Doğal Hayatı Koruma Vakfı Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak,´´Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizin kıyılarının yüzde birinden azı koruma altındayken, Aydın bölgesindeki balık çiftliklerinin Dilek Yarımadası-Menderes Deltası Milli Parkı´nın önüne çekilmek istenmesi son derece yanlış ve kabul edilemez bir karardır´´dedi.



Doğal Hayatı Koruma Vakfı Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak,''Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizin kıyılarının yüzde birinden azı koruma altındayken, Aydın bölgesindeki balık çiftliklerinin Dilek Yarımadası-Menderes Deltası Milli Parkı'nın önüne çekilmek istenmesi son derece yanlış ve kabul edilemez bir karardır''dedi. Demirayak, yaptığı yazılı açıklamada, Milli Parklar'ın kimsenin çiftliği olmadığını son 15 yıldır, yapılması gerekenlerin belli olmasına rağmen sorunları çözülemeyen balık çiftliklerinin yine gündemde olduğunu ifade etti. Doğal Hayatı Koruma Vakfı'na göre böyle bir girişimde bulunulması, koruma altındaki bu alana büyük zarar vermekle kalmayacağını, ülkemizi bu alanda geriye götüreceğini öne süren Demirayak, balık çiftliklerinin Dilek Yarımadası-Menderes Deltası Milli Parkı'nın güney kıyılarına taşınmasının, son derece önemli ve hassas olan alanın, kirlilik nedeniyle doğal yapısını bozacağını su altı ekolojisini etkileyeceğini, alanda yapılan geleneksel balıkçılığa da zarar vereceğini ifade etti. Demirayak açıklamasında şu hususlara yer verdi: ''Türkiye'nin en önemli doğal kaynaklarından biri olan Milli Park, Dilek Yarımadası ve Menderes Deltası gibi iki farklı coğrafik oluşumu içinde barındıran tek örnektir. Dünya çapında nesli tehlike altında olan Akdeniz foku ve iribaşlı deniz kaplumbağası'nın yaşam alanı olan Delta, deniz çipurası ve levreğinin doğal üreme alanıdır. Ülkemizdeki balık çiftliklerinin büyük bölümünde yaygın olarak kullanılan yemlerin kimyasal içeriklerinin ve antibiyotiklerin doğal ortamlarında yaşayan deniz canlılarının bağışıklık sistemlerini ve doğal zinciri bozması söz konusudur. Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizin kıyılarının yüzde birinden azı koruma altındayken, Aydın bölgesindeki balık çiftliklerinin Dilek Yarımadası-Menderes Deltası Milli Parkı'nın önüne çekilmek istenmesi son derece yanlış ve kabul edilemez bir karardır.'' Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ısrarcı tutumuna rağmen, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın, bu alanı böylesi bir sorundan korumaya çalışması ve kararlı davranmasının sevindirici olduğunu kaydeden Demirayak, balık çiftliklerine karşı olmadıklarını, kıyılarda turizmin yanı sıra balıkçılık gibi ekonomik faaliyetlerin yapılması görüşünü savunduklarını ifade ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü: ''Ancak; bu üretimin denizleri, denizel ekosistemi ve yaşamı denize bağlı yöre insanını tehdit etmeyecek ölçüde, doğru alanda ve kurallarla yapılması önemlidir. Yıllardır var oldukları bölgelerde hukuki ve çevresel sorun yaratan balık çiftliklerini, sahibi yokmuşçasına Milli Parkın önüne taşımak, sadece kafamızı kumda gömülü tutmak olur. Türkiye'de halihazırda yeni koruma alanları için hem Bakanlık hem de doğa koruma kuruluşları olarak uğraşırken, en değerli Milli Parklarımızdan biri olan Dilek Yarımadası-Menderes Deltası Milli Parkı'na sorun taşımak çözüm değildir. Kanayan yara balık çiftlikleri için çözüm korunan alanların dışında aranmalıdır. Çok sayıda balık çiftliğinin aynı noktaya yoğunlaşması yerine deniz suyu kalitesi ve balık üretimini tehdit etmeyecek açık mesafelere alınması şarttır. Bilimsel ve teknik çözümleri dışlayıp, kurnazca çözümler üretmek, balık çiftlikleri sorununu çözmeyeceği gibi Milli Park için de yıkım olur.'' Kendilerinin Dilek Yarımadası-Menderes Deltası Milli Parkı'nın sınırlarının deniz alanını da kapsayacak şekilde genişletilmesini önerdiklerini belirten Demirayak, Dilek Yarımadası- Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'nın uluslarası öneme sahip bir korunan alan olduğunu kaydetti.
''DELTA TAHRİP OLACAK''
Kuşadası'ndaki milli park açıklarının, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca ''balık çiftliği'' alanı olarak belirlenmesi, çevreci örgütlerin tepkisine neden oldu. Güllük Körfezi'ndeki çiftliklerde yaşanan balık ölümlerinin ardından, ''balık çiftlikleri''nin koylardan açık denize taşınması kararı üzerine, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının belirlediği yeni alanlar arasında ''Büyük Menderes Deltası''nın bulunduğu, bu durumun Kuşadası'ndaki çevrecilerin tepkisini çektiği bildirildi. Büyük Menderes Deltası'nın Kuşadası Milli Park alanı içerisinde bulunduğunu belirten Eko Sistemi Koruma ve Doğa sevenler Derneği (Ekodosd) Başkanı Bahattin Sürücü yaptığı açıklamada, ''bu alana balık çiftliği kurulmasına Çevre ve Orman Bakanlığının da karşı çıktığını'' savundu. Aydın'daki balık çiftliklerinin yıllık ''526 ton'' kapasitede üretim yaptığını, milli park sınırları içerisindeki Büyük Menderes Deltası'na kurulacak çiftliklerden gelen talebin ise ''30 bin ton'' olduğunu ileri süren Sürücü, şunları söyledi: ''Ortada korkunç bir fark var. Bu da ilçedeki mevcut çiftliklerin yanına, çok sayıda yeni çiftliğin kurulması veya taşınması anlamına geliyor. Yunan ortaklı firmaların, 100'ün üzerinde balık çiftliğini deltaya kurmak istediğini duyuyoruz. Ülkelerindeki çiftlikler, doğayı kirlettiği ve doğal yaşamı etkilediği için sıkı denetime tabi, bu durumda buradaki çiftliklere ortak olmayı istiyorlar. Aydın sınırları içindeki bir çiftlik yıllık 20 ton balık üretirken, bu rakam 980 tona çıkacak. Bu da, deltanın tamamen tahrip olması demektir.'' Sürücü, Bodrum'da geçen hafta yapılan toplantıda, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinin, balık çiftliklerinin taşınması için Kuşadası Milli Parkı sınırları içinde bulunan Büyük Menderes Deltası'nın birinci, Çevre ve Orman Bakanlığının tercihli olarak gösterdiği Taşburun açıklarının ikinci, Altınkum açıklarının ise üçüncü potansiyel bölge olarak belirlendiğini bildirdi. Sürücü, ''Çevre ve Orman Bakanlığı temsilcilerinin, söz konusu alanda balık çitliklerinin kurulması halinde doğal yaşamın ve deltanın olumsuz etkileneceğini belirterek, karşı çıkmalarına rağmen Tarım Bakanlığı yetkililerinin, Büyük Menderes Deltası'ndaki ısrarlı tutumuna bir anlam veremiyoruz. Ülkemizdeki tüm doğal ve kültürel değerler, sürekli tahrip edilip yağmalanıyor'' dedi. Bahattin Sürücü, bu uygulamaya karşı, Tarım ve Çevre Bakanlığına gönderilmek üzere imza kampanyası başlatacaklarını kaydetti.