığı döneminde İdadik 20’nci yıldönümünü, üç kıtada üç ayrı zirve ile kutlamıştı. Afrika’da Kilimanjaro (5.895m.), Asya’da Pik Lenin Dağı (6.189m.) Avrupa’da Bulgaristan’da bulunan Musalla Dağı (2.925 m.) zirve yapılarak Türk dağcılık sporunu en iyi şekilde tanıtmışlardı. Bir gün önce Mordoğan’ı denizden yaşamama rağmen Kilimanjaro (5.895m.) dağına zirve yapmış olan üstat dağcı Mustafa Özer’in davetini geri çevirmedim.



Mordoğan’da bizi Belediye Başkanı Ahmet Çakır karşıladı. Deniz kenarında Problemyok restoranda sabah kahvaltılarımızı yaptık. İdadik Kulübü gibi 40 kişilik Fotokritik Kulübü üyeleri de o gün Mordoğan’ı seçmişler.

Türkiye çapında bir kulüp olan Fotokritik, fotoğraf çekme sevdalılarını bir araya toplamış. Her hafta sonu bir bölgeye gidip hem o kenti gezip tanıyorlar hem de güzelliklerini görüntülüyorlar. İdadik ve Fotokritik üyeleri birbirleriyle tanışıp yaşadıkları aktiviteleri anlattılar. Ankara’dan Mordoğan’a gezmeye gelen dağcılık malzemeleri satan Anatolian Leopard Potdoor Sports (www.anatolianleopard.net) sahibi Meral Üçbaş, soluğu yanımızda aldı. Heyecanla kendisinin de dağcılık sporu yaptığını anlatıp bizlerle tanıştı. Eşi Kamil Üçbaş ile Mordoğan’a hayran kaldıklarını anlatan Meral Hanım, “İzmirli dağcılar çok şanslı. Hem hava bakımından hem de doğal güzellikler bakımından İzmir’iniz, Egeniz cennet gibi” dedi. Mustafa Özer rehberliğindeki 6.5 kilometrelik yürüyüşümüz molasını denize nazır bir mekanda verdik.



Bin yıllık zeytin ağaçlarının ilginç şekil almış gövdelerini gören her dağcı, fotoğraf makinasının deklanşörüne basmadan edemedi. Yükseklerden Mordoğan’ı, denizi izlemeye doyamadık. Grubumuzdaki Bahar Er, Çiçek Filik adlı ikizler ve Lale Aldoğan’ın hazırladığı birbirinden güzel yemekleri tartışması en güzel seçildi. İdadik Kulübü’nün basın sorumlusu Yasemin Dağaçar’da gün boyu benimle yakından ilgilendi. Bu hafta sonu bana Mordoğan’dan gözüktü. İyi ki öyle olmuş. Süper iki aktiviteyi birer gün ara ile yaşadım. Ankaralı Meral Hanımın söylediği gibi Egeli olmanın büyük bir şans olduğunu bir kez daha yaşamış oldum.



Ahmet Aydın AKANSU / 20 Kasım 2009