Sayfa 1/4 1234 SonSon
34 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Işıkla balık avcılığı

  1. #1
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart Işıkla balık avcılığı

    Işıkla balık avcılığı

    Giriş:
    Genel anlamda bakıldığında ışık ile avcılık, herhangi etkin bir avlanma aracının amaca uygun yapay bir ışık kaynağı ile efektivitesinin arttırılması şeklinde özetlenebilir. Canlılarda görülen fototaxi olgusunun pozitif ve/veya negatif etkisi sonucunda oluşan yapay, avcının isteği doğrultusundaki anormal hareketlerden faydalanılarak sağlanan manipülasyon özellikli davranışlar sonucunda, canlı veya canlılar gurubu (gurupları), bu doğalı maskeleyen, illuzionatif etki yardımı ile, avcının duruma göre farklılıklar gösteren yölendirmesi sonucundaç beklenilen hareketleri sergilerler.
    Bu durum da,gerçekte başlıbaşına etkin olan av araçlarının
    etkinliğini ciddi miktarlarda katlayabildiği gibi, avın özel durumları çerçevesince oluşan, av aracının normal şartlar altında hiç bir verim sağlayamadığı durumlarda bile, söz konusu yapay yönlendirme sayesinde, yüksek verim alacak düzeyde etkinlik kazandırır.
    Bu sebeple özel bazı şartlar ve özel bazı türler bazındaki sınırlı ve aşırı kontrollü durumlar dışında, herhangi bir av aracının yapay ışık kaynağı veya kaynakları ile öngörülmüş veriminin arttırılması, sürdürülebilir avcılığı hedefleyen ülkelerde söz konusu bile olmamaktadır
    Genel tanımı içinde bakıldığında, belirli temel standartlara sahip olan araçlar, fonsiyon ve efektivite açısından incelendiğinde, gerek tasarım gerekse donanım açısından oluşmuş unsurları da beraberlerinde taşırlar. Buna göre, hangi tipten olursa olsun, bir av aracı bu temel özellileri dolayısı ile sınıflandırılır ve standartlar oluşur.
    Bu çerçeveden bakıldığında, aydınlatma kaynağı ile desteklenen bir bir av aracı yerine, ancak ışık ile av aracının bir arada bulunduğu, ışığın organizmalar üzerindeki etkisinden yararlanılan, kombine bir avcılıktan söz edilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken unsur ışığın aydınlatma gücünden çok, fonksiyonudur. Işıkla avcılıkta ölçülebilir sonuç, amaç doğrultusunda ışığın aydınlatma gücüne bakılmaksızın, kantiteye etkisinin bir orantısıdır. Bu da sürdürülebilir avcılığın temel prensiplerine aykırı bir durum oluşturur ve ancak “stoktan mümkün olduğunca çok ve sınırsızca faydalanma” olgusunu beraberinde getirir.
    Bu durumun da, bu günkü kendini yenileyebilen, diğer bir deyiş ile, modern avcılık planlaması içersinde “sürdürülebilirlik çerçevesince doğal kaynaklardan faydalanma” olgusu içine sığdırılabilmesi oldukça zor gözükmektedir.
    Bu temel prensipler ışığında, halen yürürlükte olan kanun ve yönetmelikler çerçevesince de “ışık ile avcılık” olgusu ciddi bir düzenleme altına da alınmış bulunmaktadır.
    Ancak, düzenleme, denetleme ve uygulama düzeyinde bazı kişi ve kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği ve konunun “yaratıcılığa” ve “hayal gücüne” açık olması, bazı sıkıntıları ve dolayısı ile oluşan yetkisel boşluk dolayısı ile de, arz ve talep döngüsü içersinde ciddi bir ekonomik değer oluşturan su ürünleri stoklarımıza ciddi anlamda bir hasarı da beraberinde getirmektedir.
    Kombine avcılık olarak nitelendirilebilecek bu çerçeve içinde, “aydınlatma” kaynağı kullanılarak yapılan avcılık ile ilgili gerçeklere ve düzenlemelere, ışık ile avcılığın tamamen yasak olduğu Marmara denizi özelinde, bir göz gezdirmenin yararlı olacağı kanaatini taşıyorum.

    1-ZIPKIN-IŞIK KOMBİNASYONU
    Bu kombinasyon;
    a)Dalarak, ışık eşliğinde su altı tüfekleri ile su ürünleri avcılığı,
    b)Tekneden su üstü ışık kaynağı yardımı ile, ışık eşliğinde, yine tekneden gönder ucuna takılı veya herhangi bir güç kaynağı ile tahrikli (lastik, hava basıncı, yay, basınçlı CO2 vs.) çelik veya fiber-karbon şişli zıpkınlarla ve/veya diğer av araçları ile yapılan her türlü su ürünleri avcılığını kapsamaktadır. Denizlerde amatör avcılık MADDE 17 _ (4) a) Denizlerde gece zıpkın ve sualtı tüfeği ile avcılık yapılamaz.
    b) Sualtı tüfeği ile yapılacak avcılıkta ışık kaynağı, şnorkel hariç yapay
    hava kaynağı, tüp, nargile, her türlü soluma cihazı ve yedek hava kaynağı kullanılamaz. Ancak amatör su altı avcılarının emniyeti açısından, en fazla 6 V (volt) gücünde fener bulundurulabilir.


    2-AĞ-IŞIK KOMBİNASYONU
    Bu tipte ışık ile avcılık temel itibarı ile çevirme ağları ile birlikte ve yaygın olarak da Gır-gır ağları ile birlikte gerçekleşmektedir. Temel olarak iki tip altında sınıflandırılabilir

    1- Su üstü ışıklandırma
    Bu tür ışık ile avcılık, özellikle sonbahar, yaz-sonbahar döneminde balıkları, su yüzeyinin üzerinde yer alan ve yansımadan dolayı mümkün olduğunca derinlere nüfuz edebilecek kadar güçlü bir aydınlatma kaynağı kullanma yolu ile, avlanılması hedeflenen kütleyi bir araya toplama amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bunlar temel olarak, monte edildikleri tekneden enerji alan (ana tekne, kılavuz, ışık teknesi vs.) deniz yüzeyine yönlendirilmiş bir reflektör amaçlı yapıya (genellikle aluminium leğen) bağlanan bir veya birden fazla ışık kaynağına sahip yapılardır. Genellikle jenaratör vasıtası ile alternatif akım 220volt ve 6000 watt ve üzeri toplam aydınlatma gücüne sahip veya doğru akım ile çalışan, yine 6000watt ve üzeri aydınlatma gücüne sahip, çok sayıda ışık kaynağı kullanan aparatlardır.


    Bu amaç doğrultusunda, birçok teknede de, olguyu gizleme amaçlı olarak, ışıkla avcılık amaçlı olarak düzenlenmiş, çok sayıda ve yüksek güçlü güverte ışıklarının denize yönlendirilmesi ile yapılan aydınlatma ile yoğun bir şekilde karşılaşılmaktadır

    2- Su altı ışıklandırma (Dip kablosu)
    Bu tip ışık ile avcılık metodu ağırlıkla “ışık ile avcılık” yönteminin yasaklandığı alanlarda, gerek ışık kaynağının denetleyiciler tarafından tesbit edilmesinden sakınma, gerekse özellikle kış, sonbahar-kış aylarında hedeflenen, denizin fiziksel özellikleri dolayısı ile, balıkların bulundukları farklı su katmanlarında, farklı amaçlar doğrultusunda kullanım amaçlı olarak geliştirilmişlerdir. Temel olarak, tekneden enerji alan, uzun bir kablo vasıtası ile denizin dibinden yüzeye kadar istenilen katmanda etki etmek üzere tekneden sarkıtılan, sızdırmazlığı sağlanmış, 12-24 volt doğru akım veya 220volt alternatif akım ile çalışan, amaca uygun farklılıklarda aydınlatma gücüne sahip (24-10.000 watt) aparatlardır.





    Bu tip ışık ile avcılığı, etki amaçları doğrultusunda, iki temel gurup altında incelemek gerekir.

    a)sabit ışık kaynaklı ışıklandırma
    Bu tip aydınlatma, aynen su üstü sabit ışıklandırma gibi ve aynı hedef stoğun yoğunluğunu arttırma, bir araya ve/veya bir noktaya toplama amaçlı, veya derinde olan balığı efektif avlanabilir yüksekliğe “kabartma” amaçlı olarak kullanılan, genellikle 220 volt enerji kaynağına sahip, uzun bir kablo vasıtası ile istenilen deniz katmanına sallandırılabilecek düzeneğe ve sızdırmazlığa sahip, genellikle 1000 watt ve üzeri aydınlatma gücüne sahip araçlardır.



    b)kesintili ışık kaynaklı (çakar) ışıklandırma
    Bu tip aydınlatma ise, toplanan balığın ağ içine yönlendirilmesi ve ağ yakaları birleşip, istinga halatları gerilmeden balığın kaçmasını önlemek ve balığı çakan ışık kaynağından ters yöne kaçırarak ağ içinde normalde avlanamayacak miktar için intensivitesini arttırarak, daha fazla kantite oluşturma amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılan ışıkla avcılık aparatları yine uzun bir kablo vasıtası ile istenilen deniz katmanına sarkıtılabilen.genellikle güç kaynağı olarak doğru akım kullanan, çakmayı sağlayan bir flaşör veya starter sistemine sahip, sızdırmazlığı sağlanmış cam bir kap içersindeki bir veya birden fazla halojen otomobil far ampulünün sağladığı aydınlatmanın kullanıldığı aparatlardır.

    Işıkla avcılığa ilişkin yasaklar MADDE 13 –(10) Gırgır ağları ile yapılan avcılıkta, etrafı çevrilmiş balıkların ağın ağzından kaçmasını önlemek için kısa süreli olarak yakılıp söndürülen, 12 veya 24 volt 100 wattan küçük tek lamba ışık kaynağı olarak değerlendirilmez.

    Sonuç
    Balıkçılığımızın en çok tartışılan konularından biri de ışıkla avcılıktır.
    Bir gırgır takımı denince, ağı taşıyan ana gemi, peş kayığı (bot) ve lamba (jenaratör taşıyan tekne) akla gelir. Bazı takımlarda, ayrıca taşıyıcı tekne de bulunmaktadır.
    Işıkla avcılık: Ana geminin sonarla tespit ettiği, ya da reisin "burada balık olur" dediği bölgede bir teknede ışık yakılarak balıkların ışık altında toplanması sağlanır. Ana gemi (gırgır) peş kayığının yardımıyla ışık altında toplanan balığı sarar.
    Sardalya, hamsi, çaça gibi pelajik balıkların avcılığı genellikle gece ışık kullanılarak yapılır. Ancak, ışığa sadece bu balıklar değil, akla gelen tüm deniz canlıları yönelir. Yani yakalanması hedeflenen balık sardalya bile olsa, ışık nedeniyle bölgede bulunan, hamsi, çaça, palamut, uskumru, kolyoz, isparoz, kalamar, karides, mercan ve aklınıza gelen her tür yakalanmış olur.
    Gırgır takımları, nadiren sonarda gördükleri balık sürüsünü çevirirler. Bu ancak sardalya ya da diğer türlerin çok yoğun olarak bir arada bulunduğu zaman yapılır. Gırgır avcılığı genellikle ışığa dayalı olarak yapılmaktadır.
    Işıkla avcılık yasal bir yöntemdir. Su Ürünleri Sirkülerinin "Çevirme Ağları ile Avcılık" bölümünde bu yöntemin nerelerde ve nasıl uygulanacağı belirlenmiştir. Ancak, hem belirlenen bu kurallarla ilgili hem de bir bütün olarak ışıkla avcılık yöntemine ilişkin eleştiriler süregelmektedir.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

    2/1 NUMARALI TİCARİ AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI

    DÜZENLEYEN TEBLİĞ

    (TEBLİĞ NO: 2008/48)

    Işıkla avcılığa ilişkin yasaklar

    MADDE 13 – (1) Işık ile avcılığın yasak olduğu alanlar;

    a) Akdeniz’de, Anamur burnu (36° 00,906’ N - 32° 48,200’ E) ile Suriye sınırı arasında kalan karasularımız,

    b) Ege denizinde;

    1) Edirne ili dahilindeki Boztepe burnu (40° 37,140' N - 26° 04,403' E) ile Çanakkale ili dahilindeki Büyük Kemikli burnu (40° 18,979' N - 26° 12,905' E), Gökçeada Aydıncık burnu (40° 09,801' N - 26° 00,554' E) ve Bozcaada Batı burnunu (39° 50,259' N - 25° 57,754' E) birleştiren hattın doğusunda kalan saha,

    2) Bozcaada Eskifener burnu (39° 47,319’ N - 26° 03,137’ E) ile Babakale’yi (39° 28,772' N - 26° 04,013' E) birleştiren hattın doğusunda kalan saha,

    3) Babakale (39° 28,772' N - 26° 04,013' E) ile Küçükkuyu balıkçı barınağı (39° 22,781’ N - 26° 36,421’ E) arasında kalan sahada 2 mil içerisinde,

    4) Küçükkuyu balıkçı barınağı (39° 22,781’ N - 26° 36,421’ E) ile Küçük maden adası (39° 23, 135’ N - 26° 34, 119’ E), Güneş adası feneri (39° 19,736’ N -26° 32,441’ E), Çıplak ada Yumru burnu (39° 16,722’ N - 26° 34, 653’ E) ve Eğribucak burnunu (39° 16,399’ N - 26° 36,589’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan saha,

    5) Çandarlı körfezinde; Kemikli burnu (38° 55,051’ N - 26° 51,066’ E) ile Aliağa Taşlı burun (38° 50,063’ N - 26° 56,567’ E) arasında çekilen hattın kuzey-doğusunda kalan saha,

    6) İzmir körfezinde, Ardıç burnu (38° 31,955’ N - 26° 37,525’ E) ile Kapan burnu (38° 32,689’ N - 26° 48,880’ E) arasında çekilen hattın güneyinde kalan karasularımız,

    7) Ildır körfezinde; Çolak burnu (38° 26,716' N - 26° 23,791' E) ile Çeşme Uçburnu (38° 22,593' N - 26° 17,141' E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan saha,

    8) Asin körfezinde, İncegöl burnu (37° 13,827’ N - 27° 30,365’ E) ile İnce burun (37° 11,662’ N - 27° 31,631’ E) arasında çekilen hattın kuzey-doğusunda kalan saha,

    c) Marmara denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazları,

    ç) Karadeniz.

    (2) Meriç nehrinin denize döküldüğü yer ile Anamur burnu (36° 00,906’ N - 32° 48,200’ E) arasında kalan karasularımızda 15 Nisan - 31 Ağustos tarihleri arasında ışık ile avcılık yapılması yasaktır.

    (3) Diğer karasularımızda ışıkla avcılık yapmak üzere Marmara denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçecek gemiler için, geçiş güzergâhını beyan etmek şartıyla, geminin bulunduğu yere en yakın il veya ilçe müdürlüğünden ek-4’te yer alan "Geçiş Belgesi"nin alınması ve gemilerin en geç 3 gün içerisinde geçiş yapmaları zorunludur.

    (4) Işık ile avcılık yapacak balıkçı gemilerinde, takımda sadece bir teknede ışık kaynağı bulunabilir.

    (5) Işık ile avcılık yapacak balıkçı gemileri için, istihsalde bulunacakları yerin bulunduğu il müdürlüklerinden birine müracaat edilerek ek-1’de yer alan avcılık "İzin Belgesi"nin alınması zorunludur.

    (6) 100 watta kadar olan aydınlatma gücünün kullanımı müsaadeye bağlı değildir. Işıkla avcılığa izin verilen alanlarda kullanılacak ışık takatı, ana tekne, yardımcı ve taşıyıcı tekneler dahil toplam 8000 wattı geçemez.

    (7) Işık ile avcılıkta aydınlatma ancak su üstünde yapılır.

    (8) Işık teknelerinde personel bulundurulması ve iki ayrı takımın ışık tekneleri arasında en az 200 m. mesafe bulunması zorunludur.

    (9) 30 m.’den daha sığ sularda ve balık çiftliklerinin kafeslerine 300 m.’den daha yakın mesafede ışık yakılması yasaktır.

    (10) Gırgır ağları ile yapılan avcılıkta, etrafı çevrilmiş balıkların ağın ağzından kaçmasını önlemek için kısa süreli olarak yakılıp söndürülen, 12 veya 24 volt 100 wattan küçük tek lamba ışık kaynağı olarak değerlendirilmez.

    (11) Gırgır gemilerindeki hizmet botları, ışık teknesi olarak da kullanılabilir.


    Yasak olmasına karşın, birçok gırgır gemisinin birden fazla lamba kayığı kullandığı, 8 bin Watt sınırlamasına uyulmadığı, yine yasak olmasına karşın suyun altında da ışık yakıldığı, 30 metreden daha sığ sularda da ışık kullanıldığı biliniyor.
    Işıkla avcılığın denizlerdeki doğal dengeyi bozduğu, avcılığı hedeflenmese bile bir çok farklı türün ve yavruların yok edildiği ileri sürülerek yasaklanması istenmektedir. Bu görüşe karşılık gırgır sahipleri "ışık olmazsa gırgırla avcılık da yapılamaz." demektedirler.
    Bu konuda da bilimin ışığına acil ihtiyacımız var. "Yasaklansın" ya da "yasaklanmasın" demek kolaycılığından kaçınıp doğru olanı bulmak zorundayız. Bu sorunlar, bilim çevreleri ve geçimini denizden sağlayan insanlar çözüm bulabilirler.
    "Memleketim" diyebileceğimiz bir tek ülke var. Havasından, suyundan, denizinden, dağından, balığından pulundan sorumlu olduğumuz.


    Alıntılar
    IŞIKLA AVCILIK OLGUSU VE MARMARA DENİZİ ÖZELİNDE
    DENİZLERİMİZDE YAŞANILAN GERÇEKLER
    M. Levent Artüz
    Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:
    2/1 NUMARALI TİCARİ AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI
    DÜZENLEYEN TEBLİĞ
    (TEBLİĞ NO: 2008/48)
    ve net



    ......................
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  2. #2
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    272
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Teşekkürler Buranaki. Benim istediğim tabi bulabilirsen ( bizim karasularımızda) heryere saçılmış adeta balık soykırımının belgesi niteliğinde fotolar. Bu fotoları görenin (aklında yoksa bile) şeytan aklına sokacak.Tavsiyem bence yazı kalsın fotoları kaldırabiliyorsan kaldır derim arzuna kalmış. Yazıda doğrularda var tereddütte, yanlışta var en büyük yanlış sirkülerin kendinde çünkü yazanlar belli. Işık olmazsa gırgırla avcılık yapılamazmış bizde bunu yedik. Burdakiler nasıl yapıyor. Sonar, Eko-Sounder'in her türlüsü varken ışık niye, su altında gazetemi okuyacaksın diye sormuyor kimse! Birisi çıkıpta senin karasuların Okyanus değil, kendinize gelin iç deniz statüsünde, Özellikli, Duyarlı Deniz Alanları, demiyor. 1965'te Adalarda Uskumrunun tohumunu kuruttular( her nasılsa ağdan kurtulmuş yada ışık yakılan alana yakın) gözleri kör olmuş Uskumru lipariler Bakırköy, Üsküdar rıhtımlarında dinamit yemiş kefal balığı gibi, mecnun misalı gözleri kör kafasını taşlara vuruşunu unutmuş değiliz, yanan ışığa bakamazsın güneş gibi gözünü kör eder alimallah, denizi yemyeşil yapardı, ışık teknenin kuytusunda kaldığında gecenin karanlığında gökyüzünü sapsarı aydınlatırdı ( Uskumrunun gözlerini kör edip bunlara sebep olanlarında gözleri kör olur inşallah, Müfitçiğimin dediği gibi bu kadar bedduayı dağlar taşlar kaldırmaz, Allah korkusu olmayanlara ne söylesen boş.) daha hala kendine gelemedi (kitaplara geçti bunların Uskumru Soykırımı) sadece buradamı! Avşa,Tekirdağ, Saroz Körfezi, Gökçeada (İmroz, birde Bayram Hocamızın, Milli Parkı var orda güya) Bozcaada, Edremit Körfezi, Akbük Körfezi, Çandarlı Körfezi, Bodrum Gümüşlük'te Kiremit Adası mevkiinde, say sayabildiğin kadar. Ben işin başında olucamda bunlarda gelip bana bunu söyliyecek, Uskumru ithalatının baş müsebbibi bunlar. Sadece bu kadarmı ya şukadar volt yakarsan şu olur ya bu kadar volt yakarsan bu olur diyen akademisyenlere ne demeli önce bunları kapının önüne koyup ünvanlarını iptal edeceksin söyleyecek söz bulamıyorum. Bırak bizim karasularımızda lamba yakmayı, bizimle sınır ilişkisi olan uluslararası sularda bile yakılması 10Km öteden suyu çekilmiş toprak gibi denizin kanını emer. Çeşme'de resifçik diye isim taktığımız biryerde (gözlük, şnorkel, palet, nefesle) daldım, keşif yapıyorum, gidebildiğim heryerde gözlem yaparım. Kayalık alanları geziyorum, eriştelik alanları geziyorum, görüş mesafeside yanlamasına 30m. Canlı mahluk yok, gümüş, izmarit, ispari ( tekir, barbun, erişte arasındaki kumluk alanlarda, kayalıklardaki barbunlar ayrı) kupez, milanur, kefal, zargana, Sargoz, Karagöz, Mırmır, Kikla İşkina, (sığlıklarda küçükleri, açıkta irileri olması gerekir) bu işte bir tuhaflık var. Karaya çıkıp karadan soruşturup bu işi mutlaka çözücez dedim. Mevsimde tamam. 8-10 sene önce.Sonunda öğrendik trol orda yasakmış (bir kişi aynı anda heryerde olamaz sirküleri zaten bipleyen yok ) yöreyi en iyi o yörede yaşayanlar bilir. Zaten onun işi olmadığını anladımda emin olmak içindi ancak boyuna lamba yakmışlar. Bu kadar basit. Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz, yüzbinlerce kişinin ekmeğinle, gelecek nesle, türlerin soykırımına nasıl izin veriyorlar, nasıl kandırıyorlar bunu anlamıyorum hiçmi birşeymi bilmiyor bu Ankara'dakiler bence bürokratların bazıları biliyorda bütün çektiğimiz siyasilerden milletvekilleri konuya vakıf değil yada ne olduğunu bilen yazsın (denizi et yaparım bu çok kolay, zor olan para teknoloji gerektiren çevre konusu, birde beyin konusu ) O zaman balıkçılık dalında değilde hangi dalda uğraşıcaz, bilen söylesin, Ankara kaynaklı bazı yazılanlara bakıyorum, ciklet hala aynı! 4-5 sene önce Çandarlı körfezi Bademli arası, 2-3 sene önce Bozcaada oranında ırzına geçmişler, 8-10 km yer yüzüyorsun çöle dönmüş, limanda meslektaşlarımla ayaküstü sohbet ediyoruz esnaf gırtlağına kadar dertli, dikkatimi çeken bir konuda ordaki alamana kayıklarını uyardım şöyleki 20 Eylül Bozcaada'nın kurtuluşu Lüfer zamanı ,adanın güneyi sığlık 5 dakikada bir patapata alamana kayığı geçiyor, su sığ orda sen balık olsan dururmusun dedim birini çevirip bazılarını tanıyorum (Ferit' kulağını çınlatayım) aranızda toplanın konuşun devriyeyi belli bir zaman aralığına yayın yarım -1-2 saatmı olur, hatta mazotu yakalanan balığı ortak kasa yapın, belli aralıklarla devriye gezin demiştim, yüzenlere bozuluyorlar kendileri 5 dakikada bir geçiyor 2-3-4m suda orda balık dururmu, yemi bile rahatsız olur farkında değiller sonra ne yaptılar bilmiyorum,heryer aynı. Balıkçılıkta yapılması gerekenlerle ilgili konuşurken hemen başkanı çağırın toplantı yapalım dediler, ama arabalı vapurun saati geldi vedalaştık. Eğer burdaki Trolü, Gırgırın ışıkla avına engel olamazsanız balığı değil teknelerinizin fotosunu çekip duvara asarsınız, adımı, günün tarihini atın dedim, ayrıldık. 1960'lı yıllarda Hürriyet gazetesi Serbest Kürsüde bu konuda, yazı vardı. Bir gırgır reisi, birde Prof. hatırlıyabildiğim, öğlen vakti Temmuz-Ağustos Ayında saat 11'le-13 arası 2 saat hiç gözünüzü ayırmadan Güneşe bakın gözünüz ne olur KÖR olur. 25-30 m. tekne küpeşteye kadar diz boyu balık, irisi ufağı, havyarlısı, yazıdada yazmış hocamız hertürlüsü, teknenin güvertesinde işine yarayanı aldın gerisini (ıskarta avı ) kürekle denize döktün, ölmesin diye tonlarca ıslak ağın, pıhtının deniz anasının altında ezildi, diyelim gene bir şey olmadı, ee hepsinin gözleri kör oldu sonuç, hepsi öldü, balık soykırımı, ışık yasal, kim diyor sirküler,sirküleri kim yazdı, birilerine göre devlet baba, balık soykırımını kim yaptı, devlet baba yaptı öylemi (dolaylı yoldan evet ) işin aslı sirküleri kim yazdı? Balık soykırımını yapanlar, şaka gibi! Yumurta tavuk muhabbeti gibi oldu. Yasaklansın yasaklanmasın kolaycılık yerine bu lafı sevmedim onun yerine geçmişin ışığına bakılsa kafi gelir umarım öyle bilmem kaç milyon ışıkyılı uzaktaki yıldızlara bakar gibi değil, 1960'dan günümüze baksanız, yeter artı, Uskumru ithal ederken hala bunları konuşmak utanç verici bir durum bu ayıp bize yeter. Birde Lüferi kurtaracağız bu fikirlerlemi! Sirküler aynen çöp sepetine anahtarlık kadar değeri yoktur, balıkçılığn anayasası ya zı la cak. Böyle gelmiş böyle gitmez, gitmeyecek. Alınacak tek madde çevrilmiş ağın içinden balığın çıkmaması için kullanılan kısa süreli yanıp söndürülen lamba yani, 10nuncu madde. Işıkla avın ne yaptığını yazmış zaten, tartışma konusu lafına katılmıyorum, ASLA tartışma konusu bile değil. Hizmet botu ışık teknesi olarak kullanabilirmiş ASLA Türkiye Karasularında gırgırın ışıkla avı,( Alamana,Sardalya için bile olsa ) Sonsuza kadar yasaklanmalıdır, tarih olmalıdır. Bu önceden ilan edilmelidir. Cezasıda tektir bunu yapanın direk tekne teçhizatına el konmalıdır, plakası iptal edilmelidir. Buda yetmez bizim karasularımızla sınır ilişkisi olan uluslararası sularda bile olsa bunada mutlaka engel olmanın yolları aranmalıdır. Işıkla zıpkın avı, amatörün emniyeti açısındanmış yerseniz kimlermiş bu amatörün emniyetini düşünenler, 6 volta kadar lamba kullanabilirmiş, ben 48 senedir aynı zamanda dalan birisiyimde onu oraya koyduranlarca acaba bana bunu yutturabilirlermi, çok zor değil imkansız biz bilmiyormuyuz bunu niye koyduklarını, okadar sene balık yiyenler gözleri yeteri kadar fosfor almamışmı, kendini kovuğa atan hayvanın koruyucusu, 3 şeydir, sürati uyanıklığı çevikliği, girdiği taşın kovuğun yapısı, en önemliside içersinin zifiri karanlık oluşu hayvanın tek sigortası, eee sık gözüne lambayı hayvan abulabut gibi kalsın sonra ben balık vurdum, utanmadınızmı Ankara'dakileri, kandırmaya (Bir dergide, yazan mühendis, doktor entel dantel takımı ) Bir yerdede gece arandım orda elime geçen gerekçelerindede şunları yazmışlar, neymiş yasak olan türleri vurmamak için eee başka, zıpkın sıkışırmış sıkışırsan tuvalete git su altında (istersen karada) birinci kural vuracağından emin olmadığın hiç bir avı vurmayacaksın. Şalvarımın yalancı karavanacıları, sende trol, gırgırın yaptığını yaptın Ankara'yı menfaatin için kandırdın ama öyle ama böyle ne farkın kaldı o zaman? Bu konuda esaslı giydiricem zaman işi zıpkında lamba hemen kaldırılmalı 12m sınırı konmalı (bu derinlik asla geçilmeyecek) mevsimide 1 Haziran-1 Kasım arası olacak. Işıkla zıpkın konusunda Ali Abimize (Ali Güney) uyarıcı yazı vermiştim. Sayın Levent Artüz değer verdiğim saygın bir hocamızdır. Haliç kollektörünün galiba 1989'du oksijensizlikten karaya vurmasıyla ilgili Nokta Dergisi hala arşivimde, zamanında dinleselerdi şimdi durum farklı olurdu. Tek yapılan halının altına süpürülüşü oldu, su altında görünmez nasıl olsa dediler ama o balıkları yediklerini unuttular, belkide yemiyorlardır. 2010 Kültür Başkenti İstanbul galiba birkaç yerde yazılar okudum, Balığın B'si-Denizin D'sini göremedim. İstanbul'u İstanbul yapan nedir, denizi, denizi deniz yapan nedir içindeki su ürünleri. TV Kanallarına su altı Belgesellerini Ceza diye veren başka ülke biliyorsanız yazında bilelim. LALELER varken BALIKTA neymiş. Saygılarımla.
    Baba Yalçın

  3. #3
    % 10O Lazoğli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1.275
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Her paylaşımını zevklen bekliyor ama okuduktan sonra

    üzüntüden alamıyorum kendimi reisim,

    Hele uskumru için yazdıklarınız


    İyiki varsınız, kaleminize sağlık


    34 D 1316

    BAKIRKÖY/İSTANBUL


    KİM NE YAPARSA KENDİNE YAPAR

  4. #4
    __BALIKCI FORUM__ özgürdeniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Yaş
    56
    Mesajlar
    5.203
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Uluslararası suyu avcılığa açanlar nasıl vebal ödeyecek düşünmek dahi istemiyorum,tabii inançları varsa eğer.Yaktılar ışıkları kırdılar kolyosu,hadi para etse bari taşta 15 kg kasa yerinden kalkmıyor 15 tl onuda alan yok hepsi havyarlı.
    Eminim Bakanın haberi bile olmamıştır bu durumdan,Büyükşehirde balıkhanede resim çekme yasağı koymuş e haklılar saklayacakları şeylerde var.Balıkçıyı bir yerde anlıyorum imkanlar sınırlı olunca tasallut edebiliyor da iş güç sahibi zıpkıncının bu hırsı niye anlamak mümkün değil.
    Müfit Çıkrıkçıoğlu
    İstanbul

    KIYI BALIKCISI


  5. #5
    % 10O Lazoğli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1.275
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Alıntı özgürdeniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Uluslararası suyu avcılığa açanlar nasıl vebal ödeyecek düşünmek dahi istemiyorum,tabii inançları varsa eğer.Yaktılar ışıkları kırdılar kolyosu,hadi para etse bari taşta 15 kg kasa yerinden kalkmıyor 15 tl onuda alan yok hepsi havyarlı.
    Eminim Bakanın haberi bile olmamıştır bu durumdan,Büyükşehirde balıkhanede resim çekme yasağı koymuş e haklılar saklayacakları şeylerde var.Balıkçıyı bir yerde anlıyorum imkanlar sınırlı olunca tasallut edebiliyor da iş güç sahibi zıpkıncının bu hırsı niye anlamak mümkün değil.


    Müfit abi yok yok sarozda zıpkıncılıkla geçinen altında araba römork peşinde

    Bozcaada habbele yok Gökçe olmadı körfez yani adamın işi bu çooook var

    Utanmadan kitapları bile var

    Kendi aralarında raconlarıda


    34 D 1316

    BAKIRKÖY/İSTANBUL


    KİM NE YAPARSA KENDİNE YAPAR

  6. #6
    REİS LüFerCi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    3.474
    Tecrübe Puanı
    396

    Standart

    Alıntı özgürdeniz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Uluslararası suyu avcılığa açanlar nasıl vebal ödeyecek düşünmek dahi istemiyorum,tabii inançları varsa eğer.Yaktılar ışıkları kırdılar kolyosu,hadi para etse bari taşta 15 kg kasa yerinden kalkmıyor 15 tl onuda alan yok hepsi havyarlı.
    Eminim Bakanın haberi bile olmamıştır bu durumdan,Büyükşehirde balıkhanede resim çekme yasağı koymuş e haklılar saklayacakları şeylerde var.Balıkçıyı bir yerde anlıyorum imkanlar sınırlı olunca tasallut edebiliyor da iş güç sahibi zıpkıncının bu hırsı niye anlamak mümkün değil.
    Bakanın haberi olmazmı abi bunlar birilerine birseyler vermek zorundalar verdiler simdide bir sey olmamış gibi ortada geziyorlar yarın ne cıkaracakları bellimi yok danışma kurulunu bile toplamıyorlar neden....
    BüleNt
    İSTANBUL


  7. #7
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    272
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Mavi Anayasada, zıpkın konusuda var, damardan. Balıkçı esnafından bu işi yapan kişinin sayısı çok az olsada, bu işin ticareti yapılmamalı. Yemeklik yaparsın anlarım, misafirin olur anlarım, herkes askerliğini yapmış, bu denizde benimde hakkım var derse, eh onuda anlarım. Ancak anne baba parası yiyen (Z......r) altında mersedes, bmw, ciple, zodyakla gezen entel dantel takımı, balık soykırımı yapıp, bu konuda ahkam kesip sirküler yazmaya kalkarsa, hop dedik arkadaş, ağır olda molla desinler,derler adama. Bir defa bizim denizler, hepinizin bildiği gibi iç deniz statüsünde, eti ne budu ne, kendi dergilerinde önceden verdikleri sayı 20.000 kişiydi, bu konu zurnanın son deliği diyemiyorum, neden türler itibariyle, (ekonomik değeri yüksek balıklar) yaşam alanları itibariyle, birkaç tür haricinde, yoğun olarak bulundukları alanlar, 15-18m.den başlar, 40-55m. ye kadar kademeli olarak ve mevsimsel döngü içinde değişir. Mevsim itibariyle 1-Haziran---1-Kasım aralığında, kesinlikle 12m sınırı korunacak, birden dikine inen yamaç, com, burun kısımlarında 15m. yi kesinlikle geçmeyecek ( bunu nasıl kontrol edeceksin diye aklından geçen olursa insanoğlu birtek ölüme çare bulamadı isterse bunuda bulur) bunu denetleyecek kişiyi eğitimden geçirir tiyoları verirsin. Kişinin çıkardığı balığın miktarından, cinsinden, iriliğinden bunu kolayca anlarsın. İnternette şöyle bir gezindinmi fotolara bile bakıp, mevsim, yöre, derinlik, lamba kullanmışmı, balık havyarlımı (senelere göre) ip ucu elde edersin. Derinlik sınırını aşarsan hayvanı evinde, canevinden vurursan, sana bedelini iki şekilde ödetir. Yok olarak, diyarı terkederek. Kesin bedeli ödetir. Diğer avcılık ve türlerdede aynı olgu yokmu! Bu ülkede bu iş galiba genetik, herkes her konuda kendini bir kişi görüyor. Bu dalda derinlik, mevsim, ( lamba kesinlikle kalkacak, tatlı su kurnazları suyun altınada sirayet etmiş) en önemli üç konuya uyulursa, vurana helal olsun sırtını kaşırsın, mevsim itibariyle, derinlik korunacak sığ taşlara geçiş yapanları yanlama yapan olursa alırsın, o derinlikten sonraki taşlardaki balıklar kiler vazifesi görecek ordaki balıklar herkesin erzak deposu olacak, orda rahatsız etmeyeceksinki, yok olmasın diyarı terketmesin. Başka yöntemde bulursun, evinde rahatsız etmemek için, sabah erken dalacaksan bir gece önceden 7-8m.lere uygun dip yapısına, akşam hava kararırken yemi belli bir alana yayarak dökersin (akıntı varsa onuda hesap ederek) sabahda rastgele der girersin kısmetini alırsın, azmin elinden birşey kurtulmaz, yeterki ilerisini gerisini düşünerek, iyi niyetle yaklaş ileriyi düşün yalnız olmadığını, herkes böyle yaparsa sonucu ne olur diye düşünüp tartarak, böyle yaparsan, artı küçükleri, havyarlı balık varsa (geleceğimin garantisi diye düşünerek kollayacaksınki oda seni ilerde mahçup etmesin) Bozcaada' ya gelince Polente Feneri, Habbeli, Baklataş, Sulubahçe, Ayazma, Ayana, Tuzburnu v.s Trol, gırgırın ışıkla avından, sonra oranın sonuda kalabalık tatilcilerden gelecek, çok anım var orda. Gene kaptırdık nerden bulaştım bu bilgisayara, şimdilik bu kadar yeter sanırım, yazmanın sonu yok. Saygılar.
    Baba Yalçın

  8. #8
    Reİs Burhan Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Yaş
    59
    Mesajlar
    5.695
    Tecrübe Puanı
    933

    Standart

    Paylaşıma teşekkürler .malum yaşlar ilerledi okumakta güçlük çekiyoruz ondan dolayıdırki yazıları büyülttüm.Saygılarımla
    ><((((º>`·.¸¸.·´`·.¸¸.-> BALIKÇI FORUM <-.¸¸.·`´·.¸¸.·`<º))))><

  9. #9
    Vip Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    272
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Teşekkürler iyi yaptınız aynı dertten muzdaribiz.
    Baba Yalçın

  10. #10
    REİS LüFerCi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    3.474
    Tecrübe Puanı
    396

    Standart





    Burdakı ısıklar gırgır ağ sardımı dıp koblosu olarak iş yapıyor acık kalan alanı teknenın altına gelen balıkları ileri catıya yolluyor....
    BüleNt
    İSTANBUL


Sayfa 1/4 1234 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevap: 8
    Son Mesaj: 03.03.15, 07:58
  2. Gelibolu’da BALIKÇILIK
    By kenane in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 06.07.10, 19:04
  3. Amatör balıkçılık raporu.!!! (M.Zengin)
    By yeşil in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 19.05.10, 17:23
  4. Denizcilik bakanlığı için kampanya başlatalım...
    By sondakika1 in forum Balıkçı Kahvesi
    Cevap: 47
    Son Mesaj: 14.04.10, 06:01
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 07.04.09, 21:35

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
BALIKCI FORUM