6 sonuçtan 1 ile 6 arası

Konu: Dostluk

  1. #1
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    aff:erim Dostluk

    Hermiyas: Yunus balığı ile Egeli bir çocuğun unutulmaz dostluk efsanesi

    Yıllar birbirini ellerinde dirgenlerle kovalamakta, zaman bu kovalamacada
    kendini yabalarla savunmaktadır. Zamanın yabasını ense köküne yiyen eli
    dirgenli yıllar sendeleyip, Güllük sahillerinin ağzı köpüklü, azgın deniz dalgaları
    arasında yok olmaktadır.

    Bu döngü içinde yer gök tedirgin; Güllük halkından Hermine Hatun gücenik;
    İlyas Efe durgun, içten içe de esefli, bir o kadar da öfkelidir.

    Bu öfke Hermine Hatunu derinden yaralamakta ve düştüğü
    durumdan kurtulmak için her fırsatta yaratanına etmektedir. İlyas Efe, karısının düştüğü aciz durumdan kendine güç çıkarmakta ve yüklendikçe
    yüklenmektedir. Tabiatıyla yaşları ilerlemiş ve bir çocuklarının olması olasılığı
    kalmamıştır. Ancak bu durum Hermine Hatunun ümitlerinin yok olmasına neden
    olamamıştır. O, her gece tekmili birden bildikleri duaları oku..... önce sağ
    ayağıyla girdiği yatağında yüreğine akıttığı göz yaşlarıyla karanlık gecelerin
    üzerine yorganını çekmektedir...

    * * * * *
    Zamanın bir başka kesitinde ise Güllük Körfezi'nin derinliklerinde Yunus
    İmparatorluğu sıkıntılı günler geçirmektedir. Yaşlı Yunus İmparatoru Boynus,
    hükümdarlığını devam ettirecek erkek bir yavrusu olmadığı için afakanlar ve
    karabasanlarla akıbet savaşı vermektedir. Nitekim imparatorluğu teslim
    edecek kudretli ve çetin birini bulamazsa imparatorluk, köpek balığı soyundan
    amca oğluna geçecek ve bu istenmeyen durum yunus imparatorluğunun
    belki de sonu olacaktır. İmparator Boynus, bu durumdan kurtulacak bir yolu
    bulmak için Yunus Tanrısı'na yalvarmak üzere gizlice Dalyan Tapınağı'na
    yüzer ve orada yunus dilinde ettikten sonra tahtına geri döner.
    İmparator Boynus, ettiği duanın karşılığında aynı gece yarı beyni yarı
    uykudayken, yarım bir rüya görür.
    (Rüyanın diğer yarısını ise Hermine Hatun görecektir.)

    Rüyada; ak sakallı, ak saçlı, beyaz bir yunus, ak sular içinde yüzerek
    imparatorun yanına gelir. Ve müjdeyi verir; Tanrı yunuslara yönetici
    olarak bir insanı görevlendirecektir. Bu insan Ege'nin en güzel insanı olacak,
    çocukluk döneminde de tahta getirilecektir.

    * * * * *
    Hermine Hatun, gördüğü rüyadan yürek çarpıntıları içinde uyanır. Nihayet
    ak saçlı, ak sakallı, ak giysili bir ermiş haber getirmiş, ona Ege'nin en güzel
    erkek çocuğunu müjdelemiştir. Ancak, bu gebelik normal bir gebelik
    olmayacak, çocuk doğduktan sonra zamanı gelince göreve gönderilecektir.
    Hermine Hatun gördüğü rüyayı hayra yorar, coşku içinde güne başlar.

    İlyas Efe, Hermine Hatun'un hamile olduğu haberini aldığı gün Güllük'ün güzide Edi Hediyelik Eşya dükkanındaki tüm güzel eşyaları paketletip, Hermine Hatun'a gönderir.

    * * * *

    Gel zaman, git zaman. Hermine Hatun'un kurtulma vakti gelir. Hermine Hatun
    sağlık ocağında yapılan başarılı bir sezaryen ile 6 kilo 200 gram ağırlığında
    mavi gözlü, balık etli, güzel yüzlü bir erkek çocuğu dünyaya getirir.

    Bu gürbüz çocuğun doğuşu İlyas Efe'nin isteğiyle 40 gün 40 gece sürecek
    şenliklerle kutlanacaktır. Ancak bir aksilik olur, şenliğe bol miktarda
    mandalina şarabı içerek başlayan Güllük'ün balıkçı ahalisi coşup havaya
    zıpkın sıkmaya başlayınca, aralarında İlyas Efe'nin de bulunduğu 4 kişi zıpkın
    oklarıyla ağır yaralanır. Yaralılar Bodrum Devlet Hastanesine kaldırılırken yolda
    şahadet getirirler. Ve şenlikler mateme dönüşür. Cenazeler defnedilir.

    Olan olmuştur. Güllük ahalisi töre gereği, daha doğduğu gün babasını
    kaybeden bu talihsiz bebeğin adını koyması için köyün derviş ve bilge
    çöpçüsü Ramazan'a giderler. Ramazan aklından geçenleri ölçüp biçer ve
    çocuğa anne ve babasının ismini harmanlayıp Hermiyas adını verir.

    Hermiyas çok kısa bir süre içinde olağanüstü gelişmeler göstererek
    yaşıtlarından çok daha olgun bir çocuk olmaya başlar. Annesi Ege'nin en
    güzel çocuğuna hem annelik hem babalık görevini gururla yaparken,
    ak sakallı dedenin söylediği görev de aklından hiç çıkmaz. Bu sırrı kimselerle
    paylaşmayan Hermine Hatun, Hermiyas'ı sürekli kontrol altında tutmaya
    çalışır, gözden uzak yerlere gitmesine cevaz vermez...

    Kısa bir süre sonra Hermiyas serpilip saçıldıkça güzelliği de tüm ülkede
    konuşulmaya başlar. İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerden seferler
    düzenlemek suretiyle güzellik meraklısı millet, Güllük Köyü'ne akın etmeye
    başlar. (Güllük gelecekte önemli bir turizm yöresi olmayı hak edeceği sinyallerini
    Hermiyas sayesinde vermeye başlar.)

    Hermine Hatun bu ilgi ve alakadan çok korkmakta ve Hermiyas'ı herkesten
    kaçırmaktadır. Ne olduğunu bilmediği bir görev oğluna doğumundan önce
    ihdas edilmiş, o da bunu kabul etmiştir, fakat her geçen gün bu kabullenişin
    pişmanlığını yaşamaktadır.

    Hermiyas çocuk kendine gösterilen ilgi ve alakadan son derece memnun, ama
    annesinin hayatına getirdiği kısıtlamalardan çok şikayetçidir. Akranları dışarıda
    yakan top, çelik çomak, aşık, körebe, tütüncü, zımba gibi oyunlar oynarken
    o, doğmadan önce kendine yüklenen misyondan habersiz, şen şakrak
    çocukları buğulu pencereden seyretmek zorunda kalmaktadır.

    Çocuklar bu durumla her fırsatta alay etmeye başlamışlardır. Hermiyas köy
    içine çıkamaz olur. Herkes onun ana kuzuluğunu bir şeye bahane edip dalga
    geçer, kafa bulur olur. Hermiyas, müthiş bir bunalım içine girer. Tek tesellisi
    Derviş Ramazan'ın verdiği telkinlerdir.

    Güllük'ün kavurucu sıcak günlerinden birinde köyün delikanlı çocukları
    evinin önüne gelip hep bir ağızdan koro halinde Hermiyas'ı yüzmeye davet
    ederler. Hermine Hatun buna öfkelenir ve çocukları kovalar. Zıpır çocuklar
    Hermine Hatun içeri girer girmez tekrar gelir ve alaycı davetlerini yinelerler.

    Deniz çekiyor bizi
    Biz Güllük çocuklarını
    Ama ne diyelim, ne edelim
    Hermiyas ikna edemez anasını
    Yaz güneşi de tepemizde
    Kavurur ayağımızı kumlar
    Çeker bizi Ege
    Hadi çocuklar denize
    Hadi HERMIYAS denize!!!

    Bunları duyan Hermiyas, körfezin mavi denizi kadar mavi gözlerinden nazar
    boncuğu büyüklüğünde boncuk boncuk göz yaşları süzer eşsiz güzellikteki
    yanaklarından...

    Nihayet Hermine Hatun çok sevgili oğlunun bu kasavetine dayanamaz,
    fazla açılmaması şartıyla akranlarıyla denize gitmesine izin verir...
    Kimse duymadan da 'Deniz bu, ne yapacağı belli olmaz' diye de uyarır oğlunu.

    Birden Güllük sahilleri cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle şenlenir. Çocuklar hep birlikte
    Ege'nin serin sularına bırakırlar kendilerini sevgili arkadaşları Hermiyas'la
    birlikte... Yüzerler kulaç kulaç, dalarlar ördekleme, hoplar zıplarlar, hatta
    birbirlerine deniz suyu topu atarlar. Eğlenirler çocukça...

    Kıyıya döndüklerinde Hermiyas yoktur aralarında!

    Haber hemen yayılır. Güllük halkı 'Ege, Hermiyas'ı aldı' diye bağırır.

    Deniz kenarına koşan balıkçılar, aramadık yer bırakmazlar. Bulamazlar
    Hermiyas'tan bir iz yada ibare.

    Hermine Hatun yataklara düşer, biçare...
    Gözetleme tepesini mesken tutar, çıkıp gelmesini bekler güzel yavrusunun
    bildiği halde, bu hicranı.

    Bu ani kayboluş balıkçı Zehir Ali'nin çok dikkatini çeker. Şüpheli bulur olayı.
    Önce Kadık Manavı'na gidip, bir kasa limon alır, bunların suyuyla bir güzel
    saçlarını ıslatıp tarar ve teknesine atlayıp, körfezde Hermiyas'ın gizemli
    kayboluşunu aydınlatmak için açılır. Günlerce arar Hermiyas'ı nafile...

    Ümitler kesilir bir süre sonra ağlarını yine balık tutmak için salarlar derin
    denize...

    Bir süre sonra olay neredeyse unutulmak üzereyken balıkçı Necati, nara
    atarak yanaşır kıyıya.
    'Gördüm! Gördüm! Hermiyas'ı gördüm!' diye bağırır tekrar tekrar, Tolga adlı teknesini bağlarken.

    'Gördüm, bir yunusun sırtında gülüyordu. El salladı bana, 'Neco amca' diye
    seslendi' der. Hayıflanır Zehir Ali, kendine gözükmediği için Hermiyas'a kızar
    biraz da.

    'Niye tutup kulağından getirmedin madem' der, Necati'ye.
    'Bilmez misin ne zordur, dalgalardan yanaşamadım. Gülüyordu, hayatından
    memnun gözüküyordu yunusun sırtında, yanaşıp alamadım.'

    Tekrar toplanıp açılır köyün balıkçıları Hermine Hatun'un dileğiyle, sonuç
    vermez taramalar.

    * * * * * *

    Yunus İmparatoru Boynus'un amca oğlu köpek balığı Zacek, Hermiyas'ın tahta
    hazırlanışına engel olmak için sinsice köpek balığı mafyasıyla işbirliğine giderek
    tahtın kendisine geçmesi için planlar yapmaktadır. Mutlu yunus halkı bu
    vahametli plandan habersiz şehzade Hermiyas'ın etrafında halka oluşturup
    istavrit avına çıkmakta, geleceğin imparatoruna moral aşılamakta ve annesi
    Hermine Hatunun yaşattığı sıkıntılı günleri unutmasında yardımcı olmaktadırlar.

    Şehzade Hermiyas, yunusların sırtında gezdirilir, aynı zamanda İmparator Boynus'un emriyle 7 eğitimli yunus tarafından da korunmaktadır. Lakin köpek balığı mafyası işi sıkı tutar. Kurdukları planlı pusuda koruyucu yunusları, imparatoru şehit ederler. Fakat Hermiyas'ı sırtında taşımakta olan yunus, Hermiyas'ı kaçırmak için çok çaba harcar. Peşine düşen gözü dönmüş mafya elemanları Semiramis kayalıkları açıklarında sıkıştırırlar yunus ile şehzadeyi. Yunus gövdesini siper etse de, kurtaramaz dostu şehzadeyi, ikisi de orada deniz şehiti olurlar. Yunus imparatorluğu çöker, Bu sefer Güllük Körfezi'nin derinliklerinde hüzün başlar. Hüzünlü yunuslar dağılır, nereye gittikleri bilinmez.

    * * * * * *

    Köpek balığı mafyası, Hermiyas ve onu sırtında taşımakla görevli aynı
    zamanda dostu yunusun cesedini sürükler getirirler, balıkçı teknelerinin
    arasına Güllük sahiline.

    İkisinin cansız bedeni birbirlerine sarılmış vaziyette bulunur.

    Derviş Ramazan başlarına toplanan Güllük halkına seslenir.
    'Bakın belli ki Necati Kaptan'ın gördüğü yunus budur. Hallerine bakılırsa
    saldırıya uğramışlar birlikte. Ama yunus ona siper etmiş göğsünü, sıkı sıkıya
    sarılmış dostuna. Onu yalnız bırakmamış düşmanları karşısında. Yunus ile hermiyas birlikte gömülsünler toprağa. Dostlukları biz insanlara örnek olsun. Unutulmasın yıllarca.'

    Halk göz yaşları içinde dinler dervişi. Sonra aralarında para toplayıp som
    altından yunus ile Hermiyas'ın dostluğunu anlatan bir yontu yaptırıp,
    anıtını dikerler.

    Bu yontu zaman içinde kaybolur gider, geriye kalan tek şey dostluk olur.
    Dostluklar yaşadıkça bu efsane de yaşayacaktır sonsuza kadar.

  2. #2
    BALIKÇI Engin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    53
    Mesajlar
    551
    Tecrübe Puanı
    88

    Standart

    tşkkrler............

    birgün bi şarkı bi albüm ararsanız kulağınızın pasını silmek isterseniz buyrun
    www.oyunmuzik.com

  3. #3
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Bende size teşekkür ederim...

  4. #4
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.353
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    paylaşım için teşekkürler. kıssadan hisse çıkartmak lazım.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  5. #5
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    Bende size teşekkür ederim

  6. #6
    Hıcaz

    Standart

    Bu yontu zaman içinde kaybolur gider, geriye kalan tek şey dostluk olur.
    Dostluklar yaşadıkça bu efsane de yaşayacaktır sonsuza kadar............................................. .................................................. .

    paylaşım ve dostluklar için teşekkürler

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. avlanırken ağlarına el konulan Yunanlı
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 27.12.09, 17:55

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM