DTO AB Bülteni Mart 2010

Avrupa Komisyonu Ulaştırma ve Enerji Genel Müdürlükleri Ayrıldı
Avrupa Birliği Ulaştırma ve Enerji Genel Müdürlüğü, 28 Şubat 2010 tarihinde Dolaşım ve Ulaştırma Genel Müdürlüğü (DG MOVE) ve Enerji Genel Müdürlüğü (DG ENER) olmak üzere iki müdürlük olarak yeniden yapılandırıldı. Avrupa Komisyonu Üyesi Siim Kallas’a bağlı faaliyet gösterecek DG MOVE’nin başına Ulaştırma ve Enerji Eski Genel Müdürü Alman Mattias Ruete getirildi.
Yeni yapılanma kapsamında Denizcilik Ulaştırmasından sorumlu Müdür Fotis Karamitsos görevinde kalırken; Denizcilik Ulaştırma Müdürlüğü üç birimden oluşuyor:
•Jean-Louis Colson’ın başkanlık edeceği birinci birim; denizcilik hakkında düzenleyici hususlar, deniz emniyeti ve gemiciler konusunda hizmet verecek;
•Dimitrios Theologitis’in başkanlık edeceği ikinci birim ise limanlar ve iç su yolları konularına eğilecek;
•Yeni birim yöneticisi atanana kadar doğrudan Fotis Karamitsos’un yönetiminde olacak üçüncü birim ise sadece deniz güvenliği konusu ile ilgileniyor.

EMSA Gemi İzleme Sistemi STIRES Faaliyete Resmen Başladı
Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı (EMSA), gemilerin Avrupa sularında seyirlerini tek bir elektronik ekrandan takip edilmesini sağlayacak SafeSeaNet izleme modülü STIRES’i 10 Mart tarihinde hizmete sundu. Harita altyapısı ile desteklenen izleme sistemi, Avrupa sularında seyreden ticari gemilerin tek bir görüntü penceresinden izlenmesini sağlıyor. Kullanıcılar, STIRES veritabanına erişimin yanı sıra gerçek zamanlı izleme ve gemi, liman ve deniz alanlarının seçimi gibi uygulamalardan yararlanabilecek. AB aynı zamanda kirlilik ve kaza görüntülerinin de söz konusu sisteme yansıtılması ve izleme sisteminin tüm dünyayı kapsayacak şekilde geliştirilmesi için çalışmalar yürütüyor. Sistem bir süredir AB Üye Devletlerinin kullanımına açık bulunmakla birlikte, STIRES’in resmen hizmete başlaması ile kullanıcılar programı ilk defa interaktif ve çok fonksiyonlu panel kapsamında kullanma imkanına sahip oldular.
Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı 2010 Çalışma Programını Yayımladı
Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı (EMSA) tarafından yayımlanan 2010 Çalışma Programı, Ajansın 2009 yılında hayata geçirdiği projelere ve 2010 yılı programına değiniyor.
Raporda EMSA’nın 2009 yılı faaliyetlerinden şu notlar yer alıyor:
•01 Haziran 2009 tarihinde Avrupa Birliği LRIT Uzun Menzilli Tanımlama ve İzleme Veri Merkezi (Long Range Identification and Tracking) kuruldu. Sistem sayesinde AB üye ülkesi bayraklı 6.000 geminin günlük raporlaması alınırken, korsan eylemlerine karşı bir savunma mekanizması olarak AB üye devletlerine bilgi akışı sağlanıyor.
•Avrupa Birliği gemi trafiği izleme ve bilgi sistemi SafeSeaNet 1 Ocak 2009 tarihinde tam işlerlik kazandı. Aynı zamanda, sistemin gerçek zaman izleme modülü STIRES 10 Mart 2010 tarihinde devreye girerken deniz trafiği verilerinin şemasal ve elektronik ortamda paylaşılması sağlandı.
•EMSA bünyesinde 2009 yılında Denizcilik Destek Hizmetleri (Maritime Support Services) oluşturuldu. 7 gün 24 saat boyunca görev yapan birim SafeSeaNet ve LRIT gibi uygulamaların operasyonel gözetimini gerçekleştiriyor. Aynı zamanda kirlilik vakaları ve EMSA’nın petrol kirliliği destek ve müdahale gemilerine ihtiyaç anında irtibat noktası olarak faaliyet gösteriyor.
•Petrol kirliliğine karşı hazır bulunma hizmetlerine ilişkin CleanSeaNet sistemi için ihale hazırlık çalışmaları sürdürüldü. Kuzey Baltık Denizi ve Atlantik şeridi kapsamında iki acil müdahale gemisi ile daha sözleşme imzalandı.
•Özellikle Liman Devleti denetleme memurlarına yönelik olmak üzere farklı konularda çeşitli eğitim ve seminerler düzenlenmiştir. Klas kuruluşları, denizcilerin eğitimi, liman devleti kontrolü, liman kabül tesisleri ve gemi trafiği gözetim yönergesinin uygulanmasına ilişkin denetim ve ziyaretler devam etmektedir.
Ayrıca EMSA raporunda, söz konusu girişimlere ilişkin çalışmaların 2010 yılında da devam edeceği ve ilerleme kaydedileceği bildirilmektedir. Yeni gemi denetleme sisteminin elektronik veritabanını oluşturacak THETIS kapsamında çalışmalar, SafeSeaNet ve LRIT Veri Merkezi arasında bağlantı kurulması ve uydu yardımı ile petrol kirliliğinin tespitini sağlayan CleanSeaNet sisteminin güncellenmesi de EMSA’nın 2010 yılı içerisinde yürütmeyi öngördüğü diğer çalışmaları teşkil etmektedir. EMSA 2010 Çalışma Programı EMSA websitesinde yayımlanmaktadır.
Bulgaristan, ve EMSA Varna Limanında Deniz Kirliliği Acil Müdahale Tatbikatı Düzenledi
Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı (EMSA), Bulgaristan Denizcilik İdaresi tarafından Varna limanı açıklarında 10 Mart tarihinde düzenlenen petrol kirliliği müdahale tatbikatına katıldı. “Hazar Denizi bölgesinden artan petrol ihracatı karşısında Avrupa, Karadeniz kıyılarını petrol kirliliğine karşı nasıl koruyabilir?” konulu operasyonda muhtemel bir deniz kirliliği karşısında Bulgaristan mercileri ve EMSA arasında koordinasyon ve işbirliği değerlendirildi. Tatbikatta EMSA ile anlaşmalı GSP Orion ve Santa Maria isimli iki kirlilik acil müdahale gemisi yer aldı. 1.330 m³ tank kapasitesine sahip ikmal gemisi GSP Orion Romanya, Constanta’da bulunurken; 2,420 m³ kapasiteye sahip Santa Maria genel olarak Malta’da demirliyor.
Söz konusu gemiler, Bulgaristan ve Romanya kıyılarında gerçekleşecek muhtemel bir petrol kirliliği halinde 24 saat içerisinde müdahale edebilecek.Gemiler ayrıca, Karadeniz’in Batı yarısında oluşacak petrol kirliliği kapsamında talep halinde 48 saat içerisinde müdahale edebilecek. Avrupa genelinde tesis edilen acil müdahale gemi destek ağı AB’nin 724/2004/AT sayılı Yönetmeliği ile düzenleniyor.
Avrupa Parlamentosu Balıkçılık Komitesi, AB Balıkçılık ve Su Ürünleri Pazarına ilişkin Çalışma Belgesi’ni Görüştü
Avrupa Parlamentosu (AP) Balıkçılık Komitesi, AB balıkçılık pazarı ve su kültürü ürünlerinin ithalatına ilişkin hazırlanan çalışma belgesini görüştü. Avrupa Halk Partisi (EPP) Grubu Milletvekili Alain Cadec tarafından hazırlanan çalışma belgesi, AP’nin Temmuz Genel Kurulu’nda kabul edilmesi beklenen “Balıkçılık ve Su Ürünleri Raporu’nun” zeminini hazırlıyor. Dünyanın en büyük balık pazarı olan AB’de; 2007 yılında 12 milyon ton ve 55.000 € değerinde balık ticareti gerçekleştirildi. Balık tedariğinde ithalata bağımlı pazarda, balık ve su ürünlerinin %60’tan fazlası ithal ediliyor. AP çalışma belgesi, AB pazarında ihtiyacın karşılanması için balıkçılık ve su ürünleri ithalatının devam edeceğini belirtiyor ve Avrupalı balıkçıların küresel rekabetten olumsuz etkilenmemesinin temin edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Aynı zamanda, balıkçılık ve su ürünlerinin ticari anlaşmalar çerçevesinde tarımsal ürünlere nazaran daha az denetime tabi olması sebebi ile, Topluluk dahilinde üretilen ve ithal edilen ürünlerin eşit sağlık, sosyal ve çevresel standartlara sahip olmasının sağlanması talep ediliyor. Bu kapsamda, ürünlerin izlenebilirliğinin sağlanması ve eko-etiketlemenin teşvik
edilmesi isteniyor. AB Balıkçılık ve Su Ürünleri Pazarına ilişkin Çalışma belgesinde detaylandırılan önlemler şu şekilde sıralanmaktadır:
•AB balıkçılık ve su ürünleri pazarının açık ve küresel vizyon çerçevesinde geliştirilmesi için çalışma ve istişare sürecinin başlatılması,
•Balıkçılık ve su ürünleri kapsamında ticari görüşmelerin Avrupa Komisyonu Dış Ticaret Genel Müdürlüğü yerine sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda Denizcilik İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesi,
•Tesis edilecek modüler gümrük mekanizmaları (sürekli ticari imtiyazlar yerine belirli ihtiyaçlar doğrultusunda gümrük düzenlemeleri) ile pazarda ham madde tedariği güvenliğinin temin edilmesi,
•İkili veya bölgesel anlaşmalar kapsamında gümrük vergisi düzenlemelerinin, uluslararası denizcilik yasaları ile temel iş hukuku yasalarına uyum ve çevrenin korunması kıstasları temelinde değerlendirilmesi,
•Ortak Gümrük Vergisi’nde halihazırda bazı ürünlere uygulanan gümrük tarifesi korumasının temini için balıkçılık ve su ürünlerinin Doha Görüşmeleri kapsamında “hasas ürünler” çerçevesinde değerlendirilmesi,
•AB balıkçılık ve su ürünleri pazarının çok taraflı serbestleştirilmesi girişimlerine karşı çıkılması,
•Dünya Ticaret Örgütü’nün balıkçılık sektörüne ilişkin sübvansiyon anlaşmasından önce ayrı bir “erken hasat” anlaşmasına gidilmemesi,
•Dumping ve ithalattaki büyük ölçekli ve ani çıkışlara karşı önlem olarak AB ticari savunma mekanizmalarının uygulama kapasitesinin korunması,
•Balıkçılık ve su ürünlerinin eko-etiketlemesine ilişkin bir Topluluk yasası hazırlanması ve yürürlüğe konması,
•Ürün türleri ve donmuş ve taze ürünler arasında karışıklığın giderilmesi için balıkçılık ve su ürünleri çerçevesinde ortak pazar kurallarının gözden geçirilmesi,
•Üye Devletler tarafından balıkçılık ve su ürünleri ticaretine ilişikin denetimlerin arttırılması.
Avrupa Komisyonu, Korsan Eylemlerin Önlenmesi ve Kişisel Müdafaaya yönelik bir Tavsiye Kararı Yayımladı
Avrupa Komisyonu, korsan eylemlerin önlenmesi ve nefsi müdafaa için Uluslararası Denizcilik Örügütü (IMO) tarafından kabul edilen önlemler çerçevesinde, Üye Devletlerin dikkatine bir tavsiye kararı yayımladı. En iyi uygulamalar temelinde hazırlanan tavsiye karar, AB üye devletlerine mensup denizcilik operatörlerinin, deniz korsanlarının eylemleri ve meşru müdafaa önlemleri kapsamında bilinçlendirilmesi ve bu sayede etkin bir politika tesis edilmesini öngörüyor. Tavsiye karardaki öneriler kapsamında Avrupa Komisyonu, operatörlerin

Denizcilik Emiyet Merkezi – Somali Yarımadası (MSCHOA) websitesine kayıt yaptırmalarını önerirken, söz konusu tehlikeli sularda seyreden gemilerin uygun fiziğe sahip gemiadamları ile donanımı konusunda AB Üye Devletlerinin gerekli önlemleri almasını istiyor.

AB Deniz Güçleri Şüpheli Korsanları Etkisiz Hale Getiriyor
Avrupa Birliği Deniz Kuvvetleri, Seyşeller ve Somali açıklarında tespit edilen bir grup korsanın daha geçen hafta etkisiz hale getirildiğini duyurdu. AB-Navfor Genel Merkezi tarafından yapılan açıklama uyarınca, Lüksemburg devriye helikopteri tarafından tespit edilen korsan gemisine Alman gemilerinin müdahale ettiği; şüpheli üç skif çevrelenirken, korsanların ana gemiye döndürüldüğü bildirildi. Verilen bilgide, korsan skiflerinin batırıldığı ve birinin delil olarak muhafaza edildiği ifade edildi.
AB deniz güçleri; ay başında Fransa, İtalya, Lüksemburg, İspanya ve İsveç’in katılımı ile Somali açıklarında operasyon düzenlemiş ve 40 şüpheli korsanı göz altına almıştır. Son olarak, Somalili korsanlar Kenya bayraklı, 16 mürettebata sahip MV Sakoba isimli gemiye el koydu. Geminin, korsanlar tarafından Hint Okyanusu’nda düzenlenecek saldırılar kapsamında ana gemi olarak kullanılacağı tahmin ediliyor.
Türkiye-AB arasında İspanya Başkanlığı Döneminde İki Fasıl Müzakerelere Açılacak
Avrupa Birliği’nin Dönem Başkanlığı’nı 01 Ocak-01 Temmuz 2010 tarihleri arasında yürüten İspanya döneminde, Türkiye’nin AB katılım sürecinde en fazla iki başlık açılması bekleniyor. Bu kapsamda “Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı” ile “Eğitim ve Kültür” öncelikli olarak açılabilecek müzakere başlıkları olarak değerlendiriliyor. Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, İspanya’ya geçtiğimiz ay resmi bir ziyaret düzenledi. İspanya Başbakanı José Luis Rodriguez Zapatero ile gerçekleştirilen görüşmede; Türkiye, İspanya’nın AB Dönem Başkanlığı süresinde dört başlığın açılmasını istemiş ve İspanya’nın Türk vatandaşlarına uyguladığı vize kurallarını hafifleştirmesi gündeme gelmişti.
Türkiye’nin AB katılım sürecinde Haziran ayı sonuna kadar en fazla iki müzakere faslının açılması beklenirken, İspanya tarafından Türk işadamları, öğrenci ve sanatçılara beş yıllık çok girişli vize düzenlenmesinin kolaylaştırılması yönünde prensip kararı alındığı duyuruldu.
Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Toplandı
Türkiye’nin AB katılım sürecinde TBMM ve Avrupa Parlamentosu (AP) nezdinde koordinasyon sağlayacak 63. Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu, 23 Şubat 2010 tarihinde Brüksel’de biraraya geldi. Komisyon; Avrupa Parlamentosu tarafından 10 Şubat 2010 tarihinde kabul edilen Türkiye Raporu’nu değerlendirirken, Kıbrıs adasında iki kesim arasında devam eden barış müzakereleri ele alındı.
Komisyon üyesi Türkiye milletvekilleri, AP Raporu’nu yapıcı bir dile sahip olmadığı için eleştirirken, Avrupa Birliği tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne verilen sözlerin yerine getirilmediğinin altını çizdi. Türkiye’nin son dönemde attığı demokratik adımlara değinen Türk kesimi aynı zamanda AB tarafından Türkiye vatandaşlarına vize muafiyeti getirilmesi talebini yineledi. AP heyeti ise AP Raporu’nun Parlamentodaki farklı siyasi grupların görüşünü yansıtan ortak bir rapor olduğunu savunarak, Türkiye’de kadın-erkek eşitliği ve kadın hakları, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konusunda reformlara hız verilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Yatırım Bankası, 2010 yılında Türkiye’ye 2,5 milyar Euro Kredi Aktaracak
Avrupa Yatırım Bankası (AYB), Türkiye’ye aktarılan kredilerde yıllık kredi hedefi olan 2 milyar Euro’nun 2010 yılında da üzerine çıkacağını duyurdu. Türkiye’ye 2010 yılında 2,4 ila 2,6 milyar Euro arasında kredi verileceğini belirten AYB Başkan Yardımcısı Kollatz Ahnen, Türk bankalarının son küresel mali krize karşı dayanıklılık konusunda başarı gösterdiğini ve Türkiye’nin artan kredi notunun daha da gelişerek, ülkenin bölgeyi olumlu yönde etkileyeceğine inandıklarını ifade etti.
Son beş yıl içinde AYB’nin Türkiye’ye verdiği kredi desteği 10 milyar 261 milyon Euro’ya ulaşırken; AYB, Türkiye’de 2008 yılında 2,7 milyar Euro ve 2009 yılında 2,65 milyar Euro kredi dağıttı. 2009 yılında verilen kredinin 1,5 milyar Euro’su KOBİ’lere aktarılırken, enerji ve yenilenebilir enerji yatırımlarına 455 milyon Euro ve onbeş üniversiteye akademik araştırma kapsamında 335 milyon Euro verildi. Altyapı yatırım projeleri 293 milyon Euro alırken, diğer projelere ise 55 milyon Euro değerinde kredi aktarıldı.
AYB yetkilileri, 2010 yılında Türkiye’de kullandırılacak kredilerde, KOBİ’lerin payının azaltılacağını ve yenilenebilir enerji ve şehir alt yapı yatırım paylarının arttırılacağına dikkat çekiyor.

Avrupa Birliği 2020 Stratejisi Kabul Edildi
Avrupa Komisyonu, küresel mali kriz etkilerinin Avrupa Birliği genelinde bertaraf edilmesi ve AB ekonomisinin gelecek on yıla hazırlanması için Avrupa Birliği 2020 Stratejisi’ni 03 Mart 2010 tarihinde yayımladı.
AB 2020 Stratejisi; akıllı büyüme (bilgi, yenilikçilik, eğitim ve dijital toplumun geliştirilmesi), sürdürülebilir büyüme (rekabet gücünün arttırılmasının yanı sıra kaynak etkin ve düşük karbon üretim modelinin benimsenmesi) ve kapsayıcı büyüme (iş piyasasına katılımın teşvik edilmesi, becerilerin geliştirilmesi ve fakirlik ile mücadele) olmak üzere üç temel amaç üzerine inşa ediliyor.
Bu kapsamda, Avrupa Birliği tarafından 2020 yılına kadar hayata geçirilmesi hedeflenen 5 hedef ise Strateji kapsamında şu şekilde ifade ediliyor:
•20-64 yaş grubundaki nüfusun %75’inin istihdam edilmesi,
•AB gelirinin %3’ünün Ar-Ge yatırımlarına aktarılması,
•20/20/20 AB iklim ve enerji paketi hedeflerinin gerçekleştirilmesi,
•Erken okuldan terk oranının %10 seviyesi altına çekilmesi ve asgari oranda genç neslin %40’ının diploma veya derece sahibi olması,
•Yoksulluk sınırının altında yaşayan insan sayısının 20 milyon azaltılması.
AB 2020 Stratejisi’nin hedefine ulaşması için öngörülen öncelikli “eylem planı” ise şu maddeleri içeriyor:
•Inovasyon birliği: Ar-Ge ve yenilikçilik yatırımlarına yeniden odaklanılarak, mevcut buluşların üretime aktarılması için bilim ve piyasa arasındaki boşluğun kapatılması.
•Hareket halindeki gençlik: Öğrenci ve genç çalışanlar için hareketliliğinin teşvik edilmesi ile Avrupa yüksek öğretim kalitesinin ve uluslararası cazibesinin arttırılması.
•Avrupa için dijital gündem: Ultra hızlı internet temelinde Tek bir Dijital Pazar tesis edilmesi ve sürdürülebilir ekonomik ve sosyal getirisinden faydalanılması; tüm Avrupa’nın 2013 yılına kadar hızlı internet bağlantısına erişiminin sağlanması.
•Kaynak etkin Avrupa: Kaynak etkin ve düşük karbon ekonomisine geçiş için destek sağlanması, AB çevre ve enerji paketi kapsamında, 2020 yılına kadar petrol ve gaz ithalatında €60 milyar maliyet indirimi temin edilmesi.
•Yeşil büyüme için sanayi politikası: AB sanayinin kriz sonrası rekabet gücünün teşvik edilmesi ve girişimcilik ve yeni becerilerin geliştirilmesi; 1 milyon yeni istihdam imkanı yaratılması.
•Yeni beceriler ve iş imkanları için gündem: Emekli nüfus artışına paralel olarak istihdamın arttırılması ve sosyal modellerin sürdürebilirliğinin devamı için iş piyasasının modernleştirilmesine yönelik koşulların oluşturulması.
•Fakirliğe karşı Avrupa Platformu: Fakir ve sosyal açıdan dışlanmış kesimlere yardım ve toplumda bir rol edinmelerinin sağlanması ile ekonomik, sosyal ve kıtasal bütünleşmenin temin edilmesi.

AB ve ABD Orkinos için Uluslararası Ticaretin Yasaklanmasını İstiyor
Avrupa Birliği, Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CİTES) kapsamında orkinos türü için uluslararası ticaretin yasaklanmasını istiyor.
Monaco’nun, Greenpace and Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) yönlendirmesi sonucu 13-25 Mart tarihleri arasında Doha’da devam eden CİTES toplantısında "orkinosların uluslararası ticaretinin yasaklanmasına" ilişkin öneri verdiği bildirildi. AB ve ABD’nin desteğini açıkladığı yasağa; Japonya ve Çin karşı çıkıyor.
Malta ve Polonya’nın başını çektiği muhalefet sebebi ile 27 AB üye devleti arasında uzlaşının zor sağlandığı ve AB’nin kararı; Atlantik Ton Balıklarını Koruma Uluslararası Komisyonu ICCAT’nin Kasım toplantısına ertelemek istediği bildiriliyor.
“Orkinosların uluslararası ticaretinin yasaklanmasına" ilişkin girişim, ton balığının son 30 yılda uygulanan politikalar sebebi, soyunun tükenme noktasına geldiğini belirtiyor ve bu amaçla özellikle Doğu Atlantik ve Akdeniz dahilinde orkinos avcılığının CITES EK I kapsamına alınmasını hedefliyor.
Yasaklama kararının CITES bünyesinde kabul edilmesi için katılımcı 150 ülkeden üçte ikisinin olumlu oy kullanması gerekiyor. Genel Kurul’da kabul edilse dahi kararı tanımayacağını açıklayan Japonya orkinos türünün tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olmadığını bununla birlikte mevcut avlanma kotalarının sürdürülebilir olmadığını savunuyor.
Türkiye ise "avlanma yasağı konmadan sadece uluslararası ticaret yasağının konulmasının gerekli korumayı sağlamayacağı" gerekçesi ile karara karşı görüş bildirdi. Türkiye sektör temsilcileri avlanma sürerken ticari yasaklamanın orkinos türü için bir koruma sağlamayacağının altını çiziyor.
Ajanda
1 Mart
-Avrupa Parlamentosu (AP) Ulaştırma ve Turizm Komite toplantısı
8 Mart
-AB İstihdam Bakanları Konseyi
-Avrupa Parlamentosu Genel Kurul toplantıları (8-11 Mart)
11 Mart
-AB Siyasi ve Güvenlik Komite toplantısı
-AB Ulaştırma, Enerji ve Telekom Bakanları toplantısı
12 Mart
-AB Siyasi ve Güvenlik Komite toplantısı
-AB Ulaştırma, Enerji ve Telekom Bakanları toplantısı
-AP Ulaştırma ve Turizm Komite toplantısı
15 Mart
-AB Euro bölgesi Maliye ve Ekonomi Bakanları Konseyi toplantısı
-AB Çevre Bakanları toplantısı
-AB-Çin arasında Bakanlar düzeyinde toplantı
-AP Balıkçılık Komitesi
16 Mart
-AB’nin Maliye ve Ekonomi Bakanları toplantısı
17 Mart
-İşçilerin temel özgürlükleri ve hakları konulu konferans, İspanya
18 Mart
-AB İstihdam Komitesi gayri resmi toplantısı (18-19 Mart)
22 Mart
-AB Genel İşler Konseyi
-AB Dışişleri Konseyi
-Bakanlar düzeyinde ECRI Araştırma Altyapısı 2010Avrupa Konferansı (22-23 Mart)
23 Mart
-Coreper I
-AB-Hırvatistan Ortaklık Konseyi
24 Mart
-Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu (24-25 Mart)
25 Mart
-AB’nin Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi (25-26 Mart)
-Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu
29 Mart
-AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi (29-30 Mart)
-AB-ACP Parlamenter Asamblesi (29-31 Mart)
Bilgilerinizi arz ve rica ederiz.
Saygılarımızla,

Murat TUNCER
Genel Sekreter