BURSA - Binlerce yıllık tarihin ve doğal güzelliklerin merkezi, Uluabat Gölü'nün incisi olan Gölyazı'da, kadınlar, balıkçılık yaparak aile bütçelerine katkıda bulunuyor.

Genellikle eşleriyle birlikte sabahın erken saatlerinde göle açılan kadınlar, öğleden sonra da çocukları ve ev işleriyle ilgileniyor. Gölyazı'da 30 yıldır balıkçılık yapan 59 yaşındaki Hamdiye Pullu, aslen Mudanyalı olduğunu, evlenince Gölyazı'ya yerleştiğini, 40 yıldır da burada yaşadığını söyledi.

Uluabat Gölü kıyısındaki Gölyazı'da vatandaşların genellikle balıkçılıkla geçindiklerini, kadınların da eşleriyle birlikte balığa çıktığını anlatan Pullu, şöyle konuştu: ''30 yıldır balıkçılıkla uğraşıyorum. Eşimle gittiğim zaman da oldu, kendi başıma gittiğim zaman da. Eşimle birlikte göle açılıyorduk. Önceden ben ona yardım ediyordum. Kayığı kullanamıyordum. Hevesli olunca önce kürek çekmeyi öğrendim, sonra nasıl ağ atıldığını... Heves de olunca balıkçılığa alıştım. Kocam önceden bana güvenmezdi. Ama kayığı nasıl kullandığımı görünce kendisinden daha iyi yaptığımı söyledi. Bana güvendi. Tek başıma açılmama izin verdi. Şimdi istediğim zaman tek başıma da balığa gidiyorum. Onunla gittiğim zaman bile tekneyi ben kullanıyorum.''



Pullu, balıkçılığın zor bir iş olduğunu, hele bir kadın için daha da zorlukları bulunduğunu dile getirerek, ''Benim bir oğlum bir kızım var. Onları balıkçılık yaparak yetiştirdim. Balığa çıktığım günler onlar birbirlerine bakıyorlardı. Bir yandan balığa gidiyordum. Sonra eve gelip ev işlerini yapıyordum. Hayatım mücadeleyle geçti'' diye konuştu.

"ESKİDEN DAHA ZEVKLİYDİ"
Eskiden balıkçılık yapmanın daha zevkli olduğunu ifade eden Pullu, göldeki kirlilik nedeniyle balık miktarının ve türlerinin azaldığını vurguladı. Pullu, önceki yıllarda az miktarda ağ attıklarında çok balık yakaladıklarını dile getirerek, ''Şimdi 10 TL edecek kadar balığı ancak avlıyoruz. Bu da bizim masrafımızı karşılamıyor. Eskisi kadar balığa çıkamıyorum. Ama balık sezonu olduğu zaman istesem de yerimde duramıyorum. Hemen göle açılıyorum'' diye konuştu.

60 yaşındaki Fadime Bozdemir de balıkçılığın genelde erkek işi olarak bilindiğini, ama Gölyazı'da kadınların da eşleriyle birlikte balıkçılık yaptığını bildirdi.

''TEKNEYE ATLADIM, 30 YILDIR DA İNMEDİM''
Yaklaşık 30 yıldır balıkçılıkla uğraştığını, gücü yettiği kadar da yapmaya devam edeceğini anlatan Bozdemir, şunları söyledi: ''Akçalar köyünden Gölyazı'ya gelin geldim. O zaman ne kürek çekmesini biliyordum ne de ağ atmasını. Ama insan mecbur kalınca öğreniyor. Tekneye atladım, 30 yıldır da inmedim. Havanın uygun olduğu her gün çıkıyoruz. 10-15 liralık balık avlıyoruz. Çıkmaya mecburuz çünkü başka gelirimiz yok. Onunla geçimimizi sağlıyoruz. Benim de kocamın da sigortası yok. 4 çocuğum var, onları balıkçılık yaparak büyüttük. Eskiden gölden kerevit çıkardı, gelirimiz daha iyiydi. Kerevit sepeti yapar satardık. Ama gölden artık kerevit çıkmıyor.''

Bozdemir, köydeki komşularının çoğunun eşleriyle birlikte balığa çıktığını dile getirerek, ''Alıştığımız için artık zor gelmiyor. Balık çıktığı zaman yüzümüz gülüyor. Sabah saat 05.00'de kalkıp açılıyoruz. Balıktan dönüşümüzde ev işi yapıyoruz. Artık göl kirlendi. Bu nedenle eskisi kadar balık çıkmıyor. Bölgede balıkçılık bitmek üzere. Zaten gençler balıkçılık yapmıyor. Bu iş bizimle birlikte biter'' diye konuştu.