Akdeniz: Ege ve Akdeniz birincil üretim açısından görece fakir olmakla beraber tür
çeşitliliği açısından zengindirler. Görece yalıtılmış kabul edilen Ege adaları’ndaki ekolojik
bozulmalar biyo-çeşitlilik için temel tehdit olarak algılanabilir. Özgün jeomorfolojileri
nedeniyle adalar yüksek tür çeşitliliklerine sahiptirler. Diğer yandan, Akdeniz foklarının
yaşam alanları olduklarından bu tür için bir genetik havuz olarak da nitelendirilebilirler.
Deniz çayırları Posidonia oceanica, Akdeniz için endemik olup birçok omurgalı ve
omurgasız türü içinde barındırırlar. Deniz çayırları, kıyılardaki yapılaşma, teknelerin çapa
atması ve kıyı sürütme ağlarıyla yapılan balıkçılık gibi nedenlerle tahrip olmaktadır. Bu türün
yayılım haritasının ve derinliğe bağlı envanterinin çıkarılması planlanmalıdır. Bu konuda
Ölüdeniz, Bozyazı ve Gökçeada bölgelerinde sınırlı imkanlarla çalışma yürütülmektedir. Ege
ve Akdeniz adaları kıyılarında görülen Tenarea undolusa, biyo-konstruksiyon yaparak
kıyılarda tretuvar oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Bu türün de haritalanarak koruma altına
alınması gerekmektedir. Ticari balık türlerinden, özellikle barbunya Mullus barbatus, tekir
Mullus surmelatus ve bakalyaro Merluccius merluccius stoklarında düşüşler görülmektedir.
Diğer yandan, Akdeniz ve Ege Denizi’nde halen kotayla avlanan tek tür olan orkinos Thunnus
thyunnus stoklarının araştırılması ve avcılığının sürdürülebilir boyutta yapılabilmesi için
çalışmalara gerek vardır. Son zamanlarda bu balıkların kafeslere alınarak beslenmesi sonucu
özellikle kafeslerin bulunduğu deniz tabanında kirlenme belirtilerine rastlanmıştır. Balık
semirtmesi yapılan ve dışarıdan yem verilen işletmelerin de izlenmesi gerekmektedir.
Semirtme çalışmaları için alan seçiminin çevreye saygılı sorumlu balıkçılık ilkesi de
gözetilerek belirlenmesinde büyük yarar vardır. Özellikle henüz yumurta dökmeden avlanan
ve ülke kotasının tamamen semirtme amaçlı olarak kullanıldığı orkinos stoklarının bu
uygulamadan olumsuz etkilendiği dikkate alınarak kota, semirtme ve avcılık talep ve
faaliyetlerinin, sürdürülebilirlik ilkesi etrafında yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.


Kaynak-Dokuzuncu Kalkınma Planı