Hamsiyle ilgili 2007 yılından 17-18 haziran 2010 yılları arası birçok toplantılar yapılarak hamsi avcılığına bir standart getilmeye çalışıldı.en son 17-18 haziran 2010 yılında 1.hamsi çalıştayı yapıldı.bu çalıştayda birçok kişi konuşma yaptı,ta 1882 lerden günümüze değin yapılan çalışmalar alınması gereken alınamayan önlemlerden bahsedilirken,yeni önlemler de gündeme getirildi.kimilerine göre teknolojinin büyümesinden,ağ göz açıklıkları ve derinlikleri,boyları da konuşulmuş.yeni çalıştayda önceki önlemlere yeni önlemlerde katılmış.kota uygulaması getirlmiş,bu uygulama ile nakil belgesi,nakil alanları,subis kayıtları istenecekmiş ve istenmişte.bu çalıştay da söylenenlerde bildiri kitapçığı olarakta bastırılmış.gelelim gerçek hayata,bu kitapta yazanlarla gerçekte uygulananlar arasında bana göre epey farklılıklar var.eğer bu kitapta konuşmacıların söyledikleri veya söyleyenler söylediklerini uygulasalardı sanırım her yıl yaşanan hamsi kıyımı heralde yaşanmamış olacaktı.
Her zaman olduğu gibi konuşulanlarla uygulananlar arasında bana göre dağlar kadar fark vardır.aklıma doğan cüceloğlu nun savaşcı kitabı geldi,o kitapta diyor ki,eğer bir kişi veya kişilerin itirazı yoksa,hiç bir şeye itiraz etmiyorsa,o kişi veya kişilerin evetleride samimi deyildir,bunlar inandırıcı olamazlar diyor.aynen bazılarımızda malesef öyle,konuşurken konuşuyor,uygularken konuştuğunun aksini yapıyor.işte onların konuştuklarıda malesef toplum tarafından artık rağbet görmemekte.
şimdi ben böyle dedim diye belkide birileri bana kızacak,fark etmez,ben doğruyu söyleyeyimde kim yalandan kızarsa kızsın.kim ne derse desin biz bu denize hiç sahip çıkmadık.şimdi de deniz bize sahip çıkmıyor.