Sonuçlar: Dünyadaki.Gerçek Oksijen kaynağı nedir?

Katılımcı sayısı
26. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Ormanlar

    6 23.08%
  • Denizler

    20 76.92%
Sayfa 1/2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Dünyadaki Gerçek Oksijen Kaynağı Nedir?

  1. #1
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart Dünyadaki Gerçek Oksijen Kaynağı Nedir?

    Şimdi bu soruyu ilk olarak nasıl biliyorsanız öyle cevaplayın.
    Dünya üzerinde insan nüfusu sürekli olarak arttıkça, büyüyen bu nüfusun daha düzgün şartlarda yaşamını sürdürmeleri için daha büyük teknolojileri ve bu teknolojilerin çok daha sistemli olmasını gerektirmesi, ayrıca teknolojinin bilgi paylaşımında insanları son yıllarda çok fazla şeyleri öğrenmesine imkan tanımasıyla, çağımız insanını artık bilim toplumu olmaya yönlendirmiştir. Bunun sonucunda da insanlar istedikleri bilgilere kolaylıkla ulaşabilme şansına sahip olmuşlardır.
    Gelelim konumuza
    Genel olarak bizlere öğretilen en yaygın bilgi
    Dünyadaki oksijen kaynaklarının ormanlar olduğu yönündedir.
    Ormanlar birer oksijen kaynağıdırlar. Ancak gerçekte oksijen kaynağı denizlerdir.
    Sebebine gelince;
    Dünya üzerinde oksijen kaynakları iki türlüdür.
    1. Karasal kökenli ormanlar bitkiler
    2. Denizde yaşayan algler,fitoplankterler
    Ancak dünya üzerinde karalarla denizleri kıyasladığımız zaman
    Dünya üzerindeki alanın %70 i deniz ve okyanuslara aittir. Bu %70 oranın içerisinde denizlerin oranı %97 civarlarındadır. Dolayısıyla bu kadar büyük bir alan üzerinde en fazla oksijen üreten kaynaklar arasında denizler ve okyanuslar gelir. Denizler ve okyanuslarda yaşayan canlılar karbondioksiti oksijene çevirdiği gibi denizlerde oluşan kirliliği de absorbe edecek özelliğe sahiptirler. Ancak denizin aşırı derecede kirlenmesi bu canlıların yaşama olanaklarını da imkansızlaştırmaktadır.
    Eğer ki bu döngü olmasaydı insan nüfusu çok kısa bir zaman içerisinde yok olurdu. Bu döngü sayesinde bazı canlılar karbondioksit veriyor bazıları da bu karbondioksiti alıp oksijene çeviriyor. Ayrıca çevresel atıkların bir miktarını da kullanan canlılar sayesinde bu kirlilik, canlı bünyesinde yaşama dönüşüyor.
    Yaşam döngüsünde biz insanoğlu besin piramidinin en üstündeki canlılarız. Eğer biz insan olarak altımızdaki besin gruplarının yaşama alanını daraltırsak bindiğimiz dalı keserek piramidin en alt parçalarına dönüşürüz. Bu sonuçları acı şekilde yaşamamak için yaşadığımız çevreyi ve doğayı anlamak “sürdürülebilir yaşamın” gereğidir.
    Ne güzeldir ki doğada böyle bir döngü var. Ancak bu döngüleri sağlayan besin gruplarının kendilerinin yenilenme zamanını belirleyen bir limiti var. Eğer biz bu limitleri aşarsak bu döngüye engel olmuş oluruz.

    Denizlere ve okyanuslara verilen kirlilik miktarı yenilenebilir düzeyin üstüne çıktığı vakit, çevre kirliliği dediğimiz olay meydana gelmektedir. Özellikle denize akan atıksuların denizsuyunun kimyasını değiştirmesiyle denizdeki canlıların yaşama şansları her geçen dün daralmaktadır. Bu süreç; denizdeki oksijen miktarının azalmasına karbondioksidin artmasına bağlı olarak Dünya üzerindeki oksijen miktarını ve insanların yaşam kalitesini düşürmektedir.

    Denizlerin kirlenmesi
    Oksijen üreten deniz canlılarının yaşama şanslarını daraltır
    Denizlerdeki ve okyanuslardaki oksijen miktarının azalmasıyla dünya üzerindeki oksijen miktarı da azalır.
    Denizlerde balık yumurtalarının larva oluşturma şansları azalır.
    Dolayısıyla denizlerimizdeki balık miktarı da düşer.
    Ancak denizlerin kirlenmesi, denizlerdeki balık miktarının azalmasından çok, denizlerin oksijen üretim merkezleri olduğu düşüncesinden ele alınmalıdır.
    Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada olan ülkemizde, ilkokuldaki eğitim müfredatında oksijen kaynaklarımızdan bahsederken birincil derecedeki oksijen kaynağımızdan Ormanlar yerine denizler diye bahsedilse, (Sakın ormanları hafife aldığımız anlamı çıkmasın) en azından o çocukların belleklerinde denizin farklı bir anlamı olur.

    Yaşamın kökleri denizlerdedir. Denizlerin tükenişi yaşam alanlarının da tükenişidir.
    Bünyamin

  2. #2
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.350
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    çok güzel bir paylaşım olmuş gerçekten bir konuyu daha öğrenmiş oldum. bu yazıyı okumadan önce oksijenin kaynağı ormanlar derdim fakat denizlerin payı daha büyükmüş. teşekkürler.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  3. #3
    Hıcaz

    Standart

    Evet ,
    -Dünyamızın esas Oksijen kaynağı(O2), Denizlerdir ve denizlere oksijeni sağlayan, oksijen deposu da, Denizlerde veya sularda fırtına ile oluşan KÖPÜKLERDİR.

    -Diğer bir oksijen deposuda Yağmurlar ve kar'dır.

    -Şelaler harika bir Oksijen imalathaneleridir.

    -Atmosferdeki Serbest haldeki oksijeni her ne kadar Yeşil renkli Nebatlar oluşturuyorsada,Buharlaşan suyun içerisindeki Oksijen de Azımsanmayacak kadar çoktur...arkadaşıma teşekkürler..

  4. #4
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    Alıntı Nuri DENİZ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet ,
    -Dünyamızın esas Oksijen kaynağı(O2), Denizlerdir ve denizlere oksijeni sağlayan, oksijen deposu da, Denizlerde veya sularda fırtına ile oluşan KÖPÜKLERDİR.

    -Diğer bir oksijen deposuda Yağmurlar ve kar'dır.

    -Şelaler harika bir Oksijen imalathaneleridir.

    -Atmosferdeki Serbest haldeki oksijeni her ne kadar Yeşil renkli Nebatlar oluşturuyorsada,Buharlaşan suyun içerisindeki Oksijen de Azımsanmayacak kadar çoktur...arkadaşıma teşekkürler..
    Evet
    Denizlerde asli oksijeni üreten fotoliz olayı ardından da fitoplankterlerdir. fitoplankterler karbondioksidi alıp oksijen verirler. Aynen ağaçlarda olduğu gibi
    Tabi fitoplankterlerin aşırı kirlilikten çoğalarak denizde uzmanların tabiriyle müsilaj agregat (salya) denilen yapının ortaya çıkmasına sebep oluyor
    Bu da denizlerde fitoplankterlerin çok olmasının yarardan çok zararı oluyor. o yüzden denizlerin daha çok oksijen üretebilmeleri için fazla kirletilmemeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.
    Denizlerin kirlenmesi dünyanın oksijen döngüsüne olumsuz etki etmekte ve oksijene ihtiyaç duyan diğer yaşam alanlarının da tükenişi anlamına gelmektedir.
    Bünyamin

  5. #5
    Balıkçı Kulek Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    73
    Mesajlar
    1.854
    Tecrübe Puanı
    219

    Standart

    Ah birde bu bilgileri herkes öğrense ne olur ama okuyan bir toplum değiliz
    H.Hüseyin Külek
    1946-İstanbul-Ataköy-(A rh-)
    Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler




    Söz veriyorum
    Çinekop tutmayacağım,satın almayacağım,Tutanlara engel olacağım

  6. #6
    _Amatör_ Levent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    46
    Mesajlar
    3.298
    Tecrübe Puanı
    368

    Standart

    İlkokuldan beri öğretilen orman derdim ,ikincil olarak akarsu ve deniz ,tam tersiymiş.teşekkürler

  7. #7
    Balıkçı Bakirkoylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    388
    Tecrübe Puanı
    68

    Standart

    Peki bir tartışma başlatmak istememekle birlikte bir soru dünyanın en çok oksijen üretilen yerin neden Kaz Dağları ? neden Atlas Okyanusu veya Hint okyanusu değil ??

  8. #8
    Reİs
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Yaş
    27
    Mesajlar
    140
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı Bakirkoylu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Peki bir tartışma başlatmak istememekle birlikte bir soru dünyanın en çok oksijen üretilen yerin neden Kaz Dağları ? neden Atlas Okyanusu veya Hint okyanusu değil ??
    çok kazık oldu bu soru yaa
    Ahmet 23
    Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi

  9. #9
    Vip Üye bnymnblr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1.158
    Tecrübe Puanı
    185

    ::zipp:

    Alıntı Bakirkoylu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Peki bir tartışma başlatmak istememekle birlikte bir soru dünyanın en çok oksijen üretilen yerin neden Kaz Dağları ? neden Atlas Okyanusu veya Hint okyanusu değil ??
    Karasal alanlarda Alpler ve Kazdağları dünyanın en çok oksijen miktarına (%) yüzdesine sahip alanlardır. Ancak buralarda oluşan oksijen ile okyanuslarda oluşan oksijeni kıyaslamak mümkün değildir. Kazdağlarında oksijen miktarı yüksektir, ancak lokaldir yerel özellik taşır. Toplam olarak üretilen oksijen miktarı okyanuslarda, Kazdağlarındakinden yüzbinlerce kat üzerindedir. Ancak Okyanuslarda oluşan oksijenler ise hava akımlarına daha müsaittir.(düz okyanus alanları) Buralarda üretilen oksijen dünyanın her tarafına hava akımlarıyla dağılır.

    Dünya üzerindeki oksijenin %75 i okyanus ve denizlerden elde edilir
    Kısacası Okyanuslar gezegenin oksijen kaynağıdır.
    Bünyamin

  10. #10
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Yani kilometre kare bazında yoğunluk olarak kazdağları üstün olsada genele yayarsak denizler karalardan daha çok yüz ölçümüne sahip olduğundan totalde ileride.Doğru anladım ümit ederim.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Alabalık Yetiştiriciliği
    By kenane in forum Alabalık
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 11.09.09, 23:05
  2. Genel Gemicilik
    By OfficeR in forum Denizcilik Dökümanları
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 12.05.09, 12:51
  3. Deniz Kirliliği Nedir ?
    By Hıcaz in forum Deniz Kirliliği Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 07.04.09, 14:39

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM