4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Hayalet Avcılık

  1. #1
    ___BALIKCI FORUM___ aFaLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Yaş
    56
    Mesajlar
    12.942
    Tecrübe Puanı
    2443

    Hayalet Avcılık



    Yaşar KEMAL’in Deniz Küstü adlı eserinde uzun mavi ip yere yığılıyor ve balık ele geliyor. Su üstünden bir enstantene. Peki ya o uzun mavi ip yere yığılamazsa?




    STH’nin Karaköy etkinliklerinde sualtı temizlik çalışmaları sırasında dalgıçlar tarafından o uzun mavi ipin ve ucundaki kancanın köprü üstüne çıkamayanlarının, sahipleri farkında olmasalarda, başarılı bir şekilde balık ve diğer canlıları avladıkları gözlemlendi. Etkinlik sırasında mümkün olduğunca misina ve diğer ağ parçaları temizlendi. Fakat, her geçen gün daha çok uzun mavi ip sualtında hayalet avcılık yapıyor.

    Hayalet avcılık; kaybolmuş yada terkedilmiş ancak su içerisinde işlevini sürdürerek, insan kontrolü olmaksızın sucul organizmaların ölümüne neden olan av araçlarının gerçekleştirdiği avcılığı ifade etmektedir.[1]

    Av araçları kaybolmalarının ardından hedef türler üzerindeki avcılık faaliyetlerini sürdürürken, yakalanan türleri yemek için ağa veya tuzağa gelen diğer canlıları da yakalayarak av durumuna düşürmektedir. Bu durum, av aracı suda tamamen bozulup parçalanıncaya kadar devam edebilmektedir. Bazı tuzaklarda ölen türlerin vücutları, parçalanmış organları ve bunların kokuları diğer türleri tuzağın içine çekebilmekte, bazen de tuzağı yuva olarak kullanan balıkların içine girdikten sonra çıkamayarak ölmesi, tuzağın tekrar yemlenmesine ve hayalet avcılığın tekrar tekrar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu durum av aracı işlevini yitirene kadar devam etmektedir.[2]

    Kaybolan ağın aktif olarak avcılığa devam etmesi ve parçalanma süresi ağın imal edildiği malzemenin yapısına ve kaybolduğu bölgenin oşinografik özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kimyasal işlem uygulanmamış ahşap tuzaklar iki aya, kimyasal işlem uygulanmış olanlar ise (kimyasal boya ve koruyucular ile boyanmış) iki yıla kadar, denizel ortamda bozulmadan kalabilmektedir. İskeletleri demirden ve paslanmaz çelikten, etrafı da vinil kaplanmış ağ gözlerinden donatılmış sepetlerin, on – on beş yıl kadar dayanabildiği bildirilmektedir. Özellikle son gelişmelerle, plastik sepetler, on ila otuz yıla kadar, suda bozulmadan iyi koşullarda kalabilmektedir.[2]





    Ağın kaybolduğu bölgenin taban yapısı ağın suyun altında aktif olarak kalma süresini etkileyen bir faktördür. Araştırıcılar tarafından kayalara yada resiflere takılan ağların üç boyutlu şeklini daha uzun süre sürdürdügü belirtilmiştir. Bu durum, kayalık bir bölgede bir ağın daha uzun süre yıkıma uğramadan av yapmaya devam edebileceği saptamasını yapmaya olanak sağlayacaktır.[1] STH’nin Sedef Adası yakınlarında kayalık bir zeminden çıkardıkları metrelerce uzunluktaki ağ parçası bu duruma en iyi örneklerden biridir.

    Kayıp av takımları ve onların parçalarının, kaybolduktan sonra avcılık faaliyetine devam etmesi, deniz ekosistemi ve deniz dibi kirliliği açısından oldukça tehlikelidir.[3] Hayalet av araçlarının çevreye etkileri: hedef türleri avlamaya devam etmesi; hedef olmayan balık ve kabuklu türlerini avlamaya devam etmesi; diğer deniz canlılarının (fok, kaplumbaga ve su kuşları) ölümüne neden olması; çürüme esnasında deniz fauna(belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü) ve florasını(bir bölgede yetişen bitkiler) etkilemesi, bentik çevreye fiziksel olarak zarar vermesi olarak sıralanabilir.[1] Kayıp av araçlarının sediment birikimine neden olarak bulundukları bölgede deniz tabanını yoksullaştırdığı ve biyoçesitliliği azaltığı yönünde gözlemler yapılmıştır. Bu durum, fouling organizmaların ağ gözlerini tıkayarak bölgedeki akıntıları yavaşlatması, bununda ilgili bölgede çöküntüye neden olduğu teorisiyle açıklanmıştır.[1]

    Hayalet av araçlarının denizel çevre üzerine etkileri av aracının türüne göre farklılık göstermektedir. Örnegin uzatma ağları ve kafes tuzaklar kaybolduktan sonrada uzunca süre av yapmaya devam etmektedirler. Dolayısıyla bu av araçları, denizel organizmalar üzerinde kontrolsüz şekilde ölümlere neden olmaktadır. Bu ölümler ise önemli miktarda su ürününün ekonomik bir değer kazanmadan kaybedilmesi, biyoçesitlilik ve çevrenin zarar görmesi gibi sorunları beraberinde getirmektedir.[1] Kaybolduktan sonra av yapmaya devam eden uzatma ağı ve kafes tuzaklar, stoklar üzerinde kontrolsüz ölümlere neden olarak ekonomik zararlara neden olmaktadır. İzmir Körfezi’nde Hayalet Avcılığa neden olan kayıp uzatma ağı miktarının tespitine yönelik bir araştırmada trol ve algarnaların neden olduğu uzatma ağı kayıpları 2002 yılında yaklaşık 200-280 km olarak tespit edilmiştir.[3]

    Kayboldukları ilk dönemde hedef türleri avlamakta, zaman ilerledikçe yakalanan bireyler ve üzerlerinde oluşan fouling organizmalar (denizel ortamlarda doğal olmayan yüzeylere tutunan ve gelişen canlılar) nedeniyle çökmektedirler. Ancak ağ üzerlerinde kalan bireyler yem etkisi yaparak etraftaki hedef olmayan türleri ağa doğru çekmektedir. Bu durum ağ çökmüş olmasına rağmen, demarsal türlerin ve kabuklu türlerinin ağa takılmasına neden olmakta ve hedef dışı av miktarını arttırmaktadır. Ağ tamamen parçalanana kadar bu etki devam etmektedir. uzatma ağlarının önemli bir etkisi de deniz memelilerinin ve kuşlarının ölümüne neden olmasıdır.

    Her yıl bir milyonun üzerinde deniz kuşunun ve 100000 üzerinde deniz memelisi ile deniz kaplumbağasının hayalet ağlara takıldığı tahmin edilmektedir.[1] Trol, gırgır, paraketalar kaybolduktan sonra kendilerine özgü av yapma özelliklerini kaybetmektedirler.






    Ancak bu av araçlarının da özellikle vahşi yaşam ve denizel çevre üzerinde olumsuz etkileri olduğu saptanmıştır. Örneğin, çok sayıda deniz kaplumbağası paraketa misinalarına takılarak ölmektedir.[1] Ağlarda batırıcı olarak kullanılan kurşunlar su kuşları tarafından yenilerek zehirlenmelere yol açmaktadır.

    Yapılan hesaplamalar İsveç’te sadece bir balıkçılık sezonunda 200 tondan fazla kurşunun denizel ortamda kaybolduğunu göstermiştir. Bir ağır metal olan kurşunun bu kadar büyük miktarda insan etkisiyle deniz ortamında bulunması da çevre açısından ciddi bir olumsuz etkidir.[1]




    Tüm bu olumsuz etkiler sonucunda, Dünya Tarım Örgütü (FAO) 1995 yılında hayalet avcılığı, balıkçılık endüstrisini olumsuz yönde etkileyen bir faktör olarak açıklamış; seçiciligi düşük av araçları, hedef dışı av, habitatların yok edilmesi gibi sorunlarla aynı kategori içerisine almış ve kaybolan ağların tekrar bulunmasını önermiştir.[1]

    Aşırı ve kaçak avcılık, hedef dışı av ve av araçlarının neden olduğu habitat tahribatlarının önlenmesi ile ilgili olarak özellikle FAO Sorumlu Balıkçılık Uygulama Kodları esas alınarak yönetici ve balıkçılar eğitilmeli ve koruma kontrol uygulamaları etkinleştirilmelidir.[4] Avcılığımızın geliştirilmesi için av verimini arttırmak kadar ekosistemin korunmasına da önem verilmelidir. FAO tarafından belirlenen sorumlu balıkçılık ve kaynakların kullanılmasında ihtiyatlı yaklaşım prensiplerinden ödün verilmemelidir. Bunu sağlamak için ülkemizde idari ve hukuksal düzenlemeler getirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.[4]

    Merve Pelin Sütçüoğlu
    Su Ürünleri Mühendisi





    Büyük balık küçük balıktan uzun yaşar
    Metabolizması yüksek balık düşük olandan uzun yaşar
    Soğuk sudaki balık sıcak sudakinden uzun yaşar


  2. #2
    S- Moderators Ali41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.350
    Tecrübe Puanı
    333

    Standart

    paylaşım için teşekkürler. gerçektende su altında kalan ağlar veya dolaşıp ta denize atılan çapariler çürüyene kadar balık tutmağa devam etmektedirler. lütfen bu gibi maddeleri bilerek kesinlikle denizlerimize ve tatlı sularımıza atmayalım.

    Ali TEZER

    KOCAELİ / İZMİT


  3. #3
    Balıkçı Erkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    154
    Tecrübe Puanı
    29

    Standart

    evet denizde hiç bir zaman için ağ parçası atmamak lazım ve ağda bırakmamak lazım diyorum
    Erkan
    Karadeniz Ereğli

  4. #4
    Hıcaz

    Icon2

    Alıntı aFaLa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Yaşar KEMAL’in Deniz Küstü adlı eserinde uzun mavi ip yere yığılıyor ve balık ele geliyor. Su üstünden bir enstantene. Peki ya o uzun mavi ip yere yığılamazsa?




    STH’nin Karaköy etkinliklerinde sualtı temizlik çalışmaları sırasında dalgıçlar tarafından o uzun mavi ipin ve ucundaki kancanın köprü üstüne çıkamayanlarının, sahipleri farkında olmasalarda, başarılı bir şekilde balık ve diğer canlıları avladıkları gözlemlendi. Etkinlik sırasında mümkün olduğunca misina ve diğer ağ parçaları temizlendi. Fakat, her geçen gün daha çok uzun mavi ip sualtında hayalet avcılık yapıyor.

    Hayalet avcılık; kaybolmuş yada terkedilmiş ancak su içerisinde işlevini sürdürerek, insan kontrolü olmaksızın sucul organizmaların ölümüne neden olan av araçlarının gerçekleştirdiği avcılığı ifade etmektedir.[1]

    Av araçları kaybolmalarının ardından hedef türler üzerindeki avcılık faaliyetlerini sürdürürken, yakalanan türleri yemek için ağa veya tuzağa gelen diğer canlıları da yakalayarak av durumuna düşürmektedir. Bu durum, av aracı suda tamamen bozulup parçalanıncaya kadar devam edebilmektedir. Bazı tuzaklarda ölen türlerin vücutları, parçalanmış organları ve bunların kokuları diğer türleri tuzağın içine çekebilmekte, bazen de tuzağı yuva olarak kullanan balıkların içine girdikten sonra çıkamayarak ölmesi, tuzağın tekrar yemlenmesine ve hayalet avcılığın tekrar tekrar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu durum av aracı işlevini yitirene kadar devam etmektedir.[2]

    Kaybolan ağın aktif olarak avcılığa devam etmesi ve parçalanma süresi ağın imal edildiği malzemenin yapısına ve kaybolduğu bölgenin oşinografik özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kimyasal işlem uygulanmamış ahşap tuzaklar iki aya, kimyasal işlem uygulanmış olanlar ise (kimyasal boya ve koruyucular ile boyanmış) iki yıla kadar, denizel ortamda bozulmadan kalabilmektedir. İskeletleri demirden ve paslanmaz çelikten, etrafı da vinil kaplanmış ağ gözlerinden donatılmış sepetlerin, on – on beş yıl kadar dayanabildiği bildirilmektedir. Özellikle son gelişmelerle, plastik sepetler, on ila otuz yıla kadar, suda bozulmadan iyi koşullarda kalabilmektedir.[2]





    Ağın kaybolduğu bölgenin taban yapısı ağın suyun altında aktif olarak kalma süresini etkileyen bir faktördür. Araştırıcılar tarafından kayalara yada resiflere takılan ağların üç boyutlu şeklini daha uzun süre sürdürdügü belirtilmiştir. Bu durum, kayalık bir bölgede bir ağın daha uzun süre yıkıma uğramadan av yapmaya devam edebileceği saptamasını yapmaya olanak sağlayacaktır.[1] STH’nin Sedef Adası yakınlarında kayalık bir zeminden çıkardıkları metrelerce uzunluktaki ağ parçası bu duruma en iyi örneklerden biridir.

    Kayıp av takımları ve onların parçalarının, kaybolduktan sonra avcılık faaliyetine devam etmesi, deniz ekosistemi ve deniz dibi kirliliği açısından oldukça tehlikelidir.[3] Hayalet av araçlarının çevreye etkileri: hedef türleri avlamaya devam etmesi; hedef olmayan balık ve kabuklu türlerini avlamaya devam etmesi; diğer deniz canlılarının (fok, kaplumbaga ve su kuşları) ölümüne neden olması; çürüme esnasında deniz fauna(belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü) ve florasını(bir bölgede yetişen bitkiler) etkilemesi, bentik çevreye fiziksel olarak zarar vermesi olarak sıralanabilir.[1] Kayıp av araçlarının sediment birikimine neden olarak bulundukları bölgede deniz tabanını yoksullaştırdığı ve biyoçesitliliği azaltığı yönünde gözlemler yapılmıştır. Bu durum, fouling organizmaların ağ gözlerini tıkayarak bölgedeki akıntıları yavaşlatması, bununda ilgili bölgede çöküntüye neden olduğu teorisiyle açıklanmıştır.[1]

    Hayalet av araçlarının denizel çevre üzerine etkileri av aracının türüne göre farklılık göstermektedir. Örnegin uzatma ağları ve kafes tuzaklar kaybolduktan sonrada uzunca süre av yapmaya devam etmektedirler. Dolayısıyla bu av araçları, denizel organizmalar üzerinde kontrolsüz şekilde ölümlere neden olmaktadır. Bu ölümler ise önemli miktarda su ürününün ekonomik bir değer kazanmadan kaybedilmesi, biyoçesitlilik ve çevrenin zarar görmesi gibi sorunları beraberinde getirmektedir.[1] Kaybolduktan sonra av yapmaya devam eden uzatma ağı ve kafes tuzaklar, stoklar üzerinde kontrolsüz ölümlere neden olarak ekonomik zararlara neden olmaktadır. İzmir Körfezi’nde Hayalet Avcılığa neden olan kayıp uzatma ağı miktarının tespitine yönelik bir araştırmada trol ve algarnaların neden olduğu uzatma ağı kayıpları 2002 yılında yaklaşık 200-280 km olarak tespit edilmiştir.[3]

    Kayboldukları ilk dönemde hedef türleri avlamakta, zaman ilerledikçe yakalanan bireyler ve üzerlerinde oluşan fouling organizmalar (denizel ortamlarda doğal olmayan yüzeylere tutunan ve gelişen canlılar) nedeniyle çökmektedirler. Ancak ağ üzerlerinde kalan bireyler yem etkisi yaparak etraftaki hedef olmayan türleri ağa doğru çekmektedir. Bu durum ağ çökmüş olmasına rağmen, demarsal türlerin ve kabuklu türlerinin ağa takılmasına neden olmakta ve hedef dışı av miktarını arttırmaktadır. Ağ tamamen parçalanana kadar bu etki devam etmektedir. uzatma ağlarının önemli bir etkisi de deniz memelilerinin ve kuşlarının ölümüne neden olmasıdır.

    Her yıl bir milyonun üzerinde deniz kuşunun ve 100000 üzerinde deniz memelisi ile deniz kaplumbağasının hayalet ağlara takıldığı tahmin edilmektedir.[1] Trol, gırgır, paraketalar kaybolduktan sonra kendilerine özgü av yapma özelliklerini kaybetmektedirler.






    Ancak bu av araçlarının da özellikle vahşi yaşam ve denizel çevre üzerinde olumsuz etkileri olduğu saptanmıştır. Örneğin, çok sayıda deniz kaplumbağası paraketa misinalarına takılarak ölmektedir.[1] Ağlarda batırıcı olarak kullanılan kurşunlar su kuşları tarafından yenilerek zehirlenmelere yol açmaktadır.

    Yapılan hesaplamalar İsveç’te sadece bir balıkçılık sezonunda 200 tondan fazla kurşunun denizel ortamda kaybolduğunu göstermiştir. Bir ağır metal olan kurşunun bu kadar büyük miktarda insan etkisiyle deniz ortamında bulunması da çevre açısından ciddi bir olumsuz etkidir.[1]




    Tüm bu olumsuz etkiler sonucunda, Dünya Tarım Örgütü (FAO) 1995 yılında hayalet avcılığı, balıkçılık endüstrisini olumsuz yönde etkileyen bir faktör olarak açıklamış; seçiciligi düşük av araçları, hedef dışı av, habitatların yok edilmesi gibi sorunlarla aynı kategori içerisine almış ve kaybolan ağların tekrar bulunmasını önermiştir.[1]

    Aşırı ve kaçak avcılık, hedef dışı av ve av araçlarının neden olduğu habitat tahribatlarının önlenmesi ile ilgili olarak özellikle FAO Sorumlu Balıkçılık Uygulama Kodları esas alınarak yönetici ve balıkçılar eğitilmeli ve koruma kontrol uygulamaları etkinleştirilmelidir.[4] Avcılığımızın geliştirilmesi için av verimini arttırmak kadar ekosistemin korunmasına da önem verilmelidir. FAO tarafından belirlenen sorumlu balıkçılık ve kaynakların kullanılmasında ihtiyatlı yaklaşım prensiplerinden ödün verilmemelidir. Bunu sağlamak için ülkemizde idari ve hukuksal düzenlemeler getirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.[4]

    Merve Pelin Sütçüoğlu
    Su Ürünleri Mühendisi

    yakışıklı afala;bir gün üşenme ve gez.....Tüm adaların çöpleri nerelere dökülüyor fotoğrafla vede yeni belediye başkanımıza gönderiver veya bana ver resimleri ben göndereyim.öpüldün...

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Hayalet gemiler
    By aFaLa in forum Güncel Deniz Haberleri
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 19.07.09, 12:43
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj: 07.04.09, 21:35
  3. Cevap: 1
    Son Mesaj: 06.04.09, 15:54
  4. Cevap: 0
    Son Mesaj: 18.03.09, 19:35

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM