Hasan Eser ve Ceyhan Çetin 15-Nisan tarihinde beş aylık yasak dönemine giren 2009-2010 Balık avcılığı sezonunda İzmir bölgesi balıkçılarının yaşadığı sıkıntıları ve yeni sezonda ki beklentilerini Birlik Başkanı Ramazan Özkaya'ya anlattı.
İzmir Bölgesi balıkçılarının özellikle kaçak avcılık,mevzuatın getirdiği ağır şartlar ve AB uyum yasaları çerçevesinde yapılan yasa değişiklikleri ile birlikte meydana gelen olumsuzluklar konusundaki dilek ve temennilerini not alan Özkaya, sorunları çok yakından takip ettiğini belirterek, Merkez Birlik olarak her zaman balıkçıdan yana olduklarını söyledi. İzmir heyetine, yaptığı konuşmada bilimsel açıklamalarda da bulunan Özkaya; "Öncelikle Türkiye genelinde balıkçılık sektörümüzün değişime hazır olup olmadığını değerlendirmek gerekir" dedi.
İzmir heyetine yaptığı konuşmada; "Sizlerinde bildiği gibi balıkçılık sektörümüz işçi istihdamı sağlaması, ülke ekonomisine büyük katkı sağlaması ve en önemlisi halkımızın ihtiyacı olan besin değeri yüksek, sindirimi kolay olan balığın halka sunulmasını sağlaması açısından güçlü bir sektördür." diyen Özkaya; "Ancak son yıllarda balıkçılarımız, endüstriyel balıkçılık ile uğraşan özellikle büyük teknelerimiz yakalamış oldukları balıkların kendi masraflarını bile karşılayamadığını, borçlarının gün geçtikçe arttığını, bankalardan almış oldukları kredilerin yeniden yapılandırılarak ertelenmelerinden dolayı rahatlamaya başladıklarını, ancak ödeyemedikleri borçlardan kurtulmak isterken kontrolsüz balıkçılık yaptıklarını beyan etmişlerdir. Balıkçılarımızın bu hale gelmesinin başlıca sebepleri ne yazık ki oluşturulmuş bir balıkçılık politikamızın olmayışı, güçlü bir kurumsal yapının bulunmayışı ve oto kontrolün sağlanamamasıdır" diye konuştu. Konuşmasının devamında; "Hepimiz biliyoruz ki su ürünlerine çok büyük baskı olmadığı sürece kendini yenileyebilmekte ve sürdürülebilirlik sağlanmaktadır. Ancak istatistiki bilgilere baktığımızda ve saha gözlemlerimizde ne yazık ki rakamlar stoklara baskı uygulandığı, yakalanan balık miktarının her sene düştüğü ve bu sebepten dolayı azalan gelirin masrafları karşılamada yeterli olmadığından bu açığın kapatılması için balıkçıların daha çok balık yakalama hırsına kapıldığı bir gerçektir.Balıkçılarımızın sıkıntılarından kurtulması ve stokların rahatlayabilmesi için bakanlık olarak üreticilere verilen kilo başına teşvik gibi balıkçılarımızın yakalamış oldukları balıklara da kilo başına teşvik verilerek desteklenmeli, kredi miktarları yükseltilmeli uygulanacak indirim oranı su ürünleri yetiştiriciliğine uygulanana eşit olmalıdır. Yani yetiştiriciliğe verilen sübvansiyona konu kredi üst limiti 1 milyon 500 bin TL. uygulanacak indirim aranı yüzde 50 ve yıllık faiz oranı 6,52'dir. Oysa avcılığa baktığımızda sübvansiyona konu kredi üst limiti 500 bin TL. uygulanacak indirim oranı yüzde 25 ve yıllık faiz oranı 9.75'dir. Bu uygulama balıkçılar arasında ayrımcılığa sebep olmakta üreticiye hem teşvik verilmekte hem de sübvansiyonlu kredi uygulaması yapılmaktadır. Avcılığa verilecek kilo başına teşvikler ile sadece balıkçı kazanmayacak, yakalanan balık kayıt altına alındığından devlet verdiğinden daha çok kazanacak ayrıca da bir yıl içinde yakalanan balık miktarı ortaya çıktığından daha düzgün ve uygun avlanma planı yapma olasılığı da yakalanmış olacaktır.Bu sıkıntılarımızın yanında AB müktesebatına uyum içerisinde Trol ve Gırgır avcılığına yönelik AB düzenlemelerine bakmamız gerekir" diyen Özkaya, İzmir heyetine şu bilgileri verdi. Trol Tekneleri için; Türkiye AB kıyıya en yakın mesafe 1.5 mil en az derinlik 50 metre , Ağ göz açıklığı (baklava) 40-44 ve 50 mm. AB uygulamasında av sahası 50 m.den sığ ise 1.5 mil içerisinde avcılık yapılamaz, 50 metre derinliğin bulunduğu uzaklığa gidilmesi zorunludur. Gırgır tekneleri için; Türkiye AB Ağ uzunluğu 800 metre, Ağ derinliği 120 ve 168 metre, Avlanma derinliği 18 ve 50metre'dir. Buradan anlaşılıyor ki balıkçılık faaliyetlerinde AB uygulamaları daha sert ve katı olup aynı şekilde mevzuatımıza aktarılması oldukça büyük sosyal problemlere yol açacağından zamana yayılarak bir geçiş yapılmalı, balıkçılarımızda bu geçiş süresinde devlet tarafından desteklenerek kendisini bu mevzuatlara uygun duruma getirebilmelidir."
Konuşmasının sonunda İzmir'li balıkçıların kendisine yaptığı ziyaretten duyduğu memnuniyeti de dile getiren Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birlik Başkanı Ramazan Özkaya; "Foça S.S. Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ceyhun Çetin ile Bölge Birlik Temsilcimiz Hasan Eser Merkez Birliğimizi ziyaret ederek 9. Foça Rastgele Balıkçılık Festivali'ne katılımımızdan dolayı hazırlamış oldukları teşekkür belgesi ile bizi çok onurlandırmışlardır.Kooperatif Başkanımızın başarılarının devamının Foça balıkçıları için bir fırsat olduğunun balıkçılar tarafından dikkate alınmasını ve kooperatiflerine ve başkanlarına sahip çıkmalarını diliyorum" diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak