Sayfa 1/3 123 SonSon
24 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: denizler ve kirlilik

  1. #1
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.966
    Tecrübe Puanı
    2445

    denizler ve kirlilik

    Denizlerin Yaşamımızdaki Yeri
    Deniz bir yaşam kaynağıdır. Aldığımız her nefeste denizin payı var; yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz oksijenin %75’i denizlerden gelmekte.
    Deniz yaşamı korur, hayat kurtarır. İnsanoğlunu zararlı morötesi ışınlardan koruyan ozon tabakasını oluşturur. Kanser ilaçlarının % 65’i deniz canlılarından ve bitkilerinden yapılmaktadır.
    Deniz yuvadır. Denizde yaklaşık 300–500 milyon deniz organizması yaşar. Dünya nüfusunun neredeyse yarısı hayatlarını deniz kıyısındaki kentlerde sürdürmektedir.
    Deniz, besin demektir. Dünyadaki en büyük protein kaynağı denizdir. İnsanların aldığı proteinin %20’sini sağlar.
    Deniz eğlencedir. Deniz birçok kültürde nesiller boyunca bir eğlence, tazelenme, dinlenme, romantizm, neşe ve keşif kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Deniz şiirin, fiziksel zindeliğin ve inancın ilham kaynağıdır.
    Deniz geçim kaynağıdır. Birçok ülke, milli gelirinin yaklaşık %30’unu balıkçılık, deniz taşımacılığı, turizm ve benzer endüstri dalları aracılığıyla denizden kazanır. Ülkeler arasında alınıp satılan malların yaklaşık %90’ı gemilerle taşınır.
    Deniz engin ve güçlüdür. Deniz, gezegenimizin %71’ini oluşturur. İklimi ve hava durumunu etkiler. Yeryüzünün sıcaklığını düzenler.
    Deniz yeryüzünde tamamen keşfedilmemiş tek yerdir. İnsanlar denizlerin %10’undan daha azını keşfetmiştir. Uzaya giden insanların sayısı denizin derinliklerine gitmeye cesaret edenlerin sayısından fazladır.
    Ancak aynı zamanda Dünya'nın en büyük çöp kutusudur!








    Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize bırakılıyor. Deniz bugün zehirli kimyasallar için küresel bir atık alanı ve dünyanın en büyük çöp kutusu olarak kullanılıyor. Evde, ofiste, fabrikada kanalizasyona giden her şey sonunda denize ulaşıyor.

    Deniz Kirliliğinin Küresel Kaynakları
    Karadan kaynaklanan kirlilik (endüstriyel ve tarımsal atıklar, belediye atıkları): %44
    Hava kirliliğiyle oluşan asit yağmurları (otomobil egzozu, dumanlı sis, kömür kullanan enerji tesisleri): %33
    Deniz taşımacılığı (gemi enkazlarından dökülen yağ, sızdırma yapan tekneler): %12
    Denize atılan çöpler (yolcu gemisi tuvaletleri ve fotoğraf laboratuarı atıkları): %10
    Petrol arama ve üretme çalışmaları (deniz dibi sondajı): %1

    Türkiye’de Kirlilik
    Sanayi tesislerinin %98’inde atık arıtma tesisi bulunmamaktadır. Her yıl Türkiye’deki akarsulara, derelere, sulak alanlara, göllere ve denizlere 410 milyon m3 zehirli atık ve kimyasal madde atılmaktadır.
    Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2004 İmalat Sanayi Atık Envanteri araştırması sonuçlarına göre 3217 işyeri, 1,2 milyar m3 su temin etmiştir. Bu araştırma kapsamındaki işyerlerinden kaynaklanan toplam 638 milyon m3 atık suyun % 36'sı arıtılarak, % 64'ü ise arıtılmadan alıcı ortamlara deşarj edilmiştir. 2004 yılı rakamlarına göre imalat sanayiden kaynaklanan katı atıkların %22’si de denizlere atılmıştır.
    Belediyeden kaynaklanan katı atıkların da %0,4’ü göle ve nehirlere deşarj edilmektedir. 3225 belediyenin 2226’sında, bir başka deyişle, belediyelerimizin %69’unda kanalizasyon şebekesi, sadece 172 belediyede arıtma tesisi mevcuttur. Bunlardan 35 tanesi fiziksel, 133 tanesi biyolojik, 4 tanesi ise ileri (azot-fosfor giderimi yapan) atıksu arıtma tesisidir.
    Kullanılmış bitkisel yağlar atık su kirliliğinin %25 ini oluşturmaktadır. Denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağlar, kuşlara, balıklara ve diğer canlı türlerine zarar vermektedir.
    Denizlerimizin Durumu
    Karadeniz
    Karadeniz’in%87’si, bazı bakteri türlerini saymazsak, deniz yaşamından yoksundur. Yunus sayısı 5 kat azalmıştır. Balık avı son yıllarda %80 düşmüştür. Daha önce ticari amaçla avlanan 26 balık türünden yalnızca altısı yeterli miktarda bulunabilmektedir. Gemiler tarafından yanlışlıkla getirilen yabancı denizanası sayısı önemli ölçüde artmıştır. Sürekli kirliliğe yol açan deniz taşımacılığında, özellikle hidrokarbon taşımacılığında, büyük bir artış olmuştur. Her yıl yalnızca Karadeniz’den 100 bin ton hidrokarbon geçmektedir. Karadeniz’de yaşayan 10,4 milyon kişinin ürettiği çöp ise yılda yaklaşık 571 milyon m3’tür.

    Karadeniz’e yerel kanalizasyon tesislerinden 30 bin ton yağ; endüstri kollarından 15.500 ton yağ; Tuna Nehri’nden akan 53 bin ton yağ atılmaktadır.


    Marmara Denizi
    Marmara Denizi’nde çeşitli kaynaklardan denize boşalan çamurlar dipleri önemli ölçüde kaplamıştır. Bunun sonucunda da deniz canlıları son 20 yılda tür ve miktar olarak iyice azalmıştır.
    Marmara Denizi'nde yaşayan 50'ye yakın canlı türünün nesli atıklar nedeniyle tehlike altındadır. Marmara karidesleri ile kum midyeleri de nesli tehlike altında türler arasındadır.
    İstanbul civarında bulunan 4500 – 5000 kadar endüstri kuruluşundan, 0,3 milyon metreküp civarında atık su deşarj edilmektedir.
    Marmara Denizi hem kara (evsel atıklar, endüstriyel deşarjlar, nehirlerden kaynaklanan kirlenme) hem de deniz kökenli (ulaşımdan kaynaklanan) kirlilikten kaynaklanan sorunları yaşamaktadır.
    Marmara Denizi’ndeki kirlenme özellikle kara kökenli kirlenmedir. Denize kıyısı olan illerin atık suları genellikle arıtılmadan denize verilmekte, bu da yüzme suyu standartlarını düşürerek halk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda Bursa Balıkesir ve İzmit kıyılarında birçok alanın yüzülmeyecek kadar kirli (koliform oranı yüksek) olduğu belirlenmiştir.
    Ege Denizi
    Ege Denizi’ne, Türkiye sahillerinden, 7’si akarsu ağzı, 6’sı irili ufaklı evsel ve turistik yerleşim bölgesi, biri de endüstriyel yerleşim bölgesi olmak üzere toplam 15 noktadan, atık su boşaltımı yapılmaktadır. Bunların hepsi 10 milyon kişilik nüfusun yaratacağına eşdeğer kirlenmeye neden olmaktadır.

    Yunanistan tarafından, yaklaşık 3,6 milyon yerleşik nüfus ve ayrıca endüstriyel kullanımdan kaynaklan, toplam 7,5 milyonluk nüfusun üretebileceğine eşdeğer bir kirlilik Ege Denizi’ne verilmektedir. Çanakkale Boğazı’nın etkisi de eklendiğinde Ege Denizi’nin, toplamda yaklaşık 20 milyonluk nüfusun yaratacağına eşdeğer bir kirlilik yükü ile karşı karşıya olduğu söylenebilir.


    Akdeniz

    Akdeniz dünya denizlerinin %1’ini oluşturmakta ve suda yaşayan canlı türlerinin %7,5’ini barındırmaktadır. Akdeniz’de dünyanın başka bölgelerinden çok daha fazla sayıda kıyı ve deniz bitkisi türü yok olmuştur. 1980’de Akdeniz’de 1000 Akdeniz foku yaşarken bugün yalnızca 70-80’i hayattadır. 8 kuş, 17 memeli, 13 sürüngen ve hem karada hem suda yaşayan 7 canlı türü tehdit altındadır.
    Kızıldeniz’den Akdeniz’e Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı aracılığıyla 300 yabancı deniz organizması gelmiştir. Bilim adamları bunun bu yüzyılın en büyük çevre sorunlarından birini oluşturacağına inanmaktadır





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  2. #2
    Hıcaz

    Icon18

    Alıntı aFaLa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Denizlerin Yaşamımızdaki Yeri
    Deniz bir yaşam kaynağıdır. Aldığımız her nefeste denizin payı var; yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz oksijenin %75’i denizlerden gelmekte.
    Deniz yaşamı korur, hayat kurtarır. İnsanoğlunu zararlı morötesi ışınlardan koruyan ozon tabakasını oluşturur. Kanser ilaçlarının % 65’i deniz canlılarından ve bitkilerinden yapılmaktadır.
    Deniz yuvadır. Denizde yaklaşık 300–500 milyon deniz organizması yaşar. Dünya nüfusunun neredeyse yarısı hayatlarını deniz kıyısındaki kentlerde sürdürmektedir.
    Deniz, besin demektir. Dünyadaki en büyük protein kaynağı denizdir. İnsanların aldığı proteinin %20’sini sağlar.
    Deniz eğlencedir. Deniz birçok kültürde nesiller boyunca bir eğlence, tazelenme, dinlenme, romantizm, neşe ve keşif kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Deniz şiirin, fiziksel zindeliğin ve inancın ilham kaynağıdır.
    Deniz geçim kaynağıdır. Birçok ülke, milli gelirinin yaklaşık %30’unu balıkçılık, deniz taşımacılığı, turizm ve benzer endüstri dalları aracılığıyla denizden kazanır. Ülkeler arasında alınıp satılan malların yaklaşık %90’ı gemilerle taşınır.
    Deniz engin ve güçlüdür. Deniz, gezegenimizin %71’ini oluşturur. İklimi ve hava durumunu etkiler. Yeryüzünün sıcaklığını düzenler.
    Deniz yeryüzünde tamamen keşfedilmemiş tek yerdir. İnsanlar denizlerin %10’undan daha azını keşfetmiştir. Uzaya giden insanların sayısı denizin derinliklerine gitmeye cesaret edenlerin sayısından fazladır.
    Ancak aynı zamanda Dünya'nın en büyük çöp kutusudur!








    Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize bırakılıyor. Deniz bugün zehirli kimyasallar için küresel bir atık alanı ve dünyanın en büyük çöp kutusu olarak kullanılıyor. Evde, ofiste, fabrikada kanalizasyona giden her şey sonunda denize ulaşıyor.

    Deniz Kirliliğinin Küresel Kaynakları
    Karadan kaynaklanan kirlilik (endüstriyel ve tarımsal atıklar, belediye atıkları): %44
    Hava kirliliğiyle oluşan asit yağmurları (otomobil egzozu, dumanlı sis, kömür kullanan enerji tesisleri): %33
    Deniz taşımacılığı (gemi enkazlarından dökülen yağ, sızdırma yapan tekneler): %12
    Denize atılan çöpler (yolcu gemisi tuvaletleri ve fotoğraf laboratuarı atıkları): %10
    Petrol arama ve üretme çalışmaları (deniz dibi sondajı): %1
    Türkiye’de Kirlilik
    Sanayi tesislerinin %98’inde atık arıtma tesisi bulunmamaktadır. Her yıl Türkiye’deki akarsulara, derelere, sulak alanlara, göllere ve denizlere 410 milyon m3 zehirli atık ve kimyasal madde atılmaktadır.
    Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2004 İmalat Sanayi Atık Envanteri araştırması sonuçlarına göre 3217 işyeri, 1,2 milyar m3 su temin etmiştir. Bu araştırma kapsamındaki işyerlerinden kaynaklanan toplam 638 milyon m3 atık suyun % 36'sı arıtılarak, % 64'ü ise arıtılmadan alıcı ortamlara deşarj edilmiştir. 2004 yılı rakamlarına göre imalat sanayiden kaynaklanan katı atıkların %22’si de denizlere atılmıştır.
    Belediyeden kaynaklanan katı atıkların da %0,4’ü göle ve nehirlere deşarj edilmektedir. 3225 belediyenin 2226’sında, bir başka deyişle, belediyelerimizin %69’unda kanalizasyon şebekesi, sadece 172 belediyede arıtma tesisi mevcuttur. Bunlardan 35 tanesi fiziksel, 133 tanesi biyolojik, 4 tanesi ise ileri (azot-fosfor giderimi yapan) atıksu arıtma tesisidir.
    Kullanılmış bitkisel yağlar atık su kirliliğinin %25 ini oluşturmaktadır. Denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağlar, kuşlara, balıklara ve diğer canlı türlerine zarar vermektedir.
    Denizlerimizin Durumu
    Karadeniz
    Karadeniz’in%87’si, bazı bakteri türlerini saymazsak, deniz yaşamından yoksundur. Yunus sayısı 5 kat azalmıştır. Balık avı son yıllarda %80 düşmüştür. Daha önce ticari amaçla avlanan 26 balık türünden yalnızca altısı yeterli miktarda bulunabilmektedir. Gemiler tarafından yanlışlıkla getirilen yabancı denizanası sayısı önemli ölçüde artmıştır. Sürekli kirliliğe yol açan deniz taşımacılığında, özellikle hidrokarbon taşımacılığında, büyük bir artış olmuştur. Her yıl yalnızca Karadeniz’den 100 bin ton hidrokarbon geçmektedir. Karadeniz’de yaşayan 10,4 milyon kişinin ürettiği çöp ise yılda yaklaşık 571 milyon m3’tür.

    Karadeniz’e yerel kanalizasyon tesislerinden 30 bin ton yağ; endüstri kollarından 15.500 ton yağ; Tuna Nehri’nden akan 53 bin ton yağ atılmaktadır.

    Marmara Denizi
    Marmara Denizi’nde çeşitli kaynaklardan denize boşalan çamurlar dipleri önemli ölçüde kaplamıştır. Bunun sonucunda da deniz canlıları son 20 yılda tür ve miktar olarak iyice azalmıştır.
    Marmara Denizi'nde yaşayan 50'ye yakın canlı türünün nesli atıklar nedeniyle tehlike altındadır. Marmara karidesleri ile kum midyeleri de nesli tehlike altında türler arasındadır.
    İstanbul civarında bulunan 4500 – 5000 kadar endüstri kuruluşundan, 0,3 milyon metreküp civarında atık su deşarj edilmektedir.
    Marmara Denizi hem kara (evsel atıklar, endüstriyel deşarjlar, nehirlerden kaynaklanan kirlenme) hem de deniz kökenli (ulaşımdan kaynaklanan) kirlilikten kaynaklanan sorunları yaşamaktadır.
    Marmara Denizi’ndeki kirlenme özellikle kara kökenli kirlenmedir. Denize kıyısı olan illerin atık suları genellikle arıtılmadan denize verilmekte, bu da yüzme suyu standartlarını düşürerek halk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda Bursa Balıkesir ve İzmit kıyılarında birçok alanın yüzülmeyecek kadar kirli (koliform oranı yüksek) olduğu belirlenmiştir.
    Ege Denizi
    Ege Denizi’ne, Türkiye sahillerinden, 7’si akarsu ağzı, 6’sı irili ufaklı evsel ve turistik yerleşim bölgesi, biri de endüstriyel yerleşim bölgesi olmak üzere toplam 15 noktadan, atık su boşaltımı yapılmaktadır. Bunların hepsi 10 milyon kişilik nüfusun yaratacağına eşdeğer kirlenmeye neden olmaktadır.

    Yunanistan tarafından, yaklaşık 3,6 milyon yerleşik nüfus ve ayrıca endüstriyel kullanımdan kaynaklan, toplam 7,5 milyonluk nüfusun üretebileceğine eşdeğer bir kirlilik Ege Denizi’ne verilmektedir. Çanakkale Boğazı’nın etkisi de eklendiğinde Ege Denizi’nin, toplamda yaklaşık 20 milyonluk nüfusun yaratacağına eşdeğer bir kirlilik yükü ile karşı karşıya olduğu söylenebilir.

    Akdeniz
    Akdeniz dünya denizlerinin %1’ini oluşturmakta ve suda yaşayan canlı türlerinin %7,5’ini barındırmaktadır. Akdeniz’de dünyanın başka bölgelerinden çok daha fazla sayıda kıyı ve deniz bitkisi türü yok olmuştur. 1980’de Akdeniz’de 1000 Akdeniz foku yaşarken bugün yalnızca 70-80’i hayattadır. 8 kuş, 17 memeli, 13 sürüngen ve hem karada hem suda yaşayan 7 canlı türü tehdit altındadır.
    Kızıldeniz’den Akdeniz’e Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı aracılığıyla 300 yabancı deniz organizması gelmiştir. Bilim adamları bunun bu yüzyılın en büyük çevre sorunlarından birini oluşturacağına inanmaktadır

    Yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz O2'nin % 75'i denizlerden gelmiyor.Bu yanlış ve hatalı bir tesbittir.Deniz kendisi içinde yaşayan canlıların oksijenini karşılar.Bunuda en basit haliyle Fırtınada oluşan Köpüklerden dalgalardan temin eder.Çalışmalarınızdan dolayı tebrikler afala cengiz

  3. #3
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Bu konuda çalışmalar yapılıyormuş ama ne derece etkili bilmiyorumda,video çoçuklar için eğitici olur diye düşünüyorum.http://www.youtube.com/watch?v=4XmUPGMuS94

  4. #4
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Çocukların ilgisini çekeceği kesin,eminim yararı olur.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  5. #5
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Bu video çalışması çok güzel
    paylaşım için teşekkürler
    Bünyamin

  6. #6
    Balıkçı Kulek Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    73
    Mesajlar
    1.854
    Tecrübe Puanı
    219

    Standart

    Bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ederim
    H.Hüseyin Külek
    1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
    Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




    Söz veriyorum
    Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

  7. #7
    Reİs Haşim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1.907
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Teşekkürler arkadaşlar emeğinize sağlık.
    Haşim
    Yalova 1966

  8. #8
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.966
    Tecrübe Puanı
    2445





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  9. #9
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    paylaşım için teşekkürler
    Bünyamin

  10. #10
    __kaptan nazan__ kaptan nazan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1.056
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    VALİ ALTIPARMAK 'KOYLAR KORUMA ALTINA ALINACAK'
    Fethiye nin Göcek Beldesi Koyları na mini arıtma tesisleri kurulacağını belirten Muğla Valisi Ahmet Altıparmak, bu tesislerin ücretsiz atık alabileceğini açıkladı.

    Vali Altıparmak "koylar Koruma Altına Alınacak"

    Fethiye'nin Göcek Beldesi Koyları'na mini arıtma tesisleri kurulacağını belirten Muğla Valisi Ahmet Altıparmak, bu tesislerin ücretsiz atık alabileceğini açıkladı.

    Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak Denizcilik Lisesi ve Göcek Koyları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Vali Altıparmak, Göcek Koyları'ndaki kirlenmeyi önlemek için 2010 turizm sezonuna yetişecek projelerinin bulunduğunu söyledi. Altıparmak, Fethiye'nin simgesi haline gelen ve dünyanın pek çok yerinden ziyaretçisi bulunan Göcek Koyları'nın aynı güzellikle geleceğe taşınması için mini arıtma tesislerinin hayata geçirileceğini söyledi.

    Vali Altıparmak, ilk etapta Sarsala ve Arıbükü Koylarına bu arıtma tesislerinin kurulacağını belirtti. Teknelerin atıklarını bu tesislere bırakması konusunda ortak bir karar alındığını kaydeden Muğla Valisi, 2010 yaz sezonu öncesinde tesislerin hayata geçirilebileceğini ifade ederek, gerekirse Göcek Koyları'nın korunması için bu hizmettin ücretsiz verilebileceğini açıkladı.

    DENİZCİLİK LİSESİ TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK

    Vali Ahmet Altıparmak, Fethiye Denizcilik Meslek Lisesi ve diğer projeler hakkında bilgiler aldı. Muğla Mimarlar Odası Fethiye Temsilcisi Cahit Engin'in 480 öğrenci kapasiteli Denizcilik Meslek Lisesi ile ilgili proje sunmasının ardından Fethiye Deniz Ticaret Odası Meclisi tarafından 600 bin TL kaynak ayrıldığını da öğrenen Muğla Valisi Ahmet Altıparmak, projeyi çok beğendiğini ifade etti. Projenin Türkiye'ye örnek olacağını tekrarlayan Vali Altıparmak "Bu projeyi biraz bekledik ama şimdi görüyorum ki beklediğimize değmiş. Ortaya örnek bir eser çıkacak" dedi.


    bu örnek uygulamanın tüm kıyılarımızda ivedi şekilde yaygınlaştırılmasını diliyorum!!!!! her nekadar teknelerin kirlettiği söylensede ; sanayi ve kentsel atıkların yanında tekne atıkları milyonda bire eşit gelir !!!! yinede biryerlerden örnek teşkil ederek başlanması sevindirici

    temiz denizli günlere
    YA SEV ,YA TERKET !!!!

    Benim yaradılışımda fevkalade olan bir şey varsa ;TÜRK olarak dünyaya gelmemdir !!!

Sayfa 1/3 123 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Marmara Denizi'nde kirlilik alarmı!!!!
    By Hıcaz in forum Deniz Kirliliği Haberleri
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 19.03.09, 12:14
  2. Marmara Denizi Kirlilik Haritası
    By Hıcaz in forum Deniz Kirliliği Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 19.03.09, 02:04
  3. Bogazlarda ve denizlerimizdeki kirlilik
    By Hıcaz in forum Deniz Kirliliği Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 19.03.09, 01:37
  4. Balık çiftliklerinin kirlilik
    By aFaLa in forum SORUNLARIMIZ
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 14.03.09, 11:42
  5. Karataş Dalyanı'nda kirlilik tehdidi!
    By aFaLa in forum Deniz Kirliliği Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 05.03.09, 10:18

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM