DTO AB Bülteni Şubat 2010

Avrupa Komisyonu Deniz Otoyolları Danışma Masası Hizmete Başladı
Avrupa Komisyonu, Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı (TEN-T) ve Marco-Polo programı kapsamında yürütülecek deniz otoyolları projeleri için Avrupa Birliği (AB) tarafından sağlanacak mali destek imkanları hakkında bilgi sağlamak üzere bir danışma masası oluşturdu. AB’nin TEN-T programı kapsamında öncelik sahibi bulunan deniz otoyolları projeleri ile, karayolları yük taşımacılığının deniz taşımacılığına kaydırılması, dolayısı ile karayolları trafiğinin ve yük taşımacılığının çevreye etkisinin azaltılması amaçlanmaktadır. Program, farklı ulaştırma modlarının bütünleştirilmesi ile Avrupa’da yeşil, tercih edilir, kullanışlı ve etkin bir deniz ulaşım ağı oluşturmayı öngörüyor. TEN-T ve Marco-Polo programının yanı sıra Avrupa Yatırım Bankası, Yapısal Fonlar, Avrupa Komşu Ülkeler ve Ortaklık Aracı, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı ve ulusal bankalar da deniz otoyolları projelerine fon desteği sağlıyor. AB deniz otoyolları danışma masası, yeni projelerin söz konusu farklı mali kaynaklar ile finansmanı ve başvuruların hazırlanması için destek hizmeti verecek. TEN-T Yürütme Ajansı ve Rekabetedilebilirlik & Inovasyon Yürütme Ajansı tarafından yönetilecek danışma masasına Deniz Otoyolları Avrupa Koordinatörü Valente de Oliveira başkanlık edecek. Deniz otoyolları danışma masası www.mos-helpdesk.eu internet adresi üzerinden hizmet veriyor ve ec-mos-helpdesk@ec.europa.eu e-mail adresi aracılığı ile başvuru sahiplerinin sorularını cevaplandırıyor.

İspanya-Fransa Deniz Otoyolları Projesine Devlet Yardımı Onaylandı
Avrupa Komisyonu, Fransız-İspanyol ortak girişimi olan “Fres Mos” deniz otoyolları projesinin devlet yardımı almasını onaylayarak, projeyi Marco Polo programı kapsamında finanse edilecek yirmi iki proje kapsamına aldı. 27 Ocak 2010 da Avrupa Komisyonu’nun yeşil ışık yaktığı proje Fransa limanı Nantes-Saint Nazaire ile İspanya limanı Gijon’u birbirine bağlayacak ve GLD Atlantique firması tarafından işletilecek. Söz konusu deniz otoyolları projesi yılda 40.000 kamyonu trafikten çıkarmayı ve batı Pirenelerin karayolu trafiğini %3 ila %5 oranında azaltmayı planlıyor.
Avrupa Komisyonu, İspanya ve Fransa devletlerinden 15’er milyon Euro olmak üzere projeye toplam 30 milyon Euro devlet yardımı yapılmasını onayladı. Komisyon, onaylanan Fransa ve İspanya devlet yardımlarının, İç Pazar ve deniz otoyolları ağının geliştirilmesine ilişkin Topluluk stratejisi ile uyumlu olduğunu ve Birlik içi ticaret ve rekabet üzerinde etkisinin sınırlı olduğunu bildirdi.
AB, ayrıca 22 proje için toplam 66,3 milyon Euro mali kaynak ayrılan Marco Polo II programından Fres Mos projesine 4 milyon Euro hibe aktaracak. Marco Polo II programı, karayolları üzerindeki yükün hafifletilmesi amacıyla iç suyolları, demiryolları ve deniz taşımacılığı gibi daha çevre dostu taşımacılık modlarına (çeşitlerine) ilişkin her yıl bir dizi proje finanse etmektedir. Komisyon desteklenen projeler ile 16,8 milyar ton/kilometre yük navlunu karayollarından çekmeyi planlıyor.

Avrupa Birliği ve Norveç Orkinos Yönetimi konusunda Anlaşmaya Vardı
Avrupa Birliği ve Norveç arasında uzun dönemli müzakerelerden sonra, Kuzeydoğu Atlantik bölgesinde orkinos yönetimine ilişkin uzun dönemli bir anlaşma imzalandı. Anlaşma orkinos balıkçılığı için uzun dönemli sabit kota oranlarını belirlerken, on yıl boyunca filolara erişim düzenlemeleri konusunda kolaylık getiriyor. Avrupa Birliği ve Norveç tarafından uzun süredir uzlaşma sağlanamayan Orkinos yönetimi konusu, gerek AB gerek Norveç balıkçılık sektörü için büyük önem taşıyor. Varılan anlaşma, Kuzeydoğu Atlantik bölgesinde kapsamlı bir orkinos yönetimi oluştururken, AB filosunda istikrar yaratmakta ve söz konusu göçmen sürülerin ne zaman ve nerede avlanabileceği konusunda esneklik getirmektedir. AB ve Norveç aynı zamanda 2010 yılında balıkçılık olanakları konusunda da karşılıklı anlaşmaya vardı. Bu sayede 2009 yılı sonunda kesintiye uğrayan balıkçıklık faaliyetleri, 2010 yılında daha erken başlatılacak. Anlaşmaya göre; balıkçılık kotaları 2009 yılı ile aynı kalacak ve AB, Kuzey Norveç’teki morino balığına ilave erişim hakkı kazanacak.
AB ve Faroe Adaları 2010 yılı Balıkçılık Anlaşması
Avrupa Birliği ve Faroe Adaları, 2010 yılı içerisinde karşılıklı sularda balıkçılık imkanları ve derin su mezgitine erişim düzenlemeleri hakkında bir anlaşma yaptı. Söz konusu balık stokları hakkında son bilimsel bulgular doğrultusunda karara varılan balıkçılık anlaşması ile her iki taraf Kuzey Atlantik balıkçılığının sürdürülebilirliği konusunda ortak menfaati teyit etti.
Anlaşmaya göre; Faroe Adalarının, AB sularında Kıyı Devlet düzenlemelerindeki kotası dahilinde, derin su mezgitine erişimi azaltılırken, orkinos için herhangi bir Kıyı Devlet düzenlemesi olmadan, karşılıklı kota alışverişi haricinde, Faroe Adalarına orkinos balıkçılığına 2010 yılında ilave erişim hakkı verilmeyecek. Mecvut bilimsel veriler doğrultusunda aynı zamanda her iki tarafın derin deniz türlerine ilişkin kotaları indirilmiştir. AB, Norveç ve Faroe Adaları derin deniz balıkçılığının kontrolü konusunda da ayrıca uzlaştı.

Baltık Denizi Eylem Zirvesi 10 Şubat’ta Düzenlendi
Baltık Denizi’nde kötüleşmenin önüne geçilmesi adına kamu, özel sektör ve sivil toplum tarafından somut girişimler başlatılması amacıyla 10 Şubat 2010 tarihinde Helsinki’de organize edilen Baltık Denizi Eylem Zirvesi’ne 11 Baltık Denizi ülkesinden bakanlar, devlet ve hükümet başkanları düzeyinde katılım geçekleşti.
Çeşitli sivil toplum örgütleri ve ticari kurumların da yer aldığı zirveye 10 Şubat 2010 tarihinde yemin ederek göreve başlayan Avrupa Komisyonu’nun Bölgesel Politikadan sorumlu yeni Komiseri Johannes Hahn da katıldı. Katılımcıların Baltık Denizi’nin iyileştirilmesi hedefine yönelik olarak belirli taahhütler altına girmesinin amaçlandığı zirvede konuşan Komiser Hahn, AB üyesi olmayan Baltık ülkeleri Rusya ve Norveç ile de AB’nin bu konuda işbirliği yapmaktan ve birlikte çalışmaktan memnun olacağını kaydetti.
Baltık Denizi’ne kıyısı olan ülkelerden 8’inin üye olduğu Avrupa Birliği, 2009 yılında 80 farklı eylem planını içeren “Avrupa Birliği Baltık Denizi Stratejisi”ni kabul etmişti. Söz konusu strateji gemilerden atık su boşaltılmasının engellenmesi, araştırma ve geliştirme için oluşturulacak bir fon, Talin ve Varşova arasındaki bağlantının iyileştirilmesi gibi önlemleri ve bu önlemlerin gerçekleştirilmesi için öngörülen süreleri içermektedir. Avrupa Birliği Baltık Denizi Stratejisi’ne ilişkin sonuçları değerlendirmek ve yeni ihtiyaçlar doğrultusunda fikirleri paylaşmak amacıyla Avrupa Komisyonu tarafından yıllık olarak gerçekleştirilen konferansların bu yılki ayağı 14–15 Ekim’de Talin’de gerçekleştirilecektir.

Avrupa Komisyonu “Baltık Max Feeder” Planı için Rekabet Soruşturması Başlattı
Avrupa Komisyonu, Avrupa Feeder Gemi Armatörlerinin, aktarma servisleri için kullanılan küçük kapasiteli aktarma gemisi (feeder vessel) filosu kapasitesinin düşürülmesine ilişkin “Baltık Max Feeder” planı hakkında resmi rekabet soruşturması başlattı. Soruşturma, “Baltık Max Feeder” projesinin, Avrupa Birliği Antlaşması’nın kısıtlayıcı ticari uygulamaları düzenleyen 101. Maddesi’nin muhtemel ihlali gerekçesi ile açıldı. “Baltık Max Feeder” planı, bazı feeder gemilerin hizmetten kaldırılması için söz konusu maliyetin armatörler tarafından ortaklaşa yüklenilmesi esasına dayanıyor.
Avrupa Komisyonu, aktarma gemi armatörlerinin söz konusu eyleminin, Avrupa genelinde aktarma gemi kapasitesinin düşürülmesi ve bu sayede kira ücretlerinin yükseltilmesi amacını taşıyabileceği ihtimalini göz önünde tutarak derinlemesine bir inceleme başlatma kararı aldı. “Baltık Max Feeder” planı, Avrupa’da halihazırda yaşanan aktarma gemi kapasite fazlasının ücretleri aşağı indirmesinde çözüm olarak Alman vergi müşavirlik firması Anchor Steuerberatungsgesellschaft mbH tarafından geliştirildi.

AB, İç Suyollarında Teknik Uyum ve Emniyet konusunda Dört Üye Devlete Gerekçeli Görüş İletti
Avrupa Komisyonu, iç suyollarının teknik uyumu ve emniyeti hakkında AB mevzuatının uygulanmasına ilişkin gerekli önlemler konusunda zamanında bildirim yapmayan Birleşik Krallık, Polonya, Lüksemburg ve Almanya’ya gerekçeli görüş iletti. İlgili 2006/87/AT ve 2008/87/AT sayılı AB Yönergeleri; iç suyolu taşıtlarının teknik standartlarının uyumlaştırılması ve amatör kaptanların Ren Nehri dahil tüm AB üye devletlerinde çalışmasını sağlayacak Topluluk sertifikasının düzenlenmesini konu alıyor. Avrupa Komisyonu’nun gerekçeli görüş talebi kapsamında üye devletlerin en geç 16 Mart 2010 tarihine kadar geri dönüş yapması gerekiyor.

Avrupa Parlamentosu 2009 Türkiye Raporu’nu Kabul Etti
Avrupa Komisyonu tarafından geçtiğimiz Ekim ayında yayımlanan 2009 Türkiye İlerleme Raporu’nun ardından Avrupa Parlamentosu da (AP) tavsiye niteliği taşıyan ve hukuki bağlayıcılığı bulunmayan Türkiye Raporu’nu 10 Şubat 2010 tarihinde Genel Kurulu’nda onayladı.
Kıbrıs meselesi konusunda taraflı ifadeler içeren Rapor, Türkiye’nin girişimlerine rağmen söz konusu maddelerde büyük bir değişiklik yapılmadan kabul edildi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunan parlementerlerin önemli payı bulunan Rapor Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raportörü Hollandalı Hıristiyan Demokrat Milletvekili Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Rapora ilişkin yaptığı açıklamada; Avrupa Parlamentosu Raporu üzerinde durulmaması gerektiğini ifade ederek, Kıbrıs Türk tarafının yapıcı çözüm çabalarının göz ardı edildiğini ve ekonomi ve demokratikleşme alanında atılan tarihi adımların Rapora yansıtılmadığını belirtti. Dışişleri Bakanlığı AP 2009 İlerleme Raporu’nun hayalkırıklığı yarattığını belirtirken, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, raporun AB seçmenlerine yönelik siyasi mesajlar verme niyeti ile hazırlanmış siyasi bir rapor olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs konusunda haklı davasını aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğini açıkladı.
Parlamento'nun, Türkiye'nin 2009 yılında gerçekleştirdiği ilerlemeler konusunda hazırladığı yıllık olağan raporunda öne çıkan konular Kıbrıs meselesi, Türkiye’nin iç politikasındaki mevcut kutuplaşmalar ve temel hak ve özgürlükler konusunda 2009 yılına yapılan sınırlı reformlar oldu.
Kıbrıs sorununda çözüm için AP, Türkiye'den Kıbrıs'taki askerlerini bir an önce geri çekmesini, Gazimağusa'nın meşru sahiplerine iade edilmesini ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin Doğu Akdeniz Havzası’nda petrol aramasına izin verilmesini talep ediyor. 2009 AP Türkiye Raporu aynı zamanda dini inançlar alanında; cemevlerinin ibadethane statüsü kazanması, din derslerinin zorunlu olmaması, dini azınlıklara tüzel kişilik statüsü verilmesi, Fener Rum Patrikhanesi’ne ekümenik sıfatını kullanma hakkı verilmesi ve Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması hususunda talepleri dile getiriyor. Bununla birlikte Türk siyasi hayatındaki gelişmeler kapsamında Ergenekon ve Balyoz darbe planına değinen Rapor; siyasi parti kapatılmasının zorlaştırılması, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu yapısının değiştirilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sivil denetim altına alınması gibi hususların altı çiziyor. Raporda aynı zamanda, Türkiye’nin son 4 yıldır Katma Protokolü uygulamaya koymamasının ve temel hak ve özgürlükler alanındaki sınırlı reformların müzekere sürecini olumsuz yönde etkileyebileceği vurgulanıyor.

Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Yeni Başkanı Oldu
Avrupa Konseyi (Council of Europe) Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanlığına TBMM Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu seçildi. AKPM kapsamında iki yıl süre ile Avrupa Demokratlar Grubu Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü olarak görev alan Çavuşoğlu, görevi İspanyol Parlamenter Luis Maria de Puig’ten devraldı. Çavuşoğlu’nin yeni AKPM Başkanı seçilmesi ile Türkiye bu yıl Kasım ayından itibaren altı ay boyunca Başkanlık ofisinin başına geçecek.

Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası Mali İstikrar için AB Aday Ülkelerine Teknik Destek Verecek
Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası, AB üyeliğine aday ülkeler ile adaylık statüsü kazanması muhtemel diğer komşu ülkelere mali denetim konusunda teknik yardım sağlamak üzere 19 Ocak 2010 tarihinde bir anlaşma imzaladı. Program, Batı Balkan ülkeleri ve Türkiye’de makro ve mikro finansal ihtiyati tedbirlerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Türkiye’nin yanı sıra Hırvatistan, Makedonya, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Sırbistan ve Karadağ teknik destekten faydalanacak ülkeler arasında yer alıyor. Bu kapsamda, söz konusu ülkelerin merkez bankası ve düzenleyici kuruluşlarında anahtar görevde bulunan 150 temsilciye, maliyeti 2,65 milyon Euro olan iki yıllık program kapsamında eğitim verilecek.
AB’ye üye on dört ülkenin merkez bankaları ile birlikte Basel Bankacılık Denetleme Komitesi, Avrupa Bankacılık Denetleme Komitesi, Finansta Mükemmellik Merkezi, Avrupa Bankacılık Federasyonu, Avrupa Parlamentosu, Finansal İstikrar Enstitüsü, Uluslararası Para Fonu, Birleşik Viyana Enstitüsü ve Dünya Bankası ise eğitim programına iştirak edecek diğer kuruluşlar olarak ifade ediliyor. Eğitim çerçevesinde küresel mali krize karşı alınacak önlemlere ilişkin mevcut son teknik bilginin aktarılması hedefleniyor. Şubat ayında başlayacak program, 2011 yılında gerçekleştirilen işbirliğine ilişkin bölgesel teknik simülasyonlar ile desteklenecek.

AB, Kopenhag Uzlaşısı doğrultusunda %20 Seragazı İndirim Kararı Aldı
Avrupa Birliği (AB), 7-19 Aralık 2009 tarihli Kopenhag Konferansı sonucu katılımcı devletler tarafından kabul edilen Kopenhag Uzlaşısı doğrultusunda, 2020 yılına kadar seragazı salınımlarını %20 oranında düşürme kararı aldı. 2012 yılından sonra dünya iklim değişikliği rejiminin belirlenmesi çerçevesinde kabul edilen Kopenhag Uzlaşısı’na taraf olmak isteyen devletlerin taleplerini en geç 31 Ocak 2010 tarihine kadar BM İklim Değişikliği Konvansiyonu’na iletmesi istenmişti.
Bu kapsamda, AB; Avrupa Komisyonu ve İspanya AB Dönem Başkanlığı tarafından ortak kaleme alınan bir mektup ile 2020 yılına kadar 1990 yılı seviyesine oranla %20 seragazı indirim taahhüdünü resmileştirdi. Bununla birlikte, hukuki bağlayıcılığı bulunan küresel bir iklim değişikliği anlaşmasının imzalanmasını müteakip, gelişmiş ülkelerin mukayese edilir indirim taahhütlerinde bulunması ve gelişmekte olan ülkelerin kapasiteleri dahilinde sorumluluklarını yerine getirmeleri halinde AB taahhüt ettiği seragazı salınımı indirim hedefini %30’a çıkartacağını açıkladı.
Küresel iklim değişikliğinin geri dönülemeyecek etkilerinin önlenmesi kapsamında küresel ısınmanın 2 derecinin altında tutulması gerekliliği Kopenhag Zirvesi’nde teyit edilmişti. Bununla birlikte, küresel ısınmanın söz konusu limit değerlerde kalması için gerekli küresel seragazı indirim hedefi konusunda Zirveden somut bir karar çıkmamıştı. Isınmanın 2 derecenin altında tutulabilmesi için seragazı salınımlarının 2050 yılına kadar %50 indirilmesi gerekiyor. Bu amaçla, gelişmiş ülkelerin 2020 yılı sonuna kadar %25 ila %40 bununla birlikte gelişmekte olan ülkelerin ise %15 ila %30 arasında indirim gerçekleştirmesi ihtiyacı bulunuyor.
01 Ocak 2013 tarihi itibari ile yasal bağlayıcılığı olacak yeni bir uluslararası anlaşmanın imzalanması için çalışmalar devam ediyor. Bir sonraki BM yuvarlak masa toplantılarının Mayıs-Haziran 2010 aylarında gerçekleşmesi bekleniyor.
Yeni Avrupa Komisyonu Onaylandı
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso tarafından oluşturulan ve güvenoyu için Avrupa Parlamentosu’na sunulan Komisyon üyeleri listesi 72 çekimser, 137 olumsuz ve 488 olumlu oy ile salı günü Strasburg’da Avrupa Parlamentosu’nun onayını aldı.
Önümüzdeki 5 yıl boyunca Komisyon Başkanlığı’nı yürütecek olan Barroso, Parlamento’nun desteğini almasının ardından, yeni ekibi ile birlikte Avrupa Birliği’nin dünyadaki ağırlığını artırmayı hedeflediklerini kaydetti ve ekonomik iyileşmenin birinci öncelikleri olduğunu belirtti.
Bulgar aday Rumania Jelava’nın, Parlamento’daki oturumda gösterdiği düşük performansı ve hakkında ortaya atılan iddialar nedeniyle geri çekilmesinin ardından Parlamento’dan alınan güvenoyuna rağmen Barroso Komisyonu eleştiri almaktan kurtulamıyor.
Avrupa Muhafazakârlar ve Reformistler grubu başkanı Michal Kaminski açıklamasında, Komisyon listesini yalnızca bütünüyle onaylamaya veya reddetmeye izin veren oylama sistemi sebebiyle adayları bireysel olarak değerlendirememekten şikâyet etti. Yeşillerin Parlamentodaki Grup Başkanı Daniel Cohn-Bendit çok daha sert bir ifade kullanarak yeni Komisyon üyelerini “yetersiz” olarak nitelendirdi ve “sıfıra tekabül eden” Barroso Komisyonu’nun pozitif bir şeyler yapmasını beklemenin zor olduğunu belirtti.
Parlamento’nun güvenoyunu alan yeni Komisyon üyeleri 10 Şubat 2010 tarihinde, Lüksemburg’daki Avrupa Adalet Divanı hâkimleri önünde tarafsızlık yemini etmelerinin ardından, 5 yıl sürecek görevlerine başladılar.

Finlandiya Hükümeti’nden Kuzey Akım’a Onay
7,4 milyar Euro tutarındaki bütçesi ile özel finansmanla gerçekleştirilmesi planlanan en büyük altyapı projelerinden biri niteliğindeki Kuzey Akım boru hattının inşası önündeki son engel Finlandiya Hükümeti tarafından verilen izin ile ortadan kalkmış oldu.
Kuzey Akım projesi ile yılda 25 milyonun üstünde haneye yetecek miktardaki gazın Rusya’dan Almanya ve diğer AB ülkelerine transferi hedeflenmektedir. Boru hattının, Rusya’nın Vyborg kentinden başlayarak Almanya’nın Greifswald kentine kadar uzanması ve 1220 km uzunluğunda olması planlanıyor. Kuzey Akım AB Temsilciliği Başkanı Sebastian Sass, yaptığı açıklamada bu miktardaki gazın boru hattı yerine kara taşıması ile nakliyesinin, yılda fazladan 600 adet sıvılaştırılmış doğal gaz tankerinin karayollarında dolaşımda olması anlamına geldiğine ve çok büyük riskler taşıdığına dikkat çekti.
2011 sonunda tamamlanması beklenen proje için gerekli olan son çevresel iznin Finlandiya'da hükümete bağlı çevre kuruluşu tarafından verilmesinin ardından boru hattının inşasına Nisan ayında başlanması öngörülüyor. Almanya, Danimarka, Rusya ve İsveç Kuzey Akım için gerekli izinleri 2009 yılı içerisinde vermişti. Boru hattı bu ülkelerden Almanya, Danimarka ve Rusya’nın karasuları içerisinden geçmekteyken, İsveç ve Finlandiya’nın münhasır ekonomik bölgesi içerisinde yer alacak.

AB, Yeraltı ve Yüzey Sularında Nitrat Seviyesinin Düşürülmesinde Başarı Elde Etti
Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa su kalitesi standartları hakkında geçen hafta yayımlanan Rapor, nitrat kirliliğinin azaldığını bununla birlikte su kalitesi standartlarının AB genelinde sağlanması için girişimlerin devam etmesi gerektiğine işaret ediyor. Organik ve kimyasal gübrelerde nitrat kullanımı AB’nin su kirliliğinde birinci sıradaki sebebi teşkil etmektedir. Komisyon Raporuna göre; AB’nin nitrat ile ilgili düzenlemeleri sayesinde yüzey sularında (nehir, göl ve kanal) 2004-2007 yılları arasındaki nitrat oranı gözlemlenen bazı bölgelerde sabit kalırken bazı bölgelerde %70 düşüş gösteriyor. Aynı zamanda, gözlemlenen yer altı suyunun %66 gibi bir payının kalitesi bazı bölgelerde sabit kalırken bazı bölgelerde iyileşme gösterdiği görülmektedir. Bununla birlikte, 31.000 yeraltı suyu gözlem istasyonunun %15’i ve 27.000 yüzey suyu gözlem istasyonunun %3’ü, nitrat oranlarının 50mg/l olan su kalite standartlarını üstünde olduğunun tespit edildiğini bildirmektedir. Avrupa Komisyonu, Nitrat Yönergelerinin AB üye devletleri tarafından uygulanmasına ilişkin her dörtte yılda bir söz konusu Raporu yayımlamaktadır.

Ajanda
7 Şubat
-AB’nin gayri resmi Rekabet Bakanları Konseyi (7-8-9 Şubat)
9 Şubat
-Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda Avrupa Komisyonu’nun onayı oylaması

11 Şubat
-AB’nin Devlet ve Hükümet Başkanları Ara Zirvesi
-AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesi
12 Şubat
-AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesi
13 Şubat
-AB’nin gayri resmi Ulaştırma Bakanları Konseyi
15 Şubat
-AB’nin Gençlik, Eğitim ve Kültür Bakanları Konseyi
-AB’nin Euro Grubu Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi
16 Şubat
-AB’nin Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi
17 Şubat
-AB’nin Kalkınma Bakanları gayri resmi Konseyi
19 Şubat
-AB’nin Bölgesel Politikalar Bakanlar Konseyi
20 Şubat
-Coreper II
21 Şubat
-AB’nin gayri resmi Ticaret Bakanları Konseyi
-Coreper II
22 Şubat
-AB’nin Genel İşler Konseyi
-AB’nin Tarım ve Balıkçılık Konseyi
-Coreper I
-Coreper II
23 Şubat
-Coreper I
-Coreper II
24 Şubat
-AB’nin gayri resmi Savunma Bakanları Konseyi
25 Şubat
-Coreper I
26 Şubat
-AB’nin Adalet ve İçişleri Bakanları Konseyi
1 Mart
-AB’nin Rekabet Konseyi

Bilgilerinizi arz ve rica ederiz.
Saygılarımızla,

İsmail ASASOĞLU
Genel Sekreter V.