Sayfa 1/4 1234 SonSon
32 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Gırgır ve Trol avcılığının denetimlerinin arttırılması, cezaların daha caydırıcı boyutlara getirilme

  1. #1
    Reİs bangocu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.466
    Tecrübe Puanı
    0

    New2 Gırgır ve Trol avcılığının denetimlerinin arttırılması, cezaların daha caydırıcı boyutlara getirilme


    Kampanyanın muhatabı: İstanbul Valiliği ve 3 muhatabı dahaBu kampanyanın teslim edileceği kişi:İstanbul Valiliği

    Sahil Güvenlik Komutanlığı

    adalar belediyesi

    TC Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı



    Gırgır ve Trol avcılığının denetimlerinin arttırılması, cezaların daha caydırıcı boyutlara getirilmesi, Marmara ve Adalar bölgesinde tekne boy sınırı getirilmesi ve bunu koruma, denetleme, yasaları uygulama sorumluluğu olan kurumun adalar da bulunması




    volkan narcı
    istanbul, Türkiye




    İMZALAYINIZ: https://www.change.org/p/istanbul-va...fb_ref=Default

    İstanbul Boğazı bir biyolojik koridordur. Lüfer gibi birçok balık (dil, pisi, kalkan, palamut vb) bu biyolojik koridoru kullanarak Karadeniz'den Marmara denizine konaklamak, üremek için göç halindedir. Bunu bilen balıkçılar, okyanus da avlanabilir büyüklüğünde ki Gırgır ve Trol tekneleri her sonbahar Karadeniz'den geri göçe geçen lüferleri ve geçici avlamak için bir huni ağzı gibi daralan Boğaz girişine en genişinden ağlarını atar, sonarların, radarlarının yardımıyla balığa kaçacak yer bırakmamacasına avlanırlar. Özellikle TC. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının harita 104 ile yasaklamış olduğu bölge olan adalar da bu talan her kış devam etmektedir. Lüfer, yok olmanın kıyısında olan balıklarımızdandır. Geçtiğimiz dönemde bu sucul hayatın devamı için getirilen kimi yasaklar hepimiz için umut verici birer adım oldu. Bununla birlikte, Türkiye'nin balığının %90'ını tutan Gırgır ve Trol tekneleri bu yasaklara uymadıkları bugün tezgahlarımız da endişesizce satılan boy altı lüfer balıklardan bellidir. İstanbul Yenikapı Su Ürünleri Hali'nde denetimin yetersiz olduğu, Sahil Güvenlik Kurumu tarafından denizlerin kontrolünün ellerinde olmayan şartlar nedeni ile tam yapılamadığı da gene aynı tezgahlar dan belli olmaktadır. Kimsenin korkusu olmadığı gibi, denetim yükümlülüğü bir kurumdan diğerine sürekli atılmakta, her kurumun ilgilisi tarafından her türlü mazeret ilan edilmekte, ancak gene ve yine boy altı yani yavru boy lüferler gibi diğer balık türleri de tezgahlarda yer bulabilmektedir.
    İstanbullular olarak dört yıldır tüm iyi niyetimizle herkesi yasaya uymaya, yasayı uygulatmaya davet ediyoruz. Sonuçta gene kaçak Gırgır ve Trol tekneleri arzu ettikleri gibi avlanabilmekte, yasak avları için ceza almadıkları gibi tebliğde arzu ettikleri değişiklikleri yaptırabilmekteler. Bu değerli deniz, bu fevkalade kırılgan sucul hayat inatla, ısrarla avlanacağım diyen, yasak tanımayan, yasağı delmek için her yolu deneyenlerin kullanımına bırakılamaz!
    30 Aralık’ta patlayan fırtınanın ardından başta lüferler olmak üzere bütün balıklar yatak yerlerini terk edip Marmara’ya kaçmaya başlayınca balıkçı tekneleri de peşi sıra akın etti. Balıkçılar, Kumkapı ve Fenerbahçe’de mevzilenip vakit kaybetmeksizin ’24 metre yasağı’na meydan okuyarak ağ atıp etrafı çevirdi. Ertesi gün de bu kez Gırgırlar Adalar’ın etrafındaki avlanmaya yasak bölgeye akın etti. 2/1 numaralı ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliğe göre, 24 metreden sığ sularda ve çevirme ağlarıyla avcılığa kapatılan Adalar bölgesinde gırgır ve Trol ağlarıyla avcılık YASAKTIR. Ama dinleyen kim? Dahası Perşembe günü yasak avcılık yapan 4 tekne cuma 3 tekne yakalandı. Ayrıca Kartal açıklarında yasak avcılık yaptığı uyarısı alan iki kayık, Sahil Güvenlik Komutanlığı denetçilerine saldırdı. Olay mahkemeye intikal ettirildi bile
    Sayısız şikayete rağmen hiçbir önlem alınmış değil. Üstelik de fırtınadan kaçan balığın, Boğaz’ı terk ettikten sonra bu bölgelere gireceği bilinmesine rağmen…
    Kaçak avcılığın vurduğu tek canlı balıklar da değil. Adalar’ın etrafında hassas sualtı ekosistemi var. Gırgır ağları ve koca kapılı Trol’ler bu ekosistem içinde oluşması yıllar süren mercan kolonilerini de geri dönüşü olmayan biçimde tahrip ediyor.
    Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre şu anda Marmara Denizinde 124 tür kayboldu ve diğerleri de bu sayıya hızla eklenmektedir.
    Akya, Çipura, Avcı, Fangri, Dülger, Kırlangıç, İskarmoz, Kolyoz, Kepez, Melanurya, Sargoz, Orfoz, Sarpa, Sinarit, Trança, Lipsos, Zurna sadece bazıları.

    Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS-Automatic Identification System) sayesinde Canlı Deniz Haritası’ndan bütün gırgır tekneleri takip edilebiliyor. Bu sistem yakın mesafede deniz araçlarının takip edilmesini sağlıyor. Türkiye’de 15 metre ve üzerindeki trol ve gırgır teknelerine de AIS cihazı takılması şart. Ama ya yedekleme teknelerine bu cihazı koyup yanıltma yada demirliyorum diyip avcılığa devam ediyorlar.
    Adalarda ki bu katliamı durdurun!!!
    Marmara da Orkinos, Hani, Mercan, Mırmır gibi Uskumru %95, Kefal %90, Barbun %73, Lüfer %58, Kırlangıç %84, Minekop %96, Kayabalığı %80 azaldı. Ayrıca yıllarca yerel ve gezici, geçiş balığı olup adalara gelen pisi, kalkan, barbun, orkinos da artık yok…
    Öneriler ve Yapılması İstenen Değişiklikler
    * Adalar da kesinlikle Sahil Güvenlik Bürosu konumlandırılması gerekmekte; zira bunun için Heybeliada Deniz Lisesi Komutanlığında hem liman hem de konaklama imkanı mevcuttur. Gündüz ve Gece hızlı müdahale için, ayrıca yazın adalar bölgesinde deniz trafiği yoğunluğu nedeni ile de olaylara erken müdahale edilebilir.
    * Gırgır ve Trol teknelerinin ağlarına bir kaç metre ara ile avcı bilgilerinin olması zorunluluğunun getirilmesi; yapılan kaçak avcılık nedeni ile ve kayalara takılıp bırakılan ağların kime ait olduğu bilinmemek dedir. Bu sayede aşağıda bırakılan ağın sahibi bilinebilecektir. (kurşun yakası üstüne)
    * Olta ve yerel balıkçılığın korunması; hiçbir olta ve yerel balıkçı türleri tehlikeye atacak kadar av yapamaz, tam aksine oltacıların balık avlandığı bölgeye onlardan sonra gelen hatta onlar olsa da saygısızca etrafında bu avcılar mevcut balığı da bitirmekte, bu balıkçıların geleceğini bitirmekle birlikte geçim kaynaklarını da ortadan kaldırmaktadır.
    * Koca tekneler kıyıya girerek sonar ve radarları ile balığı açığa çekmek için rahatsız etmektedir.
    * Çevrilen balık derinliğe önem verilmediği için ne ağın altından kaçabiliyor, nede koca ışık kaynakları ile balığa zaman tanınıyor.
    * Yasakların caydırıcı boyutlara getirilmesi; uygulamada ki yasaklar çok yetersiz, caydırıcı hiçbir endişe yaratmıyor.
    * Marmara ve Adalar bölgesine gırgır ve trol tekne boylarında sınırlandırılma getirilmesi gerekmektedir; Adalar bölgesinde belli bir büyüklük üzerinde koca teknelerin girmesi yasaklanmalıdır.
    * Bu avcılığın engellenmesi için ve balık popülâsyonunun artması için, dalış turizm in desteklenmesi için yapay resiflerin oluşturulması gerekmektedir.
    * Bu yapay resifler yapıldıkları her şehir ve denizde son derece fayda sağlamıştır.
    * Kaçak avcılık ve normal avcılık yapılırken dipte bırakılan yüzlerce m2 olan ağlar, pasif avcılığa devam etmektedir.
    * 104 nolu harita yetersiz kalmakta özellikle neandros ve sivri ada etrafı çok hassas deniz canlılarına, onlarca yıl zorla oluşan mercanlar yok olmakta yeni harita önerimiz aşağıdadır. Adalara gelen elektrik, su, telefon gibi zorunlu hizmet kabloları korunmalı
    ***Neandros ve Büyükada arasından geçen doğalgaz borusu balıkçılık alanı dışında kaldığından büyük bir facia ya sebep olabilir bunu her seferinde şans eseri atlatıyoruz. Çok uzun değil daha birkaç yıl önce Büyükada sahil açığında doğalgaz borusu açık da durmakta ve bunun için de bakım çalışması yapılmıştır. İLLA PATLAMA veya CAN a MAL OLAN BİR OLAY OLMASI MI LAZIM YA DA ZORLA YAŞAMAYA ÇALIŞAN DENİZ CANLILARINA GALONLARCA DOĞALGAZ MI YEDİRMEMİZ LAZIM?
    ***Yeni Harita ve olması gereken deniz canlıları koruma alanı önerimiz… Bu bölge mutlak ve mutlak koruma altına alınmalıdır.
    Denizlerimiz müşterekimizdir. Sucul hayat bize çocuklarımızın emaneti, bizden sonra yine çocuklarımıza bırakacağımız tek oksijen ve yaşam kaynağımızdır.




    MUHATABI
    İstanbul Valiliği
    Sahil Güvenlik Komutanlığı
    adalar belediyesi
    TC Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı


    Yasakların kontrolünün sağlanarak, Cezaların Arttırılması, Daha caydırıcı hale getirilmesi için gerekli yasaların çıkartılması ile gırgır ve trol avcılarının ağlarına avcı ruhsat etiketleri kullanma zorunluluğu getirilmesi, 104 nolu haritanın genişletilmesi tüm adaları içine alınması, mercan yataklarının ve balık koruma bölgesi ilan edilmesi



    https://www.facebook.com/adalar.kentkonseyi
    https://www.facebook.com/volkannarc
    Konu bangocu tarafından (07.02.15 Saat 00:19 ) değiştirilmiştir.
    https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...f3&oe=5C00E32D
    Körler Ülkesinde Görmek Suçtur.!

  2. #2
    USTA BALIKÇI
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar
    777
    Tecrübe Puanı
    138

    Standart

    Ülkemizin denizleri önemli bir su ürünleri potansiyeli olmasına rağmen balıkçılığa yönelik sürdürülebilir politikaların hayata geçirilememesinden dolayı bu potansiyel güce dönüşmemektedir. Bu nedenle ;

    Ülkemizde denizcilik ve balıkçılık alanında olumlu polıtikalar üretilmemiştir. siyasetçilerimiz ve bürokrasi gereken önem ve değeri vermemiştir. önce su ürünleri fakültelerimizden sürdürebilir avcılık için ekosistemin yok oluşu na seyirci kalınmış çözüm yolları üretilememiştir. Üç bir yanı denizlerle kaplı olan su ürünleri zengini ülkemiz gereken önlemi almayan yetkililer yüzünden balık tür ve stoklarının göz göregöre seyirci kalmişlardır.ülkemizde organik balık üretiminin yerini besleme balıkçılık almıştır DERNEĞİMİZ büyük bir hamle yaparak denizlerimizde yaşayan balık tür ve stoklarının çoğalması adına gereken çözum öneri yollarını her platformda bürokraside denetleme alanında vede sıyası alanda büyük bir azim ve iştiyakla dile getirmektedir. Maalesef yetersiz denetim ve caydırıcı olmayan onlemler ve cezalar konan kuralların ve yasakların geçersiz olmasına sebebiyet vermektedir.. . Paylaşımcı adil bir su ürünleri politikası üretilememiştir.Bu zamana kadar kota getirilmemiş, avcılıkta kullanılan av araç gereç eloktronik cihaz gemi boyları ağ boyları ve derinlikleri hiç bir kısıtlamaya sınırlamaya tabi tutulmamiş reislerin insiyatiflerine bırakılmış ,çıkarma limanları belirlenmemiş neticede dünyada eşi görülmemiş bir avcılık ülkemizde uygulanmıştır.Avrupada olduğu gibi kota sistemi, kanunlar, balıkçıların sosyo ekonomikleri,yasaklardan dolayı hibe ve destek verilmesi,Gemi sahiplerine,kaptanlarına, gemicilerine avrupa uyum sureci gereği finansman sağlanması avrupa birliği bu güne kadar 50 milyar yuro harcadığı halde uyum yasalarını bitirememiştir.ülkemizde uygulanan avrupa uyum yasaları tarım bakanlığı tarafından balıkçılığımız bitme noktasına gelmiştir.neticede görülmemiş bir balıkçılık politikası uygulanmıştır.Bilgilerinize sunarım.saygilarımla avınız bol olsun.
    Şaban BOSTAN

  3. #3
    Balıkçı BirBalıkcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    247
    Tecrübe Puanı
    70

    Standart

    Gelelim madalyonun öbür yüzüne, Adalar bölgesine balık yatak yaptığı zaman, 8 mt den 15 mt ye kadar teknelerlen, onlarca tekne bahsedilen bölgelerde 24 saat ağcılık yapmakta, ve geceleri sabahakadar radarlarınlan balık aqrayıp, derin dipağlarınlan gırgır gibi etrafını sarıp kablo çakaraK, Balık avlamakta, yatı ağları zaten 24 saat hiç dipten kalkmıyor balık bunun neresinde yatak yapıcak, elişken tabir edilen kayalık yerede girse dip ağı gine atılıyor, kabloylan ışıklan yine rahatsız ediliyor, yani balıkların gidiçek yatak yapıcak yeriyok. Gelelim bordolozlar bölgesine, yasak olan pisi ağlarınlan avlanılan kalkan balıklarına, nisan mayıs aylarında bu bölgelerde bir baket ağ atmaya yer varmı acaba, yoksa özel izinlen iki ay serbesmi oluyor, onu geçelim butün yaz marmara denizin de, 13, 14 ,15 ml ağlarlan, istavrit adı altında kıraça balığını avlamak. İyneadadan zonguldağa kadar kalkan balığı yasak olduğu zamanlarda, ve yasak olan fanyalı ağlar lan avlanılıyor. Heralde bunu gırgırlar avlamıyor. Heleki, Balığın karadenize göçe başladığı zamanlar yumurta dökmeye giderken.
    Marmara, Boğaz çıkışı batı karadeniz sahillerinde voli ağlarınlan avlanılması, heleki torik palamut yumurtalı zamanda, aklınıza ne gelirse, şindi gırgır balığı bitiriyormuş e bu saydıklarım hiç daha neler var kısacası kimse masum deyil, bu denizleri elele verdik hepberaber bitirdik kalanlarıda bitirmeye çalışıyoruz. Koruma alanları yapılıcaksa o bölgelere oltayla avcılığı bile yasaklıcaksın, buna kimsenin itiraz ediceyini sanmıyorum, ama şunu eseflen karşılıyorum, koruma alanları yapılsın isteniyor ama balıklara deyil, Geneleksel balıkcı adı altında bazı uyanıklara, gırgır girmasin ben avlanayim diye isteniyor, hani burası koruma alanı idi adı üstünde korumaalanı, karada olduğugibi ben tüfeklen avlanmıyorum, sapanlan kuş vuruyorum diye bilirmisin. onun için amatöründen gırgırına kadar o bölgeler yasak olmalı yoksa hertürlü su kaldırır çünki marmarada 8 mt kayıklarlan tırol çekiyorlar.
    reis

  4. #4
    Reİs cumhur gezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    53
    Mesajlar
    2.690
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    BU balıkçıları durdurun imza kampanyasını kim yapmış !? farkındamısınız !?

    ADA HALKI : ADALAR KENT KONSEYİ oluşumu yapmışlar birşeylerin yanlış gittiğini en azından pazarda satılan balıkdan veya yıllardır alışveriş yaptığı balıkcısında olmayan balık nerede diye sorduğunda aldığı cevapdan !! yada kendi balık avlamaya gittiğinde yakalayamadığı balıkdan !! birşeylerin ters gittiğine kanaat getirmiş ki savunma içgüdüsüyle bu eyleme geçmişler !!?
    Biz balıkcıların kural tanımaz veya kendince avlanma metodlarına karşın ; Devletin EYLEMSİZ/YAPTIRIMSIZ kalmasına isyan etmişler !!! Devleti GÖREVE ÇAĞIRIYORLAR !!

    Bu gün adalarda başlamış olan bu eylem yarın başka yerlerde de olacakdır - biz istediğimiz kadar teknik veye balıkçılık iç sorunlarını yazsak söylesekde bakış açıları değişmeyecekdir.

    Herşeyden önce balıkçılar olarak BİZ NE YAPIYORUZ !? NEREYE GİDİYORUZ !!? sorgulayıp önlem alınmasına yardımcı olmazsak neler olacak onu düşünelim ?.
    ".. Aptallığın en büyük kaniti aynı şeyi defalarca yapıp" farklı" bir sonuç almayı ummaktır.."

    Albert Einstein




  5. #5
    Reİs bangocu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.466
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    konu günceldir.
    https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...f3&oe=5C00E32D
    Körler Ülkesinde Görmek Suçtur.!

  6. #6
    Vıp üye İhtiyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    4.641
    Tecrübe Puanı
    957

    Standart

    Alıntı BirBalıkcı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gelelim madalyonun öbür yüzüne, Adalar bölgesine balık yatak yaptığı zaman, 8 mt den 15 mt ye kadar teknelerlen, onlarca tekne bahsedilen bölgelerde 24 saat ağcılık yapmakta, ve geceleri sabahakadar radarlarınlan balık aqrayıp, derin dipağlarınlan gırgır gibi etrafını sarıp kablo çakaraK, Balık avlamakta, yatı ağları zaten 24 saat hiç dipten kalkmıyor balık bunun neresinde yatak yapıcak, elişken tabir edilen kayalık yerede girse dip ağı gine atılıyor, kabloylan ışıklan yine rahatsız ediliyor, yani balıkların gidiçek yatak yapıcak yeriyok. Gelelim bordolozlar bölgesine, yasak olan pisi ağlarınlan avlanılan kalkan balıklarına, nisan mayıs aylarında bu bölgelerde bir baket ağ atmaya yer varmı acaba, yoksa özel izinlen iki ay serbesmi oluyor, onu geçelim butün yaz marmara denizin de, 13, 14 ,15 ml ağlarlan, istavrit adı altında kıraça balığını avlamak. İyneadadan zonguldağa kadar kalkan balığı yasak olduğu zamanlarda, ve yasak olan fanyalı ağlar lan avlanılıyor. Heralde bunu gırgırlar avlamıyor. Heleki, Balığın karadenize göçe başladığı zamanlar yumurta dökmeye giderken.
    Marmara, Boğaz çıkışı batı karadeniz sahillerinde voli ağlarınlan avlanılması, heleki torik palamut yumurtalı zamanda, aklınıza ne gelirse, şindi gırgır balığı bitiriyormuş e bu saydıklarım hiç daha neler var kısacası kimse masum deyil, bu denizleri elele verdik hepberaber bitirdik kalanlarıda bitirmeye çalışıyoruz. Koruma alanları yapılıcaksa o bölgelere oltayla avcılığı bile yasaklıcaksın, buna kimsenin itiraz ediceyini sanmıyorum, ama şunu eseflen karşılıyorum, koruma alanları yapılsın isteniyor ama balıklara deyil, Geneleksel balıkcı adı altında bazı uyanıklara, gırgır girmasin ben avlanayim diye isteniyor, hani burası koruma alanı idi adı üstünde korumaalanı, karada olduğugibi ben tüfeklen avlanmıyorum, sapanlan kuş vuruyorum diye bilirmisin. onun için amatöründen gırgırına kadar o bölgeler yasak olmalı yoksa hertürlü su kaldırır çünki marmarada 8 mt kayıklarlan tırol çekiyorlar.
    Reis, genel olarak söylediklerinde haklısın, bu dediklerin, bütünüyle devletin kontrol görevini yapmamasından kaynaklanıyor, ben de zaten sürekli olarak, devlet uyuyor, nasıl uyandırsak da vazifesini yaptırsak diye söylenip duruyorum.

    Ancak bir fark var ki gırgır balığın %90''ını, geriye kalan bütün namuslu ve namussuzlar(bunu kural tanımayan, yasaya uymayan manasında söyledim, yoksa herkes kendi inancına göre namusludur) gırgırdan artan %10'u bitiriyor.

    YAni şöyle baksak, bir yıl hiçbir gırgır denize çıkmasa, sadece bütün amatör, profesyonel, kaçakçı, şebeke, ne dersen de denizi paralasa, stoklara vereceği zarar %10, haydi bilemedik, ikiye katlayalım, %20 olur ki, bir sene sonra balıklar inanılmaz ölçüde artmış olur.

    TAbii, bu arada halkımız balık yiyemez, bazı balıklar Yunanistan'a gider falan, artık o kadar kusur kadı kızında da olur.
    Herkes, ne yaparsa kendisine yapar.

    M.Mahir Ersin
    İstanbul 1945

  7. #7
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Ancak bir fark var ki gırgır balığın %90''ını, geriye kalan bütün namuslu ve namussuzlar(bunu kural tanımayan, yasaya uymayan manasında söyledim, yoksa herkes kendi inancına göre namusludur) gırgırdan artan %10'u bitiriyor.

    YAni şöyle baksak, bir yıl hiçbir gırgır denize çıkmasa, sadece bütün amatör, profesyonel, kaçakçı, şebeke, ne dersen de denizi paralasa, stoklara vereceği zarar %10, haydi bilemedik, ikiye katlayalım, %20 olur ki, bir sene sonra balıklar inanılmaz ölçüde artmış olur.
    İyi yakalamışsın Mahir Abi matematik ve istatistik olarak çok doğru lakin etik olarak bakarsak hırsızlığın küçüğü büyüğü olmaz, olmamalı ki ,

    ahlaksızlık viral bir durum ve emsal gösterip çığ gibi büyür,bulaşır derim.

    Marmarada fink atan trolleri denetleyemeyenler koruma alanında yasak avlanan gırgıra dur diyemedi nerede kaldı kıyı balıkçısının hırsızını denetleyecek !

    Aslında kooperatif sözleşmesinde barınakta legal avlanan avcıya müdahele etmeyen Koop Yönetiminin müteselsil sorumluluğu var kanımca bu maddeyi çalıştırabilsek diyeceğimde e onu kim denetleyecek sorusuna cevabım yok !

    Hepimizin kabulü denetim ve caydırıcılık mekanizmasının acilen devreye girmesi şart,nasıl olacaksa .
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  8. #8
    __Baba Yalçın__ Baba Yalçın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    912
    Tecrübe Puanı
    185

    Standart

    "MADALYONUN BİN BİR YÜZÜ" Bakalım yazı sonuna kadar hiç Cafer'e rastlıyacakmıyız!!??**

    Gelelim madalyonun öbür yüzüne, Adalar bölgesine balık yatak yaptığı zaman,
    DOĞRU: Malı hamuduyla götürenler gece gündüz 24 saat okyanus kayıklarıyla dalıp yağmalamazsa, neymiş?? Demekki rahat bırakırsan balık yatak yapıyormuş. Aklın yolu bir.Bak bunda çok haklısın kardeşim!!??**

    8 mt den 15 mt ye kadar teknelerlen, onlarca tekne bahsedilen bölgelerde 24 saat ağcılık yapmakta,
    DOĞRU: Bu bahsettiğin kayıkları, ortalama 10mt. baz alsak. 40MT'LİK 1 GIRGIRdan 4 kayık çıkar.
    Çok Haklısın; Bizde zaten onun için "Oltayla Avcılık Dışında Ava Kapalı Alan"Olmalı diyoruz. Neden???
    Önce sıraya koyalım, kimseye saygısızlık olmasın dimi, Bu söyleminde haklımısın, evet bundada haklısın, ama önce sıraya koyalım,,

    1) Herkes kendisini bu bölgede bir anlık balık olduğunu düşünsün. Dışarda okyanuslarda avlanma kapasitesine sahip GIRGIRLAR, hatırlayın ne diyorlardı, neymiş boğazdan gemiler geçince uskur sesinden balıklar ürkermiş diyen tatlı su kurnazları, adalarda 30--40mt saç kayıklarla sürüler halinde gar gar, şangur şungur, kurşun yakalar, çelik teli, mapaları bırakırken 24 saat gece gündüz Adalarda gün ışıyana kadar güverteleri teneke çalacak.
    Ama ADALARI, Fenerbahçe'yi boğaz ağzını Hiroşima, Nagazaki'ye çevirenlerin 30--40mt. Kayıkların uskurlarında SUSTURUCU var dimi. Artı çok yüksek frekansla aletlerde açık. Artı sadece pelajik balık avlaması gereken GIRGIRLAR, mola ettiklerinde Allah ne verdiyse bütün demarsal dip balıklarıda, maryasıda ne varsa, semipelajik türlerde dahil, heryer çerçöp temizlik, bu badireden kurtulacak tek 1canlı kalmayacak şekilde, "Islak Altın" Hortumu.
    Hani balığı güverteye hortumla emisyon yapıyorlarya o bakımdan. Yahu bunlar hepsini kazıyamamış arada boşluklar kalmış, aralardan kaçanlar olmuş vay anasına, ama dert etmeyiinn bundan kolay ne var, hallederiizz,

    2) Daha başka!!??** Sıradaki gelsin, haldur haldur Carrr Kuzey mobilya pulluk,TROLLERLE kürtaj. Yasak Marmara denizinde, üstelik yasak alanda iki kere rafine açık sarı ona yağ reklamı gibi. Böyle bir yeri burnunun ucunu koruyamıyacaksan, adama sormazlarmı, peki o zaman sen sınırlarını nasıl koruyacaksın arkadaş, 15 puanlık uzmanlık sorusu. Avustralya 3 Okyanusa sahipken, 250 mil mesafade, uzakdoğudan illegal avcılık için gelen tekneleri enselerken. Abd 2 Okyanusa sahip önceleri 250 mil sonrasında, 400mile çıkarıyor, o mesafeden geçen gemilerden denize atılan tek 1 sigara izmaritine 2500$ ceza keserken, bize bakınca, ninni bebeğim uyusunda büyüsün, ee ee bebeğim, sıradaki gelsin,

    3) Can havliyle "Tatlı Su Kurnazları"ndan, sığınacak yer arayan hayvanlar, bu sefer dediğin gibi 24 saat Çin Seddi gibi uzanan ağlara tosluyor. Sözler uçar gider, ancak GÜNLÜKLER asla yalan söylemez. Hedef saha zaten göstermelik danışıklı dövüş gibi çizilmiş hap kadar alan. 100Kayık,1000Kulaç ağ atınca ne oluyor 100Kayık X 1000Kulaç Ağ= 100.000Kulaç Ağ eder X 1.80cm.= 180.000mt., 180Km. Ağ yapar mübarek Çin Seddi, 6000Mt. ağ atanlarıda pas geçiyorum. Denizde olta atacak yer kalmıyor be.


    ve geceleri sabaha kadar radarlarınlan balık aqrayıp, derin dipağlarınlan gırgır gibi etrafını sarıp kablo çakaraK, Balık avlamakta,
    ÇOK HAKLISIN, BU DA DOĞRU: Hay ağzın bal yesin. Kabloyu yazmışsın, ama torpili unutmuşsun. Bunların hepsi doğru, her yerden gelen anlık istihbari bilgiler, günlüklere işlenip, bazıları (fotolarla kanıtlanıp) tüm yetkililere (Bürokrat ve hocalarımıza, yurt dışı dahil) herkese açık şekilde ulaştırılmaktadır. Hiç kimseden gizlimiz saklımız yok. Bu konuda çok rahatız, sadece şahsımız için bir şey istemiyoruzki, çünkü zamirine, sıfatına, fiiline bakmadan, herkes için, o bakımdan yani. 50 yıldır bu denizlerin ekmeğini yemişiz, denize şükran borcumuz var. Artı gelecek nesillere borcumuz var. Gelecek nesillere sadece iç ve dış borçmu bırakıcaz yani. Bizler için ahde vefa diye bir şey var, bazıları içinse vefa sadece bir semt adı (Vefa) yada bozası herhalde. Bu söylediklerindede haklısın.

    yatı ağları zaten 24 saat hiç dipten kalkmıyor balık bunun neresinde yatak yapıcak, elişken tabir edilen kayalık yerede girse dip ağı gine atılıyor,
    ÇOK DOĞRU: Bu konuda adaların durumu vahim. Büyükada'nın güneyinde ve doğusunda, GIRGIRA kapalı alanda, su altı kayalıklarında sadece küçücük bir alanda çekilmiş 18 dakikalık bir video var. Bu yazıyı okuyan herkes, gündüz etrafına bakınsın, arabalar, tekneler, ağaçlar 2 katlı evler, dükkanlar farzetsin (Dip yapısı kayalıkları örnek için söylüyorum) gözünüzün alabildiğince heryerin üstü GIRGIR AĞLARIYLA KAPLI, Artı uzatmalar olmadan olurmu hiç. Bu sadece dışarda ve minicik bir alan. Ya diğer yerler ne alemde, bölgenin tamamı, açığı, ya kıyıları ne alemde!!???**
    AĞLARA takılıp ölen balıkların görüntüsünden bahsetmiyorum. Kovuklara ne balık girer, nede çıkabilir. Kovuk içinde balıklar kaldıysa er kişi niyetine. Bütün taşların kayalıkların kovukların üstleri ucu bucağı olmayan tül perde gibi ağlarla kaplı. Bu söylediklerindede haklısın.

    kabloylan ışıklan yine rahatsız ediliyor, yani balıkların gidiçek yatak yapıcak yeriyok.
    ÇOK DOĞRU: Yalnız 1965'te bu konuda ilklere sahip olarak gırgırlar tarafından ışık yakılarak soykırıma uğratılan USKUMRU, KOLYOZLAR. Daha sonraları ise hep devam eden, YIL 2015, GIRGIRLARIN IŞIKLA AVCILIĞINI NEDEN PAS GEÇTİN. Yahu ben şimdi nasıl "Tatlı Su Kurnazları" demeyim şimdi valla cuk oturuyor. Varya çok bilenler, boğazda ışıktan balıklar rahatsız olur diyen asrın dehaları var ya. Ele verir talkını kendi yutar salkımı. Üstelikte Marmara Denizinde Gece binlerce lambayı yakarken çok cici o zaman çıt yok. O ışıkla avlanan her bir balık, ahirette çıralı çam olsun ateşleri. Onunla iştigal edenlere ve göz yumanlara. Hadi gırgır gece aısleri kapattı, hadi trolü karanlıkta ışıksız görmedin, mübarek gece karanlığında millerce öteden gözünü güneş gibi kör eden ışığıdamı görmediniz!!???** Bak bu söylediklerindede haklısın.

    Gelelim bordolozlar bölgesine, yasak olan pisi ağlarınlan avlanılan kalkan balıklarına, nisan mayıs aylarında bu bölgelerde bir baket ağ atmaya yer varmı acaba, yoksa özel izinlen iki ay serbesmi oluyor, onu geçelim butün yaz marmara denizin de, 13, 14 ,15 ml ağlarlan, istavrit adı altında kıraça balığını avlamak. İyneadadan zonguldağa kadar kalkan balığı yasak olduğu zamanlarda, ve yasak olan fanyalı ağlar lan avlanılıyor. Heralde bunu gırgırlar avlamıyor. Heleki, Balığın karadenize göçe başladığı zamanlar yumurta dökmeye giderken.Marmara, Boğaz çıkışı batı karadeniz sahillerinde voli ağlarınlan avlanılması, heleki torik palamut yumurtalı zamanda, aklınıza ne gelirse, şindi gırgır balığı bitiriyormuş e bu saydıklarım hiç daha neler var kısacası kimse masum deyil, bu denizleri elele verdik hepberaber bitirdik kalanlarıda bitirmeye çalışıyoruz.

    BUNLARDA DOĞRU: Valla helal olsun, hepsi doğru. Kalkan, Kırlangıç, Pisi, Dil, Minakop, Levrek havyar zamanı liman içlerinden yavruları (juvenil) toplayıp fotolardan albüm yapıp gereken yerlere yolladık zaten. İşte defalarca harita üzerinde sınırlarını çizdiğimiz alana "BİYOLOJİK KORİDOR" Denmesinin sebeplerinden biriside budur. Sadece geçiş yaptığı değil ellenmese önemli bir kısmının yatak yaptığı, havyar döktüğü, ve yeni nesil yetiştirdiği alanlardır. %50'si İstanbul Boğazı, diğer %50'si doğuda Darıca Yelkenkaya, Tuzla Adaları, güneyde kalan Kınalı, Burgaz, Kaşık, Heybeli, Büyükada, Sedef, Neandros (Balıkçı) Yassıada, Sivriada (Hayırsız) 9 Ada içerde, batıda Yeşilköy'e kadar olan sahadır. Bak bu söylediklerindede haklısın.

    Bu videoyu seyreden ne diyecek!!??? Elele verdik diyeceklerini hiç zannetmem,

    https://www.youtube.com/watch?v=jw41xAtKVlw

    Dinimize küfreden müslüman olsa bari diyecek.
    Yalnız şu 2 ay izin meselesini hiç duymadım, Ama neleri duydun dersen, 2015 Yılında yasak olan Marmara'denizinde hamsiye lamba yakıldığını, %5'in %15'e çıktığını, tezgahlarda tarihte görülmemiş yaprak çinakop soykırımını. GIRGIRLAR tarafından 24 mt yasağının kevgire döndüğünü.Gene adaların hem GIRGIRLAR hem TROLLER tarafından kevgire döndüğünü. Hep av yasağını uzatmaya çalışmak isteyenleri, uluslararası sular adı altında, aynen türleri kazımaya devam edildiğini. Yaprak çinakopun boyunu 18cm.' indirmek için bakanlığın kapısında nöbet tuttuğunuzu. Yahu hangi birini yazayımki.

    Palamut, Torik yumurtalı zamanda: Oltaya yasak Dalyana serbest olması şaka gibi değil akıllara zarar. Bir defa havyarlıyken %85 oranında oltaya av vermez. O zaman zaten sularda ısınmaya başlıyor hayvan cin gibi. Alamananın yasak zamanı serbest olması demişsin bak buda doğru, ama bunun suçu biraz size yıkılacak. Neden?? Şimdi 30mt. yada 50mt yasağına GIRGIRLAR (Tabi buna trollerde dahil) sezon zamanı %100 güven sağlasalar, harfiyen riayet etseler. Av yasağı zamanındada alamanayada yasak getirirsin o zaman ama sizlerle öyle bir durumun olması mümkün değil. Sezonda sizin hiç girmeyeceğiniz 50--yada 30 mt. derinlik yasağına harfiyen uysanız. Onlarda ekmek yemiş olurlardı. Av yasağındada sizler gibi bakım yapar tatil yaparlar o zaman hiçte onlara koymazdı. Çünkü o zaman av sezonunda hem cepleri para görmüş, hemde sezon başladığında çok daha iyi balık yakalıyacaklarına vakıf olurlardı. Ayrıca alamananın bir standardı bile yok ki, şimdi ona girmeyim.


    Koruma alanları yapılıcaksa o bölgelere oltayla avcılığı bile yasaklıcaksın, buna kimsenin itiraz ediceyini sanmıyorum,
    BAK BUNDADA HAKLISIN: Ama söylemi yanlış kullanıyorlar, o başka, buda senin suçun değil. Ancak burda esas olan konu, senin ve senin gibilerin niyetine gelelim. Demek öyle sahimi. Demek canlı zargana indiriyorsun. PEKİ O ZAMAN: BAK ŞİMDİ CAFER'İN SELAMI VAR SANA:Buraya kadar iyi götürdün ama şimdi sınıfta çaktın, az önce karnene şöyle bir göz attım, karnende bayağı kırık var, bir balıkçı bez getire Mr. Kokoş'a bağladın nihayetinde artık rahatlamışsındır. Zaten ne zaman bağlıyacağını merak ediyordum dur bakalım ne havyar dökecek diye. Bir defa Adı koruma alanı değil sadece ENDÜSTRİYEL AVCILIĞA KAPALI ALAN yada Marmara Denizi tümden trole kapalı olduğuna göre, sadece "GIRGIRA KAPALI ALAN" da diyebiliriz, bu birincisi. İkincisi adı öyle değil. Adı "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPALI ALAN" İlan edilmeli. Şimdi ha bu kıç üstünde gördüğünüz ağları 10 kamyon palamut balığından aşağı mola edersem ha bu bıyıklar babamın ensesinde bitsin diyeceksiniz, bir molada 3 kamyon lüferi yükleyeceksiniz utanıp sıkılmadan birde oltada cart curt yapacaksın öylemi. Bunu başkaları belki söyliyebilir ama bunu dünyada en son söyliyecek kişi sen ve senin gibiler olurdu herhalde. Malı hamuduyla götürenlerin oltayı ağzına alırken biraz utanma sıkılma duyguları olsa asla bunu söylemeye kalkmazlardı. Onu bırak akıllarından bile geçirmezlerdi. Bak sana ve senin gibi düşünenlere süper iki teklifim var.

    1) Üst makamlardan istekte bulunur, ricacı oluruz, hep jumbolar istekte bulunmayacak ya. Sana ve senin gibi düşünenlere devlet bilirkişi tayin edip tekne teçhizatına ederi kadar, artı o kadarda plakasına ödeme yapıp filodan geri alacak. Eğer devlete kredi borcu olan varsa, bunu tekne değerinden düştükten sonra kalan miktar kadar, bir o kadarda plakasına ödeme yapıp geri alacak. Hizmette sınır yok, sen ve senin gibi düşünenlerede firmanın ikramı olarak herbirine 7--8mt. kayık verecek. Tek şartla sadece oltayla avcılık yapma izni verilecek. 365 gün, 24 saat gece gündüz oltayla avcılık yapmana ömür boyu müsade. Ama OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPALI ALAN" dışındaki alanlarda. Malum sen öyle istiyorsun ya. Artık hep birlikte köşeyi döner malı hamuduyla götürürsünüz. Sayıcam sizleri bakalım kaç kişisiniz ne kadar balık tutacaksınız. Cümle alemin, gözü anlı şanlı 7 göbekten reisleri görür artık. Ha bu arada beleş verilen kayıkların değerinide peyderpey balık tuttukça devlete geri ödiyeceksiniz satarken iyiyse, alırkende vericen elbet. 3Kuruşa 5 köfte yok öyle.

    2) 2. TEKLİFİM: Sen ve senin gibi düşünenlere 2. Teklifim. Şimdi önce biraz bakalım,

    A1) FSM Köprüsünün proje hizmetleri İngiliz Freeman, Fox ve Partners firması, inşaatını Japon Ishikawajima Harima Heavy Industries Co. Ltd., Mitsubishi Heavy Industries Ltd. ve Nippon Kokan K. K. adlı şirketlere,
    A2) Boğaziçi Köprüsü: Freeman Fox and Partners, Hochtief AG adlı Alman ve Cleveland Bridge and Engineering Company adlı İngiliz firmalarına,
    A3) 3. Boğaz Köprüsü: Astaldi (İtalyan) ortaklığına,
    A4) Tüp geçit, Marmaray: Japonlara, 8 milyara (eski para 8 katrilyon)
    A5) Sinop nükleer santrali: Japonlara 22 milyar $'a vay anasına sayın seyirciler,
    para manyak bir para, Şubat 2001 merkez bankası rezervi 28 milyar $'dı???
    A6) Mersin Akkuyu nükleer santrali: 22Milyar $'a Ruslara, buda manyak bir para,
    bu nükleer işini konu dağılmasın yazı sonunda değinelim hazır yazmışken.
    A7) Türksat 1C uydusu: Fransız guyanası'ndan,
    A8) Türksat 2 A Fransız Guyanası'nda bulunan Kourou'dan
    A9) Türksat 3A uydusu: Fransız Thales Alenia Space Fransız Guyanası'ndan,
    A10) Türksat 4A uydusu: Japon Mitsubuşhi Kazakistan Baykonur'dan
    A11) Marmara Denizinde: Deprem araştırma gemisi Fransiz Le Suroit'ten,

    Daha fazla uzatmadan, ne varsa yabancılara yaptırıyoruz ya da, ülkemizin dışardan İTHAL ettiği
    A'dan Z'ye bir sürü şey var dimi??

    O HALDE ŞÖYLE YAPALIM: Olta filan yasak demagoji filan yapıcan ya aklın sıra. Yahu delikanlı gibi harbiden onada kabul, ama tek bir şartım var.
    Yukarda az saydık dimi, dışardan getirtmediğimiz, almadığımız ithal etmediğimiz hiç 1 şey yok dimi. O halde 1 kereden 1 şey çıkmaz.

    Şimdi ABD "NOAA"NIN Başındakileri ülkemize davet edecekler. Artı Avustralya "AIMS"IN başındakileri TÜRKİYE'ye davet etsinler. Tatlı Su Kurnazları 55 yıldır istediğiniz türküyü çağırdınız, istediğiniz her türlü palavrayı afiyetle başımızdakilere 55 yıl yutturdunuz. Bak bu konu tebrike şayan, itiraf ediyorum. Ben bu dışardan gelenlerle tek başına tercüman vasıtasıyla 2--3 gün bir odaya kapanıp. 1960 yılından bugüne, o zamanki balıkçılık ve denizlerimiz hakkında bilgiler verip, bana soru sormalarını istiycem ne isterlerse, 40 yıl önce neydi ne oldu, bugüne nasıl gelindi neler yapıldı A'dan Z'ye bilgi vericem. Bu bilgi alışverişinden sonra "NOOA" VE "AIMS"ten gelenler ne derse kabulüm. Yasaksa yasak, taneyleyse taneyle. Bak bakalım MARMARA DENİZİNE TEK 1 TANE GIRGIR girebilecekmi o zaman yiyormu!!??? Hodri meydan!!??**

    Sen yukarda saydıklarına, birde buna ekle tehlikenin en büyüğü GIRGIRLARI, 30--40mt.'lik 40--50 takım sürüler halinde HÜCUUMM, ÇİNAKOP RİCAT borusu çalmaya bile vakit bulamadan hortumun içinde güverteye akarken buldu kendini. 31.12.2014, FENERBAHÇE'NİN halini, 01.01.2015, SEDEF ADASI, DRAGOS TEKEL, KARTAL Arası meradan ne haber???? Cambaza (Oltaya) bak, ya da PASSS DİMİ.

    https://www.youtube.com/watch?v=OrlT3FsDN_w

    Yahu bırak ağ dökmelerini 35--40mt. teknelerin 50Tanesi birden ağ dökmeden denizde yer kalmamıştı yahu. Bütün tüm bunlardan, kaçan kurtulabilen çok zor ya, TROLE ondanda kaçabilen kaldıysa üstünden geçmediyse. Ondanda kaçabilen kaldıysa UZATMALARA, yani 3 kere rafine sağlama yapılıyor. Evindeki 1 odan gibi düşün gelen süpürdü, giden süpürdü, yol geçen hanı mübarek. Ondanda kaçmaya fırsat bulan kaldıysa yada denk gelmeyen tek tük balık kalacakta oltayla tutucan, oda bu kadar darbeden sonra ne olur ye, bak valla birşey yapmıycam diye kandırabilirsen, etrafta yemi yiyecek balık bıraktılarsa lütfen oltaya gelecek. Bazıları hem malı hamuduyla götürecek, hortumla şelale gibi oluk oluk yaprağı güverteye emisyon yapacaklar, hiç utanma sıkılması olmayan, gözleri hiç bir şekilde doymak bilmeyenler, kalkıp birde oltayı diline dolayacak. ZIKKIMIN KÖKÜ, Allah'ta onları hayat boyu beyaz yamyamların içinde, ömür boyu oltacı yapsın emi.

    ama şunu eseflen karşılıyorum, koruma alanları yapılsın isteniyor ama balıklara deyil, Geneleksel balıkcı adı altında bazı uyanıklara, gırgır girmasin ben avlanayim diye isteniyor,
    FARKINDAYIMDA AMA UYANIK BİR TANE DEĞİLKİ, ANCAK SAYACAĞIM UYANIKLAR ARKANIZDAN ANCAK NAL TOPLAR, SİZ UYANIKLIKTA 1.CİLİĞİ HİÇ KİMESEYE KAPTIRMADIĞINIZ GİBİ ZEYTİN YAĞI GİBİ HEP SU ÜSTÜNDESİNİZ ZATEN.DÜNYADA HİÇ BİR ATLET BU MUGALLATA KONULARINDA SİZE SOLLAYIP GEÇEMEZ.
    BAK BU KONUDA OLAĞAN ÜSTÜ TAKDİRE ŞAYAN KABİLİYETİNİZ VAR. TEK AYAK ÜSTÜNDE 99 TANE YALAN SÖYLERSİNİZ GENE İŞİ KİTABINA UYDURURSUNUZ.
    BUDA DOĞRU: Bak bundada sonuna kadar haklısın, Tatlı Su Kurnazlarının büyüğü küçüğü, her türlü versiyonu, hatta su altı versiyonuda var, yeterki paranın tadını almasınlar. Bundada haklısın işte onun içindirki "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPALI ALAN"İlan edilecek. O zaman hem çok güzel korunacak, kıçüstünde yalancıktan ağlar uzatmacı kisvesi altında mohikanlar, hemen ayırt edilecek. Hem sen ve senin gibi art niyetli düşünenlere demagoji yapanlarada, oltayla avcılık herkese açık olacak. Eylül, Ekim, Kasım belli derinlikler, Aralık ayından sonra belli derinlikler yüzlerce kayık tarafından yemlerle beslenecek. Yemlerin kokusu akıntıyla aşağılara inecek. Önce yem tabir ettiğimiz balıklar yatak yapacak arkasındanda onu yiyenler. Bu zincir buranın "OLTAYLA AVCILIK DIŞINDA AVA KAPALI ALAN" ilan edilmesini az aşağıda bekleyen ORKİNOSLARA kadar gidecek. Uyanık geçinenler vardı, Marmara kirli diye Marmara adasından yukarı uskumru, orkinos yukarı çıkmıyormuşda. Kendi meslektaşı GEMLİK'TE küütt diye kafasına geçirdi, tohumunu kuruttu. Hayvan yukarı çıkınca başına ne geldiğini gördü, daha önce soykırıma uğradığını bildiği için yukarı çıkmıyordu, acabamı dedi ama onu düşünenlere pahalıya patladı. Şimdi ORKİNOSLAR, USKUMRULAR, KOLYOZLAR, yazdığımız tedbirin alınmasını bekliyorki. Yıllardır eski mekanı olan meralarına geri dönebilsinler.

    http://www.balikcilar.net/girgircini...eri-29327.html

    hani burası koruma alanı idi adı üstünde korumaalanı,
    ONU BİLMEYENLER ÖYLE SÖYLİYEBİLİR, AMA KELİME OYUNU YOK, ONUN ADI BALIKLARI KORUMAK İÇİN "GIRGIR AVCILIĞINA KAPALI ALAN" Sadece hepsi bu.Yani sizlerin trollerin, gırgırların şerrinden koruma alanı kendinizi kanatsız melekmi zannetiniz.

    karada olduğugibi ben tüfeklen avlanmıyorum, sapanlan kuş vuruyorum diye bilirmisin. yoksa hertürlü su kaldırır çünki marmarada 8 mt kayıklarlan tırol çekiyorlar.
    BUNLARDA DOĞRU: Benzetmen suda kaldırmaz. Ama haklısın dedikse, demagojiyi sizlerin yapması çok komik kaçıyor. Sen tekrar ettiğin için mecburen bizde edicez. Koruma alanı dersen doğrudur. Ancak koruma alanı değil, bilgisizlikten yada dalgınlıklarına gelmiştir. Şu anki adı "Endüstriyel avcılığa kapalı alan" MARMARA denizinin tamamı trole yasak olduğuna göre, doğru tabir bu alandaki balıkları GIRGIRLARIN şerrinden, aşırı av baskısından korumak için"GIRGIRA KAPALI ALAN" BU ALANDAKİ CANLILARI, GIRGIRLARDAN KORUMA ALANI, Sadece bu. Esas olması gereken, "Oltayla Avcılık Dışında Ava Kapalı Alan"Olması İlan edilecek. Yahu sizler %5'in, %15'e çıkması için 15.000 takla attınız, 14--18cm. yaprak çinakop tohumunu kurutmak için binbir takla attınızda. Yunusları şu kadar balık yiyor diye vurmaya kalktınızda. 1960 Yılından beri Marmara'dan trolü sıfırlamak için ne yaptınız!!??**

    Bunu yapanlar tüfekmi sapanmı diyecek ha, buna okuyanlar karar verecek, en büyük jüri halk jürisi,

    https://www.youtube.com/watch?v=YD4zqv2GVDM

    onun için amatöründen gırgırına kadar o bölgeler yasak olmalı
    Ahh canım benim, senin birbirdenbire ortaya çıkan, balıklara şefkat duyguların,beni öldürecek yahu. Bu korumacılığında göz yaşartacak cinsten doğrusu, inan çok duygulandım. Sen 55 yıldır her türlü katliamı balık soykırımını yap. Orkinosun, Uskumrunun Kolyozun, Kofanın, Lüferin, Palamutun, Toriğin, İstavritin, Kıraçanın (elekten geçir) bitmez denen İzmariti bile bitirdiniz be, hepsinin dibine darı ektiğiniz yetmedi. Yaprak çinakopunda soyunu kurutmak için asrın keşfi 2 tür çinakopu bile söylediniz be. 55 yıllık çinakop, birdenbire "lüferde avlanma boyu 20cm." logosuyla 20cm.'lik çinakopu birden amiral lüfer yaptınız. 55 yıllık çinakop kasası bir anda oldu dökme lüfer. Daha hala utanmadan sıkılmadan ortada ne yüzle dolaşırsınız, mugallata yapıcanız aklınız sıra. Amatörler karşısında bile küme düştüğünüzden haberiniz yok zaar. 55 yıldır balıkçılığı korumak için toplu iğne başı kadar hiç bir tek taneniz, 55 yıldır tek bir şey yapmayın, birdenbire korumacı hislerin ortaya çıkıversin sonradan.

    ama şunu eseflen karşılıyorum, koruma alanları yapılsın isteniyor ama balıklara deyil, Geneleksel balıkcı adı altında
    YUKARDA BU DA DOĞRU DEMİŞTİM, Ancak alttaki takıya MADALYONUN BİN BİR YÜZÜNE uyarlama yapalım,

    bazı uyanıklara, gırgır girmasin ben avlanayim diye isteniyor,
    Üstte yazına hakkını verdik doğru dedik, şimdi sıra sende, sanada hakkını teslim edelim.

    Ortaya çıkıp dürüstçe desene "BANA YAR OLMAYAN HİÇ KİMSEYE YAR OLMASIN"Nasılsa bir pundunu buldumu hepsini bir seferde hamuduna geçirir tumba yaparız demede, korumacılık maskesine soyun 55 yıl sonra ansızın, çok duygulandırdın beni doğrusu gözlerim yaşardı. Senin bu söylediğine bırak esnafı meslektaşı, denizdeki çinakop, martılar, karabataklar dahil hiç kimseyi inandırma şansın yok SIFIR.

    Madem yazmışken sanada sorayım bari: Soru şu, 40 yıl önceki balık bolluğuna dönmek için,
    OLTAYLA dip çaparisi, yaparak yakaladığımız, su üstü çapariside olsa farketmez. Lüferler, Kofanalar, Palamutlar, Torikler, Uskumrular, Uskumru Lipariler, Kolyozlar,
    Eşek Kolyozları ve Orkinosların yatak yapmasını, tekrar eski günlerde 40 yıl önceki yıllarda olduğu gibi iğne iğneye Kofana, Torikleri OLTAYLA yakaladığımız günlere dönmemiz için hangi tedbirleri almamız lazım. Soru bu!!??**

    "İki insan çeşidi vardır:Zaman geçtikçe hatalarıyla yüzleşen ve zaman geçtikçe yüzsüzleşen"

    "Mehmet Akif Ersoy"


    ***
    **************************************
    Hazır yazmışken nükleere deyinelim biraz, Herhalde duymayanınız kalmamıştır.

    RUSYA ÇERNOBİL: Rusyada kaç kişi öldü kaç ülkeye yayıldı, Ülkemiz Karadeniz kıyısında ve ülkemizde kaç kişi bu yüzden öldü bilen varmı??

    JAPONYA'DA FUKİŞİMA Nükleer santrali, radyasyon yüklü bulutlar 15.000km uzaklara taşınıp yağmurlarla hangi ülkeye ölüm yağdırdı açıklayan bilen varmı??? Japonya'da kaç kişi öldü, ne kadar arazi alan sebze meyva, deniz balıklar, balıkçılık ne kadar zarar gördü, bilen hesaplıyabilen varmı??

    ABD, ALMANYA, FRANSA, JAPONYA VAZGEÇİYOR

    Çernobil’de, Japonya’da Fukuşima nükleer felaketleri nükleercilerin ipliğini iyice pazara çıkardı. Dünya nükleere karşı ayakta. Nükleer tehdidiyle her an burun buruna yaşamanın ne demek olduğunu anladı ve santraller birer birer devreden çıkarılıyor. Enerji politikaları artık temiz, verimli ve yenilenebilir enerjiye çevriliyor. Ya biz 2 nükleer santrale 44 milyar $ hiç kimseyle savaşmadan tabuta çivi çakmak için üste para veriyoruz. Uçağın kapısından atladık aaa ama paraşüt takmayı unutmuşuz. Bunda Türkiye'de en küçük 1 kaza oldumu, kağıt harita üstünde ne canlı varsa silgiyle silin.
    Zaten beleşe sınımızda bir tane, Ermenistan, Metzamor Nükleer Santrali (Kars Iğdır'a 30km) dünyanın en güvensiz reaktörü var,
    Her ne kadar nükleer endüstri bizi aksine inandırmaya çalışsa da güvenli nükleer santral diye birşey yoktur. 2011 yılında Japonya’da yaşanan Fukuşima Felaketi’nin de ortaya koyduğu üzere kazalar sadece eski teknolojiye sahip nükleer santrallerde veya azgelişmiş ülkelerde yaşanmıyor.

    Almanya’daki nükleer santrallerde her üç günde bir ‘güvenlik olayı’ yaşanıyor. Federal Radyasyon Koruma Ajansı, her yıl, Almanya’nın nükleer santrallerinden, güvenlik ile ilgili 100 ile 200 arasında olay raporu almaktadır. Fransız nükleer reaktörlerinde ise her yıl ortalama 900 olay yaşanıyor. Bunlardan herhangi biri kolaylıkla yeni bir Çernobil veya Fukuşima Felaketi’ne sebep olabilir.

    Kyshtym


    Rusya'nın Chelyabinsk oblastındaki Kyshtym şehri yakınlarında bulunan Mayak Nükleer Santrali'nde atık saklama ünitesi yoktu ve yetkililer santralin açıldığı 1948 yılından itibaren radyoaktif atıkları yakınlardaki nehire döküyordu. Doğrudan bölgede yaşayanların içme suyu kaynağı olan nehirden 124,000 kişi orta ve yüksek seviyeli radyasyona maruz kaldı.

    1957 yılının Eylül Ayı'nda içerisinde 70 ton atık bulunan havuzlardan bir tanesinin soğutma sistemleri bozuldu ve sıcaklık hızla artmaya başladı. Yaşanan patlama sonucunda doğrudan ölümler yaşanmasa da açığa çıkan radyasyondan en az 272,000 kişi etkilendi. Radyasyon yüzlerce kilometre yayılırken etkilenen bölgeden 10,000 kişi tahliye edildi.

    Windscale

    İngiltere'nin kuzeybatısındaki Cumbria bölgesinde bulunan Windscale nükleer santralinde 1957 yılında yetkililer reaktördeki sıcaklığın düşmesi gerekirken yükseldiğini fark etti. Sistemlerde bir arıza olduğu süphesiyle iki işçi reaktöre gittiğinde reaktörün alevler içinde olduğunu gördü. Yetkililer önce, ısının çok yüksek olması sebebiyle suyun işe yaramayacağını ve suyun içerisindeki hidrojenin patlamalara sebep olacağını düşündü. Ancak diğer yöntemler işe yaramayınca reaktör yine suyla söndürülmeye çalışıldı.

    İngiliz hükümeti hemen olayı örtbas etti. Kaza sonucunda 200 kişinin, yarısının ölümcül olmak üzere kansere yakalandığı hesaplanmakla birlikte kazanın gerçek etkileri hiçbir zaman bilinemeyecek.

    Three Mile Island

    ABD'nin Pennsilvanya eyaletindeki Harrisburg yakınlarında bulunan Three Mile Island Nükleer Santralında Mart 1979'da kısmi çekirdek erimesi yaşandı. Kazanın sebebi teknik hataların insan hataları ile birleşmesiydi. Alınan yanlış kararlarla yakıt çubukları 2371 santigrad dereceye ulaştı. Reaktör kalbine soğutma suyunun sağlanmasıyla çok daha büyük bir facianın eşiğinden dönülse de çevreye radyoaktif gazlar salındı. Bölgeden çocuklar ve hamileler tahliye edildi.

    Çernobil

    Ukrayna'da bulunan Çernobil nükleer santralinin 4 nolu reaktörü 26 Nisan 1986'da patladı. Fukuşima nükleer kazası ile birlikte 7 düzeyindeki iki nükleer felaketten biri olan Çernobil nükleer kazasından sonra, eski Sovyetler Birliği hükümetinin emriyle 800,000 ‘tahliye görevlisi’ felaketin yaşandığı alanda engelleme ve temizlik çalışmaları yaptı. Bugün, bu insanların %90’ından fazlası engellidir. Reaktördeki patlamadan 20 yıl sonra, 17,000 Ukraynalı aile, babaları ‘tahliye görevlisi’ olarak çalıştığı ve hayatını kaybettiği için devlet yardımı almaktadır.

    Felaketin ardından 1990 ile 2000 yılları arasında Belarus’da kanser oranı %40 arttı. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, sadece Belarus'un Çernobil yakınındaki Gomel bölgesinde yaşayan 50,000’in üzerinde çocuk tiroid kanserine yakalandı. Kürtajlar, erken doğumlar ve ölü doğan bebek oranları çarpıcı şekilde arttı. Reaktörün yakınında yaşayan 350,000 insan evlerini sonsuza kadar terk etti.

    Türkiye’de de Çernobil’den yayılan radyasyon nedeniyle kanser vakalarında artış olduğunu, Türk Tabipleri Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre bu nükleer kazadan en ağır biçimde etkilenen Karadeniz Bölgesi’nde bulunan Hopa’da ölümlerin %47,9’unun kansere bağlı olduğunu biliyoruz.

    Kaza doğurduğu pek çok diğer sonuç gibi, anlaşılması çok zor olası genetik olumsuzlukları da gelecek kuşakların sırtına yükleyebilir. Ancak kesin olan bir şey var: 1986 yılında yaşanan felaketin daha uzun süre etkileri devam edecek.

    Tokaimura

    1999 yılında Japonya'nın başkenti Tokyo'nun hemen dışındaki Tokaimura nükleer santralinde, üç yıldır kullanılmayan bir reaktör için yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyum hazırlandı. Ancak bu seviyede zenginleştirilmiş uranyum ile çalışma konusunda deneyimsiz olan çalışanlar uygun olamayan bir çökeltme tankına izin verilenin çok üzerinde uranyum koydu. Tankın boşaltılması ile kritik zincirleme reaksiyon durduruldu; ancak bu süre zarfında maruz kaldıkları radyasyon sebebiyle iki işçi hayatını kaybetti.

    Fukuşima

    Japonya'da yaşanan Fukuşima Nükleer Santrali Kazası 11 Mart 2011’de Tōhoku depremi ve tsunamisi sonrasında yaşandı. Santrale bulunan üç reaktörde yaşanan çekirdek erimesi sonucunda atmosfere ve okyanusa radyoaktif maddeler salındı. Kaza Çernobil felaketinden sonra dünyanın en büyük ikinci nükleer kazasıdır ve 7 seviyesindedir. Tüm reaktörlerde sorun yaşanması kazayı daha da işin içinden çıkılmaz bir hale sokmuştur. Kilometrelerce alan radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Tahliye çalışmaları yüz binlerce insanı evlerinden etti.
    Baba Yalçın

  9. #9
    dkoryurek dkoryurek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    2.398
    Tecrübe Puanı
    548

    Standart

    Alıntı özgürdeniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aslında kooperatif sözleşmesinde barınakta legal avlanan avcıya müdahele etmeyen Koop Yönetiminin müteselsil sorumluluğu var kanımca bu maddeyi çalıştırabilsek diyeceğimde e onu kim denetleyecek sorusuna cevabım yok !
    neden çalışmıyor bu madde?!

  10. #10
    Reİs
    Üyelik tarihi
    Nov 2014
    Mesajlar
    431
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı dkoryurek Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    neden çalışmıyor bu madde?!
    Namuslular da en az namussuzlar kadar cesaret sahibi olamadıklarından. Çoğunluğun, kendilerinin de geleceği için mücadele veren bir avuç cesur insanı, en azından alkışlayarak desteklemediklerinden. Kontrol mekanizmasının, kümesteki kazları avlamayı birincil iş edindiğinden. Vs, vs, uzar gider.
    Konu alikuşçu tarafından (09.02.15 Saat 16:20 ) değiştirilmiştir.

Sayfa 1/4 1234 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. gırgır ve trol
    By vesayre in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 6
    Son Mesaj: 26.12.14, 21:40
  2. Gırgır - Trol kavgası
    By kenane in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 230
    Son Mesaj: 06.10.13, 20:19
  3. Bir kez daha Trol tartışmaları üzerine!
    By dökülük in forum Forum Duyuruları
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 15.03.11, 03:04
  4. Gırgır ve trol tekneleriyle
    By YakoMoZ in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 15
    Son Mesaj: 04.06.09, 10:23
  5. trol gırgır GELDİ
    By LüFerCi in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 04.11.08, 23:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM