Denizlerimizin Temel Özellikleri -

1980 lerden sonra Deniz Bilimlerindeki gelişmeler denizlerimizi bilimsel yönden de tanımamızı sağlayacak sonuçlar doğurdu.



İşte bu bilgilerden genel bir derleme;


AKDENİZ :Klorofil yönünden fakir,balık son derece az,adeta denizlerin çölü olarak nitelendirilebilir.Balıkcılık nehir ağızlarındaki dar alanlarda yapılır.Akdenizde buharlaşma fazla,dökülen akarsu azdır.Su bütçesi Karadeniz ve Atlas okyanusundan giren su ile dengelenir.Yazın 25-26 cC olan su sıcaklığı kışın 14-15 cC dır.Kışın soğuk ve kuru kuzey yönlü rüzgarlar suyu hem soğutur ve hem de buharlaştırır.Yüzeyin soğuk suları derine dalarken oksijeni de derine taşır. Rodos civarında tekrar yüzeye çıkan su alanına Rodos Döngüsü denir.Burası balık yönünden zengindir.

Antalya kıyılarındaki Küçük Asya akıntısı temiz ve masmavi suları getirir.Bu akıntının yönü doğudan batıya doğrudur.Doğu Akdenize kıyısı olan Suriye ve Lübnan gibi ülkelerin denize bıraktığı evsel atıklar, Mersin Erdemli gibi kıyılarımızda kirlilik nedeni olur.Petrol artıkları da akıntılarla kıyılarımızı etkilemektedir.

EGE DENİZİ :Akdenizi Egeden ayıran sınır,Afrika levhasının Avrupa levhasıyla temas ettiği Girit Rodos adalar yayıdır. Egenin en derin yeri bu dalma-batma kuşağında 5500 metreyi iner.Kışın sular kuzeye yönelir.İzmir Körfezi gibi kapalı alanlara giremeyen akıntı temizlik yapamaz.Yazın Ege denizinin en soğuk yeri Edremit çevresidir,karadan denize esen rüzgar nedeniyle.

KARADENİZ :Karadenize gelen tatlı su buharlaşma ile kaybettiğinden fazladır.Dökülen akarsular ve düşen yağışlarla yüktselen su seviyesi Marmara ve Ege yönüne akıntı oluşturur.Tuzluluk oranı binde 18 olan Karadenize alt akıntı ile Akdenizin tuzlu suları ulaşır. İstanbul şehrinin atık suları bu alt akıntı ile Karadeniz çanağı derinlerine gönderilmektedir. Karadenizde ortalama 100 metreyi bulan yüzey suları hariç derin sularda oksijen bulunmaz ve canlı yaşamaz. Alt katmanda suda çözünmüş hidrojen sülfür ( H2 S ) gazı bulunmaktadır.Dünyanın en büyük öksijensiz denizidir Karadeniz.Karadeniz kıyılarımızda batı-doğu yönlü akıntı oluşur.Bunun nedeni de Tuna ve diğer akarsularla Karadenize ulaşan sulardır. Akıntı, Karadenize dökülen büyük akarsularımızdan Kızılırmak ve Yeşilırmak ağızlarında girdaplar oluşturarak Bautuma ulaşır,kuzeye dönerek Azak denizine yönelir. Karadenizin ortasında da iki döngü vardır,buralarda sülfürlü su yüzeye en yakındır.

Karadeniz sularındaki ani sıcaklık değişmeleri balıklarda şok etkisi yapar buna "balığın kulağına kar suyu kaçması " denir.Hamsi ,kışın Karadenizin en sıcak yeri olan doğu bölümde toplanır.Karadenizin balık yönünden zengin olma nedenleri : dökülen akarsuların bol miktarda besin taşıması,dalga ve çalkantı nedeniyle oksijen alması,düşen yağışlarla oksijen alması ve serin sularında oksijenin suda kalabilmesi şeklinde açıklanabilir.(Akdenizin sıcak sularından oksijen hızla uzaklaşır.Bir bardak suyun, ısındıkça içindeki erimiş havanın bardak iç yüzeyinde küçük kabarcıklar şeklinde açığa çıkması gibi)

MARMARA DENİZİ :Sürekli akıntılarla yüzey sularının yılda 4 kez yenilendiği söylenebilir. Derindeki tuzlu su da Akdenizin suları ile 7 yılda bir yenilenir.Bu denizimizin yaşı 12.000 yıl kadardır.Göl iken çökme sonucu Karadeniz ve Ege yoluyla Akdenize bağlanmıştır.Karadenizden gelen akıntının hızı 4-5 km/saate kadar çıkarak gözle görülebilen akıntı oluşturur.

Bilim ve Teknik dergisi

balıkdayız com dan alıntıdır.